Etiket: instagramamasyagazetesi

  • Durmuş Ayvaz ‘Yüreklerde Akif Dillerde Hürriyet’ yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödüllerini verdi

    Amasya İl Müftüsü Durmuş Ayvaz yarışmada dereceye giren öğrencilere ödüllerini verdi

    Amasya genelinde düzenlenen ‘Yüreklerde Akif Dillerde Hürriyet’ konulu kompozisyon ve lise öğrencileri arasında düzenlenen ‘Çanakkale Ruhu’  konulu şiir yarışmasında dereceye giren öğrenciler ödüllendirildi. Şiir alanında 48 eser değerlendirilmeye alınırken kompozisyon alanında ise 76 eser değerlendirilmeye alınmıştır. Amasya İl Müftüsü Durmuş Ayvaz tarafından dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Program Amasya İl Müftüsü Durmuş Ayvaz’ın öğrencilerin yetişmesinde emeği geçen ailelerine ve öğretmenlerine teşekkürlerini iletmesi ile sona erdi.

  • ESNAF BAYRAMI AHİLİK HAFTASINI KUTLADIK

    ESNAF BAYRAMI AHİLİK HAFTASINI KUTLADIK

    Ahilik Haftası kutlamaları kapsamında Amasya Gezi Yolu Konser alanında Esnaf ve Sanatkarımıza Amasya Belediyesi Konservatuvarınca verilen Konser eşliğinde Lokma Tatlısı ikramı yapıldı.

  • Çiftçilerin Traktörleri Derhal İade Edilmeli; Çiftçi Borçtan Kurtarılmalı

    Çiftçilerin Traktörleri Derhal İade Edilmeli; Çiftçi Borçtan Kurtarılmalı

    Kredi borçlarını ödeyemedikleri gerekçesiyle üretim araçları haciz edilen çiftçilerin araçları iade edilmelidir. Çiftçiyi tefeci anlayış karşısında yalnız bırakmaktan vaz geçilmelidir.Koronavirüs salgınının çiftçiler ve köylüler üzerindeki etkisi derinleşmektedir. Kısıtlamalar ilk başladığında tarlasına, bahçesine erişimi engellenen, ürünlerini pazara ulaştıramayan çiftçilerin, üretim planlaması talebi dikkate alınmamıştır. Aradan geçen dokuz ayda ise çiftçiyi desteklemeye yönelik bir adım atılmadığı gibi çiftçilere üretimi terk ettirecek uygulamalar artırılarak şirketlerin gıdayı kontrol etmesi kolaylaştırılmıștır.Bugün itibariyle çiftçilerin kredi ihtiyaçları gibi borçları da katlanarak artmaktadır. Buna karşın, geçtiğimiz haftalarda mecliste görüşülen borçların yapılandırmasına ilişkin yasada çiftçilerin Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları kapsam dışı bırakılmıştır.Artan borçlara karşı ses çıkarmak için bir araya gelen Amasya, Kızılca’lı köylülerin traktörlerinin haciz edilmesi hak ihlalidir. Yoksullaştırılan, borç batağına itilen köylüler tefecilerin insafına terk edilemez. Çiftçilerin üretim araçları derhal iade edilmeli; çiftçi faiz çıkmazından kurtarılmalı ve borçlar buna göre yapılandırılmalıdır.

    SOL PARTİ AMASYA İL ÖRGÜTÜ

  • Otogar esnafından Başkan Sarı’ya ziyaret

    Otogar esnafından Başkan Sarı’ya ziyaret

    Otogar esnafından Başkan Sarı’ya ziyaret

    Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Amasya Yazıhaneciler ve Otobüsçüler Dernek Başkanı Ercüment GÜZ ve beraberindekileri belediyede misafir etti.

    Amasya Yazıhaneciler ve Otobüsçüler Dernek Başkanı Ercüment GÜZ, MİS Amasya TUR Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Göbel ve Yazıhane sahipleri, Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’ya bir ziyaret gerçekleştirdiler. Otogar esnafının, otobüs ve firma sahiplerinin istek ve taleplerinin ziyarette, sorunların giderilmesi için çözüm odaklı fikir alış verişinde bulunuldu. Otogar esnafı Pandemi sürecinden geçilen şu süreçte Belediye Başkanı Mehmet Sarı’nın belediye dükkanlarından 3 ay kira almayarak, esnafı bir nebze rahatlattığını fakat bunun dışında başka hiçbir üst düzey yerlerden destek alamadıklarını söylediler. Başkan Sarı’da nazik ziyaretleri için konuklarına teşekkür ederek; “Üzerimize düşen her hususta her zaman yanınızda olacağımı buradan vurgulamak istiyorum” dedi. Desteklerinden dolayı Başkan Sarı’ya teşekkür eden otogar esnafı görüşmenin ardından buradan ayrıldı.

  • SARI: “BİR ASIR ÖNCE DOĞAN BAŞBUĞUMUZA SEVGİMİZ HİÇ AZALMADI”

    SARI: “BİR ASIR ÖNCE DOĞAN BAŞBUĞUMUZA SEVGİMİZ HİÇ AZALMADI”

    SARI: “BİR ASIR ÖNCE DOĞAN BAŞBUĞUMUZA SEVGİMİZ HİÇ AZALMADI”
    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, 103’üncü yaş gününde Cennet Mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i rahmet ve minnetle yad ediyorum” dedi.

    Başkan Sarı mesajında; “Milliyetçi Hareket Partisi Kurucu Genel Başkanımız Cennet Mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş beyi 103’üncü yaş gününde rahmet ve minnetle anıyorum. Türk milleti fedakarlık numunesi, fikir ve aksiyon hamulesi büyük liderlere çok şey borçludur. Hamd olsun Türk tarihi bu kapsamda çok zengindir. Elbette büyük liderler mücadelemizin rehberi, büyük fikirler uyanışımızın, toparlanışımızın, birlik ve beraberliğimizin harcı ve haddidir. Liderler vardır, yaşadıkları zamanın dışına taşarlar. Liderler vardır, yaşanan destanları bizzat yazarlar. Yine liderler vardır, dünya döndükçe, insanlık var oldukça unutulmazlar, tarihteki muhkem ve mutlak yerlerini alırlar. İşte Başbuğumuz böyle bir liderdir. Tam bir asır önce, 25 Kasım 1917’de Lefkoşe’de başlayan kutlu bir ömür 80 yılı devirerek 4 Nisan 1997’de Ankara’da son bulmuştu. Türkeş Bey Türklüğün vicdanında doğmuş, İslam’ın sancağından tutmuştu. Araladığı üçüncü yol, açtığı ülkücü çığır Türk milletinin özünü kavramış, milli ömürleri kapsamış, milli heyecan ve arzuları bir şuurda toplamıştır. Bu şuur ki; Bilge Kağan’dan Alparslan’a ulaşan dik duruş, Osman Gazi’den Fatih’e ulaşan kutlu diriliş, Kanuni’den Mustafa Kemal’e ulaşan kalıcı silkiniş, Tonyukuk’tan Uluğ Bey’e ulaşan kişilikli uyanış, Farabi’den İbn-i Sina’ya ulaşan ilkeli tırmanış, Kaşgarlı Mahmut’tan Ali Şir Nevai’ye ulaşan iffetli kanatlanış, Yusuf Has Hacip’ten Şeyh Edebali’ye ulaşan ülfetli şahlanış, Pir-i Türkistan’ndan Hacı Bektaş’a ulaşan ihlaslı ayaklanış, Fuzuli’den Aşık Veysel’e ulaşan kendine dönüş, Mevlana’dan Yunus’a ulaşan öze dokunuş, Dedem Korkut’tan Karacaoğlan’a ulaşan satır satır oluş, Vahapzade’den Şehriyar’a ulaşan dize dize büyüyüş, Nene Hatun’dan Seyit Onbaşı’ya ulaşan kademe kademe yürüyüştür. Bu şuur ki; İsmail Gaspıralı’dan Yusuf Akçura’ya, Mehmet Akif’ten Ziya Gökalp’e, Mümtaz Turhan’dan Erol Güngör’e, Hüseyin Nihal Atsız’dan Ahmet Arvasi’ye, Arif Nihat Asya’dan Galip Erdem’e kadar dalga dalga yükselen doğruluş, Dündar Taşer’den Mehmet Eröz’e, Osman Turan’dan Necmettin Hacıeminoğlu’na, Osman Yüksel Serdengeçti’den Halide Nusret Hanım’a, Ömer Seyfettin’den İbrahim Kafesoğlu’na kadar yayından ok gibi fırlayan okuyuş, düşünüş, kavrayış ve kucaklayıştır. Nitekim bu şuur; Türk ile İslam’ı fikir ve eylemde yoğunlaştırmış, hayal ve hedefte yoğurmuş, arşın çatısına, alemlerin bağrına, beşeriyetin alnına Ülkücü’yü asla silinmeyecek şekilde kazımıştır. Kahraman bir nesil özellikle 12 Eylül öncesi bu şuuru yaşatmak için şehadet şerbetinden içmiştir. Şehitler önümüze düştü, Başbuğumuz ömür verdi, ecdadımız özümüze girdi, tarihimiz gücümüze güç ekledi; çok şükür bugünlere gelebildik. Başbuğumuz diyordu ki: “Fikir, ülkü ve dava bakımından en güçlüyüz. En asil fikirler bizim fikirlerimizdir. En meşru, en haklı dava bizim davamızdır.” Haklı olan Hakk’ın yolundadır. Hakk’ın safında duran, halkın yanında olandır. Milliyetçi-Ülkücü Hareket asildir, Hak davasının, milli ülkülerin, millet varlığının teslim olmayacak, teslim alınamayacak sancaktarıdır. Bu nedenle davamız dosdoğrudur. Davamız tertemizdir. Davamız Türklüğün, Türk-İslam ruhunun gelecek ümididir. Şayet bugün varsak, şayet bugün nefes alıyorsak, şayet bugün vatan, millet, mukaddesat ve mukadderatımız için gözümüzü daldan budaktan esirgemeyecek bir kararlılığa sahipsek bunun temelinde şehidin şühedanın payı, Elbette Başbuğ Türkeş Bey’in üstün, sabırlı, inançlı, akıl ve mücadele dolu hayatının derin iz ve akisleri vardır. Vefatının üzerinden 23 yıl, doğumunun üzerinden de bir asır geçmesine rağmen, Türkeş Bey’e sevgimiz, bağlılığımız hiç azalmadı. Gelişmeler onu hep haklı çıkardı. Vizyonu her zaman hayranlık uyandırdı. Onda geniş bir ufuk vardı. İleriyi görme kabiliyeti şahsında temerküz etmişti. Türkiye’nin umutsuzluğa kapıldığı bir dönemde, 9 Işık doktriniyle karanlığı yardı, karamsarlığı aştı, siyasi ve fikri düzeydeki karaborsa mantığını, karambolden beslenen kirli emelleri yıktı geçti. Dedi ki: “Milliyetçisiyiz, Türkçüsüyüz. Neden Türkçüyüz? Çünkü milletimiz Türk milletidir.” Herkes duysun ve şahit olsun ki: Türk’üz, Türkçüyüz, Türk milliyetçisiyiz. Ülkücüyüz, son nefesimize kadar da Turancıyız. Şurası bir hakikattir ki, tarih milletlerin ortak hafızasıdır. Geçmişten geleceğe akan zamanın hülasasıdır. Gerçek anlamda büyük liderler; tarihin akışını etkilerler, tarihi önceden okurlar ve görürler, tarihe damgasını vururlar. Başbuğumuz; emsalsiz bir tarih şuuruna, ufkun ötesine bakma ve görme meziyetine sahipti. O’nu gerçek manada anmak, hatırasını yad etmek; O’nu doğru anlamaktan, ülküsünü, ideallerini ve fikirlerini bütünüyle korumaktan, eserlerine ve emanetine yüksek bir şuurla sahip çıkmaktan geçer. Bunun için ilk önce, yarım asrı aşkın destansı Türk milliyetçiliği mücadelesinin, her aşamasında hakim olan ortama, imkan ve şartlara bakmak gerekir. Başbuğ, Türk milliyetçiliği bayrağını, milliyetçiliğin tehlikeli bir akım olarak görülüp dışlandığı bir dönemde açmıştır. 1944’de tabutluklara sokulan, vatan hainliği ve ırkçılık olarak mahkum edilen Türk milliyetçiliğinin kaderi Başbuğ Türkeş’le değişmiştir. Türk milliyetçiliği ülküsünü sistemleştirerek aksiyon haline getirmiş, fikir sahasından siyaset sahnesine taşımış ve Türk milliyetçiliği Milliyetçi Hareket Partisi’yle, tarihte ilk defa bir partinin programı ve dünya görüşü olmuştur. Hücrelerde, demir parmaklıklar arkasında unutturulmaya ve sindirilmeye çalışılan bu dava, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ve hükümet ortaklıklarıyla Türkiye’nin yönetimine taşınmıştır. Başbuğumuz; uzun yolculukta, Türklüğü ve Müslümanlığı Anadolu’ya yayan Horasan erenleri gibi, Türk milliyetçiliği ülküsünün Anadolu’da kök salması için adeta insanüstü bir gayretle çalışmıştır. Nitekim Türk milliyetçiliği, tüm yurt köşelerine bu sayede yayılmış, Türk gençlerinin vicdanında ilmek ilmek işlenerek kök salmıştır. Bizzat kendi ifadesiyle “Milliyetçi-Ülkücü Hareket, büyük ve güçlü Türkiye’nin mimarı olarak doğmuş ve gelişmiştir.” Tarih birçok konuda Başbuğ Türkeş Beyi haklı çıkarmıştır. Buna, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bağımsızlığına kavuşan Azerbaycan’da, merhum Ebulfeyz Elçibey’le birlikte kürsüde Bozkurt işaretiyle selamladıkları, Azatlık meydanında bağımsızlık coşkusu yaşayan yüzbinler şahittir. Buna, bağımsız devletler olarak tarih sahnesine çıkan Türk Cumhuriyetleri şahittir. Tanrı Dağı, Ötüken, Orhun ırmağı, Issık gölü, Türkistan ovaları, Ural-Altay dağları, Başbuğun öngördüğü bu tarihi dönüşümün sessiz şahitleridir. Buna; İran Azerbaycan’ında, Kerkük, Musul, Tuzhurmatu ve Telafer’de soydaşlarımız şahit olmuşlardır. Balkanlarda bağımsız devletlerini kuran Makedonya ve Kosova’daki Türklük heyecanı şahitlik etmiştir. Başbuğ Türkeş’in Türk dünyasında estirdiği umut rüzgarları; Semerkant, Horasan, Kazan, Tebriz, Üsküp, Kerkük, Bayırbucak, Kırım, Kosova, Hocalı, Saraybosna ve Kafkaslarda hala hissedilmektedir. Diyorum ki, Allah ondan razı olsun, mekanı da cennet olsun. Merhum Başbuğumuz, Türklüğe yürekten inanmış, gönülden bağlanmıştı. İslam’ın feyziyle bereketlenmiş, ruhen billurlaşmıştı. Ülküleri uğruna, ülkesi ve ilkeleri adına her türlü meşakkati göze almıştı. Çelikten bir iradesi vardı. Sarsılmaz bir azmiyle önündeki tüm engelleri birer birer aşarak Türk milliyetçiliğini siyasal zemine indirmiş, Anadolu’nun tozlu yollarına bir sevdayla düşmüştü. Yetiştirip emanet ettiği Ülkücü Gençlik için son anına kadar emek verdi, geleceğin Ülkücü ömürleri için çaba sarf etti. Türklüğün muzafferliğine umut bağladı. Ahlaki çizgisini hiç bozmadı. Mücadelesini hiç gevşetmedi, yılgınlığa hiç kapılmadı. Bin yıllık kardeşliğe inandı, bunun için savaştı. Her neviden saldırıları göğüsledi, iftira ve isnatlara boyun eğmedi. Ülkücü yaşadı, ülkücü kaldı, ülküleriyle ebediyete irtihal etti. Doğduğunda parçalanan, her yerinden sökülen, her tarafından paylaşılan bir imparatorluk vardı. Vefatında ise bağımsız bir Türk devletinin, güçlü ve kaderine bizzat kendi yön veren Türkiye Cumhuriyeti’nin onuru maneviyatına hâkimdi. Devlet ve siyaset hayatında ilkelerinden ve inançlarından ödün vermedi. Ne mutlu ona ki, Türk-İslam ülküsünün mektebi olan Ülkü Ocakları ve milleti için her görev ve fedakârlığa hazır Milliyetçi Hareket Partisi onun ölmez eserleri arasındadır. Bu vesile ile ülkemize kazandırdığı değerler için cennet mekan başbuğumuza minnet ve şükran duygularımı sunuyor, 103. Yaş gününde aziz hatıraları önünde eğiliyorum. Ne Mutlu Türküm Diyene” dedi.

  • LÖSEV Samsun şubesinden Başkan Sarı’ya ziyaret

    LÖSEV Samsun şubesinden Başkan Sarı’ya ziyaret

    LÖSEV Samsun şubesinden Başkan Sarı’ya ziyaret
    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, LÖSEV Vakfı Samsun Şubesi yöneticilerini belediyede misafir etti.

    LÖSEV Vakfı Samsun Şubesi Sosyal Hizmet Uzmanı Aslı AKYOL ve Aktif İletişim Sorumlusu Aycan SEYMEN, Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’ya bir ziyaret gerçekleştirdiler. Ziyarette, LÖSEV yöneticileri Samsun ilinde de hizmet vermeye başladıklarını ve bölgede yapacakları tanıtım faaliyetlerinde hakkında Başkan Sarı’ya bilgiler vererek, kendisinden çalışmalarına destek vermesini istediler. Sarı ise nazik ziyaretlerinden dolayı Akyol ve Seymen’e teşekkür ederek, sosyal sorumluluk faaliyetlerinin önemli olduğunu ve geleceğin teminatı olan çocuklar için hayata geçirilecek her faaliyetle seve seve yardım ve destek olacaklarını belirtti. Hatıra fotoğrafı çektirilen ziyaret daha sonra son buldu.

  • BAŞKAN SARI, GÜLLE AİLESİNİN ACISINI PAYLAŞTI

    BAŞKAN SARI, GÜLLE AİLESİNİN ACISINI PAYLAŞTI

    Başkan Sarı, Gülle ailesinin acısını paylaştı
    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, AK Parti Amasya Eski Milletvekili Akif Gülle’nin vefat eden eşinin cenaze merasimine katıldı.

    AK Parti Amasya Eski Milletvekili Akif Gülle’nin rahmeti rahmana kavuşan eşi Nuriye Gülle’nin ikindi namazına müteakip Merzifon Kara Mustafa Paşa Camiinde kılınan cenaze namazına katılan Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, merhumeye Allah’tan rahmet, Gülle ailesi başta olmak üzere dost ve akrabalarına baş sağlığı dileklerinde bulundu. Başkan Sarı’ya burada Başkan Başdanışmanı Ahmet Yenihan ve Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Çoban eşlik etti. Cenazeye ayrıca, AK Parti Amasya Milletvekilleri M. Levent Karahocagil ve Hasan Çilez, Amasya Valisi Mustafa Masatlı, AK Parti Amasya İl Başkanı Mehmet Akif Kesmekaya, MHP Amasya İl Başkanı Şuayip Ak, MHP Merzifon İlçe Başkanı Hüseyin Saka’nın yanı sıra vatandaşlar katıldı.

  • HOLLYWOOD STARI DEĞİL AMA ADI YILLARDIR DAĞDA YAZIYOR

    HOLLYWOOD STARI DEĞİL AMA ADI YILLARDIR DAĞDA YAZIYOR

    HOLLYWOOD STARI DEĞİL AMA ADI YILLARDIR DAĞDA YAZIYOR

    Amasya’da restoran sahibi 82 yaşındaki Ali Kaya Keleş’in ismi tıpkı ABD’de bulunan ’Hollywood’ yazısı gibi devasa harflerle şehre hakim kayalıklarda yazıyor.

    Amasya’da restoran sahibi 82 yaşındaki Ali Kaya Keleş’in ismi tıpkı ABD’de bulunan ‘Hollywood’ yazısı gibi devasa harflerle şehre hakim kayalıklarda yazıyor.

    Genç yaşlarda lokantada bulaşık yıkayarak başladığı aşçılık mesleğini geliştirmek için Gaziantep ve Adana gibi kentlere gidip kurslar almasının ardından memleketi Amasya’ya dönen evli ve 5 çocuk babası Ali Kaya Keleş, adını taşıyan restoranın ilkini kent merkezinde, ikincisini de Ferhat Dağı Çakallar mevkiinde bulunan şehre hakim kayalıkların üzerindeki işletmeyi devralarak kurdu. 20 yıl önce devraldığı bu işletmenin önüne de ABD’nin Los Angeles kentinde bulunan ‘Hollywood’ yazısı gibi devasa harflerle adını yazdırdı. Meşhur yemekleriyle tanınan Keleş’in adı şehrin dört bir yanından gece-gündüz görülerek adeta hafızalara kazındı.

    Mesleğini ilk günkü gibi severek yapan Keleş, iş yerine günün erken saatlerinde başlayarak çorbaları elleriyle pişiriyor. Arkadaşları olarak gördüğü personeline mesleğinin inceliklerini öğretiyor.

    Yıllardır müşterisi olan Remzi Tuncay, il dışından da müşterilerinin geldiğini belirttiği maharetli ustanın “Amasya’nın sağı kaya, solu kaya, ortasında Ali Kaya” sloganıyla tanındığını anlattı.

  • SOL PARTİ BİR YÜRÜYÜŞ BAŞLATIYOR

    SOL PARTİ BİR YÜRÜYÜŞ BAŞLATIYOR

    SOL PARTİ BİR YÜRÜYÜŞ BAŞLATIYOR

    Sömürü, baskı düzenini topyekün değiştirelim Açlık, sefalet, karanlık son bulsun…

    Sol Parti Amasya İl Başkanlığı 21/Kasım/2020 Saat:13:00 de Selazığ Anıt Meydanında basın açıklamı yaptı.

    SOL Parti halkın acil sorunlarına sahip çıkmak, bu tek adam diktası altındaki karanlık düzeni değiştirmek için bir yürüyüş başlatıyor.

    Halkı sokakta aç bırakan, salgında, depremde öldüren bu zulme son vermek, haraminin iktidarını yenmek için birlikte yürümeye çağırıyoruz.

    Bu ülkenin gençleri, kadınları, işçileri, emekçileri hayatlarından memnun değil. Bir avuç sömürücü zorba dışında kimse bu gidişattan memnun değil. Kimse bu ülkede mutlu değil.

    Bu sömürü, baskı düzenini değiştireceğiz! Değiştirmek için birleşelim!

    Görülüyor ki iktidar halkın sorunlarını çözemiyor. Aksine iktidardakiler her gün derinleşen krizin kaynağı durumundalar. Zorbalıkla, baskıyla, halkı sindirerek iktidarlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Yönetemiyorlar, çözülüyorlar, tel tel dökülüyorlar.  Ekonomideki çöküş, Albayrak’ın gizemli istifası… Tek adamdan mucize bekleyerek, kabine değişikliği yaparak bu sorunu çözemezler. Çünkü asıl sorun bu rejimin kendisinde, asıl sorun bu ucube tek adam rejiminde, asıl sorun bu sömürü düzeninin kanlı çarklarında… Çözüm, toptan değiştirmekte…dedi.

  • YAŞLI KADIN SAHTE POLİSLERE 90 BİN LİRASINI KAPTIRDI

    YAŞLI KADIN SAHTE POLİSLERE 90 BİN LİRASINI KAPTIRDI

    Yaşlı kadın ‘sahte polis’ tuzağıyla 90 bin lira dolandırıldı

    Amasya’nın Suluova ilçesinde yaşayan 65 yaşındaki Bülbül Öztürk, evine gelen maskeli sahte polis tarafından 90 bin liralık altın ve paraları alınarak dolandırıldı.

    Amasya’nın Suluova ilçesinde yaşayan 65 yaşındaki Bülbül Öztürk, evine gelen maskeli sahte polis tarafından 90 bin liralık altın ve paraları alınarak dolandırıldı. Yaşlı kadının oğlunun evliliği için yıllardır biriktirdiği altın ve paralarını alarak kayıplara karışan maskeli dolandırıcıyı polisler kıskıvrak yakaladı.

    Kocası yıllar önce vefat eden 3 çocuk annesi Öztürk’ü telefonla arayarak kendisini polis olarak tanıtan dolandırıcılık şüphelisi, bir kuyumcu soygununda kimlik bilgilerinin kullanıldığı gerekçesiyle evindeki ziynet eşyalarının da bu kapsamda incelenerek çalıntı olup olmadığının araştırılacağını belirtip evdeki yaklaşık 90 bin liralık altın ve paraları alarak uzaklaştı.

    Telaşa kapılıp bir süre sonra dolandırıldığını anlayan yaşlı kadın, Suluova İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne başvurdu. Suluova ve Amasya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin başarılı takibi sonucu Samsun’da yakalanarak gözaltına alınan şüpheli A.S. sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Dolandırıcılık olayına karışan bir şüpheli şahıs daha yaşlı kadına ait olduğu belirlenen bir miktar para ile Samsun’da yakalanarak gözaltına alındı.

    Olayla ilgili soruşturma sürüyor.