Etiket: amasyaart

  • Mehmet Sarı Taha Akgül’ü Kutladı

    Mehmet Sarı Taha Akgül’ü Kutladı

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı Facebook hesabından Taha Akgül’ün Avrupa Şampiyonluğunu kutladı.

     

    Macaristan’da düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda milli güreşçi Taha Akgül, serbest stil 125 kilo finalinde Geno Petriashvili’yi 5-2 yenerek 9. kez Avrupa şampiyonu oldu

     

    TAHA AKGÜL: ‘HEDEF 2024 PARİS OLİMPİYATLARI’

    Müsabakanın zor geçtiğini söyleyen Akgül, “Kondisyon olarak kanımın son damlasına kadar savaştım. Finale kaldım ve Gürcü rakibimle maçın zor geçeceği belliydi ve kafa kafaya geçti. 5-2 üstünlükle 9. kez altın madalya aldım, 9’da 9 yaptım Avrupa’da. 2016’da sakatlığım vardı, onu saymıyorum ve maçtan çekilmiştim. Hamdolsun tarihi bir rekor. Kendi rekorumu geliştirdim. Dua edenlere çok teşekkür ediyorum. Milli Takım hocalarımız olsun herkesin emeği var. Herkese tek tek teşekkür ediyorum. Hedef 2024 Paris Olimpiyatları. 1.5 yıl var ve çok kısa bir süre. 1.5 yıl bu durumu korursak neden altın madalya olmasın. Hedefimiz orada altın madalyaya ulaşabilmek” dedi.

  • Amasya Üniversitesinde Doktorlar Arasındaki Kavga Yoğun Bakımda Bitti

    Amasya Üniversitesinde Doktorlar Arasında Kavga

    Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli Prof. Dr. H.S.B.’nin dövdüğü doktor yoğun bakıma alındı.

    Olay Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesinde yaşandı. Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. H.S.B. ile kalp cerrahisi uzmanı Dr. Öğretim Üyesi E.K. arasında, evrak imzalama konusu yüzünden tartışma çıktı. Tartışma karşılık kavgaya dönüşürken kavga sırasında Dr. Öğretim Üyesi E.K aldığı darbeler sonucunda yere yığıldı. Burnu kırılan E.K.’yi çalışma arkadaşları Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırdı.

    Tedavi altına alınan E.K, beyin kanaması şüphesiyle yoğun bakıma alındı. Profesörün, olay sonrası fakülteyi terk ettiği ve polis ekipleri tarafından arandığı öğrenildi.

    Prof. Dr. H.S.B. “Geçmiş Olsun”

    Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Dr. Öğretim Üyesi E.K.’yi dövdüğü iddia edilen Prof. Dr. H.S.B, “Doktora şiddetin bu kadar ayyuka çıktığı bir dönemde doktorların kendi arasında bu şekilde bir kavga olması da tabii ki hoş değil. Ben bunu önemsiyorum. Böyle bir şey oldu. Bir kaza gibi düşünmek lazım. Kendisine de geçmiş olsun.” dedi.

     

    Profesör H.S.B. “Tek taraflı bir darp olmadı”

    Dr. Öğretim Üyesi E.K. ile yaptığı kavgayı anlattı.

     

    “Bana hakaret etmeye, beni birtakım şeylerle itham etmeye başladı. Benim kadromun buraya gelirken kendisine sorulmadığı ve beni burada istemediklerini söyledi. Beni burada çalıştırmayacaklarını ve benim buradan gitmemi istedi. Ben buraya Amasya halkına hizmet etmek için geldim, profesörler gelirken doktorlara sorulmaz. Daha sonra kendisi odadan ayrılırken kapımı son gücüyle çarptı, hatta kapı yerinden fırladı kasasıyla birlikte. Ben de arkasından çıktım, daha sonra birbirimize fiziki olarak temas ettik, tek taraflı bir darp olmadı, benim de dirseğimde ve parmağımda kırık var, bir arbede oldu, beraber merdivenden yuvarlandık.”

    Kendisinin de 10 günlük iş göremezlik raporu aldığını ifade eden H.S.B. “Ayrıca kendisi sedyeyle götürüldü, yoğun bakıma yatırıldı gibi bir şey de yok, kendisi benim bu olaydan mağdur olmam için tiyatro çevirdi, doktor arkadaşlarının nüfuzuyla kendini yoğun bakıma yatırdı.” iddiasında bulundu.

     

  • GÜÇ VE AİLE RESİM YARIŞMASI

    GÜÇ VE AİLE RESİM YARIŞMASI

    “Göç ve Aile” konulu Resim Yarışmasında dereceye girenler Amasya Müftüsü Durmuş Ayvaz ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ahmet Kurt tarafından ödüllendirildi.
    Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ülkemizde bulunan göçmenlerin sahih dini bilgiyle buluşmaları ve yaşadıkları topluma uyum sağlamalarına yardımcı olunması amacıyla “Göç ve Aile” konulu Resim Yarışması düzenlendi.
    Bu bağlamda; toplumumuzda ve göçmenler arasında ‘göç-göçmenlik ve aile kurumuna ilişkin farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen “Göç ve Aile” temalı resim yarışmasında Amasya’da dereceye girenlere ödülleri Amasya İl Müftüsü Durmuş Ayvaz ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ahmet Kurt tarafından verildi.
  • AMASYA DA 2020 KASIM AYINDA 342 KONUT SATILDI

    AMASYA DA 2020 KASIM AYINDA 342 KONUT SATILDI

    Türkiye İstatistik Kurumu Samsun Bölge Müdürlüğü 2020 Yılı Kasım Ayı Konut Satış İstatistiklerinden elde edilen verilere göre Amasya’da 2020 Kasım ayında 342 konut satıldı.
    Amasya’da 2020 yılı Kasım ayında konut satış oranları bir yılda % 37,1 azalarak 342 olarak gerçekleşti
    Türkiye genelinde konut satışları 2020 Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %18,7 azalarak 112 bin 483 oldu. 342 konut satışı ile Türkiye’deki toplam konut satışlarının % 0,3’ü Amasya’da gerçekleşmiş olup en çok konut satışı gerçekleştirilen iller arasında 57. sırada yer almıştır. Konut satışlarında, İstanbul 21 bin 158 konut satışı ve %18,8 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u 10 bin 710 konut satışı ve %9,5 pay ile Ankara, 6 bin 574 konut satışı ve %5,8 pay ile İzmir izledi. Konut satış sayısının düşük olduğu iller sırasıyla 15 konut ile Ardahan, 23 konut ile Hakkari ve 78 konut ile Bayburt oldu.
    Amasya’da ipotekli konut satış sayısı bir yılda % 60,6 azalarak 78 olarak gerçekleşti
    Amasya’da ipotekli konut satışları sayısı 78 olarak gerçekleşti. Türkiye’de ipotekli konut satışları içerisinde Amasya’nın payı % 0,3 ile 52. sırada yer aldı. Türkiye’de toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %21,7 olarak gerçekleşti. İpotekli satışlarda İstanbul 5 bin 4 konut satışı ve %20,5 pay ile ilk sırayı aldı. İpotekli konut satışının en az olduğu il 1 konut ile Hakkari oldu.
    Amasya’da diğer konut satış sayısı bir yılda % 23,7 azalarak 264 olarak gerçekleşti
    Amasya’da diğer satış türleri sonucunda 264 konut el değiştirdi. Amasya’da toplam konut satışları içinde diğer satış türlerinin payı % 72,2dir. Amasya’da diğer konut satış türlerinde Türkiye’deki konut satışlarından % 0,3’lük pay alarak 58. sırada yer aldı. Diğer konut satışlarında İstanbul 16 bin 154 konut satışı ve %18,3 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul’daki toplam konut satışları içinde diğer satışların payı %76,3 oldu. Ankara 7 bin 975 diğer konut satışı ile ikinci sırada yer aldı. Ankara’yı 4 bin 898 konut satışı ile İzmir izledi. Diğer konut satışının en az olduğu il 9 konut ile Ardahan oldu.
    Amasya’da 342 konut satışının, 123’ü ilk satış, 219’u ise ikinci el satış olarak gerçekleşti.
    Türkiye genelinde ikinci el konut satışları 2020 Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %15,2 azalış göstererek 75 bin 825 oldu. Amasya’da ise 342 konut satışının 123’ü (%36) ilk satış, 219’u ise (%64) ikinci el satış olarak gerçekleşmiştir.
  • ESNAF BAYRAMI AHİLİK HAFTASINI KUTLADIK

    ESNAF BAYRAMI AHİLİK HAFTASINI KUTLADIK

    Ahilik Haftası kutlamaları kapsamında Amasya Gezi Yolu Konser alanında Esnaf ve Sanatkarımıza Amasya Belediyesi Konservatuvarınca verilen Konser eşliğinde Lokma Tatlısı ikramı yapıldı.

  • Çiftçilerin Traktörleri Derhal İade Edilmeli; Çiftçi Borçtan Kurtarılmalı

    Çiftçilerin Traktörleri Derhal İade Edilmeli; Çiftçi Borçtan Kurtarılmalı

    Kredi borçlarını ödeyemedikleri gerekçesiyle üretim araçları haciz edilen çiftçilerin araçları iade edilmelidir. Çiftçiyi tefeci anlayış karşısında yalnız bırakmaktan vaz geçilmelidir.Koronavirüs salgınının çiftçiler ve köylüler üzerindeki etkisi derinleşmektedir. Kısıtlamalar ilk başladığında tarlasına, bahçesine erişimi engellenen, ürünlerini pazara ulaştıramayan çiftçilerin, üretim planlaması talebi dikkate alınmamıştır. Aradan geçen dokuz ayda ise çiftçiyi desteklemeye yönelik bir adım atılmadığı gibi çiftçilere üretimi terk ettirecek uygulamalar artırılarak şirketlerin gıdayı kontrol etmesi kolaylaştırılmıștır.Bugün itibariyle çiftçilerin kredi ihtiyaçları gibi borçları da katlanarak artmaktadır. Buna karşın, geçtiğimiz haftalarda mecliste görüşülen borçların yapılandırmasına ilişkin yasada çiftçilerin Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları kapsam dışı bırakılmıştır.Artan borçlara karşı ses çıkarmak için bir araya gelen Amasya, Kızılca’lı köylülerin traktörlerinin haciz edilmesi hak ihlalidir. Yoksullaştırılan, borç batağına itilen köylüler tefecilerin insafına terk edilemez. Çiftçilerin üretim araçları derhal iade edilmeli; çiftçi faiz çıkmazından kurtarılmalı ve borçlar buna göre yapılandırılmalıdır.

    SOL PARTİ AMASYA İL ÖRGÜTÜ

  • Valimiz Mustafa MASATLI’nın 3 Aralık Dünya Engelliler Günü Mesajı

    Valimiz Mustafa MASATLI’nın 3 Aralık Dünya Engelliler Günü Mesajı

    “Hızla değişen ve gelişen dünyamızda, özellikle son yıllarda ülkemizde engelliler konusunda çok önemli adımlar atıldığı ve gelişmelerin kaydedildiği bir gerçektir.  Engelli bireylere yönelik yapılan bu çalışmalar, sadece engelli bireyleri ve ailelerini değil, toplumun her kesiminden bireyleri yakından ilgilendirmektedir. Dolayısıyla toplumdaki her bireyin engellilere yönelik farkındalığını arttırmak büyük önem arz etmektedir.

    3 Aralık Dünya Engelliler Günü vesilesiyle hemşerilerimizi, engellilerimize karşı daha bilinçli, daha duyarlı, dahası sorumlu bir anlayışla yardımcı ve destek olmaya, onların sorunlarını kendi sorunlarımız bilerek yaşamaya davet ediyorum. Bu anlamda gerek kamu kurumlarının gerek sivil toplum kuruluşlarının gerekse bireysel olarak tüm vatandaşların engelli vatandaşlarımızın bu gayretine destek olmaları ve hayatlarını kolaylaştırmaları hem vicdani hem de sosyal bir sorumluluktur.

    Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da toplumumuzun ayrılmaz bir parçası olan engelli kardeşlerimizin sorunlarının çözümüne öncelik vermeye ve toplumla bütünleşmelerini sağlamak için çalışmaya devam edeceğiz. Devlet olarak, engelli bireylerin tüm yaşamsal aktivitelerinde kendilerine hayatı kolaylaştırıcı çalışmaları tam bir diyalog ile gerçekleştireceğimizi belirtirken, herkesin her an engelli olabileceği gerçeğinden hareketle tüm vatandaşlarımızın duyarlılığıyla engellilerimize ilgisini esirgemeyeceğine inanıyor, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü vesilesiyle tüm engellilerimize sağlık, mutluluk ve engelleri aşma azmi diliyorum.

  • Otogar esnafından Başkan Sarı’ya ziyaret

    Otogar esnafından Başkan Sarı’ya ziyaret

    Otogar esnafından Başkan Sarı’ya ziyaret

    Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Amasya Yazıhaneciler ve Otobüsçüler Dernek Başkanı Ercüment GÜZ ve beraberindekileri belediyede misafir etti.

    Amasya Yazıhaneciler ve Otobüsçüler Dernek Başkanı Ercüment GÜZ, MİS Amasya TUR Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Göbel ve Yazıhane sahipleri, Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’ya bir ziyaret gerçekleştirdiler. Otogar esnafının, otobüs ve firma sahiplerinin istek ve taleplerinin ziyarette, sorunların giderilmesi için çözüm odaklı fikir alış verişinde bulunuldu. Otogar esnafı Pandemi sürecinden geçilen şu süreçte Belediye Başkanı Mehmet Sarı’nın belediye dükkanlarından 3 ay kira almayarak, esnafı bir nebze rahatlattığını fakat bunun dışında başka hiçbir üst düzey yerlerden destek alamadıklarını söylediler. Başkan Sarı’da nazik ziyaretleri için konuklarına teşekkür ederek; “Üzerimize düşen her hususta her zaman yanınızda olacağımı buradan vurgulamak istiyorum” dedi. Desteklerinden dolayı Başkan Sarı’ya teşekkür eden otogar esnafı görüşmenin ardından buradan ayrıldı.

  • SARI: “BİR ASIR ÖNCE DOĞAN BAŞBUĞUMUZA SEVGİMİZ HİÇ AZALMADI”

    SARI: “BİR ASIR ÖNCE DOĞAN BAŞBUĞUMUZA SEVGİMİZ HİÇ AZALMADI”

    SARI: “BİR ASIR ÖNCE DOĞAN BAŞBUĞUMUZA SEVGİMİZ HİÇ AZALMADI”
    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, 103’üncü yaş gününde Cennet Mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i rahmet ve minnetle yad ediyorum” dedi.

    Başkan Sarı mesajında; “Milliyetçi Hareket Partisi Kurucu Genel Başkanımız Cennet Mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş beyi 103’üncü yaş gününde rahmet ve minnetle anıyorum. Türk milleti fedakarlık numunesi, fikir ve aksiyon hamulesi büyük liderlere çok şey borçludur. Hamd olsun Türk tarihi bu kapsamda çok zengindir. Elbette büyük liderler mücadelemizin rehberi, büyük fikirler uyanışımızın, toparlanışımızın, birlik ve beraberliğimizin harcı ve haddidir. Liderler vardır, yaşadıkları zamanın dışına taşarlar. Liderler vardır, yaşanan destanları bizzat yazarlar. Yine liderler vardır, dünya döndükçe, insanlık var oldukça unutulmazlar, tarihteki muhkem ve mutlak yerlerini alırlar. İşte Başbuğumuz böyle bir liderdir. Tam bir asır önce, 25 Kasım 1917’de Lefkoşe’de başlayan kutlu bir ömür 80 yılı devirerek 4 Nisan 1997’de Ankara’da son bulmuştu. Türkeş Bey Türklüğün vicdanında doğmuş, İslam’ın sancağından tutmuştu. Araladığı üçüncü yol, açtığı ülkücü çığır Türk milletinin özünü kavramış, milli ömürleri kapsamış, milli heyecan ve arzuları bir şuurda toplamıştır. Bu şuur ki; Bilge Kağan’dan Alparslan’a ulaşan dik duruş, Osman Gazi’den Fatih’e ulaşan kutlu diriliş, Kanuni’den Mustafa Kemal’e ulaşan kalıcı silkiniş, Tonyukuk’tan Uluğ Bey’e ulaşan kişilikli uyanış, Farabi’den İbn-i Sina’ya ulaşan ilkeli tırmanış, Kaşgarlı Mahmut’tan Ali Şir Nevai’ye ulaşan iffetli kanatlanış, Yusuf Has Hacip’ten Şeyh Edebali’ye ulaşan ülfetli şahlanış, Pir-i Türkistan’ndan Hacı Bektaş’a ulaşan ihlaslı ayaklanış, Fuzuli’den Aşık Veysel’e ulaşan kendine dönüş, Mevlana’dan Yunus’a ulaşan öze dokunuş, Dedem Korkut’tan Karacaoğlan’a ulaşan satır satır oluş, Vahapzade’den Şehriyar’a ulaşan dize dize büyüyüş, Nene Hatun’dan Seyit Onbaşı’ya ulaşan kademe kademe yürüyüştür. Bu şuur ki; İsmail Gaspıralı’dan Yusuf Akçura’ya, Mehmet Akif’ten Ziya Gökalp’e, Mümtaz Turhan’dan Erol Güngör’e, Hüseyin Nihal Atsız’dan Ahmet Arvasi’ye, Arif Nihat Asya’dan Galip Erdem’e kadar dalga dalga yükselen doğruluş, Dündar Taşer’den Mehmet Eröz’e, Osman Turan’dan Necmettin Hacıeminoğlu’na, Osman Yüksel Serdengeçti’den Halide Nusret Hanım’a, Ömer Seyfettin’den İbrahim Kafesoğlu’na kadar yayından ok gibi fırlayan okuyuş, düşünüş, kavrayış ve kucaklayıştır. Nitekim bu şuur; Türk ile İslam’ı fikir ve eylemde yoğunlaştırmış, hayal ve hedefte yoğurmuş, arşın çatısına, alemlerin bağrına, beşeriyetin alnına Ülkücü’yü asla silinmeyecek şekilde kazımıştır. Kahraman bir nesil özellikle 12 Eylül öncesi bu şuuru yaşatmak için şehadet şerbetinden içmiştir. Şehitler önümüze düştü, Başbuğumuz ömür verdi, ecdadımız özümüze girdi, tarihimiz gücümüze güç ekledi; çok şükür bugünlere gelebildik. Başbuğumuz diyordu ki: “Fikir, ülkü ve dava bakımından en güçlüyüz. En asil fikirler bizim fikirlerimizdir. En meşru, en haklı dava bizim davamızdır.” Haklı olan Hakk’ın yolundadır. Hakk’ın safında duran, halkın yanında olandır. Milliyetçi-Ülkücü Hareket asildir, Hak davasının, milli ülkülerin, millet varlığının teslim olmayacak, teslim alınamayacak sancaktarıdır. Bu nedenle davamız dosdoğrudur. Davamız tertemizdir. Davamız Türklüğün, Türk-İslam ruhunun gelecek ümididir. Şayet bugün varsak, şayet bugün nefes alıyorsak, şayet bugün vatan, millet, mukaddesat ve mukadderatımız için gözümüzü daldan budaktan esirgemeyecek bir kararlılığa sahipsek bunun temelinde şehidin şühedanın payı, Elbette Başbuğ Türkeş Bey’in üstün, sabırlı, inançlı, akıl ve mücadele dolu hayatının derin iz ve akisleri vardır. Vefatının üzerinden 23 yıl, doğumunun üzerinden de bir asır geçmesine rağmen, Türkeş Bey’e sevgimiz, bağlılığımız hiç azalmadı. Gelişmeler onu hep haklı çıkardı. Vizyonu her zaman hayranlık uyandırdı. Onda geniş bir ufuk vardı. İleriyi görme kabiliyeti şahsında temerküz etmişti. Türkiye’nin umutsuzluğa kapıldığı bir dönemde, 9 Işık doktriniyle karanlığı yardı, karamsarlığı aştı, siyasi ve fikri düzeydeki karaborsa mantığını, karambolden beslenen kirli emelleri yıktı geçti. Dedi ki: “Milliyetçisiyiz, Türkçüsüyüz. Neden Türkçüyüz? Çünkü milletimiz Türk milletidir.” Herkes duysun ve şahit olsun ki: Türk’üz, Türkçüyüz, Türk milliyetçisiyiz. Ülkücüyüz, son nefesimize kadar da Turancıyız. Şurası bir hakikattir ki, tarih milletlerin ortak hafızasıdır. Geçmişten geleceğe akan zamanın hülasasıdır. Gerçek anlamda büyük liderler; tarihin akışını etkilerler, tarihi önceden okurlar ve görürler, tarihe damgasını vururlar. Başbuğumuz; emsalsiz bir tarih şuuruna, ufkun ötesine bakma ve görme meziyetine sahipti. O’nu gerçek manada anmak, hatırasını yad etmek; O’nu doğru anlamaktan, ülküsünü, ideallerini ve fikirlerini bütünüyle korumaktan, eserlerine ve emanetine yüksek bir şuurla sahip çıkmaktan geçer. Bunun için ilk önce, yarım asrı aşkın destansı Türk milliyetçiliği mücadelesinin, her aşamasında hakim olan ortama, imkan ve şartlara bakmak gerekir. Başbuğ, Türk milliyetçiliği bayrağını, milliyetçiliğin tehlikeli bir akım olarak görülüp dışlandığı bir dönemde açmıştır. 1944’de tabutluklara sokulan, vatan hainliği ve ırkçılık olarak mahkum edilen Türk milliyetçiliğinin kaderi Başbuğ Türkeş’le değişmiştir. Türk milliyetçiliği ülküsünü sistemleştirerek aksiyon haline getirmiş, fikir sahasından siyaset sahnesine taşımış ve Türk milliyetçiliği Milliyetçi Hareket Partisi’yle, tarihte ilk defa bir partinin programı ve dünya görüşü olmuştur. Hücrelerde, demir parmaklıklar arkasında unutturulmaya ve sindirilmeye çalışılan bu dava, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ve hükümet ortaklıklarıyla Türkiye’nin yönetimine taşınmıştır. Başbuğumuz; uzun yolculukta, Türklüğü ve Müslümanlığı Anadolu’ya yayan Horasan erenleri gibi, Türk milliyetçiliği ülküsünün Anadolu’da kök salması için adeta insanüstü bir gayretle çalışmıştır. Nitekim Türk milliyetçiliği, tüm yurt köşelerine bu sayede yayılmış, Türk gençlerinin vicdanında ilmek ilmek işlenerek kök salmıştır. Bizzat kendi ifadesiyle “Milliyetçi-Ülkücü Hareket, büyük ve güçlü Türkiye’nin mimarı olarak doğmuş ve gelişmiştir.” Tarih birçok konuda Başbuğ Türkeş Beyi haklı çıkarmıştır. Buna, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bağımsızlığına kavuşan Azerbaycan’da, merhum Ebulfeyz Elçibey’le birlikte kürsüde Bozkurt işaretiyle selamladıkları, Azatlık meydanında bağımsızlık coşkusu yaşayan yüzbinler şahittir. Buna, bağımsız devletler olarak tarih sahnesine çıkan Türk Cumhuriyetleri şahittir. Tanrı Dağı, Ötüken, Orhun ırmağı, Issık gölü, Türkistan ovaları, Ural-Altay dağları, Başbuğun öngördüğü bu tarihi dönüşümün sessiz şahitleridir. Buna; İran Azerbaycan’ında, Kerkük, Musul, Tuzhurmatu ve Telafer’de soydaşlarımız şahit olmuşlardır. Balkanlarda bağımsız devletlerini kuran Makedonya ve Kosova’daki Türklük heyecanı şahitlik etmiştir. Başbuğ Türkeş’in Türk dünyasında estirdiği umut rüzgarları; Semerkant, Horasan, Kazan, Tebriz, Üsküp, Kerkük, Bayırbucak, Kırım, Kosova, Hocalı, Saraybosna ve Kafkaslarda hala hissedilmektedir. Diyorum ki, Allah ondan razı olsun, mekanı da cennet olsun. Merhum Başbuğumuz, Türklüğe yürekten inanmış, gönülden bağlanmıştı. İslam’ın feyziyle bereketlenmiş, ruhen billurlaşmıştı. Ülküleri uğruna, ülkesi ve ilkeleri adına her türlü meşakkati göze almıştı. Çelikten bir iradesi vardı. Sarsılmaz bir azmiyle önündeki tüm engelleri birer birer aşarak Türk milliyetçiliğini siyasal zemine indirmiş, Anadolu’nun tozlu yollarına bir sevdayla düşmüştü. Yetiştirip emanet ettiği Ülkücü Gençlik için son anına kadar emek verdi, geleceğin Ülkücü ömürleri için çaba sarf etti. Türklüğün muzafferliğine umut bağladı. Ahlaki çizgisini hiç bozmadı. Mücadelesini hiç gevşetmedi, yılgınlığa hiç kapılmadı. Bin yıllık kardeşliğe inandı, bunun için savaştı. Her neviden saldırıları göğüsledi, iftira ve isnatlara boyun eğmedi. Ülkücü yaşadı, ülkücü kaldı, ülküleriyle ebediyete irtihal etti. Doğduğunda parçalanan, her yerinden sökülen, her tarafından paylaşılan bir imparatorluk vardı. Vefatında ise bağımsız bir Türk devletinin, güçlü ve kaderine bizzat kendi yön veren Türkiye Cumhuriyeti’nin onuru maneviyatına hâkimdi. Devlet ve siyaset hayatında ilkelerinden ve inançlarından ödün vermedi. Ne mutlu ona ki, Türk-İslam ülküsünün mektebi olan Ülkü Ocakları ve milleti için her görev ve fedakârlığa hazır Milliyetçi Hareket Partisi onun ölmez eserleri arasındadır. Bu vesile ile ülkemize kazandırdığı değerler için cennet mekan başbuğumuza minnet ve şükran duygularımı sunuyor, 103. Yaş gününde aziz hatıraları önünde eğiliyorum. Ne Mutlu Türküm Diyene” dedi.

  • LÖSEV Samsun şubesinden Başkan Sarı’ya ziyaret

    LÖSEV Samsun şubesinden Başkan Sarı’ya ziyaret

    LÖSEV Samsun şubesinden Başkan Sarı’ya ziyaret
    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, LÖSEV Vakfı Samsun Şubesi yöneticilerini belediyede misafir etti.

    LÖSEV Vakfı Samsun Şubesi Sosyal Hizmet Uzmanı Aslı AKYOL ve Aktif İletişim Sorumlusu Aycan SEYMEN, Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’ya bir ziyaret gerçekleştirdiler. Ziyarette, LÖSEV yöneticileri Samsun ilinde de hizmet vermeye başladıklarını ve bölgede yapacakları tanıtım faaliyetlerinde hakkında Başkan Sarı’ya bilgiler vererek, kendisinden çalışmalarına destek vermesini istediler. Sarı ise nazik ziyaretlerinden dolayı Akyol ve Seymen’e teşekkür ederek, sosyal sorumluluk faaliyetlerinin önemli olduğunu ve geleceğin teminatı olan çocuklar için hayata geçirilecek her faaliyetle seve seve yardım ve destek olacaklarını belirtti. Hatıra fotoğrafı çektirilen ziyaret daha sonra son buldu.