Etiket: bir

  • Suluova Ziraat Odası ile Amasya Üniversitesi arasında bir protokol imzalandı.

    Suluova Ziraat Odası ile Amasya Üniversitesi arasında bir protokol imzalandı.

    Amasya Üniversitesi ve Suluova Ziraat Odası arasında araştırma faaliyetlerinde bulunmak amacıyla protokol imzalandı.

    Rektörlük makamında gerçekleşen imza törenine, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, Suluova Ziraat Odası Başkanı Adnan Öksüz, Merkezi Araştırma ve Uygulama Laboratuvarı Müdürü Doç. Dr. Betül Canımkurbey ve ilgililer katıldı.

     

    Rektör Elmacı, “Amasya ilinde sürdürülen tarımsal faaliyetlere uygun olarak tarımsal toprak, su ve bitki analizleri, bölgenin ihtiyaçlarına yönelik analiz desteği, yöre kalkınmasında, üreticilerin ürünlerini iç ve dış pazarlarda sunmasında gerekli olan analizleri yapmaktadır. Bu bağlamda Suluova Ziraat Odası ile imzaladığımız iş birliği protokolünün Amasya’ya ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.

     

    Öksüz, “Amasya Üniversitesi Merkezi Araştırma Laboratuvarı ile odamız arasında toprak verimliliği üzerinde yapılan iş birliği protokolünde bizlere destek veren Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı’ya teşekkür ediyorum.” ifadesinde bulundu.

  • Sosyal Meslek Yüksekokulu öğrencileri kitap okuma etkinliğinde bir araya geldi

    Amasya üniversitesi Sosyal Meslek Yüksekokulu öğrencileri kitap okuma etkinliğinde bir araya geldi.

    Yüksekokul Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Erol Dönek’in koordinatörlüğünde olan Pazarlama ve Reklamcılık bölümünü okuyan öğrencilerin katılımı ile gerçekleşen kitap okuma etkinliğinde Jules Payot’un İrade Eğitimi kitabı ele alındı. Öğrencilere daha iyi bir vizyon sahibi olmayı sağlamak ve bilinçlendirmek için kitap okuma etkinliğini düzenlediklerini söyleyen  Öğr. Gör. Erol Dönek; “Öğrencilerin kişisel gelişimlerine katkıda bulunabilmek ve hayata karşı yeni bir bakış açısı kazandırabilmek maksadıyla bu kitap okuma etkinliklerini gerçekleştiriyoruz. Amacımız hem öğrencilerin birbirleriyle iletişimlerini güçlendirip sosyalleşmelerini sağlamak hem de okudukları kitabı değerlendirerek kendilerini ifade etmelerini sağlamak” ifadelerine yer verdi. Sosyal Bilimler MYO Müdürü Doç. Dr. Aytuğ Mermer Üzümlü’de yer aldığı kitap okuma etkinliğinde yaptığı konuşmasında; “Empati kurmak, bakış açımızı değiştirebilmek için kitap okumak gerekli. Kendi kişisel kitaplığımızı öğrenciyken kurmamız da son derece önemli. Şu anda Amasya Üniversitesi Hüseyin Hüsameddin Yasar Kütüphanesinde 100 bini fiziki, 350 bini e-kitap olmak üzere ciddi bir kitap mevcudu var. Bu kütüphane öğrencilerimiz için gerçekten bulunmaz bir nimet. Okuyalım, okutalım.” Diye söyledi.

  • SARI: “ALPARSLAN TÜRKEŞ BİR ÜLKÜDÜR”

    SARI: “ALPARSLAN TÜRKEŞ BİR ÜLKÜDÜR”

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet SARI; Başbuğ Alparslan Türkeş’in vefatının 25. Yıldönümü münasebetiyle bir mesaj yayımladı.

    Başkan Sarı mesajında; “Alparslan Türkeş bir ülküdür. Türk’ün tarihi misyonunu hatırlatan, yeniden diriliş davasına mimarlık yapan, ümitsizliği ümit haline getiren ebediyen yaşanacak bir ülküdür. O, Allah’ın Türk milletine bir ihsanıdır. Çünkü onunla Türk milleti; asl-i cevherini, dirilişe geçtiği birlik ruhunu hatırladı. Turan meşalesini; O yaktı. Ateşini tutuşturdu yeniden, bir daha, engellenmez bir coşkuyla… İslam Alemi, Nizam-ı Âlem anlayışını onunla yüreğinde bir daha hissetti. Asırlık bir çınar olan Başbuğumuz tarihe iz bırakırken geleceğe de umutlar emanet ediyordu. Biz de o vatan aşığının ölümsüz fikirlerini mirasımız olarak sahip çıkıyoruz. Mücadelelerle geçen seksen yıllık ömründe “önce ülkem ve milletim” diyerek, Türk milletinin yücelmesi konusunda önemli çalışmalar yapmıştı. Türk milliyetçiliği davası, rahmetli Başbuğumuzun önderliğinde büyük bir fedakârlıkla yükselmiş ve bugünlere gelmiştir. Verdiği demokrasi mücadelesi her geçen gün daha iyi anlaşılan ve gönlümüzdeki yeri hiç değişmeyecek olan Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i aramızdan ayrılışının 25. ölüm yıl dönümünde saygı, sevgi ve rahmetle yâd ediyorum” dedi.

  • Amasya Valisi Mustafa Masatlı katılımı ile bağımlılıkla ilgili program gerçekleştirildi

    Amasya Valisi Mustafa Masatlı katılımı ile bağımlılıkla ilgili program gerçekleştirildi

    Amasya Valisi Mustafa Masatlı katılımı ile  bağımlılıkla ilgili program gerçekleştirildi.  Bağımlılığın sadece kişinin kendisini değil aynı zamanda sosyal çevresinide etkilediği görülmektedir.  Tedavi etme sürecinin uzun ve zorlu olması nedeni ile en önemli yöntem önleme olduğu dile getirilmiştir. Sosyal, kültürel  ve sportif argümanlar ile bağımlılığı azaltmaya yönelik aktiviteler sayesinde toplum sağlığını tehdit eden bu unsuru en aza indirgemeye çalışmak gerekmektedir.  Kampanyanın ilk adımı, ‘ ben olsaydım’ sloganı kullanılarak, istişare çalıştayları iki gün sürecek ve belirli aralıklar ile yeniden toplanıp kararlar alınacaktır. Alınan kararlar Amasya Valiliği tarafından takip edilerek, başarılı bir şekilde uygulanmasın için çalışmalar sürdürülecektir. Çalıştay, bağımlılık ile mücadelede var olan sorunları tespit ederek, riskli bölgelerin belirlenmesine yönelik önleyici tedbirler  geliştirmeyi hedeflemektedir. 31 Mart – 1 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek Çalıştay sonunda alınacak kararlar Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilip ulusal düzeyde yapılan Bağımlılıkla Mücadele Şurasında değerlendirilecektir.

    Amasya Valisi Masatlı Konuşma Gerçekleştirdi

    Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Amasya Valisi Mustafa Masatlı şu ifadelere yer verdi: “Sayısız teknolojik icat ve gelişmelerle dolu 21. yüzyıl, bağımlılık türlerinin küresel çapta arttığı bir dönem olmuştur.

    Bağımlılık; sosyal, psikolojik ve fizyolojik olarak bireylerin sağlığını bozarak, dünyanın tamamını tehdit eden bir halk sağlığı sorunu olmasının yanı sıra, ülkelere mali açıdan da büyük zarar veren toplumsal bir problemdir.

    Bağımlılık, türü ne olursa olsun, çağımız insanının aklını ve ruhunu felce uğratan, salgın bir hastalıktır. İnsanlar alışverişe, yiyeceklere, bilgisayar oyunlarına, sosyal medyaya, televizyon dizilerine bağımlı olabilmekteler. En kötüsü ise bazı insanlar sigara, alkol ve çeşitli uyuşturucu maddelere bağımlı hale gelmektedirler. Bu sebeple, dünyanın en önemli mücadelelerinden birisi olan bağımlılıkla mücadele, sadece kolluk kuvvetleriyle değil tüm kurumlar, sivil toplum kuruluşları ve halkımızla birlikte topyekûn yürütülmesi gereken bir mücadeledir.

    Bu noktada, etkin bir mücadele için ortak bir strateji ve çalışma pratiği benimsenerek; tıbbi, psikolojik, sosyolojik, ekonomik ve adli yöntemlerin birbirini destekleyici, tamamlayıcı biçimde kullanılması gerekmektedir.

    Bağımlılık ile mücadele konusunda Ülkemizde önemli adımlar atılmış ve bu alanda büyük mesafeler katedilmiştir. 2018-2023 Uyuşturucu ile Mücadele Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı ise bu çalışmaların en önemlilerindendir. Bunun yanı sıra uzun zamandan beri ilgili kurum/kuruluşlar tarafından, çeşitli bağımlılıklara yönelik, çok yönlü politikalar, programlar, projeler, strateji belgeleri ve eylem planları geliştirilmektedir.

    Hiçbir bağımlılığı bir diğerine tercih edemeyiz. Zira insanın iradesini elinden alan bu davranışların daha az tehlikelisi yoktur. Fakat madde bağımlılığı, insan hayatını tehdit eden, en trajik bağımlılıkların başında gelmektedir. Bağımlılığı tedavi etmenin maddi ve manevi anlamda çok daha zor ve uzun bir süreç olmasından hareketle, bu mücadelede en etkili yöntem önleyiciliktir.

    İçişleri Bakanlığımız da bu bilinçle, uyuşturucuyla mücadeleye ayrı bir önem göstermiş ve sadece 2021 yılında Ülkemiz genelinde gerçekleşen 215.228 operasyonda 293.905 kişi gözaltına alınarak, bunlardan 26.128’i adli makamlarca tutuklanmıştır. Bu operasyonlar neticesinde ise isimlerini saymak istemediğim, çeşitli uyuşturucu maddelerden tonlarcası ele geçirilmiştir.

    Bakanlığımız ayrıca önleyici tedbirler kapsamında, Uyuşturucu kullanımı konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla hayata geçirilen, ‘En İyi Narkotik Polisi: Anne ve UYUMA Uygulamaları’ kapsamında ise, 2021 yılında yapılan 11.270 etkinlikle 449.238 anneye ulaşılmıştır. Bu rakamlar inanıyorum ki bu yıl daha da artacaktır.

    Devletimiz tarafından yapılan çalışmalar oldukça önemli olmakla birlikte, bizler birey olarak, anne ve baba olarak nasıl tedbir alabiliriz, bunu iyi analiz etmeliyiz. Yapılan bilimsel araştırmalar, çocuklukta yaşanan travmaların ve ihmalin çeşitli bağımlılıklara sebep olabildiğini göstermektedir.

    Bu nedenle çocuklarımıza muamelede, onlarla kurulan ilişkide ve eğitimde şefkati, anlayışı ve hoşgörüyü hiçbir zaman elden bırakmamalıyız. Hz. Ali Efendimizin dediği gibi; “Çocukların kalpleri tarla gibidir. Ne ekerseniz onu biçerseniz.”

    Bu Çalıştayımız da bağımlılıkların sebebini, olumsuz etkilerini, önleyici tedbirleri ve tedavi yöntemlerini bilimsel bir yaklaşımla ele alması bakımından oldukça önemlidir.

    Bu vesilesiyle başta İl Sağlık Müdürlüğümüz olmak üzere, çalışmaya katkı sunan tüm kurum ve STK’lar ile konuşmacılara teşekkür ediyor, insanların her türlü bağımlılıktan uzak kalabildiği bir dünya temenni ediyorum.”

     

  • EĞİTİM ÇALIŞANLARININ ÇALIŞTAYI

    EĞİTİM ÇALIŞANLARININ ÇALIŞTAYI

    Amasya Eğitim-Bir-Sen Şubesi 2019 Toplu Sözleşme Görüşmeleri için talepleri belirlemek, değerlendirmek ve sürece katkı sunmak amacıyla “Eğitim Çalışanlarının Sorunları ve Çözüm Önerileri Çalıştayı” düzenledi.
    18 Nisan 2019 tarihinde Amasya Büyük Otelde yapılan çalıştaya, Öğretmenler Komisyonu, Eğitim Yöneticileri Komisyonu, Kadın Çalışanlar Komisyonu, Engelli Çalışanlar Komisyonu ve Genel İdari Hizmetleri, Teknik Hizmetleri ve Yardımcı Hizmetler Komisyonu olmak üzere 5 komisyon halinde çalışmalarını yürüttü. Eğitim çalışanlarının sorunları dile getirildi, çözüm önerileri tartışıldı.
    Amasya Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Kerem Camcı, ana gündemlerinin kamu görevlilerinin sorunları ve talepleri olduğunu ifade ederek, “Önümüzde bir toplu sözleşme süreci var. Yasanın ve masanın bütün zaaflarına karşın, bu toplu sözleşmede de kazanımlarımızı koruyacak, yeni kazanımlara imza atacağız. Kamuda tek istihdam şekli kadrolu olmalı, sözleşmeli istihdam son bulmalıdır. 3600 ek gösterge, tüm kamu görevlilerini kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmeli, kadro ve derece sınırlamaları kaldırılmalıdır. Kamu görevlilerinin bütçeden aldığı pay artmalı, enflasyon farkı 6 aylık dönemlerde değil, eşel mobil sistemine göre verilmelidir” dedi.
    Camcı; “Üyelerimizden aldığımız güçle vizyonlarını yenileyeceklerini belirterek, ‘önce insan’ anlayışıyla, ‘gelir dağılımında adalet’ ısrarlarını yineleyeceklerini söyledi. ‘İnsana saygı, emeğe değer’ anlayışı, ’emek için dayanışma’ çağrısı ve ‘adil paylaşım’ haykırışıyla hedeflerinin gerçekleşmesi için daha fazla ter dökeceğiz. Sosyal diyalogla geliştirilen çözümlerin ve toplu pazarlık masasında kazanımların sayısının artacağız.” şeklinde konuştu.
    Camcı sözlerini şöyle sonlandırdı: “Komisyonlarımız tarafından tespit edilen sorunlar ve çözüm önerileri şubemizin raporu olarak birleştirilerek Mayıs ayı içinde genel merkezimiz tarafından Ankara’da yapılacak çalıştayda sunulacaktır. Böylece Amasya Eğitim-Bir-Sen Şube olarak Toplu Sözleşme öncesi Amasya’mızdaki Eğitim Çalışanlarının sorunlarının toplu sözleşme masasına taşınabilmesi için çalışıyoruz. Komisyonlarımızda bulunan ve çalıştayımıza katkı sunan tüm üyelerimize teşekkür ediyorum.” dedi.

  • EĞİTİM BİR SEN 43. BAŞKANLAR TOPLANTISI

    EĞİTİM BİR SEN 43. BAŞKANLAR TOPLANTISI

    Eğitim-Bir-Sen 43. Başkanlar Kurulu toplantısı, Memur-Sen Genel Merkezi Konferans Salonu’nda yapıldı. Genel Başkan Ali Yalçın’ın açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda, Eğitim Bir Sen Amasya Şube Başkanı Kerem CAMCI söz alarak; “Eğitim gündemine ve sendikal çalışmalara ilişkin değerlendirme yaparak, eğitim çalışanlarının karşılaştığı sıkıntıların, çözüm bekleyen sorunlar hakkında konuşma yaptı.”
    Konuşmaların ardından başkanlar kurulunda, aşağıdaki maddelerin kamuoyuyla paylaşılmasına karar verildi:
    “-31 Mart 2019 tarihinde gerçekleştirilen mahalli idareler seçimleri milletimizin hukuka bağlılığını, siyasete güvenini ve demokrasiye verdiği önemi bir kez daha tescillemiştir. Demokratik sürecin milletin lehine işlemesi adına seçim sonuçlarının siyasi taraflar başta olmak üzere, toplumun tüm kesimlerince uzlaşma ve müzakere kavramları merkeze alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Seçim sonuçları, yerel politikaların belirlenmesinde toplumun bütün kesimlerinin muhatap alındığı, taleplere duyarsız kalınmadığı, sorunların tespitinin ve çözümlerinin ortaya konulmasının uzlaşma zemininde ele alınması gerekliliğine işaret etmektedir.
    -Küresel güç olduğu iddiasındaki emperyalist yönetimlerce Kudüs, Golan Tepeleri, Venezuela, Doğu Türkistan, Suriye, Sudan, Yemen örneklerinde tezahür eden insan haklarının ayaklar altına alınmasını; büyük mücadeleler ve acılar pahasına elde edilmiş uluslararası hukuk düzeninin yok sayılmasını, saldırgan devletlerin, hukuk ve hak tanımazların, demokrasiyi kendi çıkarlarına keyfî yorumlayanların cezalandırılması yerine ödüllendirilmesini şiddetle kınıyoruz. İnsan haklarının dokunulmazlığına ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir uluslararası düzen yeniden tesis edilmelidir.
    -Daha önce bazı ülkelerde yaşanan, son olarak Yeni Zelanda’da Cuma günü camilere yapılan vahşi bir saldırı sonucunda 50 kardeşimizin şehadeti, birçok kardeşimizin yaralanmasıyla bir defa daha gündeme gelen İslam karşıtlığını ve Müslüman düşmanlığını lanetliyoruz.
    -Ülkemiz dâhil pek çok ülkenin maruz kaldığı küresel ve kitlesel göç sorununun, Batı’nın emperyalist ve sömürüye dayalı ikiyüzlü politikalarının sonucu oluşan iç savaş, insan hakları ihlalleri, ekonomik krizler, yoksulluk ve açlığın tezahürü olduğunun bilincindeyiz. Mazlumun ve mağdurun yanında olmanın medeniyet değerlerimizin temelinde yer aldığı gerçeğinden hareketle, insan ve Müslüman olmanın gereğini milletçe yerine getirmeye çalışıyoruz. Sendika olarak, şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da tüm mazlum ve mağdurlar için, acının ve gözyaşının renginin aynı olduğu şuuruyla çaba göstermeye devam edeceğiz.
    -Anlayışın, insani değerlerin ve insana saygının itibar kaybettiği bir dünyada, şiddetin korkutucu boyutlarda artarak genel bir ifade ve ilişki biçimine dönüştüğü bir ortamda eğitimciler, şiddetin en büyük mağduru olmaya devam etmektedir. Başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere, bütün eğitim camiası, siyasiler, mülki idareler, aydınlar, gazeteciler ve aileler bu konuda büyük bir aile olduğumuz şuuru ve duyarlılığı ile sorumlu davranmalı; caydırıcı ve toplumu şiddetten uzaklaştıran hukuki ve idari tedbirler bir an evvel ele alınmalıdır.
    -Eğitim çalışanları için toplu sözleşme masasına taşıyacağımız tekliflerin, mali hakların iyileştirilmesinin yanı sıra, ülkemiz eğitim sisteminin kalitesini ve sürdürülebilirliğini
    artıracak mahiyette olduğunun bilinmesini istiyoruz. Bu nedenle, toplu sözleşme sürecinin, ‘bütçe disiplini’ ve ‘mali yeterlilik’ esareti altına alınmadan, tekliflerimizin maliyetinden ziyade mahiyetinin konuşulduğu bir anlayışla sonuçlandırılması gerektiğini ifade ediyor; kamu işvereni sıfatıyla toplu sözleşme masasına teklif sunacak olan siyasi iradenin, toplu sözleşmeyi refahın adil paylaşımı için fırsat olarak gördüğünü ispatlayacak bir anlayış ve içerikle hareket etmesini bekliyoruz.” maddeleri kamuoyuna sunuldu.