Etiket: demokratik

  • Taşova Belediye Başkanı Öztürk’ün Avukatlar günü mesajı

    Taşova Belediye Başkanı Öztürk’ün Avukatlar günü mesajı

    İstanbul Barosu’nun 80 yıl önce 5 Nisan 1878 de toplanıp genel kurul yapmış olduğu anlaşılmış ve 5 Nisan Avukatlar Günü ilan edilmiştir. Birey hak ve özgürlüklerinin savunulmasında, hakların korunmasında, hukukun üstünlüğünün var olmasında çaba gösteren avukatlar için Taşova Belediye Başkanı Bayram Öztürk 5 Nisan avukatlar gününe yayımladığı mesajda şu sözleri söyledi; “Birey hak ve özgürlüklerinin savunulmasında, hakların korunmasında, hukukun üstünlüğünün var olmasında yılmadan çaba gösteren avukatlarımız demokratik, laik, sosyal ve hukuk devletinin devamının güvencesidir. Bu hususta avukatlarımız, vatandaş-devlet ilişkilerinin çağdaş çerçevede yürümesi açısından önemli bir görev üstlenmektedirler. Hukuk devletinin olmazsa olmazı ve savunma mesleğinin temsilcileri olan Avukatlarımızın 5 Nisan Avukatlar Gününü kutlarım.’’ Diyerek sözlerine son verdi.

  • AK Parti merkez ilçe başkanı Galip Uzun’un avukatlar günü mesajı

    AK Parti merkez ilçe başkanı Galip Uzun’un avukatlar günü mesajı

    Amasya merkez Adalet ve Kalkınma Partisi ilçe başkanı Galip uzun avukatlar günü için yayımladığı mesajda; ‘’Toplumların huzurlu ve güvenli bir ortamda hayatlarını sürdürmelerinin temel şartlarından birisi de, adaletin sağlanmasıdır. Demokratik hukuk devletinin ön koşulu olan “iddia, savunma ve karardan oluşan üç temel unsur üzerine kurulu yargının, temel ve vazgeçilmez unsurlarından biri olan savunma olmadan yargı bağımsızlığından söz edilemez. Hak arama özgürlüğünün öngördüğü savunma hakkı hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmazlarındandır. Hukuk devleti kavramı içindeki adalet ve demokratik laik sistemin temel taşlarından olan yargı ile savunma hakkının uygulayıcısı avukatlık birbirine bağlı müesseselerdir. Bireyleri hakları konusunda bilgilendiren, yönlendiren, haklarının korunması ve kullanılmasında onlara yardımcı olan avukatlar, hukuksal ilişkilerin yürütülmesinde, kamu vicdanının ve adaletin yerine getirilmesinde önemli bir görev üstlenerek, adalete duyulan güveni artırmaktadır. “Adalet Mülkün Temelidir” sözünden hareketle, adaletin tecellisinde çok önemli ve ağır bir mesuliyet üstlenen Meslektaşlarımın Avukatlar Gününü kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.’’ İfadelerini kullandı

  • Bakan Bilgin 3600 ek gösterge için tarih verdi

    Bakan Bilgin 3600 ek gösterge için tarih verdi

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’den milyonlarca memuru heyacanlandıracak açıklama geldi. Çalışmaların son aşamaya geldiğini belirten Bakan Bilgin, “Ümidimiz mayıs ayında çalışmayı tamamlamak ve Meclis’e intikal ettirmek” dedi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Memur-Sen Genel Merkezi’nde düzenlenen “4688 Sayılı Kanun ve 10. Yılında Toplu Sözleşme Kongresi”nin açılışında konuştu. Bakan Bilgin, kamudaki memur, işçi ve emeklilere temmuz ayında enflasyon farkı vermek için düzenlemelerin yapılacağını söyledi. Ayrıca Bilgin, 3600 ek göstergenin mayıs ayında Meclis’e getirilebileceğini de belirtti.

    Türkiye’ye dışarıdan müdahalenin bir aracıdır

    Türkiye pandeminin en kötü şartlarında çarklarının durmadığı bir ülke oldu. AB, ABD’deki enflasyon Türkiye’ye de olumsuz etkilerini yansıtıyor ama onlardaki enflasyon üretimlerin durmasından kaynaklanıyor. Bunları birlikte değerlendirmek lazım. Batıyla mukayese edildiğinde batıyı nasıl etkilediğini görmeye başladığımızda ABD dünyanın en zengin ülkesi, tarihinde görülmemiş enflasyon krizi yaşıyor. Almanya 4 trilyon 200 milyar dolarlık bir ekonomi. Enflasyonla mücadele birinci önceliğimiz. Toplu sözleşme için bunu konuşmak oldukça anlamlı. Türkiye’nin üç temel meselesi vardır. Bağımsızlık mücadelesini başaran Türkiye, cumhuriyeti kurmuştur. Birincisi modernleşmek. Diğeri demokratikleşme, diğeri sosyalleşme. Türkiye demokrasisi ne kadar ileri taşınsa o kadar sorun çözme kabiliyeti artar. Pandeminin dünyada yarattığı krizlerin altında Türkiye kalmamışsa bunda demokratikleşmenin rolünü görmemiz lazım. Unutmayalım ki darbeler sadece içeride bu militarist ideolojinin cuntacı askerlerin ya da anti demokratik bürokratik unsurların müdahalesi değildir. Türkiye’ye dışarıdan müdahalenin bir aracıdır.

     

    “Türkiye pandemiden sonra en hızlı büyüyen iki ülkeden biri”

    Ekonomik gelişme ekonomik kalkınmayla ilgili bir mesele. Türkiye pandemiden sonra dünyada en hızlı büyüyen iki ülkeden birisi oldu. Büyüme topluma yansımıyor diyenler var. Bu cehaletle ilgili tarafı. Büyüme bir önceki yıla göre toplam mal ve hizmetteki artışı gösterir. Bu süreklilik gösterirse refah artıyor. Ekonomik kalkınma büyüme tek başına yeterli olan şeyler değildir. Sosyal politikalarla zenginleştirmeliyiz. Sendikal mücadele demokratikleşme ve sosyal dengelerin inşa edilmesine katkı yapan kurumlardır. Sendikal hayatın güçlenmesine her şeyden önce biz siyasetçilerin, aydınların, akademisyenlerin, bütün kesimlerin ihtiyacı vardır.

    “3600 ek göstergede çalışmalar son aşamaya geldi”

    Toplu sözleşme mekanizmalarımız devam ediyor. Orada bizi koruyan, çalışanları koruyan aktüel gelişmeler karşısında direnç gösteren madde var. Enflasyon farkının verilmesi. Ocak ayının başında sadece enflasyon farkı vermedik, ona bir de yüzde 3 civarında sosyal denge farkı verdik. Temmuz enflasyonunda da çalışanlarımıza yapılan yeni düzenleme ile yeniden ele alacağız. 3600 ek gösterge meselesinde çalışmamız son aşamasına geldi. Ümidimiz mayıs ayında çalışmayı tamamlamak ve Meclis’e intikal ettirmek. Türkiye Cumhuriyeti sosyal devlettir. Sözleşmeli personel statüsü var. Bir şekilde isteğe bağlı olarak düzenlemek istiyoruz. Türkiye modernleşmesini başka bir anlamda gerçekleştirmek üzeredir. Başkanlık sistemi çok önemli bir siyasal projedir. Bunun gerçekleşmesi çok önemlidir. Anayasa’nın değişmesi gerekmektedir. Çalışanların hukukunu daha iyi koruyan kapsamlı bir değişime ihtiyaç var.”

  • Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları’nın Basın Açıklaması

    Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları’nın Basın Açıklaması

    Cumhuriyet Halk Partisi kadın kollarının 81 ilde eş zamanlı yaptığı basın açıklamasında şunlara değinilmiştir; ‘’Türkiye kadınların seçme ve seçilme hakkını kazanmasının ilk adımı 3 Nisan 1930 yılında atılmıştır. 92 yıl önce bugün, Belediye Kanunu’nu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmiş ve kadınlar yerel yönetimlerde seçme ve seçilme hakkını elde etmiştir. Bir kez daha ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve eşitlik mücadelesine omuz verenleri saygıyla ve minnetle anıyoruz. Cumhuriyet, aslında bir kadın devrimidir. Kadın ve Cumhuriyet birbirini tamamlayan bir bütündür. Ülkemizin kurucusu ve kurtarıcısı Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni kadın erkek bir arada kurduğumuzu vurgulamış ve şöyle demiştir: “Dünyada hiçbir milletin kadını ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar gayret gösterdim diyemez.” Partimizin ilk kadın üyesi ve Atatürk’ün manevi kızı olan Afet İnan, örnek bir siyasi profil olmuştur. Çok iyi bir eğitim almış ve yaptığı konuşmalarda, kadının seçme ve seçilme hakkını savunmuştur. Milli hâkimiyetin, cinsiyet farkı gözetmeksizin tüm millete ait olduğunu vurgulamıştır. Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı; 3 Nisan 1930’da, Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Kılıçkaya beldesinden seçilen Sadiye Hanım idi. 26 Ekim 1933 tarihinde ise kadınlar, köy ihtiyar heyetlerinde ve muhtarlıklarda seçme ve seçilme hakkını kazandı. Aydın’ın Çine ilçesine bağlı Demirdere köyünde, yaklaşık 500 oy alarak seçimi kazanan Gül Esin, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın muhtarı oldu. Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak; hepimizi özgürleştiren laiklik ilkesine sımsıkı sarılıyoruz. Eşitlik mücadelesini kadın-erkek bir arada veriyoruz. Bu eşitsiz sistemi değiştirmek için Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk imzacısı olduğu ve kadınların siyasette eşit temsil edileceği kanun teklifimizi Meclis’e sunduk. Bu teklifle hem genel hem de yerel seçimlerde fermuar sistemiyle yüzde 50-50 temsili yasal güvence altına almak istedik. Ülkemizde, her 10 kadından 4’ü hayatında en az bir kez erkek şiddetine maruz kalıyor. Bu düzeni değiştirmenin tek yolu eşitlikçi politikalardan geçiyor. Bizler, kadınların eşit temsil edildiği demokratik, laik bir Türkiye’yi yeniden inşa etmeye kararlıyız. Halkın gasp edilmiş egemenlik hakkını tekrar halka iade edeceğiz. kadın haklarının, çocuk haklarının, çevre haklarının tam anlamıyla güvence altına alındığı özgürlükçü bir sistem inşa edeceğiz.’’

  • SOL Kültür’e yapılan saldırı hakkında suç duyurusunda bulunuldu

    SOL Kültür’e yapılan saldırı hakkında suç duyurusunda bulunuldu

    SOL Parti Amasya İl Başkanlığı, SOL Kültür tarafından 27 Mart Pazar günü düzenlenen edebiyat söyleşisine saldıran grup hakkında suç duyurusunda bulundu.

    SOL Parti Amasya İl Başkanı Suat Sancak, “Amasya’da yaşayan halkın can güvenliğinin sağlanması, bu tür saldırıların engellenmesi, saldırganların cezalandırılması görevi olan tüm kurumları görevini yapmaya davet ediyoruz” dedi.

     

    SOL Parti üyeleri geçtiğimiz günlerde yapılan saldırıyı kınamak ve suç duyurusunda bulunmak için Amasya Adliyesi önünde bir araya geldi.

    Adliye önünde açıklama yapan SOL Parti Amasya İl Başkanı Suat Sancak, şunları söyledi:

    “Bilindiği üzere 27 Mart Pazar günü 10:30’da, Amasya Yeşil Ev kafede gençlerle birlikte Sol Kültür Edebiyat Söyleşisi ve kahvaltı yapmak için buluşmuştuk. Etkinliğimizi sonlandırmak üzere iken bulunduğumuz mekânda, kalabalık, Ülkü Ocakları tarafından yönlendirilmiş faşist guruplarca saldırıya uğradık. Arkadaşlarımız arasında yaralananlar oldu. Bu faşist gurup ellerine ne geçerse sandalye, masa, küllükleri üzerimize fırlattılar. Geçmişte de yaşadığımız gibi bu saldırılar düşünceye, sanata, özgür beyinlere, demokrasiye, laikliğe, kendinden olmayan herkese, sola karşı planlı programlı yapılmaktadır. Bu cesareti nerelerden aldıkları ayan beyan ortadadır. Emekçi halk, her gün her şeye yapılan zamlar altında inim inim inlerken, analar babalar çocuklarını okula aç gönderirken ülkeyi siyasi ve ekonomik krize sokan, yönetemeyen iktidar, yönetememe krizini örtmek için her gün suçlu aramaktadır. İktidar üyeleri muhalefetinden marketçisine, sanatçısından gazetecilere kadar herkesi suçlu, sorumlu ilan ederek şiddeti körükleyen konuşmalar yapmaktadır. Yandaş şirketlere maden aramalarla köylünün arazisini veren, yandaşlarını zengin edip iki üç maaş dağıtan bu iktidar, sofradan aç kalkan halkın öfkesiyle yolun sonuna gelmiştir. O nedenle ağa babaları her gün tüm konuşmalarında halkı ayrıştıran kin ve nefret söylemleri ile kendi yandaşlarına açıkça cesaret vermektedirler.

     

    Bu Karanlığa Asla Teslim Olmayacağız

    Saldırıya uğrayan ve yaralanan arkadaşlarımız ve kafe sahibi esnafın şikâyeti ise polis eliyle uzlaştırma altında engellenmeye çalışıldı. Bu saldırıyı gerçekleştiren ve onları korumaya çalışanlar bilsin ki Amasya’nın ve ülkenin her noktasında demokratik haklarımızı sonuna kadar kullanmaya, demokratik mevzilerimizi savunmaya kararlıyız. Memleketimizin üzerine hile ve zorbalıkla çöken bu karanlığa asla teslim olmayacağız. Bu tür baskılara, saldırılara boyun eğmeyeceğiz. Faşist zihniyetin ülkemizi ve halkımızı, geleceğimizi teslim almasına izin vermeyeceğiz. Bizler, eşit, özgür, kardeşçe, bir arada yaşadığımız, gecelerinde aç yatılmayan bir yaşamı, Amasya’yı, ülkeyi kurma mücadelemize devam edeceğiz. Burada savcılığa suç duyurusunda bulunarak şikayetimizi bildirdik. Amasya’da yaşayan halkın can güvenliğinin sağlanması, bu tür saldırıların engellenmesi, saldırganların cezalandırılması görevi olan tüm kurumları görevini yapmaya davet ediyoruz. Saldırganlar cezalandırılıncaya kadar bu olayın takipçisi olacağız.” Dedi.

  • SANCAK; “SANDIKTAN ÇIKAN SONUÇ BAŞARININ GÖZÜKEN YÜZÜDÜR”

    SANCAK; “SANDIKTAN ÇIKAN SONUÇ BAŞARININ GÖZÜKEN YÜZÜDÜR”

    Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak; İstanbul Türkiye Mozaiğinin yansıması olarak, Anadolu insanının bakışı olarak ve oy kullanan İstanbulluların kanaatinin yansıması olarak seçim sonucu olarak sandıktan çıkan başarının gözüken yüzüdür.’’ dedi.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak; ‘’Bu seçim sonucuna etki eden en önemli faktör Anadolu insanının İstanbul seçimlerine müdahale etmesi ve kendisini İstanbul Seçimlerinde özgür iradesi ile ifade etmesidir. Anadolu da illerde, ilçelerde yapılan yerel yönetim seçimlerinde önemli olan faktörler vardır, bu faktörler İstanbul seçimlerinde umutsuzluğu umuda çeviren Anadolu İnsanı ile yok edilmiştir.” dedi.

    Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak açıklamasının devamında; “İl ve İlçelerde yapılan seçimlerde önemli olan faktörler; Belediyeye ait şirketlerde kadrolu veya mevsimlik işçi olarak çalışanlar, Bankamatik haksız maaş alan işsiz partililer, Belediye ye ait Park, Bahçe, Otopark işletmelerini haklı veya haksız elde edenler, Ayakçılar, Parkomatçılar, İmar yolsuzluğu, İmar tadilatları yaparak şehirlerin siluetini bozarak haksız kazanç elde eden Müteahhitler, Parti de görevli olarak bulunup bulundukları yerlerde iş takibi yapanlar, gıda, giyecek, iaşe yardımları alanlar, iktidar nimetlerinden bende faydalanabilirim diye düşünenler, partililerin tehditkâr uyarıları ile oyunu verenler ve bundan medet umanlar, Belediyeye iş yapan müteahhitler ve bunlara bağlı taşeronlar saymakla bitmeyen haksız kazanç elde eden ve bu kazançlarını kaybedeceğini düşünen insanlar etkili oldular ve yerel seçimlerde iktidar partisine AKP ye oy verdiler. Ancak bunlar dahi bıktılar usandılar aslında kendilerine verilenin hakları olduğunu biliyorlardı ancak küçük şehirlerde her kez birbirini tanıdığı için, neler yaptığını bildiği için etki altında kalıyordu.

    Baktılar ki bu böyle gitmeyecek, Korku içinde yaşamak Anadolu insanına ters bir duygu, bu nedenle haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, talana, soyguna, haksız kazançların aslında kendilerinin kazancı olduğuna, ancak haksız kazançmış gibi bu kazancı temin ettiklerini söyleyenlerin çok büyük haksız kazançlar elde ettiğini gören ve buna isyan eden Anadolu insanı İstanbul’a çıkartma yaptı İstanbul yeniden fetih edilmiştir. Anadolu insanı yurduna yapılan, milletine yapılan bu haksızlığa karşı top yekûn isyan etmiştir. İstanbul da yaşayan eş, dost, akraba, arkadaş, iş yaptığı, iş yaptırdığı, dili, dini, ırkı, mezhebi, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel durumu ne olursa olsun hiçbir fark gözetmeksizin, farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak düşünerek bizzat aramış, konuşmuş, rica etmiş gücünü birleştirerek seçimin sonucunu tayin etmiştir. ’dedi.

    Anadolu insanın isyanı, tepkisi AKP Belediyeciliğinedir diyen Sancak; “AKP Belediyeciliği tüm yurtta İstanbul ile birlikte yenilmiştir, yok sayılmıştır, iflas etmiştir, Bunlarla birlikte AKP Yerel yönetimler kadrosunun da zayıf aldığı sınıfta kaldığı, artık yönetemez, güven duyulamaz, şaibeye açık olduğu kanaati ortaya çıkmaktadır.

    İstanbul yeniden fetih edilmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda ilerleyecektir. Cumhuriyetin ilkelerini uygulayacak, geliştirecek, muasır medeniyetler seviyesine, tam bağımsız Türkiye ideali ile ulaşacaktır.

    Tüm insanlarımızı seviyoruz, ülkemizde doğan her çocuğu kendi evladımız olarak, ölen her insanımızı anamız, bacımız, kardeşimiz, babamız, atamız olarak görüyoruz. Şehitlerimizi gönlümüzde, yüreğimizde yaşatıyoruz, gazilerimize saygı duyuyoruz. Oy veren vermeyen, katkı sunan sunmayan, varım ülkemi seviyorum diyen herkese sevgi ve saygılar sunuyoruz. Teşekkür ediyoruz.

    Milletimiz görevini yapmıştır, sadece İstanbul’da değil tüm yurdumuzda değişime uğrayan yerel yönetimlerden ve devam eden yerel yönetimlerden birlik beraberlik, hak, hukuk, adalet, insanları ayrıştırmayan, particilik yapmayan, haksız kazanç sağlamayan, cumhuriyetin değerlerine saygılı ve sahip çıkan, kurucu iradeyi esas alan düşünce kurum ve kuruluşları ile çalışan özgür bağımsız demokratik bir irade, yönetim bekliyoruz. Ne Mutlu Türküm Diyene, Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye.’’ ifadelerini kullandı.