Etiket: cumhuriyet

  • Aylin Nazlıaka’dan Amasya ziyareti

    Aylin Nazlıaka’dan Amasya ziyareti

    Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka ve MYK üyeleri Aliye Timisi Ersever,Füsun Sökmez ve Armağan Akyüz Amasya Merkez İlçe Başkanlığı, Taşova İlçe Başkanlığı,Gümüşhacıköy İlçe Başkanlığ ve Merzifon Belediye Başkanlığını ziyaret etti.

  • Levent Karahocagil’den TBMM Basın Açıklaması

    Ak Parti Milletvekili Levent Karahocagil’den TBMM basın açıklaması

    Değerli Basın Mensupları,

    Saygıdeğer Vatandaşlarım,

    Muhterem Amasyalı hemşerilerim.

    Sizleri, sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

    Basın açıklamamın hayırlı olmasını ve hayırlara vesile olmasını cenabı Allah’tan niyaz ediyorum.

    Muhalefet ve yandaş basın yayın organları her ağızlarını açtıklarında “Çiftçi öldü bitti. Tarım ve hayvancılık ile uğraşan çiftçilerimiz perişan halde” deyip mağdur edebiyatı yapıyorlar.

    Ülkemizde tarım ve hayvancılığa verilen en büyük destek Ak Parti yani hükümetimiz döneminde verilmiştir. Daha önceden çiftçinin sorunlarını bilen, dinleyen mi vardı?

    Her alanda olduğu gibi tarım ve hayvancılık alanın da en önemli reformlar ve üretim artışı bizim hükümetimiz döneminde gerçekleştirilmiştir.

    Yapılan hizmetler ortada ancak muhalefet ve yandaş basın yayın organlarının dile getirmekten imtina ettikleri hizmetlerimizi ben size buradan haykırıyorum.

    Hayvancılığı desteklemeye yönelik 2019-2023 yıllarını kapsayan proje uygulaması süresinde 10 ila 50 baş arası büyükbaş ve 100 ila 200 baş arası küçükbaş hayvan işletmelerine damızlık hayvan (boğa, koç ve teke) verilmiştir.

    Ayrıca yeni ahır/ağıl yapımı, tadilatları ve makine alet-ekipman alımları konularında hibe desteği sağlanmıştır.

    Çiftçilerimize geçtiğimiz 20 yılda, bugünün rakamıyla 470 milyar lira destek ödemesi yapılmıştır. Bu yıl için 25,8 milyar olan tarımsal destekleme bütçesi 29 milyar liraya çıkarılmıştır.

    Bununla birlikte buğday, arpa, çavdar, yulaf ve tritikale üreticilerine mazot, gübre desteği yapılmış ve verilen desteklerin karşılığı olarak tarımsal hasılatımız 337 milyar liraya ulaşmıştır.

    Yine hükümetimiz döneminde topraklarımızın verimini artırmak için yaklaşık 300 milyar liralık su yatırımı projesi gerçekleştirilmiştir. Yapılan yatırımlar ile 9 bin 189 tesis hizmete alınmıştır.

    Bu destekler, her bir kar tanesi, su damlasını bereket olarak görüp evladı gibi toprağının üstüne düşmesini bekleyen, işleyen, üreten, yazın sıcaktan, kışın soğuktan yüzleri çatlamış, nasır tutmuş elleri öpülesi çiftçilerimiz için.

    Onlar ürettikçe biz desteklemeye, destek vermeye devam edeceğiz inşallah.

    Rusya-Ukrayna savaşının yol açtığı tedarik problemlerini iki ülke ile olan dengeli ilişkilerimiz ve barış yolunda en çok çaba sarf eden ülke olarak göstermiş olduğumuz gayretler ile ayçiçeği yağı ile diğer bütün hububat ürünlerini getiren 50’ye yakın gemimizin önü açıldı ve gemiler ülkemize gönderildi.

    Amasya ilimizde 2021 yılında; 210.745 dekar alanda 47.754 ton yağlık ayçiçeği üretimi, 1.035.156 dekar alanda 211.476 ton buğday (ekmeklik, durum ve kara buğday) üretimi, 23.470 dekar alanda 590 ton haşhaş tohumu üretimi, 73.121 dekar alanda 62.574 ton mısır üretimi, 39.709 dekar alanda 219.629 ton silaj mısır üretimi, 35.563 dekar alanda 179.564 ton şekerpancarı üretimi ve 3.404 dekar alanda 577 ton şekerpancarı tohumu üretimi gerçekleştirilmiştir.

    2021 yılında uygulanan projeler arasında yer alan “Kuru Tarım Alanlarında Yağlık Ayçiçeği Üretimi Geliştirme Projesi” ile toplam proje tutarı 2.301.000 TL olan 2.301 ünite yağlık ayçiçeği tohumu 1.892 üreticimize %75 Bakanlığımız ve İl Özel İdaresi katkısı ile dağıtılmış olup, 55.000 dekar alanda üretim gerçekleştirilmiştir.

    2022 yılında ise İl Özel İdaresinin %50 hibe katkısı ile toplam proje tutarı 225.000 TL olan “Anadolu Mandası Üretimini Geliştirme Projesi” ile 15 yetiştiricimize 15 adet manda boğası dağıtımını gerçekleştirdik.

    2022 yılında ” Nadas Alanlarının Daraltılmasına Yönelik Nohut Yetiştiriciliği Projesi” ile toplam proje tutarı 401.940 TL olan 22.330 kg nohut tohumu 526 üreticimize %75 Bakanlığımızın ve İl Özel İdaresinin katkısı ile dağıtılmış olup, 1.860 dekar alanda üretim gerçekleştirilecektir.

    2022 yılında ise İl Özel İdaresinin %50 hibe katkısı ile toplam proje tutarı 320.000 TL olan “Yonca Yetiştiriciliği Projesi” ile 530 üreticimize 2.500 dekar alanda üretim gerçekleştirilmesi amacıyla 10.600 kg yonca tohumu desteği sağlanmıştır.

    2022 yılında “Nadas Alanlarında Yağlık Ayçiçeği Üretimi Geliştirme Projesi” ile toplam proje tutarı 6.401.330 TL olan 3.200 ünite yağlık ayçiçeği tohumu 3.200 üreticimize %75 Bakanlığımız ve İl Özel İdaresi katkısı ile dağıtılacak olup, 80.000 dekar alanda üretim gerçekleştirilecektir.

    Ukrayna’da yaşanan savaş dünyanın gözleri önüne şu gerçeği sermiştir. Her alanda kendi işimizi kendimiz yapamıyor, kendi ihtiyaçlarımızı karşılayamıyorsak bize kimsenin faydası olamaz.

    Rusya-Ukrayna savaşının etkileri ile hem kendi ihtiyacımızın karşılanması, hem de Avrupa piyasasında ortaya çıkması muhtemel boşluğun doldurulması bakımından Türkiye olarak üretimimizi artırmamız geleceğe yönelik büyük önem taşımaktadır.

    Çiftçimizin 2022 hasat dönemindeki üretimini desteklemek için de imkânlarımızı seferber etmeyi sürdüreceğiz. Çiftçilerimizden isteğimiz yeter ki ekilmedik bir karış toprak bile bırakmasınlar.

    Bununla birlikte Cumhuriyet tarihinde olmayan bir işe daha imza attık. Baraj sayısını ikiye katladık. Yapılan bu yatırımlar ile 20 milyon dekar araziyi sulamaya açtık.

    Böylelikle sulanan tarım alanımızı 68,5 milyon dekara çıkartarak çiftçilerimize yıllık 60 milyar lira ilave gelir artışı sağlamış olduk.

    Ayrıca güneşten enerji üreten tesislere verilen destek ile birlikte çiftçilerimize sağlayacağımız finansman kolaylıkları ile sulama faaliyetlerinde güneşten elde edilen elektriğin payını hızla artırmayı planlıyoruz.

    Böylece üretim artarken elektrik maliyetleri azalacak ve çiftçilerimizin gelirleri daha da artacaktır.

    Diğer yandan tarımsal alandaki yapımı devam eden sulama tesislerini hızla bitirerek milli ekonomiye kazandıracağız. Bu sayede 830 bin hektar alanın modern sistemler ile sulanmasını temin edeceğiz. Modern sistemlerin hayata geçirilmesi ile üreticilerimize yıllık yaklaşık 41 milyar lira gelir artışı sağlamış olacağız.

    Milletimizi paniğe sevk etmek için yalan yanlış haberler ile meydanlarda tellallık yapan muhalefet partileri, sizin kuru gürültülerinize bırakacak pabucumuz yok.

    Hükümetimiz döneminde yapılan hizmetler ortada. İçinize sindiremeyip, kabullenmeseniz de ülkemizin geleceğine yönelik binlerce yatırımı biz yaptık ve yapmaya devam ediyoruz.

    Aslında sizleri anlıyorum. Kaygı ve endişe içerisindesiniz. Erken seçim diye yana yakıla veryansın ettiğiniz güne az kaldı. Tabi ki etekleriniz tutuştu.

    Sizin korkunuz 2023 seçimlerinde yine AK Parti, yine Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kazanacak olmasıdır.

    Bizler, sizin yaptığınız gibi kapı kapı dolaşıp Medine dilenciliği yapmıyoruz. Milletimizden kuru vaatlerle oy istemiyoruz. Eser, iş ve hizmet üretiyoruz.

    Yaptığımız icraatlar sonucunda milletimizin özgür iradesi ile verdikleri oyları alıyoruz. Göreceksiniz milletimiz sizi yine hezeyana uğratacak ve AK Parti diyecekler.

    Nus’ab Bin Umeyr’in duası gibi;

    “Ya Rabbi!

    Bizi öyle güzel hizmetler yapmaya vesile kıl ki, gördüğünde Resul’ünün göz bebekleri gülsün.”

    Bizler bu ti niyette, Hak emrinde, peygamber yolunda, Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde yürümeye devam edeceğiz.

    Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras büyük ve güçlü Türkiye’dir. Bunu gerçekleştirinceye kadar pes etmek yok, durmak yok, baş koyduğumuz bu yoldan en ufak bir şüphe duymak yok.

    Gayemiz bugünün ve yarının Türkiye’si için yatırım, istihdam, üretim, ihracat yapmak. At binenin, kılıç kuşananındır. Yani bu bizim işimiz.

    Ülkemizi, milletimizi kalkındırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah milletimizin oyları ve desteği ile 2023 seçimlerinde yine Ak Parti yine Recep Tayyip Erdoğan kazanacak.  Biz tüm gücümüz, gayretimiz ile hizmet üretmeye, siz de haset etmeye devam edeceksiniz.

    Sözlerime son verirken ;

    Ülkücü Harekatın Lideri Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’i 25. Vefat yıldönümünde rahmet, minnet ve Fatihalar ile anıyorum. Kabri nur, Mekanı cennet olsun.

    Ayrıca on bir ayın sultanı rahmet, mağfiret ve bereket ayı olan Ramazan-ı Şerif’in ülkemize ve milletimize hayırlara vesile olması temennisiyle tüm Müslüman aleminin Ramazan ayını tebrik ediyor, selam, sevgi ve en kalbi muhabbetlerimi sunuyorum.

    Saygılarımla.

  • Fatih Üçok çalışmaları inceledi

    “ŞEHRİMİZDE YENİ BİR CADDE İLE TİCARİ VE YAŞAM ALANI AÇIYORUZ.”

    Suluova Belediye Başkanı Fatih Üçok, Atatürk Bulvarı ile Adnan Menderes Millet Bahçesi ve Bilgi Evi bölgesi arasındaki bağlantıyı sağlaması amacıyla yeni açılan Millet Caddesi çalışmaları kapsamında Şeker Fabrikasından alınan Atatürk Bulvarı kenarındaki alanda bulunan ve yaklaşık 60 yıl önce yapılan 3 metre yüksekliğinde ve yaklaşık 100 metre uzunluğundaki duvarın yıkım çalışmaları ile yol yapım çalışmalarını yerinde inceledi.

    Yeni bir ticari ve yaşam alanı oluşturacaklarını belirten Başkanımız Fatih Üçok, yeni açılan Millet Caddesi yapılırken yoldan 10 metre yüksek olan bu alanda 2.500 kamyon toprak alındığını, yeni açılmakta olan Millet Caddesi çalışmaları kapsamında şehrimizin merkezine(Cumhuriyet Mahallesi ve Şeker Fabrikası birleşme noktası) girişinde bulunan ve yaklaşık 60 yıllık bir duvarı kaldırdıklarını ve bu alanda cadde, ticari alan, yürüyüş ve bisiklet yolu ile yeşil alan yapacaklarını kaydetti.

    Suluova’ya kent kimliğine zenginlik katıp vizyon kazandıracak ve çehresini değiştirecek bir çalışmaya daha imza atmaktan mutluluk duyduğunu aktaran Fatih Üçok, “Yaklaşık 60 yıldır burada bulunan duvar şehrimizin girişini daraltıyordu. Yeni açmış olduğumuz Millet Caddemiz ile birlikte şehrimizin merkezine girişinde bulunan 60 yıllık bir duvarı bugün itibariyle kaldırmış bulunuyoruz. Burası niçin önemli; şeker fabrikasının etrafında çevrili olan bu alanda adeta şehrin içerisinde yüksek duvarlar vardı ve görüntü kirliliğine neden oluyordu. Bunlardan birisi bugün kaldırılmış olacak. Kaldırılmasıyla birlikte ticari alan, yürüyüş alanı, yeşil alan ve Adnan Menderes Millet Bahçesine bağlanan bir yol yapılacak. Daha önce Şeker farikamızla yürüttüğümüz imar çalışması neticesinde belli alanların şehre kazandırılması çalışması vardı. Bu kapsamda etap etap bu çalışmaları gerçekleştiriyoruz.“ dedi.

    Millet Caddesi yolu çalışmasına daha önceki aylarda başladıklarını ancak kış şartları nedeniyle ara vermek durumunda kaldıklarını belirten Başkan Fatih Üçok, “Bugünde uzun zamandır emek verdiğimiz millet caddemiz yolunun açılışını gerçekleşmiş olacağız. Aynı zamanda şehrimizin içerisinde yeni bir ticari alanın, yaşam alanının ve yeni bir aksın ilk kepçesini vurmuş olduk. Şehrimizin merkezi içerisinde yer alan buradaki güzergah eski emniyet binası alanına kadar imar anlamında yeniden değişti ve şekillendi. Daha önce şehir merkezinde 25 bin metrekarelik bir alanda şehir meydanı ve cami düzenlemesi yapmıştık. Şimdide o bölgeden şehrimizin doğusuna doğru yeni açmakta olduğumuz yürüyüş yolları ve yeşil alana ulaşan bağlantı yollarını gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Memleketimize hayırlı uğurlu olsun. Bu yaptığımız çalışmalar aslında şehrimizin kent kimliğine zenginlik katacak ve yeşil alanlarla birlikte insanların gezip dolaşabilecekleri bisiklet ve yürüyüş yollarının da önünü açmış olacağız. Tüm hemşerilerimize hayırlı olsun, Ramazan-ı Şeriflerini tebrik ediyorum.” İfadelerini kullandı.

  • Bakan Bilgin 3600 ek gösterge için tarih verdi

    Bakan Bilgin 3600 ek gösterge için tarih verdi

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’den milyonlarca memuru heyacanlandıracak açıklama geldi. Çalışmaların son aşamaya geldiğini belirten Bakan Bilgin, “Ümidimiz mayıs ayında çalışmayı tamamlamak ve Meclis’e intikal ettirmek” dedi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Memur-Sen Genel Merkezi’nde düzenlenen “4688 Sayılı Kanun ve 10. Yılında Toplu Sözleşme Kongresi”nin açılışında konuştu. Bakan Bilgin, kamudaki memur, işçi ve emeklilere temmuz ayında enflasyon farkı vermek için düzenlemelerin yapılacağını söyledi. Ayrıca Bilgin, 3600 ek göstergenin mayıs ayında Meclis’e getirilebileceğini de belirtti.

    Türkiye’ye dışarıdan müdahalenin bir aracıdır

    Türkiye pandeminin en kötü şartlarında çarklarının durmadığı bir ülke oldu. AB, ABD’deki enflasyon Türkiye’ye de olumsuz etkilerini yansıtıyor ama onlardaki enflasyon üretimlerin durmasından kaynaklanıyor. Bunları birlikte değerlendirmek lazım. Batıyla mukayese edildiğinde batıyı nasıl etkilediğini görmeye başladığımızda ABD dünyanın en zengin ülkesi, tarihinde görülmemiş enflasyon krizi yaşıyor. Almanya 4 trilyon 200 milyar dolarlık bir ekonomi. Enflasyonla mücadele birinci önceliğimiz. Toplu sözleşme için bunu konuşmak oldukça anlamlı. Türkiye’nin üç temel meselesi vardır. Bağımsızlık mücadelesini başaran Türkiye, cumhuriyeti kurmuştur. Birincisi modernleşmek. Diğeri demokratikleşme, diğeri sosyalleşme. Türkiye demokrasisi ne kadar ileri taşınsa o kadar sorun çözme kabiliyeti artar. Pandeminin dünyada yarattığı krizlerin altında Türkiye kalmamışsa bunda demokratikleşmenin rolünü görmemiz lazım. Unutmayalım ki darbeler sadece içeride bu militarist ideolojinin cuntacı askerlerin ya da anti demokratik bürokratik unsurların müdahalesi değildir. Türkiye’ye dışarıdan müdahalenin bir aracıdır.

     

    “Türkiye pandemiden sonra en hızlı büyüyen iki ülkeden biri”

    Ekonomik gelişme ekonomik kalkınmayla ilgili bir mesele. Türkiye pandemiden sonra dünyada en hızlı büyüyen iki ülkeden birisi oldu. Büyüme topluma yansımıyor diyenler var. Bu cehaletle ilgili tarafı. Büyüme bir önceki yıla göre toplam mal ve hizmetteki artışı gösterir. Bu süreklilik gösterirse refah artıyor. Ekonomik kalkınma büyüme tek başına yeterli olan şeyler değildir. Sosyal politikalarla zenginleştirmeliyiz. Sendikal mücadele demokratikleşme ve sosyal dengelerin inşa edilmesine katkı yapan kurumlardır. Sendikal hayatın güçlenmesine her şeyden önce biz siyasetçilerin, aydınların, akademisyenlerin, bütün kesimlerin ihtiyacı vardır.

    “3600 ek göstergede çalışmalar son aşamaya geldi”

    Toplu sözleşme mekanizmalarımız devam ediyor. Orada bizi koruyan, çalışanları koruyan aktüel gelişmeler karşısında direnç gösteren madde var. Enflasyon farkının verilmesi. Ocak ayının başında sadece enflasyon farkı vermedik, ona bir de yüzde 3 civarında sosyal denge farkı verdik. Temmuz enflasyonunda da çalışanlarımıza yapılan yeni düzenleme ile yeniden ele alacağız. 3600 ek gösterge meselesinde çalışmamız son aşamasına geldi. Ümidimiz mayıs ayında çalışmayı tamamlamak ve Meclis’e intikal ettirmek. Türkiye Cumhuriyeti sosyal devlettir. Sözleşmeli personel statüsü var. Bir şekilde isteğe bağlı olarak düzenlemek istiyoruz. Türkiye modernleşmesini başka bir anlamda gerçekleştirmek üzeredir. Başkanlık sistemi çok önemli bir siyasal projedir. Bunun gerçekleşmesi çok önemlidir. Anayasa’nın değişmesi gerekmektedir. Çalışanların hukukunu daha iyi koruyan kapsamlı bir değişime ihtiyaç var.”

  • Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları’nın Basın Açıklaması

    Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları’nın Basın Açıklaması

    Cumhuriyet Halk Partisi kadın kollarının 81 ilde eş zamanlı yaptığı basın açıklamasında şunlara değinilmiştir; ‘’Türkiye kadınların seçme ve seçilme hakkını kazanmasının ilk adımı 3 Nisan 1930 yılında atılmıştır. 92 yıl önce bugün, Belediye Kanunu’nu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmiş ve kadınlar yerel yönetimlerde seçme ve seçilme hakkını elde etmiştir. Bir kez daha ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve eşitlik mücadelesine omuz verenleri saygıyla ve minnetle anıyoruz. Cumhuriyet, aslında bir kadın devrimidir. Kadın ve Cumhuriyet birbirini tamamlayan bir bütündür. Ülkemizin kurucusu ve kurtarıcısı Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni kadın erkek bir arada kurduğumuzu vurgulamış ve şöyle demiştir: “Dünyada hiçbir milletin kadını ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar gayret gösterdim diyemez.” Partimizin ilk kadın üyesi ve Atatürk’ün manevi kızı olan Afet İnan, örnek bir siyasi profil olmuştur. Çok iyi bir eğitim almış ve yaptığı konuşmalarda, kadının seçme ve seçilme hakkını savunmuştur. Milli hâkimiyetin, cinsiyet farkı gözetmeksizin tüm millete ait olduğunu vurgulamıştır. Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı; 3 Nisan 1930’da, Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Kılıçkaya beldesinden seçilen Sadiye Hanım idi. 26 Ekim 1933 tarihinde ise kadınlar, köy ihtiyar heyetlerinde ve muhtarlıklarda seçme ve seçilme hakkını kazandı. Aydın’ın Çine ilçesine bağlı Demirdere köyünde, yaklaşık 500 oy alarak seçimi kazanan Gül Esin, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın muhtarı oldu. Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak; hepimizi özgürleştiren laiklik ilkesine sımsıkı sarılıyoruz. Eşitlik mücadelesini kadın-erkek bir arada veriyoruz. Bu eşitsiz sistemi değiştirmek için Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk imzacısı olduğu ve kadınların siyasette eşit temsil edileceği kanun teklifimizi Meclis’e sunduk. Bu teklifle hem genel hem de yerel seçimlerde fermuar sistemiyle yüzde 50-50 temsili yasal güvence altına almak istedik. Ülkemizde, her 10 kadından 4’ü hayatında en az bir kez erkek şiddetine maruz kalıyor. Bu düzeni değiştirmenin tek yolu eşitlikçi politikalardan geçiyor. Bizler, kadınların eşit temsil edildiği demokratik, laik bir Türkiye’yi yeniden inşa etmeye kararlıyız. Halkın gasp edilmiş egemenlik hakkını tekrar halka iade edeceğiz. kadın haklarının, çocuk haklarının, çevre haklarının tam anlamıyla güvence altına alındığı özgürlükçü bir sistem inşa edeceğiz.’’

  • 19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN

    19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN

    Ulusumuz, tarihi boyunca yurdunu canından üstün tutmuş, varlığına yönelen tehditlere, her türlü güçlüğe göğüs gererek, kararlılıkla karşı koymuştur. Bizler Gaziler gününü, eskiden kurtuluş savaşında, Dumlupınar da, Sakarya da, Sarıkamış da ve diğer savaşlarda gazi olmuş yurttaşlarımız için kutlardık. Şimdi ise Yurdumuzda emperyalist güçlerin bizleri birbirine düşürerek, terör yandaşlığı yaparak, her gün gaziler ve şehitler günü olmaktadır.

    Vatan toprağının güvenliği ve bütünlüğünü sağlama adına büyük mücadele örneği gösteren ve bugün bu topraklarda yaşamamızı sağlayanlar işte bu kahraman Şehit ve Gazilerimizdir.

    Türk Ulusu, yaşam felsefesi, bağımsızlık ve özgürlük tutkusu, yurduna ve ulusal değerlerine gönülden bağlılığı gibi kendisini özel kılan nitelikleriyle, dünyada her zaman saygın konum edinmiştir. Yüce Atatürk önderliğinde yürütülen Kurtuluş Savaşı, Ulusumuzun kuşaktan kuşağa aktarılan bu kararlılığının göstergesi olarak tarihteki yerini almıştır.

    Kurtuluş Savaşı, yurt sevgisinin ve ulusal coşkunun doruk noktasına çıktığı, kadın-erkek, genç yaşlı tüm yurttaşlarımızın büyük özverisiyle, birlik ve dayanışma içinde zafere ulaştırılan kahramanlık destanımızdır.

    Bağımsızlık savaşımının ardından kurtarılan güzel yurdumuz ve kurulan Cumhuriyetimiz, Yüce Atatürk başta olmak üzere büyük bir yurt sevgisiyle, yaşamını ülkesine adayan kahramanlarımızın, şehitlerimizin ve gazilerimizin bizlere emanetidir. Şehitlerimizin ve gazilerimizin emanetine, bölünmez bütünlüğümüzden ve birliğimizden ödün vermeden sahip çıkmak, tarihin her döneminde güçlü olmamızın, başı dik, onurlu bir yaşam sürmemizin yolunu açmıştır.

    Ulusumuz, yurdu için canı pahasına savaşım veren, üzerine düşen görevi en iyi biçimde yerine getiren şehitlerimizi ve gazilerimizi her zaman sevgi ve saygıyla anmaktadır. Böyle onurlu bir savaşım sonucunda kazanılan Sakarya Zaferi’nin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce Atatürk’e Mareşal Rütbesi ve Gazi Unvanı verilmesi, Türk Ulus’unun O’nun kişiliğinde tüm şehitlerine ve gazilerine duyduğu saygının ve gönül borcunun bir anlatımıdır.

    Şehitlerimiz ve gazilerimiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin sonsuza kadar yaşayacağının, Türk Ulus’unun bu uğurda hiçbir özveriden kaçınmayacağının ölümsüz simgeleri olarak, gönüllerdeki saygın yerlerini almışlardır.

    Vatan sevgisiyle, kahramanlığın ve fedakârlığın sembolleri olan, kendileriyle gurur ve onur duyduğumuz şehitlerimizle gazilerimize sahip çıkmak ne kadar görevimizse, onların ailelerine sahip çıkmakta o kadar görevimiz olmalıdır.

    Türk milletinin her bireyinin şuan yaşamakta olduğu hayatın geçmişte verilen bu büyük mücadelelerin ve tecrübelerin bir sonucudur.

    Bu duygularla Yüce Atatürk’e Mareşal Rütbesi ve Gazi Unvanı verilişinin yıldönümünü ve Gaziler Günü’nü kutluyor, ülkesi için canı pahasına savaşım veren tüm şehitlerimizi saygıyla, gazilerimizi şükranla anıyor, Amasyalı halkımıza ve tüm Yurttaşlarımıza sevgi ve selamlarımı sunuyorum.

    Reşat KARAGÖZ
    CHP Amasya İl Başkanı

  • AŞURENİN GÜZELLİĞİ

    AŞURENİN GÜZELLİĞİ

    Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçe Belediyesinin Cumhuriyet Meydanında dağıttığı Ay Yıldızlı ve Atatürklü aşure vatandaşlardan büyük ilgi gördü.

    Etkinlikte konuşan Gümüşhacıköy Belediye Başkanı Zehra Özyol, Birliğimiz kardeşliğimiz, dirliğimiz daim olsun dedi.

    Düzenlenen ‘’Sevgi, Kardeşlik, Muharrem Aşuresi’’ programına vatandaşların ilgisi yoğun oldu.

    Yüzlerce vatandaşa aşure dağıtıldı. Aşure dağıtımına katılan Gümüşhacıköy Belediye Başkanı Zehra Özyol aşure kazanın başına geçerek kendi elleriyle vatandaşlara aşure ikramında bulundu. Cumhuriyet Meydanındaki programa, Kaymakam Mehmet Deniz Arabacı, Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer, Belediye Başkanı Zehra Özyol, Emniyet Müdürü Sezgin Çelik, çok sayıda vatandaş katıldı

  • MİLLETİN ZAFERİ 15 TEMMUZ

    MİLLETİN ZAFERİ 15 TEMMUZ

    Amasya’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında 15 Temmuz Demokrasi ve Milli İrade Yürüyüşü yapıldı.
    İstasyon Köprü’den başlayan yürüyüş Yavuz Selim Meydanı’nda son buldu. Meydanda toplanan yaklaşık 10 bin kişi hain darbe girişiminin 3. yıldönümünü lanetledi. Amasyalılar dev Türk bayrakları açtı. Gençler ise 100 metrelik Türk bayrağı açarak yürüdü. Yürüyüşe katılan vatandaşlardan Mustafa Demir, “Hain darbe girişimini 3. yıldönümündeyiz. İnsanlarda o ilk günkü gibi heyecanı, o milli duyguları herkeste aynı şekilde görmekteyiz. Bu darbeler Türk siyasi tarihinde, Türkiye Cumhuriyetinin tarihinde devamlı olmakta, bununda tabi ki en büyük sebebi dış güçlerin bizim güçlenmememizi istemesinden dolayı. Devamlı bize güçlerinin yetmemesinden dolayı bazı çeşitli oyunlarla bizi güçsüz düşürmeye, birbirimize düşürmeye çalışmaktalar. Bu ne ilk oldu, ne son olacak. Türkiye Cumhuriyetinin insanları dik durdukları sürece bunları her zaman püskürtecekler” dedi.
    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Kur’an-ı Kerim okunmasıyla devam etti. Sinevizyon gösterisinin ardından konuşan Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, “Bugün matemli bir günün, olmaması gerekenlerin olduğu günün acısını paylaşmak, bir daha geri gelmemesi için gerekli tedbirlerin alınması noktasında birliğin ve beraberliğin ihtiyacının hâsıl olduğu o gücü göstermenin gerekli olduğu bir gündür. 15 Temmuz hain darbe girişimini el birliği ile lanetliyoruz. Kimden ve nereden gelirse gelsin milli iradeyi yok etmek, demokrasiyi çiğnemek isteyen her türlü girişimin karşısında olduğumuzu en güçlü şekilde ifade etmek istiyorum” dedi.
    Meydana kurulan dev ekrandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı konuşması verildi.
    Canlı yayının ardından konuşan Amasya Valisi Dr. Osman Varol, “15 Temmuz buradaki herkesin yaşadığı belki tarihimizin en önemli en acı olaylarından bir tanesi çok farklı şekillerde tanımlanabilecek, içerisinden çok olumsuz ve bir taraftan çok olumlu manalar çıkarılabilecek, çok boyutlu, çok yönlü, çok fazla dersler alınabilecek bir husus, bir olay. Öncelikle en temel noktasıyla 15 Temmuz bir ihanettir” diye konuştu.

  • ORİJİNAL MİSKET ELMASINDAN ÖRNEK BAHÇE

    ORİJİNAL MİSKET ELMASINDAN ÖRNEK BAHÇE

    Amasya Valiliği himayesinde uygulanan ‘Tarım Şehr-i Amasya’ başlıklı Tarım ve Kırsal Kalkınma Eylem Planı kapsamında Gökhöyük Tarım İşletmesi’ndeki yaklaşık 15 dönümlük alanda ‘Amasya Misket Elması Gen Bahçesi Uygulama Alanı’ oluşturuldu.
    İncelemelerin gerçekleştirildiği alanda açıklamalarda bulunan Vali Varol, alana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından eylül ayından itibaren orijinal Amasya Misket Elması fidanlarının dikiminin yapılacağını belirtti.
    “En orijinal misket elmasından örnek bir bahçe’ oluşturmak istediklerini vurgulayan Vali Varol, “Bu bahçede hem yeni üretimler yapmak hem de çiftçilerimize bir takım uygulamaların verimi nasıl etkileyeceğiyle ilgili örnek uygulamalar göstermeyi amaçlıyoruz” diye konuştu.
    Vali Varol’un incelemelerine, Cumhuriyet Başsavcısı Erol Çelik, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, İl Tarım ve Orman Müdürü Zekeriya Şeker, Gökhöyük Tarım İşletmesi Müdürü Hüseyin Yılmaz ile protokol üyeleri de katıldı.

  • KARAGÖZ; “İNSANLIĞIN ÇOK ÖNEMLİ DERSLER ÇIKARMASI GEREKEN BU OLAYLAR UNUTULMAYACAK.”

    KARAGÖZ; “İNSANLIĞIN ÇOK ÖNEMLİ DERSLER ÇIKARMASI GEREKEN BU OLAYLAR UNUTULMAYACAK.”

    CHP Amasya İl Başkanı Reşat KARAGÖZ, Sivas’ta 2 Temmuz’da Madımak Oteli’nde katledilen 35 aydının yakılarak katledilişinin 26. yıldönümü sebebiyle bir açıklamada bulundu.

    Karagöz, “Tarihin her döneminde farklı kültür ve renklerin bir arada, barış içinde yaşadığı Anadolu topraklarında bu kardeşliği hazmedemeyenlerce katliamlar yapılmıştır. Çorum, Sivas ve Maraş katliamları gibi toplumsal barışı tehdit eden olaylar, tarihimizdeki en acılı ve üzüntülü günler olarak yerini almıştır. İnsanlığın çok önemli dersler çıkarması gereken bu olaylar unutulmayacak, Cumhuriyet tarihinin kara bir lekesi olarak her zaman hatırlanacaktır. Sivas katliamının üzerinden 26 yıl geçmesine rağmen acısı hala yüreğimizi yakmaktadır. Suçluların cezalandırılmaması, Sivas davasının zaman aşımına uğrayarak kapanması ile sadece 35 aydınımız değil, maalesef ADALET’te katledilmiştir.

     

    Sivas’ı kana bulayan dinci terör örgütleri, Fetö terör örgütüyle el ele verip bu ülkeyi kan gölüne çevirdiklerini unutmayalım. Bunlar ne derse desin, adalet ve özgürlük mücadelemiz devam edecektir. Bu topraklar tarih boyunca, farklı kültür ve renklerin bir arada, kardeşçe yaşadığı, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir coğrafyadır. Anadolu;  barışın, kardeşliğin ve huzurun toprakları olmuştur. İşte bu nedenle, zalimin zulmüne karşı başkaldırının simgesi, Pir Sultan Abdal’ı, Köroğlu’nu, barışın, kardeşliğin, hoşgörünün simgesi, Mevlana ve Hacı Bektaş’ı kendimize örnek alıyoruz.

    Dileğimiz, bu tür katliamların, faşist baskılar altında ölümlerin bir daha yaşanmamasıdır. Dünyanın neresinde olursa olsun din ve inanç adına yapılan tüm katliamları kınıyor, Sivas ve diğer katliamlarda yaşamını yitiren yurttaşlarımızı ve aydınlarımızı saygıyla anıyor ve yakınlarını yitirmiş olanların hiç dinmeyen acılarını paylaşıyorum.” dedi.