Ziya Paşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından yürütülen “Meslek Lisesinden Gelen Mutlu Çocuk Sesleri” projesi kapsamında güzellik ve cilt bakımı atölyesinde çalışmalara katılan proje katılımcısı 5. sınıf öğrencileri Merzifon Huzurevinde yaşayan büyüklerini ziyaret ettiler.
İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. İlker KÖSTERELİOĞLU, Merzifon ilçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet YOZGAT, Şube Müdürü Uğur BAŞGÜL ve Rehber öğretmen Çelebi ERGEN’ in de katılımlarıyla gerçekleşen buluşmada üç kuşak bir araya geldi. 5.sınıf öğrencileri ve 11.sınıf güzellik-cilt bakımı alanı öğrencilerinin rehberliğinde öğrenmiş oldukları el masajını ninelerine ve dedelerine uyguladılar. Sıcak bir atmosferde gerçekleşen etkinliğimizde sohbet edip anılarını dinleme fırsatı buldular. Huzurevi sakinleri bu sürpriz buluşmadan çok hoşnut olduklarını ifade ettiler. Proje faaliyetleri kapsamında başarılı çalışmalar yürüten öğrencilerimiz, disiplinler arası yaklaşım ile hem değerler eğitimi alıyor hem de büyüklere saygı konusunda akranlarına örnek oluyorlar.
Programın sonunda konuşan İl Milli Eğitim Müdürümüz Doç. Dr. İlker KÖSTERELİOĞLU, “Bu anlamlı ziyaretin öğrencilerimiz açısından birçok kazanımı olduğunu, her insanın yaşayacağı kaçınılmaz bir evreyi huzur evinde geçiren büyüklerimizi önemseyen bu faaliyetle meslek lisemizin güzellik ve cilt bakımı alanındaki öğrencilerimiz okulda öğrendiklerini pratik etme imkanı bulmakta, 5.sınıf öğrencilerimiz ise katıldıkları etkinliklerle mesleklere ilişkin farkındalık kazanmakta, edindikleri deneyimlerle gelecek kurgularını oluştururken güvenle ilerlemelerini sağlayacaktır.” dedi.
Etiket: hamamözü
-

MUTLU ÇOCUKLARIMIZIN SESLERİ HUZUREVİNİ ŞENLENDİRDİ
-

YANIK’TAN KUTLAMA MESAJI
Amasya Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü A. Hamdi Yanık, 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla mesaj yayımladı.
Yanık, mesajında şunları dile getirdi; “Devletimiz ile vatandaşlarımız arasında köprü vazifesi görerek zor bir görevi üstlenen basınımız zaman içerisinde büyük bir gelişme göstermiş, çağa ayak uydurma gayreti içerisine girmiştir. Yerel basınımız bu süreçte yalnızca işlev konusunda gelişme göstermekle kalmamış; gelişen teknolojik olanaklardan yararlanma konusunda da büyük atılım yapmıştır. Meslek ilkelerine çerçevesinde doğru, tarafsız ve zamanında yaptığı yayınlarla vatandaşlarımızın gözü kulağı olmayı hep başaracağına inandığım basınımızın çok değerli çalışanlarını 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla tebrik ediyor; sağlık, başarı ve esenlikler diliyorum.”dedi. -

AVM yangınında hayatını kaybeden 2 kadın son yolculuğuna uğurlandı
Amasya’da AVM’de çıkan yangın sonucu dumandan zehirlenerek hayatını kaybeden 2 kadın, son yolculuklarına uğurlandı.Amasya’da AVM’de çıkan yangın sonucu dumandan zehirlenerek hayatını kaybeden 2 kadın, son yolculuklarına uğurlandı.Merzifon ilçesi Cumhuriyet Caddesi’ndeki 5 katlı alışveriş merkezinin 4’üncü katındaki bir mağazada önceki akşam çıkan yangında sığındıkları mutfak kısmında mahsur kalıp, dumandan etkilenen Derya Kuşbudu (42) ile Çağlayan Yağmur Köse (27) hayatlarını kaybetmişti.Yangında hayatını kaybeden evli ve 2 çocuk annesi Derya Kuşbudu ve Çağlayan Yağmur Köse’nin cenazesi Merzifon Kara Mustafa Paşa Camisi’nde cuma namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından sevenlerinin gözyaşları eşliğinde son yolculuklarına uğurlandılar.AVM yangınında dumandan etkilenerek hayatını kaybeden Kuşbudu ve Köse’nin cenazeleri kılınan cenaze namazının ardından Merzifon Kabristanlığına defnedildi.
-

BAŞKAN DİP, ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ’NÜ KUTLADI
Amasya Ülkü Ocakları Başkanı Recep Dip, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Dip mesajında, “Toplumsal bilinci ve kamu yararını gözeterek, emek veren; uzun çalışma saatlerini ve zorlu çalışma koşullarını önemsemeden basın yayın kuruluşlarında fedakarca çalışarak, gelişmeleri halkımızla paylaşma yolunda emek harcayan tüm basın mensuplarının gününü kutluyorum” dedi.
Dip, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Kamuoyuna haber ve bilgi akışını zamanında ve tarafsız bir biçimde yansıtmak, toplumsal sorunlara ayna tutmak kısık seslerin sesini kitlelere duyurmak için gece gündüz demeden, zaman zaman çok zor şartlar altında çalışan cefakar, fedakar gazetecilerimiz dünyanın en önemli mesleklerinden birini icra etmektedirler. Toplumsal bilinci ve kamu yararını gözeterek, emek veren; uzun çalışma saatlerini ve zorlu çalışma koşullarını önemsemeden basın yayın kuruluşlarında fedakarca çalışarak, gelişmeleri halkımızla paylaşma yolunda emek harcayan, özellikle şehrimizin kültürel, sosyal ve ekonomik gelişiminin tanıtılmasında ve millet için kalem oynatan aktif olarak görev alan tüm basın mensuplarının, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor, meslek hayatlarında başarılar diliyorum.” -

“BASIN ÇALIŞANLARININ GÜNÜ KUTLU OLSUN”
CHP Amasya İl Başkanı Reşat KARAGÖZ 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeni ile bir açıklama yaptı.
Karagöz yayınladığı mesajda;”Bizleri görünür kılan ve halka yeniden sunan sizlerin siyasetin vazgeçilmezleri olduğunu biliyoruz. Halka doğru ve zamanında tarafsız ve nitelikli bilgi ulaştırma görev ve sorumluluğun da ne kadar kıymetli olduğunun da farkındayız. Az gelişmiş ülkelerde basın her zaman iktidarın hedefindedir. Sermaye sahipleri iktidarla birlikte basın üzerinde baskı kurma eğilimindedir. Buna karşılık tarafsız haber yapabilmek ve özgürce yayınlayabilmenin de gazeteciliğin en temel hakkıdır olduğu muhakkaktır.
Bugün ülkemizde gelinen noktada; basına karşı giderek artan sansür ve baskı, tekelleşmenin basın emekçilerini ezdiği, yasal güvencelerden yoksun, adaletsiz ücret politikalarının uygulandığı ortamda bu günü buruk kutluyoruz.
Türkiye basın özgürlükleri alanında iktidar karşıtı basın “makul şüphe” ile gözaltına alınıp sindirilmeye çalışılmaktadır. Yıllarca asılsız davalarla gazeteciler hapislere atılmış özgür basın susturulmaya çalışılmıştır. Halen de basın üzerindeki baskılar devam etmektedir.
Her şeye rağmen bizim adeta mesai arkadaşımız olan, gecesini gündüze katan, bu koşullar içerisinde görevlerini yapmaya çalışan emekçi arkadaşlarımın basın çalışanları gününü bir kez daha kutluyorum. Basın özgürlüğü halkın özgürlüğünden daha önde gelir. Basının özgür olmadığı bir ülkede halkların özgürlüğünden söz edilemez.
Roosevelt’in dediği gibi. “Basın hürriyeti kalkarsa, vicdan, eğitim, konuşma hürriyeti de kalkar”dedi. -

DÜZENLENEN PROGRAMDA BASIN MENSUPLARIYLA BİR ARAYA GELDİ
Amasya Valisi Dr. Osman Varol, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla düzenlenen programda ilimizdeki basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Büyük Amasya Oteli’ndeki programa Vali Varol’un yanı sıra Amasya Milletvekilleri M. Levent Karahocagil ve Hasan Çilez, Belediye Başkan Vekili Celil İnce, İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü A. Hamdi Yanık ile diğer yetkililer de katıldı.
Basının demokrasiyle yönetilen ülkelerin vazgeçilmez odaklarından biri olduğunu,
vatandaşların doğru bilgiye ulaşması, kendileriyle, ülkeyle ve çevreleriyle ilgili birinci kaynaktan bilgi alması ile bu bilgilerin değerlendirmesini doğru bir şekilde yapabilmelerin de basının önemli bir görev üstlendiğini belirten Vali Varol, “Bu vazifeyi sizler layıkıyla doğru bir şekilde yerine getirdiğinizde hem vatandaşımızın sağlıklı bilgiye ulaşmaları yoluyla hayatlarını organize etmeleri açısından gündelik hayatını kolaylaştırıyorsunuz hem de bizlerin, kamunun, yerel yönetimlerimizin yürüttüğü hizmetleri daha da kolaylaştırmış oluyorsunuz. Bu çabanızda, yolculuğunuzda, gayretinizde muvaffakiyetler diliyorum” ifadelerini kullandı.
Çalışmalarında sivil toplum kuruluşlarını, kendi çalışma arkadaşlarını ve basın kuruluşlarını bir bütün olarak gördüğünü vurgulayan
Vali Varol, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü tebrik ettiği basın mensuplarına başarılar diledi. -

“ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN”
İYİ Parti Amasya İl Başkanı Avni Verdi, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü kutlama mesajı yayımladı.
Verdi mesajında şunları kaydetti: “İnsanların kendi fikirlerini özgürce ifade edebilmek için doğru bilgiye ulaşmaya ihtiyaçları ve hakları vardır. Demokratik toplumlarda topluma bu hakkı kullanması yönünde en büyük katkıyı basın mensupları sağlamaktadır. Bu bağlamda basının özgür olması, demokratik toplum olmanın da kaçınılmaz bir gereğidir. Basının doğru, tarafsız ve ilkeli haber verme misyonunu yerine getirebilmesi, kamuoyunu hiçbir baskı altında kalmayacak şekilde bilgilendirebilmesi için kendi iradesiyle doğru bilgiler ışığında karar verebilmesinin ve gerekli yasal prosedür ile tam bağımsızlığının sağlanması gerekmektedir.
Günümüzde Türk basınının özgürlüğü, her ne kadar kanunlarla garanti altına alınmış gibi görünse de, çeşitli yollarla haber ve ifade özgürlüğü baskı altına alınmaya, egemen anlayışın çıkarlarına hizmet eder hâle getirilmeye çalışılmaktadır. Basın tekelleştirilmekte, siyasi ve ekonomik gücü elinde bulundurulanlar, basını kendi propagandalarını yapmak için bir araç olarak kullanmaktadırlar.
Yoğun bilgi akışının olduğu günümüzde ifade özgürlüğü yalnızca temel bir hak ve iletişim aracı olarak değil, aynı zamanda toplumsal işlevi dolayısıyla da önem kazanmaktadır. Türkiye’de de oldukça farklı anlayışta ve çizgide basın kuruluşları olmasına rağmen devlet, çıkarları ile çatışan noktalarda basına müdahale etme ve sansür uygulama refleksinden bir türlü kurtulamamıştır.
Hükümetin anayasal bir zorunluluk temelinde ele alması gereken basın özgürlüğü, bugün sindirme politikalarının cenderesinde kalmıştır. Birçok gazeteci sadece işlerini yaptıkları için suçlu ilan edilmiştir. Ancak basının toplumsal yaşam için taşıdığı önemin daha fazla zarar görmemesi için basın-siyaset ilişkisindeki çatışmalar hukuki yollardan çözülmeli, basın gruplarının tekelleştirilmesine son verilmeli; Türk basını, bilgi verme ve kamuoyu oluşturma görevlerini baskı altında kalmadan yerine getirebilmelidir. Bu bağlamda “ Çalışan Gazeteciler Günü”nü kutlar, değerli Basın Mensubu arkadaşlara başarılar dilerim.” Diye konuştu. -

52 YIL SONRA KAVUŞTULAR
Amasya’nın Suluova ilçesinde doğar doğmaz evlatlık verilen Mustafa Erdin, 52 yıl sonra Suluova’daki kardeşlerine ve yeğenlerine kavuştu. Amasya’nın Suluova ilçesinde doğar doğmaz evlatlık verilen Mustafa Erdin, 52 yıl sonra Suluova’daki kardeşlerine ve yeğenlerine kavuştu. Doğduğu gün evlatlık verilen ve İstanbul’da yaşayan Erdin, hiç görmediği 6 kardeşi ve yeğenleri ile ilk kez buluştu. “DNA’mızı yaptırdık, doğru çıktı” Erdin’in abisi Necip Şahin’in Suluova’daki evinde 52 yıl sonraki ilk buluşmada büyük mutluluk yaşandı, sevinç gözyaşları döküldü. Mustafa Erdin, “Böyle bir şey duydum ben, bir iddiadır diye bunun arkasına düştüm, geldim internetten muhtarın numarasını buldum. Muhtara dedim böyle böyle 68 senesinde böyle bir şey yaşandı mı? ‘Yaşlılara sormam gerekiyor, benim yaşım küçük 40’lı yaşlardayım’ dedi. Muhtar yaşlılara sormuş, yaşlılar da böyle bir şey olduğunu doğrulamış. Ondan sonra atladım otobüse buraya geldim, ufak bir araştırma yaptım. Yaptığım araştırmada yaşananların hepsi de zaten hakikatle yerini buluyor. Bir tanesine (abla) rica ettim, hastaneyse hastane. DNA’ysa DNA. Gittik DNA’mızı yaptırdık, aslı da çıktı. DNA’mızı aldık elimize. Demem o ki 52 senelik yaşantım boşmuş” dedi. “Öldü dediler” Mustafa Erdin’in Suluova’da esnaflık yapan ağabeyi Necip Şahin, “50-51 sene sonra kavuştuk. Ben çok aradım, yıllardır aradım fakat öldü dediler, şöyle dediler, böyle dediler hep bizi oyaladılar. Hep aradım ama bir türlü ulaşamadım, çok aradım. Muhtar da ’emmi dedi siz 7 kardeş misiniz, 6 kardeş misiniz?’ Dedim yeğenim biz 6 kardeşiz ama 1 tanesini bulamadık. 7 kardeşiz evet çok aradık ama bulamadık. ‘Emmi sana bir müjde vereyim’ dedi. ‘Ben buldum’ dedi muhtar. ‘Ben sana bunun telefonunu vereyim sen görüş’ dedi. Ondan sonra arayıp görüştük. Geldi, DNA testini yaptırdık sonuçta hamdolsun kardeşimiz olduğu yıllar sonra ortaya çıktı” diye konuştu. Mustafa Erdin’in yeğeni Enes Şahin ise, “52 yıl sonra kavuştuk, çok mutluyuz. Can parçamıza kavuştuk. İçimizde hem bir burukluk var hem de dünyalar kadar bir mutluluk var. Şükürler olsun Rabb’imize” şeklinde konuştu. 52 yıl sonra hiç tanımadığı ve görmediği kardeşlerine ve yeğenlerine kavuşan Erdin, büyük bir aile olmanın mutluluğunu yaşadı.

-

AVM’DE YANGIN 2 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Amasya’nın Merzifon ilçesinde bir iş yerinde yangın çıktı. Yangında dumandan etkilenen 4 kişi hastaneye kaldırıldı.Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan 5 katlı bir iş yerinde akşam saatlerinde yangın çıktı. Yangına itfaiye ekipleri müdahale ederken, iş yerinin üst katlarında müşteriler ve çalışanlar mahsur kaldı. Mahsur kalanlar itfaiyenin yardımıyla kurtarıldı. Yangında sığındıkları odada mahsur kalıp, dumandan etkilenen Derya Kuşbudu (42) ile Çağlayan Yağmur Köse (27) hayatını kaybetti. İtfaiye ekiplerince söndürülen yangında, dumandan etkilenerek hastaneye kaldırılan 4 kişinin de, durumumun ağır olduğu öğrenildi.
-

TÜRKÖK PROJESİ DEVAM EDİYOR
Türk Kızılay Amasya Şube Başkanı Mahmut Albayrak, TÜRKÖK projesi ile hastaların şifa bulduğunu söyledi. 19 yaşında lösemi hastası olan Samet Mert’in durumunun herkesi üzdüğünü belirten Albayrak, “Cenab-ı Allah’tan tek isteğimiz en yakin zamanda aranan ilik bulunur ve kardeşimiz eski sağlığına kavuşur. Kan bağışının yanında Sağlık Bakanlığımızla beraber başlatmış olduğumuz bir güzel hizmet var ki o da TÜRKÖK projemiz. Kemik iliği bekleyen, kök hücre nakli bekleyen kök hücre bağışçısı kazandırma programımız. Bu bağışlanan kanlar, Türk Kızılayı tarafından alınıyor, tetkikler yapıldıktan sonra Sağlık Bakanlığımızda kontrollerden geçiriliyor ve doku bankası içerisinde bilgiler kaydediliyor. Daha sonra ihtiyaç sahibi olan hastalarımızla dokulardaki uyum saptanıyor. Eğer dokularda karşılıklı bir uyum söz konusu olursa Sağlık Bakanlığımız bu örneğin ID’sini veriyor bizde bağışçısına ulaşıyoruz. Bu sayede hastalarımız şifa buluyor” dedi. Kemik iliği naklinde doku uyumunun her zaman başarılı olmadığına dikkati çeken Albyrak şunları kaydetti: “Bu her zaman yüzde 100 başarılı mı oluyor? Hayır. Değişik nedenlerden dolayı zaman zaman uyuşma olsa da bağışçı ile donörü araya getiremiyoruz. Bunun en sık nedenlerinden bir tanesi, kök hücre bağışı yaptığı sırada sağlıklı olan kök hücre bağışçısının bu uyuşma gerçekleştiği dönemde değişik sebeplerden dolayı hastalanmış olması. Uyuşma gerçekleşmiş olmasına rağmen bağışçının bağıştan vazgeçmesinin yüzde 40’lar da olduğunu söyleyebiliriz. Ülkemizde bu oran yüzde 40’ların altında ama yine de biz Kızılay olarak bağışçılarımızdaki kabul oranını arttırmak için hem de donasyon sayımızı arttırarak uyuşma ihtimalini çoğaltmak için çalışmalarımıza aralıksız olarak devam ediyoruz.”