Etiket: gelir

  • Amasya il sağlık müdürü Dr. Dursun Koç’un 7 Nisan dünya sağlık günü mesajı

    Amasya il sağlık müdürü Dr. Dursun Koç’un 7 Nisan dünya sağlık günü mesajı

    Amasya il sağlık müdürü Dr. Dursun koç, 7 Nisan dünya sağlık günü için yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi; “Yıllardır herkesin konuştuğu ama engellemek için gereken önlemlerin bir türlü alınamadığı iklim değişliğine artık iklim krizi diyoruz. Dünya iklim değişikliği nedeniyle geri dönülmesi mümkün olmayan bir noktaya doğru hızla gidiyor. Bu yaşadığımız tam anlamıyla bir kriz. Bu nedenle artık iklim değişikliği değil, iklim krizi diyoruz. İklim krizinin temel nedeni küresel ısıtma. Günlük hayatımızda farklı amaçlar için kullandığımız fosil yakıtlar, tüketildikten sonra dünya atmosferinin etrafında bir sera gazı katmanı oluşturuyor. Bu katman yeryüzüne ulaşan güneş ışınlarının dünyadan geri sekip uzaya dönmesine engel olarak ısıyı hapsediyor. Bu da küresel ısınma adıyla bilinen ama insan eliyle yaratılmış olduğu için artık “küresel ısıtma” olarak tanımladığımız sonucu doğuruyor.

    Küresel ısıtma, iklimin dengesini bozarak birçok bölgede yine eskiden iklim değişikliği diye adlandırdığımız, ama artık “iklim krizi” dediğimiz duruma sebep oluyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ); pandeminin, kirli bir gezegenin, kanser, astım, kalp hastalığı gibi artan kronik hastalıkların ortasında, 2022 Dünya Sağlık Günü’nde küresel dikkati insanları ve dünyamızı sağlıklı tutmak ve bireylerin iyi olma haline çekmek istemektedir. DSÖ, her yıl dünya çapında 13 milyondan fazla ölümün önlenebilir çevresel nedenlerden kaynaklandığını tahmin etmektedir. Buna insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük sağlık tehdidi olan iklim krizi de dâhildir. İklim krizi aynı zamanda bir sağlık krizidir. Tüm dünyada uygulanan siyasi, sosyal ve ticari kararlar iklim ve sağlık krizini tetiklemektedir.

    İnsanların yüzde 90’ından fazlası fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan sağlıksız hava soluyor. Az rastlanır hava olayları, toprak kalitesinin azalması ve su kıtlığı insanları yerinden ediyor ve sağlıklarını etkiliyor. Kirlilik ve plastikler, en derin okyanuslarımızın dibinde, en yüksek dağlarda bulunur ve besin zincirimize girmeyi başarır. Yüksek oranda işlenmiş, sağlıksız yiyecek ve içecekler üreten sistemler, küresel sera gazı emisyonlarının üçte birini oluştururken, obezite dalgasını tetikliyor, kanser ve kalp hastalıklarını artırıyor. COVID-19 salgını bilimin iyileştirici gücünü gösterirken dünyamızdaki eşitsizliklerin de altını çizdi. Pandemi, toplumun tüm alanlarındaki zayıflıkları ortaya çıkardı.

    Ekonominin mevcut tasarımı, çok sayıda insanın hala yoksulluk ve istikrarsızlık içinde yaşamasıyla birlikte gelir, zenginlik ve gücün adaletsiz dağılımına yol açmaktadır. Bu hedefler, uzun vadeli yatırımlara, refah bütçelerine, sosyal korumaya ve yasal ve mali stratejilere dönüştürülür. Dünya ve insan sağlığı için bu yıkım döngülerini kırmak, kurumsal reform ve bireylerin sağlıklı seçimler yapmaları için desteklenmesini ve teşvik edilmesini gerektirir.” Diyerek sözlerine son verdi.

  • Levent Karahocagil’den TBMM Basın Açıklaması

    Ak Parti Milletvekili Levent Karahocagil’den TBMM basın açıklaması

    Değerli Basın Mensupları,

    Saygıdeğer Vatandaşlarım,

    Muhterem Amasyalı hemşerilerim.

    Sizleri, sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

    Basın açıklamamın hayırlı olmasını ve hayırlara vesile olmasını cenabı Allah’tan niyaz ediyorum.

    Muhalefet ve yandaş basın yayın organları her ağızlarını açtıklarında “Çiftçi öldü bitti. Tarım ve hayvancılık ile uğraşan çiftçilerimiz perişan halde” deyip mağdur edebiyatı yapıyorlar.

    Ülkemizde tarım ve hayvancılığa verilen en büyük destek Ak Parti yani hükümetimiz döneminde verilmiştir. Daha önceden çiftçinin sorunlarını bilen, dinleyen mi vardı?

    Her alanda olduğu gibi tarım ve hayvancılık alanın da en önemli reformlar ve üretim artışı bizim hükümetimiz döneminde gerçekleştirilmiştir.

    Yapılan hizmetler ortada ancak muhalefet ve yandaş basın yayın organlarının dile getirmekten imtina ettikleri hizmetlerimizi ben size buradan haykırıyorum.

    Hayvancılığı desteklemeye yönelik 2019-2023 yıllarını kapsayan proje uygulaması süresinde 10 ila 50 baş arası büyükbaş ve 100 ila 200 baş arası küçükbaş hayvan işletmelerine damızlık hayvan (boğa, koç ve teke) verilmiştir.

    Ayrıca yeni ahır/ağıl yapımı, tadilatları ve makine alet-ekipman alımları konularında hibe desteği sağlanmıştır.

    Çiftçilerimize geçtiğimiz 20 yılda, bugünün rakamıyla 470 milyar lira destek ödemesi yapılmıştır. Bu yıl için 25,8 milyar olan tarımsal destekleme bütçesi 29 milyar liraya çıkarılmıştır.

    Bununla birlikte buğday, arpa, çavdar, yulaf ve tritikale üreticilerine mazot, gübre desteği yapılmış ve verilen desteklerin karşılığı olarak tarımsal hasılatımız 337 milyar liraya ulaşmıştır.

    Yine hükümetimiz döneminde topraklarımızın verimini artırmak için yaklaşık 300 milyar liralık su yatırımı projesi gerçekleştirilmiştir. Yapılan yatırımlar ile 9 bin 189 tesis hizmete alınmıştır.

    Bu destekler, her bir kar tanesi, su damlasını bereket olarak görüp evladı gibi toprağının üstüne düşmesini bekleyen, işleyen, üreten, yazın sıcaktan, kışın soğuktan yüzleri çatlamış, nasır tutmuş elleri öpülesi çiftçilerimiz için.

    Onlar ürettikçe biz desteklemeye, destek vermeye devam edeceğiz inşallah.

    Rusya-Ukrayna savaşının yol açtığı tedarik problemlerini iki ülke ile olan dengeli ilişkilerimiz ve barış yolunda en çok çaba sarf eden ülke olarak göstermiş olduğumuz gayretler ile ayçiçeği yağı ile diğer bütün hububat ürünlerini getiren 50’ye yakın gemimizin önü açıldı ve gemiler ülkemize gönderildi.

    Amasya ilimizde 2021 yılında; 210.745 dekar alanda 47.754 ton yağlık ayçiçeği üretimi, 1.035.156 dekar alanda 211.476 ton buğday (ekmeklik, durum ve kara buğday) üretimi, 23.470 dekar alanda 590 ton haşhaş tohumu üretimi, 73.121 dekar alanda 62.574 ton mısır üretimi, 39.709 dekar alanda 219.629 ton silaj mısır üretimi, 35.563 dekar alanda 179.564 ton şekerpancarı üretimi ve 3.404 dekar alanda 577 ton şekerpancarı tohumu üretimi gerçekleştirilmiştir.

    2021 yılında uygulanan projeler arasında yer alan “Kuru Tarım Alanlarında Yağlık Ayçiçeği Üretimi Geliştirme Projesi” ile toplam proje tutarı 2.301.000 TL olan 2.301 ünite yağlık ayçiçeği tohumu 1.892 üreticimize %75 Bakanlığımız ve İl Özel İdaresi katkısı ile dağıtılmış olup, 55.000 dekar alanda üretim gerçekleştirilmiştir.

    2022 yılında ise İl Özel İdaresinin %50 hibe katkısı ile toplam proje tutarı 225.000 TL olan “Anadolu Mandası Üretimini Geliştirme Projesi” ile 15 yetiştiricimize 15 adet manda boğası dağıtımını gerçekleştirdik.

    2022 yılında ” Nadas Alanlarının Daraltılmasına Yönelik Nohut Yetiştiriciliği Projesi” ile toplam proje tutarı 401.940 TL olan 22.330 kg nohut tohumu 526 üreticimize %75 Bakanlığımızın ve İl Özel İdaresinin katkısı ile dağıtılmış olup, 1.860 dekar alanda üretim gerçekleştirilecektir.

    2022 yılında ise İl Özel İdaresinin %50 hibe katkısı ile toplam proje tutarı 320.000 TL olan “Yonca Yetiştiriciliği Projesi” ile 530 üreticimize 2.500 dekar alanda üretim gerçekleştirilmesi amacıyla 10.600 kg yonca tohumu desteği sağlanmıştır.

    2022 yılında “Nadas Alanlarında Yağlık Ayçiçeği Üretimi Geliştirme Projesi” ile toplam proje tutarı 6.401.330 TL olan 3.200 ünite yağlık ayçiçeği tohumu 3.200 üreticimize %75 Bakanlığımız ve İl Özel İdaresi katkısı ile dağıtılacak olup, 80.000 dekar alanda üretim gerçekleştirilecektir.

    Ukrayna’da yaşanan savaş dünyanın gözleri önüne şu gerçeği sermiştir. Her alanda kendi işimizi kendimiz yapamıyor, kendi ihtiyaçlarımızı karşılayamıyorsak bize kimsenin faydası olamaz.

    Rusya-Ukrayna savaşının etkileri ile hem kendi ihtiyacımızın karşılanması, hem de Avrupa piyasasında ortaya çıkması muhtemel boşluğun doldurulması bakımından Türkiye olarak üretimimizi artırmamız geleceğe yönelik büyük önem taşımaktadır.

    Çiftçimizin 2022 hasat dönemindeki üretimini desteklemek için de imkânlarımızı seferber etmeyi sürdüreceğiz. Çiftçilerimizden isteğimiz yeter ki ekilmedik bir karış toprak bile bırakmasınlar.

    Bununla birlikte Cumhuriyet tarihinde olmayan bir işe daha imza attık. Baraj sayısını ikiye katladık. Yapılan bu yatırımlar ile 20 milyon dekar araziyi sulamaya açtık.

    Böylelikle sulanan tarım alanımızı 68,5 milyon dekara çıkartarak çiftçilerimize yıllık 60 milyar lira ilave gelir artışı sağlamış olduk.

    Ayrıca güneşten enerji üreten tesislere verilen destek ile birlikte çiftçilerimize sağlayacağımız finansman kolaylıkları ile sulama faaliyetlerinde güneşten elde edilen elektriğin payını hızla artırmayı planlıyoruz.

    Böylece üretim artarken elektrik maliyetleri azalacak ve çiftçilerimizin gelirleri daha da artacaktır.

    Diğer yandan tarımsal alandaki yapımı devam eden sulama tesislerini hızla bitirerek milli ekonomiye kazandıracağız. Bu sayede 830 bin hektar alanın modern sistemler ile sulanmasını temin edeceğiz. Modern sistemlerin hayata geçirilmesi ile üreticilerimize yıllık yaklaşık 41 milyar lira gelir artışı sağlamış olacağız.

    Milletimizi paniğe sevk etmek için yalan yanlış haberler ile meydanlarda tellallık yapan muhalefet partileri, sizin kuru gürültülerinize bırakacak pabucumuz yok.

    Hükümetimiz döneminde yapılan hizmetler ortada. İçinize sindiremeyip, kabullenmeseniz de ülkemizin geleceğine yönelik binlerce yatırımı biz yaptık ve yapmaya devam ediyoruz.

    Aslında sizleri anlıyorum. Kaygı ve endişe içerisindesiniz. Erken seçim diye yana yakıla veryansın ettiğiniz güne az kaldı. Tabi ki etekleriniz tutuştu.

    Sizin korkunuz 2023 seçimlerinde yine AK Parti, yine Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kazanacak olmasıdır.

    Bizler, sizin yaptığınız gibi kapı kapı dolaşıp Medine dilenciliği yapmıyoruz. Milletimizden kuru vaatlerle oy istemiyoruz. Eser, iş ve hizmet üretiyoruz.

    Yaptığımız icraatlar sonucunda milletimizin özgür iradesi ile verdikleri oyları alıyoruz. Göreceksiniz milletimiz sizi yine hezeyana uğratacak ve AK Parti diyecekler.

    Nus’ab Bin Umeyr’in duası gibi;

    “Ya Rabbi!

    Bizi öyle güzel hizmetler yapmaya vesile kıl ki, gördüğünde Resul’ünün göz bebekleri gülsün.”

    Bizler bu ti niyette, Hak emrinde, peygamber yolunda, Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde yürümeye devam edeceğiz.

    Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras büyük ve güçlü Türkiye’dir. Bunu gerçekleştirinceye kadar pes etmek yok, durmak yok, baş koyduğumuz bu yoldan en ufak bir şüphe duymak yok.

    Gayemiz bugünün ve yarının Türkiye’si için yatırım, istihdam, üretim, ihracat yapmak. At binenin, kılıç kuşananındır. Yani bu bizim işimiz.

    Ülkemizi, milletimizi kalkındırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah milletimizin oyları ve desteği ile 2023 seçimlerinde yine Ak Parti yine Recep Tayyip Erdoğan kazanacak.  Biz tüm gücümüz, gayretimiz ile hizmet üretmeye, siz de haset etmeye devam edeceksiniz.

    Sözlerime son verirken ;

    Ülkücü Harekatın Lideri Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’i 25. Vefat yıldönümünde rahmet, minnet ve Fatihalar ile anıyorum. Kabri nur, Mekanı cennet olsun.

    Ayrıca on bir ayın sultanı rahmet, mağfiret ve bereket ayı olan Ramazan-ı Şerif’in ülkemize ve milletimize hayırlara vesile olması temennisiyle tüm Müslüman aleminin Ramazan ayını tebrik ediyor, selam, sevgi ve en kalbi muhabbetlerimi sunuyorum.

    Saygılarımla.

  • İhtiyaç Sahibi Ailelere Erzak Kolisi Dağıtılıyor

    İhtiyaç Sahibi Ailelere Erzak Kolisi Dağıtılıyor

    Amasya İl Müftülüğü Türkiye Diyanet Vakfı Kadın ve Gençlik Kolları tarafından düzenlenen “Hayır Çarşısı”ndan elde edilen gelirle ihtiyaç sahibi ailelere yardım kolisi hazırlanarak dağıtıldı. Amasya İl Müftüsü Durmuş Ayvaz “vatandaşımızın bize verdiği emanetleri gerçek ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırmanın gayreti içerisindeyiz “ diyerek emeği geçen Amasya’lı hayır sahiplerine teşekkür etti.

  • Amasya Üniversitesinde Doktorlar Arasındaki Kavga Yoğun Bakımda Bitti

    Amasya Üniversitesinde Doktorlar Arasında Kavga

    Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli Prof. Dr. H.S.B.’nin dövdüğü doktor yoğun bakıma alındı.

    Olay Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesinde yaşandı. Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. H.S.B. ile kalp cerrahisi uzmanı Dr. Öğretim Üyesi E.K. arasında, evrak imzalama konusu yüzünden tartışma çıktı. Tartışma karşılık kavgaya dönüşürken kavga sırasında Dr. Öğretim Üyesi E.K aldığı darbeler sonucunda yere yığıldı. Burnu kırılan E.K.’yi çalışma arkadaşları Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırdı.

    Tedavi altına alınan E.K, beyin kanaması şüphesiyle yoğun bakıma alındı. Profesörün, olay sonrası fakülteyi terk ettiği ve polis ekipleri tarafından arandığı öğrenildi.

    Prof. Dr. H.S.B. “Geçmiş Olsun”

    Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Dr. Öğretim Üyesi E.K.’yi dövdüğü iddia edilen Prof. Dr. H.S.B, “Doktora şiddetin bu kadar ayyuka çıktığı bir dönemde doktorların kendi arasında bu şekilde bir kavga olması da tabii ki hoş değil. Ben bunu önemsiyorum. Böyle bir şey oldu. Bir kaza gibi düşünmek lazım. Kendisine de geçmiş olsun.” dedi.

     

    Profesör H.S.B. “Tek taraflı bir darp olmadı”

    Dr. Öğretim Üyesi E.K. ile yaptığı kavgayı anlattı.

     

    “Bana hakaret etmeye, beni birtakım şeylerle itham etmeye başladı. Benim kadromun buraya gelirken kendisine sorulmadığı ve beni burada istemediklerini söyledi. Beni burada çalıştırmayacaklarını ve benim buradan gitmemi istedi. Ben buraya Amasya halkına hizmet etmek için geldim, profesörler gelirken doktorlara sorulmaz. Daha sonra kendisi odadan ayrılırken kapımı son gücüyle çarptı, hatta kapı yerinden fırladı kasasıyla birlikte. Ben de arkasından çıktım, daha sonra birbirimize fiziki olarak temas ettik, tek taraflı bir darp olmadı, benim de dirseğimde ve parmağımda kırık var, bir arbede oldu, beraber merdivenden yuvarlandık.”

    Kendisinin de 10 günlük iş göremezlik raporu aldığını ifade eden H.S.B. “Ayrıca kendisi sedyeyle götürüldü, yoğun bakıma yatırıldı gibi bir şey de yok, kendisi benim bu olaydan mağdur olmam için tiyatro çevirdi, doktor arkadaşlarının nüfuzuyla kendini yoğun bakıma yatırdı.” iddiasında bulundu.

     

  • İŞKUR’DAN ÜNİVERSİTELİ GENÇLERE YAZ TATİLİ FIRSATI

    İŞKUR’DAN ÜNİVERSİTELİ GENÇLERE YAZ TATİLİ FIRSATI

    İŞKUR, Sosyal Çalışma Programı ile Yaz tatilini verimli bir şekilde geçirmek isteyen üniversiteli gençlere fırsat sundu. Program, ilimizde de uygulanmaya başladı.
    Cumhurbaşkanlığı Birinci 100 Günlük İcraat Programı kapsamında bulunup üniversite öğrencilerinin çalışma hayatı ile tanışmasını sağlamayı amaç edinen programda gençlere çalışma disiplini kazandırmak, insani değerlerinin geliştirilmesini desteklemek, toplumsal faydanın yüksek olduğu kamusal alanda sunulan hizmetlere üniversite öğrencilerinin geçici süreyle katılımlarının ve aynı zamanda geçici gelir elde etmeleri hedefleniyor. Ayrıca programın İŞKUR ile gençler arasındaki iletişimi ve işbirliğini artıracağı da değerlendiriliyor.
    Amasya genelinde İŞKUR İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve bazı kamu kurum, kuruluşlarının işbirliğiyle 08.07.2019 tarihinde başlatılan program kapsamında kura ile belirlenen katılımcılara görevlileri tarafından gerekli bilgilendirmeler yapıldı.

  • AMASYA’NIN GÖZDESİ ÇİÇEK BAMYASI

    AMASYA’NIN GÖZDESİ ÇİÇEK BAMYASI

    Taşova’nın Alpaslan köyünde üretilen çiçek bamyası, köy halkı için önemli bir gelir kaynağı sağlıyor. Çiçek bamyası ekimine nisan ayının ortalarında başlayıp, haziran ve temmuz ayının ortalarından sonra hasat ediliyor. Yaş ve kurutulmuş olarak da değerlendiriliyor. Bamyanın hasadına güneş doğmadan sabah saat 05.00 gibi toplanmaya başlanıyor, öğlen sıcağı çıkmadan da ipe dizilmesi gerekiyor. İpe dizim işlemlerini kadınlar üstleniyor.

    Çiçek bamya üreticisi Selim Özdemir, “Bu gördüğünüz yer Taşova bamyası. Bizim burası bir buçuk dönüm yer. Burayı biz 25 Nisan’dan sonra ekiyoruz. Bir hafta o arada ekiyoruz. Önce sürüyoruz, tırmıklayıp tohumunu saçıyoruz gübresiyle beraber. Aradan bir 20-25 gün geçtikten sonra burası iki yaprak olarak çıkar. Sonra çapasını yapıyoruz iki sefer. Ondan sonra da temmuzun, haziranın son haftasından itibaren bamya başlıyor. Günlük sabah 5’ten sonra geliyoruz. İşte her gün gelmek zorundasın. Tek tek toplanıyor. Diğer yerlerin Amasya bamyası iki gün, üç günde bir oluyor ama bizimki günlük olarak toplandığı için ufak, daha lezzetli oluyor. İşte her gün topluyorsun. Tek tek topluyorsun, tek tek dizip ertesi gün sabahtan da çiçeğini döküyoruz. İşte ondan sonra cereğe (bamyanın asıldığı uzun sopa) asıp kurutuyoruz. Zamanla ihtiyaç oldukça da Taşova’mız, ilçe buraya 10 kilometre, oraya götürüp alıcıları her zaman var, onlara satıp ihtiyaçlarımızı o şekilde karşılıyoruz. Buraya çapa zamanı iki üç günde geliyoruz. İki kişi çapalıyoruz. Haftada bir yine sulaması oluyor. Tabii epey masraflı, emeği çok oluyor. İki kişi topluyoruz. Günlük 1 kilo bamya zor yapıyoruz. Bugün 100-110 lira ama iki kişinin yevmiyesi şey ettiğin zaman ne kadar piyasada pahalı dense de yerine göre günlük şeyini karşılamıyor bile. Şuan da biz mesela sabah saat 10.00, daha hala uğraşıyoruz. İşte burada topladıktan sonra bazı Taşova’nın diğer köylerinden hafta günleri perşembe oluyor. Yaş getiriyorlar ama bizim bu genelde köyde kuru toplayıp satıyoruz. 20-25 dizin boyuna göre kuru bir kilo geliyor. İşte onu da pazarda satıyoruz. Bamya fiyatlarına gelince geçen senelerde çeyrekle yarışa gidiyordu. Fakat şuan çeyrekler çok yukarı şey ettiği için bamya fiyatları şuan Taşova’mızda pazarda toptan alış fiyatı 100-110, o civarlarda gidiyor. Daha öncelerde Taşova tütün olarak isim yapmıştı. Şuanda da Taşova’mızda ‘Taşova bamyası’ olarak bütün Türkiye’nin her yerinde isim yapmış bir şeydir. Ayrıca Taşova’nın, Amasya’nın sembol olarak da yeşil çiçek olarak da üzerine almıştır” dedi.

    Hafise Celep ise, “Bamya işi çok zor. Taliminen (çok çalışarak) okuttuk böyle. Bamya, soğan ederek. Emeğimin karşılığını bazen alıyorum, bazen alamıyorum. Öyle öyle okuttuk. Şimdi ise çocukları da evlendirdik. Evini ocağını yaptık. Gittiler. Çapalayacaksın, toplayacaksın, getireceksin, dizeceksin, kurutup satacaksın. Banları böyle yaparak çocuklarımı okuttum. Lisesinden başladılar, başa kadar çıktılar. Bamya ederek, soğan ederek okuttum. İlkokuldan başladım ortaokul, lisesini okuttum. Birisi Kıbrıs’ta oğlumun. Kızım da Almanya’da. Çocuklarıma çok selam söylüyorum” diye konuştu.

     

  • SON GÜN 31 TEMMUZ!

    SON GÜN 31 TEMMUZ!

    Amasya Defterdarlığınca 2019 yılına ait Motorlu Taşıtlar Vergisinin (MTV) 2.  Taksiti ve 2018 yılında elde edilen gelir unsurlarına ilişkin Gelir Vergisi 2. Taksit   ödeme dönemi 1 Temmuz 2019 tarihinde başlamış olup, son gün 31 Temmuz 2019 tarihi olduğundan vatandaşlarımızın taksit ödemelerinin son gününü kaçırmamalarını dileriz.

  • ÇARŞI PAZAR YANARKEN BU RAKAMLARA İNANMAMIZI BEKLEMEYİN!

    ÇARŞI PAZAR YANARKEN BU RAKAMLARA İNANMAMIZI BEKLEMEYİN!

    Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) tarafından açıklanan rakamlarla çarşı pazardaki rakamların farklı olduğunu söyledi. TUİK’in açıkladığı rakamları değerlendiren Taşkın, şunları söyledi: “Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) tarafından açıklanan verilere göre 2019 yılı Haziran ayında tüketici fiyatları endeksi bir önceki aya göre %0,03 artış gösterdi. Rakamlara göre TÜFE’de bir önceki yılın Aralık ayına göre %5,01, bir önceki yılın aynı ayına göre %15,72 ve on iki aylık ortalamalara göre %19,88 artış gerçekleşti. 2019 yılının ilk altı ayında gerçekleşen toplam %5,01 oranındaki enflasyon artış oranı, Temmuz ayında yapılacak %5’ lik toplu sözleşme zammına ilave olarak % 1,01 enflasyon farkı zammı yapılacağı anlamına geliyor. İlk altı ay içinde memur ve emeklinin maaşlarının ciddi oranda eridiğini biliyoruz. 7. Ayda verilecek zam, memur ve emeklinin eriyen maaşının karşılığı bile olmayacak. Sabit gelirli memur ve emeklinin elektrik, doğalgaz, ulaşım, gıda ve kira gibi giderlerindeki artışlar insanca yaşamalarını zorlaştırırken, bunları açlığa mahkûm etmek vicdanları yaralayacaktır. Enflasyondaki artış azalacağına devam etmektedir. Bu da önümüzdeki günlerin memur ve emekli için daha zor geçeceği anlamına geliyor. TUİK’in açıklamaları fiyat artışlarının yükseldiğini gösterirken, kamu çalışanlarının ve emeklilerinin yoksullaştığı gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlıyor. Dar bütçeleriyle yaşamaya çalışan vatandaşlar fiyat artışlarına yetişemiyor. Vatandaşın bütçesi delinmiş, yaşamaktan bıkmış, gelecekten ümitlerini kesmişlerdir. Hâl böyle iken memur ve emeklilerinin biraz olsun rahatlamalarını sağlayacak şekilde zam verilmemesi de düşündürücüdür. Anadolu Sağlık sen olarak bir kez daha ifade etmek istiyoruz ki; memur ve memur emeklilerinin yaşama koşulları iyileştirilmelidir. Doğalgaz ve elektriğin %20’sini devlet karşılamalıdır. Devlet, şirketlerin değil, halkın devleti olmalıdır. Memur ve emeklilerden alınan vergi oranları düşürülerek çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınmak suretiyle memur ve emeklilerin yaşama standartları yükseltilmelidir. Dolaysız vergilerin yüzde 70’ini dar ve sabit gelirli vatandaşlar karşılıyorsa, burada adil vergi sisteminden söz edilemez. Devlet, memur ve emekli maaşlarında acil olarak iyileştirmeye gitmelidir.”

  • VALİ VAROL ÇARESİZLERE ÇARE OLMAYA DEVAM EDİYOR!

    VALİ VAROL ÇARESİZLERE ÇARE OLMAYA DEVAM EDİYOR!

    Osman Varol, biri engelli iki çocuğu ile birlikte yaşayan ve evde bakım ücreti dışında geliri olmayan Sati Kul’u çat kapı ziyaret etti.
    Annenin sıkıntılarını dinleyen Vali Varol, engelli çocuğuyla da yakından ilgilendi. Varol, beraberindeki Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Vekili Mustafa Arslan ile Açık Kapı Bürosu personeline gerekli talimatları vererek hem taleplerinin çözülmesini hem de ailenin yararlanabileceği her türlü imkanın kendilerine tahsis edilmesini istedi.