Eski Amasya CHP Milletvekili Ramis Topal yaptığı açıklamada şunları söyledi; “19 Aralık’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Ekrem İmamoğlu ve İstanbul İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu öncülüğünde başladığımız seçim çalışmalarında İstanbul’u İstanbullu yönetecek dedik. İstanbullunun isyanına kör sağır ve dilsiz kalmadık. Sayın Ekrem İmamoğlu mazbatasını alıp 18 Nisan’da göreve gelir gelmez verdiğimiz sözleri bir bir yerine getirdik. 6 Mayıs kararı ile demokrasi tarihimiz ve millet iradesi YSK tarafından yok sayıldı. 186 gündür sokakta, caddede, pazarda, karda, yağmurda gece gündüz demeden yorulmadan verdiğimiz demokrasi mücadelemizi 23 Haziran akşamı İstanbul seçmeninin kararı ile Sayın Ekrem İmamoğlu yeniden Belediye Başkanı seçildi. Bu süreçte emeği geçen başta Amasya İl ve İlçe örgütlerime, destek için yanımızda olan diğer İl ve İlçe örgütlerimize, Kadın Kollarımıza, Gençlik Kollarımıza, partililerimize, gönüllülerimize ve yüreği bizimle olan yaşasın demokrasi diyen 82 milyon Türk halkına sonsuz teşekkürler. Kimsenin hakkını yemedik kimseye de hakkımızı yedirmedik.” diye konuştu.
Etiket: genç
-

FESTİVALDE EMEĞİ GEÇENLER
Vali Dr. Osman Varol, Milli Mücadelenin ve Amasya Tamimi’nin 100. yılı dolayısıyla bu yıl daha bir önem arz eden 12-22 Haziran Amasya Uluslararası Atatürk Kültür ve Sanat Festivali kapsamındaki organizasyonlara gönüllülük esasıyla katkı sağlayan Kızılay, Yeşilay ve Amasya Gençlik Merkezi’nin gönüllü üyeleri ile basın mensuplarıyla buluşarak destekleri için teşekkür etti.
Halkımızın, gençlerimizin görüşlerini de alarak planladıkları etkinliklerin toplumun her kesimine hitap etmesine büyük önem verdiklerini anımsatan Vali Dr. Osman Varol, “Düşündüğümüz ve mutlaka olmalı dediğimiz her şeyi gerçekleştirip halkımızın 100. yıl coşkusunu yaşaması için çalıştık” dedi.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 12 Haziran 1919’da geldiği şehrimizde Amasyalıların desteğini ardına alıp 22 Haziran 1919’da Türkiye Cumhuriyeti’nin doğum belgesi niteliğindeki Amasya Tamimi’ni ilan etmesinin 100. yıldönümü dolayısıyla bu yıl daha bir coşkuyla gerçekleşen festival etkinliklerinin yerel ve ulusal basında da önemli ölçüde yer aldığına değinen Vali Varol, “Basında yer almasını, halkımıza duyurulmasını sağlamaları adına da bizimle beraber gece gündüz koşturan, bir ekip olarak bizlerle çalışan basın mensubu arkadaşlarımıza da festivalin, farkındalığın ülkeye, Amasya’mıza yayılmasını sağladıkları için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
100. yıl programını himayelerine alan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarını sunan Vali Varol, ilgili bakanlıklara, Garnizon Komutanlıklarımıza, Amasya Belediyesi’ne, Adliye teşkilatına, Amasya Üniversitesine, Amasya İl Özel İdaresine ve kurum ile kuruluşlarımıza destekleri, halkımıza da katılımları için teşekkür etti.
Büyük Amasya Oteli’nde Vali Yardımcıları Turgay İlhan ile Ferhat Burakgazi, Merzifon Kaymakamı Gürkan Demirkale’nin de bulunduğu kahvaltı programın sonunda etkinliklerde gönüllülük esasıyla görev almalarından çok memnun olduğu gençlere teşekkür belgesi verip kitap hediye eden Vali Varol, programın sonunda gönüllü gençlerle hatıra fotoğrafı da çektirdi. -

ÇEVRECİ GENÇLER YETİŞİYOR
Yavru TEMA Projesi kapsamında Amasya Zübeyde Hanım Üçler İlkokulu 8 sınıf ile ortak olduğu projenin belge ve rozetlerini aldı.
Programı doğa varlıkları konusunda çocukların farkındalık düzeylerine katkıda bulunmak için uygulayan öğretmen ve öğrenciler rozet ve belgelerini, Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma, Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) Amasya İl Temsilcisi Fazlı Özveren ve İl Temsilci Yardımcısı Hami Kavaklıoğlu tarafından aldılar.
Özveren, TEMA eğitimlerine anaokullarından başladıklarını belirterek doğaya duyarlı, yeşili koruyan ve suyunu koruyan gençler yetişmesini amaçladıklarını söyledi. Fazlı Özveren, “Biz her eğitim ve öğretim yılında Amasya’daki mevcut özellikle gönüllü öğretmenlerimizin sınıflarında TEMA eğitimi veriyoruz. Bu sene Zübeyde Hanım Üçler İlkokulunda 6 sınıfımıza TEMA eğitimi, 2 sınıfımıza da ağaç kardeşliği projesi yaptık. Okulumuzda ağaç kardeşliği projesini geçen hafta bitirdik. 1 ve 2. Sınıflarımıza da TEMA eğitimi veriyoruz ve TEMA’yı tanıtıp ne olduğunu öğretiyoruz. Öğretmenlerimize ayrı kitapçıklar, afişler gönderiyoruz. Bunlarla ilgili ilimizde bu yıl 890 öğrenciye TEMA eğitimi verdik” diye konuştu.
-

O ŞİMDİ ASKER
Amasya İl Jandarma Komutanlığında yapılan yemin töreni 12 engelli vatandaş 1 günlüğüne asker olmanın gururunu yaşadı. Tören engelli vatandaşların üniformalarını giymesiyle başladı. Daha sonra töreni alanına geçen engelli vatandaşlara eğitimli köpekle kısa bir gösteri yapıldı. Engelli vatandaşlar askerlerle birlikte yürüyüş kararı sayarak, “Vatan sana canım feda” dedi.
Valimiz Dr. Osman Varol, askerleri selamlayarak “Yemininiz kutlu olsun” dedi. Yemin töreni, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başladı. Bayrak ve silahların üzerine ellerini koyan engelli vatandaşlar yemin etti.
Engelliler adına bir konuşma yapan Genç Osman Gümüş, “Bu nöbeti sadakat ve şerefle hayatımızın sonuna kadar sürdüreceğiz” dedi.
Amasya İl Jandarma Komutanı Albay Ali Yıldız, “Silah altına alınmaları mümkün olmayan engelli vatandaşlarımızın bu hak ve ödevlerini sembolik olarak yerine getirmek maksadıyla bu töreni tertiplemiş bulunmaktayız. Türkiye Cumhuriyeti saflarında temsili askerlik hizmetini yerine getirmek için gelen engelli vatandaşlarımız heyecan ve coşku ile asker elbisesi giymiş, kahraman birer Mehmetçik ve Ayşecik olarak karşımızda durmaktadır. Askerlik her Türk gencinin yapması gereken kutsal bir görevdir. Sizler bu üniformayla ettiğiniz kutsal askerlik yeminiyle tam bir asker oldunuz” dedi.
Vali Varol engelli vatandaşlara rütbelerini takarak teskerelerini verdi. Teskerelerini alan engelli vatandaşlar tören yürüyüşü yaptı. Oğlu 1 günlüğüne asker olan engelli annesi Firdevs Karaman yaşadığı mutluluğu dile getirerek, “Anlatılmaz, yaşanır. Allah razı olsun, bize çok güzel bir duygu yaşattılar” diye konuştu.
Askerlerle birlikte 1 günlüğüne temsili asker olan vatandaşlar karavana yedi. Engelli aileleri yapılan programdan dolayı İl Jandarma Komutanı Albay Ali Yıldız’a teşekkür etti.
-

İFTAR ÇADIRI YEŞİL YENİCE’DEYDİ
Bu yıl bir ilke imza atan Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, ‘çorbalar bizden yemekler sizden’ sloganıyla mahalle sakinlerini iftarda bir araya getirerek oruçlarını birlik ve beraberlik içerisinde açmalarını sağlıyor. Başkan Sarı iftar çadırlarının 7’inci gününde Yeşil Yenice mahalle sakinlerinden oluşan yaklaşık 700 kişi ile orucunu açtı.
İftar yemeği sonrası konuşan Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, şunları kaydetti; “Bugün Amasya’mızın Yeşil Yenice mahallesindeyiz. Meyvesiyle ve kirazıyla diyarlara hükmetmiş, gençlerinin beyefendiliği ile Amasya’da gönüllerde yer bulmuş, Amasya ticaretine hükmetmiş, güzide bir kasabamızdayız. Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı olarak bu mahallenin eski tabirler Yeşil Yenice kasabamızın bizim gönlümüzde ayrı bir yeri, güzelliği ve özelliği olduğunu ifade etmek istiyorum. Gençlik yıllarımdan bu tarafa gönlümde bir yeri olan, muhabbeti olan bir mahallemizde olmaktan onur ve mutluluk duyuyorum. Ramazan ayrı bir güzellik, ramazan ayrı bir özelliktir. Ramazanın rahmeti ve bereketi vardır. Bizde ramazanın rahmet ve bereketini, özelliğini ve güzelliğini kendi hanemize kar olarak yazdırmak istiyoruz” dedi.
Daha sonra söz alan Yeşil Yenice Mahalle Muhtarı Bekir Kelekçi ise konuşmasında şunları söyledi; “Değerli mahalle sakinlerimiz Belediyemizin düzenlemiş olduğu ramazan programımıza teşrif ettiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum. İftar programını düzenleyen ve bizleri bir araya getiren Belediye Başkanımız Mehmet Sarı beye teşekkür ediyorum. Rabbim tuttuğumuz oruçlarımızı kabul etsin. İnşallah Rabbim bundan sonra da nice ramazanlarda burada birlikte iftar yemeklerinde bir araya gelebilmeyi bizlere nasip etsin” diye konuştu.
İftar sonrasında dua edildi. İftar programına Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Çoban ve Hasan Şahin, MHP Amasya Merkez İlçe Başkanı Şuayip Ak, Ülkü Ocakları Amasya İl Başkanı Recep Dip, Fen İşleri Müdürü Ali Özel, MHP İl Genel ve Belediye Meclis Üyeleri, Ülkü Ocakları Eski İl Başkanları, Temizlik İşleri Müdürü Ahmet Öztürk, Yeşil Yenice Mahalle Muhtarı Bekir Kelekçi ve yaklaşık 700 kişi katıldı. -

VALİMİZDEN KIZILAY DERNEĞİNE ZİYARET
Türkiye Kızılay Derneği Amasya Şubesi’ni ziyaret eden Vali Dr. Osman Varol, dernek üyeleri ve Kızılay gönüllüsü gençlerle bir araya gelerek toplum yararına yürüttükleri çalışmalar üzerine sohbet etti. Ziyarette Türkiye Kızılay Derneği Amasya Şubesi Başkanı Mahmut Albayrak ile gençlik ve üniversite kollarına mensup Kızılay gönüllüleri bulundu.
İlimizde aktif bir şekilde toplum yararına yürüttükleri çalışmalardan duyduğu memnuniyeti dile getiren Vali Varol; bilinçli, duyarlı ve yardımsever gençlerin övünç kaynağımız olduğunu vurguladı. Yürütmekte oldukları faaliyetlerden dolayı kendilerini tebrik ederek ilerleyen çalışmalarında başarılar diledi.
-

EMEK VE DAYANIŞMA BAYRAMI
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Amasya’da etkinliklerle kutlandı. Kunç Köprüsünde toplanan sendika ve siyasi partililerin üyeleri ellerinde dövizlerle sloganlar atarak Pirinçci Caddesinden Yavuz Selim Meydanına yürüdü. Gruptakiler polis tarafından oluşturulan arama noktasından meydana alındı. Eğitim-Sen Amasya Şube Başkanı Bülent Erciyas günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada şunlara değindi.
“İşçisi, kamu emekçisi, işsizi, emeklisi, aydını, sanatçısı, gazetecisi, öğrencisi, esnafı kadını genci, doldurduğumuz 1 Mayıs meydanlarında nasıl bir memleket istediğimizi kol kola, omuz omuza, dile getiriyoruz. Adına ister kriz diyelim, isterse ekonomik dalgalanma sonuç değişmiyor. Ülkemizin adım adım içine itildiği ekonomik, siyasal, toplumsal bunalım gittikçe derinleşiyor. Rekor üstüne rekor kıran işsizlik, hayat pahalılığı, soframızdaki ekmeği küçültüp geleceğe güvenle bakmamızın önüne set çekiyor. Ekmek kadar, su kadar, hava kadar ihtiyaç duyduğumuz haklarımız ve özgürlüklerimiz demokrasinin adaletin, hukukun son kırıntılarının da rafa kaldırıldığı bu dönemde her geçen gün daha da fazla sınırlanıyor. Emeğe kölelik dayatan bu düzende hepimiz kaybediyoruz.
Emek karşıtı, sermaye yanlısı neo liberal politikaların, vahşi kapitalizmin acımasız bir şekilde sürdürüldüğü bir ülkede hepimiz kaybediyoruz
Elimizden alınanları tek tek alt alta yazmaya kalksak sayfalar yetmez. Kamu hizmetleri alanını kârı esas alan piyasaya, vatandaşları müşteriye, bizleri ise iş güvencesi tamamen ortadan kaldırılan kapı kullarına dönüştürmek için;
Ülkenin stratejik işletmelerini, fabrikalarını birkaç yıllık kârı karşılığında, arazileri ile birlikte satıp çalışanları işsiz bıraktılar. Şekerden, tütüne, enerjiden kağıda, etten samana ülkeyi dışarıya bağımlı hale getirdiler.
Tek derdi daha fazla kâr elde etmek olan özel sektörde çalışanların aleyhine ne varsa tek tek klonlayıp kamu alanına aktardılar.
‘Her kamu idaresi kendine uygun bir kamu personel rejimi yaratır’ diyenler en başından beri iş güvencemize göz diktiler. Bizi ‘devlete kapağı atıp yan gelip yatan, her türlü dokunulmazlığı olan verimsiz’ bir güruh gibi gösterdiler.
‘Reform’, ‘dönüşüm’ gibi yaldızlı, süslü kavramlarla temel haklarımızı tek tek ortadan kaldırdılar.
Az personelle, çok iş yapmayı esas alıp angarya çalışmayı artırdılar.
İstihdamı bin parçaya bölüp güvencesiz-sözleşmeli-taşeron-ücretli istihdamı,
bizi birbirimizin rakibi haline getiren-iş yükümüzü artıran performans sistemini-kuralsız-esnek çalışmayı tüm kamuya yaydılar.
Kariyer ve liyakati ortadan kaldırdılar. Siyasal kadrolaşmayı tüm kamu emekçilerini kapsar hale getirmek için hem işe almada hem görevde yükselmede mülakatın ağırlığını artırıp torpilin, kayırmanın kapısını sonuna kadar açtılar.
Yaşanan gerçek hayat pahalılığını perdelemek için rakamlara takla attıran TÜİK’in resmi enflasyonuna dayalı artışlar ile maaşlarımızı yoksulluk sınırından uzaklaştırıp açlık sınırına yaklaştırdılar.
Sonuç olarak; kendilerine uygun bir kamu ve personel rejimi yaratma konusunda ciddi mesafe kaydettiler.
Ancak bu onlara yetmiyor. Bugüne kadar torba yasalarla, KHK’lerle, OHAL ile sınırlanan, fiilen kullanılamaz hale getirilen iş güvencemizi tamamen ortadan kaldırmak için yeni bir ‘personel reformu paketi’ açıklamaya hazırlanıyorlar.
Bizim memleket dediğimiz, küçük bir azınlık için değil, bir avuç patron ve yandaş sermaye için değil, halkın emekçi çoğunluğu için yaşanabilir bir memlekettir. Biz memleket isteriz, ekonomik krizin faturasını krizin sorumluları ödesin.
Bizim memleket dediğimiz, sermaye ve iktidar sahiplerinin çıkarları doğrultusunda, hukuksuz ve keyfi bir biçimde yönetilen bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, işçi sınıfı başta olmak üzere halkın yüzde 99’u insanca, özgürce, kardeşçe yaşasın.
Bizim memleket dediğimiz, ülkenin birikimlerinin varlık fonu adı altında talan edildiği, işsizlik fonunun patronlara, bankalara peşkeş çekildiği, kıdem tazminatımıza bile göz konulduğu bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işi olsun.
Bizim memleket dediğimiz, ölümüne çalıştırıldığımız işyerleri, açlık ve yoksulluk sınırının altında ücretler, taşeron köleliği, güvencesizlik değildir. Biz memleket isteriz, çalışırken ölmeyelim, insanca yaşayabilelim.
Yıllardır ceplerini doldururken sırtımızdan elde ettikleri nimetleri kimseyle paylaşmayanların, “hep bana” diyenlerin, işimize, aşımıza, haklarımıza el uzatanların çiftliği değildir memleket. Biz memleket isteriz, adalet olsun, zam-zulüm-işsizlik son bulsun.
Bizim memleket dediğimiz, sokaklarda, meydanlarda, grevlerde, mahkemelerde hakkımızı savunmanın engellendiği, seçim sandıklarında hesap sormanın bile neredeyse “suç” ilan edildiği bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, demokrasi olsun, seçme-seçilme, örgütlenme ve grev hakkımız tam olsun.
BİRLİĞİ DAYANIŞMAYI MÜCADELEYİ BÜYÜTMEK BİZİM ELİMİZDE
Bugün önümüzde iki yol var.
Ya iş güvencemiz başta olmak üzere temel taleplerimize birlikte sahip çıkıp emeğin birleşik gücünün zaferlerine bir yenisi ekleyerek hep birlikte kazanacağız.
Ya da bugüne kadar aldığımız darbelerin üstüne bir yenisinin eklenmesine izin verip hep birlikte kaybedeceğiz…
Biz karanlığın zifiriye döndüğü zamanlarda bile yarına dair umudumuzu hiç yitirmedik. Bugünden yarına umut biriktirmeye devam ettik.
Umutluyuz çünkü biz çoğuz, çoğunluğuz, milyonlarız, halkız!
Umutluyuz çünkü dünyanın ve ülkenin tüm güzelliklerini ortaya çıkaran, en yüce değerin, emeğin sahipleriyiz.
Umutluyuz çünkü gücünü bizi bölmekten alanların dayattığı sömürü, yoksulluk ve baskı düzenine karşı omuza omuza mücadele ettiğimizde önümüzdeki engelleri kumdan kalelere çevirdiğimiz başarılarla dolu bir tarihin sahipleriyiz.
Ekonomik krizin faturasının emekçilere yıkılmadığı,
Emeğin sömürülmediği,
Herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işinin olduğu,
Kimsenin cinsiyetinden, kimliğinden, inancından dolayı ikinci sınıf yurttaş muamelesi görmediği,
Eşit yurttaşlığın, barış ve kardeşliğin hakim olduğu,
Sendikal hak ve özgürlüklerin, hak arama yollarının önünün açıldığı, grevlerin yasaklanmadığı,
Düşünmenin, düşünceyi ifade etmenin, itiraz etmenin cezalandırılmadığı,
Emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın, laikliğin hâkim olduğu
BİR DÜNYA VE ÜLKE İSTİYORUZ!
Kazanılmış haklarımızın gasp edilmek istenmesine, hukuksuz ihraçlara, yaşamın her alanındaki hukuksuzluğa, haksızlığa ve keyfiliğe en gür sesimizle dur diyoruz. Emeğimize, ekmeğimize, işimize geleceğimize ve memleketimize sahip çıkarak barış içerisinde savaşsız sömürüsüz bir dünyada yaşama ve yaşatma umudumuzu 1 Mayıs meydanlarında yükseltiyoruz. Güvencesizliğe, işsizliğe, yoksulluğa teslim olmayacağız. Umudu ve mücadeleyi büyütmek için 1 Mayısta alanlardayız. Barış ve huzur içinde kardeşçe yaşayacağımız güzel günlere hep birlikte omuz omuza yürüyeceğiz. Dayanışma ruhumuzla; ekmek, gül ve hürriyet günlerine olan inancımızla Yaşasın 1 Mayıs!” diye konuştu. Alanı dolduranlar davul zurna eşliğinde halay çektikten sonra dağıldı.



