Etiket: sebze

  • SAĞLIK DOSTU KARPUZ

    SAĞLIK DOSTU KARPUZ

    Bir porsiyonunun 60 kalori olması sayesinde diyet yapanların ve sağlıklı beslenenlerin tercihleri arasında yer alan karpuzun çok önemli faydaları bulunuyor. Tatlı krizlerini en hafif şekilde atlatmanın iyi bir yolu olan karpuz, obeziteden kalp hastalıklarına kadar pek çok rahatsızlığa karşı doğal bir koruma sağlıyor. Amasya İl Sağlık Müdürü Dr. Öner Nergiz, karpuzun faydaları hakkında bilgi verdi.

    Karpuz, su ve şeker içeriği yanında birçok vitamin ve mineral içeren düşük kalori mucizevi bir meyvedir. Özellikle yaz aylarının vazgeçilmez meyvelerinden biri olan karpuz, kilo kontrolüne de yardımcı olmaktadır. Ayrıca karpuz, tatlı krizlerini önlemek için de özellikle tercih edilmesi gereken bir meyvedir.

    60 kalorilik vitamin deposu
    Karpuz; C vitamini (16 mg), pantotenik asit, biotin, potasyum (230 mg), A vitamini, B1 vitamini, B6 vitamini, bakır, magnezyum için iyi bir kaynaktır. Bir porsiyon yani 200 gramlık bir karpuz 60 kalori olmasıyla da iyi bir diyet besinidir. 200 gram karpuz 15 gram karbonhidrat, 0,80 gram lif ve 8 miligram likopen içermektedir.

    Böbrek hastaları doktora danışmadan yememeli
    Her türlü sebze ve meyve, uzun yaşamın sırrı olarak değerlendirilmektedir. Birçok araştırma karpuz gibi bitkisel besinlerin tüketilmesini obezite, diyabet, genel ölüm oranlarının azalması, kanser ve kalp hastalıklarının azalması ile ilişkilendirmektedir. Ancak karpuz potasyum içeriği yüksek olan meyvelerden biridir. Bu sebeple potasyum kısıtlaması olanlarda, böbrek hastalarında tüketimi beslenme uzmanları kontrolünde olmalıdır.

    Karpuzun faydalarını biliyor musunuz?
    1. Bir porsiyon karpuz günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 16’sı karşılamaktadır.
    2. Karpuz kan basıncını düzenleyerek, tansiyonu kontrol altına almaktadır.
    3. Kanser savar bir besindir. Kanser vakalarında yan etkinin azalmasına yardımcı olmaktadır
    4. Vücutta yağ birikimini engellemektedir.
    5. Serbest radikalleri etkisiz hale getirip ve oksidatif stresi azaltarak kalbi korumaktadır.
    6. Çok iyi bir antioksidandır.
    7. Sindirimi düzenleyip, kabızlığı, hazımsızlığı önlemektedir.
    8. Susuzluğa çaredir.
    9. İçerdiği kolin sayesinde hafızayı güçlendirmektedir.
    10. Kas ağrılarını azaltıp, egzersiz sorası toparlanma süresini kısaltmaktadır.
    11. Cildi nemlendirip, saç hücrelerini geliştirmektedir.

  • “BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİZİ GÜÇLENDİRİN”

    “BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİZİ GÜÇLENDİRİN”

    Başhekimi Uzm. Dr. Selçuk Sezikli,  Sağlıklı beslenmek, hijyene dikkat etmek, işlenmiş gıdalardan uzak durmak, spor yapmak; hasta olmamak için yapılması gerekenlerin başında gelse de bunların dışında önemli bir nokta daha var, o da bağışıklık sisteminizin güçlü olmasıdır” dedi.

    Vücudun savunma mekanizması olan bağışıklık sistemini hakkında önemli bilgiler veren Başhekim Uzm. Dr. Selçuk Sezikli, “Bağışıklık; organizmanın kendisinden farklı yapıya sahip virüs, bakteri, mantar, parazit gibi zararlıları yabancı olarak algılaması ve ondan kurtulmak için çeşitli savunma mekanizmalarını harekete geçirerek, organizmayı koruyan bir sistem. Kendinden olanı, kendinden olmayandan ayırt etme yeteneğine sahip. Bağışıklık sisteminin ilk görevi yabancı maddelerin vücuda girişini önlemek, herhangi bir şekilde girmeyi başaranların ise yayılmasını engellemek ve yok etmek. Bağışıklık sisteminin desteklenmesi hastalıklara karşı direnç kazanmak, soğuk algınlığı, grip ve kanserden etkilenme olasılığının azaltmak açısından büyük önem taşıyor. Bağışıklık sistemini bozan etkenler stres, kötü beslenme, alkol, uykusuzluk, radyasyon, hava kirliliği, bazı ilaçlar (kortikosteroidler gibi) ve genetik faktörler olarak özetlenebilir. Bağışıklık sisteminin aşırı, eksik ya da hatalı çalışması sonucu hastalıklar ortaya çıkıyor. Etkili bir bağışıklık sistemi birçok hastalığa karşı koruyucu olmasına karşılık sistem yetersiz olduğunda AIDS, kanser gibi farklı hastalıklar; aşırı harekete geçmesi durumunda ise alerji, anafilaksi, otoimmünite gelişebiliyor.

    Bağışıklık sisteminin yetersiz kaldığı durumlarda, vücudumuza giren herhangi bir mikroba karşı iyi savaş verilememesi sonucunda ‘bağışıklık sistemi yetersizliği-immün yetersizlik’ olarak adlandırdığımız hastalıklar ortaya çıkıyor.

    Bağışıklık sistemi yetersiz olanlar, özellikle virüs enfeksiyonlarına yatkınlık gösterdiği için, enfeksiyona yakalanmamak için kapalı yerlerde fazla bulunmamaları gerekiyor. Örneğin, kalabalık ve iyi havalandırılmayan kapalı alanların kullanımının arttığı soğuk havalarda özellikle kışın grip oldukça yaygın görülüyor. Hastalık esas olarak damlacık enfeksiyonuyla bulaşıyor. Öksürük, hapşırık, konuşmayla ortaya çıkan damlacıkların solunması, öpüşme, tokalaşma yoluyla veya virüs bulaşmış eşya, yiyecekle temas sonucu bulaşma gerçekleşebiliyor. Virüsler, mikrobun kapı tokmağı, telefon gibi bulaştığı yerlerde canlı kalabildikleri için bu yüzeylere temastan sonra virüsleri uzaklaştırmak için ellerin sabunlu suyla yıkanması gerekiyor. El temizliğinin çok ihmal edildiği göz önüne alındığında, doğru ve etkili el yıkamanın önemi unutulmamalı, sık sık vurgulanmalı ve örnek olunmalı. Bol miktarda sebze ve meyve tüketmek, tek tip beslenmekten kaçınmak, yararlı her türlü besinin dengeli tüketilmesini sağlamak, kişisel hijyene özenmek, düzenli uyku, egzersiz, stresten uzak hayat; hastalıklardan korunmada en önemli faktörler arasında yer alıyor” dedi.

    Çevresel faktörlerin önemini de anlatan Başhekim Sezikli “ Bağışıklık sistemini etkileyen faktörlerin başında genetik geliyor, onu çevre izliyor. Onu bozan stres, kötü beslenme, alkol, uykusuzluk, radyasyon, hava kirliliği gibi etkenlerden uzak durmak gerekiyor. Stres, tek başına bağışıklık sistemini baskılayarak enfeksiyon etkenlerinin üremesini kolaylaştıran en önemli risk faktörlerinden. Sistemin etkin fonksiyonlarını gösterebilmesi için sebze ve meyve ağırlıklı beslenme, düzenli egzersiz yapma, havalandırılmış alanlarda bulunma, ellerin düzenli olarak ve iyice yıkanması, hasta kişilerden uzak durulması, öpüşme ve yüz temasından kaçınılmasına dikkat edilmeli.

    Hastalar kalabalık ortamlardan uzak durmaya, öksürürken, hapışırırken burun ve ağızlarını kapamaya özen göstermeli. Böylece hastalığın toplum içinde yayılması önlenmiş, bağışıklık sistemi zayıf kişilerin hastalanması engellenmiş olur” ifadelerini kullandı.

  • 10 KÖYÜN EMEKLERİ TELEF OLDU

    10 KÖYÜN EMEKLERİ TELEF OLDU

    Amasya’da 15 dakika süren dolu yağışı Merzifon ilçesine bağlı Balgöze, Alişar, Karşıkaya, Aktarla, Esentepe, Oymaağaç, Kızıleğrek, Kamışlı, Çaybaşı ve Akpınar köylerinde tarım alanlarına büyük ölçüde zarar verdi.

    Merzifon Belediye Başkanı Alp Kargı, “Bugün gerçekleşen şiddetli dolu yağışı ile Balgöze, Alişar, Karşıyaka, Aktarla, Esentepe Gümüştepe, Oymaağaç, Kızıleğrek, Kamışlı, Çaybaşı ve Akpınar köylerimizde meyve, sebze ve mahsullerimiz hasar gördü. Tüm çiftçilerimize geçmiş olsun” dedi.