Etiket: kedi

  • MİNİKLER,SOKAK HAYVANLARINI BESLEYEREK DİKKAT ÇEKTİ

    MİNİKLER,SOKAK HAYVANLARINI BESLEYEREK DİKKAT ÇEKTİ

    Amasya Merzifon Fatih İlkokulu 3-B sınıfı öğrencileri, öğretmeleri Emel Arslan eşliğinde sokak hayvanlarını besleyerek 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’ne dikkat çekti.Amasya Merzifon Fatih İlkokulu 3-B sınıfı öğrencileri, öğretmeleri Emel Arslan eşliğinde sokak hayvanlarını besleyerek 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’ne dikkat çekti.Amasya Merzifon Fatih İlkokulu öğretmenlerinden Emel Arslan, “Hayvan sevgisini çocuklarımıza küçük yaşta aşılamaya çalışıyoruz. 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’ne öğrencilerimle beraber sokak hayvanlarını besleyerek dikkat çekmek istedik. Her öğrencim gördüğü sokak hayvanlarını besleyerek, yaşam alanlarını genişleterek, Dünya Hayvanları Koruma Günü’ne dikkat çekti. Umarım bundan sonra hayvanlara karşı daha duyarlı oluruz. Bizden çok fazla şey istemiyor bu hayvanlar, sadece biraz sevgi, biraz su ve biraz da yiyecek hepsi bu. Bunları yapamıyorsak bile hayvanlara en azından kötü davranmamalıyız” dedi.

  • NERGİZ:” HER YIL DÜNYADA 59 BİN KİŞİDEN FAZLA İNSAN KUDUZ NEDENİYLE HAYATINI KAYBEDİYOR”

    NERGİZ:” HER YIL DÜNYADA 59 BİN KİŞİDEN FAZLA İNSAN KUDUZ NEDENİYLE HAYATINI KAYBEDİYOR”

    Öner Nergiz, her yıl dünyada 59 bin kişiden fazla insanın kuduz nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi.

    Konuyla ilgili bir açıklama yapan Nergiz, “Kuduz, özellikle memeli hayvanlar başta olmak üzere neredeyse hayvan türlerinin çoğunda görülür ve insanlara da bulaşır. Bulaşma ağırlıklı olarak kuduz hayvanın ısırması ile olur. Mevcut yaralara enfekte salyanın bulaşması, tırmalama gibi mekanik ya da gıda yoluyla bulaşabildiği de bildirilmiştir.

    Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl dünyada 59.000 kişiden fazla insan kuduz nedeniyle yaşamını yitirmektedir. İnsan vakalarının çoğuna kuduz köpeklerin sebep olduğu ısırıklar neden olmaktadır.

    Köpek, kedi, tilki, çakal ve kurt virüsün enfeksiyon zincirinin taşıyıcıları olan arakonakçılardır. Bu hayvanlar hastalığın varlığında önemli rol oynarlar ve etkeni son konakçı olan çiftlik hayvanlarına ve insanlara bulaştırırlar.

    Kuduz bir hayvan tarafından ısırılmayı takiben, hastalığın kuluçka süresi genellikle 14-90 gündür. Bu süre küçükbaş hayvanlarda 3 ay civarında olmakta, sığır ve atlarda ise 6 aya kadar uzayabilir. Kuluçka süresinin 1 yıla kadar uzayabildiği bilinmektedir. İnsandaki en uzun kuluçka süresi 19 yıl olarak kaydedilmiştir. Kuluçka süresinin uzun veya kısa sürmesi, vücuda giren etkenin miktar ve virülansına, yaranın genişliğine, derinliğine, ısırılan bölgenin sinir dokusundan zengin olup olmamasına, ısırık bölgesinin başa yakınlığına,  ısırma sonrası yapılan mekanik temizliğe bağlı olarak değişmektedir.

    Kuduz hastalığı klinik belirtiler meydana geldikten sonra dramatik bir şekilde ölümle sonuçlanan ancak aşı ile önlenebilen viral zoonotik bir hastalıktır.

    Bu nedenle herhangi bir riskli temas sonrası; Yara veya ısırık bölgesi vakit kaybedilmeden bol su ve sabunla iyice yıkanmalı, yıkama işlemi bittikten sonra alkol veya tentürdiyot gibi iyotlu antiseptikler uygulanmalıdır. Göz, ağız veya burun kuduz riskli temasa maruz kaldıysa bol su ile yıkanmalıdır. En kısa sürede sağlık kuruluşuna müracaat edilmeli, hekimin düzenleyeceği aşılama programı aksatılmadan uygulanmalıdır. Evcil hayvanlar kontrol altında tutulmalı, özellikle geceleri serbest bırakılmamalıdır. Kedi ve köpeklere her yıl mutlaka kuduz aşısı yaptırılmalıdır. Çevrede hasta, garip davranış sergileyen veya ölmüş hayvanların görülmesi halinde bunlara yaklaşılmamalı ve ilgili yerler (Belediyeler, Muhtarlıklar İl, İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri) haberdar edilmelidir. Kuduz riski olan hayvanlarla sık temas eden kişilere temas öncesi aşılama, kuduz riskli teması olanlara da hekim değerlendirmesine göre temas sonrası kuduz aşılaması uygulanmalıdır.” diye konuştu.

  • OKULUN TARÇINI HEM ÖĞRENCİ HEM ANNE

    OKULUN TARÇINI HEM ÖĞRENCİ HEM ANNE

    Amasya Tuğgeneral Hikmet Akıncı İlk ve Ortaokulu öğretmen ve öğrencilerinin sahiplendiği “Tarçın” isimli kedi derslere girerek öğrencilik, teneffüste de yavrularına bakarak annelik yapıyor.

     

    Tarçın okul yönetimi ve öğrenciler tarafından o kadar benimsenmiş ki adeta okulun bir öğrencisi gibi. “Tarçın” ders zili çaldığında öğrencilerle birlikte sınıfta dersleri dinliyor ve öğrencilerin motivasyonunu artırıyor. Öğrencilerde bu durumdan gayet memnun 3. sınıf öğrencisi Havza Fatma Akkaya, “Okula il geldiğimde Tarcın diye bir kedimizin olduğunu bilmiyordum, sonra öğrendim. Onu çok sevmeye başladım, ona her gün yemek veriyorum. Okulumuzla beraber onu çok seviyoruz. Lütfen hayvanlara iyi bakalım, haberlerde duyuyorum çok üzülüyorum, eziyet çektirmeyelim hayvanlara. Onlar da bir canlıdır. Tarçın derse giriyor, bizimle beraber ders dinliyor. Çok güzel oluyor okulumuzla beraber çok seviyoruz Tarçın’ı. Tarçın’ın minik minik yavruları var, okulumuzla beraber onları besliyoruz. Onlara çok iyi bakıyoruz, lütfen sizde hayvanlara çok iyi bakın” dedi.

     

    Okul Müdürü Yavuz Kazancı da “Tarçın’ı” en az diğer öğrencileri kadar seviyor. Gün içinde Tarçın ile ilgilenmeyi de ihmal etmiyor. Teneffüslerde ise Tarçın’ın ilk yaptığı iş bahçedeki yavrularına bakmak ve onlarla ilgilenmek oluyor.

     

    Amasya Tuğgeneral Hikmet Akıncı İlk ve Ortaokulu Müdürü Yavuz Kazancı, “Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte Tarçın tekrar okulumuza geldi. Bu sefer bir farkla geldi, iki tane de yavrusu var. Anne Tarçın var bu sefer karşımızda. Yine derslerini aksatmıyor, derslerine devam ediyor. Teneffüslerde de yavrularının ihtiyaçlarını gideriyor, onların bakımlarını üstleniyor. Halihazırda 4 tane kedimiz var okulumuza ait. Bunların bakımlarını yapıyoruz. Tarçın 257. öğrencimizdi, yavrularımızın bu dönem okula ilk kayıtlarını yapmıyoruz. İkinci dönem başında yapacağız ve o zaman yavrularımıza 258 ve 259 numaraları yavrularımıza vereceğiz” diye konuştu.

  • “GARİP” ARTIK GÜVENDE

    “GARİP” ARTIK GÜVENDE

    Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim Araştırma Hastanesi bahçesinde doğada ender rastlanan yavru ebabil kuşu bulundu.

    Laborant olarak görev yapan Ümit Lap, sabah mesaiye geldiğinde yerde yavru ebabil kuşunu gördü. Kuşu, kedilere yem olmaması için alıp patoloji binasında koruma altına aldı. Lap, doktor ve hemşirelerle beraber kuşu besledi. Doktor ve Hemşireler kuşun adını Garip koydu.

    Kuşu bulan Ümit Lap, “Sabah arabayı park ettim, hastanede patolojinin arka tarafına, gelirken duvarın dibinde gördüm. Kırlangıç zannettim ama farklı bir kuş işte, laboratuvara geldiğimizde arkadaşlarımızdan bir tanesi ebabil kuşu olduğunu söyledi. İnternete falan baktık daha sonra da haber verdik. İlk defa gördüğüm bir şeydi” diye konuştu.

    Amasya Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğüne haber verildi. Yetkililer, ebabil kuşunu teslim aldı.

  • MİNİK KEDİYİ KAPORTACI KURTARDI

    MİNİK KEDİYİ KAPORTACI KURTARDI

    Gümüşhacıköy’de, otomobilin motor kısmına giren kedi yavrusu çağrılan kaporta ustası tarafından kurtarıldı. Cumhuriyet Caddesi üzerinde park halindeki Kemal Barışsever’e ait otomobilin motor kısmından kedi sesi geldiğini fark eden esnaf durumu otomobil sahibine bildirdi. Çabaları sonucu kediyi çıkartamayan Barışsever, kaporta ustası çağırdı. Ustanın bir saatlik çalışmasının ardından, kedi sıkıştığı yerden çıkarıldı.