Etiket: ders

  • AÇIKÖĞRETİM KAYIT YENİLEME İŞLEMLERİ BAŞLADI

    AÇIKÖĞRETİM KAYIT YENİLEME İŞLEMLERİ BAŞLADI

    Anadolu Üniversitesi Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakültelerinde öğrenim gören öğrencilerin 2019–2020 Öğretim Yılı Güz Dönemi kayıt yenileme işlemleri, 7 Ekim 2019 Pazartesi günü başladı. Kayıt yenileme işlemleri 18 Ekim 2019 Cuma gününe kadar devam edecek. Kayıt yenileme işlemleri, “Ders Seçimi (Ekle-Sil) işlemi” ve “Kayıt Yenileme Bedelinin Ödenmesi” adımlarının ardından tamamlanacak. Kayıt yeniletecek öğrenciler, ders seçim işlemlerini http://aof.anadolu.edu.tr adresindeki “Kayıt Otomasyonu” bağlantısı, “Kayıt Yenileme” linkinden yapabilecek. Öğrenciler, ödeme yapmadığı sürece ders seçimi (ekle-sil) işlemi yapabilecek. Ödeme yapıldıktan sonra ders seçimi (ekle-sil) işleminin yeniden yapılması mümkün olmayacak. Ders seçimi yapılmadan bankada ödeme bilgileri oluşmayacağı için öğrencilerin öncelikli olarak ders seçimi işlemlerini tamamlayarak ödeme bilgilerini oluşturmaları gerekiyor. Ödeme bilgileri, ders seçimi sayfasında ve bu işlem sonucu dökümü alınan Kayıt Yenileme Bilgi Dökümü Sayfasında yer alacak. Ders seçimi işlemini yapan öğrenciler, 2019-2020 Öğretim Yılı Güz Dönemi “Dönem Öğretim Gideri, Dönem Öğrenim Ücreti ve Dönem Öğrenci Katkı Payı” ödemesini 18 Ekim Cuma gününe kadar, kredi kartı/banka kartıyla, Ziraat Bankası ATM’lerinden (kartlı veya kartsız), mobil bankacılık veya internet bankacılığından gerçekleştirilebilecek. Kayıt yenileme tarihinin son günü olan 18 Ekim 2019 tarihinde internet, ATM ve mobil bankacılık üzerinden 23:30’a kadar ödeme yapılabilecek; ancak kayıt yenileme tarihinin son günü provizyon işlemleri nedeni ile kredi kartıyla ödeme yapılamayacak. Bu nedenle kredi kartıyla ödeme yapmayı planlayan öğrencilerin, bu işlemi son güne bırakamaması gerekiyor. Öğrencilerin ödeme yaptıktan sonra aldıkları belgenin, 2019-2020 Öğretim Yılı Güz Dönemi Dönem Öğretim Gideri, Dönem Öğrenim Ücreti ve Dönem Öğrenci Katkı Payı ödemesine ait olup olmadığını mutlaka kontrol etmeleri gerekiyor. Sadece eski borcunu ödeyen; ancak 2019-2020 Öğretim Yılı Güz Dönemi ders seçimi işlemine göre belirlenen kayıt yenileme bedelini ödemeyen öğrencilerin kayıtları yenilenmeyecek. Kayıt yenileme işlemini yapan öğren

  • VALİDEN OKUL ÖNCESİ PANSİYON DENETİMİ

    VALİDEN OKUL ÖNCESİ PANSİYON DENETİMİ

    Vali Dr. Osman Varol, yeni eğitim-öğretim yılı öncesi gittiği okul pansiyonlarındaki hazırlıkları inceleyip bilgi alması sonrası sohbet ettiği öğrencilere başarılar diledi.

    2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılı öncesi İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. İlker Kösterelioğlu ile birlikte Amasya Güzel Sanatlar Lisesi ile Amasya Anadolu Lisesi’ne giderek öğrencilerin kaldığı pansiyonlarda yatakhane, yemekhane, derslikler ve diğer kısımlardaki hazırlıkları inceleyen Vali Varol, okul yöneticileri ile pansiyon sorumlularından bilgiler aldı.

    Pansiyonda kalan öğrencilerle sohbet ederek isteklerini dinleyip müzik dinletilerini de bir süre takip eden Vali Varol, derslerinde başarılar diledi. Öğrenciler, yakın ilgisi dolayısıyla Vali Varol’a şükranlarını sundu.

  • DESTEK BEKLEYEN MUAZZAM YETENEK

    DESTEK BEKLEYEN MUAZZAM YETENEK

    Taşova’da lise son sınıf öğrencisi Selahattin Yeşil, yurt dışından getirttiği parçalarla 3D yazıcı yaptı. Makine mühendisliği okumayı düşünen Yeşil, 2 ay içinde 3D yazıcı yaptı. Türkiye’de ürünlerin fiyatlarının pahalı olmasından dolayı yurt dışından 20-25 günde getirttiğini söyleyen Yeşil, sıfırının 5 bin ile 10 bin arasında olduğunu kendisinin ise bin liraya yaptığını söyledi.

    17 yaşındaki 12. sınıf öğrencisi Selahattin Yeşil, “Buna merak sardım. Bunu yapma aşamamda 1- 2 ay falan sürdü. Hepsinin tek tek Çin’den parçalarını sipariş ettirdim. Türkiye’de biraz pahalı olduğundan dolayı. Bunun sıfırını, hazırını almaya kalkışsan 5 bin 10 bin lira arası ama ben bunu bin liraya mal ettim. Şuan hiçbir sıkıntısı onlardan bir farkı yok. Biraz teknik fark var. Başka hiçbir fark yok. Bunda zorlanmadım. 1 günde topladım hepsini. Sadece parçaları temin etmek Çin’den geldiği için o biraz uzun sürdü. 20-25 gün. Şunu yaptım mesela, bu ortalama 25-30 dakika sürüyor. Sonra şu Eyfel Kulesini (Eiffel Tower) yaptım. Bunu da 4-5 saat civarı sürüyor. Sonra şurada bir tane büyük parça var. Bu daha yapım aşamasında bunu 2-2,5 günde yaptım tam olarak. Ama tam bitmedi. Yani yapım aşamasında. Motorlu uzaktan kumandalı olacak. Bir de drone yapıyorum. O droneninde parçaları hala Çin’den gelmedi. Olunca onu da gösteririz artık. Bir anda böyle aklıma gelmesi lazım. Bir ilham gelmesi lazım. Yoksa düşünüp de yaptığım bir şey değil. Bir anda geliyor yapmaya başlıyorum işte yapınca da bunlar ortaya çıkıyor işte. Arkadaşlarıma falan anahtarlık, ne bileyim stres çarkı yapıp veriyorum. Çoğunu kendim yapıyorum mesela. Şunu kendim yaptım. Bunu da kendim yaptım. Bunu bilgisayar aracılığıyla çizimlerini çizdikten sonra programla yazıp bir karta yüklüyorum. Bunun okuyacağı bir şekle getiriyorum. O da kendisi yapıyor. Şuan sizin görebilmeniz için ufak bir şey yaptım. Kalibrasyon küpü diye geçiyor. Normalde daha farklı zamanlarda mesela şunu yapması 5-6 saat sürdüğü için o yüzden ufak bir şey yaptım ben size görebilmeniz açısından. 15-20 dakikalık bir şey yaptım” diye konuştu.

    Anne Özlem Yeşil, “Oğlumla gurur duyuyorum. İlk başta, ilkokul 3’te kuluçka makinesi yapmaya başladı. Onu yaptı. Bir arkadaşımıza hediye ettik onu. Sonra yavaş yavaş araba yapmaya başladı. İlk önce bir eski motor aldı. Motoru yapmaya başladığı an babası kimse inanmadı oğluma. Benden destekle başladık. Bir motor aldık. Onu sonra evde bir şeyler yaptı. Demirlerini falan kendi yaptı. Bir yerlerden malzemeleri buldu. Hurdacıdan. Arabayı oluşturdu. Taşova ufak yerdeyiz. Yani nereye gideceğimiz nereden destek alacağımızı bilmediğimiz için hiçbir yere başvurmadık. Kendi çabalarımızla, siz görmüşsünüz gelmişsiniz ilgilendiniz. Bir şeyler yapmaya çalışıyor. Oğluma güveniyorum. Oğlumla gurur duyuyorum. İnşallah en güzel şeylere ulaşmasını istiyorum. 2 sene oldu, 2 sefer TÜBİTAK’a gönderdik. Okul aracılığıyla. Ama kabul edilmedi. Yani kabul edilmeyince de güvencimiz geçti gibi hiçbir yere başvurmadık. İlham gelmesi gerektiğini söylüyor. İlham geldiği zaman sabahlara kadar uğraşıyor. Hiçbir şeyle uğraşmadan. Hatta gözleri bozuldu, bakmaktan pür dikkat. Samsun’a doktora götürdüm. Gözlerini dinlendir falan dedi işte. Ama ilham gelmediği zaman hiçbir şey yapmıyor. Aniden ben bunu yapmam gerekiyor diyor başlıyor. Aniden yapması gerekiyor. Başta kimse güvenmedi. Başta babası. Git boş işlerle uğraşma böyle şeyler yapamazsın dedi. Bıraktırdılar çocuğa. Ama ben oğlum dedim yapabilirsin. 50 TL ile başladık. İşte ondan sonra motor yapmaya başladı. Sonra herkes yavaş yavaş yaparsın aferin sana demeye başladılar. Ama ilk başta yapamazsın, çocuğu çok ağlattılar. Yapamazsın bırak bunlarla uğraşma falan dediler. Boş işler dediler. Şimdi petrole falan gidiyor, herkes geliyormuş fotoğraf falan çektirmeye. Herkes gurur duyuyormuş oğlumla. Bende oğlumla çok gurur duyuyorum. Kapalı alanlarda sürüyor. Ana yola falan çıkmıyor. Oğlum dersleri çokta iyi falan değil. Orta karar. Ama bu makineyle olan, bunlarla ilgili işleri, kitaplar özveriyle okuyor. Yani küçük yerdeyiz diye hiçbir yere çıkamıyoruz. Nereye gideceğimizi bilmiyoruz. Eşim oto tamircisi. Çokta maddiyatımız el vermiyor başka yerlere gitmeye. Kendi imkanlarımızla olduğu kadar yapmaya çalışıyoruz. Büyüklerimizden destek istiyoruz. Böyle insanların yani harcanmasını istemiyorum. Güzel yerlere, makine mühendisliği inşallah çocuğum olsun istiyorum. Çocuğuma güveniyorum” şeklinde konuştu.

  • CAMCI; “AKADEMİK YÖNÜ İLE BİRLİKTE BİZ ÖĞRENCİLERİ NEREYE GÖTÜRÜYORUZ?”

    CAMCI; “AKADEMİK YÖNÜ İLE BİRLİKTE BİZ ÖĞRENCİLERİ NEREYE GÖTÜRÜYORUZ?”

    Eğitim-Bir-Sen Amasya Şube Başkanı Kerem Camcı; “Milli Eğitim Danışma Kurulu toplantısına katılarak bizim hedefimiz akademik çalışmalarla birlikte nitelikli gençler yetiştirmek olmalıdır.” dedi.
    Camcı konuşmasına şöyle devam etti: Eğitim; öğrencilerimizi ve gençliği geleceğe hazırlamak onları iyi bir insan olarak topluma kazandırmak demektir
    Genel anlamda eğitim politikaları belirlenirken önceliğimiz nedir?
    Akademik yönü ile birlikte biz öğrencileri gençliği nereye götürüyoruz? Eğitimde hedeflediğimiz nedir diyerek olaya baktığımız zaman; eğitim politikaları ve uygulamalarının birbiriyle çeliştiğini hatta dönem dönem birbirini etkisiz hale getirdiğini görmekteyiz.
    Şöyle ki, biz öğrencileri sınav stresinden uzaklaştıralım diye politikalar üretirken bir de bakıyoruz ki sınavlar tam manası ile öğrencilerin kâbusu haline gelmiştir
    Çünkü sınav baskı unsuru olmasın diye sistem kurgulanırken tezatlık teşkil edecek şekilde sınav sonuçlarını açıklamıştır Burada bunlara karşı olduğumuz için değil buradaki tezatlık durumunu ortaya konulan sistem ile uygulamaların birbiriyle çeliştiğini dikkat çekmek istedim
    Bu LGS formatı ile birlikte biz dedik ki bakanlık dedi ki, bundan sonraki dönemlerde Sınav kaygısı azalacak ve daha az sayıda öğrenci sınavlara girecek dediği halde bu sene geçen seneden 60.000 daha fazla öğrenci LGS sınavına girmiştir
    LGS sıralamaları ile birlikte Milli Eğitim müdürümüz sonuçları çeşitli yönleri ile ifade etti ama Amasya’nın geçen sene 17. bu sene 41. sırada olması ile ilgili bir iki hususu ifade etmek isterim
    Gerçi sıralamaya çok takılmıyorum ama yine de elimizdeki bu verileri etkileyen tetikleyen sebepler vardır bunlara bakılması bunların irdelenmesi gerekir diye düşünüyorum
    Biz dönem içinde eğitim öğretim başlangıcı ile beraber her sene bir ders kitabı-kaynak kitabı tartışması yaşıyoruz
    Tüm öğrenci öğretmen veli ve eğitim çalışanları ile birlikte bunun yıl içerisindeki seyrine baktığımız zaman inceleme ve soruşturmalarla birlikte öğretmenlerimizin çok hırpaladığını düşünüyorum
    Kaynak kitap taraftarı değilim yanlış anlaşılmasın benim bu konu ile ilgili çözümüm her zaman için şudur. Bakanlık ders kitapları için ciddi manada kaynak ayrımı ve aktarımı yapmaktadır bu kaynakla birlikte ders kitabı – kaynak kitabı sorununun rahatlıkla çözülebileceğini düşünüyorum
    Bu sorunla birlikte eğitim öğretim ortamlarının huzuru bozulmaktadır ve bu da verimsizliğe yol açmaktadır, zaman zaman da yansıması bir olumsuzluk olarak karşımıza çıkabiliyor
    Ayrıca yine Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde şube müdürleri, okul müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri nezdinde bir koordinasyon eksikliği görülmektedir
    Genel anlamda böyle bir koordinasyon eksikliğinin de bir verimsizliğe dönüştüğünü dışarıdan bir gözle görebilmekteyiz
    Bunlarla ilgili yapılması gerekenlerde olacaktır elbette
    Çünkü iletişim ve koordinasyonun tam sağlanmış olması işin ahengini ve kıvamını sağlayacaktır Bu da bir şekilde verimlilik olarak karşımıza çıkacaktır
    Bizim değerlendirme kriterlerimiz sadece listede şu sıra bu sıra değil bu işleyiş ile birlikte bu ahenk ve kıvamın ve motivasyonun biz nereye götürdüğünü görmemiz gerekmektedir
    Bu LGS formatıyla öğrencilerimiz ve velilerimiz okullara yerleşme düşüncesi kaygısı taşıdığı için bir nevi kapıyı arkadan dolanarak yani adres değişikliği yoluna giderek bir şekilde istediği okula yerleşme çabası içerisinde olmaktadırlar ki bugün adres değişikliği yapmakta çok kolay bir hale gelmiştir
    Yani söylemek istediğimiz eğitim politikaları ve uygulamalar noktasında ve bunun koordinasyonu noktasında ha tam ahenk ve kıvamın olmayışı bizi geleceği hazırlama noktasında sıkıntılı bir döneme götürmektedir
    Çünkü bugün hem tarihi, hem kültürel, hem de inanış yönüyle olaya baktığımız da zihni değişimleri de ele aldığımız zaman bir nesli heba etmek üzereyiz
    Sanki biz eğitimde farklı şekilde bir şekilcilikle birlikte iş yapıyor görünmekten ibaret bir noktaya geldik
    Bazı uygulamalar bizi zorlayabilir ama bizler için gerçekçi olup öğrencileri gerçek temeller üzerine yetiştirecek bir planlı bir yol olması gerekmektedir
    Eğitim öğretimle ilgili bir takvim değişikliğine gidiyoruz Bizim bir 15 tatilimiz vardı, bir de Mart ve Kasım aylarına tatil geldi. Bu tatil olayının tabanda tartışılmadan toplumda bir karşılığı var mıdır yok mudur Bu olaya öğrenciler veliler nasıl bakar bu dönemler verimli geçer mi? Doğrusu bu konuda tereddütlerimiz vardır.
    Umarım ki bu tereddütler olumsuzluk olarak karşımıza çıkmaz
    Öbür taraftan müfredatı değiştiriyoruz. Fizik kimya biyoloji derslerini ayrı ayrı bölümden tek bir kategori haline getiriyoruz. Ders saatleri aynı, içerik muhtemel aynı tam detayları yansımadı ama böyle bir tablo ile birlikte de iş yapıyor görünmek bununla birlikte de bir şekilciliğe onunla birlikte de fotoğraf vermeye işi götürüyoruz gibi bir kaygıyı ifade etmek isterim
    Bunları da çok önemli buluyorum Çünkü bu gençleri, öğrencileri iyi bir insan yetiştirmek noktasında heba ettiğimiz zamanda bunun vebali hepimizin üzerinedir diye düşünüyorum
    Öğrencileri ve gençliği yetiştirme konusunu Milli Eğitim politikalarından ve uygulamalarından bağımsız bir şekilde değerlendiremeyiz.” diye konuştu.

  • VALİ VAROL’DAN MİNİK KIZA SÜRPRİZ

    VALİ VAROL’DAN MİNİK KIZA SÜRPRİZ

    Amasya genelinde yürütülen sosyal içerikli çalışmalarıyla vatandaşlarımızla gönül köprüleri kuran Vali Dr. Osman Varol, makamında ağırladığı 5. sınıf öğrencisi olan ve aynı zamanda böbrek hastalığı bulunan Beyza Aydoğdu’ya doğum günü kutlaması tertip ettirerek güzel bir sürpriz yaptı.
    Kesilen doğum günü pastasından sonra Beyza kızımızın yeni yaşını tebrik eden Vali Varol kendisine sağlıklı ve güzel bir ömür diledi. Beyza kızımızla ve annesiyle sohbet ederek derslerini ve okuldaki durumunu öğrenen Varol, kendilerini ağırlamaktan dolayı çok memnun olduğunu belirtti.
    Beyza’nın doğum gününde böyle güzel bir sürpriz yaptığından ve misafirperverliğinden dolayı Vali Varol’a şükranlarını sundular.

  • VALİ VAROL’DAN MİNİK KIZA SÜRPRİZ

    VALİ VAROL’DAN MİNİK KIZA SÜRPRİZ

    Amasya genelinde yürütülen sosyal içerikli çalışmalarıyla vatandaşlarımızla gönül köprüleri kuran Vali Dr. Osman Varol, makamında ağırladığı 5. sınıf öğrencisi olan ve aynı zamanda böbrek hastalığı bulunan Beyza Aydoğdu’ya doğum günü kutlaması tertip ettirerek güzel bir sürpriz yaptı.
    Kesilen doğum günü pastasından sonra Beyza kızımızın yeni yaşını tebrik eden Vali Varol kendisine sağlıklı ve güzel bir ömür diledi. Beyza kızımızla ve annesiyle sohbet ederek derslerini ve okuldaki durumunu öğrenen Varol, kendilerini ağırlamaktan dolayı çok memnun olduğunu belirtti.
    Beyza’nın doğum gününde böyle güzel bir sürpriz yaptığından ve misafirperverliğinden dolayı Vali Varol’a şükranlarını sundular.

  • ÇİLEZ, TBMM’DE YASALAŞAN TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRDİ

    ÇİLEZ, TBMM’DE YASALAŞAN TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRDİ

    AK Parti Amasya Milletvekili, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Hasan Çilez, TBMM Genel Kurulunda görüşülmekte olan 90 Sıra Sayılı Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında görüşlerini açıkladı.

    Meclis kürsüsünde milletvekillerine hitap eden, “Afrin’de şehit olan Uzm. Onb. Mikail Candan kardeşimizin Rabbim şahadetini kabul etsin, milletimizin başı sağ olsun. Görevi başında şehit olan öğretmenlerimizi sağlık görevlilerimizi ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum diyerek konuşmasına başlayan Hasan Çilez değişiklik yapılacak olan kanunlar ve kanun hükmünde kararnameler hakkında yaptığı açıklamada, “Mevcut teklifin görüşmeleri sona erdi. Teklifin yasalaşması ile birlikte milli eğitim hizmetlerinin çağın gereklerine uygun, daha yüksek standartta, daha etkin ve kaliteli olabilmesi için çeşitli düzenlemeler yapılmış olacaktır. Yine bu çerçevede yetki ve sorumluluklar tanımlanarak, uygulama birliği tesis edilmiş ve kamu kaynaklarının kullanımında etkinlik sağlanmış olacaktır. Bu teklifle birlikte; 66 ay olan okula başlama yaşı 69 aya çıkarılmıştır. Milletlerarası okulların açılması ve ruhsatlandırılması ile eğitim öğretim takvimleri ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Milli eğitim ve sağlık bakanlığı ile diyanet işleri başkanlığında görev yapan personel için kadroya geçme sürecindeki zorunlu hizmet süresinin 6 yıldan 4 yıla düşürülmesi sağlanmıştır. Milli eğitim bakanlığı yetki ve uhdesinde olan yükseköğrenim yurtlarındaki hizmetlerin bu alandaki tecrübeleri sebebiyle gençlik ve spor bakanlığına devredilmesi sağlanmış, çıraklık eğitimi ile ilgili düzenlemeler yapılarak eğitim istihdam arasındaki bağlantı güçlendirilmiştir. Bu bağlamda mesleki eğitim merkezlerinin OSB yönetimlerince ve özel sektör tarafından açılabilmesi sağlanmıştır. Böylece nitelikli işgücü ihtiyacının üretim sektörüne düzenli arz edilmesinin önü açılmıştır. Meslek liselerinin üretim sektörüyle uyumlu hale gelebilmesi kalifiye personel ihtiyacını giderecek ve işçi verimliliğini yükseltecektir. Bu ilişkinin güçlenmesi için gerekli istihdam ve teşvik politikalarına da ihtiyaç olduğu aşikârdır. Yüksek teknoloji ihraç edebilmemiz için yani yükte hafif pahada ağır ürün ihracı için eğitim seviyemiz yükseltilerek iş dünyamızla birlikte çalışabilir hale getirilmesi gerekmektedir. Ak parti iktidara geldiği 2002 yılından sonra her yıl en büyük bütçeyi milli eğitim alanına ayırmıştır. Bu sayede milli eğitim alt yapımız çok güçlenmiş, okullarımızın işlevselliği ve kalitesi yükselmiştir. Bugün eğitimde yapılan okulları ve altyapıyı tamamlamayı küçümsemek güneşi balçıkla sıvamaktır. Bu yatırımları küçümseyenlere geçmişin 45-50 kişilik sınıflarını hatırlatmak gerekir. 27 öğrenciye 1 öğretmen düşerken bu sayı 17 öğrenciye 1 öğretmen olacak şekilde öğretmen sayımız artırılmıştır. Ders kitapları ücretsiz dağıtılmış bütün yavrularımızın okula gitmesi sağlanmıştır. Okul öncesi eğitimden üniversiteye kadar her kademe vatandaşımız açısından daha ulaşılabilir olmuştur. Tüm milli eğitimdeki öğrenci sayımız ve 18 milyonu yükseköğrenim gören öğrenci sayımız 7,5 milyonu bulmuş toplam 25,5 milyon öğrenci sınırına gelinmiştir. Dünyada 143 ülkenin nüfusunda fazla öğrencimiz vardır. Önceki dönemlerde çoğunlukla eğitimli ve zengin insanların çocukları üniversite tahsili yapabilirken, bugün üniversiteler her ilde açılarak yaygınlaşmış ve ulaşılabilir olmuştur. Maalesef yaygınlaşan yükseköğrenim imkânı da bazı çevrelerce sulandırılmaya çalışılmaktadır. Eğitim ideolojik çatışma alanı değildir. Milli ve bekamızı ilgilendiren en önemli meselelerin başındadır. Asıl olan okullarımızın ilim ve irfan yuvaları olarak hizmet vermeleridir. Yavrularımızın hayata atılmadan önce bilgi ve beceriyle, ilim ve irfan ile geçmişini bilerek geleceğe köprü atabilecek kabiliyetlerle donatılması gerekmektedir. Kendisine, ana babasına, ailesine, vatanına, milletine ve insanlığa hayrı olacak, ben değil biz diyebilen bireyler yetiştirmek ana amacımız olmalıdır. Terbiyenin talim kadar önemli olduğu bir sistem kurmamız geleceğimiz açısından son derece önemlidir. Uluslararası arenada rekabet edebilecek, bilgi, beceri, lisan ve özgüvene sahip bir nesil yetiştirmemiz gerekmektedir. Yine ak parti iktidarları döneminde öğretmenlerimizin yaşam standartları ve ekonomik durumları oldukça yükselmiştir. Milli eğitim bakanlığımızın 93 bin öğretmen açığı tespitini Sayıştay raporuna atfen 153 bin öğretmen açığı vardır şeklinde değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Eğitim politikalarını, hedeflerini ve amaçlarını belirleyen kurum milli eğitim bakanlığıdır. Öğretmen ihtiyacı da bu politikalar sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu alan siyasi getirim alanı olmamalıdır. Sayın başkan, değerli milletvekilleri, kanun teklifimizin, ülkemize ve milli eğitim camiamıza hayırlı olması dileklerimle lehte oy kullanacağımı belirtiyor gazi meclisimizi ve aziz milletimizi saygı ve hürmetle selamlıyorum”  ifadelerini kullandı.

  • ÜNİVERSİTELİLERİN GEÇMİŞE YOLCULUĞU

    ÜNİVERSİTELİLERİN GEÇMİŞE YOLCULUĞU

    Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesinde verilen Türk Eğitim Tarihi dersini alan öğrenciler Amasya Eğitim Tarihi Müzesine bir ziyaret gerçekleştirdiler.
    Gezide öğrencilere eşlik eden ders koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Kılınç gezinin önemini şu cümlelerle açıkladı:
    ”Dünya Eğitim sistemi içerisinde okul ve müze iş birliğine çok önem verilmektedir. Çünkü müzeler toplum kimliğinin oluşmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda hem Türk kimliği oluşturulmasında hem de Türk Eğitim Tarihi dersinde anlatılan unsurların somutlaştırılmasında Eğitim Tarihi Müzelerinin etkili olacağı düşünülerek eğitim tarihi müzesi ziyareti gerçekleştirilmiştir. Müze ziyaretlerinde öğrenmenin kalıcılığı, öğrenen kişiye deneyim yoluyla sağlanmaktadır. Bu noktada müze eğitiminin başlangıcı 1793 yılında Paris’teki Louvre’da açılan sergidir. Müze: Halka açık insana ve yaşadığı çevreye dair tanıklık eden malzemelerle araştırma yapan, toplayan, koruyan, bilgi paylaşan ve eğitim ve diğer amaçlarla sergileyen kâr amacı gütmeyen bir kurumdur. Müzeler; milli kültür ve eğitim, insanlığın gelişimi, geçmişi tanımak, güzel sanatlar, tarih yazmak, pedagojik gaye açısından önemlidir. Türk Eğitim Tarihi Dersinde müze ziyareti derse olan ilgiyi artırdığı gibi müzelerinde tanınıp ilgi görmesine yardımcı olmuştur. Bununla berber müzelere dayalı eğitim ve öğretim diğer geleneksel sınıf içi eğitime göre daha kalıcı olmaktadır.
    Türk Eğitim Tarihi gibi önemli bir dersin eğitiminde; müze eğitimi alanında pedagojik teori ve uygulanabilecek pratik uygulamalar çok yeterli değildir. Türk Eğitim Tarihi dersi kazanımlarını edinmede eğitimindeki bu eksikliğin giderilmesinde, kendi kültürümüze ait kaynaklar ve örneklerin kullanımı Türk Eğitim Tarihi dersinin öğretilmesinde oldukça önemli bir rol oynayabilir. Türkiye’de son yıllarda öğretmen yetiştirme üzerine yeniden ayrı bir önem verilmeye başlanmıştır. Bu bağlamda kendi kültürüne bağlı modern öğretmen yetiştirme düşüncesinde ülkemizde 81 ilde eğitim müzelerinin açılması bu alanda yapılan çalışmalardan sadece bir tanesidir. Ayrıca bu almaçlar doğrultusunda Başkent’te sadece öğretmen tarihi ile ilgili bir de müze
    açılması planlanmaktadır. Genel anlamda müzeler öğrencileri daha etkin kılmada önemli bir fırsattır. Öğrenciler müzelerde somut belgelerle buluşarak Türk Eğitim Tarihi dersi kazanımlarını daha iyi edinmekteler ve eğlenceli zaman geçirmektedirler.
    Türkiye’de Eğitim Tarihi Müzeleri açılması kapsamında Amasya Eğitim Tarihi Müzesi ziyareti gerçekleşmiştir. Ziyaretten sınıf ortamında farkına varılamayan öğrenci yetenek ve becerilerinin de açığa çıkarılması hedeflenmiştir. Öğrenciler ziyaret sırasında bir taraftan eğlenerek güzel vakit geçirirken diğer taraftan Türk Eğitim Tarihi dersi içerik ve kazanımlarını elde etmişlerdir. Ayrıca Müze ziyaretinin ders hedeflerini edinimleriyle beraber öğrencilere; maddi ve manevi kültürel değerlerin farkına varmalarını sağlayarak bu eserleri koruyan ve geliştiren bireyler olmasında katkı sağlaması hedeflenmiştir. Müze ziyareti esnasında; geçmiş yıllara ait ders kitapları, eğitim materyalleri, tarihi doküman, yayın, kitap, dergi, rehber, broşür, katalog ve fotoğrafları incelenmiştir. Bu gezide öğrencilerin bugün ve geçmişi arasında nesneler ile bağlantı kurarak mazisini daha iyi öğrenmesiyle beraber öğrencilerin gözlem, hayal gücü, mantık ve beğeni duygularının da geliştirilmesi hedeflenmiştir.”
    Sınıf öğretmenliği son sınıf öğrencilerinden Hüseyin Pelit adlı öğrenci de geziden duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: “Müze gezisinde geçmişten günümüze kullanılan eğitim araçlarını görmemiz, derste işlediğimiz konularla ilgili belgeleri görmemiz konuyu daha iyi anlamamızda etkili oldu. Derste anlatılan konuyla ilgili somut belgeleri, araç gereçleri gözlemlemek hem benim açımdan hem de arkadaşlarım açısından konunun daha iyi anlaşılmasını sağladı. Konunun anlaşılmasının yanında eğlenceli vakit geçirdik. Bu müze gezisini düzenlediği için Mustafa Hocamıza teşekkür ederiz.”
    Zeynep Nisa Küçük ise müze gezisinin önemini şu sözlerle dile getirdi: “Yaptığımız müze gezisiyle teorik olarak gördüğümüz konuları hem somutlaştırma hem de eğlenerek öğrenme fırsatı bulduk. Ayrıca yaptığımız geziyle hocamız bizlerde farkındalık oluşturarak kalıcı öğrenmemize katkı sağladı.”
    Geziyle ilgili görüşlerini Türkçe son sınıf öğrencilerinden Yaren Azak’ta şu şekilde ifade etti: ”Türk Eğitim Tarihi dersinde yapmış olduğumuz müze gezisinde dersimize ait canlı örnekler gördük.
    Dersi sınıf ortamı dışında farklı bir ortamda işlememiz çağdaş eğitime bir örnek oldu. Geçmişe ait örnekleri günümüzle ilişkilendirerek güzel bir sentez oluşturduk. Kıymetli hocamızı orada yer alan örnekleri baz alarak günümüzle ilgili örnekler vermesi verilen bilgilerin kalıcılığını sağladı. Eğitim öğretim faaliyetlerinde yapılan bu tür uygulamaların ders niteliğini artırmanın yanında ders ortamının eğlenceli hale getirdiğine de şahit olduk.” diye konuştu.

  • MODA TASARIM SERGİSİ

    MODA TASARIM SERGİSİ

    2018-2019 eğitim öğretim yılında açılan Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Tasarım Bölümü Moda Tasarımı Programı öğrencileri bir yıllık emeklerini düzenledikleri bir sergi ile görücüye çıkardılar. Moda Tasarımı öğrencilerinin aldıkları dersler kapsamında hazırladıkları çizimler, drapaj tekniğini kullanarak yaptıkları modeller, çevreci bez çanta örnekleri gibi ürünler Teknoloji Fakültesi fuaye alanında sergilendi. Sergiyi Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Kemal Polat, İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. İlker Kösterelioğlu, Genel Sekreter Yardımcımız Çetin Alpaslan da ziyaret etti.

  • TOPLUMA HİZMET ÇOCUĞA HİZMETLE BAŞLAR

    TOPLUMA HİZMET ÇOCUĞA HİZMETLE BAŞLAR

    Amasya Üniversitesi’nin ‘Topluma Hizmet Çocuğa Hizmetle Başlar’ sloganıyla düzenlenen şenlik renkli görüntülere sahne oldu. Eğitim Fakültesi yeşil alanında düzenlenen şenliğe Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Orbay, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kandemir, Amasya Milli Eğitim Müdürü İlker Kösterelioğlu, Topluma Hizmet Dersi Akademik Danışmanı Öğretim Görevlisi Tuncay Demirtaş, akademik ve idari personelimiz, öğrenciler, çocuklar ve aileleri katıldı.
    Şenliği düzenleyen öğrenciler amaçlarının okul öncesi öğrencilerini sanatla, edebiyatla, dans ve müzikle, bilim ve doğa ile buluşturarak hem eğlenirken hem de öğretmek olduğunu söylediler. Gençler bu amaçları doğrultusunda hazırladıkları oyun etkinlikleri ve görselleri okul öncesi çocuklarıyla birlikte uyguladılar. Okul öncesi çocuklarının düzeyine uygun şarkılarla hep birlikte dans ettiler. Ayrıca şenlik kapsamında miniklerin ilgiyle izlediği bir de tiyatro oyunu sahnelendi.