Etiket: besin

  • Amasya il sağlık müdürü Dr. Dursun Koç’un 7 Nisan dünya sağlık günü mesajı

    Amasya il sağlık müdürü Dr. Dursun Koç’un 7 Nisan dünya sağlık günü mesajı

    Amasya il sağlık müdürü Dr. Dursun koç, 7 Nisan dünya sağlık günü için yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi; “Yıllardır herkesin konuştuğu ama engellemek için gereken önlemlerin bir türlü alınamadığı iklim değişliğine artık iklim krizi diyoruz. Dünya iklim değişikliği nedeniyle geri dönülmesi mümkün olmayan bir noktaya doğru hızla gidiyor. Bu yaşadığımız tam anlamıyla bir kriz. Bu nedenle artık iklim değişikliği değil, iklim krizi diyoruz. İklim krizinin temel nedeni küresel ısıtma. Günlük hayatımızda farklı amaçlar için kullandığımız fosil yakıtlar, tüketildikten sonra dünya atmosferinin etrafında bir sera gazı katmanı oluşturuyor. Bu katman yeryüzüne ulaşan güneş ışınlarının dünyadan geri sekip uzaya dönmesine engel olarak ısıyı hapsediyor. Bu da küresel ısınma adıyla bilinen ama insan eliyle yaratılmış olduğu için artık “küresel ısıtma” olarak tanımladığımız sonucu doğuruyor.

    Küresel ısıtma, iklimin dengesini bozarak birçok bölgede yine eskiden iklim değişikliği diye adlandırdığımız, ama artık “iklim krizi” dediğimiz duruma sebep oluyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ); pandeminin, kirli bir gezegenin, kanser, astım, kalp hastalığı gibi artan kronik hastalıkların ortasında, 2022 Dünya Sağlık Günü’nde küresel dikkati insanları ve dünyamızı sağlıklı tutmak ve bireylerin iyi olma haline çekmek istemektedir. DSÖ, her yıl dünya çapında 13 milyondan fazla ölümün önlenebilir çevresel nedenlerden kaynaklandığını tahmin etmektedir. Buna insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük sağlık tehdidi olan iklim krizi de dâhildir. İklim krizi aynı zamanda bir sağlık krizidir. Tüm dünyada uygulanan siyasi, sosyal ve ticari kararlar iklim ve sağlık krizini tetiklemektedir.

    İnsanların yüzde 90’ından fazlası fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan sağlıksız hava soluyor. Az rastlanır hava olayları, toprak kalitesinin azalması ve su kıtlığı insanları yerinden ediyor ve sağlıklarını etkiliyor. Kirlilik ve plastikler, en derin okyanuslarımızın dibinde, en yüksek dağlarda bulunur ve besin zincirimize girmeyi başarır. Yüksek oranda işlenmiş, sağlıksız yiyecek ve içecekler üreten sistemler, küresel sera gazı emisyonlarının üçte birini oluştururken, obezite dalgasını tetikliyor, kanser ve kalp hastalıklarını artırıyor. COVID-19 salgını bilimin iyileştirici gücünü gösterirken dünyamızdaki eşitsizliklerin de altını çizdi. Pandemi, toplumun tüm alanlarındaki zayıflıkları ortaya çıkardı.

    Ekonominin mevcut tasarımı, çok sayıda insanın hala yoksulluk ve istikrarsızlık içinde yaşamasıyla birlikte gelir, zenginlik ve gücün adaletsiz dağılımına yol açmaktadır. Bu hedefler, uzun vadeli yatırımlara, refah bütçelerine, sosyal korumaya ve yasal ve mali stratejilere dönüştürülür. Dünya ve insan sağlığı için bu yıkım döngülerini kırmak, kurumsal reform ve bireylerin sağlıklı seçimler yapmaları için desteklenmesini ve teşvik edilmesini gerektirir.” Diyerek sözlerine son verdi.

  • Amasya il Müftüsü Ayvaz’ın mübarek ramazan ayı mesajı

    Amasya il Müftüsü Ayvaz’ın mübarek ramazan ayı mesajı

    Amasya il Müftüsü Durmuş Ayvaz mübarek ramazan ayı için yayımladığı mesajda şu sözleri kullandı;’’ Ramazan ayı barış, kardeşlik ve esenlik rüzgârlarının dalga dalga yayıldığı manevi bir atmosfer ve Yüce Allah’ın bizlere lütfettiği büyük bir nimettir. Zira bu kutlu zaman, yorulan ruhlarımızı teskin etmek, bunalan gönüllerimize inşirah vermek, özümüze ve fıtratımıza yönelerek hayatımızın iman, kulluk ve güzel ahlak ekseninde muhasebesini yapmak için eşsiz bir fırsattır. İbadetlerimizi güzel ahlakla, ilişkilerimizi samimiyet ve muhabbetle bütünleştiren oruç iklimi; bizi dünya ve ahiret mutluluğuna ulaştıracak bir hayat için yeni bir başlangıç yapmak adına önemli bir vesiledir. Başkanlığımız, her yıl Ramazan ayında toplumda duyarlılık ve farkındalık oluşturmak amacıyla bireysel ve toplumsal hayatımıza ışık tutan önemli bir temayı kamuoyunun gündemine taşımakta ve belirlenen tema, Ramazan ayı boyunca etraflı bir şekilde ele alınmaktadır. Bu bağlamda 2022 yılı Ramazan teması “Ramazan ve Doğruluk” olarak belirlenmiştir. Yüce dinimiz İslam, istikamet üzere olalım, dosdoğru bir ömür geçirelim diye bizlere gönderilmiştir. Cenâb-ı Hak, kullarına özde, sözde ve davranışlarda dosdoğru olmalarını emretmiştir. Âlemlere rahmet olarak gönderilen, Rabbimiz tarafından tüm insanlara en güzel örnek olarak takdim edilen Resûl-i Ekrem (s.a.s) doğruluğun timsaliydi, müşahhas bir örneğiydi, “Muhammedü’l-Emîn” idi. Peygamberimiz hayatı boyunca doğru yaşamış ve Müslümanların da doğru sözlü insanlar olmasını arzu etmiştir. Bu duygu ve düşüncelerle, tekrar gelişiyle gönüllerimizi aydınlatan rahmet ve bereket iklimi Ramazan ayının; kalplerimize huzur, hanelerimize bereket, ailemize, ülkemize ve İslâm âlemine hayırlar getirerek yeryüzünün selamet ve sekinetine, İnsanlığı tehdit eden günümüzdeki tüm salgın hastalıklardan insanlığın kurtulmasına, etrafımızda ve islam beldelerinde akan kanların son bulması ayrıca bütün insanlığın huzuru ve iyiliğine vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.’’ Diyerek cümlelerine son verdi.

  • RAMAZANDA YÜRÜYÜN

    RAMAZANDA YÜRÜYÜN

    Amasya İl Sağlık Müdürü Dr. Öner Nergiz, sağlık sorunu olmayan kişilerin Ramazan ayında da spor yapabileceğini belirterek,  Ramazanda sağlıklı yaşam için en kolay ve ideal olan egzersizin iftar öncesi veya iftardan 1-2 saat sonra yapılacak yürüyüşler dedi.

    Oruçluyken gereğinden fazla ve zamansız yapılacak egzersizin yararından çok zararı olacağının da altını çizen İl Sağlık Müdürü Nergiz, Fiziksel aktivitenin sağlık üzerine olumlu etkileri saymakla bitmiyor. Egzersiz yüksek tansiyon, şeker hastalığı, aşırı kilo, kolesterol ve hareketsizlik gibi risk faktörlerini önlemeye yardımcı oluyor. Kişinin ruhsal dengeyi korurken enerji seviyesini geliştirip stresten uzaklaşmaya katkıda bulunuyor. Kemik ve kas sağlığını destekleyen egzersiz, kan basıncını düşürüyor ve vücutta oluşan toksinlerin dışarı atılmasına yardımcı olduğunun belirtti.

    Son yıllarda sıcak yaz günlerine rastlayan ve oruçlu geçilen sürelerin uzadığı Ramazan ayında egzersizin tartışılan bir konu olduğunu söyleyen Nergiz, kişinin bir sağlık sorunu yoksa Ramazan süresince daha önce yapılan egzersiz ve fiziksel aktivitelere devam etmesinde bir sakınca olmadığını söyledi.

    İftar öncesi veya iftarı takip eden saatlerde (1-2 saat sonra) yapılacak yürüyüşlerin sağlıklı yaşam için en kolay ve ideal olan egzersiz olduğunu belirten Nergiz, bu dönemlerde yapılacak sporun ardından su içilip, yemek yenilebileceği için aç karnına egzersiz yapmanın olumsuz etkileri daha az hissedileceğini söylüyor. Eğer iftarın ardından aktivite yapılacaksa iftarda fazla yağlı, sindirimi zor besinler tüketilmemesi ve spor için yemeğin üstünden 1-2 saat geçmesinin beklenmesi gerektiğini hatırlatan Nergiz, aktivitenin ardından tekrar hafif besinler yenilebileceğini anlatıyor.

    Vücuttaki su kaybı kas gücünü de azaltıyor

    İftarın ara öğün ile bölünmesinin hem iftarı takiben yapılan egzersizde oluşabilecek olası olumsuzlukları engelleyeceğini hem de metabolizma ve sindirim sistemi açısından daha ideal olduğunu belirten Nergiz, oruçluyken gereğinden fazla ve zamansız yapılacak egzersizin yararından çok zararı olacağının da altını çiziyor. Nergiz açıklamasının devamında şunları kaydetti: “Bilinçsiz ve ağır bir antrenman yapmak, ciddi miktarda fazladan sıvı harcanmasına neden olacağı için oruç tutmayı zorlaştırır. Ayrıca vücutta sıvı eksikliği yaşanacağı için antrenman performansı da kayda değer oranda düşer. Yüzde 3 su kaybında bile kas gücünüz yüzde 12 oranında azalır. Ayrıca antrenmanların uzun ya da zorlayıcı olması durumunda aşırı su kaybı gerçekleşirse felç, kalp krizi gibi çok daha olumsuz ve hayati sorunlara bile kapı açar.”

    Sahurdan birkaç saat sonra egzersiz yapılabilir

    Nergiz, Antrenman saati olarak sahurdan birkaç saat sonrası (sabah) veya gün içi yerine sporcuların kayıplarını rahatlıkla yerine koyabilecekleri iftardan önceki saatleri veya iftar ile teravi arası zamanı tercih etmeleri gerektiğini hatırlatıyor. Antrenman saatindeki bu değişikliğin vücudun biyolojik saatinin de değişmesine neden olduğunu ifade eden Nergiz, “Vücudun buna uyum sağlaması 7-10 gün sürebilir. Dolayısıyla sportif performans açısından etkileniminin en önemli olduğu dönem oruç tutulan ilk haftalardır. Ramazanda antrenmanın dozunun, şiddetinin azaltılması uyum sürecinin daha sorunsuz geçmesini sağlayabilir” diye konuştu.