Etiket: planı

  • 100 binin üzerinde nüfusu olan belediyeler kadın konukevi açacak

    100 binin üzerinde nüfusu olan belediyeler kadın konukevi açacak

    2 Nisan’da Bakanlık tarafından valiliklere gönderilen “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 2022 Faaliyet Planı” genelgesinde, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesinde yer alan “Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100 bin üzerindeki belediyeler, kadınlar ve çocuklar için konukevleri açmak zorundadır.” hükmü gereğince çalışma yürütülmesi istenildi.

    Bakanlığın, genelge doğrultusunda 215 belediyeye gönderdiği yazıda, kadın konukevi açma zorunluluğu bulunup, henüz bu konuda çalışması olmadığı tespit edilen belediyelerin bu yılın sonuna kadar kadın konukevlerini hizmete açması gerekiyor.

    Genelgede, kadına yönelik şiddetle mücadelede kadın konukevlerinin önemi belirtilirken valilere, belediyelerin kadın konukevi açmalarına yönelik çalışmalarının takipçisi olmaları, gerekli koordineyi sağlayarak bu alandaki faaliyetlere ilişkin ilerleme raporlarını iki aylık periyotlar halinde Bakanlığa bildirmeleri talimatı verildi.

  • Amasya Valisi Mustafa Masatlı katılımı ile bağımlılıkla ilgili program gerçekleştirildi

    Amasya Valisi Mustafa Masatlı katılımı ile bağımlılıkla ilgili program gerçekleştirildi

    Amasya Valisi Mustafa Masatlı katılımı ile  bağımlılıkla ilgili program gerçekleştirildi.  Bağımlılığın sadece kişinin kendisini değil aynı zamanda sosyal çevresinide etkilediği görülmektedir.  Tedavi etme sürecinin uzun ve zorlu olması nedeni ile en önemli yöntem önleme olduğu dile getirilmiştir. Sosyal, kültürel  ve sportif argümanlar ile bağımlılığı azaltmaya yönelik aktiviteler sayesinde toplum sağlığını tehdit eden bu unsuru en aza indirgemeye çalışmak gerekmektedir.  Kampanyanın ilk adımı, ‘ ben olsaydım’ sloganı kullanılarak, istişare çalıştayları iki gün sürecek ve belirli aralıklar ile yeniden toplanıp kararlar alınacaktır. Alınan kararlar Amasya Valiliği tarafından takip edilerek, başarılı bir şekilde uygulanmasın için çalışmalar sürdürülecektir. Çalıştay, bağımlılık ile mücadelede var olan sorunları tespit ederek, riskli bölgelerin belirlenmesine yönelik önleyici tedbirler  geliştirmeyi hedeflemektedir. 31 Mart – 1 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek Çalıştay sonunda alınacak kararlar Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilip ulusal düzeyde yapılan Bağımlılıkla Mücadele Şurasında değerlendirilecektir.

    Amasya Valisi Masatlı Konuşma Gerçekleştirdi

    Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Amasya Valisi Mustafa Masatlı şu ifadelere yer verdi: “Sayısız teknolojik icat ve gelişmelerle dolu 21. yüzyıl, bağımlılık türlerinin küresel çapta arttığı bir dönem olmuştur.

    Bağımlılık; sosyal, psikolojik ve fizyolojik olarak bireylerin sağlığını bozarak, dünyanın tamamını tehdit eden bir halk sağlığı sorunu olmasının yanı sıra, ülkelere mali açıdan da büyük zarar veren toplumsal bir problemdir.

    Bağımlılık, türü ne olursa olsun, çağımız insanının aklını ve ruhunu felce uğratan, salgın bir hastalıktır. İnsanlar alışverişe, yiyeceklere, bilgisayar oyunlarına, sosyal medyaya, televizyon dizilerine bağımlı olabilmekteler. En kötüsü ise bazı insanlar sigara, alkol ve çeşitli uyuşturucu maddelere bağımlı hale gelmektedirler. Bu sebeple, dünyanın en önemli mücadelelerinden birisi olan bağımlılıkla mücadele, sadece kolluk kuvvetleriyle değil tüm kurumlar, sivil toplum kuruluşları ve halkımızla birlikte topyekûn yürütülmesi gereken bir mücadeledir.

    Bu noktada, etkin bir mücadele için ortak bir strateji ve çalışma pratiği benimsenerek; tıbbi, psikolojik, sosyolojik, ekonomik ve adli yöntemlerin birbirini destekleyici, tamamlayıcı biçimde kullanılması gerekmektedir.

    Bağımlılık ile mücadele konusunda Ülkemizde önemli adımlar atılmış ve bu alanda büyük mesafeler katedilmiştir. 2018-2023 Uyuşturucu ile Mücadele Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı ise bu çalışmaların en önemlilerindendir. Bunun yanı sıra uzun zamandan beri ilgili kurum/kuruluşlar tarafından, çeşitli bağımlılıklara yönelik, çok yönlü politikalar, programlar, projeler, strateji belgeleri ve eylem planları geliştirilmektedir.

    Hiçbir bağımlılığı bir diğerine tercih edemeyiz. Zira insanın iradesini elinden alan bu davranışların daha az tehlikelisi yoktur. Fakat madde bağımlılığı, insan hayatını tehdit eden, en trajik bağımlılıkların başında gelmektedir. Bağımlılığı tedavi etmenin maddi ve manevi anlamda çok daha zor ve uzun bir süreç olmasından hareketle, bu mücadelede en etkili yöntem önleyiciliktir.

    İçişleri Bakanlığımız da bu bilinçle, uyuşturucuyla mücadeleye ayrı bir önem göstermiş ve sadece 2021 yılında Ülkemiz genelinde gerçekleşen 215.228 operasyonda 293.905 kişi gözaltına alınarak, bunlardan 26.128’i adli makamlarca tutuklanmıştır. Bu operasyonlar neticesinde ise isimlerini saymak istemediğim, çeşitli uyuşturucu maddelerden tonlarcası ele geçirilmiştir.

    Bakanlığımız ayrıca önleyici tedbirler kapsamında, Uyuşturucu kullanımı konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla hayata geçirilen, ‘En İyi Narkotik Polisi: Anne ve UYUMA Uygulamaları’ kapsamında ise, 2021 yılında yapılan 11.270 etkinlikle 449.238 anneye ulaşılmıştır. Bu rakamlar inanıyorum ki bu yıl daha da artacaktır.

    Devletimiz tarafından yapılan çalışmalar oldukça önemli olmakla birlikte, bizler birey olarak, anne ve baba olarak nasıl tedbir alabiliriz, bunu iyi analiz etmeliyiz. Yapılan bilimsel araştırmalar, çocuklukta yaşanan travmaların ve ihmalin çeşitli bağımlılıklara sebep olabildiğini göstermektedir.

    Bu nedenle çocuklarımıza muamelede, onlarla kurulan ilişkide ve eğitimde şefkati, anlayışı ve hoşgörüyü hiçbir zaman elden bırakmamalıyız. Hz. Ali Efendimizin dediği gibi; “Çocukların kalpleri tarla gibidir. Ne ekerseniz onu biçerseniz.”

    Bu Çalıştayımız da bağımlılıkların sebebini, olumsuz etkilerini, önleyici tedbirleri ve tedavi yöntemlerini bilimsel bir yaklaşımla ele alması bakımından oldukça önemlidir.

    Bu vesilesiyle başta İl Sağlık Müdürlüğümüz olmak üzere, çalışmaya katkı sunan tüm kurum ve STK’lar ile konuşmacılara teşekkür ediyor, insanların her türlü bağımlılıktan uzak kalabildiği bir dünya temenni ediyorum.”

     

  • HEDEF OLMA HEDEFSİZ KALMA

    HEDEF OLMA HEDEFSİZ KALMA

    Amasya Bağımlılıkla Mücadele Eylem Planı çerçevesinde; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından madde bağımlılığıyla mücadele kapsamında hazırlanan “Narkotik Eğitim Tırı” Amasya’ya gelmiş olup 28 Nisan-1 Mayıs 2019 tarihlerinde halkımıza hizmet sunacaktır.

    Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu toplantısında alınan karar gereği; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün “Hedef Olma Hedefsiz Kalma” projesi kapsamında madde bağımlılığıyla mücadele için hazırladığı “Narkotik Eğitim Tırı” Yavuz Selim Meydanı’nda hizmet vermeye başlamıştır.

    Vali Dr. Osman Varol ve protokol üyelerinin katılımıyla hizmete açılan eğitim tırı 28,29 ve 30 Nisan 2019 tarihlerinde Yavuz Selim Meydanı’nda, 1 Mayıs 2019 tarihinde ise Merzifon Cumhuriyet Meydanı’nda halkımızı bilgilendirecektir.

  • ÜNİVERSİTELİLERİN ANLAMLI ETKİNLİĞİ

    ÜNİVERSİTELİLERİN ANLAMLI ETKİNLİĞİ

    Amasya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü 3. ve 4. sınıf öğrencileri tarafından ‘Toplum Ruh Sağlığı Merkezi Danışanları ile Şizofreni Farkındalık Günü’ etkinliği gerçekleştirildi. İpekköy Yerleşkesinde gerçekleştirilen etkinliğe Amasya Recep Akyılmaz Toplum Ruh Sağlığı Merkezi danışanları ve çalışanlarının yanı sıra Sağlık Bilimleri Fakültesi akademik ve idari personeli de katıldı. Merkezde tedavi gören hastaların katılımcılara yönelik verdikleri konser ise ilgiyle dinlendi.
    Toplumu ilgilendiren her konu gibi şizofreni ile ilgili de tüm bireylerin bilinçli olmaları gerektiğini hatırlatan Öğr. Gör. Dr. Gonca Üstün, “Toplumun %1’ini etkileyen ve yaşam boyu devam eden şizofreni; sosyal, mesleki ve kişiler arası işlevselliği bozan, yeti yitimine yol açan, düşünce, algı, duygu, hareket ve davranışlarda önemli derecede bozulma ile karakterize bir hastalıktır. Şizofreni belirtilerinin iyileştirilmesi ve hastalığın yönetiminde yalnızca ilaç tedavisi yeterli olmayıp, belirtilerin yol açtığı kendine bakım yetersizlikleri, sosyal ilişkilerde güçlükler, günlük işlevlerin yerine getirilememesi, toplumsal ve mesleki işlevlerde bozulma gibi sorunlar için psikososyal tedaviye gereksinim duyulmaktadır. Bu doğrultuda 1960’lı yıllarda dünyada toplum temelli ruh sağlığı hizmetleri önem kazanmış ve ülkemizde de 2006 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan “Ulusal Ruh Sağlığı Politikası” ile toplum temelli rehabilitasyon çalışmaları başlatılmıştır. Bu çalışmalardan biri de 2011-2023 yıllarını kapsayan “Ulusal Ruh Sağlığı Eylem Planı” ile her 300 bin nüfusa en az bir Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) açılması hedeflenmiştir. Bu merkezlerin amacı, bireylerin yaşadıkları ortamda takip ve tedavilerinin yapılması, dışlanmadan toplum içerisinde ve bağımsız olarak en az destekle toplumsal, mesleki, eğitimsel ve ailevi rollerini sürdürebilmeleri için gerekli becerilerle donatılmasını sağlamaktadır.
    Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde açılan TRSM, 2014 yılında faaliyet göstermeye başlamış olup, fakültemiz Hemşirelik son sınıf öğrencilerinin Ruh Sağlığı ve Halk Sağlığı dersleri kapsamında da uygulama alanı oluşturmaktadır. İş birliği içinde olduğumuz merkezin çalışanları ve danışanları için, 11 Nisan Dünya Şizofreni Günü dolayısıyla düzenlediğimiz bu etkinlik ile şizofreninin de diyabet ya da böbrek yetmezliği gibi, onunla yaşamayı öğrenmemiz gereken kronik bir hastalık olduğuna dikkat çekmeyi; şizofreni tanısı alan bireyleri izole etmeden, toplum içinde varlıklarını kabul ettiğimizi göstermeyi amaçladık. Toplumun bu konuda kayıtsız kalmaması ve daha duyarlı olması temennisi ile…” şeklinde konuştu.