Etiket: anadolu

  • KABAOĞUZ YAYLA ŞENLİKLERİ

    KABAOĞUZ YAYLA ŞENLİKLERİ

    Birlik ve beraberliğimizin güzel örneklerinden 25.si düzenlenen Gümüşhacıköy Kabaoğuz Yayla Şenlikleri’nde halkımız bir araya geldi.
    Programa ayrıca Amasya Milletvekili Hasan Çilez, Merzifon Kaymakamı Gürkan Demirkale, İlçe Belediye Başkanı Zehra Özyol, İl Jandarma Komutan Vekili Albay Fatih Arslan, Gençlik ve Spor Bakanlığı Rehberlik ve Denetim Başkanı Hasan Davulcu, İl Genel Meclisi Başkanı Zeki Erarslan, kurum müdürleri ve kalabalık bir vatandaş topluluğu katıldı.
    Program Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerimiz anısına düzenlenen saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşımızın okunmasıyla başladı. Şenlikte protokol üyeleri birer konuşma yaparak 25.’si düzenlenen Kabaoğuz Şenliğinde halkımızla bir arada bulunmaktan duydukları memnuniyeti ifade ettiler.
    Yaklaşık bin yıl önce ecdadımızın Orta Asya’da belirli bir güzergâhı izleyerek Anadolu’ya yürümeye başladığını ve sonrasında adım adım bu toprakları yurt edindiğini anımsatan Vali Varol, “Bin yıllık süre içerisinde çok zor günler geçirdiğimizde, yine milletimiz hep bir arada durarak omuz omuza verdi. Bütün bu zorlukları aşmayı bildik. Bunu yaparken de çok ciddi sıkıntılar yaşadık. Tarih içerisinde Anadolu’yu kendimize yurt edinmemize katkıda bulunan, canıyla, kanıyla destek vermiş tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Şu an hayatta olan gazilerimize sağlık ve mutluluklar diliyorum. Sahip olduğumuz birçok şey onlar sayesindedir” ifadelerini kullandı.
    Şenliklerle yeni neslin kültürlerinden, inançlarından, törelerinden ayrı kalmamaları gerektiğini görüp öğrenerek doğanın güzelliğini tekrar yaşadıklarına değinen Vali Varol, bugüne kadar bu etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçmiş herkese teşekkürlerini sunarak bu yılki etkinliğin gerçekleşmesinde büyük payı olan dernek yöneticilerini kutladı.
    Konuşmasının ardından Dernek Başkanı İsmail Çintaş, Vali Varol’a plaket verdi. Etkinlikler birbirinden güzel gösteriler, güreş ve okçuluk müsabakaları ile devam etti. Vali Varol, protokol üyeleri ile birlikte şenlik alanını dolaşarak vatandaşlarımızla sohbet etti.

  • KARAGÖZ; “İNSANLIĞIN ÇOK ÖNEMLİ DERSLER ÇIKARMASI GEREKEN BU OLAYLAR UNUTULMAYACAK.”

    KARAGÖZ; “İNSANLIĞIN ÇOK ÖNEMLİ DERSLER ÇIKARMASI GEREKEN BU OLAYLAR UNUTULMAYACAK.”

    CHP Amasya İl Başkanı Reşat KARAGÖZ, Sivas’ta 2 Temmuz’da Madımak Oteli’nde katledilen 35 aydının yakılarak katledilişinin 26. yıldönümü sebebiyle bir açıklamada bulundu.

    Karagöz, “Tarihin her döneminde farklı kültür ve renklerin bir arada, barış içinde yaşadığı Anadolu topraklarında bu kardeşliği hazmedemeyenlerce katliamlar yapılmıştır. Çorum, Sivas ve Maraş katliamları gibi toplumsal barışı tehdit eden olaylar, tarihimizdeki en acılı ve üzüntülü günler olarak yerini almıştır. İnsanlığın çok önemli dersler çıkarması gereken bu olaylar unutulmayacak, Cumhuriyet tarihinin kara bir lekesi olarak her zaman hatırlanacaktır. Sivas katliamının üzerinden 26 yıl geçmesine rağmen acısı hala yüreğimizi yakmaktadır. Suçluların cezalandırılmaması, Sivas davasının zaman aşımına uğrayarak kapanması ile sadece 35 aydınımız değil, maalesef ADALET’te katledilmiştir.

     

    Sivas’ı kana bulayan dinci terör örgütleri, Fetö terör örgütüyle el ele verip bu ülkeyi kan gölüne çevirdiklerini unutmayalım. Bunlar ne derse desin, adalet ve özgürlük mücadelemiz devam edecektir. Bu topraklar tarih boyunca, farklı kültür ve renklerin bir arada, kardeşçe yaşadığı, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir coğrafyadır. Anadolu;  barışın, kardeşliğin ve huzurun toprakları olmuştur. İşte bu nedenle, zalimin zulmüne karşı başkaldırının simgesi, Pir Sultan Abdal’ı, Köroğlu’nu, barışın, kardeşliğin, hoşgörünün simgesi, Mevlana ve Hacı Bektaş’ı kendimize örnek alıyoruz.

    Dileğimiz, bu tür katliamların, faşist baskılar altında ölümlerin bir daha yaşanmamasıdır. Dünyanın neresinde olursa olsun din ve inanç adına yapılan tüm katliamları kınıyor, Sivas ve diğer katliamlarda yaşamını yitiren yurttaşlarımızı ve aydınlarımızı saygıyla anıyor ve yakınlarını yitirmiş olanların hiç dinmeyen acılarını paylaşıyorum.” dedi.

  • SANCAK; “SANDIKTAN ÇIKAN SONUÇ BAŞARININ GÖZÜKEN YÜZÜDÜR”

    SANCAK; “SANDIKTAN ÇIKAN SONUÇ BAŞARININ GÖZÜKEN YÜZÜDÜR”

    Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak; İstanbul Türkiye Mozaiğinin yansıması olarak, Anadolu insanının bakışı olarak ve oy kullanan İstanbulluların kanaatinin yansıması olarak seçim sonucu olarak sandıktan çıkan başarının gözüken yüzüdür.’’ dedi.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak; ‘’Bu seçim sonucuna etki eden en önemli faktör Anadolu insanının İstanbul seçimlerine müdahale etmesi ve kendisini İstanbul Seçimlerinde özgür iradesi ile ifade etmesidir. Anadolu da illerde, ilçelerde yapılan yerel yönetim seçimlerinde önemli olan faktörler vardır, bu faktörler İstanbul seçimlerinde umutsuzluğu umuda çeviren Anadolu İnsanı ile yok edilmiştir.” dedi.

    Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak açıklamasının devamında; “İl ve İlçelerde yapılan seçimlerde önemli olan faktörler; Belediyeye ait şirketlerde kadrolu veya mevsimlik işçi olarak çalışanlar, Bankamatik haksız maaş alan işsiz partililer, Belediye ye ait Park, Bahçe, Otopark işletmelerini haklı veya haksız elde edenler, Ayakçılar, Parkomatçılar, İmar yolsuzluğu, İmar tadilatları yaparak şehirlerin siluetini bozarak haksız kazanç elde eden Müteahhitler, Parti de görevli olarak bulunup bulundukları yerlerde iş takibi yapanlar, gıda, giyecek, iaşe yardımları alanlar, iktidar nimetlerinden bende faydalanabilirim diye düşünenler, partililerin tehditkâr uyarıları ile oyunu verenler ve bundan medet umanlar, Belediyeye iş yapan müteahhitler ve bunlara bağlı taşeronlar saymakla bitmeyen haksız kazanç elde eden ve bu kazançlarını kaybedeceğini düşünen insanlar etkili oldular ve yerel seçimlerde iktidar partisine AKP ye oy verdiler. Ancak bunlar dahi bıktılar usandılar aslında kendilerine verilenin hakları olduğunu biliyorlardı ancak küçük şehirlerde her kez birbirini tanıdığı için, neler yaptığını bildiği için etki altında kalıyordu.

    Baktılar ki bu böyle gitmeyecek, Korku içinde yaşamak Anadolu insanına ters bir duygu, bu nedenle haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, talana, soyguna, haksız kazançların aslında kendilerinin kazancı olduğuna, ancak haksız kazançmış gibi bu kazancı temin ettiklerini söyleyenlerin çok büyük haksız kazançlar elde ettiğini gören ve buna isyan eden Anadolu insanı İstanbul’a çıkartma yaptı İstanbul yeniden fetih edilmiştir. Anadolu insanı yurduna yapılan, milletine yapılan bu haksızlığa karşı top yekûn isyan etmiştir. İstanbul da yaşayan eş, dost, akraba, arkadaş, iş yaptığı, iş yaptırdığı, dili, dini, ırkı, mezhebi, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel durumu ne olursa olsun hiçbir fark gözetmeksizin, farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak düşünerek bizzat aramış, konuşmuş, rica etmiş gücünü birleştirerek seçimin sonucunu tayin etmiştir. ’dedi.

    Anadolu insanın isyanı, tepkisi AKP Belediyeciliğinedir diyen Sancak; “AKP Belediyeciliği tüm yurtta İstanbul ile birlikte yenilmiştir, yok sayılmıştır, iflas etmiştir, Bunlarla birlikte AKP Yerel yönetimler kadrosunun da zayıf aldığı sınıfta kaldığı, artık yönetemez, güven duyulamaz, şaibeye açık olduğu kanaati ortaya çıkmaktadır.

    İstanbul yeniden fetih edilmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda ilerleyecektir. Cumhuriyetin ilkelerini uygulayacak, geliştirecek, muasır medeniyetler seviyesine, tam bağımsız Türkiye ideali ile ulaşacaktır.

    Tüm insanlarımızı seviyoruz, ülkemizde doğan her çocuğu kendi evladımız olarak, ölen her insanımızı anamız, bacımız, kardeşimiz, babamız, atamız olarak görüyoruz. Şehitlerimizi gönlümüzde, yüreğimizde yaşatıyoruz, gazilerimize saygı duyuyoruz. Oy veren vermeyen, katkı sunan sunmayan, varım ülkemi seviyorum diyen herkese sevgi ve saygılar sunuyoruz. Teşekkür ediyoruz.

    Milletimiz görevini yapmıştır, sadece İstanbul’da değil tüm yurdumuzda değişime uğrayan yerel yönetimlerden ve devam eden yerel yönetimlerden birlik beraberlik, hak, hukuk, adalet, insanları ayrıştırmayan, particilik yapmayan, haksız kazanç sağlamayan, cumhuriyetin değerlerine saygılı ve sahip çıkan, kurucu iradeyi esas alan düşünce kurum ve kuruluşları ile çalışan özgür bağımsız demokratik bir irade, yönetim bekliyoruz. Ne Mutlu Türküm Diyene, Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye.’’ ifadelerini kullandı.

  • “YİTİK LALE’Yİ” YİTİRDİK

    “YİTİK LALE’Yİ” YİTİRDİK

    Anadolu doğasında en son 123 yıl önce görülen ve bilim insanları tarafından nesli tükendiği rapor edilen “Yitik Lale’nin” anayurdu Amasya’ya tekrar kazandırılan 123 yıl aradan sonra ana yurdu Amasya’da çiçek vermişti. Kentte 25 Mayıs’ta etkili olan dolu yağışı sonucu yapraklarını döktü.
    TEMA Vakfı Amasya Temsilcisi Kadir Acer de, botanik bahçede geçen yıl “Yitik Lale’nin” 2 adet açtığını belirtti. Acer, “Laleler mayıs ortasında çiçek açtı. Kısa bir süre önce maalesef burada dolu yağışı oldu. Dolu, lalelere yapraklarını erken döktürdü. Ancak lale meraklıları gelip, kısa bir süre olsa da görebildiler. Gelecek sene bahçemizdeki lale sayısı artacak.” diye konuştu.

  • AMASYA TAMİMİ DÜNYAYA İLAN EDİLDİ

    AMASYA TAMİMİ DÜNYAYA İLAN EDİLDİ

    AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, Amasya Tamimi’nin 100’ncü yıldönümü münasebetiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir konuşma yaptı.

    Amasya Milletvekili Hasan Çilez konuşmasında, 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkan Mustafa Kemal ve arkadaşlarının ilk kıvılcımı ateşlediklerini söyleyerek, “Tüm 100 yıl önce bugünler Türk esaret altına alınmak isteniyor. Orduları dağılmış, tersanelerine kilit vurulmuş, silahı elinden alınmış, tuzaklar kurulmuş, emperyal güçler oyunlarını sahnelemeye başlamış, 600 yıllık Osmanlı çökertilmiş. Son darbe vurulmak üzere. Millet uzun süren savaşlar sonunda, fakru zaruret içinde. Genç nüfus cephelerde şehadet şerbeti içmiş. Anadolu Türk olalı hiç böyle olmamış, bir kıvılcım lazım. Her şeye rağmen, her olumsuzluğa inat, göğsündeki imanla Anadolu insanı esarete karşı kükremeye hazır. 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkan Mustafa Kemal ve arkadaşları ilk kıvılcımı ateşlemiş, Havza’ya gelmiştir. Havza’daki çalışmalarının sonunda Amasya’ya geçmeden önce Amasya Müftüsü Hacı Tevfik Efendi’ye çektiği telgrafta Amasya’da nasıl karşılanacağı konusunda iklimi öğrenmek istemiştir. Kısa sürede gelen cevabi telgraf şöyledir; ‘Amasya Halkı Müdafa-İ Vatan, Muhafaza-İ Din Ve Devlet Yolunda Mücadele Edenleri Bağrına Basmakla Müftehir Olacaktır.” Beklentisinin ötesinde bu cevap Mustafa Kemal ve beraberindeki heyet için büyük bir moral olmuştur” dedi.

    12 Haziran’da Amasya’ya gelen Mustafa Kemal ve arkadaşlarının büyük bir coşku ile karşılandığını ifade eden Amasya Milletvekili Hasan Çilez; “12 Haziran 1919 günü Amasya’ya gelen Mustafa Kemal ve arkadaşları büyük bir coşku ile karşılanmıştır. Saraydüzü Kışlası’na yerleşen heyet vatanın kurtuluşu için çalışmalarına burada başlamıştır. Büyük zorluklarla ve tereddütlerle çıktığı istiklal mücadelesinde Mustafa Kemal ve arkadaşlarının yüreğini Amasyalılar adeta Yeşil Irmağın suyunu serperek rahatlatmışlardır.  Ertesi gün Cuma namazında zekat – fitre konusunda hutbe verecek olan Sultan Bayezid Camii imamı Abdurrahman Kamil Efendi hutbesini değiştirerek vatanın kurtarılmasından bahsetmiştir. Namaz çıkışı halka hitap eden Mustafa Kemal, ‘Amasyalılar, burası Havza’dan ötesi Pontus oluyor, Sivas’tan doğusu Ermenistan’a kalıyor, memleket İngiliz mandası altına giriyor. Tarihi büyük Türk milleti böyle bir esareti kabul edemez’ diyerek durumu özetliyor. 10 günlük çalışmanın ardından Mustafa Kemal ve arkadaşları Amasya’dan ve Amasyalıdan aldığı büyük moral ve destekle 22 Haziran 1919 günü Türkiye Cumhuriyeti’nin doğum belgesi, Kurtuluş ve diriliş manifestosu, Amasya Tamimi’ni dünyaya ilan ettiler” dedi.

    Çilez, konuşmasının devamında; “Anadolu’da her türlü tesir ve müdahaleden uzak bir yerde kongre toplanması karara bağlanarak, Erzurum ve Sivas kongrelerinin önü açılır, Kurtuluş savaşımız başlar. Türk’ün destanlarına yeni destanlar eklenerek, Türkiye Cumhuriyeti kurulur. Milletin İstiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır, düsturu ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ denilerek millet hâkimiyetinin tecelligahı Gazi Meclisimize yazılır. Amasya tarihte oynadığı önemli rollerine birisi daha ekler.  Osmanlı’ya şehzadeler yetiştiren, ilim irfan şehri, Anadolu’nun Oxford’u diye tanımlanan, toprakları küçük ama verimli olan Amasya’mız, Fetret Devrinden sonra Osmanlı’nın ikinci kuruluşunu tesis etmiş, dirilişi başlatmıştır.  Yine bu küçük şehir, milletin ihtiyacı olduğunda sahneye çıkmış Amasya Tamimi ile Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran şehir olma şerefine nail olmuştur. Çünkü yeni devletin kurulma niyeti ve nasıl bir devlet olacağı burada ortaya konulmuştur.

    Bu büyük mirasın sahipleri olarak bizler, sorumluluğuna müdrik insanlar olarak davranmak, tavır almak ve çalışmak zorundayız.

    Bu kadar zorluklarla bize emanet edilen vatanımızı, yeni nesillerimize güçlü ve kudretli olarak teslim etmeliyiz. Bunun için sürekli tahrik ve tahrip tazyiklerini üzerimize gönderenlere karşı, milli birlik ve beraberlik içerisinde mücadele etmemiz gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

  • OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE DEĞERLERİMİZ

    OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE DEĞERLERİMİZ

    Kût’ül-Amâre Zaferi’nin 103. yıl dönümünde “Osmanlı’dan Günümüze Değerlerimiz” adlı program düzenlendi.

    Suluova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nce hazırlanan ve ecdadımızın altı asır boyunca huzurlu bir toplum hayatı yaşamasını temin eden ahlâkî faziletlerin anlatıldığı “Osmanlı’dan Günümüze Değerlerimiz” programı Suluova Belediye Kültür Merkezi’nde yapıldı.

    Program, yerel Ses Sanatçısı Ramazan Boz’un Yürüyün Alpler türküsünü söylenmesi ve Suluovalı vatandaşlarımıza yöneltilen “Osmanlı Devleti’nden hatırınızda kalan değerlerimiz nelerdir?” sorusu ile yapılan röportajın izlenmesi ile devam etti.

    Kanuni Sultan Süleyman’dan Yavuz Sultan Selim’e, Fatih Sultan Mehmet’ten II. Abdülhamid’e kadar birbirinden güzel ve ince mesajlarla dolu skeçlerin yer aldığı programda, aynı zamanda şimdiki aile hayatı ve Osmanlı Dönemi aile yaşantısı, misafir ağırlama, komşuluk ilişkileri ve gençlerin kahve kültürü karşılaştırmalı olarak sergilendi.

    Programda ayrıca katılımcılara sürpriz yapılarak; Yavuz Sultan Selim’in skecinden önce ise şu an ne yazık ki açlıkla mücadele eden ve Türk insanının her zamanki merhameti ile şefkat kollarını uzatarak yalnız bırakmadığı Osmanlı’nın son vilayeti Yemen’e canlı bağlantı yapılarak Suluova’dan selam gönderildi. Daha sonrasında program, Şehit Osman Karakuş Anadolu İmam Hatip Lisesi Mehter Takımı gösterisi ile son buldu.

    İzleyicilerin büyük beğenisini alan anlamlı program sonunda ise katılımcılara meşhur Osmanlı şerbeti ikram edildi.

  • ATAMIZ İÇİN YÜRÜDÜLER

    ATAMIZ İÇİN YÜRÜDÜLER

    Amasya tamiminin yüzüncü yılında “Atasının yolunda” adlı yürüyüş etkinliği gerçekleştirildi. Cumartesi günü Taşova Baraklı şelalesine yürüyüş etkinliği Sabuncuoğlu Şerefeddin Mesleki ve teknik Anadolu Lisesi, Amasya sağlık meslek lisesi ve Amasya Akdosd öğrencileri ile birlikte yapıldı.
    60 kişilik öğretmen ve öğrenci gurubu ile yapılan yürüyüşte Amasya tamiminin yüzüncü yılına dikkat çekmek farkındalık oluşturmak ve doğa, çevre bilinci oluşturmak hedeflendi.
    Amasya Sağlık Meslek Lisesi beden eğitimi öğretmeni Esra Kavak ve Akdosd başkanı Zeki Sağır öncülüğünde yapılan etkinlik geleceğin teminatı olan gençlerde heyecan ve farkındalık oluşturdu.
    Direkli köyünden başlayan yürüyüş Baraklı Şelalesinde son buldu.
    Öğrencilere Amasya Tamiminin önemi Amasya’nın milli mücadeledeki önemi ve çevrenin, doğanın önemi anlatıldı. Yapılan konuşma sonunda Amasya Sabuncuoğlu Şerefeddin Efendi Mesleki ve teknik Anadolu Lisesi Müdürü Mehmet Dümen teşekkür edildi. Katılımcılara doğayla iç içe olmanın güzelliklerinin anlatılmasıyla yürüyüş etkinliği sona erdi.

  • 3600 EK GÖSTERGE KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR!

    3600 EK GÖSTERGE KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR!

    Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, söz verildiği halde bugüne kadar gerçekleşmeyen 3600 ek gösterge konusunda basın açıklaması yaptı.
    Necip Taşkın, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Kamu çalışanları zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilmekte zorlanıyor. Kamu çalışanları yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Devletin, vatandaşın sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için önlem alması ve yaşama standartlarını yükseltmesi gibi Anayasal bir görevi vardır.
    Kamu çalışanları kendilerine verilen sözlerin yerine getirilmesini beklemektedir. Özellikle sağlık teşkilatlarında özverili bir şekilde çalışan, darp edilen, öldürülen sağlık çalışanlarının kadro ayırt edilmeksizin 3600 ek göstergeyi hak ettiklerinin bilinmesinde yarar var. Ek göstergenin 3600’e yükseltilmesiyle sağlık çalışanları biraz olsun rahatlayacaktır. Ek göstergenin kadro ayrımı yapılmadan bütün sağlık çalışanlarına verilmesini ısrarla istiyoruz. Çünkü ek göstergenin yükselmesi demek maaşların, emekli ikramiyelerinin ve emekli maaşlarının yükselmesi demektir. Ayrıca üniversite mezunu sağlık çalışanlarının mağduriyetleri de önlenmiş olacaktır. Zira bu konu, sağlık teşkilatlarında çalışan çeşitli meslek gruplarını yakından ilgilendiriyor.
    Sendika olarak, 3600 ek gösterge düzenlemesinin sağlık teşkilatlarında halen çalışmakta olanları değil, aynı zaman da sağlık teşkilatlarından emekli olanları da kapsayacak şekilde bütünsel bir çalışma yapılmasını istiyoruz. Bu çalışma ilköğretimden üniversite mezunlarına kadar bütün sağlık çalışanlarını kapsamalıdır. Açıklandığı şekilde yapılacak bir düzenleme vicdanları yaralar, çalışma barışını bozar. Devlet, kamu çaalışanları arasında ayrımcılık yapamaz. Bu hususların özellikle dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenlerle 3600 ek gösterge konusunda verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz. Sendika olarak, 3600 ek gösterge bizim kırmızı çizgimizdir.”

  • BU LİSE ASIRLIK TRAKTÖRLERİ HANGARINDA SAKLIYOR

    BU LİSE ASIRLIK TRAKTÖRLERİ HANGARINDA SAKLIYOR

    Lise öğrencilerine tarım ve hayvancılık alanında eğitim veren Gökhöyük Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin hangarında yarım asırlık traktör filosu bulunuyor.
    1945’li yıllarda Türk-Alman iş birliğiyle kurulan çiftliğin olduğu alanda oluşturulan okula 1970’li yıllarda Almanlar tarafından verildiği öğrenilen 5’i 1967 model çeşitli markalarda toplam 11 emektar traktör uzun yılardır okuldaki öğrencilerin eğitiminde kullanılıyor.
    Bereketli arazilerin bulunduğu yöredeki gençlerin eğitimi için oluşturulup bugünkü adıyla Gökhöyük Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olan okulda kendisinin de öğrenim gördüğünü anımsatan Tarım Teknolojileri Laboratuvarı Şefi Mesut Torun, “Tarihi traktörlerimizden 5’i 52 yıllık, 6’sı ise 40 yıllık. 1988 yılında bu tarihi filodan eğitimimizi aldık. Bizzat uygulamalı eğitim gördük” dedi.

    Filonun benzerinin başka okullarda bulunamayacağını tahmin eden Torun, öğrencilerin tarihi süreç içerisinde tarımsal alanda kullanılan araçlardaki değişimi gözleme imkanı bulup günümüz koşullarıyla mukayese ettiklerini anlattı.

    Okul Müdürü Yaşar Akça da halen çalışır durumdaki traktörleri korumaya özen gösterdiklerini söyledi.

  • AŞÇILIK BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİ AVRUPA STAJINI TAMAMLADI

    AŞÇILIK BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİ AVRUPA STAJINI TAMAMLADI

    2018 Erasmus+ Programı Mesleki Eğitim Öğrenici ve Personel Hareketliliği kapsamında Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı Türkiye Ulusal Ajansı tarafından kabul edilen İlduş Hatun Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürlüğü’nün hazırlamış olduğu 2018-1-TR01-KA102-052525 numaralı “Ülkemiz ve Avrupa Sokak Yemek Kültürlerinin Karşılaştırılması Ve Ortak Lezzetlerin Keşfi” projesi kapsamında 17 Mart – 30 Mart 2019 tarihleri arasında okulumuz Yiyecek ve İçecek Hizmetleri Alanından seçilen 10 öğrenci ve 1 öğretmen sokak yemek kültürleri ile ilgili Çekya’da, 10 öğrenci 1 öğretmen Avusturya’da mesleki staj faaliyetlerini başarı ile tamamlamışlardır.
    Hareketlilik sürecinde iki farklı ülkede alanlarıyla ilgili mesleki çalışmaları yerinde gözlemleme ve uygulayabilme fırsatı bulmaları; kültürel, mesleki ve kişisel gelişimlerini güçlendirerek, şehrimizdeki işletmelerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek nitelikli bireyler haline gelmelerini sağlamıştır. Edindikleri bilgi ve becerileri Europass sertifikası alarak belgelendirmişlerdir.
    Projemizin yaygınlaştırma faaliyetleri kapsamında katılımcılarımız kazandıkları mesleki deneyimlerini ve kültürel birikimlerini tüm paydaşlarına aktarmaya başlamışlardır. Avrupa’da okulumuzu, şehrimizi ve ülkemizi en iyi şekilde temsil eden öğretmen ve öğrencilerimizi gösterdikleri emek, gayret, başarı, birlik ve beraberlikten dolayı tebrik ediyoruz.