Etiket: men

  • KADES UYGULAMASININ GÜCÜ

    KADES UYGULAMASININ GÜCÜ

    Anneannesinin telefonuyla oynadığı vakitte yanlışlıkla Kadın Destek Uygulaması’na (KADES)  uygulamasına basan çocuk, polis ekiplerini evin etrafına dikti. Ne olduğunu anlayamayan aile, polis ekiplerini evinin etrafında görünce şaşkına döndü. Olayın nasıl olduğunu bile anlayamadığını dile getiren anne Emine Ersoy, şaşkınlığını şu sözlerle dile getirdi; “Ne olduğunu anlamayan anne Emine Ersoy, Konuştuğum Polis KADES uygulamasına basıldığını söyleyince torunumun bastığını anladım. Yanlışlıkla olduğunu söylememe rağmen kontrol etmek için geleceklerini söylediler ve 2 dakika sonra Polisler kapıdaydı.

    Emine Ersoy’un 4 yaşındaki torunları Barlas Yasak, anneannesinin telefonuyla oyun oynadığı esnada KADES uygulamasına bastı. Uygulamaya basıldığını görerek harekete geçen Polis ekipleri, olay yerine giderken aynı anda Emine Ersoy’un telefonu aradı. Ne olduğunu anlamayan Ersoy, kendilerini tanıtan polise güvenmeyerek dolandırıldığını düşündü.

     

    Telefonunda yüklü olan KADES uygulamasına basıldığını anlayan Ersoy, yanlışlıkla basıldığını söylese de Polisi ikna edemedi. Olay yerine gelen Polisler gerekli kontrolleri yaptıktan sonra 4 yaşındaki Barlas’ı kucaklarına alarak aileye KADES uygulaması hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Şoku yaşayan aile ise kadına şiddet olaylarında gösterilen hassasiyetin önemli olduğunu bir kez daha anladığını ifade etti.

    Kapıda Polisleri gören anneanne Emine Ersoy, Yeni kalkmıştım ve telefon torunumun elindeydi. Aynı anda telefon çaldı konuştuğum kişi Polis olduğunu söyleyince ben dolandırılmaya çalıştığımı düşündüm. Konuştuğum Polis KADES uygulamasına basıldığını söyleyince torunumun bastığını anladım. Yanlışlıkla olduğunu söylememe rağmen kontrol etmek için geleceklerini söylediler ve 2 dakika sonra Polisler kapıdaydı. Torunuma yanlış yere bastığını söyledim oda korktu kucağımdaydı ağlamaya başladı. Tabii biz tüm aile kapıya çıktık Polislere durumu anlattık. Onlarla fotoğraf çekildik bu durum bizim için ayrı bir heyecan oldu. Sonrasında ben tekrardan torunuma öğrettim bir daha basmaması gerektiğini oda bilinçli bir şekilde onayladı dedi.

     

    Uygulamanın ne kadar önemli olduğunu aktaran Adil Ersoy ise Bu kadar kısa sürede Polisin kapıya gelmesi müthiş bir şey. Çocukların telefonla oynaması, eşimin telefonla konuşması ve kapattıktan 2 dakika sonra Polisin gelmesi gerçekten güzel. Polisleri kapıda görünce tabi çıktık torunumdan dolayı yanlışlıkla basıldığını anlattık. Polisler kontrol ettiler, tutanak tutuldu ve imzalar atıldı.

     

    Uygulama güzel Sapanca ile burasının arası 15 -20 dakikalık bir süre onlar KADES uygulamasına basıldığı anda yola çıkmışlar.  İnsan başını yastığa koyduğunda daha nasıl güvende hissedebilir. Allah devletimize zeval vermesin bu sistem müthiş bir sistem. Ne kadar bir kadın, erkek veya canlıda olsa bu ülkenin gücünü gösterir. Şuan Ukrayna ve Suriye’yi görüyoruz. Bu ülkelerde insanlar evlerinde yatamazken biz çok basit bir sistemle, yanlışlıkla bile bastığınızda 5 dakika içerisinde kapınıza Polis geliyor diye konuştu.

     

     

     

  • Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı Oto Galericiler İle İlgili Konuya Açıklık Getirdi

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı Oto Galericiler İle İlgili Konuya Açıklık Getirdi

    Bazı oto galericilere zabıta ekipleri tarafından gelen mühür sert tepki ile karşılandı ve ardından canlı yayınlar yapıldı. Bunun üzerine Amasya Belediye Başkanımız Mehmet Sarı konuya net bir açıklama getirdi.

    “Bizim Amasyamızda  aşağı yukarı 140 civarında bir galerimiz var. Zabıta ve denetleme arkadaşlarımız gerekli çalışmaları yaptılar, şehrimizde ki ruhsatsız iş yerlerini ruhsata  bağlanması konusunda uyarılarda bulundular. Biz 2 ay önce kendilerine tebliğ yaptık. Dedik ki şehrimizde usulsüz hiç birşeye  müsaade etmeyeceğiz efendim. Herkes ruhsata tabi olmak mecburiyetindedir. Bir bakanın ve bir kahvehanenin ruhsatı varsa oto galerilerinde ruhsatı olmak mecburiyetindedir ve kanun diyor ki şehir içinde iş yerlerinde galericilik yapanlar bina altlarında yapamaz dediği halde biz  yine de onu görmezden geliyoruz. Bu arkadaşlarımızın ruhsatları  yok. Diyoruz ki gelip ruhsat alacaksınız ,ruhsat parası makbuldür. Herkesten aynı alınır,6000 küsür liradır. Efendim diyoruz ki paranız yoksa gelin taksitlendirelim. Yok kardeşim ben bu şehirde ruhsatsız çalışırım. Hodri meydan! Çalışabiliyosanız çalışıcaksınız. Biz yasal olmayan hiçbir şeye müsaade etmiyoruz.  Herkes gelip bizden ruhsatını alacak. Ben ruhsatımı almam ticaretimi yaparım diyorsalar arkadaşlarımız kendileri bilir. Ayrıca galerici arkadaşları tabi suçu olmayanları ayırt etmek lazım ama şunu da söyleyim : adam şimdi ana caddenin üzerinde galeriyi açmış 6-7 tane aracı koymuş vatandaş hiç yola çıkamıyor. Öyle bir şey olamaz. Ses etmezseniz sizden iyisi yok. Bizde kimseye ayrım yapmak yoktur. Ben canlı yayını izledim, arkadaşlarımız diyor ki yok şöyle yok böyle de  hiç bir şey yapmadı. Takdir vatandaşındır Amasya halkınındır efendim. Lakin kanuna uymayan hiçbir şeye müsaade etmem. Herkes ruhsata tabi olacak, herkes gelip ruhsatını alacak işin özeti bu. Ev sahibini bastırmaya çalışıyorlar. Kardeşim kaç yıldır galericilik yapıyorsunuz ticaret yapıyorsunuz var mı ruhsatınız?  Yok. Şimdi dönelim benim bu beyanımı vergi dairesi suç kabul edebilir. Gidip onlara kaç senedir siz ticaret yapıyorsunuz kardeşim dediğin de ne diyecekler? Herkes vergisini verecek herkes kanunlara uyacak. Bizim sistemimiz bu.  Biz kimseye haksızlık, adaletsizlik, ahlaksızlık yapmıyoruz .Ben arkadaşları ikaz ediyorum. Herkes ağzından çıkan lafa dikkat edecek. Sonra ağzından çıkan lafın kontrolü kendinde olmuyor kontrolü bize bırakmasınlar. Bize bıraktığı zaman bizim cevabımız set olur efendim. Ticari hayatı men olur. Müsaade etmiyorum. Binanın altındaki bir ticarethaneye kanun müsaade etmiyor bunu  zaten.  Eğer Amasya halkına huzursuzluk efendim rahatsızlık verilmişse bunun tarafı biz değiliz. Biz Amasya  halkının  selamet açısından çalışıyoruz. Usulsüz  hiçbir şeye bizim dönemimizde müsaade edilmeyecek. Eski alışkanlıklara paydos. Efendim biz senelerdir burda  galericilik yapıyoruz. Bugüne kadar kimseye bişey demedik yok öyle bir şey kardeşim. Biz kimse değiliz. Biz adaleti öngörürüz. Adalete tabi oluruz. Adaletin kanununa da birebir uyarız. Herkes de buna uyacak.  Yine söylüyorum gelsinler bir iki taksitle ruhsatlarını alsınlar. Ruhsatsız iş yerlerinin hiç birine müsaadem yoktur.”

  • Amasya İl Milli eğitim müdürü Türkmen okul müdürleri ile toplantı yaptı

    Amasya İl Milli eğitim müdürü Türkmen okul müdürleri ile toplantı yaptı

    Amasya İl Milli eğitim müdürü Mehmet Türkmen Taşova ilçe Milli eğitim müdürlüğü toplantı salonunda okul müdürleri ile toplantı yaptı. İlçe Milli Eğitim Binası önünde öğrencilerin çiçek takdimi ile karşılanan il milli eğitim müdürü Türkmen daha sonra okul müdürleri ile olan toplantısını gerçekleştirdi. Taşova İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Toplantı Salonunda gerçekleşen toplantıya Amasya il milli eğitim müdürü Mehmet Türkmen, Taşova ilçe milli eğitim müdürü Mustafa Tümer,  Şube Müdürü Salih Zeki Gültekin, Şube Müdürü Mehmet Acar ve okul müdürleri katıldı.  Tanışma ile başlayan toplantıda Taşova’daki okulların akademik, sosyal ve kültürel durumları hakkında Amasya il milli eğitim müdürü Türkmen’e bilgiler verildikten sonra toplantı sona erdi.

  • Levent Karahocagil’den TBMM Basın Açıklaması

    Ak Parti Milletvekili Levent Karahocagil’den TBMM basın açıklaması

    Değerli Basın Mensupları,

    Saygıdeğer Vatandaşlarım,

    Muhterem Amasyalı hemşerilerim.

    Sizleri, sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

    Basın açıklamamın hayırlı olmasını ve hayırlara vesile olmasını cenabı Allah’tan niyaz ediyorum.

    Muhalefet ve yandaş basın yayın organları her ağızlarını açtıklarında “Çiftçi öldü bitti. Tarım ve hayvancılık ile uğraşan çiftçilerimiz perişan halde” deyip mağdur edebiyatı yapıyorlar.

    Ülkemizde tarım ve hayvancılığa verilen en büyük destek Ak Parti yani hükümetimiz döneminde verilmiştir. Daha önceden çiftçinin sorunlarını bilen, dinleyen mi vardı?

    Her alanda olduğu gibi tarım ve hayvancılık alanın da en önemli reformlar ve üretim artışı bizim hükümetimiz döneminde gerçekleştirilmiştir.

    Yapılan hizmetler ortada ancak muhalefet ve yandaş basın yayın organlarının dile getirmekten imtina ettikleri hizmetlerimizi ben size buradan haykırıyorum.

    Hayvancılığı desteklemeye yönelik 2019-2023 yıllarını kapsayan proje uygulaması süresinde 10 ila 50 baş arası büyükbaş ve 100 ila 200 baş arası küçükbaş hayvan işletmelerine damızlık hayvan (boğa, koç ve teke) verilmiştir.

    Ayrıca yeni ahır/ağıl yapımı, tadilatları ve makine alet-ekipman alımları konularında hibe desteği sağlanmıştır.

    Çiftçilerimize geçtiğimiz 20 yılda, bugünün rakamıyla 470 milyar lira destek ödemesi yapılmıştır. Bu yıl için 25,8 milyar olan tarımsal destekleme bütçesi 29 milyar liraya çıkarılmıştır.

    Bununla birlikte buğday, arpa, çavdar, yulaf ve tritikale üreticilerine mazot, gübre desteği yapılmış ve verilen desteklerin karşılığı olarak tarımsal hasılatımız 337 milyar liraya ulaşmıştır.

    Yine hükümetimiz döneminde topraklarımızın verimini artırmak için yaklaşık 300 milyar liralık su yatırımı projesi gerçekleştirilmiştir. Yapılan yatırımlar ile 9 bin 189 tesis hizmete alınmıştır.

    Bu destekler, her bir kar tanesi, su damlasını bereket olarak görüp evladı gibi toprağının üstüne düşmesini bekleyen, işleyen, üreten, yazın sıcaktan, kışın soğuktan yüzleri çatlamış, nasır tutmuş elleri öpülesi çiftçilerimiz için.

    Onlar ürettikçe biz desteklemeye, destek vermeye devam edeceğiz inşallah.

    Rusya-Ukrayna savaşının yol açtığı tedarik problemlerini iki ülke ile olan dengeli ilişkilerimiz ve barış yolunda en çok çaba sarf eden ülke olarak göstermiş olduğumuz gayretler ile ayçiçeği yağı ile diğer bütün hububat ürünlerini getiren 50’ye yakın gemimizin önü açıldı ve gemiler ülkemize gönderildi.

    Amasya ilimizde 2021 yılında; 210.745 dekar alanda 47.754 ton yağlık ayçiçeği üretimi, 1.035.156 dekar alanda 211.476 ton buğday (ekmeklik, durum ve kara buğday) üretimi, 23.470 dekar alanda 590 ton haşhaş tohumu üretimi, 73.121 dekar alanda 62.574 ton mısır üretimi, 39.709 dekar alanda 219.629 ton silaj mısır üretimi, 35.563 dekar alanda 179.564 ton şekerpancarı üretimi ve 3.404 dekar alanda 577 ton şekerpancarı tohumu üretimi gerçekleştirilmiştir.

    2021 yılında uygulanan projeler arasında yer alan “Kuru Tarım Alanlarında Yağlık Ayçiçeği Üretimi Geliştirme Projesi” ile toplam proje tutarı 2.301.000 TL olan 2.301 ünite yağlık ayçiçeği tohumu 1.892 üreticimize %75 Bakanlığımız ve İl Özel İdaresi katkısı ile dağıtılmış olup, 55.000 dekar alanda üretim gerçekleştirilmiştir.

    2022 yılında ise İl Özel İdaresinin %50 hibe katkısı ile toplam proje tutarı 225.000 TL olan “Anadolu Mandası Üretimini Geliştirme Projesi” ile 15 yetiştiricimize 15 adet manda boğası dağıtımını gerçekleştirdik.

    2022 yılında ” Nadas Alanlarının Daraltılmasına Yönelik Nohut Yetiştiriciliği Projesi” ile toplam proje tutarı 401.940 TL olan 22.330 kg nohut tohumu 526 üreticimize %75 Bakanlığımızın ve İl Özel İdaresinin katkısı ile dağıtılmış olup, 1.860 dekar alanda üretim gerçekleştirilecektir.

    2022 yılında ise İl Özel İdaresinin %50 hibe katkısı ile toplam proje tutarı 320.000 TL olan “Yonca Yetiştiriciliği Projesi” ile 530 üreticimize 2.500 dekar alanda üretim gerçekleştirilmesi amacıyla 10.600 kg yonca tohumu desteği sağlanmıştır.

    2022 yılında “Nadas Alanlarında Yağlık Ayçiçeği Üretimi Geliştirme Projesi” ile toplam proje tutarı 6.401.330 TL olan 3.200 ünite yağlık ayçiçeği tohumu 3.200 üreticimize %75 Bakanlığımız ve İl Özel İdaresi katkısı ile dağıtılacak olup, 80.000 dekar alanda üretim gerçekleştirilecektir.

    Ukrayna’da yaşanan savaş dünyanın gözleri önüne şu gerçeği sermiştir. Her alanda kendi işimizi kendimiz yapamıyor, kendi ihtiyaçlarımızı karşılayamıyorsak bize kimsenin faydası olamaz.

    Rusya-Ukrayna savaşının etkileri ile hem kendi ihtiyacımızın karşılanması, hem de Avrupa piyasasında ortaya çıkması muhtemel boşluğun doldurulması bakımından Türkiye olarak üretimimizi artırmamız geleceğe yönelik büyük önem taşımaktadır.

    Çiftçimizin 2022 hasat dönemindeki üretimini desteklemek için de imkânlarımızı seferber etmeyi sürdüreceğiz. Çiftçilerimizden isteğimiz yeter ki ekilmedik bir karış toprak bile bırakmasınlar.

    Bununla birlikte Cumhuriyet tarihinde olmayan bir işe daha imza attık. Baraj sayısını ikiye katladık. Yapılan bu yatırımlar ile 20 milyon dekar araziyi sulamaya açtık.

    Böylelikle sulanan tarım alanımızı 68,5 milyon dekara çıkartarak çiftçilerimize yıllık 60 milyar lira ilave gelir artışı sağlamış olduk.

    Ayrıca güneşten enerji üreten tesislere verilen destek ile birlikte çiftçilerimize sağlayacağımız finansman kolaylıkları ile sulama faaliyetlerinde güneşten elde edilen elektriğin payını hızla artırmayı planlıyoruz.

    Böylece üretim artarken elektrik maliyetleri azalacak ve çiftçilerimizin gelirleri daha da artacaktır.

    Diğer yandan tarımsal alandaki yapımı devam eden sulama tesislerini hızla bitirerek milli ekonomiye kazandıracağız. Bu sayede 830 bin hektar alanın modern sistemler ile sulanmasını temin edeceğiz. Modern sistemlerin hayata geçirilmesi ile üreticilerimize yıllık yaklaşık 41 milyar lira gelir artışı sağlamış olacağız.

    Milletimizi paniğe sevk etmek için yalan yanlış haberler ile meydanlarda tellallık yapan muhalefet partileri, sizin kuru gürültülerinize bırakacak pabucumuz yok.

    Hükümetimiz döneminde yapılan hizmetler ortada. İçinize sindiremeyip, kabullenmeseniz de ülkemizin geleceğine yönelik binlerce yatırımı biz yaptık ve yapmaya devam ediyoruz.

    Aslında sizleri anlıyorum. Kaygı ve endişe içerisindesiniz. Erken seçim diye yana yakıla veryansın ettiğiniz güne az kaldı. Tabi ki etekleriniz tutuştu.

    Sizin korkunuz 2023 seçimlerinde yine AK Parti, yine Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kazanacak olmasıdır.

    Bizler, sizin yaptığınız gibi kapı kapı dolaşıp Medine dilenciliği yapmıyoruz. Milletimizden kuru vaatlerle oy istemiyoruz. Eser, iş ve hizmet üretiyoruz.

    Yaptığımız icraatlar sonucunda milletimizin özgür iradesi ile verdikleri oyları alıyoruz. Göreceksiniz milletimiz sizi yine hezeyana uğratacak ve AK Parti diyecekler.

    Nus’ab Bin Umeyr’in duası gibi;

    “Ya Rabbi!

    Bizi öyle güzel hizmetler yapmaya vesile kıl ki, gördüğünde Resul’ünün göz bebekleri gülsün.”

    Bizler bu ti niyette, Hak emrinde, peygamber yolunda, Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde yürümeye devam edeceğiz.

    Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras büyük ve güçlü Türkiye’dir. Bunu gerçekleştirinceye kadar pes etmek yok, durmak yok, baş koyduğumuz bu yoldan en ufak bir şüphe duymak yok.

    Gayemiz bugünün ve yarının Türkiye’si için yatırım, istihdam, üretim, ihracat yapmak. At binenin, kılıç kuşananındır. Yani bu bizim işimiz.

    Ülkemizi, milletimizi kalkındırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah milletimizin oyları ve desteği ile 2023 seçimlerinde yine Ak Parti yine Recep Tayyip Erdoğan kazanacak.  Biz tüm gücümüz, gayretimiz ile hizmet üretmeye, siz de haset etmeye devam edeceksiniz.

    Sözlerime son verirken ;

    Ülkücü Harekatın Lideri Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’i 25. Vefat yıldönümünde rahmet, minnet ve Fatihalar ile anıyorum. Kabri nur, Mekanı cennet olsun.

    Ayrıca on bir ayın sultanı rahmet, mağfiret ve bereket ayı olan Ramazan-ı Şerif’in ülkemize ve milletimize hayırlara vesile olması temennisiyle tüm Müslüman aleminin Ramazan ayını tebrik ediyor, selam, sevgi ve en kalbi muhabbetlerimi sunuyorum.

    Saygılarımla.

  • Bakan Bilgin 3600 ek gösterge için tarih verdi

    Bakan Bilgin 3600 ek gösterge için tarih verdi

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’den milyonlarca memuru heyacanlandıracak açıklama geldi. Çalışmaların son aşamaya geldiğini belirten Bakan Bilgin, “Ümidimiz mayıs ayında çalışmayı tamamlamak ve Meclis’e intikal ettirmek” dedi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Memur-Sen Genel Merkezi’nde düzenlenen “4688 Sayılı Kanun ve 10. Yılında Toplu Sözleşme Kongresi”nin açılışında konuştu. Bakan Bilgin, kamudaki memur, işçi ve emeklilere temmuz ayında enflasyon farkı vermek için düzenlemelerin yapılacağını söyledi. Ayrıca Bilgin, 3600 ek göstergenin mayıs ayında Meclis’e getirilebileceğini de belirtti.

    Türkiye’ye dışarıdan müdahalenin bir aracıdır

    Türkiye pandeminin en kötü şartlarında çarklarının durmadığı bir ülke oldu. AB, ABD’deki enflasyon Türkiye’ye de olumsuz etkilerini yansıtıyor ama onlardaki enflasyon üretimlerin durmasından kaynaklanıyor. Bunları birlikte değerlendirmek lazım. Batıyla mukayese edildiğinde batıyı nasıl etkilediğini görmeye başladığımızda ABD dünyanın en zengin ülkesi, tarihinde görülmemiş enflasyon krizi yaşıyor. Almanya 4 trilyon 200 milyar dolarlık bir ekonomi. Enflasyonla mücadele birinci önceliğimiz. Toplu sözleşme için bunu konuşmak oldukça anlamlı. Türkiye’nin üç temel meselesi vardır. Bağımsızlık mücadelesini başaran Türkiye, cumhuriyeti kurmuştur. Birincisi modernleşmek. Diğeri demokratikleşme, diğeri sosyalleşme. Türkiye demokrasisi ne kadar ileri taşınsa o kadar sorun çözme kabiliyeti artar. Pandeminin dünyada yarattığı krizlerin altında Türkiye kalmamışsa bunda demokratikleşmenin rolünü görmemiz lazım. Unutmayalım ki darbeler sadece içeride bu militarist ideolojinin cuntacı askerlerin ya da anti demokratik bürokratik unsurların müdahalesi değildir. Türkiye’ye dışarıdan müdahalenin bir aracıdır.

     

    “Türkiye pandemiden sonra en hızlı büyüyen iki ülkeden biri”

    Ekonomik gelişme ekonomik kalkınmayla ilgili bir mesele. Türkiye pandemiden sonra dünyada en hızlı büyüyen iki ülkeden birisi oldu. Büyüme topluma yansımıyor diyenler var. Bu cehaletle ilgili tarafı. Büyüme bir önceki yıla göre toplam mal ve hizmetteki artışı gösterir. Bu süreklilik gösterirse refah artıyor. Ekonomik kalkınma büyüme tek başına yeterli olan şeyler değildir. Sosyal politikalarla zenginleştirmeliyiz. Sendikal mücadele demokratikleşme ve sosyal dengelerin inşa edilmesine katkı yapan kurumlardır. Sendikal hayatın güçlenmesine her şeyden önce biz siyasetçilerin, aydınların, akademisyenlerin, bütün kesimlerin ihtiyacı vardır.

    “3600 ek göstergede çalışmalar son aşamaya geldi”

    Toplu sözleşme mekanizmalarımız devam ediyor. Orada bizi koruyan, çalışanları koruyan aktüel gelişmeler karşısında direnç gösteren madde var. Enflasyon farkının verilmesi. Ocak ayının başında sadece enflasyon farkı vermedik, ona bir de yüzde 3 civarında sosyal denge farkı verdik. Temmuz enflasyonunda da çalışanlarımıza yapılan yeni düzenleme ile yeniden ele alacağız. 3600 ek gösterge meselesinde çalışmamız son aşamasına geldi. Ümidimiz mayıs ayında çalışmayı tamamlamak ve Meclis’e intikal ettirmek. Türkiye Cumhuriyeti sosyal devlettir. Sözleşmeli personel statüsü var. Bir şekilde isteğe bağlı olarak düzenlemek istiyoruz. Türkiye modernleşmesini başka bir anlamda gerçekleştirmek üzeredir. Başkanlık sistemi çok önemli bir siyasal projedir. Bunun gerçekleşmesi çok önemlidir. Anayasa’nın değişmesi gerekmektedir. Çalışanların hukukunu daha iyi koruyan kapsamlı bir değişime ihtiyaç var.”

  • Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları’nın Basın Açıklaması

    Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları’nın Basın Açıklaması

    Cumhuriyet Halk Partisi kadın kollarının 81 ilde eş zamanlı yaptığı basın açıklamasında şunlara değinilmiştir; ‘’Türkiye kadınların seçme ve seçilme hakkını kazanmasının ilk adımı 3 Nisan 1930 yılında atılmıştır. 92 yıl önce bugün, Belediye Kanunu’nu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmiş ve kadınlar yerel yönetimlerde seçme ve seçilme hakkını elde etmiştir. Bir kez daha ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve eşitlik mücadelesine omuz verenleri saygıyla ve minnetle anıyoruz. Cumhuriyet, aslında bir kadın devrimidir. Kadın ve Cumhuriyet birbirini tamamlayan bir bütündür. Ülkemizin kurucusu ve kurtarıcısı Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni kadın erkek bir arada kurduğumuzu vurgulamış ve şöyle demiştir: “Dünyada hiçbir milletin kadını ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar gayret gösterdim diyemez.” Partimizin ilk kadın üyesi ve Atatürk’ün manevi kızı olan Afet İnan, örnek bir siyasi profil olmuştur. Çok iyi bir eğitim almış ve yaptığı konuşmalarda, kadının seçme ve seçilme hakkını savunmuştur. Milli hâkimiyetin, cinsiyet farkı gözetmeksizin tüm millete ait olduğunu vurgulamıştır. Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı; 3 Nisan 1930’da, Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Kılıçkaya beldesinden seçilen Sadiye Hanım idi. 26 Ekim 1933 tarihinde ise kadınlar, köy ihtiyar heyetlerinde ve muhtarlıklarda seçme ve seçilme hakkını kazandı. Aydın’ın Çine ilçesine bağlı Demirdere köyünde, yaklaşık 500 oy alarak seçimi kazanan Gül Esin, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın muhtarı oldu. Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak; hepimizi özgürleştiren laiklik ilkesine sımsıkı sarılıyoruz. Eşitlik mücadelesini kadın-erkek bir arada veriyoruz. Bu eşitsiz sistemi değiştirmek için Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk imzacısı olduğu ve kadınların siyasette eşit temsil edileceği kanun teklifimizi Meclis’e sunduk. Bu teklifle hem genel hem de yerel seçimlerde fermuar sistemiyle yüzde 50-50 temsili yasal güvence altına almak istedik. Ülkemizde, her 10 kadından 4’ü hayatında en az bir kez erkek şiddetine maruz kalıyor. Bu düzeni değiştirmenin tek yolu eşitlikçi politikalardan geçiyor. Bizler, kadınların eşit temsil edildiği demokratik, laik bir Türkiye’yi yeniden inşa etmeye kararlıyız. Halkın gasp edilmiş egemenlik hakkını tekrar halka iade edeceğiz. kadın haklarının, çocuk haklarının, çevre haklarının tam anlamıyla güvence altına alındığı özgürlükçü bir sistem inşa edeceğiz.’’

  • Suluova Belediye Başkanı Üçok’tan ramazan ayı mesajı

    Suluova Belediye Başkanı Üçok’tan ramazan ayı mesajı

    Suluova Belediye Başkanı Fatih Üçok on bir ayın sultanı olan ramazan için bir mesaj yayımladı. Başkan Üçok ramazan ayına kavuşmanın sevincini yaşadığını ifade ederek yayımladığı mesajda şu sözleri kullandı; “Bereketin, bolluğun, yardımlaşma ve paylaşmanın yoğun şekilde yaşandığı, derin bir manevi iklimini teneffüs edeceğimiz bir Ramazan Ayı’na daha milletçe kavuşmanın mutluluğu içerisindeyiz. İnşallah ilk orucumuzu Cumartesi günü tutmaya başlayacağız. Tutacağımız oruç da, yapacağımız ibadetler de, dua ve niyazlarımız da Yüce Rabbimizin rızasını kazanmayı dileyelim. Güzelliklerle dolu olan bu rahmet ve mağfiret ayında kalplerimizden sevgiyi, sofralarımızdan bereketi, evlerimizden huzur ve saadeti eksik etmemesini, millet olarak birlik ve beraberliğimizin daim olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum. Rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı bu mübarek ay vesilesi ile Suluovalı hemşerilerimiz olmak üzere tüm İslam Âleminin Ramazan-ı Şerifini en kalbi duygularımla kutluyor, bu mübarek ayın ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Diyerek cümlelerine son verdi.

  • AMASYA’NIN HUZUR VE GÜVENİ İÇİN

    AMASYA’NIN HUZUR VE GÜVENİ İÇİN

    Amasya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, günübirlik kiralanan evler, kiralık araç firmaları ile göçmen kaçakçılığına yönelik huzur ve güven uygulaması gerçekleştirdi.
    Amasya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından ‘Türkiye Huzur ve Güven Uygulaması’ kapsamında sorumluluk bölgesinde yabancı uyruklu şahısların kalabileceği metruk yerler, yoğunlukla ikamet ettikleri ve çalışabilecekleri değerlendirilen bölgeler (umuma açık eğlence mekânları, tekstil atölyeleri vb.), Tır garajları, terminaller, limanlar ve balıkçı barınaklarında göçmen kaçakçılığına yönelik, günübirlik kiralanan evler ve araç kiralama firmalarına yönelik 2 aşamalı olarak “Türkiye Huzur ve Güven Uygulaması” icra edildi.
    Uygulamaya 44 unsur ve 152 personel katılırken 713 şahıs ve 288 araç sorgulandı. 8 araca 3.540 lira para cezası uygulandı. 3 araç trafikten men edildi, 2 sürücünün ehliyetine el konuldu.
    Yapılan kontrollerde, 1 işletmeye 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunundaki Kabahatler kapsamında yasal işlem uygulandı