Etiket: amasyaüniversitesi

  • KIRLANGIÇ: “ RAMAZAN RAHMET AYIDIR”

    KIRLANGIÇ: “ RAMAZAN RAHMET AYIDIR”

    Amasya Ticaret Sanayi Odası Grand Ottoman Salonlarında iftar programı düzenledi.

    Açılış konuşmasını yapan Amasya TSO Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kırlangıç, “Ramazanlar birlik ve beraberliğin, yardımlaşmanın, koruma ve esirgemenin en üst seviyede yaşandığı rahmet aylarıdır. Şuan paylaştığımız İftar sofraları da özlediğimiz sevgi ve kardeşlik ortamını güçlendirmek için bir vesiledir. Bizler, birliğin gücüne ve birlikteki rahmete inanan ve bunu her fırsatta ispat etmiş bir neslin devamıyız. Bugün 100. Yılını gururla kutladığımız Milli Mücadelemiz, birliğe inancımızın en önemli göstergesidir. Vatanı işgal edilen, yokluk içerisinde olan, ancak esareti asla kabul etmeyen Türk milleti, bundan tam 100 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlatılan Milli Mücadele’de benzeri görülmemiş birlik ve beraberlik örneği sergilemiştir” dedi. İftar sonrasında yapılan duanın ardından ticarette 30 yılını doldurmuş olan Amasya TSO üyelerine Prof. Dr. Metin Orbay’a, Vali Dr. Osman Varol ve kadın istihdamına destek sağlayan kadın girişimcilere protokol üyeleri tarafından plaketleri takdim edildi.

  • AMASYA İÇİN ÇAL

    AMASYA İÇİN ÇAL

    “Selvi Boylum Al Yazmalım” müziğini birden fazla enstrümanla çalan “Amasya İçin Çal” topluluğu Amasya Üniversitesi ve Amasya’nın tarihi yerlerinde çekim yaptılar. Çekimlere katılan Rektör Prof. Dr. Metin Orbay shaker ve chimes çalarak topluluğa destek verdi. Çekimlerde ayrıca bağlama, gitar, flüt gibi birçok enstrüman kullanıldı. Merzifon Sınav Koleji müzik korosundaki öğrenciler de enstrümanlarıyla çekimlere renk kattılar.

    Proje koordinatörü Merzifon Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Emin Akın, “Kendi imkanlarımızla ve Rektörümüz Metin Orbay’ın desteğiyle uzun süredir yaptığımız çalışmalar sona erdi. Bu çalışma ile hem Amasya ilini hem de üniversitemizi tanıtmayı amaçladık. Bu projeyi gerçekleştirmemizde bize destek veren başta Rektörümüz Prof. Dr. Metin Orbay’a ve diğer ekip arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Çekimlerde bağlama çalan Buğra Gökçe’nin trafik kazasında yaşamını yitirdiğini belirten Proje Koordinatörü Akın, “Umarım kendi enstrümanıyla çaldığı sesle birlikte genç arkadaşımızın ruhunu da yaşatıyoruzdur” dedi.

  • MÜZİK HİSSEDİLMELİ

    MÜZİK HİSSEDİLMELİ

    Amasya Üniversitesi Müzik Kulübüne üye öğrencilerin katılımıyla oluşturulan Türk Halk Müziği Korosu, Milli Hakimiyet Yerleşkesi ve Suluova Meslek Yüksekokulunda konser verdi. Tam bir türkü şöleninin yaşandığı konserler izleyiciler tarafından da çok beğenildi.
    Müzik Kulübü Akademik Danışmanı Öğretim Görevlisi Aslan Say; koro çalışmalarında emeği geçen herkese teşekkür ederek şu cümleleri kaydetti: ‘’Başta bizlere güvenerek çalışmalarımızı destekleyen Rektörümüz Prof. Dr. Metin Orbay’a ve üniversitemizin tüm idari kadrosuna teşekkür ederim. Müzik ancak hissedilirse icra edilebilir. Bu da çok büyük özveri gerektirir. Bizimle haftalarca ve pazar günlerini feda ederek koromuzu çalıştıran Selim Sondaş ve Emre Aktaş hocalarımıza çok teşekkür ediyorum. Emeklerini ve haklarını ödeyemeyiz. Koromuzun değerli solistleri ki bir kısmini bu sene mezun ediyoruz hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.’’ diye konuştu.

  • SANATA DAİR MUHTEŞEM SERGİ

    SANATA DAİR MUHTEŞEM SERGİ

    Amasya Üniversitesi Tasarım Meslek Yüksekokulu öğrencileri bir yıl boyunca yaptıkları çalışmalarını sergilediler. Tasarım MYO fuaye alanında gerçekleştirilen 3. Geleneksel Yıl Sonu Sergisinin açılışına Rektör Prof. Dr. Metin Orbay, Vali Yardımcısı Ferhat Burakgazi, il protokolü, Tasarım Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Burak Eryılmaz, diğer yetkililer, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Tasarım MYO öğrencilerinin emeklerinin sonucu serginin ortaya çıktığını belirten Yüksekokul Müdürü Dr. Burak Eryılmaz, öğrencilerine ve personeline teşekkür etti.
    Sergiyi gezen Rektör Orbay; öğrencilerden çalışmaları hakkında bilgi aldı. Öğrenci çalışmalarının çok kıymetli olduğunu dile getiren Orbay; gençleri çalışmalarından dolayı tebrik etti.

  • SÜPER FİKİRLER BULUŞTU

    SÜPER FİKİRLER BULUŞTU

    Amasya Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen ‘Süper Bir Fikrim Var!’ isimli ödüllü proje yarışmasında ödüller sahibini buldu. Finalde öğrenciler tarafından geliştirilen 17 proje yarıştı. Üniversitenin öğretim elemanlarından oluşan jürinin yaptığı değerlendirmeye göre ilk 5’e giren projelere ödülleri verildi. Yarışmaya katılan öğrenciler projelerinde atık malzemeler kullandıklarını ve projeyi cüzi maliyetlerle ortaya çıkardıklarını kaydettiler.

    Final programına katılan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kemal Polat; projede emeği geçen öğrencilere ve danışman hocalarına teşekkür ederek gençlerin cesaret gösterip yarışmada fikirlerini ortaya koymalarının önemli bir basamak olduğunu söyledi. Polat; gençlere ‘’Hepiniz birincisiniz, hepiniz bir incisiniz’’ dedi.

    Ülkemizin 2023 hedeflerine ulaşabilmesi için en önemli unsurun nitelikli bilgi ve insan gücü olduğunu belirten Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Hasan Tanak, “Amasya Üniversitesi ailesi olarak öğrencilerimize fikirlerini sunabilecekleri, inovatif düşünme yeteneklerini ortaya koyabilecekleri bir platform oluşturmaya çalıştık. “Yeni Fikirler, Yeni Ürünler” parolasıyla düzenlediğimiz bu etkinlikle öğrencilerimizin teorik bilgilerini uygulamaya dökmelerini, onlara bilim ve ar-ge dairesinde teknoloji geliştirmenin önemini kavratmayı amaçlıyoruz. Öğrencilerin bir yıllık emekleri sonucunda birbirinden ilginç 17 proje ortaya çıktı. Her ne kadar ilk beş dereceye giren proje ödüllendirilse de bizim nazarımızda hepsi ödülü hakkediyor. Tüm projeler, tüm fikirler ülkemiz açısından müthiş kıymetlidir. Yarışmaya katılım sağlayan tüm öğrencilerimize ve proje danışmanı öğretim elemanlarımıza teşekkür ediyorum.’’ diye konuştu.

    Ödül alan projeleri açıklayan Jüri Başkanı Prof. Dr. Telhat Özdoğan ödül alan, almayan bütün yarışmacıları ve proje danışmanlarını tebrik ederek; ‘’ Öğrencilerimizi özgün ve yaratıcı projeler üretmeye teşvik etmeye çalışıyoruz. Tüm gayretimiz gençlerimizin çağın gereksinimlerine uygun kendi bilgi, beceri ve yeteneklerini geliştirilmesine katkı sağlamaktır.  Kısıtlı zamanda fikirlerini kısıtlı maliyetlerle ortaya koyan arkadaşlarıma ve danışman hocalarına çok teşekkür ediyorum.’’ ifadelerini kullandı.

    Yarışmada birincilik Arı Kovanı adlı projeye verilirken proje danışmanı Öğr. Gör. Suat Şahin, projelerin gerçek hayatta da uygulanabilir bir proje olmasını istediklerini kaydetti.

    Şahin; “Proje konusunu araştırırken arıcılıkla uğraşan vatandaşlarımızın kış aylarında yaşadığı arı kaybını en aza indirebilecek bir tasarım yapma konusunda öğrencilerimizle fikir birliğine vardık ve bu projemizi hayata geçirdik. Yaptığımız projeyle yenilenebilir enerji kaynaklarını etkin bir şekilde kullanarak arıların kış aylarında ihtiyaç duydukları uygun yaşam ortamını sağlamayı amaçladık. Arı kovanlarının üzerine yerleştirdiğimiz güneş panelleri yardımıyla elde ettiğimiz elektrik enerjisini kaynak olarak kullandık. Sonuç olarak ortaya çok güzel bir proje çıkardığımız için öğrencilerim ve ben çok mutluyuz. Öğrencilerime emeklerinden dolayı teşekkür eder bundan sonraki hayatlarında da başarılarının devamını dilerim.’’  ifadeleriyle projeyi tanıttı.

    Finalde dereceler şu şekilde: 1. Akıllı Arı Kovanı, 2. Şarj Eden Peçetelik, 3. Kapanan Kasis, 4. Güneş Enerjili Bisiklet ve 5. Mini Güneş Takip Sistemi olarak belirlendi.

  • ÜNİVERSİTELİLERİN GEÇMİŞE YOLCULUĞU

    ÜNİVERSİTELİLERİN GEÇMİŞE YOLCULUĞU

    Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesinde verilen Türk Eğitim Tarihi dersini alan öğrenciler Amasya Eğitim Tarihi Müzesine bir ziyaret gerçekleştirdiler.
    Gezide öğrencilere eşlik eden ders koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Kılınç gezinin önemini şu cümlelerle açıkladı:
    ”Dünya Eğitim sistemi içerisinde okul ve müze iş birliğine çok önem verilmektedir. Çünkü müzeler toplum kimliğinin oluşmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda hem Türk kimliği oluşturulmasında hem de Türk Eğitim Tarihi dersinde anlatılan unsurların somutlaştırılmasında Eğitim Tarihi Müzelerinin etkili olacağı düşünülerek eğitim tarihi müzesi ziyareti gerçekleştirilmiştir. Müze ziyaretlerinde öğrenmenin kalıcılığı, öğrenen kişiye deneyim yoluyla sağlanmaktadır. Bu noktada müze eğitiminin başlangıcı 1793 yılında Paris’teki Louvre’da açılan sergidir. Müze: Halka açık insana ve yaşadığı çevreye dair tanıklık eden malzemelerle araştırma yapan, toplayan, koruyan, bilgi paylaşan ve eğitim ve diğer amaçlarla sergileyen kâr amacı gütmeyen bir kurumdur. Müzeler; milli kültür ve eğitim, insanlığın gelişimi, geçmişi tanımak, güzel sanatlar, tarih yazmak, pedagojik gaye açısından önemlidir. Türk Eğitim Tarihi Dersinde müze ziyareti derse olan ilgiyi artırdığı gibi müzelerinde tanınıp ilgi görmesine yardımcı olmuştur. Bununla berber müzelere dayalı eğitim ve öğretim diğer geleneksel sınıf içi eğitime göre daha kalıcı olmaktadır.
    Türk Eğitim Tarihi gibi önemli bir dersin eğitiminde; müze eğitimi alanında pedagojik teori ve uygulanabilecek pratik uygulamalar çok yeterli değildir. Türk Eğitim Tarihi dersi kazanımlarını edinmede eğitimindeki bu eksikliğin giderilmesinde, kendi kültürümüze ait kaynaklar ve örneklerin kullanımı Türk Eğitim Tarihi dersinin öğretilmesinde oldukça önemli bir rol oynayabilir. Türkiye’de son yıllarda öğretmen yetiştirme üzerine yeniden ayrı bir önem verilmeye başlanmıştır. Bu bağlamda kendi kültürüne bağlı modern öğretmen yetiştirme düşüncesinde ülkemizde 81 ilde eğitim müzelerinin açılması bu alanda yapılan çalışmalardan sadece bir tanesidir. Ayrıca bu almaçlar doğrultusunda Başkent’te sadece öğretmen tarihi ile ilgili bir de müze
    açılması planlanmaktadır. Genel anlamda müzeler öğrencileri daha etkin kılmada önemli bir fırsattır. Öğrenciler müzelerde somut belgelerle buluşarak Türk Eğitim Tarihi dersi kazanımlarını daha iyi edinmekteler ve eğlenceli zaman geçirmektedirler.
    Türkiye’de Eğitim Tarihi Müzeleri açılması kapsamında Amasya Eğitim Tarihi Müzesi ziyareti gerçekleşmiştir. Ziyaretten sınıf ortamında farkına varılamayan öğrenci yetenek ve becerilerinin de açığa çıkarılması hedeflenmiştir. Öğrenciler ziyaret sırasında bir taraftan eğlenerek güzel vakit geçirirken diğer taraftan Türk Eğitim Tarihi dersi içerik ve kazanımlarını elde etmişlerdir. Ayrıca Müze ziyaretinin ders hedeflerini edinimleriyle beraber öğrencilere; maddi ve manevi kültürel değerlerin farkına varmalarını sağlayarak bu eserleri koruyan ve geliştiren bireyler olmasında katkı sağlaması hedeflenmiştir. Müze ziyareti esnasında; geçmiş yıllara ait ders kitapları, eğitim materyalleri, tarihi doküman, yayın, kitap, dergi, rehber, broşür, katalog ve fotoğrafları incelenmiştir. Bu gezide öğrencilerin bugün ve geçmişi arasında nesneler ile bağlantı kurarak mazisini daha iyi öğrenmesiyle beraber öğrencilerin gözlem, hayal gücü, mantık ve beğeni duygularının da geliştirilmesi hedeflenmiştir.”
    Sınıf öğretmenliği son sınıf öğrencilerinden Hüseyin Pelit adlı öğrenci de geziden duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: “Müze gezisinde geçmişten günümüze kullanılan eğitim araçlarını görmemiz, derste işlediğimiz konularla ilgili belgeleri görmemiz konuyu daha iyi anlamamızda etkili oldu. Derste anlatılan konuyla ilgili somut belgeleri, araç gereçleri gözlemlemek hem benim açımdan hem de arkadaşlarım açısından konunun daha iyi anlaşılmasını sağladı. Konunun anlaşılmasının yanında eğlenceli vakit geçirdik. Bu müze gezisini düzenlediği için Mustafa Hocamıza teşekkür ederiz.”
    Zeynep Nisa Küçük ise müze gezisinin önemini şu sözlerle dile getirdi: “Yaptığımız müze gezisiyle teorik olarak gördüğümüz konuları hem somutlaştırma hem de eğlenerek öğrenme fırsatı bulduk. Ayrıca yaptığımız geziyle hocamız bizlerde farkındalık oluşturarak kalıcı öğrenmemize katkı sağladı.”
    Geziyle ilgili görüşlerini Türkçe son sınıf öğrencilerinden Yaren Azak’ta şu şekilde ifade etti: ”Türk Eğitim Tarihi dersinde yapmış olduğumuz müze gezisinde dersimize ait canlı örnekler gördük.
    Dersi sınıf ortamı dışında farklı bir ortamda işlememiz çağdaş eğitime bir örnek oldu. Geçmişe ait örnekleri günümüzle ilişkilendirerek güzel bir sentez oluşturduk. Kıymetli hocamızı orada yer alan örnekleri baz alarak günümüzle ilgili örnekler vermesi verilen bilgilerin kalıcılığını sağladı. Eğitim öğretim faaliyetlerinde yapılan bu tür uygulamaların ders niteliğini artırmanın yanında ders ortamının eğlenceli hale getirdiğine de şahit olduk.” diye konuştu.

  • TESNAT 2019 AMASYA’DA

    TESNAT 2019 AMASYA’DA

    Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) iş birliğiyle düzenlenen “TESNAT 2019” başlıklı sempozyum Amasya Üniversitesi ev sahipliğinde Milli Hakimiyet Yerleşkesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

    Sempozyum açılış programına Rektör Prof. Dr. Metin Orbay, TESNAT Düzenleme Kurulu adına Prof. Dr. Eyyüp Tel, Kırıkkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümünden Prof. Dr. Abdullah Aydın, akademisyenler, bilim insanları, öğrenciler ve konuya ilgi duyan vatandaşlar katıldı. Türkiye ve dünyadaki nükleer gelişmelerin bilimsel bir platformda tartışıldığı TESNAT 2019’a Rusya, İran, Fransa, Amerika’nın da aralarında bulunduğu ülkelerden bilim insanları katılarak nükleer enerjiyi eğrisiyle doğrusuyla bilimsel bir platformda tartıştılar.

    TESNAT 2019’un açılış programına katılarak bir konuşma yapan Rektör Orbay; Amasya’yı kongre şehri yapmak hedeflerinin sürdüğünü açıkladı. Orbay; bu bağlamda üniversitemiz çatısı altında kongre, sempozyum gibi birçok bilimsel etkinlik düzenlendiğini ve yıl içerisinde de bu etkinliklerin süreceğini kaydetti. Orbay, “Beşincisi düzenlenen TESNAT 2019’u Cumhuriyetin hamurunun yoğrulduğu bu kadim şehirde yapmanın gururunu yaşıyoruz. Bu yıl Amasya Tamimi’nin kabul edilişinin 100. yılını çeşitli etkinliklerle kutluyoruz. TESNAT 2019’u da bu çerçevede Amasya’da gerçekleştiriyoruz. Alanında uzman bilim insanlarının Amasya’da buluşup bilimsel bir platformda dünyanın gündemini her daim meşgul eden nükleer enerji konusunu enine boyuna tartışmaları; bu tartışmalara bir ivme de kazandıracağına inanıyoruz” dedi.

    Kırıkkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Nükleer Fizik Anabilim Dalından Prof. Dr. Abdullah Aydın ise yaptığı sunumda nükleer enerjinin elektrik enerjisi üretimindeki rolünden bahsetti.

    Nükleer enerjide nötronun keşfinin dönüm noktası olduğunu kaydeden Prof. Dr. Aydın; bu keşfe kadar radyoaktivite ve çekirdekli atom teorisinin bilindiğini söyledi. Nükleer enerjiye giden bilimsel gelişmeleri açıklayan Aydın; süreç içerisinde atom enerjisinin yıkıcı gücünün insanların canları pahasına keşfedildiğini kaydetti.

    Nükleer enerjinin elektrik üretimi için kullanımı bağlamında sunumunu detaylandıran Aydın; dünyada ABD, Kanada ile Avrupa ve Pasifik ülkelerinde reaktörlerin yoğunlukta olduğunu söyledi.

    Uranyum yatakları bakımından ise Kanada, Nijer, Avustralya ve Kazakistan’ın zengin olduğunu belirten Prof. Dr. Aydın; reaktör sahibi ülkelerin ise ABD’de ve Avrupa’da yoğunlaştığını kaydetti. Türkiye’de ise nükleer enerji konusunun 1957’den itibaren gündemde olduğunu belirten Aydın; Türkiye’de çeşitli sebeplerden dolayı santral çalışmalarının bir türlü sonuçlanamadığını kaydetti.

    Türkiye’nin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun kurucu üyesi olduğunu belirten Prof. Dr. Aydın; “Bugüne kadar dört ihale başarısız oluyor. 2010 yılında Türkiye ve Rusya Cumhuriyetleri hükümetleri arasında Akkuyu Nükleer Santrali projesine ait anlaşma imzalanıyor. Üç yıl sonra da Japonya hükümeti ile Sinop’ta bir nükleer santral projesine ait anlaşma imzalanıyor. Akkuyu için 20 milyar dolarlık bir harcama öngörülürken işletme ömrü ise 60 yıl gözüküyor. Nükleer santraller yüzde 90 kapasiteyle enerji üretebiliyorlar” diye konuştu.

    Prof. Dr. Aydın enerjide çeşitliliği savunduğunu ifade ederek nükleer enerji gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının da titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Program bilimsel toplantılarla iki gün boyunca sürdü.

  • KUŞLAR EVSİZ KALMASIN

    KUŞLAR EVSİZ KALMASIN

    Amasya Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Bölümü ‘Topluma hizmet uygulaması’ kapsamında ‘Kuşlar Evsiz Kalmasın’ sloganıyla bal kabaklarını kuş evleri haline getirdiler. Daha sonra kabaklar eğitim fakültesi içindeki ağaçlara takıldı.

    Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Orbay, “Üniversitemiz Okul Öncesi Öğretmenliği öğrencileri topluma hizmet uygulamaları kapsamında bir etkinliğe ev sahipliği yapıyorlar. Etkinliğin temel hedefi hayvan sevgisini, doğa sevgisini öğrencilere okul öncesinden üniversiteye kadar aşılayabilmek. Doğal bir ortamda Eğitim Fakültesi Yerleşkesi içerisinde kabaklardan yapmış oldukları doğal kuş evleri ile bahçemizi süsleyecekler ve zaman zaman bunları ziyaret ederek, yuva yapmış kuşları besleyecekler. Buradaki temel amacımız şehir üniversite kaynaşmasını sağlamak ve çocuklarda doğa sevgisini aşılamak” diye konuştu.

    Amasya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Resul Köseoğlu ise, “Bu yıl Fen Bilgisi Öğretmenliği Bölümü topluma hizmet dersinde kuş evleri projemizi yaptık. Geçen yıl kuş evleri yapmıştık ahşaptan, bu yılda su kabaklarından kuş evleri yaptık. Bugün öğrencilerimizle birlikte bu kuş evlerini ağaçlara asacağız. İnşallah kuşlarımız fakültemizin bahçesindeki bu evlere girerler, bizde mutlu oluruz.” dedi.

    Üniversite yerleşkesi içinde bulunan Hikmet Develi Anaokulu öğrencileri de ağabey ve ablalarına katılmasıyla program eğlenceli hale geldi.

  • TOPLUMA HİZMET ÇOCUĞA HİZMETLE BAŞLAR

    TOPLUMA HİZMET ÇOCUĞA HİZMETLE BAŞLAR

    Amasya Üniversitesi’nin ‘Topluma Hizmet Çocuğa Hizmetle Başlar’ sloganıyla düzenlenen şenlik renkli görüntülere sahne oldu. Eğitim Fakültesi yeşil alanında düzenlenen şenliğe Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Orbay, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kandemir, Amasya Milli Eğitim Müdürü İlker Kösterelioğlu, Topluma Hizmet Dersi Akademik Danışmanı Öğretim Görevlisi Tuncay Demirtaş, akademik ve idari personelimiz, öğrenciler, çocuklar ve aileleri katıldı.
    Şenliği düzenleyen öğrenciler amaçlarının okul öncesi öğrencilerini sanatla, edebiyatla, dans ve müzikle, bilim ve doğa ile buluşturarak hem eğlenirken hem de öğretmek olduğunu söylediler. Gençler bu amaçları doğrultusunda hazırladıkları oyun etkinlikleri ve görselleri okul öncesi çocuklarıyla birlikte uyguladılar. Okul öncesi çocuklarının düzeyine uygun şarkılarla hep birlikte dans ettiler. Ayrıca şenlik kapsamında miniklerin ilgiyle izlediği bir de tiyatro oyunu sahnelendi.

  • DÜNYA BU AKIMI KONUŞUYOR!

    DÜNYA BU AKIMI KONUŞUYOR!

    Temiz Çevre Öncesi ve Sonrası Etkinliği #trashtagchallenge” dünya genelinde sosyal medyada hızla yayılan ve tüm dünyayı çevre temizliğine davet eden akımı Amasya’da Amasya Üniversitesi ve Abdurrahman Kâmil İlkokulu başlattı.

    Bu akımı başlatmaktan dolayı mutluluk duyduğunu dile getiren Amasya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Bölüm Başkan Yardımcısı Prof. Dr. D. Duygu Kılıç ve sınıf öğretmeni Meral Kaya önderliğinde, Abdurrahman Kâmil İlkokulu 3/A sınıfı öğrencileri; “Yaşanabilir bir dünya için gelin bu etkinliğimize bir halka da siz olun!” çağrısında bulundular.

    Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Bölüm Başkan Yardımcısı Prof. Dr. D. Duygu Kılıç, “Son yüzyılda gelişen teknoloji ile beraber insanoğlu çevreyi geri dönüşümsüz bir biçimde yok etmektedir. Ekolojik dengenin bozulması ile birlikte pek çok canlı türünün nesli yok olmuş pek çoğu da yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Çevresel sorunların başında, ormanların yok olması, hızlı nüfus artışı, buna bağlı olarak beslenme, enerji, eğitim, çarpık kentleşme, sağlıksız sanayileşme, azalan ve tükenen canlı türleri, artan kirlilik ve iklim değişiklikleri gelmektedir. Bu çevresel sorunlar insanoğlunun kendi türünü yok edecek seviyeye ulaşmaktadır. Çevre bilincinin bireylere kazandırılma sürecinin başlangıç noktası ne kadar erken olursa bireylere kazandırılan davranışlar da o kadar kalıcı olur. Bu nedenle ilköğretim düzeyindeki öğrencilerin çevre kavramlarını ne düzeyde bildikleri, çevresel konularda bilgi, beceri ve tutumlarının, çevreye karşı duyarlı bireyler olmaları bakımından önem taşımaktadır” diye konuştu.

    Bu amaçla tüm dünyayı çevre temizliğine davet eden “#trashtagchallenge” hareketini Amasya’da ile başlattıklarını kaydeden Kılıç, “Bu akımda insanlar tarafından kirletilmiş olan çevre, gönüllüler tarafından temizlenmekte, çevrenin ilk ve son hallerinin fotoğraflarının paylaşılmaktadır. Bir çevre bilinci hareketi olan bu akımda biz kirletmedik ama temiz bir dünyada yaşamak için çevremizi biz temizliyoruz mantığı ile hareket edilmektedir” dedi.