Etiket: göz

  • Sanayi ve teknoloji Bakanı Varank 33 projenin toplu açılışını yaptı

    Sanayi ve teknoloji Bakanı Varank 33 projenin toplu açılışını yaptı

    Sanayi ve teknoloji Bakanı Mustafa Varank Batı Akdeniz kalkınma ajansı desteği ile Antalya, Burdur ve Isparta’da gerçekleşen 77 milyon  liralık bütçeye sahip 33 projenin toplu açılışını yaptı.

    Sanayi ve teknoloji Bakanı Varank yapılan projelerin hepsinin gelişmesine, güçlenmesine ve kalkınmasına katlı sağlayacağını söyleyerek; “Şehirlerimizin potansiyelini açığa çıkarırken, ekonomimizin gücüne güç katacak.” Diye konuştu. Bakan Varank yatırım ve üretim öncülüğünde çalıştıklarını söyleyerek sözlerine şöyle devam etti; Batı Akdeniz Kalkınma Ajansımızın desteğiyle bölgemizdeki 3 ilde hayata geçen ve 77 milyon bütçeye sahip 33 projenin resmi açılışını yapıyoruz. Kamu kurumlarımızın, üniversitelerimizin ve özel sektör firmalarımızın öncülüğünde yürütülen bu projelerin her biri bölgenin gelişip kalkınmasına büyük katkılar sunacak. Şehirlerimizin potansiyelini açığa çıkarırken, ekonomimizin gücüne güç katacak. Bildiğiniz gibi bir ülkenin kalkınması geliştirdiği doğru ekonomik stratejilerle mümkün hale geliyor. Devamında kaynakların, bu stratejilere uygun biçimde doğru alanlara kanalize edilmesi gerekiyor. Milli Teknoloji Hamlesi anlayışıyla, yatırım, üretim, istihdam ve ihracat olmak üzere dört ayak üzerine kurduğumuz bir strateji çerçevesinde atılımlar yapıyoruz. Batı Akdeniz Kalkınma Ajansımız bölgedeki işletmelerimizin imalat, tasarım, test ve pazarlama yeteneklerini geliştirmek amacıyla 30 milyon liralık faizsiz kredi desteği veriyor. Bu desteğin başvuruları 10 Nisan’a kadar devam edecek. TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, Batı Akdeniz kalkınma ajansı’nın kurulduğu günden bu yana 3 ilin gözbebeği olarak filizlendiğini belirterek, 2011 Ağustos’ta ilk projenin kabulünden sonra toplamda 523 tane projeyi destekledi. Hayatın her alanına Batı Akdeniz kalkınma ajansı’nın elinin değdiğini görüyoruz.’’ İfadelerine yer verdi.

  • DSYB mevcut yönetim olağan genel kurul toplantısında güven tazeledi

    DSYB mevcut yönetim olağan genel kurul toplantısında güven tazeledi

    Amasya DSYB üyeleri ve üreticilerinin yoğun katılımıyla gerçekleşen olağan genel kurul toplantısı 31 Mart 2022 tarihinde Amasya Grand Ottoman toplantı salonunda oldu. Üreticilerin tarafından yoğun ilgi gösterilen ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü temsilcilerinin gözetiminde gerçekleştirilen Seçimli Genel Kurul Toplantısında 2020- 2021 yıllarının faaliyet raporu ve ibrası, aynı zamanda ileriki yıllarda gerçekleştirilecek faaliyetler, hazırlanan bütçe onayı ve diğer konular oylamaya sunuldu.

    Birlik başkanı Güner Aslan toplantıda yaptığı açılış konuşmasında; ‘’Amasya DSYB süt üretimi yapan üreticilerin yan yana gelmesiyle 1998 yılında kurulmuş ve kar amacı gütmeyen bir üretici kuruluşu olduğunu, Kuruluş amacını, bölgemizde hayvan ıslahını geliştirmek, kırsal alanda refahı, yaşam kalitesini ve sürdürülebilirliğin devamlılığını amaçladığını, Aynı zamanda güvenilir ve kaliteli hizmet veren, gelişen teknolojiye ayak uyduran, Türkiye’de ve Dünya’da benzer kuruluşlara örnek olan insana ve emeğe hizmet eden saygın bir birlik olmaya devam edeceğini söylemiştir.

    Amasya DSYB seçimli olarak yapılan Olağan Genel Kurul’da mevcut yönetim güven tazelemiştir. 1998 yılından beri şenlik havasında gerçekleştirdiğimiz Genel Kurullarımızdan birini daha sonuçlandırmanın mutluluğunu yaşamaktayız. Gerçekleştirilen Genel Kurulumuzun öncelikle ilimiz hayvancılığına sonrasında ülkemiz hayvancılığına katkı sağlayacağı inancıyla tüm üyelerimize hayırlı olmasını temenni ediyoruz.’’ İfadelerine yer verdi.

  • NERGİZ:” HER YIL DÜNYADA 59 BİN KİŞİDEN FAZLA İNSAN KUDUZ NEDENİYLE HAYATINI KAYBEDİYOR”

    NERGİZ:” HER YIL DÜNYADA 59 BİN KİŞİDEN FAZLA İNSAN KUDUZ NEDENİYLE HAYATINI KAYBEDİYOR”

    Öner Nergiz, her yıl dünyada 59 bin kişiden fazla insanın kuduz nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi.

    Konuyla ilgili bir açıklama yapan Nergiz, “Kuduz, özellikle memeli hayvanlar başta olmak üzere neredeyse hayvan türlerinin çoğunda görülür ve insanlara da bulaşır. Bulaşma ağırlıklı olarak kuduz hayvanın ısırması ile olur. Mevcut yaralara enfekte salyanın bulaşması, tırmalama gibi mekanik ya da gıda yoluyla bulaşabildiği de bildirilmiştir.

    Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl dünyada 59.000 kişiden fazla insan kuduz nedeniyle yaşamını yitirmektedir. İnsan vakalarının çoğuna kuduz köpeklerin sebep olduğu ısırıklar neden olmaktadır.

    Köpek, kedi, tilki, çakal ve kurt virüsün enfeksiyon zincirinin taşıyıcıları olan arakonakçılardır. Bu hayvanlar hastalığın varlığında önemli rol oynarlar ve etkeni son konakçı olan çiftlik hayvanlarına ve insanlara bulaştırırlar.

    Kuduz bir hayvan tarafından ısırılmayı takiben, hastalığın kuluçka süresi genellikle 14-90 gündür. Bu süre küçükbaş hayvanlarda 3 ay civarında olmakta, sığır ve atlarda ise 6 aya kadar uzayabilir. Kuluçka süresinin 1 yıla kadar uzayabildiği bilinmektedir. İnsandaki en uzun kuluçka süresi 19 yıl olarak kaydedilmiştir. Kuluçka süresinin uzun veya kısa sürmesi, vücuda giren etkenin miktar ve virülansına, yaranın genişliğine, derinliğine, ısırılan bölgenin sinir dokusundan zengin olup olmamasına, ısırık bölgesinin başa yakınlığına,  ısırma sonrası yapılan mekanik temizliğe bağlı olarak değişmektedir.

    Kuduz hastalığı klinik belirtiler meydana geldikten sonra dramatik bir şekilde ölümle sonuçlanan ancak aşı ile önlenebilen viral zoonotik bir hastalıktır.

    Bu nedenle herhangi bir riskli temas sonrası; Yara veya ısırık bölgesi vakit kaybedilmeden bol su ve sabunla iyice yıkanmalı, yıkama işlemi bittikten sonra alkol veya tentürdiyot gibi iyotlu antiseptikler uygulanmalıdır. Göz, ağız veya burun kuduz riskli temasa maruz kaldıysa bol su ile yıkanmalıdır. En kısa sürede sağlık kuruluşuna müracaat edilmeli, hekimin düzenleyeceği aşılama programı aksatılmadan uygulanmalıdır. Evcil hayvanlar kontrol altında tutulmalı, özellikle geceleri serbest bırakılmamalıdır. Kedi ve köpeklere her yıl mutlaka kuduz aşısı yaptırılmalıdır. Çevrede hasta, garip davranış sergileyen veya ölmüş hayvanların görülmesi halinde bunlara yaklaşılmamalı ve ilgili yerler (Belediyeler, Muhtarlıklar İl, İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri) haberdar edilmelidir. Kuduz riski olan hayvanlarla sık temas eden kişilere temas öncesi aşılama, kuduz riskli teması olanlara da hekim değerlendirmesine göre temas sonrası kuduz aşılaması uygulanmalıdır.” diye konuştu.

  • YÜKSEK NEM ASTIMI TETİKLİYOR!

    YÜKSEK NEM ASTIMI TETİKLİYOR!

    Bunaltıcı sıcak havaların tüm ülkemizi kavurduğu ve günlük çok yoğun yağmur geçişlerinin olduğu bugünlerde, en çok görülen sağlık problemlerinden biri de astım.

    Sıcak ve nemli havaya maruz kalma, alerjenler, çevresel faktörler ve toprak astımı tetikliyor. Nemin yüksek olduğu zamanlarda astım hastalarının daha özenli davranması gerekiyor.

    Astım nedir?

    Astım rahatsızlığı akciğerlerde meydana gelen kronik bir rahatsızlık olup, kişinin göğüs ve nefes darlığı ile beraber solunum sıkıntısı yaşamasına sebep olur. Alerjik ve alerjik olmayan kronik bir rahatsızlık olan astımın, birden fazla tetikleyicisi, polenden sonra yüksek nemin en önemli ikinci faktör olduğunu ifade ediyor. Ayrıca astımı tetikleyen faktörler, astımlı kişinin nöbet yaşamasına sebep olan unsurlardır. Astım hastaları kendi rahatsızlığını tetikleyen unsuru testlerle belirledikten sonra, bunlara karşı dikkatli davranarak hastalığını kontrol altında tutmaya çalışmalıdır. Bu sayede hasta çok daha az sayıda astım nöbeti geçirerek daha sağlıklı bir hayat sürebilir.

    Alerjik astım hastalığı belirtileri nelerdir?

    Astım krizleri, havaların değişken olduğu dönemlerde daha sık görülür. Belirtiler gece sabaha karşı şiddetlenir. Bazı kişilerde burun kaşınması, hapşırma, nezle, burun tıkanması, gözlerde sulanma, kaşınma, öksürük gibi belirtiler görülür.

    Astım hastaları nelere dikkat etmelidir?

    Alerjik astım hastalığı yaşayan bireylerin, öncelikle astım tedavisi süreçlerinde nasıl bir yol izlemeleri gerektiği ile ilgili bir hekime başvurmaları gerekir. Astımlı hasta veya yakınlarının doktor ile iletişimleri çok önemlidir. Kişilerin eğitim, öğretim durumlarına göre doktorun verdiği bilgi ve yönlendirmeleri uygulayarak atak sıklığını azaltarak kontrol altında tutabilirler. Yaz aylarında, astım hastalarının nemin yüksek olduğu saatlerde açık havada daha az zaman geçirmeleri gerekiyor. Astım hastaları, havadaki nem oranını kontrol etmeli, yüzde 60’ı geçtiğinde dışarı çıkmamaya özen göstermelidir. Çünkü yüksek nem, polenlerin havada daha uzun ve daha çok bulunmasına neden olur. Tatil içinse, yüksek nemin olmadığı yerler tercih edilmelidir. Havuz da astımı tetikleyen etkenlerdendir, doğal ilaç olarak nitelendirdiğimiz deniz tercih edilmelidir.

  • DESTEK BEKLEYEN MUAZZAM YETENEK

    DESTEK BEKLEYEN MUAZZAM YETENEK

    Taşova’da lise son sınıf öğrencisi Selahattin Yeşil, yurt dışından getirttiği parçalarla 3D yazıcı yaptı. Makine mühendisliği okumayı düşünen Yeşil, 2 ay içinde 3D yazıcı yaptı. Türkiye’de ürünlerin fiyatlarının pahalı olmasından dolayı yurt dışından 20-25 günde getirttiğini söyleyen Yeşil, sıfırının 5 bin ile 10 bin arasında olduğunu kendisinin ise bin liraya yaptığını söyledi.

    17 yaşındaki 12. sınıf öğrencisi Selahattin Yeşil, “Buna merak sardım. Bunu yapma aşamamda 1- 2 ay falan sürdü. Hepsinin tek tek Çin’den parçalarını sipariş ettirdim. Türkiye’de biraz pahalı olduğundan dolayı. Bunun sıfırını, hazırını almaya kalkışsan 5 bin 10 bin lira arası ama ben bunu bin liraya mal ettim. Şuan hiçbir sıkıntısı onlardan bir farkı yok. Biraz teknik fark var. Başka hiçbir fark yok. Bunda zorlanmadım. 1 günde topladım hepsini. Sadece parçaları temin etmek Çin’den geldiği için o biraz uzun sürdü. 20-25 gün. Şunu yaptım mesela, bu ortalama 25-30 dakika sürüyor. Sonra şu Eyfel Kulesini (Eiffel Tower) yaptım. Bunu da 4-5 saat civarı sürüyor. Sonra şurada bir tane büyük parça var. Bu daha yapım aşamasında bunu 2-2,5 günde yaptım tam olarak. Ama tam bitmedi. Yani yapım aşamasında. Motorlu uzaktan kumandalı olacak. Bir de drone yapıyorum. O droneninde parçaları hala Çin’den gelmedi. Olunca onu da gösteririz artık. Bir anda böyle aklıma gelmesi lazım. Bir ilham gelmesi lazım. Yoksa düşünüp de yaptığım bir şey değil. Bir anda geliyor yapmaya başlıyorum işte yapınca da bunlar ortaya çıkıyor işte. Arkadaşlarıma falan anahtarlık, ne bileyim stres çarkı yapıp veriyorum. Çoğunu kendim yapıyorum mesela. Şunu kendim yaptım. Bunu da kendim yaptım. Bunu bilgisayar aracılığıyla çizimlerini çizdikten sonra programla yazıp bir karta yüklüyorum. Bunun okuyacağı bir şekle getiriyorum. O da kendisi yapıyor. Şuan sizin görebilmeniz için ufak bir şey yaptım. Kalibrasyon küpü diye geçiyor. Normalde daha farklı zamanlarda mesela şunu yapması 5-6 saat sürdüğü için o yüzden ufak bir şey yaptım ben size görebilmeniz açısından. 15-20 dakikalık bir şey yaptım” diye konuştu.

    Anne Özlem Yeşil, “Oğlumla gurur duyuyorum. İlk başta, ilkokul 3’te kuluçka makinesi yapmaya başladı. Onu yaptı. Bir arkadaşımıza hediye ettik onu. Sonra yavaş yavaş araba yapmaya başladı. İlk önce bir eski motor aldı. Motoru yapmaya başladığı an babası kimse inanmadı oğluma. Benden destekle başladık. Bir motor aldık. Onu sonra evde bir şeyler yaptı. Demirlerini falan kendi yaptı. Bir yerlerden malzemeleri buldu. Hurdacıdan. Arabayı oluşturdu. Taşova ufak yerdeyiz. Yani nereye gideceğimiz nereden destek alacağımızı bilmediğimiz için hiçbir yere başvurmadık. Kendi çabalarımızla, siz görmüşsünüz gelmişsiniz ilgilendiniz. Bir şeyler yapmaya çalışıyor. Oğluma güveniyorum. Oğlumla gurur duyuyorum. İnşallah en güzel şeylere ulaşmasını istiyorum. 2 sene oldu, 2 sefer TÜBİTAK’a gönderdik. Okul aracılığıyla. Ama kabul edilmedi. Yani kabul edilmeyince de güvencimiz geçti gibi hiçbir yere başvurmadık. İlham gelmesi gerektiğini söylüyor. İlham geldiği zaman sabahlara kadar uğraşıyor. Hiçbir şeyle uğraşmadan. Hatta gözleri bozuldu, bakmaktan pür dikkat. Samsun’a doktora götürdüm. Gözlerini dinlendir falan dedi işte. Ama ilham gelmediği zaman hiçbir şey yapmıyor. Aniden ben bunu yapmam gerekiyor diyor başlıyor. Aniden yapması gerekiyor. Başta kimse güvenmedi. Başta babası. Git boş işlerle uğraşma böyle şeyler yapamazsın dedi. Bıraktırdılar çocuğa. Ama ben oğlum dedim yapabilirsin. 50 TL ile başladık. İşte ondan sonra motor yapmaya başladı. Sonra herkes yavaş yavaş yaparsın aferin sana demeye başladılar. Ama ilk başta yapamazsın, çocuğu çok ağlattılar. Yapamazsın bırak bunlarla uğraşma falan dediler. Boş işler dediler. Şimdi petrole falan gidiyor, herkes geliyormuş fotoğraf falan çektirmeye. Herkes gurur duyuyormuş oğlumla. Bende oğlumla çok gurur duyuyorum. Kapalı alanlarda sürüyor. Ana yola falan çıkmıyor. Oğlum dersleri çokta iyi falan değil. Orta karar. Ama bu makineyle olan, bunlarla ilgili işleri, kitaplar özveriyle okuyor. Yani küçük yerdeyiz diye hiçbir yere çıkamıyoruz. Nereye gideceğimizi bilmiyoruz. Eşim oto tamircisi. Çokta maddiyatımız el vermiyor başka yerlere gitmeye. Kendi imkanlarımızla olduğu kadar yapmaya çalışıyoruz. Büyüklerimizden destek istiyoruz. Böyle insanların yani harcanmasını istemiyorum. Güzel yerlere, makine mühendisliği inşallah çocuğum olsun istiyorum. Çocuğuma güveniyorum” şeklinde konuştu.

  • ORUCU BOZMAYANLAR

    ORUCU BOZMAYANLAR

    Amasya İl Müftüsü Abdülkadir Keşvelioğlu, kan aldırmak veya kan vermek orucu bozmaz dedi.

    Müftü Keşvelioğlu, kan stoklarının Ramazan ayında azalması üzerine vatandaşları kan vermeye davet etti. Müftü Keşvelioğlu, orucu nelerin bozup bozmadığını ve en çok merak edilenleri şu şekilde açıkladı: “İğne yaptırmakta orucu bozmaz. Ancak vücuda keyif veren ya da gıda takviyesi sağlayan enjeksiyon orucu bozar. Buna göre oruçlu hastaya verilen serum orucu bozar.

    Kulak damlası orucu bozmaz

    Kulak ile boğaz arasında bir kanal bulunmadığından ve arada kulak zarı olduğundan dolayı damla boğaza ulaşmadığından dolayı orucu bozmaz.

    Göz damlası orucu bozmaz

    Göz damlası da orucu bozmaz, çünkü hem boğaza ulaşmamaktadır, hem de gıda değeri taşımamaktadır.

    Burun damlası orucu bozmaz

    Yine aynı şekilde burun damlası da orucu bozmamaktadır. Zira burun damlası da gıda değeri taşımamakta, hem de boğaza çok cüzi bir kısmı ulaşabilmektedir.

    Diş çektirmekte orucu bozmaz

    Diş çektirmekte orucu bozmaz, eğer kan boğaza giderse oruç bozulur.” diye konuştu.