Etiket: gazi

  • Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları’nın Basın Açıklaması

    Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları’nın Basın Açıklaması

    Cumhuriyet Halk Partisi kadın kollarının 81 ilde eş zamanlı yaptığı basın açıklamasında şunlara değinilmiştir; ‘’Türkiye kadınların seçme ve seçilme hakkını kazanmasının ilk adımı 3 Nisan 1930 yılında atılmıştır. 92 yıl önce bugün, Belediye Kanunu’nu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmiş ve kadınlar yerel yönetimlerde seçme ve seçilme hakkını elde etmiştir. Bir kez daha ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve eşitlik mücadelesine omuz verenleri saygıyla ve minnetle anıyoruz. Cumhuriyet, aslında bir kadın devrimidir. Kadın ve Cumhuriyet birbirini tamamlayan bir bütündür. Ülkemizin kurucusu ve kurtarıcısı Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni kadın erkek bir arada kurduğumuzu vurgulamış ve şöyle demiştir: “Dünyada hiçbir milletin kadını ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar gayret gösterdim diyemez.” Partimizin ilk kadın üyesi ve Atatürk’ün manevi kızı olan Afet İnan, örnek bir siyasi profil olmuştur. Çok iyi bir eğitim almış ve yaptığı konuşmalarda, kadının seçme ve seçilme hakkını savunmuştur. Milli hâkimiyetin, cinsiyet farkı gözetmeksizin tüm millete ait olduğunu vurgulamıştır. Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı; 3 Nisan 1930’da, Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Kılıçkaya beldesinden seçilen Sadiye Hanım idi. 26 Ekim 1933 tarihinde ise kadınlar, köy ihtiyar heyetlerinde ve muhtarlıklarda seçme ve seçilme hakkını kazandı. Aydın’ın Çine ilçesine bağlı Demirdere köyünde, yaklaşık 500 oy alarak seçimi kazanan Gül Esin, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın muhtarı oldu. Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak; hepimizi özgürleştiren laiklik ilkesine sımsıkı sarılıyoruz. Eşitlik mücadelesini kadın-erkek bir arada veriyoruz. Bu eşitsiz sistemi değiştirmek için Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk imzacısı olduğu ve kadınların siyasette eşit temsil edileceği kanun teklifimizi Meclis’e sunduk. Bu teklifle hem genel hem de yerel seçimlerde fermuar sistemiyle yüzde 50-50 temsili yasal güvence altına almak istedik. Ülkemizde, her 10 kadından 4’ü hayatında en az bir kez erkek şiddetine maruz kalıyor. Bu düzeni değiştirmenin tek yolu eşitlikçi politikalardan geçiyor. Bizler, kadınların eşit temsil edildiği demokratik, laik bir Türkiye’yi yeniden inşa etmeye kararlıyız. Halkın gasp edilmiş egemenlik hakkını tekrar halka iade edeceğiz. kadın haklarının, çocuk haklarının, çevre haklarının tam anlamıyla güvence altına alındığı özgürlükçü bir sistem inşa edeceğiz.’’

  • 19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN

    19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN

    Ulusumuz, tarihi boyunca yurdunu canından üstün tutmuş, varlığına yönelen tehditlere, her türlü güçlüğe göğüs gererek, kararlılıkla karşı koymuştur. Bizler Gaziler gününü, eskiden kurtuluş savaşında, Dumlupınar da, Sakarya da, Sarıkamış da ve diğer savaşlarda gazi olmuş yurttaşlarımız için kutlardık. Şimdi ise Yurdumuzda emperyalist güçlerin bizleri birbirine düşürerek, terör yandaşlığı yaparak, her gün gaziler ve şehitler günü olmaktadır.

    Vatan toprağının güvenliği ve bütünlüğünü sağlama adına büyük mücadele örneği gösteren ve bugün bu topraklarda yaşamamızı sağlayanlar işte bu kahraman Şehit ve Gazilerimizdir.

    Türk Ulusu, yaşam felsefesi, bağımsızlık ve özgürlük tutkusu, yurduna ve ulusal değerlerine gönülden bağlılığı gibi kendisini özel kılan nitelikleriyle, dünyada her zaman saygın konum edinmiştir. Yüce Atatürk önderliğinde yürütülen Kurtuluş Savaşı, Ulusumuzun kuşaktan kuşağa aktarılan bu kararlılığının göstergesi olarak tarihteki yerini almıştır.

    Kurtuluş Savaşı, yurt sevgisinin ve ulusal coşkunun doruk noktasına çıktığı, kadın-erkek, genç yaşlı tüm yurttaşlarımızın büyük özverisiyle, birlik ve dayanışma içinde zafere ulaştırılan kahramanlık destanımızdır.

    Bağımsızlık savaşımının ardından kurtarılan güzel yurdumuz ve kurulan Cumhuriyetimiz, Yüce Atatürk başta olmak üzere büyük bir yurt sevgisiyle, yaşamını ülkesine adayan kahramanlarımızın, şehitlerimizin ve gazilerimizin bizlere emanetidir. Şehitlerimizin ve gazilerimizin emanetine, bölünmez bütünlüğümüzden ve birliğimizden ödün vermeden sahip çıkmak, tarihin her döneminde güçlü olmamızın, başı dik, onurlu bir yaşam sürmemizin yolunu açmıştır.

    Ulusumuz, yurdu için canı pahasına savaşım veren, üzerine düşen görevi en iyi biçimde yerine getiren şehitlerimizi ve gazilerimizi her zaman sevgi ve saygıyla anmaktadır. Böyle onurlu bir savaşım sonucunda kazanılan Sakarya Zaferi’nin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce Atatürk’e Mareşal Rütbesi ve Gazi Unvanı verilmesi, Türk Ulus’unun O’nun kişiliğinde tüm şehitlerine ve gazilerine duyduğu saygının ve gönül borcunun bir anlatımıdır.

    Şehitlerimiz ve gazilerimiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin sonsuza kadar yaşayacağının, Türk Ulus’unun bu uğurda hiçbir özveriden kaçınmayacağının ölümsüz simgeleri olarak, gönüllerdeki saygın yerlerini almışlardır.

    Vatan sevgisiyle, kahramanlığın ve fedakârlığın sembolleri olan, kendileriyle gurur ve onur duyduğumuz şehitlerimizle gazilerimize sahip çıkmak ne kadar görevimizse, onların ailelerine sahip çıkmakta o kadar görevimiz olmalıdır.

    Türk milletinin her bireyinin şuan yaşamakta olduğu hayatın geçmişte verilen bu büyük mücadelelerin ve tecrübelerin bir sonucudur.

    Bu duygularla Yüce Atatürk’e Mareşal Rütbesi ve Gazi Unvanı verilişinin yıldönümünü ve Gaziler Günü’nü kutluyor, ülkesi için canı pahasına savaşım veren tüm şehitlerimizi saygıyla, gazilerimizi şükranla anıyor, Amasyalı halkımıza ve tüm Yurttaşlarımıza sevgi ve selamlarımı sunuyorum.

    Reşat KARAGÖZ
    CHP Amasya İl Başkanı

  • “EBEDİYETE İNTİKAL ETMİŞ TÜM GAZİLERİMİZİ RAHMETLE ANIYORUM”

    “EBEDİYETE İNTİKAL ETMİŞ TÜM GAZİLERİMİZİ RAHMETLE ANIYORUM”

    Türk milleti imkânsızlıklara imanıyla direnmiş, işgallere istiklal iffetiyle meydan okumuş ve göğüs germiştir. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’e milli mücadelede eşsiz ve emsalsiz bir yeri olan Sakarya Meydan Savaşı’nda 19 Eylül 1921 tarihinde Gazilik unvanı verilmiştir.
    Vatanın ve Milletin ebedi bekası için, rengini şehitlerin kanından alan ay yıldızlı al bayrağın hür dalgalanması için, kalleş saldırılara, karanlık senaryolara göğsünü siper ederek, cesaretin bayraktarlığını yapan Türk’ün kahraman yiğitlerini 98. yıldönümün de en içten duygularımla selamlıyorum.
    Cesaret ve yiğitlik timsali gazilerimiz, Vatana göz diken hain emellere iman dolu göğüslerini siper etmişler bu uğurda şehadet şerbetini içmeyi gönülden istemişlerdir. Vefanın, sadakatin, Vatan ve Millet sevgisinin temsilcisi olan gazilerimizin ne yapsak haklarını ödeyemeyiz.
    Gazilerimizin hatıraları, manevi emanetleri Vatan uğruna gösterdikleri mücadeleri her zaman içtenlikle anılmalıdır.
    Bu itibarla, Çanakkale’den Sarıkamış’a, Yemen’den Kıbrıs’a, Dumlupınar’dan Sakarya’dan Terörle mücadele den tüm kahramanlarımıza başta Gazi Mustafa Kemal Paşa olmak üzere her cephede, düşmana karşı Türk’ün ve İslam’ın ebedi bekası için
    mücadele eden gazilerimizin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Ebediyete intikal etmiş tüm gazilerimizi rahmetle anıyorum. Allah hepsinden razı olsun.
    Erhan Demir
    MHP Amasya Başkanı

  • GAZİLERİMİZE SAYGI VE HÜRMET GÖSTERMEK BİZİM ASLİ GÖREVİMİZDİR

    GAZİLERİMİZE SAYGI VE HÜRMET GÖSTERMEK BİZİM ASLİ GÖREVİMİZDİR

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, 19 Eylül Gaziler Günü nedeniyle düzenlenen programa katıldı.
    Amasya Valiliği ve Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından Büyük Amasya Oteli’nde 19 Eylül Gaziler Günü nedeniyle düzenlenen programa katılan Belediye Başkanı Mehmet Sarı, “Vatan için şehit olanlara rahmet, Gazi olanlara ise sağlıklı ömürler diliyorum” dedi. Kahvaltılı programa, Başkan Sarı’nın yanı sıra Amasya Valisi Dr. Osman Varol, Garnizon Komutanı Piyade Albay Mehmet Atlı, Vali Yardımcısı Turgay İlhan, Muharip Gaziler Amasya Şube Başkanı Ahmet Ünverdi, Kurum ve Kuruluşların Müdürleri, STK temsilcileri, gaziler ve aileleri katıldı.
    Muharip Gaziler Derneği Amasya Şube Başkanı Ahmet Ünverdi’nin konuşmasının ardından söz alan Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Konuşmasında şu ifadeleri kullandı; “Bugün çok özel bir gündür. Olayı yaşayan bilir, derdi çeken bilir. Gerek 1974 Kıbrıs Harekâtı, gerek Kore Savaşı, gerek 15 Temmuz ve gerek belki bir kaç tane kalan İstiklal Savaşı gazilerimiz… Onlar bizim şanımız, onlar bizim geçmişimiz, onlar bizim hayatımız. Onların adı Alperen’dir, onların adı İslam’da Mücahittir, onların adı yiğitlerdir. Onlar giderken dönmeyi hesap etmeyenlerdir. Yiğitlik tevazuu gösterenlerdir. Gazilerimize gereken saygıyı ve hürmeti göstermek bizlerin asli görevidir. Ben şahsım Mehmet Sarı ve bu şehrin belediye başkanı olaraktan; kıymetli ve eli öpülesi büyüklerimiz olan gazilerimize her ne gibi bir imkân lazımsa, biz her konuda yardıma hazır olduğumuzu belirtmek isterim. Bu duygu ve düşünceler ile tüm gazilerimizin gününü kutlar, sağlık ve sıhhat dilerim. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun” dedi.
    Son olarak söz alan Vali Varol’un konuşmasının ardından Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Gaziler ve aileleri ile hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • KAPILARIMIZ SONUNA KADAR AÇIKTIR

    KAPILARIMIZ SONUNA KADAR AÇIKTIR

    Vali Dr. Osman Varol, 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
    Tarih boyunca hür ve bağımsız yaşamış olan Milletimiz, canından kıymetli bildiği vatan topraklarını binlerce şehit vererek korumasını bilmiş, sağ kalan kahramanlarımız ise bu onurlu mücadelede gazilik unvanına erişmişlerdir. 19 Eylül 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Mustafa Kemal Atatürk’e “Mareşal Rütbesi” ile “Gazilik” unvanının verildiği günün yıldönümü, Ülkemizde “Gaziler Günü” olarak kutlanmaktadır. Gaziler günü aynı zamanda “Kahramanlık Günü” dür. Şehitlik ve Gazilik unvanlarının, Milletimizin her bireyi için saygın ve kutsal bir manası ve önemi vardır.
    Vatan ve bayrak sevgisi, özgürlük ve bağımsızlık sevdası tüm Dünyaya emsal olan bu milletin evlatları, tarih boyunca olduğu gibi günümüzde de kahramanlık destanları yazarak, Şehitlik ve Gazilik mertebesine ulaşmıştır. Şehit ve Gazilerimiz, Devletimizin ve Milletimizin özgürlüğüne, bağımsızlığına, birliğine ve bütünlüğüne kasteden mihraklara karşı, canları pahasına verdikleri ulvi mücadele ile içinde bulunduğumuz coğrafyanın bizlere vatan edinilmesini ve vatan olarak korunmasını sağlamışlardır.
    Devletimizin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü korumak yolunda, gerektiğinde yine Şehitler ve Gaziler vermekten asla kaçınmayacak olan bu millet, şehitlerimizin aziz hatıralarını daima yaşatırken, Gazilerimizi toplumsal hayatta her zaman baş tacı edecek, layık oldukları saygı ve sevgiyi eksiksiz olarak yerine getirecek ve bu görevini yaşamı boyunca sürdürecektir.
    Vatanı, milleti, bayrağı ve tüm kutsal değerleri için şehitlik ve gazilik onuruna kavuşmayı mukaddes bir değer olarak gören Şehitlerimiz ile Gazilerimiz ile onların bizlere emaneti olan aileleri ve yakınlarına, Devletimizin ve Aziz Milletimizin gönül kapıları ardına kadar açıktır.
    Bu duygularla, başta Kurtuluş Savaşı Kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, şehitlerimizi, yaşayan ve ebediyete intikal eden tüm gazilerimizi minnet, şükran ve rahmetle anıyorum. 19 Eylül Gaziler Günü’nü kutluyor, tüm kahramanlarımıza Amasyalı hemşerilerim ve milletim adına sevgi, saygı ve şükranlarımı sunuyorum.

  • GELENEKSEL ÇOCUK OYUNLARI ŞENLİĞİ

    GELENEKSEL ÇOCUK OYUNLARI ŞENLİĞİ

    Vali Dr. Osman Varol, Merzifon ilçemizde gerçekleştirilen Geleneksel Çocuk Oyunları Şenliği açılış programına katıldı.

    Merzifon Kaymakamlığı Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü ve Merzifon Gençlik Merkezi işbirliğinde Sosyal Ekonomik Destek Hizmetinden yararlandırılan çocuklar, Sosyal Uyum Projesinden yararlandırılan yabancı uyruklu çocuklar, şehit ve gazi çocukları ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullarda eğitim gören 10-15 yaş aralığındaki toplam 300 çocuğa yönelik gerçekleştirilen ‘Geleneksel Çocuk Oyunları Şenliği’nin açılışında çocuklarımızla bir araya gelen Vali Varol, “Çocuklarımızın günümüzün, çağımızın zararlı alışkanlıkları ve özellikle dijital bağımlılığından kurtarılması konusu çok önemli. Çocuklarımızın mutlaka kendilerinden önceki kuşaklar gibi sokakta toprakla, taşla, açık havayla bir şekilde muhatap olarak yetişmeleri gerekiyor” dedi.
    Gelişen teknolojinin çocuklar için bir takım sıkıntılar oluşturabileceğine işaret eden Vali Varol, “Bu tip projelerin çocuklarımızın bir yandan geleneksel olarak toplumumuzun eskiden beri sahip olduğu bir takım değerlere ve oyunlarına sahip çıkıp bunları yaşamaları ve bir taraftan zararlı alışkanlıklardan, bağımlılıklardan kurtulmaları açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu bağlamda da bu projeyi çok önemli buluyorum” diye konuştu.

    Yüz boyama, halat çekme, sandalye kapmaca, mendil kapmaca ve çuval yarışı gibi renkli aktivitelere sahne olan etkinlik ile Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetleri Bakanlığı’nın uyguladığı ‘Çocuklar Ekranla Değil Akranla Büyüsün’ programı kapsamında şenliğe katılan çocuklarımızın gelişen teknoloji ile birlikte evlerinde ekran başında geçirdikleri vakitlerini, yaşıtları olan arkadaşları ile geleneksel çocuk oyunlarını oynayarak, ekran bağımlılığı konusunda farkındalık kazanmaları amaçlanıyor.
    Sentetik çim saha tesisinde düzenlenen etkinliğin açılışında, Amasya Milletvekili Hasan Çilez, Kaymakam Gürkan Demirkale, Merzifon 5. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Tansel Çokuysal, Belediye Başkanı Alp Kargı, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Arslan, Sosyal Hizmet Merkezi Müdür Vekili Erdem Yüksel, Gençlik Merkezi Müdürü Fatih Gökçe ve diğer yetkililer de yer aldı.

  • SÖZ KONUSU VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR

    SÖZ KONUSU VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR

    Türkiye’ye kin besleyen Türk milletini bölmeye yeltenen Fetö’cü zihniyet, İslam dinini kullanarak devletin tüm kurumlarına girerek, yıllardır kurdukları hain planlarıyla 15 Temmuz 2016 tarihinde alçakça darbe girişiminde bulunmuşlardır.
    15 Temmuz gecesi bir direniş ve diriliş gecesidir. Bir ve beraber olmanın en güçlü tezahürünü yaşadığımız 15 Temmuz gecesi, Kurtuluş savaşı ruhunun ortaya çıktığı andır. Hain darbe girişimine karşı büyük Türk Milleti el ele vererek beraberce mücadele etmiş kahramanca dimdik durmuştur. Tanklara, tüfeklere karşılık bedenlerini ortaya koymuşlardır. Şanlı tarihimizde nasıl Çanakkale geçilmez demişse o gece de bu vatan bölünmez demiştir.
    Türk milletinin yazdığı 15 Temmuz Destanı Türkiye’nin yarınlarına bırakılmış en kutsal ve en anlamlı miraslarından olmuştur. Türk milleti çok daha güzel hedeflere el birliğiyle ulaşacaktır. Terör saldırıları ülkemizin huzurunu, milletimizin birliğini ve barış içinde yaşamasını, kardeşlik hukukunu asla yok edemeyecektir. Türk milleti, ister FETÖ olsun ister bir başka terörist grup olsun, bunların topraklarımızda yeşermesine asla izin vermeyecektir. Ülkemiz üzerinde hesapları olanlar bilmelidir ki, hiçbir hain çete ve oluşum bizi kutlu yolumuzdan, bu aziz millete hizmet etmekten alıkoyamayacaktır.
    MHP, Türkiye meseleleri karşısında hiçbir zaman siyasi çıkarla hareket etmemiştir. Ülkemizin çıkarı için Merhum Başbuğum Alparslan Türkeş ve Muhterem Genel Başkanım Sayın Dr. Devlet Bahçeli hep dimdik durmuştur. Hep vatana sahip çıkmışlardır. 15 Temmuz’da bu ülke, bu devlet, bu millet uçurumdan sürüklenmek istenirken tutup çıkaran kişi ve lider Muhterem Genel Başkanım Dr. Devlet Bahçeli’dir.
    Türkiye ne zaman sıkışsa, ne zaman bunalıma girse, MHP hep inisiyatif almış bir siyasi partidir. Kısa dönem siyaset peşinde koşan olmadık. Milletimizin çıkarı neyse hep onu düşündük. Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır dedik.
    Bu vesileyle 15 Temmuz’da şehadete eren ve farklı zamanlarda memleketin çeşitli yerlerinde şehit düşen tüm vatan evlatlarına Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize başsağlığı dilerim. Ayrıca tüm gazilerimize acil şifalar diliyorum.
    Allah bu güzel vatanımıza hain 15 Temmuzları yaşatmasın, ne kadar Türkiye ve Türk düşmanı varsa hepsini kahretsin. Ezan susmasın, Bayrak inmesin, Vatan Bölünmesin…
    Ne Mutlu Türk’üm Diyene…
    Erhan Demir
    MHP Amasya İl Başkanı

  • ÇİLEZ, TBMM’DE YASALAŞAN TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRDİ

    ÇİLEZ, TBMM’DE YASALAŞAN TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRDİ

    AK Parti Amasya Milletvekili, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Hasan Çilez, TBMM Genel Kurulunda görüşülmekte olan 90 Sıra Sayılı Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında görüşlerini açıkladı.

    Meclis kürsüsünde milletvekillerine hitap eden, “Afrin’de şehit olan Uzm. Onb. Mikail Candan kardeşimizin Rabbim şahadetini kabul etsin, milletimizin başı sağ olsun. Görevi başında şehit olan öğretmenlerimizi sağlık görevlilerimizi ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum diyerek konuşmasına başlayan Hasan Çilez değişiklik yapılacak olan kanunlar ve kanun hükmünde kararnameler hakkında yaptığı açıklamada, “Mevcut teklifin görüşmeleri sona erdi. Teklifin yasalaşması ile birlikte milli eğitim hizmetlerinin çağın gereklerine uygun, daha yüksek standartta, daha etkin ve kaliteli olabilmesi için çeşitli düzenlemeler yapılmış olacaktır. Yine bu çerçevede yetki ve sorumluluklar tanımlanarak, uygulama birliği tesis edilmiş ve kamu kaynaklarının kullanımında etkinlik sağlanmış olacaktır. Bu teklifle birlikte; 66 ay olan okula başlama yaşı 69 aya çıkarılmıştır. Milletlerarası okulların açılması ve ruhsatlandırılması ile eğitim öğretim takvimleri ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Milli eğitim ve sağlık bakanlığı ile diyanet işleri başkanlığında görev yapan personel için kadroya geçme sürecindeki zorunlu hizmet süresinin 6 yıldan 4 yıla düşürülmesi sağlanmıştır. Milli eğitim bakanlığı yetki ve uhdesinde olan yükseköğrenim yurtlarındaki hizmetlerin bu alandaki tecrübeleri sebebiyle gençlik ve spor bakanlığına devredilmesi sağlanmış, çıraklık eğitimi ile ilgili düzenlemeler yapılarak eğitim istihdam arasındaki bağlantı güçlendirilmiştir. Bu bağlamda mesleki eğitim merkezlerinin OSB yönetimlerince ve özel sektör tarafından açılabilmesi sağlanmıştır. Böylece nitelikli işgücü ihtiyacının üretim sektörüne düzenli arz edilmesinin önü açılmıştır. Meslek liselerinin üretim sektörüyle uyumlu hale gelebilmesi kalifiye personel ihtiyacını giderecek ve işçi verimliliğini yükseltecektir. Bu ilişkinin güçlenmesi için gerekli istihdam ve teşvik politikalarına da ihtiyaç olduğu aşikârdır. Yüksek teknoloji ihraç edebilmemiz için yani yükte hafif pahada ağır ürün ihracı için eğitim seviyemiz yükseltilerek iş dünyamızla birlikte çalışabilir hale getirilmesi gerekmektedir. Ak parti iktidara geldiği 2002 yılından sonra her yıl en büyük bütçeyi milli eğitim alanına ayırmıştır. Bu sayede milli eğitim alt yapımız çok güçlenmiş, okullarımızın işlevselliği ve kalitesi yükselmiştir. Bugün eğitimde yapılan okulları ve altyapıyı tamamlamayı küçümsemek güneşi balçıkla sıvamaktır. Bu yatırımları küçümseyenlere geçmişin 45-50 kişilik sınıflarını hatırlatmak gerekir. 27 öğrenciye 1 öğretmen düşerken bu sayı 17 öğrenciye 1 öğretmen olacak şekilde öğretmen sayımız artırılmıştır. Ders kitapları ücretsiz dağıtılmış bütün yavrularımızın okula gitmesi sağlanmıştır. Okul öncesi eğitimden üniversiteye kadar her kademe vatandaşımız açısından daha ulaşılabilir olmuştur. Tüm milli eğitimdeki öğrenci sayımız ve 18 milyonu yükseköğrenim gören öğrenci sayımız 7,5 milyonu bulmuş toplam 25,5 milyon öğrenci sınırına gelinmiştir. Dünyada 143 ülkenin nüfusunda fazla öğrencimiz vardır. Önceki dönemlerde çoğunlukla eğitimli ve zengin insanların çocukları üniversite tahsili yapabilirken, bugün üniversiteler her ilde açılarak yaygınlaşmış ve ulaşılabilir olmuştur. Maalesef yaygınlaşan yükseköğrenim imkânı da bazı çevrelerce sulandırılmaya çalışılmaktadır. Eğitim ideolojik çatışma alanı değildir. Milli ve bekamızı ilgilendiren en önemli meselelerin başındadır. Asıl olan okullarımızın ilim ve irfan yuvaları olarak hizmet vermeleridir. Yavrularımızın hayata atılmadan önce bilgi ve beceriyle, ilim ve irfan ile geçmişini bilerek geleceğe köprü atabilecek kabiliyetlerle donatılması gerekmektedir. Kendisine, ana babasına, ailesine, vatanına, milletine ve insanlığa hayrı olacak, ben değil biz diyebilen bireyler yetiştirmek ana amacımız olmalıdır. Terbiyenin talim kadar önemli olduğu bir sistem kurmamız geleceğimiz açısından son derece önemlidir. Uluslararası arenada rekabet edebilecek, bilgi, beceri, lisan ve özgüvene sahip bir nesil yetiştirmemiz gerekmektedir. Yine ak parti iktidarları döneminde öğretmenlerimizin yaşam standartları ve ekonomik durumları oldukça yükselmiştir. Milli eğitim bakanlığımızın 93 bin öğretmen açığı tespitini Sayıştay raporuna atfen 153 bin öğretmen açığı vardır şeklinde değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Eğitim politikalarını, hedeflerini ve amaçlarını belirleyen kurum milli eğitim bakanlığıdır. Öğretmen ihtiyacı da bu politikalar sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu alan siyasi getirim alanı olmamalıdır. Sayın başkan, değerli milletvekilleri, kanun teklifimizin, ülkemize ve milli eğitim camiamıza hayırlı olması dileklerimle lehte oy kullanacağımı belirtiyor gazi meclisimizi ve aziz milletimizi saygı ve hürmetle selamlıyorum”  ifadelerini kullandı.

  • SANCAK; “SANDIKTAN ÇIKAN SONUÇ BAŞARININ GÖZÜKEN YÜZÜDÜR”

    SANCAK; “SANDIKTAN ÇIKAN SONUÇ BAŞARININ GÖZÜKEN YÜZÜDÜR”

    Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak; İstanbul Türkiye Mozaiğinin yansıması olarak, Anadolu insanının bakışı olarak ve oy kullanan İstanbulluların kanaatinin yansıması olarak seçim sonucu olarak sandıktan çıkan başarının gözüken yüzüdür.’’ dedi.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak; ‘’Bu seçim sonucuna etki eden en önemli faktör Anadolu insanının İstanbul seçimlerine müdahale etmesi ve kendisini İstanbul Seçimlerinde özgür iradesi ile ifade etmesidir. Anadolu da illerde, ilçelerde yapılan yerel yönetim seçimlerinde önemli olan faktörler vardır, bu faktörler İstanbul seçimlerinde umutsuzluğu umuda çeviren Anadolu İnsanı ile yok edilmiştir.” dedi.

    Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak açıklamasının devamında; “İl ve İlçelerde yapılan seçimlerde önemli olan faktörler; Belediyeye ait şirketlerde kadrolu veya mevsimlik işçi olarak çalışanlar, Bankamatik haksız maaş alan işsiz partililer, Belediye ye ait Park, Bahçe, Otopark işletmelerini haklı veya haksız elde edenler, Ayakçılar, Parkomatçılar, İmar yolsuzluğu, İmar tadilatları yaparak şehirlerin siluetini bozarak haksız kazanç elde eden Müteahhitler, Parti de görevli olarak bulunup bulundukları yerlerde iş takibi yapanlar, gıda, giyecek, iaşe yardımları alanlar, iktidar nimetlerinden bende faydalanabilirim diye düşünenler, partililerin tehditkâr uyarıları ile oyunu verenler ve bundan medet umanlar, Belediyeye iş yapan müteahhitler ve bunlara bağlı taşeronlar saymakla bitmeyen haksız kazanç elde eden ve bu kazançlarını kaybedeceğini düşünen insanlar etkili oldular ve yerel seçimlerde iktidar partisine AKP ye oy verdiler. Ancak bunlar dahi bıktılar usandılar aslında kendilerine verilenin hakları olduğunu biliyorlardı ancak küçük şehirlerde her kez birbirini tanıdığı için, neler yaptığını bildiği için etki altında kalıyordu.

    Baktılar ki bu böyle gitmeyecek, Korku içinde yaşamak Anadolu insanına ters bir duygu, bu nedenle haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, talana, soyguna, haksız kazançların aslında kendilerinin kazancı olduğuna, ancak haksız kazançmış gibi bu kazancı temin ettiklerini söyleyenlerin çok büyük haksız kazançlar elde ettiğini gören ve buna isyan eden Anadolu insanı İstanbul’a çıkartma yaptı İstanbul yeniden fetih edilmiştir. Anadolu insanı yurduna yapılan, milletine yapılan bu haksızlığa karşı top yekûn isyan etmiştir. İstanbul da yaşayan eş, dost, akraba, arkadaş, iş yaptığı, iş yaptırdığı, dili, dini, ırkı, mezhebi, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel durumu ne olursa olsun hiçbir fark gözetmeksizin, farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak düşünerek bizzat aramış, konuşmuş, rica etmiş gücünü birleştirerek seçimin sonucunu tayin etmiştir. ’dedi.

    Anadolu insanın isyanı, tepkisi AKP Belediyeciliğinedir diyen Sancak; “AKP Belediyeciliği tüm yurtta İstanbul ile birlikte yenilmiştir, yok sayılmıştır, iflas etmiştir, Bunlarla birlikte AKP Yerel yönetimler kadrosunun da zayıf aldığı sınıfta kaldığı, artık yönetemez, güven duyulamaz, şaibeye açık olduğu kanaati ortaya çıkmaktadır.

    İstanbul yeniden fetih edilmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda ilerleyecektir. Cumhuriyetin ilkelerini uygulayacak, geliştirecek, muasır medeniyetler seviyesine, tam bağımsız Türkiye ideali ile ulaşacaktır.

    Tüm insanlarımızı seviyoruz, ülkemizde doğan her çocuğu kendi evladımız olarak, ölen her insanımızı anamız, bacımız, kardeşimiz, babamız, atamız olarak görüyoruz. Şehitlerimizi gönlümüzde, yüreğimizde yaşatıyoruz, gazilerimize saygı duyuyoruz. Oy veren vermeyen, katkı sunan sunmayan, varım ülkemi seviyorum diyen herkese sevgi ve saygılar sunuyoruz. Teşekkür ediyoruz.

    Milletimiz görevini yapmıştır, sadece İstanbul’da değil tüm yurdumuzda değişime uğrayan yerel yönetimlerden ve devam eden yerel yönetimlerden birlik beraberlik, hak, hukuk, adalet, insanları ayrıştırmayan, particilik yapmayan, haksız kazanç sağlamayan, cumhuriyetin değerlerine saygılı ve sahip çıkan, kurucu iradeyi esas alan düşünce kurum ve kuruluşları ile çalışan özgür bağımsız demokratik bir irade, yönetim bekliyoruz. Ne Mutlu Türküm Diyene, Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye.’’ ifadelerini kullandı.

  • FEDAKÂR GAZİLERİMİZE MADALYA

    FEDAKÂR GAZİLERİMİZE MADALYA

    İlimizdeki Kıbrıs gazilerimiz için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafından hazırlanan Milli Mücadele Madalyası ve Beratı törenle tevcih edildi.

    1974 yılında gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtına ilimizden katılan 114 gazimiz için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafından hazırlanan Milli Mücadele Madalyası ve Beratı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele’yi başlatmasının 100. yıldönümü olan 12 Haziran 2019 tarihinde, Vali Dr. Osman Varol’un katılımıyla düzenlenen törende tevcih edildi.

    Büyük Amasya Otelindeki törene Vali Dr. Osman Varol’un yanı sıra Garnizon Komutanı Tuğgeneral Nihat Ergün, ilçe kaymakamlarımız, il protokolü ile Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Arslan ve gazilerimiz ile aileleri katıldı.

    Vali Varol, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele ateşini yakmak için 100 yıl önce geldiği Amasya’da halkımızın tarafından ‘Bütün Amasya Emrinizdedir’ sözüyle karşılandığı günün yıldönümünde vatan için yapılabilecek fedakârlıkların en büyüğünü ortaya koyup gazilik unvanı alan gazilerimize Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafından gönderilen madalya ve beratlarını vermenin gururunu yaşandığını söyledi.

    100 yıl önce küllerinden yeniden doğan Türk milletinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde tekrar ayağa kalkarak yedi düvele meydan okuduğunu vurgulayan Vali Varol, “Birlik ve beraberliğimizi yitirmediğimiz sürece o milli ruhu kaybetmediğimiz sürece karşımıza çıkan tüm zorlukları rahatlıkla aşabileceğimize inanıyorum. Bunu sağlayabilmek için de bizler için çok önemli olan bazı değerleri, şehitlik kavramını, gazilik kavramını, gazilerimizin kendilerini ve ailelerini her zaman el üstünde tutmamız gerektiğini, bu değerleri kendimiz çok iyi bir şekilde bilirken aynı zamanda gelecek kuşaklara da aynı önemle anlatmamız, aktarmamız gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    Madalyası gönderilen ancak rahatsızlığı nedeni ile törene katılamayan gazilerimizin Milli Mücadele Madalyası ve Beratı ise evlerinde yapılacak ziyaret ile kendilerine, vefat eden gazilerimiz için ise madalyaları ve beratlarının ise yakınlarına tevcih edilecek.