Etiket: kadro

  • USTA ÖĞRETİCİLER DESTEK BEKLİYOR

    USTA ÖĞRETİCİLER DESTEK BEKLİYOR

    Meslek Eğitimcileri Usta Öğreticiler Federasyonu Kültürel Sanatların elçileri usta öğreticiler ,Özlük haklarının eşitlenmesi için kriterler belirlenerek kadro tahsislerinin gerçekleştirilmesi eşit çalışma koşullarının oluşturulması ve mağduriyetlerin giderilmesi için Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan ve TBMM’nin Milletvekillerinden destek beklediklerini belirtti.
    Meslek Eğitimcileri Usta Öğreticiler Federasyonu konuyla ilgili olarak “Usta Öğretici  Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı Halk Eğitim Merkezinde kısmi zamanlı çalışan 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen  sorumlulukları yerine getirmekle birlikte emeklerinin karşılığı olan sosyal haklardan mahrum kalan emek çalışanlarıdır.
    Biz Usta Öğreticiler,
    1.Milli Eğitim Bakanlığı tarafından memur ya da sözleşmeli olarak kabul edilmekte,
    2.Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından işçi olarak sayılmakta,
    3.Hiçbir özlük hakkına sahip olmadan ücretleri, resmi tatiller, doğum izni vb. günlerde kesintiye uğramaktadır.
    4.Aldıkları ücret asgari ücretin altında olup sosyal güvenceleri bulunmamaktadır.
    5.Usta Öğreticiler Kurumlarına 20-25 yıl hizmet etmelerine rağmen kıdem tazminatı alamamaktadırlar.
    6.Emeklerine rağmen kurs onayları yenilenmezse işsiz kalmakta işsizlik sigortasından faydalanamamaktadır.
    Usta Öğreticilerin yaşadığı sıkıntıları gidermek ve hizmetlerinin karşılığı olan özlük haklarının tesis edilmesini sağlamak.
    Özlük haklarının eşitlenmesi için kriterler belirlenerek kadro tahsislerinin gerçekleştirilmesi eşit çalışma koşullarının oluşturulması ve mağduriyetlerin giderilmesi konusunda Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan ve TBMM’nin saygıdeğer Milletvekillerinden destek beklemekteyiz” şeklinde açıklamalarda bulundu.

  • ÇİLEZ, TBMM’DE YASALAŞAN TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRDİ

    ÇİLEZ, TBMM’DE YASALAŞAN TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRDİ

    AK Parti Amasya Milletvekili, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Hasan Çilez, TBMM Genel Kurulunda görüşülmekte olan 90 Sıra Sayılı Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında görüşlerini açıkladı.

    Meclis kürsüsünde milletvekillerine hitap eden, “Afrin’de şehit olan Uzm. Onb. Mikail Candan kardeşimizin Rabbim şahadetini kabul etsin, milletimizin başı sağ olsun. Görevi başında şehit olan öğretmenlerimizi sağlık görevlilerimizi ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum diyerek konuşmasına başlayan Hasan Çilez değişiklik yapılacak olan kanunlar ve kanun hükmünde kararnameler hakkında yaptığı açıklamada, “Mevcut teklifin görüşmeleri sona erdi. Teklifin yasalaşması ile birlikte milli eğitim hizmetlerinin çağın gereklerine uygun, daha yüksek standartta, daha etkin ve kaliteli olabilmesi için çeşitli düzenlemeler yapılmış olacaktır. Yine bu çerçevede yetki ve sorumluluklar tanımlanarak, uygulama birliği tesis edilmiş ve kamu kaynaklarının kullanımında etkinlik sağlanmış olacaktır. Bu teklifle birlikte; 66 ay olan okula başlama yaşı 69 aya çıkarılmıştır. Milletlerarası okulların açılması ve ruhsatlandırılması ile eğitim öğretim takvimleri ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Milli eğitim ve sağlık bakanlığı ile diyanet işleri başkanlığında görev yapan personel için kadroya geçme sürecindeki zorunlu hizmet süresinin 6 yıldan 4 yıla düşürülmesi sağlanmıştır. Milli eğitim bakanlığı yetki ve uhdesinde olan yükseköğrenim yurtlarındaki hizmetlerin bu alandaki tecrübeleri sebebiyle gençlik ve spor bakanlığına devredilmesi sağlanmış, çıraklık eğitimi ile ilgili düzenlemeler yapılarak eğitim istihdam arasındaki bağlantı güçlendirilmiştir. Bu bağlamda mesleki eğitim merkezlerinin OSB yönetimlerince ve özel sektör tarafından açılabilmesi sağlanmıştır. Böylece nitelikli işgücü ihtiyacının üretim sektörüne düzenli arz edilmesinin önü açılmıştır. Meslek liselerinin üretim sektörüyle uyumlu hale gelebilmesi kalifiye personel ihtiyacını giderecek ve işçi verimliliğini yükseltecektir. Bu ilişkinin güçlenmesi için gerekli istihdam ve teşvik politikalarına da ihtiyaç olduğu aşikârdır. Yüksek teknoloji ihraç edebilmemiz için yani yükte hafif pahada ağır ürün ihracı için eğitim seviyemiz yükseltilerek iş dünyamızla birlikte çalışabilir hale getirilmesi gerekmektedir. Ak parti iktidara geldiği 2002 yılından sonra her yıl en büyük bütçeyi milli eğitim alanına ayırmıştır. Bu sayede milli eğitim alt yapımız çok güçlenmiş, okullarımızın işlevselliği ve kalitesi yükselmiştir. Bugün eğitimde yapılan okulları ve altyapıyı tamamlamayı küçümsemek güneşi balçıkla sıvamaktır. Bu yatırımları küçümseyenlere geçmişin 45-50 kişilik sınıflarını hatırlatmak gerekir. 27 öğrenciye 1 öğretmen düşerken bu sayı 17 öğrenciye 1 öğretmen olacak şekilde öğretmen sayımız artırılmıştır. Ders kitapları ücretsiz dağıtılmış bütün yavrularımızın okula gitmesi sağlanmıştır. Okul öncesi eğitimden üniversiteye kadar her kademe vatandaşımız açısından daha ulaşılabilir olmuştur. Tüm milli eğitimdeki öğrenci sayımız ve 18 milyonu yükseköğrenim gören öğrenci sayımız 7,5 milyonu bulmuş toplam 25,5 milyon öğrenci sınırına gelinmiştir. Dünyada 143 ülkenin nüfusunda fazla öğrencimiz vardır. Önceki dönemlerde çoğunlukla eğitimli ve zengin insanların çocukları üniversite tahsili yapabilirken, bugün üniversiteler her ilde açılarak yaygınlaşmış ve ulaşılabilir olmuştur. Maalesef yaygınlaşan yükseköğrenim imkânı da bazı çevrelerce sulandırılmaya çalışılmaktadır. Eğitim ideolojik çatışma alanı değildir. Milli ve bekamızı ilgilendiren en önemli meselelerin başındadır. Asıl olan okullarımızın ilim ve irfan yuvaları olarak hizmet vermeleridir. Yavrularımızın hayata atılmadan önce bilgi ve beceriyle, ilim ve irfan ile geçmişini bilerek geleceğe köprü atabilecek kabiliyetlerle donatılması gerekmektedir. Kendisine, ana babasına, ailesine, vatanına, milletine ve insanlığa hayrı olacak, ben değil biz diyebilen bireyler yetiştirmek ana amacımız olmalıdır. Terbiyenin talim kadar önemli olduğu bir sistem kurmamız geleceğimiz açısından son derece önemlidir. Uluslararası arenada rekabet edebilecek, bilgi, beceri, lisan ve özgüvene sahip bir nesil yetiştirmemiz gerekmektedir. Yine ak parti iktidarları döneminde öğretmenlerimizin yaşam standartları ve ekonomik durumları oldukça yükselmiştir. Milli eğitim bakanlığımızın 93 bin öğretmen açığı tespitini Sayıştay raporuna atfen 153 bin öğretmen açığı vardır şeklinde değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Eğitim politikalarını, hedeflerini ve amaçlarını belirleyen kurum milli eğitim bakanlığıdır. Öğretmen ihtiyacı da bu politikalar sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu alan siyasi getirim alanı olmamalıdır. Sayın başkan, değerli milletvekilleri, kanun teklifimizin, ülkemize ve milli eğitim camiamıza hayırlı olması dileklerimle lehte oy kullanacağımı belirtiyor gazi meclisimizi ve aziz milletimizi saygı ve hürmetle selamlıyorum”  ifadelerini kullandı.

  • SANCAK; “SANDIKTAN ÇIKAN SONUÇ BAŞARININ GÖZÜKEN YÜZÜDÜR”

    SANCAK; “SANDIKTAN ÇIKAN SONUÇ BAŞARININ GÖZÜKEN YÜZÜDÜR”

    Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak; İstanbul Türkiye Mozaiğinin yansıması olarak, Anadolu insanının bakışı olarak ve oy kullanan İstanbulluların kanaatinin yansıması olarak seçim sonucu olarak sandıktan çıkan başarının gözüken yüzüdür.’’ dedi.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak; ‘’Bu seçim sonucuna etki eden en önemli faktör Anadolu insanının İstanbul seçimlerine müdahale etmesi ve kendisini İstanbul Seçimlerinde özgür iradesi ile ifade etmesidir. Anadolu da illerde, ilçelerde yapılan yerel yönetim seçimlerinde önemli olan faktörler vardır, bu faktörler İstanbul seçimlerinde umutsuzluğu umuda çeviren Anadolu İnsanı ile yok edilmiştir.” dedi.

    Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak açıklamasının devamında; “İl ve İlçelerde yapılan seçimlerde önemli olan faktörler; Belediyeye ait şirketlerde kadrolu veya mevsimlik işçi olarak çalışanlar, Bankamatik haksız maaş alan işsiz partililer, Belediye ye ait Park, Bahçe, Otopark işletmelerini haklı veya haksız elde edenler, Ayakçılar, Parkomatçılar, İmar yolsuzluğu, İmar tadilatları yaparak şehirlerin siluetini bozarak haksız kazanç elde eden Müteahhitler, Parti de görevli olarak bulunup bulundukları yerlerde iş takibi yapanlar, gıda, giyecek, iaşe yardımları alanlar, iktidar nimetlerinden bende faydalanabilirim diye düşünenler, partililerin tehditkâr uyarıları ile oyunu verenler ve bundan medet umanlar, Belediyeye iş yapan müteahhitler ve bunlara bağlı taşeronlar saymakla bitmeyen haksız kazanç elde eden ve bu kazançlarını kaybedeceğini düşünen insanlar etkili oldular ve yerel seçimlerde iktidar partisine AKP ye oy verdiler. Ancak bunlar dahi bıktılar usandılar aslında kendilerine verilenin hakları olduğunu biliyorlardı ancak küçük şehirlerde her kez birbirini tanıdığı için, neler yaptığını bildiği için etki altında kalıyordu.

    Baktılar ki bu böyle gitmeyecek, Korku içinde yaşamak Anadolu insanına ters bir duygu, bu nedenle haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, talana, soyguna, haksız kazançların aslında kendilerinin kazancı olduğuna, ancak haksız kazançmış gibi bu kazancı temin ettiklerini söyleyenlerin çok büyük haksız kazançlar elde ettiğini gören ve buna isyan eden Anadolu insanı İstanbul’a çıkartma yaptı İstanbul yeniden fetih edilmiştir. Anadolu insanı yurduna yapılan, milletine yapılan bu haksızlığa karşı top yekûn isyan etmiştir. İstanbul da yaşayan eş, dost, akraba, arkadaş, iş yaptığı, iş yaptırdığı, dili, dini, ırkı, mezhebi, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel durumu ne olursa olsun hiçbir fark gözetmeksizin, farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak düşünerek bizzat aramış, konuşmuş, rica etmiş gücünü birleştirerek seçimin sonucunu tayin etmiştir. ’dedi.

    Anadolu insanın isyanı, tepkisi AKP Belediyeciliğinedir diyen Sancak; “AKP Belediyeciliği tüm yurtta İstanbul ile birlikte yenilmiştir, yok sayılmıştır, iflas etmiştir, Bunlarla birlikte AKP Yerel yönetimler kadrosunun da zayıf aldığı sınıfta kaldığı, artık yönetemez, güven duyulamaz, şaibeye açık olduğu kanaati ortaya çıkmaktadır.

    İstanbul yeniden fetih edilmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda ilerleyecektir. Cumhuriyetin ilkelerini uygulayacak, geliştirecek, muasır medeniyetler seviyesine, tam bağımsız Türkiye ideali ile ulaşacaktır.

    Tüm insanlarımızı seviyoruz, ülkemizde doğan her çocuğu kendi evladımız olarak, ölen her insanımızı anamız, bacımız, kardeşimiz, babamız, atamız olarak görüyoruz. Şehitlerimizi gönlümüzde, yüreğimizde yaşatıyoruz, gazilerimize saygı duyuyoruz. Oy veren vermeyen, katkı sunan sunmayan, varım ülkemi seviyorum diyen herkese sevgi ve saygılar sunuyoruz. Teşekkür ediyoruz.

    Milletimiz görevini yapmıştır, sadece İstanbul’da değil tüm yurdumuzda değişime uğrayan yerel yönetimlerden ve devam eden yerel yönetimlerden birlik beraberlik, hak, hukuk, adalet, insanları ayrıştırmayan, particilik yapmayan, haksız kazanç sağlamayan, cumhuriyetin değerlerine saygılı ve sahip çıkan, kurucu iradeyi esas alan düşünce kurum ve kuruluşları ile çalışan özgür bağımsız demokratik bir irade, yönetim bekliyoruz. Ne Mutlu Türküm Diyene, Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye.’’ ifadelerini kullandı.

  • AMASYA İL BASKETBOL TEMSİLCİLİĞİNİN BÜYÜK BAŞARISI

    AMASYA İL BASKETBOL TEMSİLCİLİĞİNİN BÜYÜK BAŞARISI

    Türkiye Basketbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı 2019-2020 sezonunda Basketbol İl Temsilcisi ve Türkiye Basketbol Federasyonu Lig Kurulu Temsilcisi Rafet Demir’i Federasyonun 40 kişilik hakem değerlendiricisi kadrosuna dâhil ederek önemli bir göreve daha getirdi.

    Ayrıca; başarılı il hakemlerimizden Fatih Oğuzhan ise 2019-2020 basketbol sezonunda C Klasmanı Hakemi olarak liglerde düdük çalacaktır.

    Türkiye Basketbol Federasyonunun çeşitli kategorilerinde ilimizi temsil eden Rafet Demir’e ve 2019-2020 sezonunda liglerde düdük çalacak klasman hakemimiz Fatih Oğuzhan’a görevlerinde başarılar dileriz.

  • “SENDİKANI SORGULA GELECEĞİNİ KARARTMA!”

    “SENDİKANI SORGULA GELECEĞİNİ KARARTMA!”

    Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, MEB ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nda çalışan sözleşmeli personelin 3+1 düzenlemesi için Meclis’e önerge verildiğinin ortaya çıkması üzerine bir açıklama yaparak, diğer kamu çalışanlarını kapsamayan böyle bir düzenlemenin vicdanları yaralayacağını söyledi. MEB ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nda sözleşmeli çalışan personelin 3+1 düzenlemesiyle ilgili TBMM’ne verilen önerge de diğer kamu çalışanlarının bulunmadığını, bunun Anayasa’ya aykırı olduğunu belirten Taşkın, böyle bir düzenlemenin büyük rahatsızlık yarattığını belirterek açıklamasında şu ifadelere yer verdi.

    “Sözleşmeli Diyanet İşleri Başkanlığı personeli ile Sözleşmeli Öğretmenlerin 3+1 düzenlemesi ile 3 yıl sözleşmeli 1 yıl kadroya atandıktan sonra bulunduğu yerde görev yapıp tayin isteme hakkına sahip olabilmesi için AK Parti tarafından TBMM Başkanlığı’na kanun teklifi verilmiştir. Bu düzenleme daha önce 4+2 şeklindeydi. Tüm kurumlarda da bu şekilde devam edilmektedir. Önerge de diğer kamu çalışanlarıyla ilgili bir düzenlemenin bulunmaması tüm kamu çalışanlarını üzmüştür. TBMM Başkanlığına verilen kadro düzenlemesinde sağlık çalışanlarının bulunmaması ayrıca düşündürücüdür! Hâlbuki sağlık teşkilatlarında çok daha fazla sözleşmeli çalışan personel bulunuyor. Üstelik sağlık hizmetlerinin görev sorumluluğu diğerlerinden daha ağır. 560 bin sağlık çalışanı 81 milyona hizmet veriyor. 24 saat esasına göre hizmet sunan sağlık teşkilatlarının insan sağlığı üzerine hizmet veren kurum olduğu dikkate alındığında, özellikle bu kurum da sözleşmeli çalışan personelin kadroya geçirilmesinde önem ve önceliğin olduğu anlaşılacaktır. Bir kere daha ifade etmek istiyorum ki 3+1 düzenlemesi sağlık çalışanlarının öncelikli hakkıdır. Yorucu ve yoğun emek isteyen sağlık hizmetleri çalışanlarının kadro kapsamı dışında tutulmasına kesinlikle karşıyız. Ancak sendika olarak, diğer kurumlar da çalışan tüm sözleşmeli personelin kadroya alınmasından memnuniyet duyarız. Kurumlar arası ayrımcılığın gerekçesi olamayacağı gibi, sadece iki kuruma kadro düzenlemesinin öngörülmesini anlayabilmiş değiliz. Anayasa’ya ve adalet kavramına aykırı böyle bir düzenlemenin geri çekilerek tüm kamu çalışanlarını kapsayan bir düzenlemenin yapılmasından yanayız. Malum sendikanın “yetkili ama etkisiz sendika” olduğu bir kez daha anlaşılmıştır. Sarı sendikacılık böyle bir şeydir! Yetkiniz vardır ama kimse sizi dinlemez, taleplerinizi umursamaz. Bu nedenlerle sağlık çalışanlarına sesleniyorum: Sendikanı sorgula geleceğini karartma!”

  • BAŞKAN TBB MECLİS TOPLANTISINDA

    BAŞKAN TBB MECLİS TOPLANTISINDA

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı ve MHP Belediye Meclis Üyesi Ömer Eliaçık Ankara’da yapılan Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) 2019 Yılı Dönem Başı Olağan Meclis Toplantısı’na katıldılar. Yapılan seçim sonucunda TBB ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin yeniden TBB Başkanlığına seçildi.

    31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimlerinin ardından gerçekleştirilen Türkiye Belediyeler Birliği 2019 Yılı Dönem Başı Olağan Meclis Toplantısı’nda TBB ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin yeniden TBB Başkanlığına seçildi.  Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un teşrif ettiği toplantıya Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı ve çok sayıda belediye başkanı ve meclis üyesi katılım sağladı. Ankara’da yapılan toplantı kapsamında Birlik Başkanı Fatma Şahin’in başkanlığında görev yapacak encümen üyeleri de seçimle belirlendi.

    TBB Genel Sekreter V. Ahmet Kazan 2019 Yılı Faaliyet Raporuna ilişkin meclisi bilgilendirdi. 2019 Yılı Bütçe Kesin Hesabının Görüşülmesi, Sosyal Denge Sözleşmesi İçin Yetki Verilmesi, Kadro ve Derece Değişikliği, Sözleşmeli Personelin Ücretlerinin Belirlenmesi başlıklı gündem maddeleri görüşülerek oy birliğiyle karara bağlandı.

    TBB Encümen Üyeleri Seçildi

    Yapılan oylama neticesinde encümen üyeleri belirlendi. Buna göre; Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkkılıç, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, Yozgat Belediye Başkanı Celal Köse, Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Mamak Belediye Başkanı Murat Köse, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz TBB encümen üyeliğine seçildi.

  • TAÇ MERASİMİYLE HAFIZ OLDULAR

    TAÇ MERASİMİYLE HAFIZ OLDULAR

    Amasya İl Müftülüğü tarafından Helvacı ve Ziyaret kasabası Kız Kur’an Kursunda hafızlık eğitimini tamamlayan 67 öğrencinin hafız unvanı aldı.
    Bayanlara yönelik “Hafızlık Cemiyeti” programı düzenlendi. Programa Diyanet İşleri Başkanlığı Kadro Terfi ve Daire Başkanı Ayten Koç, Amasya İl Müftüsü Abdulkadir Keşvelioğlu, İl Müftü Yardımcısı Emine Uysal, Protokol eşleri ve vatandaşların katılımıyla gerçekleşti.
    Programda selamlama konuşması yapan Müftü Keşvelioğlu, ilk hafızın Peygamber Efendimiz (s.a.v.), sonrasında ise vahiy kâtipleri olduğunu söyleyerek o günden itibaren Kur’ân’ı ezberleyerek zihinlerinde muhafaza edenlerin Allah katındaki değerini ifade etti. Keşvelioğlu “Hafızların Kur’ân-ı Kerim’i zihinlerinde hıfzettikleri gibi Kur’ân’ın hayatlarında da muhafız olması” konuşmasını duayla bitirdi. Ardından Daire Başkanı Ayten Koç; ‘Sizin en hayırlınız Kur’ân’ı öğrenen ve öğretendir.’ hadisi ve Allah’ın ayetlerini öğrenerek uygulamanın önemini ifade eden diğer hadislerle hafızların ‘canlı Kur’ân’ addedildiğine değindi. Konuşmaların ardından Hafız olan öğrencilere diplomaları ve hazırlanan hediyeleri protokol üyeleri tarafından verildi. İlahi, salavat ve tekbirlerin yer aldığı Hafızlık Taç Giyme Merasiminde okunan aşr-ı şeriflerin ardından İl Müftü Yardımcısı Emine Uysal’ın Hafız öğrenciler için yaptığı duasıyla program bitirildi.

  • 3600 EK GÖSTERGE KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR!

    3600 EK GÖSTERGE KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR!

    Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, söz verildiği halde bugüne kadar gerçekleşmeyen 3600 ek gösterge konusunda basın açıklaması yaptı.
    Necip Taşkın, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Kamu çalışanları zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilmekte zorlanıyor. Kamu çalışanları yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Devletin, vatandaşın sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için önlem alması ve yaşama standartlarını yükseltmesi gibi Anayasal bir görevi vardır.
    Kamu çalışanları kendilerine verilen sözlerin yerine getirilmesini beklemektedir. Özellikle sağlık teşkilatlarında özverili bir şekilde çalışan, darp edilen, öldürülen sağlık çalışanlarının kadro ayırt edilmeksizin 3600 ek göstergeyi hak ettiklerinin bilinmesinde yarar var. Ek göstergenin 3600’e yükseltilmesiyle sağlık çalışanları biraz olsun rahatlayacaktır. Ek göstergenin kadro ayrımı yapılmadan bütün sağlık çalışanlarına verilmesini ısrarla istiyoruz. Çünkü ek göstergenin yükselmesi demek maaşların, emekli ikramiyelerinin ve emekli maaşlarının yükselmesi demektir. Ayrıca üniversite mezunu sağlık çalışanlarının mağduriyetleri de önlenmiş olacaktır. Zira bu konu, sağlık teşkilatlarında çalışan çeşitli meslek gruplarını yakından ilgilendiriyor.
    Sendika olarak, 3600 ek gösterge düzenlemesinin sağlık teşkilatlarında halen çalışmakta olanları değil, aynı zaman da sağlık teşkilatlarından emekli olanları da kapsayacak şekilde bütünsel bir çalışma yapılmasını istiyoruz. Bu çalışma ilköğretimden üniversite mezunlarına kadar bütün sağlık çalışanlarını kapsamalıdır. Açıklandığı şekilde yapılacak bir düzenleme vicdanları yaralar, çalışma barışını bozar. Devlet, kamu çaalışanları arasında ayrımcılık yapamaz. Bu hususların özellikle dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenlerle 3600 ek gösterge konusunda verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz. Sendika olarak, 3600 ek gösterge bizim kırmızı çizgimizdir.”