Etiket: istihdam

  • AMASYA’NIN KİRAZLARI RUSYA VE ALMANYA’DA

    AMASYA’NIN KİRAZLARI RUSYA VE ALMANYA’DA

    Amasya’da üretilen kirazlar Rusya ve Almanya’ya ihraç ediliyor.

    Beşgöz mevkiindeki soğuk hava deposunda bantlardan gelen kirazlar boy boy ve kalite kalite ayrılarak, soğutulduktan sonra paketlenip, kutulanarak ihracata hazır hale getiriliyor. Turizm, kültür ve tarım şehri olan Amasya’da kiraz artı istihdam sağlamasından dolayı önemli tarım ürünleri arasında da yerini almış durumda. Her soğuk hava deposu ve işleme tesisinde ortalama 140 kişi çalışıyor.

    Amasya Valisi Osman Varol, “Amasya’mız özellikle kiraz üretiminde iddialı bir konumda. 2018 yılı içerisinde ilimizde yaklaşık 36 bin ton kiraz üretimi gerçekleşti. Bu üretimin 6 bin 7 bin ton bandındaki kısmı da ihraç edildi. İhracat pazarlarımızda özellikle Batı Avrupa ve Rusya bulunmakta. Bu yıl bir miktar kiraz alanımız yaklaşık bin 500, 2 bin dekarlık alanımız yani 26 bin dekarın bin 500, 2 bin dekarlık alanı doludan olumsuz bir biçimde etkilendi ama bu üretimin genel hacmine çok fazla zarar verecek bir husus değil, hasat şu an sona ermek üzere. Özellikle çok yüksek birkaç köyümüzde şu an devam etmekte, o da sona ermek üzere fakat burada çok ciddi bir biçimde ihracat çalışmaları yapan firmalarımız var. Bunlar çalışmalarını devam ettiriyorlar. Malumunuz bu bir süre soğuk hava deposunda bekletiliyor ayrıldıktan tasnif edildikten sonra, daha sonrasında da ihracat pazarlarına ulaşıyor. Bu çalışmalar devam ediyor. Biz üretim miktarı olarak yine 2018 yılındaki üretimi bir miktar geçmeyi bekliyoruz bu yıl. İhracat miktarında da yine aynı oranı, geçen yılki oranı yakalayarak onda da bir miktar artış bekliyoruz çünkü özellikle verimli bir dönem olduğunu verimli bir yıl olduğunu düşünüyoruz. Geçtiğimiz yıl kiraz üreticilerimizin yaşadığı sorunları bu yıl yaşamadık onun için geçen yıla göre üretimimizde ve dolayısıyla ihracatımızda da artış bekliyoruz. Biz kiraz üretiminde Türkiye’nin dördüncü iliyiz. Yaklaşık olarak Türkiye’deki hacmin 2017 yılı için yüzde 6, 6,5’ini, geçtiğimiz yıl için 4,5’ini üreten Türkiye’de bu konuda iddialı olan iller arasında yer alıyoruz. Ayrıca bu konuda valilik olarak yaptığımız bir takım çalışmalar da var. Bir kiraz eylem planımız var. Bununla hem üretimdeki kalite ve kalibrasyonu artırmayı hem de kiraz alanlarımızı genişleterek, modern üretim tekniklerini çiftçimizle buluşturup, onların hem daha fazla kazanç elde etmesini hem daha fazla üretim yapmasını sağlayacak bir dizi adımdan oluşan bir eylem planımız da var. Şu an onun uygulaması devam ediyor. Amasya’mızdan burada yetiştirdiğimiz bu güzel kirazlar öncelikle Rus pazarına ve Alman pazarına ulaşıyor. Düzenli bir biçimde gidiyor, orada ciddi bir pazar oluşmuş durumda. Amasya kirazının Rusya’da ve Almanya’da sofraları süslediğini söyleyebiliriz” dedi.

    Son olarak kutulanan kirazlar, soğumaya bırakıldıktan sonra ihracata hazır hale geliyor.

  • TOBB BAŞKAN YARDIMCISI MURZİOĞLU VE KIRLANGIÇ’DAN VALİ ZİYARETİ

    TOBB BAŞKAN YARDIMCISI MURZİOĞLU VE KIRLANGIÇ’DAN VALİ ZİYARETİ

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ile Amasya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kırlangıç, Vali Dr. Osman Varol’u ziyaret etti.
    Vali Varol, TOBB genel kurulunda TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen ve aynı zamanda Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olan Salih Zeki Murzioğlu’na başarılar dileyerek yeni görevinin hayırlı olmasını temenni etti. Ekonomi ve istihdam alanlarındaki çalışma ve projelere ilişkin fikir alışverişinde bulunduğu konuklarına ziyaretleri için teşekkür etti.
    Amasya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kırlangıç, ilgisi ve misafirperverliği dolayısıyla Vali Varol’a şükranlarını sundu.

  • LİSELİLER LETONYA’DA

    LİSELİLER LETONYA’DA

    Amasya Sabuncuoğlu Şerefeddin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Erasmus+ kapsamında Hasta, Yaşlı ve Bedensel Engelli Bakımında İstihdam Odaklı Avrupa Stajı projesi kapsamında 10 öğrencisi ile 27 Ocak- 16 Şubat 2019 tarihleri arasında Almanya Hareketliliğinden sonra şimdi de 1 refakatçı öğretmen ve 5 öğrencisi ile 07 Temmuz 2019 – 27 Temmuz 2019 tarihleri arasında Biedriba “Rujienas senioru maja”, Rujiena / Letonya’da staj yapmak üzere bulunacaklar. 7 Temmuz’da İstanbul Havalimanından hareket eden öğrenci grubunun heyecan ve mutlulukları gözden kaçmadı.
    Proje kapsamında öğrenciler mesleki bilgi ve becerilerini arttırmanın yanı sıra aynı zamanda kültürel faaliyetlerle ve boş zamanlarda yapılacak olan gezilerle bulundukları ülkeyi tanıma, Avrupa Kültürünü, iş hayatını, dillerini, eğitim ve sağlık hizmetlerini yakından görme imkânını yakalamış olmanın yanı sıra kültürümüzü en iyi şekilde temsil etme fırsatını da yakalamış olacaklardır. Ayrıca bu proje hareketliliği sayesinde öğrencilerin yabancı bir ülkede bulunmakla kendilerine olan güvenlerinin de artacağı düşünülüyor.

  • 3876 HANEYE YARDIM ZİYARETİ

    3876 HANEYE YARDIM ZİYARETİ

    Amasya Valiliği himayesinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinesinde uygulanan Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) kapsamında ilimizde 3876 hane ziyareti gerçekleştirildi. Tespit edilen sorunların çözüme kavuşturulması için yapılan çalışmalar vatandaşlarımız tarafından memnuniyetle karşılandı.

    Sosyal politikalarımızın temel gereği olan ve devletimizin hassasiyet gösterdiği gruplara yönelik uygulanan programda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Valimiz Dr. Osman Varol’un selamlarıyla kapıları çalınan ailelerin talepleri ilgili kurumlara aktarılarak imkânlar çerçevesinde çözüme kavuşturuluyor.

    Vali Varol, “Ziyaretlerde vatandaşlarımıza devletimizin sunmuş olduğu hizmetler anlatılıyor. Tespit edilen talep ve ihtiyaçlar ilgili mercilere iletilerek sorunların çözüme kavuşturulması sağlanıyor.” dedi.

    Amasya Sosyal Hizmet Merkezi ve Merzifon Sosyal Hizmet Merkezi tarafından yürütülen Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) kapsamında yaşam koşullarının iyileştirilmesini amaçlayarak aile ve bireylerin sosyal yardım ve sosyal hizmetlere olan ihtiyaçlarının tespiti, ihtiyaca göre sosyal yardım ve sosyal hizmet modellerin planlanması ve uygulanması, gerektiğinde diğer kamu hizmetlerinden (eğitim, sağlık, istihdam vs.) yararlanılmasının sağlanması amacıyla sürecin tüm aşamalarında rehberlik ve danışmanlık hizmetleri sunulması planlanıyor.

    Bu kapsamda 2017 yılından itibaren alanında uzman meslek elemanları tarafından hane ziyaretleri gerçekleştirerek sosyal yardım ve sosyal hizmete ihtiyacı olan vatandaşlarımız tespit edilmekte, durumlarına uygun hizmetlerden ve gerektiğinde diğer kamu hizmetlerinden yararlandırılmaları sağlanmakta. Ayrıca ailelere rehberlik ve danışmanlık hizmetleri sunarak aile ve bireylerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi amaçlanmakta. ASDEP görevlileri tarafından tespit edilen hususlar müdürlük görev alanında ise Sosyal Hizmet Merkezleri tarafından çözüme kavuşturulması yönünde çalışmalar yapılmakta, Bakanlığımız görev alanı dışındaki durumlarda ise diğer kamu kurumlarına yönlendirilmekte.

    İlimiz genelinde merkez ve Merzifon ilçe mahallelerimizde gerçekleştirilen hane ziyaretleri ile 2018 yılında toplam 2457 hanede görüşme gerçekleştirilmiş ve 2019 yılında toplam 829 haneye ziyaret gerçekleştirilmiş olup yapılan ziyaretler sonucunda 91 hane talep ve ihtiyaçları doğrultusunda ilgili kurumlara yönlendirildi. Ayrıca ilimize her yıl düzenli olarak yaz aylarında gerçekleştirilen mevsimlik göç ile gelen tarım işçileri ile Merzifon ve Merkez ilçemizde bulunan geçici yerleşim yerlerine ziyaretlerde bulunularak toplam 128 hane ziyareti gerçekleştirildi. Yapılan görüşmelerde kişilerin ihtiyaç ve talepleri ilgili birimlere ulaştırıldı.

  • ÇİLEZ, TBMM’DE YASALAŞAN TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRDİ

    ÇİLEZ, TBMM’DE YASALAŞAN TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRDİ

    AK Parti Amasya Milletvekili, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Hasan Çilez, TBMM Genel Kurulunda görüşülmekte olan 90 Sıra Sayılı Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında görüşlerini açıkladı.

    Meclis kürsüsünde milletvekillerine hitap eden, “Afrin’de şehit olan Uzm. Onb. Mikail Candan kardeşimizin Rabbim şahadetini kabul etsin, milletimizin başı sağ olsun. Görevi başında şehit olan öğretmenlerimizi sağlık görevlilerimizi ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum diyerek konuşmasına başlayan Hasan Çilez değişiklik yapılacak olan kanunlar ve kanun hükmünde kararnameler hakkında yaptığı açıklamada, “Mevcut teklifin görüşmeleri sona erdi. Teklifin yasalaşması ile birlikte milli eğitim hizmetlerinin çağın gereklerine uygun, daha yüksek standartta, daha etkin ve kaliteli olabilmesi için çeşitli düzenlemeler yapılmış olacaktır. Yine bu çerçevede yetki ve sorumluluklar tanımlanarak, uygulama birliği tesis edilmiş ve kamu kaynaklarının kullanımında etkinlik sağlanmış olacaktır. Bu teklifle birlikte; 66 ay olan okula başlama yaşı 69 aya çıkarılmıştır. Milletlerarası okulların açılması ve ruhsatlandırılması ile eğitim öğretim takvimleri ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Milli eğitim ve sağlık bakanlığı ile diyanet işleri başkanlığında görev yapan personel için kadroya geçme sürecindeki zorunlu hizmet süresinin 6 yıldan 4 yıla düşürülmesi sağlanmıştır. Milli eğitim bakanlığı yetki ve uhdesinde olan yükseköğrenim yurtlarındaki hizmetlerin bu alandaki tecrübeleri sebebiyle gençlik ve spor bakanlığına devredilmesi sağlanmış, çıraklık eğitimi ile ilgili düzenlemeler yapılarak eğitim istihdam arasındaki bağlantı güçlendirilmiştir. Bu bağlamda mesleki eğitim merkezlerinin OSB yönetimlerince ve özel sektör tarafından açılabilmesi sağlanmıştır. Böylece nitelikli işgücü ihtiyacının üretim sektörüne düzenli arz edilmesinin önü açılmıştır. Meslek liselerinin üretim sektörüyle uyumlu hale gelebilmesi kalifiye personel ihtiyacını giderecek ve işçi verimliliğini yükseltecektir. Bu ilişkinin güçlenmesi için gerekli istihdam ve teşvik politikalarına da ihtiyaç olduğu aşikârdır. Yüksek teknoloji ihraç edebilmemiz için yani yükte hafif pahada ağır ürün ihracı için eğitim seviyemiz yükseltilerek iş dünyamızla birlikte çalışabilir hale getirilmesi gerekmektedir. Ak parti iktidara geldiği 2002 yılından sonra her yıl en büyük bütçeyi milli eğitim alanına ayırmıştır. Bu sayede milli eğitim alt yapımız çok güçlenmiş, okullarımızın işlevselliği ve kalitesi yükselmiştir. Bugün eğitimde yapılan okulları ve altyapıyı tamamlamayı küçümsemek güneşi balçıkla sıvamaktır. Bu yatırımları küçümseyenlere geçmişin 45-50 kişilik sınıflarını hatırlatmak gerekir. 27 öğrenciye 1 öğretmen düşerken bu sayı 17 öğrenciye 1 öğretmen olacak şekilde öğretmen sayımız artırılmıştır. Ders kitapları ücretsiz dağıtılmış bütün yavrularımızın okula gitmesi sağlanmıştır. Okul öncesi eğitimden üniversiteye kadar her kademe vatandaşımız açısından daha ulaşılabilir olmuştur. Tüm milli eğitimdeki öğrenci sayımız ve 18 milyonu yükseköğrenim gören öğrenci sayımız 7,5 milyonu bulmuş toplam 25,5 milyon öğrenci sınırına gelinmiştir. Dünyada 143 ülkenin nüfusunda fazla öğrencimiz vardır. Önceki dönemlerde çoğunlukla eğitimli ve zengin insanların çocukları üniversite tahsili yapabilirken, bugün üniversiteler her ilde açılarak yaygınlaşmış ve ulaşılabilir olmuştur. Maalesef yaygınlaşan yükseköğrenim imkânı da bazı çevrelerce sulandırılmaya çalışılmaktadır. Eğitim ideolojik çatışma alanı değildir. Milli ve bekamızı ilgilendiren en önemli meselelerin başındadır. Asıl olan okullarımızın ilim ve irfan yuvaları olarak hizmet vermeleridir. Yavrularımızın hayata atılmadan önce bilgi ve beceriyle, ilim ve irfan ile geçmişini bilerek geleceğe köprü atabilecek kabiliyetlerle donatılması gerekmektedir. Kendisine, ana babasına, ailesine, vatanına, milletine ve insanlığa hayrı olacak, ben değil biz diyebilen bireyler yetiştirmek ana amacımız olmalıdır. Terbiyenin talim kadar önemli olduğu bir sistem kurmamız geleceğimiz açısından son derece önemlidir. Uluslararası arenada rekabet edebilecek, bilgi, beceri, lisan ve özgüvene sahip bir nesil yetiştirmemiz gerekmektedir. Yine ak parti iktidarları döneminde öğretmenlerimizin yaşam standartları ve ekonomik durumları oldukça yükselmiştir. Milli eğitim bakanlığımızın 93 bin öğretmen açığı tespitini Sayıştay raporuna atfen 153 bin öğretmen açığı vardır şeklinde değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Eğitim politikalarını, hedeflerini ve amaçlarını belirleyen kurum milli eğitim bakanlığıdır. Öğretmen ihtiyacı da bu politikalar sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu alan siyasi getirim alanı olmamalıdır. Sayın başkan, değerli milletvekilleri, kanun teklifimizin, ülkemize ve milli eğitim camiamıza hayırlı olması dileklerimle lehte oy kullanacağımı belirtiyor gazi meclisimizi ve aziz milletimizi saygı ve hürmetle selamlıyorum”  ifadelerini kullandı.

  • SOSYAL GÜVENLİK HAFTASI

    SOSYAL GÜVENLİK HAFTASI

    Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Amasya İl Müdürü Nurcan Yurt Şenel ve beraberindeki heyet, 13 – 19 Mayıs Sosyal Güvenlik Haftası dolayısıyla Vali Dr. Osman Varol’u ziyaret etti.
    Vali Varol, istihdamını en fazla artıran kentler arasında olan Amasya’daki ‘İstihdam Seferberliği Yeni Teşvik Paketi’ ile müdürlüğün yaptığı çalışmalar ve hafta dolayısıyla düzenlenecek faaliyetler hakkında bilgiler aldı.
    SGK İl Müdürü Nurcan Yurt Şenel, bilişim teknolojilerinde yaşanan gelişime paralel olarak halkımıza en seri ve en kolay biçimde ulaşma noktasında büyük mesafeler alındığını belirtti.
    Misafirlerine ziyaretlerinden ötürü teşekkür eden Vali Varol, sosyal güvenlik alanında son yıllarda birçok gelişmenin yaşandığını dile getirdi. Vatandaşlarımızın tedavi, emeklilik gibi sosyal hakları konusunda önemli görevler üstlenen Sosyal Güvenlik Kurumu’nun son yıllarda gösterdiği gelişim ve yapılanmayla önemli çalışmalara imza attığına değinen Vali Varol, SGK kurumunun başarılı çalışmalarının devamını dileyerek Sosyal Güvenlik Haftalarını kutladı.

  • EMEK VE DAYANIŞMA BAYRAMI

    EMEK VE DAYANIŞMA BAYRAMI

    1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Amasya’da etkinliklerle kutlandı. Kunç Köprüsünde toplanan sendika ve siyasi partililerin üyeleri ellerinde dövizlerle sloganlar atarak Pirinçci Caddesinden Yavuz Selim Meydanına yürüdü. Gruptakiler polis tarafından oluşturulan arama noktasından meydana alındı. Eğitim-Sen Amasya Şube Başkanı Bülent Erciyas günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada şunlara değindi.
    “İşçisi, kamu emekçisi, işsizi, emeklisi, aydını, sanatçısı, gazetecisi, öğrencisi, esnafı kadını genci, doldurduğumuz 1 Mayıs meydanlarında nasıl bir memleket istediğimizi kol kola, omuz omuza, dile getiriyoruz. Adına ister kriz diyelim, isterse ekonomik dalgalanma sonuç değişmiyor. Ülkemizin adım adım içine itildiği ekonomik, siyasal, toplumsal bunalım gittikçe derinleşiyor. Rekor üstüne rekor kıran işsizlik, hayat pahalılığı, soframızdaki ekmeği küçültüp geleceğe güvenle bakmamızın önüne set çekiyor. Ekmek kadar, su kadar, hava kadar ihtiyaç duyduğumuz haklarımız ve özgürlüklerimiz demokrasinin adaletin, hukukun son kırıntılarının da rafa kaldırıldığı bu dönemde her geçen gün daha da fazla sınırlanıyor. Emeğe kölelik dayatan bu düzende hepimiz kaybediyoruz.
    Emek karşıtı, sermaye yanlısı neo liberal politikaların, vahşi kapitalizmin acımasız bir şekilde sürdürüldüğü bir ülkede hepimiz kaybediyoruz
    Elimizden alınanları tek tek alt alta yazmaya kalksak sayfalar yetmez. Kamu hizmetleri alanını kârı esas alan piyasaya, vatandaşları müşteriye, bizleri ise iş güvencesi tamamen ortadan kaldırılan kapı kullarına dönüştürmek için;
    Ülkenin stratejik işletmelerini, fabrikalarını birkaç yıllık kârı karşılığında, arazileri ile birlikte satıp çalışanları işsiz bıraktılar. Şekerden, tütüne, enerjiden kağıda, etten samana ülkeyi dışarıya bağımlı hale getirdiler.
    Tek derdi daha fazla kâr elde etmek olan özel sektörde çalışanların aleyhine ne varsa tek tek klonlayıp kamu alanına aktardılar.
    ‘Her kamu idaresi kendine uygun bir kamu personel rejimi yaratır’ diyenler en başından beri iş güvencemize göz diktiler. Bizi ‘devlete kapağı atıp yan gelip yatan, her türlü dokunulmazlığı olan verimsiz’ bir güruh gibi gösterdiler.
    ‘Reform’, ‘dönüşüm’ gibi yaldızlı, süslü kavramlarla temel haklarımızı tek tek ortadan kaldırdılar.
    Az personelle, çok iş yapmayı esas alıp angarya çalışmayı artırdılar.
    İstihdamı bin parçaya bölüp güvencesiz-sözleşmeli-taşeron-ücretli istihdamı,
    bizi birbirimizin rakibi haline getiren-iş yükümüzü artıran performans sistemini-kuralsız-esnek çalışmayı tüm kamuya yaydılar.
    Kariyer ve liyakati ortadan kaldırdılar. Siyasal kadrolaşmayı tüm kamu emekçilerini kapsar hale getirmek için hem işe almada hem görevde yükselmede mülakatın ağırlığını artırıp torpilin, kayırmanın kapısını sonuna kadar açtılar.
    Yaşanan gerçek hayat pahalılığını perdelemek için rakamlara takla attıran TÜİK’in resmi enflasyonuna dayalı artışlar ile maaşlarımızı yoksulluk sınırından uzaklaştırıp açlık sınırına yaklaştırdılar.
    Sonuç olarak; kendilerine uygun bir kamu ve personel rejimi yaratma konusunda ciddi mesafe kaydettiler.
    Ancak bu onlara yetmiyor. Bugüne kadar torba yasalarla, KHK’lerle, OHAL ile sınırlanan, fiilen kullanılamaz hale getirilen iş güvencemizi tamamen ortadan kaldırmak için yeni bir ‘personel reformu paketi’ açıklamaya hazırlanıyorlar.
    Bizim memleket dediğimiz, küçük bir azınlık için değil, bir avuç patron ve yandaş sermaye için değil, halkın emekçi çoğunluğu için yaşanabilir bir memlekettir. Biz memleket isteriz, ekonomik krizin faturasını krizin sorumluları ödesin.
    Bizim memleket dediğimiz, sermaye ve iktidar sahiplerinin çıkarları doğrultusunda, hukuksuz ve keyfi bir biçimde yönetilen bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, işçi sınıfı başta olmak üzere halkın yüzde 99’u insanca, özgürce, kardeşçe yaşasın.
    Bizim memleket dediğimiz, ülkenin birikimlerinin varlık fonu adı altında talan edildiği, işsizlik fonunun patronlara, bankalara peşkeş çekildiği, kıdem tazminatımıza bile göz konulduğu bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işi olsun.
    Bizim memleket dediğimiz, ölümüne çalıştırıldığımız işyerleri, açlık ve yoksulluk sınırının altında ücretler, taşeron köleliği, güvencesizlik değildir. Biz memleket isteriz, çalışırken ölmeyelim, insanca yaşayabilelim.
    Yıllardır ceplerini doldururken sırtımızdan elde ettikleri nimetleri kimseyle paylaşmayanların, “hep bana” diyenlerin, işimize, aşımıza, haklarımıza el uzatanların çiftliği değildir memleket. Biz memleket isteriz, adalet olsun, zam-zulüm-işsizlik son bulsun.
    Bizim memleket dediğimiz, sokaklarda, meydanlarda, grevlerde, mahkemelerde hakkımızı savunmanın engellendiği, seçim sandıklarında hesap sormanın bile neredeyse “suç” ilan edildiği bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, demokrasi olsun, seçme-seçilme, örgütlenme ve grev hakkımız tam olsun.
    BİRLİĞİ DAYANIŞMAYI MÜCADELEYİ BÜYÜTMEK BİZİM ELİMİZDE
    Bugün önümüzde iki yol var.
    Ya iş güvencemiz başta olmak üzere temel taleplerimize birlikte sahip çıkıp emeğin birleşik gücünün zaferlerine bir yenisi ekleyerek hep birlikte kazanacağız.
    Ya da bugüne kadar aldığımız darbelerin üstüne bir yenisinin eklenmesine izin verip hep birlikte kaybedeceğiz…
    Biz karanlığın zifiriye döndüğü zamanlarda bile yarına dair umudumuzu hiç yitirmedik. Bugünden yarına umut biriktirmeye devam ettik.
    Umutluyuz çünkü biz çoğuz, çoğunluğuz, milyonlarız, halkız!
    Umutluyuz çünkü dünyanın ve ülkenin tüm güzelliklerini ortaya çıkaran, en yüce değerin, emeğin sahipleriyiz.
    Umutluyuz çünkü gücünü bizi bölmekten alanların dayattığı sömürü, yoksulluk ve baskı düzenine karşı omuza omuza mücadele ettiğimizde önümüzdeki engelleri kumdan kalelere çevirdiğimiz başarılarla dolu bir tarihin sahipleriyiz.
    Ekonomik krizin faturasının emekçilere yıkılmadığı,
    Emeğin sömürülmediği,
    Herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işinin olduğu,
    Kimsenin cinsiyetinden, kimliğinden, inancından dolayı ikinci sınıf yurttaş muamelesi görmediği,
    Eşit yurttaşlığın, barış ve kardeşliğin hakim olduğu,
    Sendikal hak ve özgürlüklerin, hak arama yollarının önünün açıldığı, grevlerin yasaklanmadığı,
    Düşünmenin, düşünceyi ifade etmenin, itiraz etmenin cezalandırılmadığı,
    Emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın, laikliğin hâkim olduğu
    BİR DÜNYA VE ÜLKE İSTİYORUZ!
    Kazanılmış haklarımızın gasp edilmek istenmesine, hukuksuz ihraçlara, yaşamın her alanındaki hukuksuzluğa, haksızlığa ve keyfiliğe en gür sesimizle dur diyoruz. Emeğimize, ekmeğimize, işimize geleceğimize ve memleketimize sahip çıkarak barış içerisinde savaşsız sömürüsüz bir dünyada yaşama ve yaşatma umudumuzu 1 Mayıs meydanlarında yükseltiyoruz. Güvencesizliğe, işsizliğe, yoksulluğa teslim olmayacağız. Umudu ve mücadeleyi büyütmek için 1 Mayısta alanlardayız. Barış ve huzur içinde kardeşçe yaşayacağımız güzel günlere hep birlikte omuz omuza yürüyeceğiz. Dayanışma ruhumuzla; ekmek, gül ve hürriyet günlerine olan inancımızla Yaşasın 1 Mayıs!” diye konuştu. Alanı dolduranlar davul zurna eşliğinde halay çektikten sonra dağıldı.

  • İSTİHDAM VE MESLEKİ EĞİTİM KURULU TOPLANDI

    İSTİHDAM VE MESLEKİ EĞİTİM KURULU TOPLANDI

    Amasya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kırlangıç, İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu Toplantısı’na katıldı. Amasya Valisi Sayın Dr. Osman Varol’un Başkanlığında Valilik toplantı salonunda düzenlenen toplantıya ilgili kurum ve kuruluş müdürleri ile diğer kurul üyeleri katıldı.
    Vali Varol’un açılış konuşmasının ardından İŞKUR İl Müdürü Osman Yılmaz, kurum çalışmaları ile ilgili sunumunu gerçekleştirdi. Kurul üyelerini 2019 yılı ilk üç ay faaliyetleri ile 2’nci 100 Günlük Eylem Planı kapsamında yapılan istihdam seferberliği faaliyetleri hakkında bilgilendirdi. Gündemde;
    1-) 2019 yılı ilk üç ayının işgücü eğitim faaliyetlerinin genel değerlendirilmesi.
    2-) 2019 yılı ilk üç aylık İİMEK Denetim Kurulu’nca gerçekleştirilen kurs ve program denetimlerinin değerlendirilmesi.
    3-) Çocuk işçiliği ile mücadele kapsamında ilimizde yapılacak çalışmaların görüşülmesi maddeleri görüşüldü.
    Kurul üyelerinin görüş ve önerileri alınarak Vali Varol’un kapanış konuşması ile toplantı sona erdi.

  • DAMIZLIK SIĞIR YETİŞTİRİCİLERİ BİRLİĞİNE ÖDÜL

    DAMIZLIK SIĞIR YETİŞTİRİCİLERİ BİRLİĞİNE ÖDÜL

    Merkezi Merzifon’da bulunan Amasya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği kurulduğu 1998 yılından bugüne gelindiğinde; 20 yıl sonra üyelerine ve bölge üreticilerine yaratmış olduğu fayda, hayvan ıslahı, üretimi artırma, üretileni pazarlama, üyelerin eğitimi, kayıt dışı ekonomisinin engellenmesi, tarımsal alanda yarattığı KDV, bünyesinde kurmuş olduğu Amesia Gıda şirketi ile ülkemize bölgesinde üretileni pazarlama, yine bünyesinde oluşturulan kadın kooperatifiyle dağlık köylerde üretici kadınların üretime kazandırılması, ürettiklerini tanıtma, üreten insanların kendi ürettikleri ürünleri kendi adları ile pazarlaması (kişisel markalaşma), yine üyelerinin üretmiş olduğu sütün işlenerek, kaşar, tereyağ, lor, peynir ve diğer süt ürünleri işleme, açmış oldukları Amesia mağazalarında tüketiciye ürünleri sunması, e-ticaret yaparak kargo ticareti ile ülkenin her bir iline talep halinde ulaştırması, bünyesinde tarım makineleri bölümü kurarak yine üye üreticilerinin girdilerini azaltmak, az olan sermayelerini makineleşmeye bağlamamak, toprak işleme, ot biçme, balya yapma ve yine üretilenin fazlasını pazarlama konularında çalışmaları devam etmekte.
    Amasya Ticaret ve Sanayi Odası’nın düzenlemiş olduğu ülkemizde; iş dünyasının istihdam seferberliği kampanyası kapsamında Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin yapmış olduğu iş ve işlemler sırasında bölgede yaratmış olduğu istihdam nedeniyle bir plaket aldı. Plaket töreninde Amasya Millet Vekili Hasan Çilez, Amasya Valisi Doktor Osman Varol, Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Orbay’ın bulunduğu gecede Amasya Valisi Dr. Osman Varol tarafından Amasya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Güner Aslan’a bir plaket takdim edildi.
    Plaket töreninden sonra bir açıklamada bulunan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Güner Aslan, “Birliğimiz Amasya ilinde yapmış olduğu faaliyetlerde çalışanlarının işe alma önceliğinin ilimizden olması, üniversiteyi yeni bitirmiş genç arkadaşlarımızın tercih edilmesi ve her gün büyüyen iş kapasitesinin büyürken de yarattığı büyük istihdam bugünlerde daha çok önem kazanıyor. Aynı zamanda ilimiz ilçeleri ve köylerinde üretim yapan yaklaşık 1700 üreticinin de günlük 80 tonu bulan sütünü üretip pazarlarken dolaylı yönden üretenin kedini de istihdam ettiği söylenebilir. Birlik bünyesinde çalışmalarımızda yaratılan istihdamın yanı sıra ıslah çalışmaları, hayvanların beslenmesi, ekonomik hayvancılık yapabilme, barınakların düzeltilmesi, girdilerinin azaltılması, ürettiğini pazarlama, Avrupa’da ki rakipleri olan üreticilerle yarışabilme, yeni teknolojileri tarımda uygulama ve bölgeye yeni yatırımlar yapma konularında kararlı bir şekilde çalışmalarımıza devam edilecektir” dedi.