Etiket: coğrafya

  • Amasya ilçe ve nüfus güncel oranları

    Amasya ilçe ve nüfus güncel oranları

    Anadolu’da Türklerin ilk şehir hayatına geçiş yaptıkları yerlerden birisi de Amasya olarak bilinir. Türkiye’nin Karadeniz Bölgesi’nde bulunan ve elması ile meşhur Amasya bilinen ilk adı “AMASEİA” olarak tarihte geçmektedir. Bu isim ayrıca dünyanın ilk coğrafyacısı olan Strabon tarafından verilmiştir. “AMASEİA” amazonlardaki yaşayan halkın kraliçelerine verdikleri isim olarak da bilinir. Evet şimdi Amasya ilçelerine göz atacağız.

     

          AMASYA İLÇELERİ :

    1. Göynücek
    2. Gümüşhacıköy
    3. Hamamözü
    4. Merzifon
    5. Suluova
    6. Taşova

     

  • Amasyalı öğrencilerden büyük başarı

    Amasyalı öğrencilerden büyük başarı

    TÜBİTAK 2204-B Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Finali Samsun’da gerçekleştirildi. Amasya 14 proje ile Bilim Sergisine katılım sağladı. Amasyalı öğrenciler, yarışmalarda 3 birincilik, 2 ikincilik ödülü alarak büyük bir başarıya imza attı.

    Amasya’yı Temsil Edecekler

    3 Proje Amasya ilini temsil etmek için Türkiye finallerinde yarışmaya hak kazandı. Yarışmada derece alan öğrencilerimizin adları ve alanları aşağıda belirtilmiştir.

     * Kimya alanı 1’incisi Amasya Şehit Ferhat Ünerli Bilim sanat Merkezi öğrencisi Duru CONKAR

     * Matematik Alanı 1’incisi Amasya Şehit Ferhat Ünerli Bilim sanat Merkezi öğrencileri Gülden TUNÇ ve Yağız Yiğit PEKER

     * Tarih Alanı 1’incisi Amasya Şehit Ferhat Ünerli Bilim sanat Merkezi öğrencisi Güneş TAHTASAKAL

     * Yazılım alanı 2’ncisi Ziya Paşa Ortaokulu Öğrenciler Hüseyin Eren KAYA, Yusuf Alperen DURAK

     * Coğrafya alanı 2’ncisi Amasya Şehit Ferhat Ünerli Bilim sanat Merkezi öğrencisi Yağmur DÜMEN

  • AMASYA’DA 2 BİN 500 YILLIK POSTANE

    AMASYA’DA 2 BİN 500 YILLIK POSTANE

    Amasya’da yapılan Arkeolojik Oluz Höyük kazılarında 2 bin 500 yıllık postane olduğu değerlendirilen Perslere ait kalıntılar bulundu.

    Amasya’ya 25 km uzaklıkta bulunan 24 Temmuz 2019 tarihinde başlayan Oluz Höyük arkeolojik kazılarının bu yıl 13. dönem çalışmaları devam ediyor. Çalışmalara 5 farklı üniversiteden 5 akademisyen, 3 arkeolog, 15 stajyer arkeoloji ve mimari restorasyon öğrencisi katıldı.

    Kazı çalışmaları eylül başına kadar devam edecek. 13 dönemlik Oluz Höyük arkeolojik kazılarda yaklaşık 10 tane yerleşip belirlendi. Bu 10 yerleşimin hepsi üst üste bir höyük oluşumu içerisinde. Milattan önce 4 bin 500’lü yıllardan Anadolu genç kalkolatik çağlarından milattan önce 100 yıllarına kadar, Helenistlik yılların sonlarına kadar kesintisiz bir yerleşim görülüyor.

    Kazı Başkanı İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Oluz Höyük’te Anadolu arkeolojisi için göze çarpan önemli gelişmeler var, bunların başında Pers dönemi kazıları geliyor. Son 4 yıllık çalışmalarımız Pers dönemi mimari tabaklarında ve katmanlarında devam etti ve bu kazı çalışmalarında anıtsal bir yol ve bu yolun ulaştığı bir ateşgede bir kutsal alan ve yine bununla bağlantılı bir sütunlu salon açığa çıkarıldı. Bu yol ateşgede ve sütunlu yola birlikte bakıldığında, bir tasarım temelinde bakıldığında Anadolu demir çağ arkeolojisinde Pers döneminin ilk defa bu kadar detaylı bir şekilde, bu kadar tasarım temelli bir şekilde Oluz Höyük’te açığa çıkarıldığını görüyoruz. Persler burada milattan önce 450 yıllarında yani günümüzden 2 bin 500 yıl önce bir yerleşme kurdukları zaman bölgenin hakim dini eski yunan paganizmi, Amisos’un arka bahçesinde yer alan Amasya’daki bu Oluz Höyük’te muhtemelen eski yunan dinine ait bir takım etkiler, tesirler vardı ama Perslerin buraya gelişi ile muhtemelen ondan önce de Med’ler geldi. Burada yeni bir dinin tesis edildiğini görüyoruz. Bununla birlikte ateşgede odaklı mimari bir yapılanma görüyoruz. Bu sene ki çalışmalarımız ateşgedenin batısında ki alanda devam etti. Geçen sene açığa çıkarmaya başladığımız ve sütunlu salon olarak adlandırdığımız bir yapı var. Bu yapı şu an için 6 tane taş sütun kaidesinden oluşuyor. Büyük ihtimalle bunlar çatısını ahşap dikmeler tamamlıyordu. Ateşgedenin hemen 1 metre batısındaki bu yapının biz şuan fonksiyonunu öğrenmeye çalışıyoruz. Ne amaçla ateşgedeye bu kadar yakın imal edilmişti, inşa edilmişti. Şu an ki çalışmalarımız bu sorunu çözmeye yönelik. Buranın bir Posta istasyonu, posta yapısı olması noktasında Anadolu’ya posta sistemini ilk getiren uygarlık Persler. Persler, Yunanistan’dan Orta Asya’ya kadar, Mısır’a kadar büyük bir imparatorluk kurmuşlardı ve bu imparatorluğu valilerle yönetiyorlardı. Bu sistemde de özellikle Başkentleri Susa ve Persopolis’te diğer merkezlerine doğru haberler ve istihbaratlar gitmeliydi ve hızlı bir şekilde gitmeliydi. Bunu tesis etmek için de bütün imparatorluk coğrafyasında yol sistemleri kurmuşlardı. Bunlardan en önemlisi Susa’yı Sardes’e yani Manisa’ya bağlayan kral yoluydu ve bu kral yolu üzerinde de 4 fersahta bir posta istasyonları, aktarma istasyonları bulunuyordu. Buna Persler çaparhane diyorlardı bu posta istasyonlarına. Elçilere de mesajları, haberleri postada taşıyan elçilere de çapar diyorlardı. Her çaparhanede hazır görevliler çaparlar bekliyorlardı. Hazır dinlenmiş atlar bekliyordu. Atlar ya da çaparlar yorulduğu zaman mesaj hiç durmadan kışın karda, yağmurda, gece gündüz mesaj hiç durmadan bu çaparlar ve hızlı atlar sayesinde ilerliyordu. Bunların dinlendiği değiştiği noktalardan biri de kral yolu üzerinde ki Oluz Höyük’teki bu sütunlu salon olabileceğini düşünüyoruz. Bu noktada da çünkü bu tür yapılarında ibadethane yanında olması, tapınaklar yanında olması olası bir durum oluşturuyor” dedi.

    Amasya’daki Oluz Höyük arkeolojik kazı çalışmaları eylül başına kadar devam edecek.

  • KIRLANGIÇ OSBÜK GENEL KURULUNA KATILDI

    KIRLANGIÇ OSBÜK GENEL KURULUNA KATILDI

    Amasya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kırlangıç, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sn. Mustafa Varank ve TOBB Başkanı Sn. Rıfat Hisarciklioglu’nun katılımıyla Ankara’da düzenlenen Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Genel Kuruluna katılım sağladı.
    Hisarcıklıoğlu OSBÜK Genel Kurulu’nun açılışında yaptığı konuşmada OSB’lerin Türkiye’deki en önemli başarı hikâyelerinden birisi olduğunu söyledi. OSB’lerin, Türkiye’nin sanayileşmesini ve sanayinin Anadolu’ya yayılmasını sağladığına işaret eden Hisarcıklıoğlu, “Türkiye’nin dünyaya rol model olduğu konuların da başında OSB’ler geliyor. Yarım asırlık OSB tecrübemiz, artık çevre coğrafyamızda da rol model alınır hale geldi. Yine bugün, Çin ile İtalya arasında en büyük sanayi, üretim ve ihracata sahipsek, bunda OSB’lerin payı çok büyük. Elbette bu alanda daha yapmamız gereken işler de var. Türkiye’nin OSB modelini geliştirmeye devam etmeliyiz” dedi.
    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ise yaptığı konuşmada, “Çok düşük miktarda olsa da bazı organize sanayi bölgelerinde (OSB) rantiye işlemlerinin olduğuyla ilgili bize şikayetler geliyor. OSB’lerimizi kesinlikle sanayicilerimizin hizmetinde kamusal alanlar olarak görmemiz lazım. Ben OSB’lerde arsa spekülasyonlarına, rantiyeciliğe asla müsaade etmeyeceğim” ifadesini kullandı.
    Varank, Türkiye’nin dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi arasında yer alması hedefinde girişimci ve sanayicilere büyük görev düştüğünü söyledi.
    Türkiye’nin geniş ve gelişmiş bir OSB tecrübesine sahip olduğunu belirten Varank, “Bu süreç içinde, OSB’lerimiz, Türk sanayisinin dünyayla entegre olmasını ve rekabet gücümüzün artmasını sağlayacak bir vizyona, hamd olsun kavuştular. Kendilerini büyütmekle kalmadılar, sanayimizin büyümesinde de lokomotif görevi üstlendiler.” ifadesini kullandı.
    Amasya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kırlangıç, OSBÜK Genel Kurulu’nda yapılan oylama sonucunda, yeniden başkanlığa seçilen Memiş Kütükcü’yü kutladı başarılarının devamını diledi.

  • HÜKMEDİLEN DEĞİL HÜKMEDEN

    HÜKMEDİLEN DEĞİL HÜKMEDEN

    Türkiye Büyük Millet Meclisi TBMM Genel Kurulu MHP Grup toplantısına Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı da katıldı. Toplantı da Başkan Sarı’ya Başkan Başdanışmanı Ahmet Yenihan eşlik etti.

    Grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli, “Türk milleti zorlu bir coğrafyayı, üzerinde hesap yapılan bereketli toprakları vatan yaptı. Bir vatana sahip olmanın ağır bedelleri vardı, bu bedeller de destanlaşan şehadetlerle ödendi” dedi.

    Milli ruhun asırları kavradığını, cihanı kuşattığını, beşeriyeti kendisine hayran bıraktığını belirten Genel Başkan Bahçeli, konuşmasının devamında şunları söyledi; “Türk milleti, üzerinde yaşadığı aziz vatana tutunarak geleceğin yol haritasını çizmiştir. Hükmedilen değil hükmeden, istikamet verilen değil istikamet veren ülke olmanın hedefiyle mücadelemizi sürdürüyoruz. Tarih şuuru varsa gelecek vizyonu canlı bir resim gibi önümüzde duracaktır. 15 Temmuz’da yaşananlar tarihimizin çağrısını tekrar hatırlatmıştır. Demek ki Türk vatanını işgal emelleri hala bitmemiştir. Demek ki küresel odakların mütecaviz akımları hala kesilmemiş, daha doğru bir ifadeyle kesilmeyecektir. Bu nedenle hükümet sisteminin değişmesi gerekiyordu. Siyasetteki itiş-kakış son bulmalıydı. Kutuplaşma en aza çekilmeliydi. Cephe siyaseti değil, kaynaştırıcı bir anlayışın kök salması temin edilmeliydi. Parlamenter sistemden kaynaklanıp siyaset hayatımızı doğrudan kuşatan krizlerin milli mutabakatla bitirilmesi, değilse bile azaltılması en acil gündemdi. Tarihimize ve kültürümüze en uygun modele intikal sağlanmış, Türkiye Cumhuriyeti de 3. evresine eklemlenmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi milli misyon ve vizyonumuzla 2053 ve 2071 hedeflerimizi zemin hazırlayacaktır. Biz karanlığı gördük, bunu dert ettik sonra da bir mum yakıp etrafı aydınlattık. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi geleceğin büyük ve güçlü Türkiye’sinin teminatıdır” diye konuştu.