Etiket: hava

  • Sağanak Yağış Geliyor

    Sağanak Yağış Geliyor

    Meteoroloji’nin yayınladığı hava durumu tahmin raporuna göre, salı günü tam 32 ilde yağış etkisini gösterecek.

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), 4-10 Nisan tarihlerini kapsayan haftalık hava durumu tahmin raporunu paylaştı. Buna göre; pazartesi gününden itibaren yurt genelinde etkili olacak sağanak yağmur pazar gününe kadar sürecek.

    Hava Sıcaklığı Mevsim Normallerinde Kalacak

    Meteoroloji’nin sosyal medya hesabından paylaşılan güncel haritada, “Hava sıcaklıklarının; güney kesimlerde mevsim normalleri üzerinde, diğer yerlerde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.” ifadelerine yer verildi.

    32 ilde yağış bekleniyor

    Salı gün Amasya, İstanbul, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Yalova, Kocaeli, Bilecik, Düzce, Sakarya, Zonguldak, Bolu, Karabük, Bartın, Kastamonu, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Erzurum, Çankırı, Çorum, Tokat, Gümüşhane, Bayburt ve Ardahan’da sağanak yağış etkili olacak.

     

     

  • Merzifon kaymakamı Güldoğan Nisan ayı yatırım değerlendirme toplantısı yaptı

    Merzifon kaymakamı Güldoğan Nisan ayı yatırım değerlendirme toplantısı yaptı

    Merzifon kaymakamı Ali Güldoğan başkanlığı ile Nisan ayı yatırım değerlendirme toplantısı kaymakamlık salonunda yapıldı. Kaymakam Güldoğan ve ilgili kurum amirlerinin katılımı ile yapılan Nisan ayı yatırım değerlendirme toplantısında Merzifon’da 2022 yılı devam eden ve planlanan, Havaalanı Terminal Genişletme İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü okul projesi, İlçe Sağlık Müdürlüğü ve Merzifon 6 Hekimlik Aile Sağlığı Merkezi Yapımı, Gençlik Merkezine ek bina yapımı, Kızlar Mektebinin Restorasyonu, Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurdu, Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü tarafından yürütülen “Tek Ebeveynli Ailelerde Kadın ve Çocuğun Güçlendirilmesi ve Kadın İstihdamının Artırılması” projesi, OSB ilave alan alt yapı yapım işi, Kent Ormanı projesi, İlçe Özel İdare Müdürlüğü Köydes yatırımları ve İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından yürütülen projeler ile ilgili sunum yapılarak planlamalara ilişkin değerlendirilmelerde bulunuldu.

  • DSYB mevcut yönetim olağan genel kurul toplantısında güven tazeledi

    DSYB mevcut yönetim olağan genel kurul toplantısında güven tazeledi

    Amasya DSYB üyeleri ve üreticilerinin yoğun katılımıyla gerçekleşen olağan genel kurul toplantısı 31 Mart 2022 tarihinde Amasya Grand Ottoman toplantı salonunda oldu. Üreticilerin tarafından yoğun ilgi gösterilen ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü temsilcilerinin gözetiminde gerçekleştirilen Seçimli Genel Kurul Toplantısında 2020- 2021 yıllarının faaliyet raporu ve ibrası, aynı zamanda ileriki yıllarda gerçekleştirilecek faaliyetler, hazırlanan bütçe onayı ve diğer konular oylamaya sunuldu.

    Birlik başkanı Güner Aslan toplantıda yaptığı açılış konuşmasında; ‘’Amasya DSYB süt üretimi yapan üreticilerin yan yana gelmesiyle 1998 yılında kurulmuş ve kar amacı gütmeyen bir üretici kuruluşu olduğunu, Kuruluş amacını, bölgemizde hayvan ıslahını geliştirmek, kırsal alanda refahı, yaşam kalitesini ve sürdürülebilirliğin devamlılığını amaçladığını, Aynı zamanda güvenilir ve kaliteli hizmet veren, gelişen teknolojiye ayak uyduran, Türkiye’de ve Dünya’da benzer kuruluşlara örnek olan insana ve emeğe hizmet eden saygın bir birlik olmaya devam edeceğini söylemiştir.

    Amasya DSYB seçimli olarak yapılan Olağan Genel Kurul’da mevcut yönetim güven tazelemiştir. 1998 yılından beri şenlik havasında gerçekleştirdiğimiz Genel Kurullarımızdan birini daha sonuçlandırmanın mutluluğunu yaşamaktayız. Gerçekleştirilen Genel Kurulumuzun öncelikle ilimiz hayvancılığına sonrasında ülkemiz hayvancılığına katkı sağlayacağı inancıyla tüm üyelerimize hayırlı olmasını temenni ediyoruz.’’ İfadelerine yer verdi.

  • YÜKSEK NEM ASTIMI TETİKLİYOR!

    YÜKSEK NEM ASTIMI TETİKLİYOR!

    Bunaltıcı sıcak havaların tüm ülkemizi kavurduğu ve günlük çok yoğun yağmur geçişlerinin olduğu bugünlerde, en çok görülen sağlık problemlerinden biri de astım.

    Sıcak ve nemli havaya maruz kalma, alerjenler, çevresel faktörler ve toprak astımı tetikliyor. Nemin yüksek olduğu zamanlarda astım hastalarının daha özenli davranması gerekiyor.

    Astım nedir?

    Astım rahatsızlığı akciğerlerde meydana gelen kronik bir rahatsızlık olup, kişinin göğüs ve nefes darlığı ile beraber solunum sıkıntısı yaşamasına sebep olur. Alerjik ve alerjik olmayan kronik bir rahatsızlık olan astımın, birden fazla tetikleyicisi, polenden sonra yüksek nemin en önemli ikinci faktör olduğunu ifade ediyor. Ayrıca astımı tetikleyen faktörler, astımlı kişinin nöbet yaşamasına sebep olan unsurlardır. Astım hastaları kendi rahatsızlığını tetikleyen unsuru testlerle belirledikten sonra, bunlara karşı dikkatli davranarak hastalığını kontrol altında tutmaya çalışmalıdır. Bu sayede hasta çok daha az sayıda astım nöbeti geçirerek daha sağlıklı bir hayat sürebilir.

    Alerjik astım hastalığı belirtileri nelerdir?

    Astım krizleri, havaların değişken olduğu dönemlerde daha sık görülür. Belirtiler gece sabaha karşı şiddetlenir. Bazı kişilerde burun kaşınması, hapşırma, nezle, burun tıkanması, gözlerde sulanma, kaşınma, öksürük gibi belirtiler görülür.

    Astım hastaları nelere dikkat etmelidir?

    Alerjik astım hastalığı yaşayan bireylerin, öncelikle astım tedavisi süreçlerinde nasıl bir yol izlemeleri gerektiği ile ilgili bir hekime başvurmaları gerekir. Astımlı hasta veya yakınlarının doktor ile iletişimleri çok önemlidir. Kişilerin eğitim, öğretim durumlarına göre doktorun verdiği bilgi ve yönlendirmeleri uygulayarak atak sıklığını azaltarak kontrol altında tutabilirler. Yaz aylarında, astım hastalarının nemin yüksek olduğu saatlerde açık havada daha az zaman geçirmeleri gerekiyor. Astım hastaları, havadaki nem oranını kontrol etmeli, yüzde 60’ı geçtiğinde dışarı çıkmamaya özen göstermelidir. Çünkü yüksek nem, polenlerin havada daha uzun ve daha çok bulunmasına neden olur. Tatil içinse, yüksek nemin olmadığı yerler tercih edilmelidir. Havuz da astımı tetikleyen etkenlerdendir, doğal ilaç olarak nitelendirdiğimiz deniz tercih edilmelidir.

  • AŞIRI TERLEME HANGİ HASTALIKLARIN BELİRTİSİ OLABİLİR?

    AŞIRI TERLEME HANGİ HASTALIKLARIN BELİRTİSİ OLABİLİR?

    Havaların çok ısındığı bugünlerde güneşin tepe saatlerinde dışarda olmamaya, sık su tüketmeye, pamuklu ve açık renk kıyafetler giymeye ve aşırı efor harcamamaya dikkat ediyoruz. Kendimizi güneşin olası zararlı etkilerinden korumaya çalışıyoruz. Ancak, bu koşullar dışında kendimizde yine de aşırı terleme gözlemliyorsak uzmanlara göre bu bir hastalık belirtisi olabilir.
    Sıcak havalarda vücudumuzla ilgili en çok şikâyet ettiğimiz şey terleme olsa da aslında bu vücudumuz için iyi bir şey. Terleme vücudun sıcaklıkla baş etme yöntemi yani kendini soğutma sistemi. Fakat zaman zaman aşırı terleme ve belli zamanlarda terlemenin rahatsızlık verici seviyelere ulaşması tıbbi bir sorunun göstergesi olabilir.
    Terleme nedir?
    Terleme, vücut ısısı yükseldiğinde onu soğutmak için kullanılan normal bir mekanizmadır. Vücutta sıcaklığın yükselmesi sinir sistemini tetikler, beyin ve ardından ter bezleri uyarılarak terleme ile sıcaklık kaybı sağlanır. Aşırı terleme veya hiperhidroz ise fizyolojik ihtiyacımızdan daha fazla miktarda ve kişinin hayat standartlarını etkileyecek düzeyde olmasıdır. Eğer bu durum altta yatan herhangi bir hastalığa bağlı ise sekonder, bağlı olmadığı durumlarda primer hiperhidroz denir. Eğer kişiler kendilerinde aşırı terlemeden şüpheleniyorlarsa muhakkak uzman bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.
    Bu hastalıklar hangileri?
    Hipertiroidi: Kandaki tiroid hormonunun artması anlamına gelen hipertiroidi, vücuttaki kimyasal reaksiyonların hızlanmasına neden olduğu için vücut sıcaklığını ve dolayısıyla terlemeyi artırabilir. Aşırı terleme şikâyetiyle doktora başvuranlardan ilk istenen tetkiklerden biri tiroid hormonu ölçümüdür.
    Enfeksiyon hastalıkları: Genelde akciğerleri hedef alan, bulaşıcı bir enfeksiyon olan tüberküloz (verem) gibi hastalıklar, vücudun zararlı bakterilerle savaşması sırasında ateşin ve terlemenin artması gibi belirtiler gösterir.
    Diyabet: Kan şekerinin çok düşük ya da çok yüksek olması vücut dengesini bozarak aşırı terlemeye neden olabilir.

  • AMASYALI İŞ ADAMLARIYLA SOHBET

    AMASYALI İŞ ADAMLARIYLA SOHBET

    Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Amasyalı işadamlarıyla açık hava kahvaltı programında bir araya geldi.
    Amasyalı iş adamları Altan Yüce, Macit Okur, Keramettin Şenocak, Necdet Söylemez, Ahmet Koçak, Emre İşeri ve Selim Okur’un tertiplediği açık hava kahvaltı programına Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Başdanışman Ahmet Yenihan ile birlikte katıldı. Emine Hanımın el emeği ile hazırladığı sofrada muhabbet ve sohbet zirve yaptı. Başkan Sarı, Amasyalı iş adamlarının gösterdiği ilgi ve alakaya teşekkür etti.

  • BU YIL HEDEF 1 MİLYON

    BU YIL HEDEF 1 MİLYON

    UNESCO’nun ‘Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan şehzadeler şehri Amasya’yı, geçen yılın aynı ayında 615 bin turist ziyaret etti. Bu yıl ise hedef 1 milyon turist.
    Osmanlı şehzadelerinden birçoğunun ilk eğitimini aldığı ve devlet yönetimini öğrendiği yer olması dolayısıyla “şehzadeler şehri” olarak anılan Amasya’nın ağırladığı turist sayısı her geçen yıl artıyor. Kentin ortasından geçen Yeşilırmak’ın iki yakasında uzanan Yalı Boyu evleri ve Kral Kaya Mezarlarını ziyaret eden turistlerin sayısı her geçen gün artmaya devam ediyor.
    Amasya Valisi Osman Varol, “Amasya malumunuz olduğu üzere iç turizmin, kültür turizmin önemli merkezlerinden bir tanesi ve bu özelliğini yıllardır muhafıza ediyor. Ve sunduğu bu hizmetlerle de turist sayısını giderek artırıyor. Bu yıl da gerçekten çok hareketli bir sezon yaşıyoruz. Özellikle bir açık hava müzesi şeklinde olan şehrimizi turistlerimizin çok büyük bir beğeniyle gezdiğini bizlerde müşahede ediyoruz. Özellikle şehrin merkezinde tarihi yalı boyumuz, Yalı Boyu Evlerimiz Amasya’nın siluetini oluşturan hemen onun arkasında Kral Kaya Mezarları ve onun arkasında Harşena Dağı Kalesi özellikle insanlarımızın, ziyaretçilerimizin uğramadan geçmediği bölgeler. Yalı Boyu’nu gezen misafirlerimiz daha sonrasında kaleyi ve Kral Kaya Mezarları’nı ziyaret ediyorlar. Özellikle bunlar yeni dönemin çok önemli kavramlarından olan fotoğraf çekilip sosyal medya da paylaşmak için çok inanılmaz ikonik mekanlar. Buralarda da vatandaşlarımızın çok memnuniyetle gezdiğini görüyoruz. Hedefimiz 1 milyon turist kısa vadede. Buna ulaşmak için tüm faktörler, tüm unsurlar, tüm aktörlerle çok güçlü bir çalışma yapıyoruz. Sürdürüyoruz. Yeni turizm alanları, yeni müzeler ilimize kazandırmak için ama Türkiye çapında belki dünya çapında ses getirecek müzeler kazandırmak içinde çalışmalarımız devam ediyor. Bunlarla birlikte hedefimize kısa sürede ulaşacağımıza inanıyoruz” dedi.
    Amasya’yı Adana’dan gezmeye gelen yerli turist Ülkü Tolay, “Adana’dan geliyoruz. Amasya çok güzel, şirin tertemiz bir şehir. Tarihin hala eski barınıyor olması çok daha güzel. Sanki dolaşırken tarihte geziyormuşuz gibi bir his bıraktı bize. Korunması çok hoşumuza gitti. Tarihin içinde dolaşıyormuşuz gibi bir his bıraktı. Çok mutlu olduk“ diye konuştu.
    Edirne’den gelen Hasan Bayraktar ise “Edirne’den geliyorum. Amasya’yı çok güzel bulduk. Orijinalliği bozulmamış. Eski şehzadelerimizin yetiştiği, eğitim gördüğü, günümüze kadar orijinalliğini muhafıza etmiş. Türkiye’nin her tarafından insanının gelip görmesini tavsiye ederim. Huzurun başkenti gibi. Güzel bir şehir olarak herkese tavsiye ediyorum” şeklinde konuştu.

  • 2 AYDA 81 KENE VAKASI

    2 AYDA 81 KENE VAKASI

    Başhekimi Uzm. Dr. Selçuk Sezikli, “Bu yıl 81 hasta kene ısırıkları sebebiyle hastanemize başvurmuş bunlardan, 62 hastaya hekimlerimiz müdahale etmiş, 18 kişi kendi çıkarıp başvurmuş ve 13 yaşında 1 hastamız ise KKKA şüphesi ile sevk edilmiştir.” dedi.

    Bu yıl da havaların ısınmasıyla birlikte kene ısırık vakaları ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı vakalarını görmeye başlıyoruz diyen Başhekim Sezikli, “Havaların soğumasıyla birlikte KKKA vakalarında belirgin azalma olmakta ve çok nadir olarak görmekteyiz. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı yeni bir hastalık değildir. Bazı vakalarda ölümle sonuçlanabilen bir kırsal bölge hastalığıdır. Özellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın Sağlık Bakanlığı ve Tarım-Hayvancılık bakanlığının önerilerine uyarak belirli önlemleri alması gerekmektedir. Bu önlemlerin başında pantolon paçalarını çorap içine sokmak, uzun kollu giymek, eldiven kullanmak gibi basit önlemlerdir ve çok etkili olmaktadır. Aynı önlemlere bu bölgelere gidenlerin de uyması gerekmektedir. Ayrıca bu bölgelere gidenlerin işi bitip eve gelindiği zaman vücutta kene muayenesi/kontrolü yapması da önemlidir. Hastalık belirtileri çoğu hastada ateş, üşüme, titremenin eşlik ettiği bir soğuk algınlığı şeklinde ani başlar. Çoğu hastada halsizlik, şiddetli kas eklem ağrıları olur. Bazen bulantı, kusma, ishal ve vücutta döküntü vb. olabilir. Hastalık dünyanın birçok bölgesinde görülmektedir. Hastalığın spesifik bir tedavisi ve henüz etkin bir aşısı yoktur. Ancak hastalara erken tanı konup gerekli tedbirlerin alınması, yatırılarak yakın takibi, bakım, destek tedavisi ve gereğinde kan ve kan ürünlerinin verilmesi çok büyük önem arz etmektedir” ifadelerini kullandı.

  • KLİMA KULLANANLAR DİKKAT!

    KLİMA KULLANANLAR DİKKAT!

    Başhekimi Uzm. Dr. Selçuk Sezikli, özellikle sıcaklığın en yüksek hissedildiği bu günlerde sıklıkla başvurulan klimalarla ilgili uyarılarda bulundu.

    Sıcak havalarda oda ısısını düşürerek konforlu bir ortam yaratmak için kullanılan klimaların, aynı zamanda hava yolu ile bulaşan mikroorganizmaların da kaynağı olabilmekte ve sağlığımız açısından ciddi sorunlara neden olabildiğine işaret eden Merzifon Kara Mustafa Paşa Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Selçuk Sezikli, “Klimadan kaynaklanan sağlık sorunları genelde klimanın aşırı kullanımı nedeniyle görülmektedir. Uzaktan kumanda ile basit bir parmak dokunuşu ile çalıştırabilme imkânı bulduğumuz klimalar, gereğinden fazla kullanımda değişlik sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.

    Vücut ani sıcak ve soğuk hava değişimlerine karşı kendini koruyamadığı için bu durum başta solunum yolu hastalıkları olmak üzere birçok hastalığa sebep oluyor. Vücuttaki termostat kendi ısısını bu kadar hızlı düzenleyemez. Bu nedenle iki ortam arasındaki geçiş yavaş olmalıdır. Genellikle sıcaklardan bunalanlar, klimaları çalıştırarak bir an önce sıcak ortamdan serin ortama geçmek istiyorlar. Oysa klimaların ortamı belirli zaman aralıklarında yavaş yavaş soğutmak için kullanılması gerekiyor. Örneğin, dışarıda sıcaklık 40 derece ise klima çalıştırılacak ortamda sıcaklığın aralıklarla 5’er derece düşürülmesinde fayda var” dedi.

    Başhekim Sezikli, klimaların yol açtığı rahatsızlıklarla ilgili de verdiği bilgide; “Klima çarpması” Klimanın üflediği serin havanın karşısında durmak pek doğru değil; hele de dışarıdan terlemiş olarak gelmişseniz. Terin üzerinizde aniden soğuması ‘klima çarpmasına’ sebep olabilir. Boynunuz tutulabilir, başınızı çeviremezsiniz; nefes alırken göğsünüzde bıçak batar gibi ağrılarınız olabilir. Havanın doğrudan vücudunuza gelmemesi için klimaların ayarlanabilen kanatçıklarından yararlanabilirsiniz.

    Klimayı çok düşük değerlere ayarlamak sağlık için doğru değil. İdeali, ısının 23-24 derece arasında, nispi nemin de %40-50 arasında olacak şekilde ayarlanmasıdır.

    “Klima ateşi” Klima ateşine, air-condition sistemlerinden başka, evlerde kullanılan ve halkımızın kısaca “soğuk buhar” diye bildikleri nem yapıcı aletler ile akciğer hastalarına solunum yoluyla ilaç vermeye yarayan nebülizatör denilen aletler de neden olabilirler.

    Hastalık, mikroplarla kirlenmiş air-condition veya nemlendirme sistemlerine maruz kalındıktan birkaç saat sonra ateşli bir hastalık gibi başlar. Belirtilerin ortaya çıkması nadiren 12 saati de bulabilir.

    Şikâyetler genellikle hafta başında veya tatil veya dönüş günlerinde görülür. Bir süre kullanılmayan klimaların ilk çalıştığı günlerde de belirtiler daha fazladır.

    Hastalarda ateş, titreme, kas ve eklem ağrıları, yorgunluk, halsizlik, bitkinlik… gibi daha çok gribi hatırlatan şikayetler vardır. İş yerine geldikten birkaç saat sonra başlayan belirtiler akşama doğru şiddetlenir ve gece eve döndükten sonra da devam ederse de, hastaların çoğu 24-48 saat içinde tamamen düzelirler. Bazı hastalarda nadiren şiddeti çok fazla olmayan öksürük, nefes darlığı ve çarpıntı gibi yakınmalar da olabilir.

    “Alerjik zatürre” Klimaların sebep olduğu alerjik zatürree çocuklarda da görülebilirse de, daha çok 50 yaşın üzerinde olanlarda ve diğer akciğer hastalıklarının aksine sigara içmeyenlerde daha çok saptanır.

    Tıp dilinde ventilasyon pnömonitisi olarak isimlendirilen alerjik zatürreeye, air-condition sistemlerinin nemlendirme bölümünde üreyen ve küf mantarları ve bazı bakteriler neden olmaktadır.

    Klima ateşi ve alerjik zatürrenin önlenmesi, bu tür nemlendiricilerin su haznelerinin doğru bakımı ile mümkündür. Klima ve nemlendiricilerin bakımlarına özen gösterilmeli ve talimatlara uygun kullanılmalıdır. Bu aletlerde musluk suyu yerine distile veya demineralize su tercih edilmelidir.

    Nemlendiriciler çamaşır suyu gibi dezenfektanlarla zaman zaman temizlenmelidir.

    “Klima hastalığı (akciğer zatüresi-lejyoner hastalığı)” Klima yoluyla bulaşan en önemli hastalık “klima hastalığı” olarak da adlandırılan “lejyoner hastalığı”dır. Lejyoner hastalığı, Legionelle pneumophilia adlı bir bakterinin sebep olduğu bir zatürredir.

    Bakteri klima sistemlerinin yanı sıra otel, hastane vb büyük yapıların su sistemlerinde de (soğutma kuleleri, su depoları, su dağıtım kanalları) bulunabilmektedir. Havaya dağılan bu bakterinin solunum yolu ile kişilerin vücuduna girmesi ile hastalık (zatürre) oluşmaktadır. Hastalığın en önemli belirtileri kuru öksürük, bulantı kusma, ishal, yaygın kas ve eklem ağrıları, baş ağrısı, halsizlik, huzursuzluk ve ateştir. Diğer zatürrelerden farklı olarak bu hastalıkta ishal daha yüksek oranda görülür. Hastalık otel, büyük ölçekli gemiler ve hastanelerde salgına neden olabilmektedir. Hastalığın önemli bir özelliği insandan insana bulaşmamasıdır. Bu nedenle bu hastalığı bulunan insanlardan kaçınmak doğru değildir.

    Legionella pneumophilia bakterisi zatürre dışında sadece ateş ile seyreden ve hafif bir hastalık tablosu olan Pontiak ateşine de neden olabilir. Klimalı sistemlerin bulunduğu otel, işyeri ve evlerde yaşayanlar veya çalışan kişiler bu hastalık açısından risk altındadır. Bu bakterinin bulaştığı herkeste hastalık oluşmaz. Özellikle şeker ve kanser hastaları, kronik böbrek ve akciğer hastalığı olan kişiler, alkolikler, siroz hastaları ve sigara içen kişilerde hastalık oluşma riski daha fazladır. En yaygın kolaylaştırıcı faktör sigara içilmesidir.

    Lejyonella hastalığının tedavisi belirli antibiyotikler ile yapılabilmektedir. Antibiyotiklerin hastalığın erken döneminde başlatılması tedavinin etkinliğini artırmaktadır. Bu nedenle klimalı ortamda bulunan kişilerde yukarda bahsedilen şikayetlerin meydana gelmesi halinde, bunu basit bir gribal enfeksiyon olarak değerlendirmeyip, bunun klimaya bağı bir zatürre olabileceğini akılda bulundurup tetkikler için uzman bir doktora başvurulmalıdır.

    “Özellikle merkezi iklimlendirme sistemlerine sahip binalarda olmak üzere, bu hastalığın ve etken bakterinin yayılımını önlemek üzere Sağlık Bakanlığı tarafından ciddi önlemler alınmış, takibi sıkı olarak devam etmektedir. Öyleyse faydalı olan bu icadın zararsız bir şekilde kullanımı için basit kontrol önlemlerine uymakta fayda var. Su hazneli soğutma sistemlerinde mutlaka yaz başı ve yaz sonunda klima bakımının yapılması, temizlik ve dezenfeksiyonunun yapılması, filtrelerinin temizlenmesi veya değiştirilmesi gerekmektedir. Sulu sistem ile çalışan taşınabilir klimalar için de aynısı geçerlidir. Split denilen, gazlı iklimlendirme yapan sistemlerde ise bakım ve temizlik yeterlidir. Bu önlemlere dikkat ederek ve aşırı kullanımdan kaçınarak klimaların konforundan azami fayda görmek mümkündür” ifadelerini kullandı.

  • SICAK HAVALARA DİKKAT

    SICAK HAVALARA DİKKAT

    Başhekimi Uzm. Dr. Selçuk Sezikli, aşırı sıcaklara karşı uyarılardan bulunarak, sıcak havaların insan sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte mevsim normallerinin üzerine çıkan hava sıcaklıklarından korunmanın yollarıyla ilgili tavsiyelerde bulunan Başhekim Selçuk Sezikli, “Özellikle çocukların, yaşlıların, kalp, akciğer solunum ve tansiyon hastalığı bulunan kişilerin, hamilelerin, kilo sorunu olan kişilerin daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Çok sıcak havalarda ve rutubetin arttığı durumlarda 37 dereceye kadar normal olan vücut ısısı 40-41 dereceye kadar yükselebilir. Aşırı sıcağa maruz kalan bir kişinin beynindeki ısı ayarlama merkezinin fonksiyonu bozulur ve ciddi sağlık sorunları ortaya çıkar” dedi.

    Sıcak havalarda meydana gelebilecek fiziksel kramplara karşı uyarılarda bulunan Sezikli, “Fiziksel aktivite ile beraber terlemeye bağlı vücutta hızlı bir şekilde meydana gelen su ve tuz kaybı sonucu oluşur. Belirtileri, karın bacak ve kol kaslarında ağrılı spazmların oluşumudur. Sıcak krampları için tıbbi bir tedaviye gerek yoktur. Kişi kramplardan sonra en azından birkaç saat için fiziksel aktiviteyi durdurmalı sulu- mineralli içecekler tüketmeleri gerektiğini söyleyerek, sıcak bitkinliği, yorgunluk, halsizlik, bayılma hissi, yükselen ateş, kalbin daha hızlı çarpması, belirtilerindendir. Bilinç kaybı yoktur. Kişi serin bir yerde bacakları baş seviyesinin üzerinde olacak şekilde uzanmalı, sıkı giysilerini gevşetmeli, sıvı- mineralli içecekler almalıdır. Kişinin durumu gözlenmelidir. Sıcak ve nemli havalarda aşırı terlemeye bağlı olarak derinin tahriş olması sonucu ortaya çıkan pütürcüklerdir. Vücudun daha çok boyun koltuk altı dirsek içi gibi kıvrımlarında görülür. Her yaşta ve herkeste görülebilmekle beraber bebeklerde görülmesi daha sıktır. Kızarık bölgeler kuru tutulmalı, daha serin daha nemsiz ortam sağlanmalıdır. Güneş yanıklarından korunmak gerektiğini söyleyen Başhekim Sezikli, “Güneş yanıkları uzun süre güneş ışığına maruz kalmakla meydana gelir. Etkilenen kişide deride kızarıklık, su toplama, yüksek ateş, şiddetli ağrı-acı şikâyetleri görülür. Güneş yanıklarından korunmak için özellikle güneş ışınlarının en şiddetli olduğu 11.00-16.00 saatleri arası güneşe çıkmamaya özen gösterilmelidir. Güneş yanığı olan yerler ilk olarak soğutulmalıdır. Yağ, salça, yoğurt ve diş macunu kesinlikle sürülmemelidir. Bir hekime danışarak tıbbi losyon kullanılmalıdır. Güneş veya sıcak çarpması kalıcı hasarlara neden olabilir. Aşırı sıcağa maruz kalmak sonucu bedenin vücut sıcaklığını sabit tutma mekanizmasının bozulmasıyla ortaya çıkar. Hayati tehlikesi olan bir durumdur. Güneş veya sıcak çarpmasının belirtileri, çok yüksek ateş. (40-41 derece) Vücudun terleme olayını gerçekleştirememesi. Halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, ciltte aşırı kuruluk, kusma, bulantı, bilinç kaybı, görme netliğinin bozulması, el ayak hareketlerinin kontrolünde hâkimiyet kaybıdır. Bu belirtiler görüldüğünde mutlaka bir hekime başvurulmalıdır” diye konuştu.