Etiket: eğitim

  • Amasya DSYB’den yenilikçi yaklaşımların yaygınlaştırılması projesi

    Amasya DSYB’den yenilikçi yaklaşımların yaygınlaştırılması projesi

    Amasya DSYB danışmanlık hizmeti altında hayvancılık işletmelerinin daha etkin ve verimli bir üretim sağlanabilmesi adına Mart ayı itibariyle sığırcılık işletmelerinde karlılığı arttıracak yenilikçi yaklaşımların yaygınlaştırılması projesi çerçevesinde çalışmalara başlamıştır. Birliğin bünyesinde saha hizmetinde yer alan 4 Veteriner Hekim, 1 Ziraat Mühendisi, 7 Veteriner Sağlık Teknisyeni Proje kapsamında görev almaktadır. Projenin sağlıklı bir şekilde yürütülmesinden ve geliştirilmesinden sorumlu proje yürütme kurulu, 2 Zooteknist Ziraat Mühendisi ve 2 veteriner hekimden oluşmaktadır. Danışmanlık projesi kapsamında verilecek olan hizmet konuları buzağı, dana, düve ve inek bakımı, hayvan besleme (ihtiyaca göre rasyonların hazırlanması vb.), sağım ve sağım hijyeni, (sağım süresi, ekipmanın bakımı ve temizliği), meme sağlığı (laktasyon ve kuru dönem mastitis kontrolü, laktasyonda meme temizliği), üretim aşamalarında işletme sahiplerine bilgi ve beceri kazandırılması, maliyet hesapları, gübre idaresi (gübre çukuru, gübrenin değerlendirme şekli vb.) gibi birçok hizmetler vardır. Ayrıca İhtiyaç duyulan konularda eğitimlerde oluşturulmaktadır. DSYB Amasya ilindeki üreticiler başta olmak üzere bölgedeki süt sığırcılığı ve sığır besisi işletmelerini geleceğe hazırlamak ve bu yapının Türkiye genelindeki benzer birlik ve kooperatiflerde yaygınlaştırılmasını amaçlamaktadır.

  • Mehmet Türkmen Amasya’daki sanatsal faliyetler hakkında bilgi aldı

    Mehmet Türkmen Amasya’daki sanatsal faliyetler hakkında bilgi aldı

    Amasya il milli eğitim müdürü Mehmet Türkmen, il genelinde görev yapan resim ve müzik öğretmenleri temsilci grup ile Amasya Macit Zeren fen lisesinde bir araya gelerek Amasya’da yapılmış olan ve yapılması planlanan sanatsal faaliyetler, eserler ve yarışmalar hakkında bilgi aldı. Türkmen Projeler hakkında değerlendirmeler yaparak branş öğretmenlerle istişare etti. İstişarenin ardından müzisyen bir öğrencinin piyano performansını dinledi. Amasya Macit Zeren fen lisesi müdüründen Okulun sanatsal faaliyetleri hakkında bilgi aldıktan sonra tanışma ve istişare ziyaretini sona erdirdi.

  • Merzifon’da e-sınav merkezi açılış programı gerçekleştirildi

    Merzifon’ da e-sınav merkezi açılış programı gerçekleştirildi

    Amasya’ nın Merzifon ilçesi kaymakamı  Ali Güldoğan, e- sınav merkezi açılış törenine katılım sağladı. Açılan sınav merkezi Merzifon başta olmak üzere bölgedeki diğer ilçelerinde bu hizmetten yararlanacağı belirtildi. Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Sınavları, Ustalık-Kalfalık Teorik Sınavları, Amatör Telsizcilik Sınavları yapılacağı belirtilmiştir. İlerleyen zamanlarda ise Açık Lise ve Açık Ortaokul Sınavları’nın da yapılabileceği belirtilmiştir. İlçe Milli Eğitim tarafaından açılan e-sınav merkezi hafta içi 18.00 ve 19.15 olmak üzere 2 oturum şeklinde gerçekleşecektir. Hafta sonları ise 6 oturum olarak gerçekleşecektir.

  • Amasya Üniversitesinde Doktorlar Arasındaki Kavga Yoğun Bakımda Bitti

    Amasya Üniversitesinde Doktorlar Arasında Kavga

    Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli Prof. Dr. H.S.B.’nin dövdüğü doktor yoğun bakıma alındı.

    Olay Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesinde yaşandı. Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. H.S.B. ile kalp cerrahisi uzmanı Dr. Öğretim Üyesi E.K. arasında, evrak imzalama konusu yüzünden tartışma çıktı. Tartışma karşılık kavgaya dönüşürken kavga sırasında Dr. Öğretim Üyesi E.K aldığı darbeler sonucunda yere yığıldı. Burnu kırılan E.K.’yi çalışma arkadaşları Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırdı.

    Tedavi altına alınan E.K, beyin kanaması şüphesiyle yoğun bakıma alındı. Profesörün, olay sonrası fakülteyi terk ettiği ve polis ekipleri tarafından arandığı öğrenildi.

    Prof. Dr. H.S.B. “Geçmiş Olsun”

    Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Dr. Öğretim Üyesi E.K.’yi dövdüğü iddia edilen Prof. Dr. H.S.B, “Doktora şiddetin bu kadar ayyuka çıktığı bir dönemde doktorların kendi arasında bu şekilde bir kavga olması da tabii ki hoş değil. Ben bunu önemsiyorum. Böyle bir şey oldu. Bir kaza gibi düşünmek lazım. Kendisine de geçmiş olsun.” dedi.

     

    Profesör H.S.B. “Tek taraflı bir darp olmadı”

    Dr. Öğretim Üyesi E.K. ile yaptığı kavgayı anlattı.

     

    “Bana hakaret etmeye, beni birtakım şeylerle itham etmeye başladı. Benim kadromun buraya gelirken kendisine sorulmadığı ve beni burada istemediklerini söyledi. Beni burada çalıştırmayacaklarını ve benim buradan gitmemi istedi. Ben buraya Amasya halkına hizmet etmek için geldim, profesörler gelirken doktorlara sorulmaz. Daha sonra kendisi odadan ayrılırken kapımı son gücüyle çarptı, hatta kapı yerinden fırladı kasasıyla birlikte. Ben de arkasından çıktım, daha sonra birbirimize fiziki olarak temas ettik, tek taraflı bir darp olmadı, benim de dirseğimde ve parmağımda kırık var, bir arbede oldu, beraber merdivenden yuvarlandık.”

    Kendisinin de 10 günlük iş göremezlik raporu aldığını ifade eden H.S.B. “Ayrıca kendisi sedyeyle götürüldü, yoğun bakıma yatırıldı gibi bir şey de yok, kendisi benim bu olaydan mağdur olmam için tiyatro çevirdi, doktor arkadaşlarının nüfuzuyla kendini yoğun bakıma yatırdı.” iddiasında bulundu.

     

  • SARI: “BİR ASIR ÖNCE DOĞAN BAŞBUĞUMUZA SEVGİMİZ HİÇ AZALMADI”

    SARI: “BİR ASIR ÖNCE DOĞAN BAŞBUĞUMUZA SEVGİMİZ HİÇ AZALMADI”

    SARI: “BİR ASIR ÖNCE DOĞAN BAŞBUĞUMUZA SEVGİMİZ HİÇ AZALMADI”
    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, 103’üncü yaş gününde Cennet Mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i rahmet ve minnetle yad ediyorum” dedi.

    Başkan Sarı mesajında; “Milliyetçi Hareket Partisi Kurucu Genel Başkanımız Cennet Mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş beyi 103’üncü yaş gününde rahmet ve minnetle anıyorum. Türk milleti fedakarlık numunesi, fikir ve aksiyon hamulesi büyük liderlere çok şey borçludur. Hamd olsun Türk tarihi bu kapsamda çok zengindir. Elbette büyük liderler mücadelemizin rehberi, büyük fikirler uyanışımızın, toparlanışımızın, birlik ve beraberliğimizin harcı ve haddidir. Liderler vardır, yaşadıkları zamanın dışına taşarlar. Liderler vardır, yaşanan destanları bizzat yazarlar. Yine liderler vardır, dünya döndükçe, insanlık var oldukça unutulmazlar, tarihteki muhkem ve mutlak yerlerini alırlar. İşte Başbuğumuz böyle bir liderdir. Tam bir asır önce, 25 Kasım 1917’de Lefkoşe’de başlayan kutlu bir ömür 80 yılı devirerek 4 Nisan 1997’de Ankara’da son bulmuştu. Türkeş Bey Türklüğün vicdanında doğmuş, İslam’ın sancağından tutmuştu. Araladığı üçüncü yol, açtığı ülkücü çığır Türk milletinin özünü kavramış, milli ömürleri kapsamış, milli heyecan ve arzuları bir şuurda toplamıştır. Bu şuur ki; Bilge Kağan’dan Alparslan’a ulaşan dik duruş, Osman Gazi’den Fatih’e ulaşan kutlu diriliş, Kanuni’den Mustafa Kemal’e ulaşan kalıcı silkiniş, Tonyukuk’tan Uluğ Bey’e ulaşan kişilikli uyanış, Farabi’den İbn-i Sina’ya ulaşan ilkeli tırmanış, Kaşgarlı Mahmut’tan Ali Şir Nevai’ye ulaşan iffetli kanatlanış, Yusuf Has Hacip’ten Şeyh Edebali’ye ulaşan ülfetli şahlanış, Pir-i Türkistan’ndan Hacı Bektaş’a ulaşan ihlaslı ayaklanış, Fuzuli’den Aşık Veysel’e ulaşan kendine dönüş, Mevlana’dan Yunus’a ulaşan öze dokunuş, Dedem Korkut’tan Karacaoğlan’a ulaşan satır satır oluş, Vahapzade’den Şehriyar’a ulaşan dize dize büyüyüş, Nene Hatun’dan Seyit Onbaşı’ya ulaşan kademe kademe yürüyüştür. Bu şuur ki; İsmail Gaspıralı’dan Yusuf Akçura’ya, Mehmet Akif’ten Ziya Gökalp’e, Mümtaz Turhan’dan Erol Güngör’e, Hüseyin Nihal Atsız’dan Ahmet Arvasi’ye, Arif Nihat Asya’dan Galip Erdem’e kadar dalga dalga yükselen doğruluş, Dündar Taşer’den Mehmet Eröz’e, Osman Turan’dan Necmettin Hacıeminoğlu’na, Osman Yüksel Serdengeçti’den Halide Nusret Hanım’a, Ömer Seyfettin’den İbrahim Kafesoğlu’na kadar yayından ok gibi fırlayan okuyuş, düşünüş, kavrayış ve kucaklayıştır. Nitekim bu şuur; Türk ile İslam’ı fikir ve eylemde yoğunlaştırmış, hayal ve hedefte yoğurmuş, arşın çatısına, alemlerin bağrına, beşeriyetin alnına Ülkücü’yü asla silinmeyecek şekilde kazımıştır. Kahraman bir nesil özellikle 12 Eylül öncesi bu şuuru yaşatmak için şehadet şerbetinden içmiştir. Şehitler önümüze düştü, Başbuğumuz ömür verdi, ecdadımız özümüze girdi, tarihimiz gücümüze güç ekledi; çok şükür bugünlere gelebildik. Başbuğumuz diyordu ki: “Fikir, ülkü ve dava bakımından en güçlüyüz. En asil fikirler bizim fikirlerimizdir. En meşru, en haklı dava bizim davamızdır.” Haklı olan Hakk’ın yolundadır. Hakk’ın safında duran, halkın yanında olandır. Milliyetçi-Ülkücü Hareket asildir, Hak davasının, milli ülkülerin, millet varlığının teslim olmayacak, teslim alınamayacak sancaktarıdır. Bu nedenle davamız dosdoğrudur. Davamız tertemizdir. Davamız Türklüğün, Türk-İslam ruhunun gelecek ümididir. Şayet bugün varsak, şayet bugün nefes alıyorsak, şayet bugün vatan, millet, mukaddesat ve mukadderatımız için gözümüzü daldan budaktan esirgemeyecek bir kararlılığa sahipsek bunun temelinde şehidin şühedanın payı, Elbette Başbuğ Türkeş Bey’in üstün, sabırlı, inançlı, akıl ve mücadele dolu hayatının derin iz ve akisleri vardır. Vefatının üzerinden 23 yıl, doğumunun üzerinden de bir asır geçmesine rağmen, Türkeş Bey’e sevgimiz, bağlılığımız hiç azalmadı. Gelişmeler onu hep haklı çıkardı. Vizyonu her zaman hayranlık uyandırdı. Onda geniş bir ufuk vardı. İleriyi görme kabiliyeti şahsında temerküz etmişti. Türkiye’nin umutsuzluğa kapıldığı bir dönemde, 9 Işık doktriniyle karanlığı yardı, karamsarlığı aştı, siyasi ve fikri düzeydeki karaborsa mantığını, karambolden beslenen kirli emelleri yıktı geçti. Dedi ki: “Milliyetçisiyiz, Türkçüsüyüz. Neden Türkçüyüz? Çünkü milletimiz Türk milletidir.” Herkes duysun ve şahit olsun ki: Türk’üz, Türkçüyüz, Türk milliyetçisiyiz. Ülkücüyüz, son nefesimize kadar da Turancıyız. Şurası bir hakikattir ki, tarih milletlerin ortak hafızasıdır. Geçmişten geleceğe akan zamanın hülasasıdır. Gerçek anlamda büyük liderler; tarihin akışını etkilerler, tarihi önceden okurlar ve görürler, tarihe damgasını vururlar. Başbuğumuz; emsalsiz bir tarih şuuruna, ufkun ötesine bakma ve görme meziyetine sahipti. O’nu gerçek manada anmak, hatırasını yad etmek; O’nu doğru anlamaktan, ülküsünü, ideallerini ve fikirlerini bütünüyle korumaktan, eserlerine ve emanetine yüksek bir şuurla sahip çıkmaktan geçer. Bunun için ilk önce, yarım asrı aşkın destansı Türk milliyetçiliği mücadelesinin, her aşamasında hakim olan ortama, imkan ve şartlara bakmak gerekir. Başbuğ, Türk milliyetçiliği bayrağını, milliyetçiliğin tehlikeli bir akım olarak görülüp dışlandığı bir dönemde açmıştır. 1944’de tabutluklara sokulan, vatan hainliği ve ırkçılık olarak mahkum edilen Türk milliyetçiliğinin kaderi Başbuğ Türkeş’le değişmiştir. Türk milliyetçiliği ülküsünü sistemleştirerek aksiyon haline getirmiş, fikir sahasından siyaset sahnesine taşımış ve Türk milliyetçiliği Milliyetçi Hareket Partisi’yle, tarihte ilk defa bir partinin programı ve dünya görüşü olmuştur. Hücrelerde, demir parmaklıklar arkasında unutturulmaya ve sindirilmeye çalışılan bu dava, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ve hükümet ortaklıklarıyla Türkiye’nin yönetimine taşınmıştır. Başbuğumuz; uzun yolculukta, Türklüğü ve Müslümanlığı Anadolu’ya yayan Horasan erenleri gibi, Türk milliyetçiliği ülküsünün Anadolu’da kök salması için adeta insanüstü bir gayretle çalışmıştır. Nitekim Türk milliyetçiliği, tüm yurt köşelerine bu sayede yayılmış, Türk gençlerinin vicdanında ilmek ilmek işlenerek kök salmıştır. Bizzat kendi ifadesiyle “Milliyetçi-Ülkücü Hareket, büyük ve güçlü Türkiye’nin mimarı olarak doğmuş ve gelişmiştir.” Tarih birçok konuda Başbuğ Türkeş Beyi haklı çıkarmıştır. Buna, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bağımsızlığına kavuşan Azerbaycan’da, merhum Ebulfeyz Elçibey’le birlikte kürsüde Bozkurt işaretiyle selamladıkları, Azatlık meydanında bağımsızlık coşkusu yaşayan yüzbinler şahittir. Buna, bağımsız devletler olarak tarih sahnesine çıkan Türk Cumhuriyetleri şahittir. Tanrı Dağı, Ötüken, Orhun ırmağı, Issık gölü, Türkistan ovaları, Ural-Altay dağları, Başbuğun öngördüğü bu tarihi dönüşümün sessiz şahitleridir. Buna; İran Azerbaycan’ında, Kerkük, Musul, Tuzhurmatu ve Telafer’de soydaşlarımız şahit olmuşlardır. Balkanlarda bağımsız devletlerini kuran Makedonya ve Kosova’daki Türklük heyecanı şahitlik etmiştir. Başbuğ Türkeş’in Türk dünyasında estirdiği umut rüzgarları; Semerkant, Horasan, Kazan, Tebriz, Üsküp, Kerkük, Bayırbucak, Kırım, Kosova, Hocalı, Saraybosna ve Kafkaslarda hala hissedilmektedir. Diyorum ki, Allah ondan razı olsun, mekanı da cennet olsun. Merhum Başbuğumuz, Türklüğe yürekten inanmış, gönülden bağlanmıştı. İslam’ın feyziyle bereketlenmiş, ruhen billurlaşmıştı. Ülküleri uğruna, ülkesi ve ilkeleri adına her türlü meşakkati göze almıştı. Çelikten bir iradesi vardı. Sarsılmaz bir azmiyle önündeki tüm engelleri birer birer aşarak Türk milliyetçiliğini siyasal zemine indirmiş, Anadolu’nun tozlu yollarına bir sevdayla düşmüştü. Yetiştirip emanet ettiği Ülkücü Gençlik için son anına kadar emek verdi, geleceğin Ülkücü ömürleri için çaba sarf etti. Türklüğün muzafferliğine umut bağladı. Ahlaki çizgisini hiç bozmadı. Mücadelesini hiç gevşetmedi, yılgınlığa hiç kapılmadı. Bin yıllık kardeşliğe inandı, bunun için savaştı. Her neviden saldırıları göğüsledi, iftira ve isnatlara boyun eğmedi. Ülkücü yaşadı, ülkücü kaldı, ülküleriyle ebediyete irtihal etti. Doğduğunda parçalanan, her yerinden sökülen, her tarafından paylaşılan bir imparatorluk vardı. Vefatında ise bağımsız bir Türk devletinin, güçlü ve kaderine bizzat kendi yön veren Türkiye Cumhuriyeti’nin onuru maneviyatına hâkimdi. Devlet ve siyaset hayatında ilkelerinden ve inançlarından ödün vermedi. Ne mutlu ona ki, Türk-İslam ülküsünün mektebi olan Ülkü Ocakları ve milleti için her görev ve fedakârlığa hazır Milliyetçi Hareket Partisi onun ölmez eserleri arasındadır. Bu vesile ile ülkemize kazandırdığı değerler için cennet mekan başbuğumuza minnet ve şükran duygularımı sunuyor, 103. Yaş gününde aziz hatıraları önünde eğiliyorum. Ne Mutlu Türküm Diyene” dedi.

  • BAŞKAN SARI, GÜLLE AİLESİNİN ACISINI PAYLAŞTI

    BAŞKAN SARI, GÜLLE AİLESİNİN ACISINI PAYLAŞTI

    Başkan Sarı, Gülle ailesinin acısını paylaştı
    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, AK Parti Amasya Eski Milletvekili Akif Gülle’nin vefat eden eşinin cenaze merasimine katıldı.

    AK Parti Amasya Eski Milletvekili Akif Gülle’nin rahmeti rahmana kavuşan eşi Nuriye Gülle’nin ikindi namazına müteakip Merzifon Kara Mustafa Paşa Camiinde kılınan cenaze namazına katılan Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, merhumeye Allah’tan rahmet, Gülle ailesi başta olmak üzere dost ve akrabalarına baş sağlığı dileklerinde bulundu. Başkan Sarı’ya burada Başkan Başdanışmanı Ahmet Yenihan ve Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Çoban eşlik etti. Cenazeye ayrıca, AK Parti Amasya Milletvekilleri M. Levent Karahocagil ve Hasan Çilez, Amasya Valisi Mustafa Masatlı, AK Parti Amasya İl Başkanı Mehmet Akif Kesmekaya, MHP Amasya İl Başkanı Şuayip Ak, MHP Merzifon İlçe Başkanı Hüseyin Saka’nın yanı sıra vatandaşlar katıldı.

  • Amasya’ya mevsimin ilk karı yağdı

    Amasya’ya mevsimin ilk karı yağdı

    Amasya’ya mevsimin ilk karı yağdı

    Amasya’nın Taşova ilçesinde etkili olan kar yağışının ardından yüksek kesimler beyaz örtüyle kaplandı.

    Amasya’nın Taşova ilçesinde etkili olan kar yağışının ardından yüksek kesimler beyaz örtüyle kaplandı.

    Akşamüstü başlayan kar yağışı yaylaları beyaza bürüdü. Kasım ayının ortasında ilçe merkezinde sıcaklık derecelerinde düşüş oldu. Taşova’nın Boraboy köyü yaylasında yağan kar çatıların üstünü bembeyaz yaptı.

  • HOLLYWOOD STARI DEĞİL AMA ADI YILLARDIR DAĞDA YAZIYOR

    HOLLYWOOD STARI DEĞİL AMA ADI YILLARDIR DAĞDA YAZIYOR

    HOLLYWOOD STARI DEĞİL AMA ADI YILLARDIR DAĞDA YAZIYOR

    Amasya’da restoran sahibi 82 yaşındaki Ali Kaya Keleş’in ismi tıpkı ABD’de bulunan ’Hollywood’ yazısı gibi devasa harflerle şehre hakim kayalıklarda yazıyor.

    Amasya’da restoran sahibi 82 yaşındaki Ali Kaya Keleş’in ismi tıpkı ABD’de bulunan ‘Hollywood’ yazısı gibi devasa harflerle şehre hakim kayalıklarda yazıyor.

    Genç yaşlarda lokantada bulaşık yıkayarak başladığı aşçılık mesleğini geliştirmek için Gaziantep ve Adana gibi kentlere gidip kurslar almasının ardından memleketi Amasya’ya dönen evli ve 5 çocuk babası Ali Kaya Keleş, adını taşıyan restoranın ilkini kent merkezinde, ikincisini de Ferhat Dağı Çakallar mevkiinde bulunan şehre hakim kayalıkların üzerindeki işletmeyi devralarak kurdu. 20 yıl önce devraldığı bu işletmenin önüne de ABD’nin Los Angeles kentinde bulunan ‘Hollywood’ yazısı gibi devasa harflerle adını yazdırdı. Meşhur yemekleriyle tanınan Keleş’in adı şehrin dört bir yanından gece-gündüz görülerek adeta hafızalara kazındı.

    Mesleğini ilk günkü gibi severek yapan Keleş, iş yerine günün erken saatlerinde başlayarak çorbaları elleriyle pişiriyor. Arkadaşları olarak gördüğü personeline mesleğinin inceliklerini öğretiyor.

    Yıllardır müşterisi olan Remzi Tuncay, il dışından da müşterilerinin geldiğini belirttiği maharetli ustanın “Amasya’nın sağı kaya, solu kaya, ortasında Ali Kaya” sloganıyla tanındığını anlattı.

  • SOL PARTİ BİR YÜRÜYÜŞ BAŞLATIYOR

    SOL PARTİ BİR YÜRÜYÜŞ BAŞLATIYOR

    SOL PARTİ BİR YÜRÜYÜŞ BAŞLATIYOR

    Sömürü, baskı düzenini topyekün değiştirelim Açlık, sefalet, karanlık son bulsun…

    Sol Parti Amasya İl Başkanlığı 21/Kasım/2020 Saat:13:00 de Selazığ Anıt Meydanında basın açıklamı yaptı.

    SOL Parti halkın acil sorunlarına sahip çıkmak, bu tek adam diktası altındaki karanlık düzeni değiştirmek için bir yürüyüş başlatıyor.

    Halkı sokakta aç bırakan, salgında, depremde öldüren bu zulme son vermek, haraminin iktidarını yenmek için birlikte yürümeye çağırıyoruz.

    Bu ülkenin gençleri, kadınları, işçileri, emekçileri hayatlarından memnun değil. Bir avuç sömürücü zorba dışında kimse bu gidişattan memnun değil. Kimse bu ülkede mutlu değil.

    Bu sömürü, baskı düzenini değiştireceğiz! Değiştirmek için birleşelim!

    Görülüyor ki iktidar halkın sorunlarını çözemiyor. Aksine iktidardakiler her gün derinleşen krizin kaynağı durumundalar. Zorbalıkla, baskıyla, halkı sindirerek iktidarlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Yönetemiyorlar, çözülüyorlar, tel tel dökülüyorlar.  Ekonomideki çöküş, Albayrak’ın gizemli istifası… Tek adamdan mucize bekleyerek, kabine değişikliği yaparak bu sorunu çözemezler. Çünkü asıl sorun bu rejimin kendisinde, asıl sorun bu ucube tek adam rejiminde, asıl sorun bu sömürü düzeninin kanlı çarklarında… Çözüm, toptan değiştirmekte…dedi.

  • HALKIN MASASI “HİLAL MASASI” 1 YAŞINDA

    HALKIN MASASI “HİLAL MASASI” 1 YAŞINDA

    HALKIN MASASI 1 YAŞINDA

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı tarafından halkın taleplerinin karşılanması ve daha rahat çözüm üretilebilmesi için kurulan ‘Hilal Masa’ 1 yıldır çözüm üretmeyi sürdürüyor.

    Amasya’nın her türlü istek, talep ve önerilerini en kısa ve en doğru biçimde çözmek amacıyla Belediye Başkanı Mehmet Sarı tarafından göreve geldiği gün kurulan ‘Hilal Masa’ Özverili çalışan personeli ile Amasya halkından gelen istek ve taleplere 1 yıldır çözüm üretmeye devam ediyor.
    ‘HİLAL MASA’ VATANDAŞLARIMIZ İLE DAHA HIZLI İLETİŞİM KURMAMIZI SAĞLIYOR’
    ‘Hilal Masa’nın Amasya Belediyesi’nin vatandaşlara açılan kapısı olduğunu söyleyen Belediye Başkanı Mehmet Sarı açıklamasında şunları kaydetti; “Vatandaşlarımızın belediye binamıza gelmeden isteklerine hızlı bir şekilde çözüm üreten ‘Hilal Masa’ sayesinde vatandaşla daha hızlı iletişim kurarak sorunlara doğrudan ve yerinde müdahale ile çözüm üretmeyi sürdürüyoruz. Amasya Belediye Başkanlığı görevine gelir gelmez hemşehrilerimiz ile belediye arasındaki iletişimi maksimum seviyeye çıkarmak için ‘Hilal Masa’yı kurduk. Hilal masa istek ve talepleri doğru kanallara sevk ederek, her birimin üzerine düşen sorumlulukları tamamlayarak vatandaşlarımıza istediği şekilde geri dönen bir çözüm noktası oldu. Tüm samimiyeti ve içtenliği ile Halkımıza hizmet vermeye devam eden ‘Hilal Masa’ 1’inci yaş gününü kutluyor” dedi.

    Yazı İşleri Müdürü Serpil Demir ise, “Amasya Halkı Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sarı’nın hizmete gelmesi ile gerçek anlamda şehrini seven, hemşehrilerimize gerektiği değeri veren, onların isteklerini ve görüşlerini önemseyen, halkla iç içe olmak adına makam kapısına kadar söktüren bir başkana kavuştu. Genç, yaşlı, engelli demeden hiçbir vatandaşı ayırt etmeden evinden, işinden ayrılmadan tek bir numara ile vatandaşlarına hizmet vermeyi başarmış, onların istek ve taleplerinin karşılanması için Hilal Masayı kurmuş olan Başkanımıza Amasya’mıza yaptığı hizmetlerinden dolayı halkımız adına teşekkür ediyorum” diye konuştu.