Etiket: motivasyon

  • Amasya Üniversitelilerden Ondokuz Mayıs Üniversitesi Gezisi

    Amasya Ondokuz Mayıs Üniversitesi Gezisi

    Amasya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Kentsel Tasarım ve Peyzaj Mimarlığı Bölümü son sınıf öğrencileri Dr. Öğr. Üyesi Bige Şimşek İlhan ve Arş. Gör. Mürşit Sönmez tarafından yürütülen Stüdyo-8 dersi kapsamında “Installing Up-To-Date Landscape Designs For The City Of Samsun” isimli bitirme projeleri için Samsun’a teknik bir gezi gerçekleştirdi.

    Bir doğal liman kenti olan Samsun’un kıyı şeridinde ve art alanında yer alan kritik kentsel bölgelerinde bir dönüşüm senaryosu ekseninde çeşitli ölçeklerde tasarım projeleri üretecek olan mezun adayı öğrenciler, gezinin ilk gününde; algıya dayalı çevre analizleri ve etüdlerini tamamlamak için çalışma alanlarında arazi keşifleri yaptılar.

    Gezinin ikinci gününde; Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Mimar İshak Memişoğlu ile Samsun kenti üzerine gerçekleştirilen söyleşinin ardından, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü ev sahipliğinde Dr. Öğr. Üyesi Burcu Müderrisoğlu, Dr. Öğr. Üyesi Çağlar Koşun, Hasan Yücel Ballı ve Arş. Gör. Semih İğci tarafından yürütülen “KENT 301-302 Kent Planlama IV-V” proje dersi kapsamında Şehir ve Bölge Planlama Bölümü 3. sınıf öğrencilerinin Samsun kenti üzerine üretmiş oldukları analiz, sentez ve planlama vizyonlarını dinleme fırsatı buldular.

    Teknik gezinin; öğrenciler için Samsun kentinin geçmiş ve güncel durumuna, potansiyeline ve genel meselelerine geniş ve disiplinler arası hatta disiplinler ötesi bir perspektiften bakmalarını sağladığını belirten ders yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Bige Şimşek İlhan, “Öğrenciler ve öğretim elemanları arasında etkileşimli bir diyalog imkânı sunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Sağlam ve Şehir ve Bölge Planlama Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi. Burcu Müderrisoğlu’na, misafirperverlikleri ve destekleri için Mimarlık Fakültesi öğretim elemanlarına, Şehir ve Bölge Planlama öğrencilerine içten teşekkürlerimi sunuyorum. Gezi süresince topladıkları alan keşfi verileri, söyleşi, seminer ve tartışmalardan kazandıkları öz bir kent bilgisi dağarcığı ve denizin sunduğu mavi enerji sayesinde yüksek bir motivasyonla Amasya’ya döndük. Teknik gezinin gerçekleştirilmesi için gerekli izin ve imkânı sağlayan Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, Rektör Yardımcısı ve Mimarlık Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Önder Duman’a da teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.

  • EKİM AYI İL SAĞLIK DEĞERLENDİRME TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

    EKİM AYI İL SAĞLIK DEĞERLENDİRME TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

    İl Sağlık Müdürümüz Dr. Öner Nergiz Başkanlığında ilimizdeki Kamu Sağlık Tesis yöneticilerimizin katılımıyla Ekim ayı İl Sağlık Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi.

    Toplantıda; A.Ü. Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanemize bağlı olarak çalışan Şehit Kadir Çakı Semt Polkliniğinde 1 Kasım 2019 tarihinde faaliyete geçirilecek Acil Servis ünitemiz hazırlıkları,

    Yine Kasım ayı itibariyle A.Ü. Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanemizle birlikte çal…ışacak olan Suluova Devlet Hastanemizde daha kaliteli ve etkin hizmet sunumu için yapılabilecekler,

    Merzifon ilçemize yakın zamanda açılması planlanan müstakil Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinin hazırlıkları,

    Sağlık çalışanlarımızın moral ve motivasyonları, hasta ve çalışan sağlığı güvenliği hizmetleri, hizmet kalite standartları ile ilgili konular görüşülerek değerlendirmeler yapıldı.

  • “KAMPÜSTE PİLAV VAR”

    “KAMPÜSTE PİLAV VAR”

    Amasta Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulunun “Kampüste Pilav Var” etkinliği Amasya Üniversitesi’nin İpekköy, Milli Hakimiyet ve Yeşilırmak yerleşkelerinde büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Etkinliklere Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı ile çok sayıda öğrenci, akademik ve idari personel katıldı.

    Etkinlikleri değerlendiren Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, “2019-2020 akademik yılında 4 bin 228 öğrenci üniversitemize kayıt yaptırdı. Binlerce gencimizi üniversite eğitimleri boyunca Amasya’da ve Amasya Üniversitesinde ağırlamaktan dolayı çok mutluyuz. Üniversitemize bu yıl kayıt yaptıran gençleri ve ailelerini tebrik ediyor, yükseköğretim yolculuklarında başarılar diliyorum. Üniversiteler bilgi edinme ve uygulama alanlarıdır. Öğrenci odaklı, eleştiriye açık bir eğitim anlayışını benimsiyoruz. Öğrencilerimizin akademik, sosyal, kültürel ve sportif alanlarda başarılı olmaları için elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Tüm gayretimiz öğrencilerimizi Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek bilim insanlarına dönüştürmektir. 2019-2020 eğitim-öğretim yılının başında gerçekleştirilen bu mütevazı etkinlikler, Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulumuz tarafından düzenlendi. Öğrencilerimizin ve personelimizin motivasyonunu yükseltmek amacıyla düzenlenen bu coşkulu etkinliklerin oluşmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Yeni akademik yılın, öğrencilerimiz, akademisyenlerimiz ve idari personelimiz açısından verimli ve başarılı geçmesini diliyorum.” dedi.

    Şenlik havasında geçen etkinliklerde pilav ve ayran ikramlarının yanı sıra müzik dinletisi de yapıldı.

  • CAMCI; “AKADEMİK YÖNÜ İLE BİRLİKTE BİZ ÖĞRENCİLERİ NEREYE GÖTÜRÜYORUZ?”

    CAMCI; “AKADEMİK YÖNÜ İLE BİRLİKTE BİZ ÖĞRENCİLERİ NEREYE GÖTÜRÜYORUZ?”

    Eğitim-Bir-Sen Amasya Şube Başkanı Kerem Camcı; “Milli Eğitim Danışma Kurulu toplantısına katılarak bizim hedefimiz akademik çalışmalarla birlikte nitelikli gençler yetiştirmek olmalıdır.” dedi.
    Camcı konuşmasına şöyle devam etti: Eğitim; öğrencilerimizi ve gençliği geleceğe hazırlamak onları iyi bir insan olarak topluma kazandırmak demektir
    Genel anlamda eğitim politikaları belirlenirken önceliğimiz nedir?
    Akademik yönü ile birlikte biz öğrencileri gençliği nereye götürüyoruz? Eğitimde hedeflediğimiz nedir diyerek olaya baktığımız zaman; eğitim politikaları ve uygulamalarının birbiriyle çeliştiğini hatta dönem dönem birbirini etkisiz hale getirdiğini görmekteyiz.
    Şöyle ki, biz öğrencileri sınav stresinden uzaklaştıralım diye politikalar üretirken bir de bakıyoruz ki sınavlar tam manası ile öğrencilerin kâbusu haline gelmiştir
    Çünkü sınav baskı unsuru olmasın diye sistem kurgulanırken tezatlık teşkil edecek şekilde sınav sonuçlarını açıklamıştır Burada bunlara karşı olduğumuz için değil buradaki tezatlık durumunu ortaya konulan sistem ile uygulamaların birbiriyle çeliştiğini dikkat çekmek istedim
    Bu LGS formatı ile birlikte biz dedik ki bakanlık dedi ki, bundan sonraki dönemlerde Sınav kaygısı azalacak ve daha az sayıda öğrenci sınavlara girecek dediği halde bu sene geçen seneden 60.000 daha fazla öğrenci LGS sınavına girmiştir
    LGS sıralamaları ile birlikte Milli Eğitim müdürümüz sonuçları çeşitli yönleri ile ifade etti ama Amasya’nın geçen sene 17. bu sene 41. sırada olması ile ilgili bir iki hususu ifade etmek isterim
    Gerçi sıralamaya çok takılmıyorum ama yine de elimizdeki bu verileri etkileyen tetikleyen sebepler vardır bunlara bakılması bunların irdelenmesi gerekir diye düşünüyorum
    Biz dönem içinde eğitim öğretim başlangıcı ile beraber her sene bir ders kitabı-kaynak kitabı tartışması yaşıyoruz
    Tüm öğrenci öğretmen veli ve eğitim çalışanları ile birlikte bunun yıl içerisindeki seyrine baktığımız zaman inceleme ve soruşturmalarla birlikte öğretmenlerimizin çok hırpaladığını düşünüyorum
    Kaynak kitap taraftarı değilim yanlış anlaşılmasın benim bu konu ile ilgili çözümüm her zaman için şudur. Bakanlık ders kitapları için ciddi manada kaynak ayrımı ve aktarımı yapmaktadır bu kaynakla birlikte ders kitabı – kaynak kitabı sorununun rahatlıkla çözülebileceğini düşünüyorum
    Bu sorunla birlikte eğitim öğretim ortamlarının huzuru bozulmaktadır ve bu da verimsizliğe yol açmaktadır, zaman zaman da yansıması bir olumsuzluk olarak karşımıza çıkabiliyor
    Ayrıca yine Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde şube müdürleri, okul müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri nezdinde bir koordinasyon eksikliği görülmektedir
    Genel anlamda böyle bir koordinasyon eksikliğinin de bir verimsizliğe dönüştüğünü dışarıdan bir gözle görebilmekteyiz
    Bunlarla ilgili yapılması gerekenlerde olacaktır elbette
    Çünkü iletişim ve koordinasyonun tam sağlanmış olması işin ahengini ve kıvamını sağlayacaktır Bu da bir şekilde verimlilik olarak karşımıza çıkacaktır
    Bizim değerlendirme kriterlerimiz sadece listede şu sıra bu sıra değil bu işleyiş ile birlikte bu ahenk ve kıvamın ve motivasyonun biz nereye götürdüğünü görmemiz gerekmektedir
    Bu LGS formatıyla öğrencilerimiz ve velilerimiz okullara yerleşme düşüncesi kaygısı taşıdığı için bir nevi kapıyı arkadan dolanarak yani adres değişikliği yoluna giderek bir şekilde istediği okula yerleşme çabası içerisinde olmaktadırlar ki bugün adres değişikliği yapmakta çok kolay bir hale gelmiştir
    Yani söylemek istediğimiz eğitim politikaları ve uygulamalar noktasında ve bunun koordinasyonu noktasında ha tam ahenk ve kıvamın olmayışı bizi geleceği hazırlama noktasında sıkıntılı bir döneme götürmektedir
    Çünkü bugün hem tarihi, hem kültürel, hem de inanış yönüyle olaya baktığımız da zihni değişimleri de ele aldığımız zaman bir nesli heba etmek üzereyiz
    Sanki biz eğitimde farklı şekilde bir şekilcilikle birlikte iş yapıyor görünmekten ibaret bir noktaya geldik
    Bazı uygulamalar bizi zorlayabilir ama bizler için gerçekçi olup öğrencileri gerçek temeller üzerine yetiştirecek bir planlı bir yol olması gerekmektedir
    Eğitim öğretimle ilgili bir takvim değişikliğine gidiyoruz Bizim bir 15 tatilimiz vardı, bir de Mart ve Kasım aylarına tatil geldi. Bu tatil olayının tabanda tartışılmadan toplumda bir karşılığı var mıdır yok mudur Bu olaya öğrenciler veliler nasıl bakar bu dönemler verimli geçer mi? Doğrusu bu konuda tereddütlerimiz vardır.
    Umarım ki bu tereddütler olumsuzluk olarak karşımıza çıkmaz
    Öbür taraftan müfredatı değiştiriyoruz. Fizik kimya biyoloji derslerini ayrı ayrı bölümden tek bir kategori haline getiriyoruz. Ders saatleri aynı, içerik muhtemel aynı tam detayları yansımadı ama böyle bir tablo ile birlikte de iş yapıyor görünmek bununla birlikte de bir şekilciliğe onunla birlikte de fotoğraf vermeye işi götürüyoruz gibi bir kaygıyı ifade etmek isterim
    Bunları da çok önemli buluyorum Çünkü bu gençleri, öğrencileri iyi bir insan yetiştirmek noktasında heba ettiğimiz zamanda bunun vebali hepimizin üzerinedir diye düşünüyorum
    Öğrencileri ve gençliği yetiştirme konusunu Milli Eğitim politikalarından ve uygulamalarından bağımsız bir şekilde değerlendiremeyiz.” diye konuştu.