Etiket: insan

  • KADES UYGULAMASININ GÜCÜ

    KADES UYGULAMASININ GÜCÜ

    Anneannesinin telefonuyla oynadığı vakitte yanlışlıkla Kadın Destek Uygulaması’na (KADES)  uygulamasına basan çocuk, polis ekiplerini evin etrafına dikti. Ne olduğunu anlayamayan aile, polis ekiplerini evinin etrafında görünce şaşkına döndü. Olayın nasıl olduğunu bile anlayamadığını dile getiren anne Emine Ersoy, şaşkınlığını şu sözlerle dile getirdi; “Ne olduğunu anlamayan anne Emine Ersoy, Konuştuğum Polis KADES uygulamasına basıldığını söyleyince torunumun bastığını anladım. Yanlışlıkla olduğunu söylememe rağmen kontrol etmek için geleceklerini söylediler ve 2 dakika sonra Polisler kapıdaydı.

    Emine Ersoy’un 4 yaşındaki torunları Barlas Yasak, anneannesinin telefonuyla oyun oynadığı esnada KADES uygulamasına bastı. Uygulamaya basıldığını görerek harekete geçen Polis ekipleri, olay yerine giderken aynı anda Emine Ersoy’un telefonu aradı. Ne olduğunu anlamayan Ersoy, kendilerini tanıtan polise güvenmeyerek dolandırıldığını düşündü.

     

    Telefonunda yüklü olan KADES uygulamasına basıldığını anlayan Ersoy, yanlışlıkla basıldığını söylese de Polisi ikna edemedi. Olay yerine gelen Polisler gerekli kontrolleri yaptıktan sonra 4 yaşındaki Barlas’ı kucaklarına alarak aileye KADES uygulaması hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Şoku yaşayan aile ise kadına şiddet olaylarında gösterilen hassasiyetin önemli olduğunu bir kez daha anladığını ifade etti.

    Kapıda Polisleri gören anneanne Emine Ersoy, Yeni kalkmıştım ve telefon torunumun elindeydi. Aynı anda telefon çaldı konuştuğum kişi Polis olduğunu söyleyince ben dolandırılmaya çalıştığımı düşündüm. Konuştuğum Polis KADES uygulamasına basıldığını söyleyince torunumun bastığını anladım. Yanlışlıkla olduğunu söylememe rağmen kontrol etmek için geleceklerini söylediler ve 2 dakika sonra Polisler kapıdaydı. Torunuma yanlış yere bastığını söyledim oda korktu kucağımdaydı ağlamaya başladı. Tabii biz tüm aile kapıya çıktık Polislere durumu anlattık. Onlarla fotoğraf çekildik bu durum bizim için ayrı bir heyecan oldu. Sonrasında ben tekrardan torunuma öğrettim bir daha basmaması gerektiğini oda bilinçli bir şekilde onayladı dedi.

     

    Uygulamanın ne kadar önemli olduğunu aktaran Adil Ersoy ise Bu kadar kısa sürede Polisin kapıya gelmesi müthiş bir şey. Çocukların telefonla oynaması, eşimin telefonla konuşması ve kapattıktan 2 dakika sonra Polisin gelmesi gerçekten güzel. Polisleri kapıda görünce tabi çıktık torunumdan dolayı yanlışlıkla basıldığını anlattık. Polisler kontrol ettiler, tutanak tutuldu ve imzalar atıldı.

     

    Uygulama güzel Sapanca ile burasının arası 15 -20 dakikalık bir süre onlar KADES uygulamasına basıldığı anda yola çıkmışlar.  İnsan başını yastığa koyduğunda daha nasıl güvende hissedebilir. Allah devletimize zeval vermesin bu sistem müthiş bir sistem. Ne kadar bir kadın, erkek veya canlıda olsa bu ülkenin gücünü gösterir. Şuan Ukrayna ve Suriye’yi görüyoruz. Bu ülkelerde insanlar evlerinde yatamazken biz çok basit bir sistemle, yanlışlıkla bile bastığınızda 5 dakika içerisinde kapınıza Polis geliyor diye konuştu.

     

     

     

  • Amasya İl Özel İdaresinden çiftçimize tohum desteği

    Amasya İl Özel İdaresinden çiftçimize tohum desteği

    Amasya İl Özel İdaresi kırsal alandaki çalışmalarını sürdürürken diğer taraftan da tarımsal destek programlarını hayata geçirmeye başladı. Vatandaşlarımızın tarımsal faaliyetlerini sürdürülebilir kılmak amacıyla çitçilerimize tohum desteği vermektedir.

    Mustafa MASATLI; “Devletimiz her alanda olduğu gibi tarım sektöründe de çeşitli desteklemelerle üreticimizin yanında olmaya devam etmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığımızın sağladığı desteklerle birlikte, bizde ilimizde gerekli tarımsal desteklemeleri yapıyoruz.  İl Özel İdaresi kaynaklarından da çeşitli tarım ve hayvancılık projelerini hayata geçiriyoruz. Amasya’mızda ekili olmayan bir karış arazi dahi kalmamalıdır. Bu anlayışla, bu yıl yüksek oranda hibe desteği ile çok geniş bir yelpazede tohum desteği sağlayacağız. Nohut ve yonca tohumlarını üreticilerimize teslim ediyoruz.  Dağıtımını yapacağımız nohut tohumlarının toplam miktarı 22.3 ton olup, bunun 14 tonu Tarım ve Orman Bakanlığımız, 8.3 tonu ise İl Özel İdaremiz desteğiyle temin edilmiştir. Her iki projenin toplam bedeli yaklaşık 400 bin TL olup, bu tutarın %75’i hibe desteğidir.

    Ayrıca, hayvancılık için önemli bir kaba yem kaynağı olan, yonca tohumlarını da üreticilerimize teslim ediyoruz. Amasya’mızı bölgemizin Kırmızı Et Üretim Merkezi yapma hedefi doğrultusunda, yem bitkileri üretimini desteklemeye devam edeceğiz. Bu kapsamda bugün 2.500 dekarlık bir alanda ekilmek üzere, toplam bedeli 320 bin TL olan yonca tohumlarını İl Özel İdaremizin %50 hibe desteği ile üreticilerimize sunuyoruz.

    Dağıtımını yapacağımız bu tohumların Amasya tarımına ve çiftçisine hayırlı olmasını diliyor, Amasya’mıza her alanda büyük yatırımlar yaparak, insanımızın yaşam standartlarını yükselten başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, hükümetimize ve bu projeleri hayata geçirmemiz için bizleri destekleyen Tarım ve Orman Bakanlığımıza ve ayrıca İl Genel Meclisimiz ile Özel İdaremize teşekkür ediyorum” dedi.

  • AK Parti Amasya Milletvekili Çilez’den Merzifon OSB’ye ziyaret

    AK Parti Amasya Milletvekili Çilez Merzifon OSB’yi ziyaret etti

    AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla 19 Mart’ta açılışı yapılan Merzifon Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yeni hizmet binasında incelemelerde bulundu.

    Hasan Çilez Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önemle vurguladığı, “yatırım, üretim, istihdam, ihracat ve büyüme” odaklı çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiğini söyledi.

    Osb’lerde şu an yer kalmadığını, genişletme çalışmalarının başladığına dikkati çeken Çilez, istihdam sayısının da her geçen gün artığını vurguladı.

    Çilez, “Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank’ın katılımıyla 20 fabrikamızı hizmete açtık. Bu arada 15 fabrikamızın proje ve inşaat çalışmaları devam ediyor. Muhtemelen her 2-3 ayda bir yapımı tamamlanan fabrikamız hizmete girecek. Merzifon Osb’mizde yine güney bölgesine doğru genişleme hamlemiz var. İnşallah gerekli işlemler tamamlandığında işletmelerimize yer tahsislerine başlarız.” dedi.

    OSB alanının genişlediğini dile getiren Çilez “Merzifon Osb’miz 112 hektardı, 44 hektar büyüttük. 154 hektar daha büyütünce toplam 3 bin hektar alanda devasa bir OSB haline gelecek. Burada yaptığımız hamleler, projeler çok güzel gidiyor. Milletvekili olduğumda Merzifon’da 3 bin 472 olan işçi çalışıyordu. 3 yılda bu rakam katlanarak 6 bin 586’ya çıkmış. İnşallah bereketlenerek devam edecek.” Dedi.

    Lojistik Merzifon’un Cazibesini Arttıracak

    “Merzifon Organize Sanayi Bölgesi bir başarı hikayesidir. Türk iş insanının neler yapabileceğini gösteren, ufkumuzu açan bir sanayi bölgesi olduğunu düşünüyoruz. AK Parti iktidarları döneminde OSB’lerimiz her ilde kuruldu. Biz doğu, batı, kuzey, güney her taraf üretsin istiyorduk. Allah’a şükürler olsun bu konuda da emin adımlarla ilerliyoruz. OSB’lerimiz bölgeler arası kalkınmışlık, farklılıkları en aza indirmek için çok önemli hamleler. Bunun en başarılı örneklerinden birisi de Merzifon OSB’dir. Buranın yaklaşık 40 yıllık mazisi vardır. Bugüne kadar emek verenlerden, böyle değerli bir eserde taş üstüne taş koyandan Allah razı olsun. İçinden hızlı trenin de geçtiği Samsun ve Mersin limanına rahatlıkla bağlayacağımız bir hayalimiz var.” diyerek sözlerine son verdi.

  • SICAK HAVALARA DİKKAT

    SICAK HAVALARA DİKKAT

    Başhekimi Uzm. Dr. Selçuk Sezikli, aşırı sıcaklara karşı uyarılardan bulunarak, sıcak havaların insan sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte mevsim normallerinin üzerine çıkan hava sıcaklıklarından korunmanın yollarıyla ilgili tavsiyelerde bulunan Başhekim Selçuk Sezikli, “Özellikle çocukların, yaşlıların, kalp, akciğer solunum ve tansiyon hastalığı bulunan kişilerin, hamilelerin, kilo sorunu olan kişilerin daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Çok sıcak havalarda ve rutubetin arttığı durumlarda 37 dereceye kadar normal olan vücut ısısı 40-41 dereceye kadar yükselebilir. Aşırı sıcağa maruz kalan bir kişinin beynindeki ısı ayarlama merkezinin fonksiyonu bozulur ve ciddi sağlık sorunları ortaya çıkar” dedi.

    Sıcak havalarda meydana gelebilecek fiziksel kramplara karşı uyarılarda bulunan Sezikli, “Fiziksel aktivite ile beraber terlemeye bağlı vücutta hızlı bir şekilde meydana gelen su ve tuz kaybı sonucu oluşur. Belirtileri, karın bacak ve kol kaslarında ağrılı spazmların oluşumudur. Sıcak krampları için tıbbi bir tedaviye gerek yoktur. Kişi kramplardan sonra en azından birkaç saat için fiziksel aktiviteyi durdurmalı sulu- mineralli içecekler tüketmeleri gerektiğini söyleyerek, sıcak bitkinliği, yorgunluk, halsizlik, bayılma hissi, yükselen ateş, kalbin daha hızlı çarpması, belirtilerindendir. Bilinç kaybı yoktur. Kişi serin bir yerde bacakları baş seviyesinin üzerinde olacak şekilde uzanmalı, sıkı giysilerini gevşetmeli, sıvı- mineralli içecekler almalıdır. Kişinin durumu gözlenmelidir. Sıcak ve nemli havalarda aşırı terlemeye bağlı olarak derinin tahriş olması sonucu ortaya çıkan pütürcüklerdir. Vücudun daha çok boyun koltuk altı dirsek içi gibi kıvrımlarında görülür. Her yaşta ve herkeste görülebilmekle beraber bebeklerde görülmesi daha sıktır. Kızarık bölgeler kuru tutulmalı, daha serin daha nemsiz ortam sağlanmalıdır. Güneş yanıklarından korunmak gerektiğini söyleyen Başhekim Sezikli, “Güneş yanıkları uzun süre güneş ışığına maruz kalmakla meydana gelir. Etkilenen kişide deride kızarıklık, su toplama, yüksek ateş, şiddetli ağrı-acı şikâyetleri görülür. Güneş yanıklarından korunmak için özellikle güneş ışınlarının en şiddetli olduğu 11.00-16.00 saatleri arası güneşe çıkmamaya özen gösterilmelidir. Güneş yanığı olan yerler ilk olarak soğutulmalıdır. Yağ, salça, yoğurt ve diş macunu kesinlikle sürülmemelidir. Bir hekime danışarak tıbbi losyon kullanılmalıdır. Güneş veya sıcak çarpması kalıcı hasarlara neden olabilir. Aşırı sıcağa maruz kalmak sonucu bedenin vücut sıcaklığını sabit tutma mekanizmasının bozulmasıyla ortaya çıkar. Hayati tehlikesi olan bir durumdur. Güneş veya sıcak çarpmasının belirtileri, çok yüksek ateş. (40-41 derece) Vücudun terleme olayını gerçekleştirememesi. Halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, ciltte aşırı kuruluk, kusma, bulantı, bilinç kaybı, görme netliğinin bozulması, el ayak hareketlerinin kontrolünde hâkimiyet kaybıdır. Bu belirtiler görüldüğünde mutlaka bir hekime başvurulmalıdır” diye konuştu.

  • YARDIMLARINIZI BEKLİYORLAR

    YARDIMLARINIZI BEKLİYORLAR

    İHH, Ramazan 2019 çalışmalarına “Ramazan Birlikte Güzel” sloganıyla başladı. İHH, 120 ülke ve bölgede Ramazan boyunca 3 milyon kişiye hayırseverlerin yardımlarını ulaştırmaya devam ediyor. Amasya İHH Yardım faaliyetleri kapsamında Amasya’ da 700 aileye Ramazan Gıda Kumanya Paketi dağıtımı gerçekleştirdi. Amasya İHH Yönetim Kurulu Başkanı Serdal Benli Ramazan ayı yardım çalışmalarıyla ilgili olarak şu bilgileri verdi.
    RAMAZAN AYI BİRBİRİMİZİN HALİNDEN ANLAMA AYIDIR
    Amasya İHH olarak ramazan ayından önce İl ve ilçelerimizde yardıma muhtaç ailelerimizin tespitini yaptık. Tespit çalışmalarında ilimizdeki mahalle muhtarlarının da desteğini alarak gıda yardım paketleri bizzat ekibimiz tarafından muhtaç ailelere teslim edildi. Ramazan ayının tüm dünyada olduğu gibi ilimizde de birbirimizi anlamaya ve birbirimizin dertlerini paylaşmaya vesile olmasını umuyoruz. Bu anlayışla aileleri ziyaret ettik, onların dertlerini dinledik ve çocukları sevindirdik. Toplamda dağıtılan 700 gıda yardım paketlerinin 200 tanesi Afgan, Irak ve Türkmen muhacir kardeşlerimize, diğer 500 adet gıda yardım paketleri il ve ilçelerdeki tespit ettiğimiz yetim ve muhtaç ailelere dağıtıldı. İlçelerimiz Merzifon’da 150 aileye, Taşova’da 20 aileye, Erbaa’da 50 aileye, Havza’da 80 ihtiyaç Sahibi aile yardımda bulunduk. Amasya merkezde ise 380 aileye yardımda bulunduk.
    KUMANYA DAĞITIMINDA HİÇ BİR AYRIM GÖZETMEDİK
    Ramazan ayında indirilen Yüce Kitabımız Kuran’da Rabbimiz bizlere akrabaya, muhtaçlara, yetimlere yardım etmeyi, verdiği nimetleri kendi yolunda harcanmayı, yeryüzünde iyiliği yaymayı ve kötülüklere karşı mücadele etmeyi emretmektedir. Rabbimiz Kuran-ı Kerimde Hucurat Suresinin 13. ayetinde:” “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışasınız diye sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdâr olandır.” Diye buyuruyor. Dinimizin bize verdiği bu bilinçle yardım kumanya paketlerini ilimizde bulunan yetim, muhtaç ve muhacir ailelerimize hiçbir ayrım gözetmeksizin dağıttık.
    BU RAMAZAN AFRİKALI KARDEŞLERİMİZİN GÖZÜNÜN NURU OLACAĞIZ İNŞALLAH
    Bu ramazanda “Siz Görürseniz Onlar da Görecek” sloganıyla İHH İnsani Yardım Vakfı’mızın 2007 yılında Afrika’da başlattığı Katarakt Ameliyatları Projesini başlattık. Bu proje vesilesiyle 1001 Afrikalı kardeşimizin gözünün açılmasına vesile olmak istiyoruz. 1 Katarakt Ameliyat bedeli 500 TL’dir. Amasyalı kardeşlerimizden bu projeye küçük, büyük desteklerini bekliyoruz. Projemiz bayram sonuna kadar devam edecek. O güne kadar Katarakt Ameliyatı için bağış kabul ediyoruz. Zekât, sadaka, fitre ve bağışlarını İHH aracılığıyla bu iyilik kervanına katmak isteyenler için irtibat bilgileri:
    Bağış için hesap no: Amasya İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Derneği
    Türkiye Finans Amasya Şubesi İban: TR 52 0020 6001 9102 6804 9700 01
    Hesap No: 2680497-1
    İletişim: 05337257174

  • TESNAT 2019 AMASYA’DA

    TESNAT 2019 AMASYA’DA

    Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) iş birliğiyle düzenlenen “TESNAT 2019” başlıklı sempozyum Amasya Üniversitesi ev sahipliğinde Milli Hakimiyet Yerleşkesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

    Sempozyum açılış programına Rektör Prof. Dr. Metin Orbay, TESNAT Düzenleme Kurulu adına Prof. Dr. Eyyüp Tel, Kırıkkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümünden Prof. Dr. Abdullah Aydın, akademisyenler, bilim insanları, öğrenciler ve konuya ilgi duyan vatandaşlar katıldı. Türkiye ve dünyadaki nükleer gelişmelerin bilimsel bir platformda tartışıldığı TESNAT 2019’a Rusya, İran, Fransa, Amerika’nın da aralarında bulunduğu ülkelerden bilim insanları katılarak nükleer enerjiyi eğrisiyle doğrusuyla bilimsel bir platformda tartıştılar.

    TESNAT 2019’un açılış programına katılarak bir konuşma yapan Rektör Orbay; Amasya’yı kongre şehri yapmak hedeflerinin sürdüğünü açıkladı. Orbay; bu bağlamda üniversitemiz çatısı altında kongre, sempozyum gibi birçok bilimsel etkinlik düzenlendiğini ve yıl içerisinde de bu etkinliklerin süreceğini kaydetti. Orbay, “Beşincisi düzenlenen TESNAT 2019’u Cumhuriyetin hamurunun yoğrulduğu bu kadim şehirde yapmanın gururunu yaşıyoruz. Bu yıl Amasya Tamimi’nin kabul edilişinin 100. yılını çeşitli etkinliklerle kutluyoruz. TESNAT 2019’u da bu çerçevede Amasya’da gerçekleştiriyoruz. Alanında uzman bilim insanlarının Amasya’da buluşup bilimsel bir platformda dünyanın gündemini her daim meşgul eden nükleer enerji konusunu enine boyuna tartışmaları; bu tartışmalara bir ivme de kazandıracağına inanıyoruz” dedi.

    Kırıkkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Nükleer Fizik Anabilim Dalından Prof. Dr. Abdullah Aydın ise yaptığı sunumda nükleer enerjinin elektrik enerjisi üretimindeki rolünden bahsetti.

    Nükleer enerjide nötronun keşfinin dönüm noktası olduğunu kaydeden Prof. Dr. Aydın; bu keşfe kadar radyoaktivite ve çekirdekli atom teorisinin bilindiğini söyledi. Nükleer enerjiye giden bilimsel gelişmeleri açıklayan Aydın; süreç içerisinde atom enerjisinin yıkıcı gücünün insanların canları pahasına keşfedildiğini kaydetti.

    Nükleer enerjinin elektrik üretimi için kullanımı bağlamında sunumunu detaylandıran Aydın; dünyada ABD, Kanada ile Avrupa ve Pasifik ülkelerinde reaktörlerin yoğunlukta olduğunu söyledi.

    Uranyum yatakları bakımından ise Kanada, Nijer, Avustralya ve Kazakistan’ın zengin olduğunu belirten Prof. Dr. Aydın; reaktör sahibi ülkelerin ise ABD’de ve Avrupa’da yoğunlaştığını kaydetti. Türkiye’de ise nükleer enerji konusunun 1957’den itibaren gündemde olduğunu belirten Aydın; Türkiye’de çeşitli sebeplerden dolayı santral çalışmalarının bir türlü sonuçlanamadığını kaydetti.

    Türkiye’nin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun kurucu üyesi olduğunu belirten Prof. Dr. Aydın; “Bugüne kadar dört ihale başarısız oluyor. 2010 yılında Türkiye ve Rusya Cumhuriyetleri hükümetleri arasında Akkuyu Nükleer Santrali projesine ait anlaşma imzalanıyor. Üç yıl sonra da Japonya hükümeti ile Sinop’ta bir nükleer santral projesine ait anlaşma imzalanıyor. Akkuyu için 20 milyar dolarlık bir harcama öngörülürken işletme ömrü ise 60 yıl gözüküyor. Nükleer santraller yüzde 90 kapasiteyle enerji üretebiliyorlar” diye konuştu.

    Prof. Dr. Aydın enerjide çeşitliliği savunduğunu ifade ederek nükleer enerji gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının da titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Program bilimsel toplantılarla iki gün boyunca sürdü.