Etiket: rusya

  • AMASYA’NIN KİRAZLARI RUSYA VE ALMANYA’DA

    AMASYA’NIN KİRAZLARI RUSYA VE ALMANYA’DA

    Amasya’da üretilen kirazlar Rusya ve Almanya’ya ihraç ediliyor.

    Beşgöz mevkiindeki soğuk hava deposunda bantlardan gelen kirazlar boy boy ve kalite kalite ayrılarak, soğutulduktan sonra paketlenip, kutulanarak ihracata hazır hale getiriliyor. Turizm, kültür ve tarım şehri olan Amasya’da kiraz artı istihdam sağlamasından dolayı önemli tarım ürünleri arasında da yerini almış durumda. Her soğuk hava deposu ve işleme tesisinde ortalama 140 kişi çalışıyor.

    Amasya Valisi Osman Varol, “Amasya’mız özellikle kiraz üretiminde iddialı bir konumda. 2018 yılı içerisinde ilimizde yaklaşık 36 bin ton kiraz üretimi gerçekleşti. Bu üretimin 6 bin 7 bin ton bandındaki kısmı da ihraç edildi. İhracat pazarlarımızda özellikle Batı Avrupa ve Rusya bulunmakta. Bu yıl bir miktar kiraz alanımız yaklaşık bin 500, 2 bin dekarlık alanımız yani 26 bin dekarın bin 500, 2 bin dekarlık alanı doludan olumsuz bir biçimde etkilendi ama bu üretimin genel hacmine çok fazla zarar verecek bir husus değil, hasat şu an sona ermek üzere. Özellikle çok yüksek birkaç köyümüzde şu an devam etmekte, o da sona ermek üzere fakat burada çok ciddi bir biçimde ihracat çalışmaları yapan firmalarımız var. Bunlar çalışmalarını devam ettiriyorlar. Malumunuz bu bir süre soğuk hava deposunda bekletiliyor ayrıldıktan tasnif edildikten sonra, daha sonrasında da ihracat pazarlarına ulaşıyor. Bu çalışmalar devam ediyor. Biz üretim miktarı olarak yine 2018 yılındaki üretimi bir miktar geçmeyi bekliyoruz bu yıl. İhracat miktarında da yine aynı oranı, geçen yılki oranı yakalayarak onda da bir miktar artış bekliyoruz çünkü özellikle verimli bir dönem olduğunu verimli bir yıl olduğunu düşünüyoruz. Geçtiğimiz yıl kiraz üreticilerimizin yaşadığı sorunları bu yıl yaşamadık onun için geçen yıla göre üretimimizde ve dolayısıyla ihracatımızda da artış bekliyoruz. Biz kiraz üretiminde Türkiye’nin dördüncü iliyiz. Yaklaşık olarak Türkiye’deki hacmin 2017 yılı için yüzde 6, 6,5’ini, geçtiğimiz yıl için 4,5’ini üreten Türkiye’de bu konuda iddialı olan iller arasında yer alıyoruz. Ayrıca bu konuda valilik olarak yaptığımız bir takım çalışmalar da var. Bir kiraz eylem planımız var. Bununla hem üretimdeki kalite ve kalibrasyonu artırmayı hem de kiraz alanlarımızı genişleterek, modern üretim tekniklerini çiftçimizle buluşturup, onların hem daha fazla kazanç elde etmesini hem daha fazla üretim yapmasını sağlayacak bir dizi adımdan oluşan bir eylem planımız da var. Şu an onun uygulaması devam ediyor. Amasya’mızdan burada yetiştirdiğimiz bu güzel kirazlar öncelikle Rus pazarına ve Alman pazarına ulaşıyor. Düzenli bir biçimde gidiyor, orada ciddi bir pazar oluşmuş durumda. Amasya kirazının Rusya’da ve Almanya’da sofraları süslediğini söyleyebiliriz” dedi.

    Son olarak kutulanan kirazlar, soğumaya bırakıldıktan sonra ihracata hazır hale geliyor.

  • FİFA DÜNYA KUPASI STADI LEDLERİ AMASYA’DAN

    FİFA DÜNYA KUPASI STADI LEDLERİ AMASYA’DAN

    Amasya’da faaliyet gösteren, Türkiye’nin ilk yerli LED (Light Emitting Diode) ekran fabrikası, 2022’de Katar’da yapılacak dünya kupasının LED ekranlarını üretecek.

    İstanbul Havalimanı ile son dönemde inşa edilen stadyumların ekranlarının yanı sıra pek çok televizyon markasının LED ekranlarını üreten firma, HAVELSAN ile iş birliğinde Katar’daki akıllı şehirlerin ve 2022 FIFA Dünya Kupası’nın oynanacağı stadyumların LED ekranlarını üretmek için çalışmalara başladı.

    Firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Berber, “LED sektöründe birinci Çin, ikinci Amerika üretim yapıyor. Amerika’dan sonra Türkiye bizimle beraber üçüncü üretici oldu dünya çapında. Bu bizim için sevindirici, gurur verici bir durum. Çin’den gelen bir takım ürünlerde ciddi garanti ve servis sorunları oluşuyor. Biz bu sorunları görerek, Türkiye’de üretim yapmaya başladık. İşin zorundan başladık aslında kolay kolay kimsenin cesaret edemediği bir sektöre girdik. Çok şükür 2016’da başlayan bu süreç bugün geldiğimiz zaman itibariyle çok hızlı yol kat ettik. Türkiye’nin çok önemli projelerine LED ekran ürettik. Başta yeni havalimanı olmak üzere birçok Türkiye’nin önde gelen markasının LED ekran projelerinde bulunduk ve çözümler oluşturduk. TAGLIG sürecinde tek başımıza değiliz. Zaten Amasya’da üretim yapmamızın sebeplerinden birisi devletimizin desteklerinden istifade etmekti ve bunu fazlasıyla aldık. Hali hazırda KOSGEB ve HAVELSAN’la stratejik işbirliğimiz devam ediyor. Bu kapsamda HAVELSAN’la led ekran sektörüne yeni bir ufuk yeni bir soluk getirebilir miyiz, LED ekranın standartlarını yükseltebilir miyiz diye ciddi çalışmalar içerisindeyiz” dedi.

    Katar’daki 2022 Dünya Kupası için ciddi bir hazırlık içerisinde olduklarını anlatan Berber, “Katar da bu anlamda Türkiye ile entegre çalışıyor. Zaten iki ülke arasında çok ciddi stratejik bir bağ var, bağlantı var. Bu anlamda biz de seferber olduk. 2022 Dünya Kupası’nda Katar stadyumlarına LED ekranları inşallah TAGLIG markası olacak. Nasıl ki dünyanın en önemli projesi yeni havalimanı, İstanbul Havalimanı uluslararası standartlarda iş alan havalimanına Amasya’dan LED ekran ürettik. 2022 Dünya Kupası’nın statlarındaki LED ekranlarını da vereceğimizi ümit ediyoruz. Bunun için canla başla çalışıyoruz” diye konuştu.

    Firma Almanya, Makedonya, İrlanda, Dubai, Özbekistan, Kazakistan, Azerbaycan ve Katar’a ihracat yaparken, 2019’un ikinci yarısında Amerika, Fransa, İran, Irak, Rusya, Kuveyt ihracat yapmayı planlıyor ve ortalama 100 kişiye istihdam sağlıyor.

  • MİLLİ MÜCADELE’DE AMASYA

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı Prof. Dr. İlber Ortaylı “Milli Mücadele’de AMASYA” isimli söyleşi programına katıldı.

    12-22 Haziran Uluslararası Atatürk Kültür ve Sanat Haftası etkinlikleri çerçevesinde Prof. Dr. İlber Ortaylı “Milli Mücadele’de AMASYA” isimli söyleşi ile Milli Mücadelenin ve Amasya Tamiminin önemine değindi

    Konuşmasında, Amasya Genelgesi’nin Türk tarihi açısından önemli bir kavram olduğunu vurgulayan Ortaylı, şöyle devam etti: “Milli Mücadele’nin başlangıç tarihi 19 Mayıs 1919’dur, bu böyledir. Fakat tarihçi olarak ‘Şartların değerlendirilmesi ve olayın bantlanması açısından nedir?’ diye sorarsanız, bu Amasya Genelgesi’dir. Amasya Tamimi bütün cihanda işgalci devletler arasında, komünist ihtilali kavgasını veren Rusya’da, Uzak Asya’da, Hindistan altı kıtasında, bir kavganın ve yeni bir dönemin başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Onun için bu tarih üzerinde ısrarla durmamız gerekir. Büyük mareşalimiz, kendisi bir şöhret sahibiydi, bunun da üzerinde ısrarla durmamız gerekiyor.”

    Bazı insanların, devlet fikrine, devlet ananesine ve Türklere saldırmayı marifet haline getirdiğini belirten Ortaylı, şunları kaydetti:

    “Her milletin bazı mukaddesatı var. Bizim mukaddesatımızın başında devlet, ulu’l emre itaat ve askerlik gelir. Bu vasıfları kaldırdığınız takdirde Türkler hiçbir işe benzemez bir toplum haline gelir. İtalyanların operasız, resimsiz, heykelsiz bir toplum olabileceğini düşünüyoruz, olmaz. Fransızların felsefesiz, şiirsiz, edebiyatsız bir toplum olabileceğini düşünebiliyoruz, olamaz. Ama Ruslar ve Türkler, devletsiz ve ordusuz pek bir şey olmaz.” diye konuştu.

    Programa Amasya Valisi Dr. Osman Varol, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Nihat Ergün, Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, protokol üyeleri ve 500’e yakın vatandaş katıldı. Program sonrasında protokol üyeleri ve Prof. Dr. İlber Ortaylı bir restoranda bir araya gelerek sohbet ettiler.

  • TESNAT 2019 AMASYA’DA

    TESNAT 2019 AMASYA’DA

    Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) iş birliğiyle düzenlenen “TESNAT 2019” başlıklı sempozyum Amasya Üniversitesi ev sahipliğinde Milli Hakimiyet Yerleşkesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

    Sempozyum açılış programına Rektör Prof. Dr. Metin Orbay, TESNAT Düzenleme Kurulu adına Prof. Dr. Eyyüp Tel, Kırıkkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümünden Prof. Dr. Abdullah Aydın, akademisyenler, bilim insanları, öğrenciler ve konuya ilgi duyan vatandaşlar katıldı. Türkiye ve dünyadaki nükleer gelişmelerin bilimsel bir platformda tartışıldığı TESNAT 2019’a Rusya, İran, Fransa, Amerika’nın da aralarında bulunduğu ülkelerden bilim insanları katılarak nükleer enerjiyi eğrisiyle doğrusuyla bilimsel bir platformda tartıştılar.

    TESNAT 2019’un açılış programına katılarak bir konuşma yapan Rektör Orbay; Amasya’yı kongre şehri yapmak hedeflerinin sürdüğünü açıkladı. Orbay; bu bağlamda üniversitemiz çatısı altında kongre, sempozyum gibi birçok bilimsel etkinlik düzenlendiğini ve yıl içerisinde de bu etkinliklerin süreceğini kaydetti. Orbay, “Beşincisi düzenlenen TESNAT 2019’u Cumhuriyetin hamurunun yoğrulduğu bu kadim şehirde yapmanın gururunu yaşıyoruz. Bu yıl Amasya Tamimi’nin kabul edilişinin 100. yılını çeşitli etkinliklerle kutluyoruz. TESNAT 2019’u da bu çerçevede Amasya’da gerçekleştiriyoruz. Alanında uzman bilim insanlarının Amasya’da buluşup bilimsel bir platformda dünyanın gündemini her daim meşgul eden nükleer enerji konusunu enine boyuna tartışmaları; bu tartışmalara bir ivme de kazandıracağına inanıyoruz” dedi.

    Kırıkkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Nükleer Fizik Anabilim Dalından Prof. Dr. Abdullah Aydın ise yaptığı sunumda nükleer enerjinin elektrik enerjisi üretimindeki rolünden bahsetti.

    Nükleer enerjide nötronun keşfinin dönüm noktası olduğunu kaydeden Prof. Dr. Aydın; bu keşfe kadar radyoaktivite ve çekirdekli atom teorisinin bilindiğini söyledi. Nükleer enerjiye giden bilimsel gelişmeleri açıklayan Aydın; süreç içerisinde atom enerjisinin yıkıcı gücünün insanların canları pahasına keşfedildiğini kaydetti.

    Nükleer enerjinin elektrik üretimi için kullanımı bağlamında sunumunu detaylandıran Aydın; dünyada ABD, Kanada ile Avrupa ve Pasifik ülkelerinde reaktörlerin yoğunlukta olduğunu söyledi.

    Uranyum yatakları bakımından ise Kanada, Nijer, Avustralya ve Kazakistan’ın zengin olduğunu belirten Prof. Dr. Aydın; reaktör sahibi ülkelerin ise ABD’de ve Avrupa’da yoğunlaştığını kaydetti. Türkiye’de ise nükleer enerji konusunun 1957’den itibaren gündemde olduğunu belirten Aydın; Türkiye’de çeşitli sebeplerden dolayı santral çalışmalarının bir türlü sonuçlanamadığını kaydetti.

    Türkiye’nin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun kurucu üyesi olduğunu belirten Prof. Dr. Aydın; “Bugüne kadar dört ihale başarısız oluyor. 2010 yılında Türkiye ve Rusya Cumhuriyetleri hükümetleri arasında Akkuyu Nükleer Santrali projesine ait anlaşma imzalanıyor. Üç yıl sonra da Japonya hükümeti ile Sinop’ta bir nükleer santral projesine ait anlaşma imzalanıyor. Akkuyu için 20 milyar dolarlık bir harcama öngörülürken işletme ömrü ise 60 yıl gözüküyor. Nükleer santraller yüzde 90 kapasiteyle enerji üretebiliyorlar” diye konuştu.

    Prof. Dr. Aydın enerjide çeşitliliği savunduğunu ifade ederek nükleer enerji gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının da titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Program bilimsel toplantılarla iki gün boyunca sürdü.

  • TAGLIG DÜNYAYA AÇILIYOR

    TAGLIG DÜNYAYA AÇILIYOR

    Amasya’da faaliyet gösteren “TAGLIG” Türkiye’nin ilk yerli LED (Light Emitting Diode) ekran fabrikası, Katar’daki akıllı şehirler ve stadyumlar için LED ekran üretecek.
    Dünyanın en büyükleri arasında yer alan İstanbul Havalimanı’nın LED ekranlarını yaparak çok büyük bir gurur yaşadıklarını dile getiren Tuğluer, “2019’da ihracatta en önemli adımlarımızdan biri Katar projesi olacak. Akıllı şehirler ve stadyumların LED ekranlarını biz yapacağız. İnşallah bu yıl içinde proje imzalarımız atılmış olacak. Katar projesini Türkiye’nin LED ekranlarıyla, Türkiye’nin imzasıyla bitirmiş olacağız. Bu da bizim için gurur verici bir şey. Projede birçok stadın yenilenmesi, LED ekranlarının değiştirilmesi var. Ürünlerin burada üretilmesi, orada kurulumunu firmamızın yapması ayrıca gurur verici bir şey olacak.”
    TAGLIG’in dünya standartlarında üretim yaptığını dile getiren Tuğluer, sadece maddi kazanç değil, Türkiye’nin yerli ve milli üretimine katkı sağlamayı da amaçladıklarını anlattı.
    Tuğluer, geçen yıl Ar-Ge çalışmalarını tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:
    “Firmamız, 2018’de bazı ülkelere deneme ihracatının ardından bu yıl 6 ülkeye ihracata başladı. 2019’un ikinci yarısında Amerika, Fransa, İran, Irak, Rusya, Kuveyt gibi ülkelere ihracat yapmayı planlıyoruz. Şu anda üretimin yüzde 5’i ihraç ediliyor. Üretimimizin yüzde 70’e yakınını ihracata dönük yapmak istiyoruz. Katar projesi, bizim için kilit nokta olacak. İşe HAVELSAN gibi büyük bir kuruluşla girmek, daha büyük sonuç verecek.” diye konuştu.