Etiket: bakanlık

  • 100 binin üzerinde nüfusu olan belediyeler kadın konukevi açacak

    100 binin üzerinde nüfusu olan belediyeler kadın konukevi açacak

    2 Nisan’da Bakanlık tarafından valiliklere gönderilen “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 2022 Faaliyet Planı” genelgesinde, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesinde yer alan “Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100 bin üzerindeki belediyeler, kadınlar ve çocuklar için konukevleri açmak zorundadır.” hükmü gereğince çalışma yürütülmesi istenildi.

    Bakanlığın, genelge doğrultusunda 215 belediyeye gönderdiği yazıda, kadın konukevi açma zorunluluğu bulunup, henüz bu konuda çalışması olmadığı tespit edilen belediyelerin bu yılın sonuna kadar kadın konukevlerini hizmete açması gerekiyor.

    Genelgede, kadına yönelik şiddetle mücadelede kadın konukevlerinin önemi belirtilirken valilere, belediyelerin kadın konukevi açmalarına yönelik çalışmalarının takipçisi olmaları, gerekli koordineyi sağlayarak bu alandaki faaliyetlere ilişkin ilerleme raporlarını iki aylık periyotlar halinde Bakanlığa bildirmeleri talimatı verildi.

  • “MEB UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAV TAKVİMİNİ BİR AN ÖNCE AÇIKLAMALIDIR”

    “MEB UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAV TAKVİMİNİ BİR AN ÖNCE AÇIKLAMALIDIR”

    Eğitim-Bir-Sen Amasya Şube Başkanı Kerem Camcı, MEB unvan değişikliği sınav takvimini bir an önce açıklamalıdır dedi.

    Eğitim-Bir-Sen Amasya Şube Başkanı Kerem Camcı, MEB unvan değişikliği sınav takvimini bir an önce açıklamalıdır dedi.

    Millî Eğitim Bakanlığı’na başvuruda bulunduklarını belirten Camcı, “merkez ve taşra teşkilatında norm kadro açığı ve hizmet gereklerine göre belirlenen münhal kadrolar için unvan değişikliği sınavları açılmasını talep ettik. Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde merkez ve taşra teşkilatında norm kadro açığı ve hizmet gereklerine göre belirlenen münhal kadrolar için görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları yapılmaktadır. Bakanlık, geçen yıl görevde yükselme sınavları yapmış; bu sınavlar ve sonrasındaki atamalar, kariyer yolculuklarında bir üst göreve atanmak isteyen kamu görevlilerince takdirle karşılanmıştır. Ancak, en son 28.02.2015 tarihinde unvan değişikliği sınavları gerçekleştirilmiş, o tarihten bu yana sınav yapılmadığı gibi ne zaman yapılacağına ilişkin Bakanlık çalışma takviminde herhangi bir kayıt da yer almamıştır. Son unvan değişikliği sınavlarının dört yıl önce gerçekleştirildiği dikkate alındığında, aradan geçen zaman zarfında çok sayıda münhal kadro oluşmuştur. Unvan değişikliği sınavlarının ve buna dayalı atamaların yapılması konusunda Bakanlık çalışanları haklı ve yerinde bir beklenti içerisine girmiştir. Eğitim-Bir-Sen olarak, Nisan 2019 Kurum İdari Kurulu Toplantısı’nda, “Bakanlık merkez ve taşra teşkilatında norm kadro açığı ve hizmet gereklerine göre belirlenen münhal kadrolar için unvan değişikliği sınavları yapılmalıdır” şeklinde, bu yöndeki talebimizi dile getirmiştik. Bunun üzerine talebimiz Çalışma Raporu’na alınarak, gerekli çalışmaların Personel Genel Müdürlüğü tarafından başlatılması kararı alınmıştı. Bu nedenle, Millî Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında norm kadro açığı ve hizmet gereklerine göre belirlenen münhal kadrolar için unvan değişikliği sınavları açılmasını istedik.” Diye konuştu.

     

  • “SON KARARI KAMU GÖREVLİLERİ HAKEM KURULU VERECEK”

    “SON KARARI KAMU GÖREVLİLERİ HAKEM KURULU VERECEK”

    Türkiye Kamu-Sen Amasya Şube Başkanı Şemsettin Dümen, uzlaşmazlıkla sonuçlanan toplu sözleşme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Son kararı kamu görevlileri hakem kurulu verecek dedi.
    2020-2021 yıllarına ilişkin olarak 3 milyon kamu görevlisi, 2 milyon emekli ve aileleriyle birlikte toplam 20 milyon vatandaşımızın geleceğine yön verecek olan 5. Dönem Toplu Pazarlık Görüşmeleri uzlaşmazlıkla sonuçlanmıştır diyen Başkan Dümen, “Bundan sonraki süreçte nihai kararı Sayıştay Başkanı, bakanlık ve kamu görevlileri sendikalarının temsilcileri ile akademisyenlerden oluşan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu verecektir.
    Kamu işveren tarafının nihai teklifi olan memur ve emekli maaşlarına 2020 yılı için %4+%4; 2021 yılı için %3+%3 zam içeren önerisinin kabul edilmesinin, mevcut ekonomik durum göz önünde bulundurulduğunda zaten imkânsız olduğu herkesçe malumdur.
    Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz yıl enflasyon %20,3 olarak gerçekleşmiş, 4 kişilik ailenin zorunlu harcamalarını içeren yoksulluk sınırı 1032 lira yükselmişti. Buna mukabil 2018-2019 Temmuz ayları dikkate alındığında yıllık enflasyon %16,65 olarak hesaplanmıştır. 2020 yılının enflasyon hedefi ise mali planda %9,8 olarak tespit edilmiştir.
    Bütün bu veriler ışığında, Kamu İşveren tarafının teklifinin kamu görevlilerinin sorunlarına çare olmaktan uzak kaldığı su götürmez bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Kapsadığı kitleyi ve ekonomik ve sosyal etkileri dikkate aldığımızda Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun omuzlarında son derece önemli bir görev bulunmaktadır.
    Yıllardan beri maaşları hedef enflasyona göre artarken hedefin kat be kat üzerinde gerçekleşen çarşı pazar enflasyonu ile büyük bir kayıp yaşayan kamu görevlileri ve emeklileri, 2 yıl boyunca sefalete terk etmekle yüzlerini bir nebze olsun güldürmek arasında bir karara varacak olan Hakem Kurulu’nun bu sorumluluk bilinci içinde hareket edeceğini umuyor, varılacak kararın saydığımız bu basit gerçeklerin aksine bir durum oluşturmamasını temenni ediyoruz” diye konuştu.

  • KURBANLIK HAYVAN SEVK KONTROLLERİ

    KURBANLIK HAYVAN SEVK KONTROLLERİ

    Amasya Tarım ve Orman İl Müdürlüğünden konuyla ilgili olarak şu açıklama yapıldı; Bilindiği üzere 2019 yılı Kurban Hizmetlerinin Uygulanmasına Dair Tebliği 05.07.2019 tarihli ve 30822 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kurban tebliğinin 2. Bölüm “Kurban Komisyonunun Çalışmaları” başlığı 5. Madde ® fıkrasında da belirtildiği üzere kurban satış yerleri bayramdan 15 gün önce hazır hale getirilecek ve bu tarihten önce kurbanlık hayvan girişine izin verilmeyecektir.

    Dolayısıyla tebliğ çerçevesinde tüm illere kurbanlık hayvan girişi 27.07.2019 tarihi itibari ile yapılmaya başlandı. 2019 yılında Amasya İl Geneli kurbanlık hayvan sayısı 15.000 (onbeşbin) büyükbaş ve 12.000 (onikibin) küçükbaş olarak Bakanlığa bildirilmiştir.

    Yine Trakya’ya yapılacak canlı hayvan sevkleri kapsamında alınan başvurular değerlendirildiğinde, İl geneli 3.000 (üçbin) büyükbaş ve 865 (sekizyüzaltmışbeş) küçükbaş hayvan sevki yapılacağı düşünülmektedir.

  • CAMCI; “AKADEMİK YÖNÜ İLE BİRLİKTE BİZ ÖĞRENCİLERİ NEREYE GÖTÜRÜYORUZ?”

    CAMCI; “AKADEMİK YÖNÜ İLE BİRLİKTE BİZ ÖĞRENCİLERİ NEREYE GÖTÜRÜYORUZ?”

    Eğitim-Bir-Sen Amasya Şube Başkanı Kerem Camcı; “Milli Eğitim Danışma Kurulu toplantısına katılarak bizim hedefimiz akademik çalışmalarla birlikte nitelikli gençler yetiştirmek olmalıdır.” dedi.
    Camcı konuşmasına şöyle devam etti: Eğitim; öğrencilerimizi ve gençliği geleceğe hazırlamak onları iyi bir insan olarak topluma kazandırmak demektir
    Genel anlamda eğitim politikaları belirlenirken önceliğimiz nedir?
    Akademik yönü ile birlikte biz öğrencileri gençliği nereye götürüyoruz? Eğitimde hedeflediğimiz nedir diyerek olaya baktığımız zaman; eğitim politikaları ve uygulamalarının birbiriyle çeliştiğini hatta dönem dönem birbirini etkisiz hale getirdiğini görmekteyiz.
    Şöyle ki, biz öğrencileri sınav stresinden uzaklaştıralım diye politikalar üretirken bir de bakıyoruz ki sınavlar tam manası ile öğrencilerin kâbusu haline gelmiştir
    Çünkü sınav baskı unsuru olmasın diye sistem kurgulanırken tezatlık teşkil edecek şekilde sınav sonuçlarını açıklamıştır Burada bunlara karşı olduğumuz için değil buradaki tezatlık durumunu ortaya konulan sistem ile uygulamaların birbiriyle çeliştiğini dikkat çekmek istedim
    Bu LGS formatı ile birlikte biz dedik ki bakanlık dedi ki, bundan sonraki dönemlerde Sınav kaygısı azalacak ve daha az sayıda öğrenci sınavlara girecek dediği halde bu sene geçen seneden 60.000 daha fazla öğrenci LGS sınavına girmiştir
    LGS sıralamaları ile birlikte Milli Eğitim müdürümüz sonuçları çeşitli yönleri ile ifade etti ama Amasya’nın geçen sene 17. bu sene 41. sırada olması ile ilgili bir iki hususu ifade etmek isterim
    Gerçi sıralamaya çok takılmıyorum ama yine de elimizdeki bu verileri etkileyen tetikleyen sebepler vardır bunlara bakılması bunların irdelenmesi gerekir diye düşünüyorum
    Biz dönem içinde eğitim öğretim başlangıcı ile beraber her sene bir ders kitabı-kaynak kitabı tartışması yaşıyoruz
    Tüm öğrenci öğretmen veli ve eğitim çalışanları ile birlikte bunun yıl içerisindeki seyrine baktığımız zaman inceleme ve soruşturmalarla birlikte öğretmenlerimizin çok hırpaladığını düşünüyorum
    Kaynak kitap taraftarı değilim yanlış anlaşılmasın benim bu konu ile ilgili çözümüm her zaman için şudur. Bakanlık ders kitapları için ciddi manada kaynak ayrımı ve aktarımı yapmaktadır bu kaynakla birlikte ders kitabı – kaynak kitabı sorununun rahatlıkla çözülebileceğini düşünüyorum
    Bu sorunla birlikte eğitim öğretim ortamlarının huzuru bozulmaktadır ve bu da verimsizliğe yol açmaktadır, zaman zaman da yansıması bir olumsuzluk olarak karşımıza çıkabiliyor
    Ayrıca yine Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde şube müdürleri, okul müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri nezdinde bir koordinasyon eksikliği görülmektedir
    Genel anlamda böyle bir koordinasyon eksikliğinin de bir verimsizliğe dönüştüğünü dışarıdan bir gözle görebilmekteyiz
    Bunlarla ilgili yapılması gerekenlerde olacaktır elbette
    Çünkü iletişim ve koordinasyonun tam sağlanmış olması işin ahengini ve kıvamını sağlayacaktır Bu da bir şekilde verimlilik olarak karşımıza çıkacaktır
    Bizim değerlendirme kriterlerimiz sadece listede şu sıra bu sıra değil bu işleyiş ile birlikte bu ahenk ve kıvamın ve motivasyonun biz nereye götürdüğünü görmemiz gerekmektedir
    Bu LGS formatıyla öğrencilerimiz ve velilerimiz okullara yerleşme düşüncesi kaygısı taşıdığı için bir nevi kapıyı arkadan dolanarak yani adres değişikliği yoluna giderek bir şekilde istediği okula yerleşme çabası içerisinde olmaktadırlar ki bugün adres değişikliği yapmakta çok kolay bir hale gelmiştir
    Yani söylemek istediğimiz eğitim politikaları ve uygulamalar noktasında ve bunun koordinasyonu noktasında ha tam ahenk ve kıvamın olmayışı bizi geleceği hazırlama noktasında sıkıntılı bir döneme götürmektedir
    Çünkü bugün hem tarihi, hem kültürel, hem de inanış yönüyle olaya baktığımız da zihni değişimleri de ele aldığımız zaman bir nesli heba etmek üzereyiz
    Sanki biz eğitimde farklı şekilde bir şekilcilikle birlikte iş yapıyor görünmekten ibaret bir noktaya geldik
    Bazı uygulamalar bizi zorlayabilir ama bizler için gerçekçi olup öğrencileri gerçek temeller üzerine yetiştirecek bir planlı bir yol olması gerekmektedir
    Eğitim öğretimle ilgili bir takvim değişikliğine gidiyoruz Bizim bir 15 tatilimiz vardı, bir de Mart ve Kasım aylarına tatil geldi. Bu tatil olayının tabanda tartışılmadan toplumda bir karşılığı var mıdır yok mudur Bu olaya öğrenciler veliler nasıl bakar bu dönemler verimli geçer mi? Doğrusu bu konuda tereddütlerimiz vardır.
    Umarım ki bu tereddütler olumsuzluk olarak karşımıza çıkmaz
    Öbür taraftan müfredatı değiştiriyoruz. Fizik kimya biyoloji derslerini ayrı ayrı bölümden tek bir kategori haline getiriyoruz. Ders saatleri aynı, içerik muhtemel aynı tam detayları yansımadı ama böyle bir tablo ile birlikte de iş yapıyor görünmek bununla birlikte de bir şekilciliğe onunla birlikte de fotoğraf vermeye işi götürüyoruz gibi bir kaygıyı ifade etmek isterim
    Bunları da çok önemli buluyorum Çünkü bu gençleri, öğrencileri iyi bir insan yetiştirmek noktasında heba ettiğimiz zamanda bunun vebali hepimizin üzerinedir diye düşünüyorum
    Öğrencileri ve gençliği yetiştirme konusunu Milli Eğitim politikalarından ve uygulamalarından bağımsız bir şekilde değerlendiremeyiz.” diye konuştu.