Etiket: çek

  • Merzifon’da e-sınav merkezi açılış programı gerçekleştirildi

    Merzifon’ da e-sınav merkezi açılış programı gerçekleştirildi

    Amasya’ nın Merzifon ilçesi kaymakamı  Ali Güldoğan, e- sınav merkezi açılış törenine katılım sağladı. Açılan sınav merkezi Merzifon başta olmak üzere bölgedeki diğer ilçelerinde bu hizmetten yararlanacağı belirtildi. Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Sınavları, Ustalık-Kalfalık Teorik Sınavları, Amatör Telsizcilik Sınavları yapılacağı belirtilmiştir. İlerleyen zamanlarda ise Açık Lise ve Açık Ortaokul Sınavları’nın da yapılabileceği belirtilmiştir. İlçe Milli Eğitim tarafaından açılan e-sınav merkezi hafta içi 18.00 ve 19.15 olmak üzere 2 oturum şeklinde gerçekleşecektir. Hafta sonları ise 6 oturum olarak gerçekleşecektir.

  • TESNAT 2019 AMASYA’DA

    TESNAT 2019 AMASYA’DA

    Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) iş birliğiyle düzenlenen “TESNAT 2019” başlıklı sempozyum Amasya Üniversitesi ev sahipliğinde Milli Hakimiyet Yerleşkesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

    Sempozyum açılış programına Rektör Prof. Dr. Metin Orbay, TESNAT Düzenleme Kurulu adına Prof. Dr. Eyyüp Tel, Kırıkkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümünden Prof. Dr. Abdullah Aydın, akademisyenler, bilim insanları, öğrenciler ve konuya ilgi duyan vatandaşlar katıldı. Türkiye ve dünyadaki nükleer gelişmelerin bilimsel bir platformda tartışıldığı TESNAT 2019’a Rusya, İran, Fransa, Amerika’nın da aralarında bulunduğu ülkelerden bilim insanları katılarak nükleer enerjiyi eğrisiyle doğrusuyla bilimsel bir platformda tartıştılar.

    TESNAT 2019’un açılış programına katılarak bir konuşma yapan Rektör Orbay; Amasya’yı kongre şehri yapmak hedeflerinin sürdüğünü açıkladı. Orbay; bu bağlamda üniversitemiz çatısı altında kongre, sempozyum gibi birçok bilimsel etkinlik düzenlendiğini ve yıl içerisinde de bu etkinliklerin süreceğini kaydetti. Orbay, “Beşincisi düzenlenen TESNAT 2019’u Cumhuriyetin hamurunun yoğrulduğu bu kadim şehirde yapmanın gururunu yaşıyoruz. Bu yıl Amasya Tamimi’nin kabul edilişinin 100. yılını çeşitli etkinliklerle kutluyoruz. TESNAT 2019’u da bu çerçevede Amasya’da gerçekleştiriyoruz. Alanında uzman bilim insanlarının Amasya’da buluşup bilimsel bir platformda dünyanın gündemini her daim meşgul eden nükleer enerji konusunu enine boyuna tartışmaları; bu tartışmalara bir ivme de kazandıracağına inanıyoruz” dedi.

    Kırıkkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Nükleer Fizik Anabilim Dalından Prof. Dr. Abdullah Aydın ise yaptığı sunumda nükleer enerjinin elektrik enerjisi üretimindeki rolünden bahsetti.

    Nükleer enerjide nötronun keşfinin dönüm noktası olduğunu kaydeden Prof. Dr. Aydın; bu keşfe kadar radyoaktivite ve çekirdekli atom teorisinin bilindiğini söyledi. Nükleer enerjiye giden bilimsel gelişmeleri açıklayan Aydın; süreç içerisinde atom enerjisinin yıkıcı gücünün insanların canları pahasına keşfedildiğini kaydetti.

    Nükleer enerjinin elektrik üretimi için kullanımı bağlamında sunumunu detaylandıran Aydın; dünyada ABD, Kanada ile Avrupa ve Pasifik ülkelerinde reaktörlerin yoğunlukta olduğunu söyledi.

    Uranyum yatakları bakımından ise Kanada, Nijer, Avustralya ve Kazakistan’ın zengin olduğunu belirten Prof. Dr. Aydın; reaktör sahibi ülkelerin ise ABD’de ve Avrupa’da yoğunlaştığını kaydetti. Türkiye’de ise nükleer enerji konusunun 1957’den itibaren gündemde olduğunu belirten Aydın; Türkiye’de çeşitli sebeplerden dolayı santral çalışmalarının bir türlü sonuçlanamadığını kaydetti.

    Türkiye’nin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun kurucu üyesi olduğunu belirten Prof. Dr. Aydın; “Bugüne kadar dört ihale başarısız oluyor. 2010 yılında Türkiye ve Rusya Cumhuriyetleri hükümetleri arasında Akkuyu Nükleer Santrali projesine ait anlaşma imzalanıyor. Üç yıl sonra da Japonya hükümeti ile Sinop’ta bir nükleer santral projesine ait anlaşma imzalanıyor. Akkuyu için 20 milyar dolarlık bir harcama öngörülürken işletme ömrü ise 60 yıl gözüküyor. Nükleer santraller yüzde 90 kapasiteyle enerji üretebiliyorlar” diye konuştu.

    Prof. Dr. Aydın enerjide çeşitliliği savunduğunu ifade ederek nükleer enerji gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının da titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Program bilimsel toplantılarla iki gün boyunca sürdü.

  • BİLİM İNSANLARININ ARADIĞI YİTİK LALE AMASYA’YA DÖNÜYOR

    BİLİM İNSANLARININ ARADIĞI YİTİK LALE AMASYA’YA DÖNÜYOR

    Amasya’da yüz yılı aşkın süredir bilim insanları tarafından aranmasına rağmen bulunamadığı için neslinin tükendiği rapor edilen ‘Yitik Lale’nin yapılan bir proje ile anayurdu olan şehzadeler şehrine 2023 yılında getirilmesi planlanıyor.
    İlk kez 1892’de Alman bahçıvan Mühlendorff tarafından toplanarak İtalya’nın Napoli kentindeki bir bahçecilik şirketine gönderilen ve İngiliz botanikçi John Gilbert Baker tarafından bilim dünyasına tanıtıldıktan sonra en son 1896’da doğada görülen bitkinin Anadolu’da varlığının sona erdiği rapor edilirken, bitki Avrupa’da az sayıda bahçede ve özel firmada varlığını devam ettirebildi. ‘Yitik lale gurbetten sılaya dönüyor’ adlı proje kapsamında İngiltere’den getirilerek İstanbul’da ekildiği Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’nde tohumları filizlenen ‘yitik lale’ (Tulipa sprengeri), 2023’te doğal ortamı olan Amasya’ya tekrar kazandırılacak.

    ‘Yitik Lale’nin Türkiye’nin biyoçeşitliliğine örnek bir bitki olduğunu belirten Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’nde görevli Orman Yüksek Mühendisi Salih Sercan Kanoğlu, “Tohumdan küçük soğancıklar oluşturuyoruz. Bu soğancıkların çiçek açması en az 4 yıl bulacak. 2023’te bitki çiçek açma aşamasındayken Amasya’ya götürülecek. Orada çeşitli alanlarda dikilecek. ‘Yitik lale’ Amasya’daki doğal ortamına dikildikten sonra da uzun bir süre gözlemlenecek” dedi.

    Amasya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arzu Cansaran ise, proje sayesinde Türkiye’de ilk kez neslinin tükendiği rapor edilen endemik bir türün doğal ortamında yeniden hayat bulacağını söyledi. En son 1896’da doğada görülen türü bulmak için birçok yerli ve yabancı araştırmacının çalışma yaptığını, kendilerinin de Doç. Dr. Cengiz Yıldırım ile birlikte 25 yıldır kayıp Amasya lalesinin izini sürdüklerini ancak bulamadıklarını anlatan Prof. Dr. Cansaran, projeyi gerçekleştiren bilim insanları ile görevlilere teşekkür etti. Projeye göre soğanların çiçek açma aşamasına 2023 yılına doğru gelebileceğinin öngörüldüğüne değinen Arzu Cansaran, “Amasya’ya getirilince çok mutlu olacağız. Gerçekten Türkiye’de bir ilk olacak. Kayıp, önemli bir bitkinin tekrar vatanına döndürülmesinin dünyada da çok örneği yok. Dolayısıyla biz bundan Amasyalı botanikçiler olarak çok mutlu olacağız. Hatta Türkiye’deki bütün botanikçiler çok mutlu olacaklar” diye konuştu.

    Yitik lalenin çok önemli bir bitki olduğunun kanıtlarından birinin de resminin Türkiye Bitkileri Listesi kitabına kapak olması olduğuna değinen Cansaran, bilhassa filamentlerinin kırmızı renkte olması ve petallerinin iç taban kısmında da koyu yuvarlık bir lekenin olmamasının türün en belirgin ve ayıt edici özellikleri olduğunu ifade etti.