Etiket: kan

  • Amasya Üniversitelilerden Ondokuz Mayıs Üniversitesi Gezisi

    Amasya Ondokuz Mayıs Üniversitesi Gezisi

    Amasya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Kentsel Tasarım ve Peyzaj Mimarlığı Bölümü son sınıf öğrencileri Dr. Öğr. Üyesi Bige Şimşek İlhan ve Arş. Gör. Mürşit Sönmez tarafından yürütülen Stüdyo-8 dersi kapsamında “Installing Up-To-Date Landscape Designs For The City Of Samsun” isimli bitirme projeleri için Samsun’a teknik bir gezi gerçekleştirdi.

    Bir doğal liman kenti olan Samsun’un kıyı şeridinde ve art alanında yer alan kritik kentsel bölgelerinde bir dönüşüm senaryosu ekseninde çeşitli ölçeklerde tasarım projeleri üretecek olan mezun adayı öğrenciler, gezinin ilk gününde; algıya dayalı çevre analizleri ve etüdlerini tamamlamak için çalışma alanlarında arazi keşifleri yaptılar.

    Gezinin ikinci gününde; Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Mimar İshak Memişoğlu ile Samsun kenti üzerine gerçekleştirilen söyleşinin ardından, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü ev sahipliğinde Dr. Öğr. Üyesi Burcu Müderrisoğlu, Dr. Öğr. Üyesi Çağlar Koşun, Hasan Yücel Ballı ve Arş. Gör. Semih İğci tarafından yürütülen “KENT 301-302 Kent Planlama IV-V” proje dersi kapsamında Şehir ve Bölge Planlama Bölümü 3. sınıf öğrencilerinin Samsun kenti üzerine üretmiş oldukları analiz, sentez ve planlama vizyonlarını dinleme fırsatı buldular.

    Teknik gezinin; öğrenciler için Samsun kentinin geçmiş ve güncel durumuna, potansiyeline ve genel meselelerine geniş ve disiplinler arası hatta disiplinler ötesi bir perspektiften bakmalarını sağladığını belirten ders yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Bige Şimşek İlhan, “Öğrenciler ve öğretim elemanları arasında etkileşimli bir diyalog imkânı sunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Sağlam ve Şehir ve Bölge Planlama Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi. Burcu Müderrisoğlu’na, misafirperverlikleri ve destekleri için Mimarlık Fakültesi öğretim elemanlarına, Şehir ve Bölge Planlama öğrencilerine içten teşekkürlerimi sunuyorum. Gezi süresince topladıkları alan keşfi verileri, söyleşi, seminer ve tartışmalardan kazandıkları öz bir kent bilgisi dağarcığı ve denizin sunduğu mavi enerji sayesinde yüksek bir motivasyonla Amasya’ya döndük. Teknik gezinin gerçekleştirilmesi için gerekli izin ve imkânı sağlayan Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, Rektör Yardımcısı ve Mimarlık Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Önder Duman’a da teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.

  • Ramazan ayı’nda içme suyu ücretsiz

    Ramazan ayı’nda içme suyu ücretsiz

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı Ramazan ayında içme suyunun ücretsiz olacağı müjdesini verdi.

    BELEDİYE RAMAZAN AYI BOYUNCA ŞEBEKE SUYUNDAN ÜCRET ALMIYACAK

    Belediye Başkanı Mehmet Sarı, “Ramazanın birinci gününden bayramın dördüncü gününe kadar evlerden ve iş yerlerinde akan şebeke suyundan ücret almayacağız” dedi.

    Görev süresinde 3. Yılı dolduran ve ramazan ayları boyunca ev ve iş yerlerinden şebeke suyu ücreti alınmadığını belirten Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Bu yılda ramazan ayında vatandaşların ekonomisine bir nebze katkı sağlamak için şebeke suyundan ücret almayacaklarını söyledi.

    ‘RAMAZAN BEREKETTİR, BÖLÜŞMEKTİR, PAYLAŞMAKTIR’

    Bu mübarek Ramazan ayında dostlukların gelişmesi ve güzelliklerin oluşmasını insanların gönüllerde buluşmasını arzu ettiklerini belirten Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı açıklamasında şunları kaydetti;
    “Ramazan berekettir, bölüşmektir, paylaşmaktır diyoruz. Biliyorsunuz 11 ayın sultanıdır ramazan. Bu mübarek ayın nimetlerinden faydalanmak lazım. Ramazan temizlenme ayıdır, muhabbet ayıdır, paylaşmak ayıdır. Bugün ayrıca yaşadığımız bir tevafuk var. Biz Amasya belediye başkanlığı görevine geleli tam 3 yıl oluyor. Nasip olursa 4’üncü yıla başladık. Bir tarafımızda mutluluk yaşarken, diğer taraftan da Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in ölüm yıldönümü nedeniyle hüzünlüyüz. Ona cenabı haktan rahmet diliyorum, Ruhu şad mekanı cennet olsun” dedi.

    ‘RAMAZAN AYI’NDAN BAYRAM SONUNA KADAR SU ÜCRETİ ALINMIYOR’

    Ramazanda vatandaşların ekonomisine bir nebze katkı sağlamak için bu yılda uygulamayı devam ettirdiklerini vurgulayan Sarı;
    “Ramazan’da vatandaşlarımızın ekonomisine destek olması amacıyla, Ramazan ayının birinci gününden itibaren 30’uncu günü ve bayram günleri de dahil bütün vatandaşlarımızdan bu süre zarfında su ücreti alınmayacaktır. Bu uygulamayı geleneksel hale getirmenin gururu içindeyiz. Bu yıl 4’üncü kez bu hizmeti vatandaşlarımıza sunuyoruz. Onun için inşallah Ramazan’ın bereketi, Ramazan’ın inayeti, Ramazan’ın muhabbeti ile bayram da dahil olmak üzere 35 gün geçireceğiz. Bu süre zarfında vatandaşlarımız bol bol su tüketimi yapabilirler” diye konuştu.

    ‘HER MAHALLEDE PİDE DAĞITIMI YAPILACAK’

    Ramazan ayı boyunca daha önceki yıllarda olduğu gibi mahallelerde ramazan pidesi dağıtmaya başlayacaklarını dile getiren Sarı açıklamasında;
    1-2 gün içerisinde başlayacağımız bir diğer uygulamamızda her mahallemizde her gün bin pide dağıtacağız. Bu süreç bayrama yaklaştığımız günlerde büyük mahallelerimizde 1500’ü bulacak ve ellerimizle ücretsiz şekilde vatandaşlarımıza dağıtacağımız toplam da 45 bin civarında pide dağıtımımız olacak”.

  • AMASYA AYNALI MAĞARA  CEPHE ÇİZİMLERİ ÖĞRENCİLER TARAFINDAN YAPILMAYA BAŞLANDI

    AMASYA AYNALI MAĞARA CEPHE ÇİZİMLERİ ÖĞRENCİLER TARAFINDAN YAPILMAYA BAŞLANDI

    Amasya’nın en görkemli tarihi eserlerinden biri olan ve “Aynalı Mağara” olarak bilinen anıtsal kaya mezarında, insan kaynaklı tahribatlar ve niteliksiz onarımlar nedeniyle eserin tarihi dokusuna uymayan sonuçlar ortaya çıkmıştır. Amasya Üniversitesi, İl Kültür Turizm Müdürlüğü ve Müze Müdürlüğü’nün iş birliği ile eser üzerindeki niteliksiz tabakanın kaldırılması ve tahribat izlerinin temizlemesi kararlaştırılmıştır. Bu kapsamda Tasarım Meslek Yüksek Okulu, Mimari Restorasyon Programı öğrencileri, Bölüm Başkanı Öğr. Gör. Hüseyin Onur Erdem ve Öğr. Gör. Turhan Arslan’ın kontrolünde çalışmalara başlamıştır.
    Bölüm Başkanı Erdem; “Çalışma kapsamında belgeleme amaçlı rölöve ve cephe çizimleri öğrenciler tarafından yapılmaya başlanmış olup, temizlik çalışmalarında kullanılacak en doğru müdahale yöntemlerinin tespiti için demo uygulamalar yapılarak çalışma planları hazırlanmıştır. Buna göre, çalışmaların iki aşamada tamamlanması öngörülmüştür. İlk aşamada mekanik temizlik yöntemleri kullanılarak niteliksiz tabakanın tahribatsız tekniklerle kaldırılması, ikinci aşamada ise kontrollü kimyasal temizlik yöntemleriyle insan kaynaklı tahribat izlerinin temizlemesi amaçlanmıştır” dedi.
    Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Önder Duman çalışmaları yerinde izledi. Rektör Yardımcısı Duman; “Mimari Restorasyon Programı’nın ilgili dersleri kapsamında yapılacak bu çalışmalar neticesinde hem öğrencilerin uygulama tecrübesi kazanması hem de üniversitemizin ilimiz kültür varlıklarına katkı sunması amaçlanmaktadır” dedi. Prof. Dr. Önder Duman, Tasarım meslek yüksekokulu öğrencilerine, Akademik ve İdari Personeli ile çalışmalara destek veren İl Kültür Turizm Müdürlüğü ve Müze Müdürlüğüne teşekkür etti.

  • AK PARTİ AMASYA İL TEŞKİLATINDAN KAN BAĞIŞINA DESTEK

    AK PARTİ AMASYA İL TEŞKİLATINDAN KAN BAĞIŞINA DESTEK

    Amasya Ak Parti Amasya İl Başkanlığı tüm teşkilatları ile kan bağışına destek olmak için Amasya Yavuz Selim Meydanında bulunan Kızılay Kan alma aracında buluştu.
    Vatandaşlarında ilgi gösterdiği kan bağışı kampanyasına ilk kan bağışında bulunan Ak Parti Amasya Merkez İlçe Başkanı Necmettin Topsakal oldu. Kızılay Kan Bağış aracı bir hafta boyunca Yavuz Selim Meydanında halkımıza hizmet vermeye devam

  • AŞIRI TERLEME HANGİ HASTALIKLARIN BELİRTİSİ OLABİLİR?

    AŞIRI TERLEME HANGİ HASTALIKLARIN BELİRTİSİ OLABİLİR?

    Havaların çok ısındığı bugünlerde güneşin tepe saatlerinde dışarda olmamaya, sık su tüketmeye, pamuklu ve açık renk kıyafetler giymeye ve aşırı efor harcamamaya dikkat ediyoruz. Kendimizi güneşin olası zararlı etkilerinden korumaya çalışıyoruz. Ancak, bu koşullar dışında kendimizde yine de aşırı terleme gözlemliyorsak uzmanlara göre bu bir hastalık belirtisi olabilir.
    Sıcak havalarda vücudumuzla ilgili en çok şikâyet ettiğimiz şey terleme olsa da aslında bu vücudumuz için iyi bir şey. Terleme vücudun sıcaklıkla baş etme yöntemi yani kendini soğutma sistemi. Fakat zaman zaman aşırı terleme ve belli zamanlarda terlemenin rahatsızlık verici seviyelere ulaşması tıbbi bir sorunun göstergesi olabilir.
    Terleme nedir?
    Terleme, vücut ısısı yükseldiğinde onu soğutmak için kullanılan normal bir mekanizmadır. Vücutta sıcaklığın yükselmesi sinir sistemini tetikler, beyin ve ardından ter bezleri uyarılarak terleme ile sıcaklık kaybı sağlanır. Aşırı terleme veya hiperhidroz ise fizyolojik ihtiyacımızdan daha fazla miktarda ve kişinin hayat standartlarını etkileyecek düzeyde olmasıdır. Eğer bu durum altta yatan herhangi bir hastalığa bağlı ise sekonder, bağlı olmadığı durumlarda primer hiperhidroz denir. Eğer kişiler kendilerinde aşırı terlemeden şüpheleniyorlarsa muhakkak uzman bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.
    Bu hastalıklar hangileri?
    Hipertiroidi: Kandaki tiroid hormonunun artması anlamına gelen hipertiroidi, vücuttaki kimyasal reaksiyonların hızlanmasına neden olduğu için vücut sıcaklığını ve dolayısıyla terlemeyi artırabilir. Aşırı terleme şikâyetiyle doktora başvuranlardan ilk istenen tetkiklerden biri tiroid hormonu ölçümüdür.
    Enfeksiyon hastalıkları: Genelde akciğerleri hedef alan, bulaşıcı bir enfeksiyon olan tüberküloz (verem) gibi hastalıklar, vücudun zararlı bakterilerle savaşması sırasında ateşin ve terlemenin artması gibi belirtiler gösterir.
    Diyabet: Kan şekerinin çok düşük ya da çok yüksek olması vücut dengesini bozarak aşırı terlemeye neden olabilir.

  • SAĞLIK DOSTU KARPUZ

    SAĞLIK DOSTU KARPUZ

    Bir porsiyonunun 60 kalori olması sayesinde diyet yapanların ve sağlıklı beslenenlerin tercihleri arasında yer alan karpuzun çok önemli faydaları bulunuyor. Tatlı krizlerini en hafif şekilde atlatmanın iyi bir yolu olan karpuz, obeziteden kalp hastalıklarına kadar pek çok rahatsızlığa karşı doğal bir koruma sağlıyor. Amasya İl Sağlık Müdürü Dr. Öner Nergiz, karpuzun faydaları hakkında bilgi verdi.

    Karpuz, su ve şeker içeriği yanında birçok vitamin ve mineral içeren düşük kalori mucizevi bir meyvedir. Özellikle yaz aylarının vazgeçilmez meyvelerinden biri olan karpuz, kilo kontrolüne de yardımcı olmaktadır. Ayrıca karpuz, tatlı krizlerini önlemek için de özellikle tercih edilmesi gereken bir meyvedir.

    60 kalorilik vitamin deposu
    Karpuz; C vitamini (16 mg), pantotenik asit, biotin, potasyum (230 mg), A vitamini, B1 vitamini, B6 vitamini, bakır, magnezyum için iyi bir kaynaktır. Bir porsiyon yani 200 gramlık bir karpuz 60 kalori olmasıyla da iyi bir diyet besinidir. 200 gram karpuz 15 gram karbonhidrat, 0,80 gram lif ve 8 miligram likopen içermektedir.

    Böbrek hastaları doktora danışmadan yememeli
    Her türlü sebze ve meyve, uzun yaşamın sırrı olarak değerlendirilmektedir. Birçok araştırma karpuz gibi bitkisel besinlerin tüketilmesini obezite, diyabet, genel ölüm oranlarının azalması, kanser ve kalp hastalıklarının azalması ile ilişkilendirmektedir. Ancak karpuz potasyum içeriği yüksek olan meyvelerden biridir. Bu sebeple potasyum kısıtlaması olanlarda, böbrek hastalarında tüketimi beslenme uzmanları kontrolünde olmalıdır.

    Karpuzun faydalarını biliyor musunuz?
    1. Bir porsiyon karpuz günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 16’sı karşılamaktadır.
    2. Karpuz kan basıncını düzenleyerek, tansiyonu kontrol altına almaktadır.
    3. Kanser savar bir besindir. Kanser vakalarında yan etkinin azalmasına yardımcı olmaktadır
    4. Vücutta yağ birikimini engellemektedir.
    5. Serbest radikalleri etkisiz hale getirip ve oksidatif stresi azaltarak kalbi korumaktadır.
    6. Çok iyi bir antioksidandır.
    7. Sindirimi düzenleyip, kabızlığı, hazımsızlığı önlemektedir.
    8. Susuzluğa çaredir.
    9. İçerdiği kolin sayesinde hafızayı güçlendirmektedir.
    10. Kas ağrılarını azaltıp, egzersiz sorası toparlanma süresini kısaltmaktadır.
    11. Cildi nemlendirip, saç hücrelerini geliştirmektedir.

  • ŞEHİDİMİZİN KANI YERDE KALMADI

    ŞEHİDİMİZİN KANI YERDE KALMADI

    İç Güvenlik Operasyonları Kapsamında Elazığ-Arıcak ilçesi Yoğunbilek köyü kırsalında, Elazığ İl Jandarma Komutanlığınca yapılan, Şehit Jandarma Uzman Çavuş Yıldıray Dönertaş-53 Operasyonu’nda 2018 yılında Diyarbakır’ın Dicle ilçesi kırsalında, terör örgütü PKK’ya yönelik yürütülen operasyonda el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit olan Amasyalı Uzman Çavuş Kadir Çakı’yı şehit eden terörist Ferhat Akgün ölü olarak ele geçirildi. Şehit Çakı’nın Amasya’daki evinde Uzman Çavuş Kadir Çakı’nın kanı yerde kalmadı. Uzman Çavuş Kadir Çakı’nın eşi Hanife Çakı ve 2 yaşındaki oğlu Alp Aslan Çakı babalarının kanlarının yerde kalmadığı haberini alınca sevindiler.

    Hanife Çakı, “2015 yılında evlendik. 3 yıl kadar nişanlı kaldık biz. 2015’te evlendik, ben 9-10 ay kadar eşimin yanına gidemedim. Evlendikten 1 hafta sonra eşim göreve gitti Diyarbakır’a. 9-10 ay kadar orada kaldık kayınpederlerimle beraber. Genelde görevlerdeydiler, çoğunluğu görevlerde geçiyordu zamanın. Çok nadir taburda kalıyorlardı. Büyük görevler oluyordu onlara gidiyorlardı. Her göreve çıktığında ben daha yeni geldin görevden biraz daha dinlensene. Hemen ne göreviymiş falan derdim. O da ‘bizim görevimiz bu, biz her zaman her daim hazırız, her zaman gideceğiz’ derdi. Bir defa dahi of dediğini ben hiç duymadım eşimden. Yani bugünde görev var, of göreve çıkacağız dediğini hiç duymadım, hiçbir zaman yorulduğunu, sıkıldığını duymadım. Kadir gibi birine eş olduğum için binlerce kez şükürler olsun. Rabbime bin kere şükür ki ona eş olmuşum, onun gibi bir adama eş olmuşum. Çünkü çok farklı bir insandı. Dünyada bir taneydi diyebilirim benim eşim. Çok iyiydi, el üstünde tuttu her zaman beni. Bir dediğimi asla iki etmedi. Ben hiç tartıştığımızı kavga ettiğimizi bilmiyorum doğru düzgün. Ne zaman tartıştıysak da hep benim kaprislerim yüzünden olmuştur büyük bir ihtimalle. Her zaman alttan almıştır. Çok iyi bir insandı, farklıydı yani” dedi.

    Eşi şehit olmadan bir hafta öncesi Afrin’de 8 şehit olduğunu hatırlatan Hanife Çakı, “Eşim o zaman görevdeydi, ben eşime mesaj atmıştım. Afrin’de 8 şehidimiz var demiştim, kaç eve ateş düştü, kaç evi yine yakıp kavurdular dedim. O da, ‘evet aileleri için çok büyük bir acı, çok büyük bir zorluk’ dedi. ‘Ama ne mutlu ki kardeşlerime şehit oldular. Keşke bize de nasip olsa’ dedi. Ondan sonra eşim görevden geldi, annemler aradı telefonla. Annem, ‘oğlum bak kaç tane şehitler var, şehidimiz var’ dedi. ‘Ne olur bırak gel’ dedi. ‘Bırak istemiyoruz hiçbir şey’ dedi. ‘Sana bir şey olursa Hanife’ye ne olacak’ dedi. Kadir de, ‘anne, bana bir şey olsa senin kızını el üstünde tutarlar’ dedi. ‘Devletimiz hiçbir zaman onu yalnız bırakmaz’ dedi. Ama gerçekten de öyle, eşim şehit olduğu günden beri beni her zaman baş uçlarında taşıdılar. Hala da öyle devam ediyor. Evet, kanı yerde kalmadı, ben zaten bundan emindim kanı yerde kalmayacaktı, eşimin arkadaşları benim ağabeylerim eşimin kanını yerde bırakmayacaklardı. Bundan emindim zaten. Eşim şehit olduğu zaman arkadaşları gelmişti, cenazesinden sonra mı, cenazesine mi katıldılar tam hatırlamıyorum. O zaman demiştim zaten ben ağabeylerime, eşimin kanını yerde bırakmayın dedim. Bin şükür eşimin kanını yerde bırakmadılar. Bundan da hiçbir zaman şüphe duymadım zaten. Kanı yerde kalmayacaktı, kalmadı da çok şükür. Çok teşekkür ederim hepsine, herkese. Rabbim hiç birine zeval getirmesin, ayaklarına taş değdirmesin. Rabbim her daim onları korusun” diye konuştu.

  • RAMAZANDA YÜRÜYÜN

    RAMAZANDA YÜRÜYÜN

    Amasya İl Sağlık Müdürü Dr. Öner Nergiz, sağlık sorunu olmayan kişilerin Ramazan ayında da spor yapabileceğini belirterek,  Ramazanda sağlıklı yaşam için en kolay ve ideal olan egzersizin iftar öncesi veya iftardan 1-2 saat sonra yapılacak yürüyüşler dedi.

    Oruçluyken gereğinden fazla ve zamansız yapılacak egzersizin yararından çok zararı olacağının da altını çizen İl Sağlık Müdürü Nergiz, Fiziksel aktivitenin sağlık üzerine olumlu etkileri saymakla bitmiyor. Egzersiz yüksek tansiyon, şeker hastalığı, aşırı kilo, kolesterol ve hareketsizlik gibi risk faktörlerini önlemeye yardımcı oluyor. Kişinin ruhsal dengeyi korurken enerji seviyesini geliştirip stresten uzaklaşmaya katkıda bulunuyor. Kemik ve kas sağlığını destekleyen egzersiz, kan basıncını düşürüyor ve vücutta oluşan toksinlerin dışarı atılmasına yardımcı olduğunun belirtti.

    Son yıllarda sıcak yaz günlerine rastlayan ve oruçlu geçilen sürelerin uzadığı Ramazan ayında egzersizin tartışılan bir konu olduğunu söyleyen Nergiz, kişinin bir sağlık sorunu yoksa Ramazan süresince daha önce yapılan egzersiz ve fiziksel aktivitelere devam etmesinde bir sakınca olmadığını söyledi.

    İftar öncesi veya iftarı takip eden saatlerde (1-2 saat sonra) yapılacak yürüyüşlerin sağlıklı yaşam için en kolay ve ideal olan egzersiz olduğunu belirten Nergiz, bu dönemlerde yapılacak sporun ardından su içilip, yemek yenilebileceği için aç karnına egzersiz yapmanın olumsuz etkileri daha az hissedileceğini söylüyor. Eğer iftarın ardından aktivite yapılacaksa iftarda fazla yağlı, sindirimi zor besinler tüketilmemesi ve spor için yemeğin üstünden 1-2 saat geçmesinin beklenmesi gerektiğini hatırlatan Nergiz, aktivitenin ardından tekrar hafif besinler yenilebileceğini anlatıyor.

    Vücuttaki su kaybı kas gücünü de azaltıyor

    İftarın ara öğün ile bölünmesinin hem iftarı takiben yapılan egzersizde oluşabilecek olası olumsuzlukları engelleyeceğini hem de metabolizma ve sindirim sistemi açısından daha ideal olduğunu belirten Nergiz, oruçluyken gereğinden fazla ve zamansız yapılacak egzersizin yararından çok zararı olacağının da altını çiziyor. Nergiz açıklamasının devamında şunları kaydetti: “Bilinçsiz ve ağır bir antrenman yapmak, ciddi miktarda fazladan sıvı harcanmasına neden olacağı için oruç tutmayı zorlaştırır. Ayrıca vücutta sıvı eksikliği yaşanacağı için antrenman performansı da kayda değer oranda düşer. Yüzde 3 su kaybında bile kas gücünüz yüzde 12 oranında azalır. Ayrıca antrenmanların uzun ya da zorlayıcı olması durumunda aşırı su kaybı gerçekleşirse felç, kalp krizi gibi çok daha olumsuz ve hayati sorunlara bile kapı açar.”

    Sahurdan birkaç saat sonra egzersiz yapılabilir

    Nergiz, Antrenman saati olarak sahurdan birkaç saat sonrası (sabah) veya gün içi yerine sporcuların kayıplarını rahatlıkla yerine koyabilecekleri iftardan önceki saatleri veya iftar ile teravi arası zamanı tercih etmeleri gerektiğini hatırlatıyor. Antrenman saatindeki bu değişikliğin vücudun biyolojik saatinin de değişmesine neden olduğunu ifade eden Nergiz, “Vücudun buna uyum sağlaması 7-10 gün sürebilir. Dolayısıyla sportif performans açısından etkileniminin en önemli olduğu dönem oruç tutulan ilk haftalardır. Ramazanda antrenmanın dozunun, şiddetinin azaltılması uyum sürecinin daha sorunsuz geçmesini sağlayabilir” diye konuştu.