Etiket: kaynak

  • Amasya il sağlık müdürü Dr. Dursun Koç’un 7 Nisan dünya sağlık günü mesajı

    Amasya il sağlık müdürü Dr. Dursun Koç’un 7 Nisan dünya sağlık günü mesajı

    Amasya il sağlık müdürü Dr. Dursun koç, 7 Nisan dünya sağlık günü için yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi; “Yıllardır herkesin konuştuğu ama engellemek için gereken önlemlerin bir türlü alınamadığı iklim değişliğine artık iklim krizi diyoruz. Dünya iklim değişikliği nedeniyle geri dönülmesi mümkün olmayan bir noktaya doğru hızla gidiyor. Bu yaşadığımız tam anlamıyla bir kriz. Bu nedenle artık iklim değişikliği değil, iklim krizi diyoruz. İklim krizinin temel nedeni küresel ısıtma. Günlük hayatımızda farklı amaçlar için kullandığımız fosil yakıtlar, tüketildikten sonra dünya atmosferinin etrafında bir sera gazı katmanı oluşturuyor. Bu katman yeryüzüne ulaşan güneş ışınlarının dünyadan geri sekip uzaya dönmesine engel olarak ısıyı hapsediyor. Bu da küresel ısınma adıyla bilinen ama insan eliyle yaratılmış olduğu için artık “küresel ısıtma” olarak tanımladığımız sonucu doğuruyor.

    Küresel ısıtma, iklimin dengesini bozarak birçok bölgede yine eskiden iklim değişikliği diye adlandırdığımız, ama artık “iklim krizi” dediğimiz duruma sebep oluyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ); pandeminin, kirli bir gezegenin, kanser, astım, kalp hastalığı gibi artan kronik hastalıkların ortasında, 2022 Dünya Sağlık Günü’nde küresel dikkati insanları ve dünyamızı sağlıklı tutmak ve bireylerin iyi olma haline çekmek istemektedir. DSÖ, her yıl dünya çapında 13 milyondan fazla ölümün önlenebilir çevresel nedenlerden kaynaklandığını tahmin etmektedir. Buna insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük sağlık tehdidi olan iklim krizi de dâhildir. İklim krizi aynı zamanda bir sağlık krizidir. Tüm dünyada uygulanan siyasi, sosyal ve ticari kararlar iklim ve sağlık krizini tetiklemektedir.

    İnsanların yüzde 90’ından fazlası fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan sağlıksız hava soluyor. Az rastlanır hava olayları, toprak kalitesinin azalması ve su kıtlığı insanları yerinden ediyor ve sağlıklarını etkiliyor. Kirlilik ve plastikler, en derin okyanuslarımızın dibinde, en yüksek dağlarda bulunur ve besin zincirimize girmeyi başarır. Yüksek oranda işlenmiş, sağlıksız yiyecek ve içecekler üreten sistemler, küresel sera gazı emisyonlarının üçte birini oluştururken, obezite dalgasını tetikliyor, kanser ve kalp hastalıklarını artırıyor. COVID-19 salgını bilimin iyileştirici gücünü gösterirken dünyamızdaki eşitsizliklerin de altını çizdi. Pandemi, toplumun tüm alanlarındaki zayıflıkları ortaya çıkardı.

    Ekonominin mevcut tasarımı, çok sayıda insanın hala yoksulluk ve istikrarsızlık içinde yaşamasıyla birlikte gelir, zenginlik ve gücün adaletsiz dağılımına yol açmaktadır. Bu hedefler, uzun vadeli yatırımlara, refah bütçelerine, sosyal korumaya ve yasal ve mali stratejilere dönüştürülür. Dünya ve insan sağlığı için bu yıkım döngülerini kırmak, kurumsal reform ve bireylerin sağlıklı seçimler yapmaları için desteklenmesini ve teşvik edilmesini gerektirir.” Diyerek sözlerine son verdi.

  • Vali Masatlı Anadolu Ajansı’nın kuruluş yıldönümü mesajı

    Vali Masatlı Anadolu Ajansı’nın kuruluş yıldönümü mesajı

    Amasya valisi Mustafa Masatlı Anadolu Ajansı’nın kuruluş yıldönümü için bir mesaj yayımladı vali Masatlı yayımladığı mesajda şu sözleri kullandı;’’ Milli Mücadelemizdeki haklılığımızı tüm dünya kamuoyuna duyurarak, büyük bir görev üstlenen ve basın hayatında yayın çizgisi ve kalitesiyle doğruluğunu tescil etmiş, Anadolu Ajansı, geçmişte olduğu gibi bugün de yurtiçinde ve yurtdışındaki yaygın haber ağıyla Türk basınının en önemli haber kaynaklarındandır. Anadolu Ajansı, bugün yalnızca Ülkemizin değil, dünyanın da sayılı haber ajansları arasında yerini almıştır. Doğru, tarafsız ve hızlı habercilik anlayışıyla hizmetlerini sürdüren, halkımız için güvenilir haber kaynağı olma başarısını gösteren Milli Ajansımız, Ülkemizde habercilik alanında bir referans ve eğitim kurumu olma niteliği de taşımaktadır. Kuruluşunun 102. Yılını kutlayan Anadolu Ajansı kendini sürekli yenileyerek ve geliştirerek ilk günkü anlayış ve ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürmektedir. Bu düşüncelerle Anadolu Ajansı’nın, 102. Kuruluş Yıl Dönümünü kutluyor, Ajansın her kademesindeki çalışanlarını tebrik ediyorum.’’ Diyerek cümlelerine son verdi.

  • Amasya İl Özel İdaresinden çiftçimize tohum desteği

    Amasya İl Özel İdaresinden çiftçimize tohum desteği

    Amasya İl Özel İdaresi kırsal alandaki çalışmalarını sürdürürken diğer taraftan da tarımsal destek programlarını hayata geçirmeye başladı. Vatandaşlarımızın tarımsal faaliyetlerini sürdürülebilir kılmak amacıyla çitçilerimize tohum desteği vermektedir.

    Mustafa MASATLI; “Devletimiz her alanda olduğu gibi tarım sektöründe de çeşitli desteklemelerle üreticimizin yanında olmaya devam etmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığımızın sağladığı desteklerle birlikte, bizde ilimizde gerekli tarımsal desteklemeleri yapıyoruz.  İl Özel İdaresi kaynaklarından da çeşitli tarım ve hayvancılık projelerini hayata geçiriyoruz. Amasya’mızda ekili olmayan bir karış arazi dahi kalmamalıdır. Bu anlayışla, bu yıl yüksek oranda hibe desteği ile çok geniş bir yelpazede tohum desteği sağlayacağız. Nohut ve yonca tohumlarını üreticilerimize teslim ediyoruz.  Dağıtımını yapacağımız nohut tohumlarının toplam miktarı 22.3 ton olup, bunun 14 tonu Tarım ve Orman Bakanlığımız, 8.3 tonu ise İl Özel İdaremiz desteğiyle temin edilmiştir. Her iki projenin toplam bedeli yaklaşık 400 bin TL olup, bu tutarın %75’i hibe desteğidir.

    Ayrıca, hayvancılık için önemli bir kaba yem kaynağı olan, yonca tohumlarını da üreticilerimize teslim ediyoruz. Amasya’mızı bölgemizin Kırmızı Et Üretim Merkezi yapma hedefi doğrultusunda, yem bitkileri üretimini desteklemeye devam edeceğiz. Bu kapsamda bugün 2.500 dekarlık bir alanda ekilmek üzere, toplam bedeli 320 bin TL olan yonca tohumlarını İl Özel İdaremizin %50 hibe desteği ile üreticilerimize sunuyoruz.

    Dağıtımını yapacağımız bu tohumların Amasya tarımına ve çiftçisine hayırlı olmasını diliyor, Amasya’mıza her alanda büyük yatırımlar yaparak, insanımızın yaşam standartlarını yükselten başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, hükümetimize ve bu projeleri hayata geçirmemiz için bizleri destekleyen Tarım ve Orman Bakanlığımıza ve ayrıca İl Genel Meclisimiz ile Özel İdaremize teşekkür ediyorum” dedi.

  • Bakan Bilgin 3600 ek gösterge için tarih verdi

    Bakan Bilgin 3600 ek gösterge için tarih verdi

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’den milyonlarca memuru heyacanlandıracak açıklama geldi. Çalışmaların son aşamaya geldiğini belirten Bakan Bilgin, “Ümidimiz mayıs ayında çalışmayı tamamlamak ve Meclis’e intikal ettirmek” dedi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Memur-Sen Genel Merkezi’nde düzenlenen “4688 Sayılı Kanun ve 10. Yılında Toplu Sözleşme Kongresi”nin açılışında konuştu. Bakan Bilgin, kamudaki memur, işçi ve emeklilere temmuz ayında enflasyon farkı vermek için düzenlemelerin yapılacağını söyledi. Ayrıca Bilgin, 3600 ek göstergenin mayıs ayında Meclis’e getirilebileceğini de belirtti.

    Türkiye’ye dışarıdan müdahalenin bir aracıdır

    Türkiye pandeminin en kötü şartlarında çarklarının durmadığı bir ülke oldu. AB, ABD’deki enflasyon Türkiye’ye de olumsuz etkilerini yansıtıyor ama onlardaki enflasyon üretimlerin durmasından kaynaklanıyor. Bunları birlikte değerlendirmek lazım. Batıyla mukayese edildiğinde batıyı nasıl etkilediğini görmeye başladığımızda ABD dünyanın en zengin ülkesi, tarihinde görülmemiş enflasyon krizi yaşıyor. Almanya 4 trilyon 200 milyar dolarlık bir ekonomi. Enflasyonla mücadele birinci önceliğimiz. Toplu sözleşme için bunu konuşmak oldukça anlamlı. Türkiye’nin üç temel meselesi vardır. Bağımsızlık mücadelesini başaran Türkiye, cumhuriyeti kurmuştur. Birincisi modernleşmek. Diğeri demokratikleşme, diğeri sosyalleşme. Türkiye demokrasisi ne kadar ileri taşınsa o kadar sorun çözme kabiliyeti artar. Pandeminin dünyada yarattığı krizlerin altında Türkiye kalmamışsa bunda demokratikleşmenin rolünü görmemiz lazım. Unutmayalım ki darbeler sadece içeride bu militarist ideolojinin cuntacı askerlerin ya da anti demokratik bürokratik unsurların müdahalesi değildir. Türkiye’ye dışarıdan müdahalenin bir aracıdır.

     

    “Türkiye pandemiden sonra en hızlı büyüyen iki ülkeden biri”

    Ekonomik gelişme ekonomik kalkınmayla ilgili bir mesele. Türkiye pandemiden sonra dünyada en hızlı büyüyen iki ülkeden birisi oldu. Büyüme topluma yansımıyor diyenler var. Bu cehaletle ilgili tarafı. Büyüme bir önceki yıla göre toplam mal ve hizmetteki artışı gösterir. Bu süreklilik gösterirse refah artıyor. Ekonomik kalkınma büyüme tek başına yeterli olan şeyler değildir. Sosyal politikalarla zenginleştirmeliyiz. Sendikal mücadele demokratikleşme ve sosyal dengelerin inşa edilmesine katkı yapan kurumlardır. Sendikal hayatın güçlenmesine her şeyden önce biz siyasetçilerin, aydınların, akademisyenlerin, bütün kesimlerin ihtiyacı vardır.

    “3600 ek göstergede çalışmalar son aşamaya geldi”

    Toplu sözleşme mekanizmalarımız devam ediyor. Orada bizi koruyan, çalışanları koruyan aktüel gelişmeler karşısında direnç gösteren madde var. Enflasyon farkının verilmesi. Ocak ayının başında sadece enflasyon farkı vermedik, ona bir de yüzde 3 civarında sosyal denge farkı verdik. Temmuz enflasyonunda da çalışanlarımıza yapılan yeni düzenleme ile yeniden ele alacağız. 3600 ek gösterge meselesinde çalışmamız son aşamasına geldi. Ümidimiz mayıs ayında çalışmayı tamamlamak ve Meclis’e intikal ettirmek. Türkiye Cumhuriyeti sosyal devlettir. Sözleşmeli personel statüsü var. Bir şekilde isteğe bağlı olarak düzenlemek istiyoruz. Türkiye modernleşmesini başka bir anlamda gerçekleştirmek üzeredir. Başkanlık sistemi çok önemli bir siyasal projedir. Bunun gerçekleşmesi çok önemlidir. Anayasa’nın değişmesi gerekmektedir. Çalışanların hukukunu daha iyi koruyan kapsamlı bir değişime ihtiyaç var.”

  • 10 Bin soruluk yardımcı kaynak destek paketi yayımlandı

    10 Bin soruluk yardımcı kaynak destek paketi yayımlandı

    Millî Eğitim Bakanlığı, uzman bir ekip tarafından her ay hazırlanan yardımcı kaynak destek paketini öğrenci ve öğretmenlere sunmayı sürdürüyor. Her ay, 2. sınıftan 12. sınıfa tüm öğrencilerin derslerine ve sınava yönelik çalışmalarına destek sağlamak amacıyla hazırlanan yardımcı kaynak paketlerinin yedincisi, bugün paylaşıldı. Nisan ayı yardımcı kaynak destek paketinde 10 bin soru yer alıyor. İlgiyle takip edilen yardımcı kaynak paketlerinde etkinlik kitapları, öğretmen kılavuz kitapları, çalışma soruları, beceri temelli testler, Merkezî Sınav’a yönelik örnek sorular, etkileşimli sorular, tekrar testleri, YKS’ye yönelik TYT, AYT ve YDT örnek soru kitapçıkları ve çözümlü soru bankaları vardır. Bu kaynaklar ile öğrencilerin derste işleyecekleri konuları pekiştirmeleri, uzaktan eğitimde oluşan öğrenme kayıplarının telafi edilmesi ve öğrenme süreçlerine katkı sağlanması amaçlanıyor.

  • Sanayi ve teknoloji Bakanı Varank 33 projenin toplu açılışını yaptı

    Sanayi ve teknoloji Bakanı Varank 33 projenin toplu açılışını yaptı

    Sanayi ve teknoloji Bakanı Mustafa Varank Batı Akdeniz kalkınma ajansı desteği ile Antalya, Burdur ve Isparta’da gerçekleşen 77 milyon  liralık bütçeye sahip 33 projenin toplu açılışını yaptı.

    Sanayi ve teknoloji Bakanı Varank yapılan projelerin hepsinin gelişmesine, güçlenmesine ve kalkınmasına katlı sağlayacağını söyleyerek; “Şehirlerimizin potansiyelini açığa çıkarırken, ekonomimizin gücüne güç katacak.” Diye konuştu. Bakan Varank yatırım ve üretim öncülüğünde çalıştıklarını söyleyerek sözlerine şöyle devam etti; Batı Akdeniz Kalkınma Ajansımızın desteğiyle bölgemizdeki 3 ilde hayata geçen ve 77 milyon bütçeye sahip 33 projenin resmi açılışını yapıyoruz. Kamu kurumlarımızın, üniversitelerimizin ve özel sektör firmalarımızın öncülüğünde yürütülen bu projelerin her biri bölgenin gelişip kalkınmasına büyük katkılar sunacak. Şehirlerimizin potansiyelini açığa çıkarırken, ekonomimizin gücüne güç katacak. Bildiğiniz gibi bir ülkenin kalkınması geliştirdiği doğru ekonomik stratejilerle mümkün hale geliyor. Devamında kaynakların, bu stratejilere uygun biçimde doğru alanlara kanalize edilmesi gerekiyor. Milli Teknoloji Hamlesi anlayışıyla, yatırım, üretim, istihdam ve ihracat olmak üzere dört ayak üzerine kurduğumuz bir strateji çerçevesinde atılımlar yapıyoruz. Batı Akdeniz Kalkınma Ajansımız bölgedeki işletmelerimizin imalat, tasarım, test ve pazarlama yeteneklerini geliştirmek amacıyla 30 milyon liralık faizsiz kredi desteği veriyor. Bu desteğin başvuruları 10 Nisan’a kadar devam edecek. TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, Batı Akdeniz kalkınma ajansı’nın kurulduğu günden bu yana 3 ilin gözbebeği olarak filizlendiğini belirterek, 2011 Ağustos’ta ilk projenin kabulünden sonra toplamda 523 tane projeyi destekledi. Hayatın her alanına Batı Akdeniz kalkınma ajansı’nın elinin değdiğini görüyoruz.’’ İfadelerine yer verdi.

  • CAMCI; “AKADEMİK YÖNÜ İLE BİRLİKTE BİZ ÖĞRENCİLERİ NEREYE GÖTÜRÜYORUZ?”

    CAMCI; “AKADEMİK YÖNÜ İLE BİRLİKTE BİZ ÖĞRENCİLERİ NEREYE GÖTÜRÜYORUZ?”

    Eğitim-Bir-Sen Amasya Şube Başkanı Kerem Camcı; “Milli Eğitim Danışma Kurulu toplantısına katılarak bizim hedefimiz akademik çalışmalarla birlikte nitelikli gençler yetiştirmek olmalıdır.” dedi.
    Camcı konuşmasına şöyle devam etti: Eğitim; öğrencilerimizi ve gençliği geleceğe hazırlamak onları iyi bir insan olarak topluma kazandırmak demektir
    Genel anlamda eğitim politikaları belirlenirken önceliğimiz nedir?
    Akademik yönü ile birlikte biz öğrencileri gençliği nereye götürüyoruz? Eğitimde hedeflediğimiz nedir diyerek olaya baktığımız zaman; eğitim politikaları ve uygulamalarının birbiriyle çeliştiğini hatta dönem dönem birbirini etkisiz hale getirdiğini görmekteyiz.
    Şöyle ki, biz öğrencileri sınav stresinden uzaklaştıralım diye politikalar üretirken bir de bakıyoruz ki sınavlar tam manası ile öğrencilerin kâbusu haline gelmiştir
    Çünkü sınav baskı unsuru olmasın diye sistem kurgulanırken tezatlık teşkil edecek şekilde sınav sonuçlarını açıklamıştır Burada bunlara karşı olduğumuz için değil buradaki tezatlık durumunu ortaya konulan sistem ile uygulamaların birbiriyle çeliştiğini dikkat çekmek istedim
    Bu LGS formatı ile birlikte biz dedik ki bakanlık dedi ki, bundan sonraki dönemlerde Sınav kaygısı azalacak ve daha az sayıda öğrenci sınavlara girecek dediği halde bu sene geçen seneden 60.000 daha fazla öğrenci LGS sınavına girmiştir
    LGS sıralamaları ile birlikte Milli Eğitim müdürümüz sonuçları çeşitli yönleri ile ifade etti ama Amasya’nın geçen sene 17. bu sene 41. sırada olması ile ilgili bir iki hususu ifade etmek isterim
    Gerçi sıralamaya çok takılmıyorum ama yine de elimizdeki bu verileri etkileyen tetikleyen sebepler vardır bunlara bakılması bunların irdelenmesi gerekir diye düşünüyorum
    Biz dönem içinde eğitim öğretim başlangıcı ile beraber her sene bir ders kitabı-kaynak kitabı tartışması yaşıyoruz
    Tüm öğrenci öğretmen veli ve eğitim çalışanları ile birlikte bunun yıl içerisindeki seyrine baktığımız zaman inceleme ve soruşturmalarla birlikte öğretmenlerimizin çok hırpaladığını düşünüyorum
    Kaynak kitap taraftarı değilim yanlış anlaşılmasın benim bu konu ile ilgili çözümüm her zaman için şudur. Bakanlık ders kitapları için ciddi manada kaynak ayrımı ve aktarımı yapmaktadır bu kaynakla birlikte ders kitabı – kaynak kitabı sorununun rahatlıkla çözülebileceğini düşünüyorum
    Bu sorunla birlikte eğitim öğretim ortamlarının huzuru bozulmaktadır ve bu da verimsizliğe yol açmaktadır, zaman zaman da yansıması bir olumsuzluk olarak karşımıza çıkabiliyor
    Ayrıca yine Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde şube müdürleri, okul müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri nezdinde bir koordinasyon eksikliği görülmektedir
    Genel anlamda böyle bir koordinasyon eksikliğinin de bir verimsizliğe dönüştüğünü dışarıdan bir gözle görebilmekteyiz
    Bunlarla ilgili yapılması gerekenlerde olacaktır elbette
    Çünkü iletişim ve koordinasyonun tam sağlanmış olması işin ahengini ve kıvamını sağlayacaktır Bu da bir şekilde verimlilik olarak karşımıza çıkacaktır
    Bizim değerlendirme kriterlerimiz sadece listede şu sıra bu sıra değil bu işleyiş ile birlikte bu ahenk ve kıvamın ve motivasyonun biz nereye götürdüğünü görmemiz gerekmektedir
    Bu LGS formatıyla öğrencilerimiz ve velilerimiz okullara yerleşme düşüncesi kaygısı taşıdığı için bir nevi kapıyı arkadan dolanarak yani adres değişikliği yoluna giderek bir şekilde istediği okula yerleşme çabası içerisinde olmaktadırlar ki bugün adres değişikliği yapmakta çok kolay bir hale gelmiştir
    Yani söylemek istediğimiz eğitim politikaları ve uygulamalar noktasında ve bunun koordinasyonu noktasında ha tam ahenk ve kıvamın olmayışı bizi geleceği hazırlama noktasında sıkıntılı bir döneme götürmektedir
    Çünkü bugün hem tarihi, hem kültürel, hem de inanış yönüyle olaya baktığımız da zihni değişimleri de ele aldığımız zaman bir nesli heba etmek üzereyiz
    Sanki biz eğitimde farklı şekilde bir şekilcilikle birlikte iş yapıyor görünmekten ibaret bir noktaya geldik
    Bazı uygulamalar bizi zorlayabilir ama bizler için gerçekçi olup öğrencileri gerçek temeller üzerine yetiştirecek bir planlı bir yol olması gerekmektedir
    Eğitim öğretimle ilgili bir takvim değişikliğine gidiyoruz Bizim bir 15 tatilimiz vardı, bir de Mart ve Kasım aylarına tatil geldi. Bu tatil olayının tabanda tartışılmadan toplumda bir karşılığı var mıdır yok mudur Bu olaya öğrenciler veliler nasıl bakar bu dönemler verimli geçer mi? Doğrusu bu konuda tereddütlerimiz vardır.
    Umarım ki bu tereddütler olumsuzluk olarak karşımıza çıkmaz
    Öbür taraftan müfredatı değiştiriyoruz. Fizik kimya biyoloji derslerini ayrı ayrı bölümden tek bir kategori haline getiriyoruz. Ders saatleri aynı, içerik muhtemel aynı tam detayları yansımadı ama böyle bir tablo ile birlikte de iş yapıyor görünmek bununla birlikte de bir şekilciliğe onunla birlikte de fotoğraf vermeye işi götürüyoruz gibi bir kaygıyı ifade etmek isterim
    Bunları da çok önemli buluyorum Çünkü bu gençleri, öğrencileri iyi bir insan yetiştirmek noktasında heba ettiğimiz zamanda bunun vebali hepimizin üzerinedir diye düşünüyorum
    Öğrencileri ve gençliği yetiştirme konusunu Milli Eğitim politikalarından ve uygulamalarından bağımsız bir şekilde değerlendiremeyiz.” diye konuştu.

  • SÜPER FİKİRLER BULUŞTU

    SÜPER FİKİRLER BULUŞTU

    Amasya Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen ‘Süper Bir Fikrim Var!’ isimli ödüllü proje yarışmasında ödüller sahibini buldu. Finalde öğrenciler tarafından geliştirilen 17 proje yarıştı. Üniversitenin öğretim elemanlarından oluşan jürinin yaptığı değerlendirmeye göre ilk 5’e giren projelere ödülleri verildi. Yarışmaya katılan öğrenciler projelerinde atık malzemeler kullandıklarını ve projeyi cüzi maliyetlerle ortaya çıkardıklarını kaydettiler.

    Final programına katılan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kemal Polat; projede emeği geçen öğrencilere ve danışman hocalarına teşekkür ederek gençlerin cesaret gösterip yarışmada fikirlerini ortaya koymalarının önemli bir basamak olduğunu söyledi. Polat; gençlere ‘’Hepiniz birincisiniz, hepiniz bir incisiniz’’ dedi.

    Ülkemizin 2023 hedeflerine ulaşabilmesi için en önemli unsurun nitelikli bilgi ve insan gücü olduğunu belirten Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Hasan Tanak, “Amasya Üniversitesi ailesi olarak öğrencilerimize fikirlerini sunabilecekleri, inovatif düşünme yeteneklerini ortaya koyabilecekleri bir platform oluşturmaya çalıştık. “Yeni Fikirler, Yeni Ürünler” parolasıyla düzenlediğimiz bu etkinlikle öğrencilerimizin teorik bilgilerini uygulamaya dökmelerini, onlara bilim ve ar-ge dairesinde teknoloji geliştirmenin önemini kavratmayı amaçlıyoruz. Öğrencilerin bir yıllık emekleri sonucunda birbirinden ilginç 17 proje ortaya çıktı. Her ne kadar ilk beş dereceye giren proje ödüllendirilse de bizim nazarımızda hepsi ödülü hakkediyor. Tüm projeler, tüm fikirler ülkemiz açısından müthiş kıymetlidir. Yarışmaya katılım sağlayan tüm öğrencilerimize ve proje danışmanı öğretim elemanlarımıza teşekkür ediyorum.’’ diye konuştu.

    Ödül alan projeleri açıklayan Jüri Başkanı Prof. Dr. Telhat Özdoğan ödül alan, almayan bütün yarışmacıları ve proje danışmanlarını tebrik ederek; ‘’ Öğrencilerimizi özgün ve yaratıcı projeler üretmeye teşvik etmeye çalışıyoruz. Tüm gayretimiz gençlerimizin çağın gereksinimlerine uygun kendi bilgi, beceri ve yeteneklerini geliştirilmesine katkı sağlamaktır.  Kısıtlı zamanda fikirlerini kısıtlı maliyetlerle ortaya koyan arkadaşlarıma ve danışman hocalarına çok teşekkür ediyorum.’’ ifadelerini kullandı.

    Yarışmada birincilik Arı Kovanı adlı projeye verilirken proje danışmanı Öğr. Gör. Suat Şahin, projelerin gerçek hayatta da uygulanabilir bir proje olmasını istediklerini kaydetti.

    Şahin; “Proje konusunu araştırırken arıcılıkla uğraşan vatandaşlarımızın kış aylarında yaşadığı arı kaybını en aza indirebilecek bir tasarım yapma konusunda öğrencilerimizle fikir birliğine vardık ve bu projemizi hayata geçirdik. Yaptığımız projeyle yenilenebilir enerji kaynaklarını etkin bir şekilde kullanarak arıların kış aylarında ihtiyaç duydukları uygun yaşam ortamını sağlamayı amaçladık. Arı kovanlarının üzerine yerleştirdiğimiz güneş panelleri yardımıyla elde ettiğimiz elektrik enerjisini kaynak olarak kullandık. Sonuç olarak ortaya çok güzel bir proje çıkardığımız için öğrencilerim ve ben çok mutluyuz. Öğrencilerime emeklerinden dolayı teşekkür eder bundan sonraki hayatlarında da başarılarının devamını dilerim.’’  ifadeleriyle projeyi tanıttı.

    Finalde dereceler şu şekilde: 1. Akıllı Arı Kovanı, 2. Şarj Eden Peçetelik, 3. Kapanan Kasis, 4. Güneş Enerjili Bisiklet ve 5. Mini Güneş Takip Sistemi olarak belirlendi.

  • SUYA KAVUŞTULAR

    SUYA KAVUŞTULAR

    Merzifon İlçesine bağlı Akpınar Köyünün yetersiz olan içme suyu sıkıntısını çözüme kavuşturmak için Amasya İl Özel İdaresi Su ve Kanal Hizmetleri Müdürlüğüne bağlı teknik ekipler tarafından köyde jeofizik ölçümleri sonucu sondaj için en uygun yer tespit ederek ve sondaj açılmasına karar verdiler.
    Ekiplerin çalışmalarına bağlı olarak sondaj 150 metreye ulaştığında kuyuda büyük miktarda su girişi olduğu tespit edilirken ve sondaj işlemi sonucuna ulaşıldığında ise çakıllama ve borulama işlemi yapıldı. Kuyu inkişafı ve pompa tecrübesi sonucunda kuyudaki su veriminin 5 lt/sn olduğu ölçüldü. Bu ölçüm değerlerine göre Akpınar Köyünün yetersiz olan içme suyu ihtiyacının tamamının karşılanması düşünülüyor.
    İl Özel İdare Genel Sekreteri A. Faruk Aykutlu yaptığı açıklamada; “Küresel ısınmaya bağlı olarak ileride karşılaşacağımız en büyük tehlikelerden birinin susuzluk olduğunu bilinci ile genel iklim değişiklikleri ve birçok etmen bizleri bu sorun ile karşı karşıya bırakabilir. O yüzden doğal kaynaklarımızı ve çıkan suyumuzu en verimli ve tasarruflu şekilde kullanmaya özen göstererek köylerimizde yaşam şartlarını iyileştirip, içme suyu ihtiyacına büyük katkılar sağlamış olacağız” dedi.