Etiket: demokrasi

  • Bakan Bilgin 3600 ek gösterge için tarih verdi

    Bakan Bilgin 3600 ek gösterge için tarih verdi

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’den milyonlarca memuru heyacanlandıracak açıklama geldi. Çalışmaların son aşamaya geldiğini belirten Bakan Bilgin, “Ümidimiz mayıs ayında çalışmayı tamamlamak ve Meclis’e intikal ettirmek” dedi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Memur-Sen Genel Merkezi’nde düzenlenen “4688 Sayılı Kanun ve 10. Yılında Toplu Sözleşme Kongresi”nin açılışında konuştu. Bakan Bilgin, kamudaki memur, işçi ve emeklilere temmuz ayında enflasyon farkı vermek için düzenlemelerin yapılacağını söyledi. Ayrıca Bilgin, 3600 ek göstergenin mayıs ayında Meclis’e getirilebileceğini de belirtti.

    Türkiye’ye dışarıdan müdahalenin bir aracıdır

    Türkiye pandeminin en kötü şartlarında çarklarının durmadığı bir ülke oldu. AB, ABD’deki enflasyon Türkiye’ye de olumsuz etkilerini yansıtıyor ama onlardaki enflasyon üretimlerin durmasından kaynaklanıyor. Bunları birlikte değerlendirmek lazım. Batıyla mukayese edildiğinde batıyı nasıl etkilediğini görmeye başladığımızda ABD dünyanın en zengin ülkesi, tarihinde görülmemiş enflasyon krizi yaşıyor. Almanya 4 trilyon 200 milyar dolarlık bir ekonomi. Enflasyonla mücadele birinci önceliğimiz. Toplu sözleşme için bunu konuşmak oldukça anlamlı. Türkiye’nin üç temel meselesi vardır. Bağımsızlık mücadelesini başaran Türkiye, cumhuriyeti kurmuştur. Birincisi modernleşmek. Diğeri demokratikleşme, diğeri sosyalleşme. Türkiye demokrasisi ne kadar ileri taşınsa o kadar sorun çözme kabiliyeti artar. Pandeminin dünyada yarattığı krizlerin altında Türkiye kalmamışsa bunda demokratikleşmenin rolünü görmemiz lazım. Unutmayalım ki darbeler sadece içeride bu militarist ideolojinin cuntacı askerlerin ya da anti demokratik bürokratik unsurların müdahalesi değildir. Türkiye’ye dışarıdan müdahalenin bir aracıdır.

     

    “Türkiye pandemiden sonra en hızlı büyüyen iki ülkeden biri”

    Ekonomik gelişme ekonomik kalkınmayla ilgili bir mesele. Türkiye pandemiden sonra dünyada en hızlı büyüyen iki ülkeden birisi oldu. Büyüme topluma yansımıyor diyenler var. Bu cehaletle ilgili tarafı. Büyüme bir önceki yıla göre toplam mal ve hizmetteki artışı gösterir. Bu süreklilik gösterirse refah artıyor. Ekonomik kalkınma büyüme tek başına yeterli olan şeyler değildir. Sosyal politikalarla zenginleştirmeliyiz. Sendikal mücadele demokratikleşme ve sosyal dengelerin inşa edilmesine katkı yapan kurumlardır. Sendikal hayatın güçlenmesine her şeyden önce biz siyasetçilerin, aydınların, akademisyenlerin, bütün kesimlerin ihtiyacı vardır.

    “3600 ek göstergede çalışmalar son aşamaya geldi”

    Toplu sözleşme mekanizmalarımız devam ediyor. Orada bizi koruyan, çalışanları koruyan aktüel gelişmeler karşısında direnç gösteren madde var. Enflasyon farkının verilmesi. Ocak ayının başında sadece enflasyon farkı vermedik, ona bir de yüzde 3 civarında sosyal denge farkı verdik. Temmuz enflasyonunda da çalışanlarımıza yapılan yeni düzenleme ile yeniden ele alacağız. 3600 ek gösterge meselesinde çalışmamız son aşamasına geldi. Ümidimiz mayıs ayında çalışmayı tamamlamak ve Meclis’e intikal ettirmek. Türkiye Cumhuriyeti sosyal devlettir. Sözleşmeli personel statüsü var. Bir şekilde isteğe bağlı olarak düzenlemek istiyoruz. Türkiye modernleşmesini başka bir anlamda gerçekleştirmek üzeredir. Başkanlık sistemi çok önemli bir siyasal projedir. Bunun gerçekleşmesi çok önemlidir. Anayasa’nın değişmesi gerekmektedir. Çalışanların hukukunu daha iyi koruyan kapsamlı bir değişime ihtiyaç var.”

  • SARI: “ALPARSLAN TÜRKEŞ BİR ÜLKÜDÜR”

    SARI: “ALPARSLAN TÜRKEŞ BİR ÜLKÜDÜR”

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet SARI; Başbuğ Alparslan Türkeş’in vefatının 25. Yıldönümü münasebetiyle bir mesaj yayımladı.

    Başkan Sarı mesajında; “Alparslan Türkeş bir ülküdür. Türk’ün tarihi misyonunu hatırlatan, yeniden diriliş davasına mimarlık yapan, ümitsizliği ümit haline getiren ebediyen yaşanacak bir ülküdür. O, Allah’ın Türk milletine bir ihsanıdır. Çünkü onunla Türk milleti; asl-i cevherini, dirilişe geçtiği birlik ruhunu hatırladı. Turan meşalesini; O yaktı. Ateşini tutuşturdu yeniden, bir daha, engellenmez bir coşkuyla… İslam Alemi, Nizam-ı Âlem anlayışını onunla yüreğinde bir daha hissetti. Asırlık bir çınar olan Başbuğumuz tarihe iz bırakırken geleceğe de umutlar emanet ediyordu. Biz de o vatan aşığının ölümsüz fikirlerini mirasımız olarak sahip çıkıyoruz. Mücadelelerle geçen seksen yıllık ömründe “önce ülkem ve milletim” diyerek, Türk milletinin yücelmesi konusunda önemli çalışmalar yapmıştı. Türk milliyetçiliği davası, rahmetli Başbuğumuzun önderliğinde büyük bir fedakârlıkla yükselmiş ve bugünlere gelmiştir. Verdiği demokrasi mücadelesi her geçen gün daha iyi anlaşılan ve gönlümüzdeki yeri hiç değişmeyecek olan Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i aramızdan ayrılışının 25. ölüm yıl dönümünde saygı, sevgi ve rahmetle yâd ediyorum” dedi.

  • SOL Kültür’e yapılan saldırı hakkında suç duyurusunda bulunuldu

    SOL Kültür’e yapılan saldırı hakkında suç duyurusunda bulunuldu

    SOL Parti Amasya İl Başkanlığı, SOL Kültür tarafından 27 Mart Pazar günü düzenlenen edebiyat söyleşisine saldıran grup hakkında suç duyurusunda bulundu.

    SOL Parti Amasya İl Başkanı Suat Sancak, “Amasya’da yaşayan halkın can güvenliğinin sağlanması, bu tür saldırıların engellenmesi, saldırganların cezalandırılması görevi olan tüm kurumları görevini yapmaya davet ediyoruz” dedi.

     

    SOL Parti üyeleri geçtiğimiz günlerde yapılan saldırıyı kınamak ve suç duyurusunda bulunmak için Amasya Adliyesi önünde bir araya geldi.

    Adliye önünde açıklama yapan SOL Parti Amasya İl Başkanı Suat Sancak, şunları söyledi:

    “Bilindiği üzere 27 Mart Pazar günü 10:30’da, Amasya Yeşil Ev kafede gençlerle birlikte Sol Kültür Edebiyat Söyleşisi ve kahvaltı yapmak için buluşmuştuk. Etkinliğimizi sonlandırmak üzere iken bulunduğumuz mekânda, kalabalık, Ülkü Ocakları tarafından yönlendirilmiş faşist guruplarca saldırıya uğradık. Arkadaşlarımız arasında yaralananlar oldu. Bu faşist gurup ellerine ne geçerse sandalye, masa, küllükleri üzerimize fırlattılar. Geçmişte de yaşadığımız gibi bu saldırılar düşünceye, sanata, özgür beyinlere, demokrasiye, laikliğe, kendinden olmayan herkese, sola karşı planlı programlı yapılmaktadır. Bu cesareti nerelerden aldıkları ayan beyan ortadadır. Emekçi halk, her gün her şeye yapılan zamlar altında inim inim inlerken, analar babalar çocuklarını okula aç gönderirken ülkeyi siyasi ve ekonomik krize sokan, yönetemeyen iktidar, yönetememe krizini örtmek için her gün suçlu aramaktadır. İktidar üyeleri muhalefetinden marketçisine, sanatçısından gazetecilere kadar herkesi suçlu, sorumlu ilan ederek şiddeti körükleyen konuşmalar yapmaktadır. Yandaş şirketlere maden aramalarla köylünün arazisini veren, yandaşlarını zengin edip iki üç maaş dağıtan bu iktidar, sofradan aç kalkan halkın öfkesiyle yolun sonuna gelmiştir. O nedenle ağa babaları her gün tüm konuşmalarında halkı ayrıştıran kin ve nefret söylemleri ile kendi yandaşlarına açıkça cesaret vermektedirler.

     

    Bu Karanlığa Asla Teslim Olmayacağız

    Saldırıya uğrayan ve yaralanan arkadaşlarımız ve kafe sahibi esnafın şikâyeti ise polis eliyle uzlaştırma altında engellenmeye çalışıldı. Bu saldırıyı gerçekleştiren ve onları korumaya çalışanlar bilsin ki Amasya’nın ve ülkenin her noktasında demokratik haklarımızı sonuna kadar kullanmaya, demokratik mevzilerimizi savunmaya kararlıyız. Memleketimizin üzerine hile ve zorbalıkla çöken bu karanlığa asla teslim olmayacağız. Bu tür baskılara, saldırılara boyun eğmeyeceğiz. Faşist zihniyetin ülkemizi ve halkımızı, geleceğimizi teslim almasına izin vermeyeceğiz. Bizler, eşit, özgür, kardeşçe, bir arada yaşadığımız, gecelerinde aç yatılmayan bir yaşamı, Amasya’yı, ülkeyi kurma mücadelemize devam edeceğiz. Burada savcılığa suç duyurusunda bulunarak şikayetimizi bildirdik. Amasya’da yaşayan halkın can güvenliğinin sağlanması, bu tür saldırıların engellenmesi, saldırganların cezalandırılması görevi olan tüm kurumları görevini yapmaya davet ediyoruz. Saldırganlar cezalandırılıncaya kadar bu olayın takipçisi olacağız.” Dedi.

  • TÜRKİYE’DE TEKRAR 12 EYLÜL’LER OLMASIN

    TÜRKİYE’DE TEKRAR 12 EYLÜL’LER OLMASIN

    “Türkiye’de geçmişte yaşanan o işkenceler, 12 Eylül ile başladı. Buraya da tekrar o günleri hatırlamak için geldik. İstiyoruz ki Türkiye’de tekrar 12 Eylül’ler olmasın. Bu milletin iradesine müdahaleler olmasın. Türkiye’de milli iradenin üzerinden vesayetler kalksın istiyoruz. Geçmişte yaşadığımız o günleri unutmamamız gerekiyor. O günleri bizlere yaşatanları da unutmamamız gerekiyor.

    Bu müdahale ile ülkemizin gelişim süreci sekteye uğramış ve gelişmişlik açısından yıllarca geriye gidilmiştir. Bu duruma, şüphesiz en çok, ülkenin birlik ve beraberliğini bozmayı kendine görev edinmiş, iç ve dış mihraklar sevinmiştir. Ne olursa olsun meşru olmayan bir eylemi desteklemek mümkün değildir. Demokrasi ve milli iradenin olduğu bir yerde, sorunların çözümü de yine demokratik yollarla olmalıdır.

     

    Bizler Alperen Türk milliyetçileri olarak milletimizin önündeki bu zor ve sıkıntılı dönemde Büyük Türk Milleti’nin huzuru, güvenliği, birliği ve bin yıllık kardeşliğini korumak için üzerimize düşen görevi yapmaya azimli ve kararlıyız. Taşıdığımız bayrak; temsil ettiğimiz mukaddes Türk Milliyetçiliği davası uğrunda, komünist ve bölücü hainlerin kurşunlarıyla şehitler ordusuna katılmış olan Ruhi Kılıçkıran´dan Hasan Şimşek’e kadar şehit olan abi ve kardeşlerimin ruhaniyetlerinin de su anda bizimle beraber olduklarını biliyoruz. Ülkücü harekette şehit olan gençlerin hepsi eğitim seviyesi yüksek kişilerdi hiç biri imanından vatan millet sevgisinden taviz vermedi.

     

    Bizler, bize yapılanı unutmadık, hala hatırlıyoruz ve yaşadığımız sürece de unutmayacağız. Bugün bir kez daha, tarih boyunca bizleri ezmeye çalışan hainleri kınıyor, bin yıllık kardeşliği koruma ve yaşatmaya and içtiğimizi bölücülere bir kez daha duyurmak istiyorum” diye konuştu.

  • SÖZ KONUSU VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR

    SÖZ KONUSU VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR

    Türkiye’ye kin besleyen Türk milletini bölmeye yeltenen Fetö’cü zihniyet, İslam dinini kullanarak devletin tüm kurumlarına girerek, yıllardır kurdukları hain planlarıyla 15 Temmuz 2016 tarihinde alçakça darbe girişiminde bulunmuşlardır.
    15 Temmuz gecesi bir direniş ve diriliş gecesidir. Bir ve beraber olmanın en güçlü tezahürünü yaşadığımız 15 Temmuz gecesi, Kurtuluş savaşı ruhunun ortaya çıktığı andır. Hain darbe girişimine karşı büyük Türk Milleti el ele vererek beraberce mücadele etmiş kahramanca dimdik durmuştur. Tanklara, tüfeklere karşılık bedenlerini ortaya koymuşlardır. Şanlı tarihimizde nasıl Çanakkale geçilmez demişse o gece de bu vatan bölünmez demiştir.
    Türk milletinin yazdığı 15 Temmuz Destanı Türkiye’nin yarınlarına bırakılmış en kutsal ve en anlamlı miraslarından olmuştur. Türk milleti çok daha güzel hedeflere el birliğiyle ulaşacaktır. Terör saldırıları ülkemizin huzurunu, milletimizin birliğini ve barış içinde yaşamasını, kardeşlik hukukunu asla yok edemeyecektir. Türk milleti, ister FETÖ olsun ister bir başka terörist grup olsun, bunların topraklarımızda yeşermesine asla izin vermeyecektir. Ülkemiz üzerinde hesapları olanlar bilmelidir ki, hiçbir hain çete ve oluşum bizi kutlu yolumuzdan, bu aziz millete hizmet etmekten alıkoyamayacaktır.
    MHP, Türkiye meseleleri karşısında hiçbir zaman siyasi çıkarla hareket etmemiştir. Ülkemizin çıkarı için Merhum Başbuğum Alparslan Türkeş ve Muhterem Genel Başkanım Sayın Dr. Devlet Bahçeli hep dimdik durmuştur. Hep vatana sahip çıkmışlardır. 15 Temmuz’da bu ülke, bu devlet, bu millet uçurumdan sürüklenmek istenirken tutup çıkaran kişi ve lider Muhterem Genel Başkanım Dr. Devlet Bahçeli’dir.
    Türkiye ne zaman sıkışsa, ne zaman bunalıma girse, MHP hep inisiyatif almış bir siyasi partidir. Kısa dönem siyaset peşinde koşan olmadık. Milletimizin çıkarı neyse hep onu düşündük. Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır dedik.
    Bu vesileyle 15 Temmuz’da şehadete eren ve farklı zamanlarda memleketin çeşitli yerlerinde şehit düşen tüm vatan evlatlarına Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize başsağlığı dilerim. Ayrıca tüm gazilerimize acil şifalar diliyorum.
    Allah bu güzel vatanımıza hain 15 Temmuzları yaşatmasın, ne kadar Türkiye ve Türk düşmanı varsa hepsini kahretsin. Ezan susmasın, Bayrak inmesin, Vatan Bölünmesin…
    Ne Mutlu Türk’üm Diyene…
    Erhan Demir
    MHP Amasya İl Başkanı

  • DARBEYİ LANETLİYORUZ

    DARBEYİ LANETLİYORUZ

    15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 3 yıl geçti. Demokrasiye ve milli İradeye yönelik bu hain kalkışma ve arkasındaki FETÖ terör örgütünü lanetliyoruz. 15 Temmuz 2016 gecesinde yaptığımız gibi halk egemenliğine ve Türkiye’nin demokratik birikimine sahip çıkma azmindeyiz.
    Darbe girişimine karşı milletimiz, Gazi meclis ve siyaset kurumu ortak bir direniş sergilemiş, girişim boşa çıkarılmıştır. Ancak bu kararlı duruş ne yazık ki güçlü bir demokrasi çıkarma fırsatına dönüştürülememiş, sonraki süreçte TBMM’ni devre dışı bırakan bir OHAL rejimi yerleştirilmiştir. Aradan 3 yıl geçmiş olmasına karşın darbenin siyasi ayağını ortaya çıkarmaya dönük esaslı bir adım da atılmamıştır.
    Askeri ya da sivil her türlü darbeye karşı kararlı duruşumuz devam edecektir. Güçlü ve müreffeh bir Türkiye yaratmanın yolu, Cumhuriyetin kuruluş ilkelerine bağlı, kuvvetler ayrılığına dayalı demokratik, laik, sosyal hukuk devleti esaslarına sarılmaktan geçiyor.
    Tek güvencemiz ve umudumuz yine milletimizin azim ve kararlılığıdır. Demokrasiye ve halk egemenliğine olan inancımızla 15 Temmuz hain darbe girişimini lanetlerken, darbeye karşı direnişte canını veren şehitlerimizi rahmetle anar, gazilerimize sağlık ve esenlikler dileriz.
    Reşat KARAGÖZ
    CHP Amasya İl Başkanı

  • MİLLETİN ZAFERİ 15 TEMMUZ

    MİLLETİN ZAFERİ 15 TEMMUZ

    Amasya’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında 15 Temmuz Demokrasi ve Milli İrade Yürüyüşü yapıldı.
    İstasyon Köprü’den başlayan yürüyüş Yavuz Selim Meydanı’nda son buldu. Meydanda toplanan yaklaşık 10 bin kişi hain darbe girişiminin 3. yıldönümünü lanetledi. Amasyalılar dev Türk bayrakları açtı. Gençler ise 100 metrelik Türk bayrağı açarak yürüdü. Yürüyüşe katılan vatandaşlardan Mustafa Demir, “Hain darbe girişimini 3. yıldönümündeyiz. İnsanlarda o ilk günkü gibi heyecanı, o milli duyguları herkeste aynı şekilde görmekteyiz. Bu darbeler Türk siyasi tarihinde, Türkiye Cumhuriyetinin tarihinde devamlı olmakta, bununda tabi ki en büyük sebebi dış güçlerin bizim güçlenmememizi istemesinden dolayı. Devamlı bize güçlerinin yetmemesinden dolayı bazı çeşitli oyunlarla bizi güçsüz düşürmeye, birbirimize düşürmeye çalışmaktalar. Bu ne ilk oldu, ne son olacak. Türkiye Cumhuriyetinin insanları dik durdukları sürece bunları her zaman püskürtecekler” dedi.
    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Kur’an-ı Kerim okunmasıyla devam etti. Sinevizyon gösterisinin ardından konuşan Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, “Bugün matemli bir günün, olmaması gerekenlerin olduğu günün acısını paylaşmak, bir daha geri gelmemesi için gerekli tedbirlerin alınması noktasında birliğin ve beraberliğin ihtiyacının hâsıl olduğu o gücü göstermenin gerekli olduğu bir gündür. 15 Temmuz hain darbe girişimini el birliği ile lanetliyoruz. Kimden ve nereden gelirse gelsin milli iradeyi yok etmek, demokrasiyi çiğnemek isteyen her türlü girişimin karşısında olduğumuzu en güçlü şekilde ifade etmek istiyorum” dedi.
    Meydana kurulan dev ekrandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı konuşması verildi.
    Canlı yayının ardından konuşan Amasya Valisi Dr. Osman Varol, “15 Temmuz buradaki herkesin yaşadığı belki tarihimizin en önemli en acı olaylarından bir tanesi çok farklı şekillerde tanımlanabilecek, içerisinden çok olumsuz ve bir taraftan çok olumlu manalar çıkarılabilecek, çok boyutlu, çok yönlü, çok fazla dersler alınabilecek bir husus, bir olay. Öncelikle en temel noktasıyla 15 Temmuz bir ihanettir” diye konuştu.

  • 15 TEMMUZ’DA OBJEKTİFE YANSIYANLAR

    15 TEMMUZ’DA OBJEKTİFE YANSIYANLAR

    Amasya Üniversitesi 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Milli Hakimiyet Yerleşkesi Kongre ve Kültür Merkezi fuaye alanında ‘Demokrasinin Zaferi 15 Temmuz 2016’ isimli bir fotoğraf sergisi düzenlendi. Anadolu Ajansı (AA) fotoğraflarından oluşan serginin açılış törenine Vali Dr. Osman Varol, Garnizon Komutan Vekili Albay Fatih Akbulut, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, AA Samsun Bölge Müdürü İsa Sansar, kamu kurum kuruluş ve sivil toplum örgütü temsilcileri, personel ve vatandaşlar katıldı.
    Sergiyi gezerek ilgililerden bilgi alan Vali Varol, serginin oluşmasında emeği geçen herkese teşekkür ederek vatandaşların 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Gününü kutladı.

  • AMASYA’DAN SELA SESLERİ YÜKSELDİ

    AMASYA’DAN SELA SESLERİ YÜKSELDİ

    15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında Türkiye’de bulunan tüm camilerde olduğu gibi Amasya’da da saatler 00.13’ü gösterdiğinde sela okundu. Vatandaşlar sela okunana kadar meydandan ayrılmadı.
    Sela okunurken vatandaşlar da hain darbe girişimini unutmadıklarını meydanları boş bırakmayarak bir kez daha gösterdi.
    Okunan selanın ardından Amasya İl Müftüsü Abdülkadir Keşvelioğlu dua etti. Okunan duaya vatandaşlar hep birlikte âmin dedi.
    Amasya Valisi Dr. Osman Varol yaptığı konuşmada, “Az önce Milli Birlik ve Demokrasi Günü anma etkinliklerimizi sela ve sela arkasından yapılan dua ile sonlandırdık. Malumunuz olduğu üzere 3 yıl kadar önce yapılan menfur darbe girişiminde milletimizi bu yüce ferasetini göstererek, bu girişimi Cumhurbaşkanımızın önderliğinde gösterdiği fedakârlıkla durdurmasını bildi. Bu dünya tarihinde eşine az rastlanır olaylardan bir tanesidir. Bizler de bu milletimizin büyüklüğünü unutmamak için ve onu unutturmamak için gelecek kuşaklara bu kahramanlığı, bu destansı mücadeleyi taşımak için gerekli çalışmaları, gayretleri sürdürüyoruz. O kapsamda birkaç gündür devam eden etkinliklerimiz vardı. Şehitlerimizin ailelerini ziyaret ettik, şehitlerimizin kabirlerini ziyaret ettik, kendilerine dualar okuduk. Ayrıca konferanslar düzenledik, fotoğraf sergileri yapıldı. Vatandaşımızla birlikte çok geniş katılımlı yaklaşık 7-8 bin kişinin katıldığı güzel bir Milli Birlik Yürüyüşü gerçekleştirdik. Daha sonrasında meydanımızda yine 10 binin üzerinde katılımla çok güzel bir anma programı gerçekleştirdik ve biraz önce söylediğim gibi selaların ardından bir duayla programımızı sonlandırdık. Ben tüm vatandaşlarımıza bu coşkuyu hala yaşattıkları için, o destansı mücadeleyi hala göğüslerinde taşıdıkları için minnettarım, katılımdan dolayı da kendilerine teşekkür ediyorum” diye konuştu.

  • TOPAL; “KİMSENİN HAKKINI YEMEDİK, KİMSEYE DE HAKKIMIZI YEDİRMEDİK”

    TOPAL; “KİMSENİN HAKKINI YEMEDİK, KİMSEYE DE HAKKIMIZI YEDİRMEDİK”

    Eski Amasya CHP Milletvekili Ramis Topal yaptığı açıklamada şunları söyledi; “19 Aralık’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Ekrem İmamoğlu ve İstanbul İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu öncülüğünde başladığımız seçim çalışmalarında İstanbul’u İstanbullu yönetecek dedik. İstanbullunun isyanına kör sağır ve dilsiz kalmadık. Sayın Ekrem İmamoğlu mazbatasını alıp 18 Nisan’da göreve gelir gelmez verdiğimiz sözleri bir bir yerine getirdik. 6 Mayıs kararı ile demokrasi tarihimiz ve millet iradesi YSK tarafından yok sayıldı. 186 gündür sokakta, caddede, pazarda, karda, yağmurda gece gündüz demeden yorulmadan verdiğimiz demokrasi mücadelemizi 23 Haziran akşamı İstanbul seçmeninin kararı ile Sayın Ekrem İmamoğlu yeniden Belediye Başkanı seçildi. Bu süreçte emeği geçen başta Amasya İl ve İlçe örgütlerime, destek için yanımızda olan diğer İl ve İlçe örgütlerimize, Kadın Kollarımıza, Gençlik Kollarımıza, partililerimize, gönüllülerimize ve yüreği bizimle olan yaşasın demokrasi diyen 82 milyon Türk halkına sonsuz teşekkürler. Kimsenin hakkını yemedik kimseye de hakkımızı yedirmedik.” diye konuştu.