Etiket: hak

  • SANCAK; “SANDIKTAN ÇIKAN SONUÇ BAŞARININ GÖZÜKEN YÜZÜDÜR”

    SANCAK; “SANDIKTAN ÇIKAN SONUÇ BAŞARININ GÖZÜKEN YÜZÜDÜR”

    Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak; İstanbul Türkiye Mozaiğinin yansıması olarak, Anadolu insanının bakışı olarak ve oy kullanan İstanbulluların kanaatinin yansıması olarak seçim sonucu olarak sandıktan çıkan başarının gözüken yüzüdür.’’ dedi.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak; ‘’Bu seçim sonucuna etki eden en önemli faktör Anadolu insanının İstanbul seçimlerine müdahale etmesi ve kendisini İstanbul Seçimlerinde özgür iradesi ile ifade etmesidir. Anadolu da illerde, ilçelerde yapılan yerel yönetim seçimlerinde önemli olan faktörler vardır, bu faktörler İstanbul seçimlerinde umutsuzluğu umuda çeviren Anadolu İnsanı ile yok edilmiştir.” dedi.

    Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak açıklamasının devamında; “İl ve İlçelerde yapılan seçimlerde önemli olan faktörler; Belediyeye ait şirketlerde kadrolu veya mevsimlik işçi olarak çalışanlar, Bankamatik haksız maaş alan işsiz partililer, Belediye ye ait Park, Bahçe, Otopark işletmelerini haklı veya haksız elde edenler, Ayakçılar, Parkomatçılar, İmar yolsuzluğu, İmar tadilatları yaparak şehirlerin siluetini bozarak haksız kazanç elde eden Müteahhitler, Parti de görevli olarak bulunup bulundukları yerlerde iş takibi yapanlar, gıda, giyecek, iaşe yardımları alanlar, iktidar nimetlerinden bende faydalanabilirim diye düşünenler, partililerin tehditkâr uyarıları ile oyunu verenler ve bundan medet umanlar, Belediyeye iş yapan müteahhitler ve bunlara bağlı taşeronlar saymakla bitmeyen haksız kazanç elde eden ve bu kazançlarını kaybedeceğini düşünen insanlar etkili oldular ve yerel seçimlerde iktidar partisine AKP ye oy verdiler. Ancak bunlar dahi bıktılar usandılar aslında kendilerine verilenin hakları olduğunu biliyorlardı ancak küçük şehirlerde her kez birbirini tanıdığı için, neler yaptığını bildiği için etki altında kalıyordu.

    Baktılar ki bu böyle gitmeyecek, Korku içinde yaşamak Anadolu insanına ters bir duygu, bu nedenle haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, talana, soyguna, haksız kazançların aslında kendilerinin kazancı olduğuna, ancak haksız kazançmış gibi bu kazancı temin ettiklerini söyleyenlerin çok büyük haksız kazançlar elde ettiğini gören ve buna isyan eden Anadolu insanı İstanbul’a çıkartma yaptı İstanbul yeniden fetih edilmiştir. Anadolu insanı yurduna yapılan, milletine yapılan bu haksızlığa karşı top yekûn isyan etmiştir. İstanbul da yaşayan eş, dost, akraba, arkadaş, iş yaptığı, iş yaptırdığı, dili, dini, ırkı, mezhebi, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel durumu ne olursa olsun hiçbir fark gözetmeksizin, farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak düşünerek bizzat aramış, konuşmuş, rica etmiş gücünü birleştirerek seçimin sonucunu tayin etmiştir. ’dedi.

    Anadolu insanın isyanı, tepkisi AKP Belediyeciliğinedir diyen Sancak; “AKP Belediyeciliği tüm yurtta İstanbul ile birlikte yenilmiştir, yok sayılmıştır, iflas etmiştir, Bunlarla birlikte AKP Yerel yönetimler kadrosunun da zayıf aldığı sınıfta kaldığı, artık yönetemez, güven duyulamaz, şaibeye açık olduğu kanaati ortaya çıkmaktadır.

    İstanbul yeniden fetih edilmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda ilerleyecektir. Cumhuriyetin ilkelerini uygulayacak, geliştirecek, muasır medeniyetler seviyesine, tam bağımsız Türkiye ideali ile ulaşacaktır.

    Tüm insanlarımızı seviyoruz, ülkemizde doğan her çocuğu kendi evladımız olarak, ölen her insanımızı anamız, bacımız, kardeşimiz, babamız, atamız olarak görüyoruz. Şehitlerimizi gönlümüzde, yüreğimizde yaşatıyoruz, gazilerimize saygı duyuyoruz. Oy veren vermeyen, katkı sunan sunmayan, varım ülkemi seviyorum diyen herkese sevgi ve saygılar sunuyoruz. Teşekkür ediyoruz.

    Milletimiz görevini yapmıştır, sadece İstanbul’da değil tüm yurdumuzda değişime uğrayan yerel yönetimlerden ve devam eden yerel yönetimlerden birlik beraberlik, hak, hukuk, adalet, insanları ayrıştırmayan, particilik yapmayan, haksız kazanç sağlamayan, cumhuriyetin değerlerine saygılı ve sahip çıkan, kurucu iradeyi esas alan düşünce kurum ve kuruluşları ile çalışan özgür bağımsız demokratik bir irade, yönetim bekliyoruz. Ne Mutlu Türküm Diyene, Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye.’’ ifadelerini kullandı.

  • YARDIMLARINIZI BEKLİYORLAR

    YARDIMLARINIZI BEKLİYORLAR

    İHH, Ramazan 2019 çalışmalarına “Ramazan Birlikte Güzel” sloganıyla başladı. İHH, 120 ülke ve bölgede Ramazan boyunca 3 milyon kişiye hayırseverlerin yardımlarını ulaştırmaya devam ediyor. Amasya İHH Yardım faaliyetleri kapsamında Amasya’ da 700 aileye Ramazan Gıda Kumanya Paketi dağıtımı gerçekleştirdi. Amasya İHH Yönetim Kurulu Başkanı Serdal Benli Ramazan ayı yardım çalışmalarıyla ilgili olarak şu bilgileri verdi.
    RAMAZAN AYI BİRBİRİMİZİN HALİNDEN ANLAMA AYIDIR
    Amasya İHH olarak ramazan ayından önce İl ve ilçelerimizde yardıma muhtaç ailelerimizin tespitini yaptık. Tespit çalışmalarında ilimizdeki mahalle muhtarlarının da desteğini alarak gıda yardım paketleri bizzat ekibimiz tarafından muhtaç ailelere teslim edildi. Ramazan ayının tüm dünyada olduğu gibi ilimizde de birbirimizi anlamaya ve birbirimizin dertlerini paylaşmaya vesile olmasını umuyoruz. Bu anlayışla aileleri ziyaret ettik, onların dertlerini dinledik ve çocukları sevindirdik. Toplamda dağıtılan 700 gıda yardım paketlerinin 200 tanesi Afgan, Irak ve Türkmen muhacir kardeşlerimize, diğer 500 adet gıda yardım paketleri il ve ilçelerdeki tespit ettiğimiz yetim ve muhtaç ailelere dağıtıldı. İlçelerimiz Merzifon’da 150 aileye, Taşova’da 20 aileye, Erbaa’da 50 aileye, Havza’da 80 ihtiyaç Sahibi aile yardımda bulunduk. Amasya merkezde ise 380 aileye yardımda bulunduk.
    KUMANYA DAĞITIMINDA HİÇ BİR AYRIM GÖZETMEDİK
    Ramazan ayında indirilen Yüce Kitabımız Kuran’da Rabbimiz bizlere akrabaya, muhtaçlara, yetimlere yardım etmeyi, verdiği nimetleri kendi yolunda harcanmayı, yeryüzünde iyiliği yaymayı ve kötülüklere karşı mücadele etmeyi emretmektedir. Rabbimiz Kuran-ı Kerimde Hucurat Suresinin 13. ayetinde:” “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışasınız diye sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdâr olandır.” Diye buyuruyor. Dinimizin bize verdiği bu bilinçle yardım kumanya paketlerini ilimizde bulunan yetim, muhtaç ve muhacir ailelerimize hiçbir ayrım gözetmeksizin dağıttık.
    BU RAMAZAN AFRİKALI KARDEŞLERİMİZİN GÖZÜNÜN NURU OLACAĞIZ İNŞALLAH
    Bu ramazanda “Siz Görürseniz Onlar da Görecek” sloganıyla İHH İnsani Yardım Vakfı’mızın 2007 yılında Afrika’da başlattığı Katarakt Ameliyatları Projesini başlattık. Bu proje vesilesiyle 1001 Afrikalı kardeşimizin gözünün açılmasına vesile olmak istiyoruz. 1 Katarakt Ameliyat bedeli 500 TL’dir. Amasyalı kardeşlerimizden bu projeye küçük, büyük desteklerini bekliyoruz. Projemiz bayram sonuna kadar devam edecek. O güne kadar Katarakt Ameliyatı için bağış kabul ediyoruz. Zekât, sadaka, fitre ve bağışlarını İHH aracılığıyla bu iyilik kervanına katmak isteyenler için irtibat bilgileri:
    Bağış için hesap no: Amasya İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Derneği
    Türkiye Finans Amasya Şubesi İban: TR 52 0020 6001 9102 6804 9700 01
    Hesap No: 2680497-1
    İletişim: 05337257174

  • SOSYAL GÜVENLİK HAFTASI

    SOSYAL GÜVENLİK HAFTASI

    Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Amasya İl Müdürü Nurcan Yurt Şenel ve beraberindeki heyet, 13 – 19 Mayıs Sosyal Güvenlik Haftası dolayısıyla Vali Dr. Osman Varol’u ziyaret etti.
    Vali Varol, istihdamını en fazla artıran kentler arasında olan Amasya’daki ‘İstihdam Seferberliği Yeni Teşvik Paketi’ ile müdürlüğün yaptığı çalışmalar ve hafta dolayısıyla düzenlenecek faaliyetler hakkında bilgiler aldı.
    SGK İl Müdürü Nurcan Yurt Şenel, bilişim teknolojilerinde yaşanan gelişime paralel olarak halkımıza en seri ve en kolay biçimde ulaşma noktasında büyük mesafeler alındığını belirtti.
    Misafirlerine ziyaretlerinden ötürü teşekkür eden Vali Varol, sosyal güvenlik alanında son yıllarda birçok gelişmenin yaşandığını dile getirdi. Vatandaşlarımızın tedavi, emeklilik gibi sosyal hakları konusunda önemli görevler üstlenen Sosyal Güvenlik Kurumu’nun son yıllarda gösterdiği gelişim ve yapılanmayla önemli çalışmalara imza attığına değinen Vali Varol, SGK kurumunun başarılı çalışmalarının devamını dileyerek Sosyal Güvenlik Haftalarını kutladı.

  • YSK’NIN İPTAL KARARINA İLİŞKİN TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ’NDEN AÇIKLAMA

    YSK’NIN İPTAL KARARINA İLİŞKİN TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ’NDEN AÇIKLAMA

    Yüksek Seçim Kurulu’nun oy çokluğuyla verdiği İstanbul seçimlerinin iptaline ve yenilenmesine ilişkin karardan kamu vicdanı son derece rahatsızdır. YSK’dan; hak ve hukuka uygun millet iradesini koruyan ve vicdanını rahatlatan bir karar vermesini beklemiş idik. En sonuncusu dün olmak üzere bu konuda 31 Mart gününden itibaren defalarca uyarılarımızı yapmıştık.
    Bu çerçevede YSK’dan, önceki kararlarına ve uygulamalarına sadık kalmasını istemiştik. Yani duruma özel karar vermemesi.
    Seçimin iptalinin, usulsüz veya sahte seçmen yazımına dayandırılmadığını görüyoruz. Bu iddialar reddedilmiştir. Kısıtlı seçmen ve sair iddiaların reddedildiğini de biliyoruz.
    YSK’nın seçimin iptalini bazı sandıklarda sandık kurulu başkanlarının kamu görevlisi olmamasına ve bazı sandıklarda da bir kamu görevlisi üyenin bulundurulmamasına dayandırıldığını anlıyoruz.
    Şimdi Yüksek Seçim Kurulu’na tek tek soruyoruz. Bu sorduğumuz sorulara delilleriyle birlikte inandırıcı cevaplar vermek, YSK’nın anayasal görevidir. Türk Milleti’ne karşı boynunun borcudur.
    1-YSK seçim takviminde, sandık kurullarının usulsüz oluşturulduğu gerekçesiyle tam kanunsuzluk itirazının 2 Mart 2019 tarihine kadar yapılabileceği yazıyor. Seçim hukuku, usul ve şekil hukukudur. Bu tarihe kadar sandık kurullarının oluşumuna itiraz edilmediği halde, 31 Mart seçim gününden sonra seçim sonuçlarına göre yapılan bu tam kanunsuzluk itirazı nasıl olur da değerlendirilmeye alınır? YSK, kendi ilan ettiği takvime niçin uymadığını Türk Milleti’ne açıklamak zorundadır.
    2-YSK’nın yerleşik kararlarında; “seçimden sonra sandık kurulu başkan ve görevlilerinin görevlerini kötüye kullanmalarının söz konusu olması ve suçun oluştuğunun anlaşılması, ilgililerin cezalandırılmalarını gerektirir. Ancak seçimin iptaline neden olmaz” denilmekte iken, ne olmuştur da YSK bir şüphe üzerine bu yerleşik kararından sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi için geri dönmüştür?
    3-Sandık kurulu başkanlarının ve sandık kurullarında görev yapacak kamu görevlilerinin belirlenmesi seçmenin, siyasi partilerin veya adayların iradesine bağlı değildir. Bu kişileriilçe seçim kurulları belirlemektedir. Eğer kamu görevlisi olmayan kişilerin sandık görevlisi olma durumu varsa, YSK, kendi sistemi içinde gerçekleşmiş bu hatayı nasıl olur da seçmene yükler? YSK kendi sorumluluğunu kendisi üstlenmelidir.
    4-Aynı sandıktan büyükşehir belediye başkan adaylarına, ilçe belediye başkan adaylarına, ilçe belediye meclis üyesi adaylarına ve muhtar adaylarına verilen oylar çıkmaktadır. Yani bir zarfta dört farklı oy vardır. Madem ki sandık kurullarının oluşumunda tam kanunsuzluk vardır; YSK hangi hukuki ve mantıki gerekçeyle aynı zarflardan çıkan üç seçim sonucunu geçerli kabul etmiş, sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı sonucunu iptal etmiştir? Bu soruya verilebilecek tatmin edici hiçbir cevap yoktur. ‘Diğerlerine tam kanunsuzluk itirazı yapılmadı’ gibi bir cevabı halkımızın kabul etmesi mümkün değildir. Bu tipik bir çifte standart örneğidir.
    5-YSK; usulsüz belirlendiğini iddia ettiği başkan ve üyelerin, büyükşehir belediye başkanı seçiminde hangi yöntemle seçimin sonuçlarına etki ettiklerini delilleriyle açıklamak zorundadır. Çünkü sandık kurullarının oluşumuna itiraz süreci iki ay önce tamamlanmıştır. İlçe seçim kurulları tarafından usulsüz atandıkları iddia edilen bu görevlilerin seçim sonuçlarına nasıl müdahale ettiklerinin kararda delilleriyle açıklanması zorunluluğu vardır. Böyle bir delilden ve açıklamadan kamuoyu haberdar değildir. Dolayısıyla seçmen, haklı olarak, seçim sonucuna, iddia konusu sandık kurulu başkanlarının değil, doğrudan doğruya YSK’nın müdahale ettiği inancındadır.
    Neticede;
    1950’den bu yana çeşitli şikâyet ve aksaklıklarla da olsa işleyen seçim sistemimiz, seçimlerin güvenilirliğini sağlamakla görevli olan ve üyeleri yüksek hakimlerden oluşan Yüksek Seçim Kurulu tarafından ağır şekilde yaralanmıştır. Bu iptal kararının kazananı yoktur. Sevineni de olmamalıdır. Bu iptal kararı Türkiye’ye zarar vermiştir. Hangi siyasi partiye veya adaya oy vermiş olursa olsun, vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunun sandığa inancı maalesef YSK tarafından oy çokluğuyla yerle bir edilmiştir.
    YSK kararının oy birliğiyle verilememiş olması, karşı oyların bulunması, Kurul’un kendi içinde de kamu vicdanında oluşan derin yaranın oluştuğunun ispatıdır.
    Ama umutsuzluğa yer yoktur. Kararın oy çokluğuyla çıkmış olması yine de ileriye dönük umutları yaşatmaktadır. Kamu vicdanını hiçbir şekilde tatmin etmeyen bu karar sebebiyle seçim yenilenecek, seçmen bir kez daha kararını verecektir. Türkiye, ekonomisini toparlamak, dağ gibi birikmiş sorunlarını çözmek zorunda iken yeniden bir seçim sürecine sokulmuştur.
    Seçim İstanbul’da tekrarlanacak ama tüm ülke sathında yaşanacaktır.
    Bu sebeple tüm siyasi partilerin, adayların ve vatandaşlarımızın hiçbir gerginliğe yer vermeden bu zor süreci büyük bir olgunlukla yürütmesi gereklidir.
    YSK’nın hukuk mantığını zorlayan kararı, sadece ve sadece Türkiye üzerine nice senaryolar yazan ve oynayan küresel güçler ile onların tetikçilerini sevindirmiştir. Türkiye demokrasisinin aldığı ağır yara; ülkemizi karıştırmak, bölmek, sınırlarımız ötesindeki menfaatlerimizi koruyamaz hale getirmek isteyenlerin elini güçlendirmiştir.
    Bu sevinci bu çevrelerin kursağında bırakmak, ancak seçim sürecini olgunlukla geçirmemize bağlıdır. Milletimizin sağduyusuna inancımız tamdır. Milletimiz emperyal güçlerin ve onların Türkiye içindeki tetikçilerinin pek sevindiği bu kararın yaratacağı kaosa izin vermeyecek, seçim sürecini olgunlukla tamamlayacak ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti yoluna kararlılıkla devam edecektir.