Amasya’da Şehit Kadir Çakı Semt Polikliniğinde “Mesai Dışı Sağlık Hizmeti” Uygulaması Hizmet Vermeye Başladı.
Amasya İl Sağlık Müdürü Dr. Öner Nergiz, İlimiz coğrafi yapısı nedeniyle il merkezi nüfusunun yaklaşık % 60’ına hitap eden bölgenin tam ortasında bulunan Şehit Kadir ÇAKI Semt Polikliniğine başvurmakta olan Vatandaş yoğunluğunu azaltmak ve hastalarımıza daha etkin ve verimli hizmet sunabilmek adına “Mesai Dışı Sağlık Hizmet Birimi” kurulması ihtiyacı gereğince Müdürlüğümüzce işlemlere başlanılmıştır” dedi.
17.06.2019 itibariyle Mesai günlerinde saat 16:00-24:00 arasında, mesai günleri dışında 08:00-24:00 saatleri arasında; muayene, enjeksiyon, pansuman, müşahede, röntgen, temel laboratuar ve reçete hizmetlerinin sunulacağı şekilde Semt Polikliniğinin mesai saatleri genişletildi.
Etiket: facebookamasyagazetesi
-

MESAİ DIŞI SAĞLIK HİZMETİ BAŞLADI
-

KİRAZLAR YARIŞTI
Amasya Belediye Başkan Vekili Hakkı Özşen festival kapsamında düzenlenen ‘Kiraz Teşvik’ Yarışması programına katıldı.
12-22 Haziran Amasya Uluslararası Atatürk Kültür ve Sanat Haftası etkinlikleri kapsamında Amasya Tamimi ve Milli Mücadelenin 100’üncü yıl kutlamaları kapsamında Amasya Valiliğine bağlı İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Şehzadeler gezi yolunda düzenlenen ‘Kiraz Teşvik’ Yarışması programına Amasya Belediye Başkan Vekili Hakkın Özşen’de katıldı. Program ilk olarak saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunması ile başladı. Akabinde sırasıyla İl Tarım ve Orman Müdürü Zekeriya Şeker ve Amasya Valisi Dr. Osman Varol günün anlam ve önemini belirten birer konuşma yaptılar. Daha sonra sırasıyla yarışmada 1’inci olan İlyasköy’den Ahmet Kayış’a Amasya Valisi Dr. Osman Varol, 2’inci olan Göynücek Kışlabey köyünden Deniz Demirdiş’e Garnizon Komutanı Tuğgeneral Nihat Ergün ve 3’üncü olan Suluova Akören köyünden Lokman Göcekci’ye Amasya Belediye Başkan Vekili Hakkın Özşen ödüllerini takdim ettiler. Programın sonunda protokol üyeleri ve yarışmada dereceye giren kiraz sahipleri hatıra fotoğrafı çektirdi.
-

“SENDİKANI SORGULA GELECEĞİNİ KARARTMA!”
Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, MEB ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nda çalışan sözleşmeli personelin 3+1 düzenlemesi için Meclis’e önerge verildiğinin ortaya çıkması üzerine bir açıklama yaparak, diğer kamu çalışanlarını kapsamayan böyle bir düzenlemenin vicdanları yaralayacağını söyledi. MEB ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nda sözleşmeli çalışan personelin 3+1 düzenlemesiyle ilgili TBMM’ne verilen önerge de diğer kamu çalışanlarının bulunmadığını, bunun Anayasa’ya aykırı olduğunu belirten Taşkın, böyle bir düzenlemenin büyük rahatsızlık yarattığını belirterek açıklamasında şu ifadelere yer verdi.
“Sözleşmeli Diyanet İşleri Başkanlığı personeli ile Sözleşmeli Öğretmenlerin 3+1 düzenlemesi ile 3 yıl sözleşmeli 1 yıl kadroya atandıktan sonra bulunduğu yerde görev yapıp tayin isteme hakkına sahip olabilmesi için AK Parti tarafından TBMM Başkanlığı’na kanun teklifi verilmiştir. Bu düzenleme daha önce 4+2 şeklindeydi. Tüm kurumlarda da bu şekilde devam edilmektedir. Önerge de diğer kamu çalışanlarıyla ilgili bir düzenlemenin bulunmaması tüm kamu çalışanlarını üzmüştür. TBMM Başkanlığına verilen kadro düzenlemesinde sağlık çalışanlarının bulunmaması ayrıca düşündürücüdür! Hâlbuki sağlık teşkilatlarında çok daha fazla sözleşmeli çalışan personel bulunuyor. Üstelik sağlık hizmetlerinin görev sorumluluğu diğerlerinden daha ağır. 560 bin sağlık çalışanı 81 milyona hizmet veriyor. 24 saat esasına göre hizmet sunan sağlık teşkilatlarının insan sağlığı üzerine hizmet veren kurum olduğu dikkate alındığında, özellikle bu kurum da sözleşmeli çalışan personelin kadroya geçirilmesinde önem ve önceliğin olduğu anlaşılacaktır. Bir kere daha ifade etmek istiyorum ki 3+1 düzenlemesi sağlık çalışanlarının öncelikli hakkıdır. Yorucu ve yoğun emek isteyen sağlık hizmetleri çalışanlarının kadro kapsamı dışında tutulmasına kesinlikle karşıyız. Ancak sendika olarak, diğer kurumlar da çalışan tüm sözleşmeli personelin kadroya alınmasından memnuniyet duyarız. Kurumlar arası ayrımcılığın gerekçesi olamayacağı gibi, sadece iki kuruma kadro düzenlemesinin öngörülmesini anlayabilmiş değiliz. Anayasa’ya ve adalet kavramına aykırı böyle bir düzenlemenin geri çekilerek tüm kamu çalışanlarını kapsayan bir düzenlemenin yapılmasından yanayız. Malum sendikanın “yetkili ama etkisiz sendika” olduğu bir kez daha anlaşılmıştır. Sarı sendikacılık böyle bir şeydir! Yetkiniz vardır ama kimse sizi dinlemez, taleplerinizi umursamaz. Bu nedenlerle sağlık çalışanlarına sesleniyorum: Sendikanı sorgula geleceğini karartma!”
-

“EZAN EVRENSEL MESAJDIR”
Diyanet-Sen Amasya Şube Başkanı Mehmet Topal, Ezan’ın diliyle, okunuşuyla ilk okunduğu andan itibaren tüm Müslümanları namaza çağıran evrensel bir mesaj olduğunu belirterek “Cumhuriyetin ilk yıllarında maalesef Türkçe ezan tecrübesini yaşadık ve milletimizce bu asla kabul görmedi. Ezanı farklı dil ve lehçelerde okumak, bunun üzerinden tartışma çıkarmak dinimize saygısızlıktır. Bu millet dini değerlerine, kutsallarına saygısızlık edenleri asla unutmaz ve affetmez” dedi.
Ezanın tekrar Arapça orijinal hali ile okunuşunun yıl dönümü dolayısı ile bir açıklama yapan Diyanet-Sen Amasya Şube Başkanı Mehmet Topal, bu ülkede18 yıl boyunca millete rağmen Arapça Ezan yasak edildi. 18 yıl boyunca ezanın evrensel çağrısından mahrum bırakılan bu milletin evrelerinde bile ezanı orijinal hali ile okumalarına izin verilmedi. Toplumun asla tasvip etmediği bu uygulama 1950’ye kadar devam etti. 16 Haziran 1950’de Demokrat Parti hükümeti, aldığı bir kararla ezanın tekrar aslına uygun okunması kararını yürürlüğe koydu ve böylece 18 yıl süren zulüm sona erdi. Bu millet kendisine bu muameleyi reva görenleri ve yaşananları asla unutmadı ve unutmayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu
Mehmet Topal, “Dünyanın neresinde olursa olsun her Müslüman ezanı duyduğunda bunun Allah’ın çağrısı olduğunu bilir. Bu ümmet olmanın Müslüman olmanın bir sembolüdür. Ezanın aslı Arapçadır ve Arapça olarak kalacaktır. Farklı bir dilde okutulması asla kabul edilemez. 18 yıl boyunca bu zihniyet ezanı zorla Türkçe okuttu. Ne din görevlileri ne de halkımız bunu kabullendi. Kendi halkının ruh köklerinden bu kadar uzak olan aynı zihniyet zaman zaman yaptığı açıklamalarla halkımız tarafından kabul görmeyen Türkçe ezan uygulamasına özlemle baktığını ortaya koymaktan geri durmamaktadır. Bazı zihniyetler hala bunu anlayamamış olacak ki zorla Türkçe ezan okutma derdine düşmekteler. Bu millet dini değerleri ile kutsalları ile uğraşanları asla affetmez.” diye konuştu.
-

İVME FİNANSMAN PAKETİ AÇIKLANDI
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İVME Finansman Paketi’ni yaptığı toplantıda kamuoyu ile paylaştı. Bakan Albayrak,”Üç ana faaliyet alanına üç kamu bankamızın katılımıyla yılsonuna kadar 30 milyar liralık bir finansman sağlamış olacağız. Üç ana faaliyet alanını, hammadde ve ara malı imalatı, makine imalatı ve tarım olarak belirledik. Hammadde ve ara malı üretiminde 2 yıla kadar anapara geri ödemesiz-azami 10 yıl olmak üzere- 150 milyon TL’ye kadar yatırım kredisi sağlanacak.” dedi.
Albayrak, tarım sektöründe sağlanacak kredilerin vadesinin seracılıkta işletme kredileri için 14 ay, yatırım kredileri için 84 ay olarak belirlendiğini söyleyerek, “Seracılık dışındaki tarım alanlarında da işletme kredileri için 12 ay, yatırım kredileri için de 60 ay vade sağlanacak.” açıklamasında bulundu.
Albayrak şunları ekledi: “İvme paketi ile stratejik ürünlerin ihracatı öne çıkarılacak. Yıl sonuna kadar yaklaşık 30 milyar TL bir finansman sağlamış olacağız. Yatırım kredileri 2 yıla kadar anapara geri ödemesiz, azami 10 yıl olacak. Azami kredi tutarı 150 milyon TL’ye kadar olacak. Pakete 3 kamu bankasının (Ziraat, Vakıfbank, Halkbank) katılımı gerçekleştirilecek. Makina imalatında ise 150 milyon liraya kadar kredi sağlanacak. Tarım sektörü de desteklenecek. Tüm kredi paketlerinde 2 farklı faiz seçeneği sunacağız. Tarımda verilecek krediler yüzde 0 ile yüzde 0.25 arasında belirlenecek. Tüm bu açıkladığımız paket ülkemize, sektörlerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.” diye konuştu.
-

3 MALİ DESTEK PROGRAMINA 34 MİLYON TL’LİK DESTEK
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı’ndan 2019 yılı teklif çağrısına çıkan 3 mali destek programına 34 Milyon TL’lik destek.
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA), 2019 yılı bütçesinden “Turizmin Geliştirilmesine Yönelik Küçük Ölçekli Altyapı Yatırımlarına Mali Destek Programı”, “Kırsal Kalkınma ve Tarımda Dönüşüm Mali Destek Programı” ve “Mesleki ve Teknik Eğitimin Geliştirilmesi Mali Destek Programı” kapsamında uygun proje başvurularının sunulması için 17.06.2019 tarihi itibarıyla ilana çıktı.
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) Yönetim Kurulu Başkanı Vali Dr. Osman Varol, Amasya Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen OKA 2019 Yılı Proje Teklif Çağrısı açılış ve bilgilendirme toplantısında yaptığı konuşmada, “Gerçekten nitelikli, önemli projelere yüksek miktarlarda destek vermeye çalışacağız” dedi.
“Turizmin Geliştirilmesine Yönelik Küçük Ölçekli Altyapı Yatırımlarına Mali Destek Programı”, “Kırsal Kalkınma ve Tarımda Dönüşüm Mali Destek Programı” ve “Mesleki ve Teknik Eğitimin Geliştirilmesi Mali Destek Programı”na 34.000.000 TL’lik kaynak desteği sağlanacak.
Vali Varol, bu 3 proje teklif çağrısının ve OKA tarafından verilecek toplam 34 Milyon TL’lik hibe desteğinin bölgemizde faydalı sonuçlara ve hayırlara vesile olmasını dilediğini söyledi.
OKA’nın bölgesel kalkınmaya yönelik planlama ve uygulama faaliyetlerini hızlı, sağlıklı, sürekli ve sürdürülebilir bir kalkınma hareketini yerel ve bölgesel aktörlerin etkin olduğu bir katılımcı anlayışla yürütmek üzere hem yerel aktörler ile merkezin işbirliğini geliştirmeyi ve hem de bölge illeri olan Amasya, Samsun, Çorum ve Tokat’ın ulusal ve uluslararası ölçekte rekabet üstünlüklerinin artırılmasının hedeflendiğini vurgulayan Vali Varol, “2009 yılında faaliyetlerine başlayan Ajansımız kurulduğu günden bugüne mali destek programları kapsamında 709 projeye 162 Milyon TL hibe desteği sağlamıştır. Faydalanıcıların da sağladığı eş finansmanda dikkate alındığında 2009 yılından bu yana uygulanan projelerle 314 Milyon TL yatırım gerçekleştirilmiştir. Ajans sağladığı mali desteklerle bölgede ekonomik, sosyal ve mekânsal kalkınmayı desteklerken bölgemizde kurumsal kapasitenin gelişmesi ve kurumlar arası işbirliğinin güçlendirilmesine de katkı vermektedir” diye konuştu.
Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı ve protokol üyelerinin de katıldığı toplantıda OKA Genel Sekreteri Mevlüt Özen teklif çağrısına ilişkin sunum yaptı.
Program kapsamında desteklenecek projeler için tahsis edilen toplam kaynak tutarı 34.000.000 TL olup, Turizm Altyapısının Geliştirilmesi Mali Destek Programı için 21.000.000 TL; Kırsal Kalkınma ve Tarımda Dönüşüm Mali Destek Programı için 7.000.000 TL, Mesleki ve Teknik Eğitimin Geliştirilmesi Mali Destek Programı için 6.000.000 TL kaynak öngörüldü.
Turizm Altyapısının Geliştirilmesi Mali Destek Programı çerçevesinde verilecek destekler Asgari tutar: 500.000 TL – Azami tutar: 2.000.000 TL arasında olacak.
Hiçbir destek, projenin toplam uygun maliyetinin % 20’sinden az ve %75’inden fazla olamaz. Bu değerlerin dışında kalan destek taleplerini içeren projeler değerlendirmeye alınmayacak.
Kırsal Kalkınma ve Tarımda Dönüşüm Mali Destek Programı çerçevesinde verilecek destekler aşağıda belirtilen Asgari tutar: 100.000 TL – Azami Tutar: 500.000 TL arasında olacak.
Hiçbir destek, projenin toplam uygun maliyetinin % 20’sinden az ve %75’inden fazla olamaz. Bu değerlerin dışında kalan destek taleplerini içeren projeler değerlendirmeye alınmayacaktır.
Mesleki ve Teknik Eğitimin Geliştirilmesi Mali Destek Programı çerçevesinde verilecek destekler Asgari tutar: 100.000 TL – Azami Tutar: 500.000 TL arasında olacak.
Hiçbir destek, projenin toplam uygun maliyetinin % 20’sinden az ve %90’ından fazla olamaz. Bu değerlerin dışında kalan destek taleplerini içeren projeler değerlendirmeye alınmayacaktır.
Söz konusu programlar hakkında detaylı bilgi, Başvuru Rehberi ve eklerinin tamamı 17.06.2019 tarihi itibarı ile www.oka.org.tr ve https://kagm.sanayi.gov.tr/ internet sitelerinden temin edilebilir. Başvuruların KAYS (https://kaysuygulama.sanayi.gov.tr) üzerinden son başvuru tarihi 09.09.2019 Saat 23:59’dur. Başvuru sahiplerinin, proje başvurularını ajansın proje teklif çağrısı ilanında belirtilen son kabul tarih ve saatine kadar KAYS üzerinden yapması zorunludur. Her başvuru KAYS üzerinden üretilen taahhütnamenin imzalanması ile tamamlanır. Taahhütname en geç 16.09.2019 Saat 17:00’a kadar e-imza ile imzalanır veya ıslak imzalı olarak elden veya posta yolu ile Ajansa teslim edilir.
-

2 “MAHREM ASKERİ” DAHA YAKALANDI
Merzifon’da yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) “mahrem askeri” yapılanmasına yönelik operasyonda, aranan 2 şüpheli yakalandı.
FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma kapsamında Merzifon İlçe Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Büro Amirliği ekiplerince, Denizli ve İzmir’de düzenlenen eş zamanlı operasyonda 2 muvazzaf asker gözaltına alındı.
Yakalanan şüpheliler, Merzifon Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.
Merzifon Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında örgütün “mahrem askeri yapılanması” içinde oldukları, şüphelilerle ankesörlü telefonlarla irtibat kurduğu değerlendirilen 2 subay, 3 astsubay ve bir meslekten ihraç edilmiş polis hakkında yakalama kararı çıkarılmış, dün Balıkesir, Denizli, Çorum Ve Merzifon’da düzenlenen operasyonda şüphelilerden 4’ü yakalanmıştı.
Firari şüphelilerin yakalanması için de çalışma başlatılmıştı.
-

CUMHURBAŞKANI MURSİ İÇİN GIYABİ NAMAZI KILINDI
Muhammed Mürsî Îsa el-Eyyat, 2012 yılında Mısır Devleti’nin demokratik seçimlerle başa gelen ilk Cumhurbaşkanı olmuştur. 2013 yılında yapılan askeri darbe ile görevinden uzaklaştırılan Muhammed Mursi, o günden bu yana hapis hayatı yaşamakta idi. 17 Haziran 2019 günü çıkarıldığı mahkeme salonunda fenalaşan Muhammed Mursi, o gün hayatını kaybetmiştir.
Tüm Türkiye’de olduğu gibi Amasya’da da Mısır’ın demokratik seçimlerle göreve gelen ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi için gıyabi cenaze namazı kılındı.
Öğle namazından çıkan vatandaşlar, cami avlusunda Mursi için kılınacak gıyabi cenaze namazı öncesi tekbirler getirdi, “Muhammed Mursi yolun yolumuz” şeklinde sloganlar attı.
Amasya İl Müftüsü Abdülkadir Keşvelioğlu, “Beraberindeki dava arkadaşlarıyla beraber zindanlara atılmış, idam cezasına mahkûm edilmiştir, dün itibariyle de vefat etmiştir. Türk halkı, bizler biliyor ve şahitlik ediyoruz ki Mursi inandığı hak dava uğruna şehit olmuştur. Yine biliyor ve inanıyoruz ki, şehitler ölmez onlar Rabb’leri katında çeşitli nimetlerle rızıklandırılmaktadırlar. Tarih ona ve arkadaşlarına bu zulmü reva gören diktatörleri asla unutmayacaktır. Firavun’un varisleri şunu bilsinler ki, Mursi’nin o cesur yüreği ve mücadele ruhu, doğacak yeni Musalara ilham kaynağı olacaktır. Bu vesile ile Mısır halkına ve tüm Müslümanlara başsağlığı dileğimle Muhammed Mursi’ye Cenab-ı Hakk’tan Rahmet niyaz ediyorum. Ruhu şad, mekânı cennet olsun” diye konuştu.
Konuşmanın ardından Mursi için gıyabi cenaze namazı kılındı. Namaza çok sayıda vatandaş katıldı.
-

“ANA HEDEFİMİZ TIP FAKÜLTESİ”
Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, Amasya ulusal ve yerel basın temsilcileriyle bir araya gelerek üniversite hakkında ve yapılması planlanan çalışmalarla ilgili bilgi verdi. İpekköy Yerleşkesi misafirhanesindeki toplantıya Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Halil Apaydın ve üniversite yönetimi de katıldı.
Basın mensuplarından gelen soruları da cevaplandıran Elmacı özetle şu bilgileri verdi.
‘’Amasya ile ilgili yapılacak her çalışmada mevcut ortamı, mevcut şartları çok iyi değerlendirmeliyiz. Bunun için de gerek şehrin sivil toplum örgütleri gerekse kamu kuruluşlarıyla birlikte şehre katkı yapmak konusunda gayretimiz artarak devam edecek. Bu çalışmalarda tarihi, kültürel ve doğal ortamın korunmasına özellikle dikkat edeceğiz.
Amasya kadim bir şehir. Burayı yalnızca dünle, bugünle değil insanlık tarihiyle birlikte değerlendirmek gerekiyor. Bu anlamada da geçmişte pek çok şey yapılmış; bizler de bu çalışmaları artırarak devem ettireceğiz.
Amasya benim memleketim, burada olmaktan son derece mutluyum. Martin Luther King’in ‘’Benim bir hayalim var.’’ diye bir ifadesi vardır. Bizim de bir hayalimiz var: Amasya. Bu hayale bağlı olarak ülkemizin imkânları nispetinde bu şehre, özelde ise üniversitemize dair hedeflerimiz var.
Meslek yüksekokullarından fakültelerimize, enstitülerinden araştırma merkezlerine, teknoloji transfer ofislerine kadar ne kadar katkı yapabilirsek kendimizi o kadar mutlu hissedeceğiz.
Hem çalışma arkadaşlarıma hem de sizlere özellikle belirtmek isterim. Hedefimize kilitleneceğiz, yüksek tempo ile çalışacağız. Zamanla sınırlı bir çalışma yaparsanız başarıda da sınırlı bir sonuç elde edersiniz. Başarımızın sınırsız şekilde gerçekleşmesi hususunda ısrarlı olacağız. Arkadaşlarımızı çok yoracağız; ama ülkemizin geleceği ve Amasya için artık herkes bu tempoya katlanacak.
Geçen hafta YÖK’teydim ve orada öne çıkan görüş şu oldu. Ülkemizde şu anda 211 tane üniversite var. Bu sayı bizim ülkemiz açısından belli bir seviyeye ulaşmış durumda. Artık nicelikten ziyade niteliğe dönüş anlamında bir yaklaşım var. Bu düşünceye ben de katılıyorum.
Üniversitemizde fakülte ve meslek yüksekokulu sayımız belli bir seviyeye ulaşmış durumdadır. Yaptığımız atılımlarda mümkün olduğunca işlevselliğin yüksek olduğu anabilim dalları ya da bölümleri hedefliyoruz. Eğitim Fakültesi içerisinde Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü ve bunun altında resim ve müzik öğretmenlikleri açılması noktasında bir görüşümüz var. Dünyadaki trend şöyle gidiyor; daha çok disiplinler arası çalışma ve bölümlerin yaygınlaşmaya başladığını görüyoruz. Arkeoloji ile sanat tarihini birlikte Fen Edebiyat Fakültemiz içerisinde öngörebiliriz.
Ben Uluköylüyüm, orada açılmamış üç tane kümülüs var. İstanbul Üniversitesinden araştırmacılar buralarda çalışmalar yapmış; ama onların burada çalışma yapması ile bizim yapmamız arasında ciddi maliyet farkı var. Biz 365 gün burada olacağız. Bu düşünce belirlediğimiz hedefler arasında var.
Bizim ana hedefimiz Tıp Fakültesidir. Tıp Fakültemiz halkla en fazla yüz yüze geldiğimiz yerdir. Dolayısıyla Tıp Fakültesini çok önemsiyoruz, sağlık alanıyla ilgili çalışmalarımız var. Önümüzdeki haftalarda Tıp Fakültesi ile ilgili konuları değerlendirmek üzere Ankara’da, Maliye Bakanlığında olacağız.
Tıp Fakültemizde okuyan öğrencilerimiz ilk üç sınıf temel tıp eğitimini OMÜ Tıp Fakültesinde alıyorlar. Dördüncü sınıftan itibaren de staj tipi eğitim görecekleri için burada olacaklar. Dolayısıyla 2020-2021 eğitim öğretim yılında Tıp Fakültesini bitirmemiz gerekiyor.
Üniversitelerin asli unsuru öğrencilerdir. Üniversitemizin çalışmalarında odak noktasının öğrencilerimiz olacağını ve öğrencilerimizin akademik, sosyal, kültürel ve sportif alanlarda başarılı olmaları için elimizden gelen her şeyi yapmaktan kaçınmayacağımızı da bir kez daha ve özellikle belirtmek isterim.”
Basın mensuplarına toplantıya katılımlarından dolayı teşekkür eden Rektör Prof. Dr. Süleyman Elmacı, basın mensuplarının her zaman görüş ve önerilerine de açık olduklarını dile getirdi. Program hatıra fotoğrafı çekiminin ardından son buldu.
