Amasya’nın en görkemli tarihi eserlerinden biri olan ve “Aynalı Mağara” olarak bilinen anıtsal kaya mezarında, insan kaynaklı tahribatlar ve niteliksiz onarımlar nedeniyle eserin tarihi dokusuna uymayan sonuçlar ortaya çıkmıştır. Amasya Üniversitesi, İl Kültür Turizm Müdürlüğü ve Müze Müdürlüğü’nün iş birliği ile eser üzerindeki niteliksiz tabakanın kaldırılması ve tahribat izlerinin temizlemesi kararlaştırılmıştır. Bu kapsamda Tasarım Meslek Yüksek Okulu, Mimari Restorasyon Programı öğrencileri, Bölüm Başkanı Öğr. Gör. Hüseyin Onur Erdem ve Öğr. Gör. Turhan Arslan’ın kontrolünde çalışmalara başlamıştır.
Bölüm Başkanı Erdem; “Çalışma kapsamında belgeleme amaçlı rölöve ve cephe çizimleri öğrenciler tarafından yapılmaya başlanmış olup, temizlik çalışmalarında kullanılacak en doğru müdahale yöntemlerinin tespiti için demo uygulamalar yapılarak çalışma planları hazırlanmıştır. Buna göre, çalışmaların iki aşamada tamamlanması öngörülmüştür. İlk aşamada mekanik temizlik yöntemleri kullanılarak niteliksiz tabakanın tahribatsız tekniklerle kaldırılması, ikinci aşamada ise kontrollü kimyasal temizlik yöntemleriyle insan kaynaklı tahribat izlerinin temizlemesi amaçlanmıştır” dedi.
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Önder Duman çalışmaları yerinde izledi. Rektör Yardımcısı Duman; “Mimari Restorasyon Programı’nın ilgili dersleri kapsamında yapılacak bu çalışmalar neticesinde hem öğrencilerin uygulama tecrübesi kazanması hem de üniversitemizin ilimiz kültür varlıklarına katkı sunması amaçlanmaktadır” dedi. Prof. Dr. Önder Duman, Tasarım meslek yüksekokulu öğrencilerine, Akademik ve İdari Personeli ile çalışmalara destek veren İl Kültür Turizm Müdürlüğü ve Müze Müdürlüğüne teşekkür etti.
Etiket: akparti
-

AMASYA AYNALI MAĞARA CEPHE ÇİZİMLERİ ÖĞRENCİLER TARAFINDAN YAPILMAYA BAŞLANDI
-

AK PARTİ AMASYA İL TEŞKİLATINDAN KAN BAĞIŞINA DESTEK
Amasya Ak Parti Amasya İl Başkanlığı tüm teşkilatları ile kan bağışına destek olmak için Amasya Yavuz Selim Meydanında bulunan Kızılay Kan alma aracında buluştu.
Vatandaşlarında ilgi gösterdiği kan bağışı kampanyasına ilk kan bağışında bulunan Ak Parti Amasya Merkez İlçe Başkanı Necmettin Topsakal oldu. Kızılay Kan Bağış aracı bir hafta boyunca Yavuz Selim Meydanında halkımıza hizmet vermeye devam -

MİSKET ELMASI HASADI BAŞLADI
Vali Dr. Osman Varol, Valiliğimiz himayesinde uygulanan ‘Tarım Şehr-i Amasya’ Projesi kapsamındaki çalışmalar sonucu coğrafi işaret tescili alınan ‘Amasya Misket Elması’ hasat günü programına katıldı.
AK Parti TBMM Grup Başkanı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Naci Bostancı, Amasya Milletvekilleri M. Levent Karahocagil ile Hasan Çilez diğer il yöneticileriyle birlikte Boğazköy’deki elma ağaçlarının bulunduğu alanda gerçekleştirilen hasat günü programına katılarak üreticilerimizle birlikte elma toplayan Vali Dr. Osman Varol, yapılan çalışmalar sonucu ilimize özgü Amasya Elması için alınan coğrafi tescil belgesi ile bu ürünün marka değerinin artacağını ayrıca kalite, üretim ve pazarlama niteliklerinin geliştirilmesiyle kültürün korunarak gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunulacağını belirtti.
Basın mensuplarına yaptığı açıklamada ismi ilimizle özdeşleşen elmanın geçtiğimiz yıl içerisinde alınan coğrafi işaret tesciliyle de artık Amasya’ya özel bir tür olarak tescillenmiş olduğunu belirten Vali Varol, “Tüm amacımız sahip olduğumuz misket elması bahçelerinin verimini artırmak, diğer taraftan da bahçe alanımızı artırarak yıllık 35 ton civarında olan Amasya Misket Elması üretimimizi çok daha yukarılara taşımak olmak olacak” dedi.
İlimizde yaklaşık 2 bin yıldır yetiştirildiğinin arkeolojik kazılarla belgelendiğini ve çıkan elma ağacı figürlü mozaiğin sergilenmesi için hazırlıkların da sürdürüldüğünü anımsatan Vali Varol, “Yaptığımız çalışmalarla ve bundan sonra yapacağımız çalışmalarla bu türün değerini yeniden ortaya çıkarıp öncelikle aldığımız coğrafi işaret ve bunun arkasından hukuki süreçlerle piyasa değerini artırıp arkasından da çiftçilerimizin mevcut bahçelerinin verimini artırmak daha sonrasında bahçe miktarını çoğaltmak yoluyla üretimi artırıp ilimizin ekonomisine önemli bir katkı sunulmasını sağlamak istiyoruz. Bu konuda zaten ‘Tarım Şehr-i Amasya’ sloganıyla yola çıktık. Bunun alt projelerinden, programlarından bir tanesi de misket elması eylem planı. Bu eylem planını da uygulamaya koyduk. Önümüzdeki kapama bahçe yapmak isteyen çiftçilerimize Özel idareden ayırdığımız fonlarla ciddi desteklerde bulunacağız” diye konuştu.
Dünya elma üretiminin yüzde 2,5’ini üreten ülkemizin 3,6 milyon ton elma üretimi ile dünya üçüncüsü olduğuna değinen il Tarım ve Orman Müdürü Zekeriya Şeker de, “Ülkemizde üretilen elmanın yüzde 6,6’sı da ihraç edilmiştir. İlimizde ise; toplam 15 bin dekar alanda 35 bin ton elma üretimi yapılmakta olup; Türkiye üretiminin yüzde 1’İ gerçekleştirilmektedir. Adı ilimizle beraber anılan ve bu anlamda tarımsal değerinden öte kültürel bir değer taşıyan Amasya Misket Elması kendine has fiziksel özellikleri ve aroması ile diğer çeşitlerden ayrılmakta ve Amasya dışında yetiştirildiği diğer bölgelerde bu özellikleri göstermemektedir. İlimiz 2018 yılında 4.345 dekar alanda 9.319 ton Amasya Misket Elması üretimi ile Türkiye üretiminin yüzde 4,3’ünü üretmekte olup Niğde ve Kayseri illerinden sonra 3. sırada yer almaktadır” ifadelerini kullandı.
-

CUMHUR İTTİFAKINDAN TAM DESTEK
AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez ve beraberindekiler Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’yı makamında ziyaret ederek, yeni görevinin hayırlı olmasını dilediler.
Göreve geldiği günden bu zamana kadar 178 bin 248 kişi tarafından ziyaret edilen Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’ya hayırlı olsun ziyaretleri devam ediyor. Bu kapsamda AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, Ak Parti Amasya İl Başkanı Mehmet Ünek ve AK Parti Amasya İl Başkan Yardımcısı İbrahim Karaman Belediye Başkanı Mehmet Sarı’yı makamında ziyaret ederek, yeni görevinin hayırlı olması temennisinde bulundular. Gerçekleştirilen ziyarette Başkan Sarı’ya Başdanışman Ahmet Yenihan, MHP Amasya İl Başkanı Erhan Demir, MHP Amasya Merkez İlçe Başkanı Şuayip Ak ve Eğitimci ve Ortak Akıl Konsey temsilcisi Mustafa Tekin eşlik etti. Sarı, nazik davranışlarından dolayı Milletvekili Çilez ve beraberindekilere teşekkür etti. Sohbet havasında geçen ziyarette Cumhur İttifakına bağlı kalınması, zedelenmemesi ve Türkiye’nin izlemesi gereken yol haritası konusunda karşılıklı fikir alışverişi yapıldı. -

GÖRDÜKLERİM
Sevgili dostlarım 2019 yılında ilk yazımı yazıyorum. Yedi aydır yazmaya ara vermiştim. Bazen Facebook’ta paylaşımlarım oldu ama önemli bir konu ile ilgili yazı yazmadım bunun da bazı nedenleri var
tabi ki ama o da bende kalsın.
Sevgili dostlar bugünki yazım tabi ki Amasya ve Amasya belediye Başkanı ile ilgili:
Amasya’da 31 Mart da Belediye Başkanlığı seçimi olmuştu. Amasya’da bir devrim yapıldı, AKP Belediye Başkanlığını kaybetti ve MHP kazandı. Bunun sebebi de açık net olarak belli. Birinci sebebi eski Belediye Başkanı iyice yıpranmıştı, Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğiyle tekrar alırız sandılar ama umdukları gibi olmadı. İkinci sebebi AKP Belediye Başkanı adayı ben kazanırım havasına girdi, basınla anlaşamadı, basınla ters düştü, basınla ters düşmenin sonucunu da böylece gördü. Üçüncü sebebi MHP Belediye Başkan adayı hem basına hem de halka sevgiyle, saygıyla, şefkatle yaklaştı, yapabileceği çok güzel, tüm Amasya halkını ilgilendirecek vaatlerde bulundu. Hiçbir konuda cimrilik yapmadı, “Benim elim de bol gönlüm de zengin” dedi. Amasya’nın tüm partili seçmenlerini arkasına taktı, müthiş bir ezici çoğunlukla seçimleri kazandı ve makamına oturdu.
Başkan Sarı ilk yapacağı icraatları hemen devreye soktu ve yaptı. Şimdi sıra yapacağını vadettiği projelerine geldi. Bu projeleri kısaca hatırlarsak; Gençlere iş istihdamı, Amasya’yı turizm alanında güçlendirecek Amasray (yani tramvay projesi), teleferik projesi tabi ki bunların dışında da birçok projesi var. Bunlar da zamanla devreye girecek. Girecek, girecek de halk Başkanı rahat bırakmıyor ki Başkan çalışsın. Beş aydır Başkan tebrikleri kabul etmeye, el sıkmaya çalışıyor. Tamam, dışardan gelen misafirlere bir şey demiyorum ama Amasya halkına artık yeter diyorum. Adamı rahat bırakın da çalışsın. Ben iki defa yanına gittim. Birisi tebrik etmek için birisi de görevim icabı yaptıkları ve yapacakları hakkında bilgi almak için. Orada gördüğüm manzara şuydu; Kapılar açık ya, herkes girebiliyor ya, sabah erkenden geliyorlar, koltuklara oturuyorlar, bazen öğlene kadar, bazen de akşama kadar o koltuktan kalkmıyor, pastasını, çöreğini yiyor çaylarını içiyorlar. Maksat Belediye Başkanının yanında gözükmek, ‘Bak bak ben Belediye Başkanıyla beraber oturuyorum’ pozu vermek. Bazen de bir selfie çekiyorlar ve Facebook’a atıyorlar. Bunların dışında da bir kuyruk oluşuyor ki uzun mu uzun, yeni başkanın elini sıkıyor, öpüşüyor, hayırlı olsun deyip gidiyorlar ama yine dönüp geliyor, o kuyruğa tekrar giriyorlar. Maksat Başkan beni görsün de işimi yapsın.
Yahu arkadaşlar; Başkan zaten size söz verdi. İş istihdamı yaratacak, gençleri işsizlikten kurtaracak. Adamı bırakın da çalışsın, projelerini ele alsın, Amasya için bir şeyler yapsın. Her geçen gün bizim aleyhimize işliyor. Artık şu tebrikleri bir kere yapıp bırakalım, iş için de akşama kadar Başkanın karşısında oturmayalım. Başkan zaten gerekeni yapacaktır, siz müracaatınızı yapın ve ayrılın.
Şimdi gelelim Başkana;
Başkanın tabi ki çok güzel projeleri var. Amasya inşallah çok güzel olacak ama bu süreci değerlendirmek isteyen esnafları da görüyorum. Adamlar dükkânlarından artık yola, hem de yaya yoluna taşmaya başladılar. Her dükkânın önünde masalar, sandalyeler ve tabureler var. Yayalar bazen araç yoluna inip de yürüyorlar. Özellikle bayanlar kaldırımda yürürken çok rahatsız oluyorlar. Kimisi kaldırıma masa, sandalye atarken, kimisi de buzdolabı, çamaşır makinası, bisiklet, elbise vb. ne satıyorsa onu atıyor, yaya yolunu işgal ediyor. Bu gidişe adabınca, usulünce ve kimseyi kırmadan dur demek gerekiyor. Ayrıca eski Başkan döneminde yapılan yanlışlıklar var. Onların tek tek ele alınıp düzeltilmesi gerekir. Mesela adam yolun ortasına taksi durağı vermiş. Zaten trafik sıkışık, taksiciler de bu hakkı aldıkları için o bölgeyi tamamen işgal ediyorlar. Hiç kimseyi oraya yaklaştırmıyorlar. Yol ortasında taksi durağı olmaz. Veriyorsan taksicilere ara sokaklara ver. Vatandaş mağdur oluyor, bu yüzden birçok kavgalar da çıkıyor. Taksici haklı olarak ‘Burayı bize Belediye Başkanı verdi, bizim bölgemize kimse gelip park edemez.’ diyor ya da ‘Ben arabalarımı yolun kenarına park ederim, yolcu beklerim. Yolun daralması, trafiğin sıkışması, vatandaşın mağdur olması benim umurumda değil.’ diyor.
Ve bunun gibi birçok sorunlar var. Sırası geldikçe hepsini yazmaya, sayın Başkanımızı bilgilendirme çalışacağım.
22.07.2019
Hasan KARATAŞ
-

15 TEMMUZ TİYATRO MU…?
Fetö’yü AKP besledi doğru… AKP’nin içinde Fetöcü var doğru… Fetö ile ciddi mücadele edilmiyor doğru… Ancak Fetöcülerin ne kadar merhametsiz, iftiracı, zalim, kalleş, sinsi ve kumpasçı TÜRK MİLLETİNE DÜŞMAN HAİNLER olduğunu, yolu onlarla çakışmayan ne bilebilir nede anlayabilir…
Anlatmak istesem de, kimse bunu anlamayacak biliyorum… Çünkü hiç kimseye anlamak istemediğini anlatamazsınız… Yolu onlarla çakışan, onların zulmüne uğrayan, kumpası ile AKP’ye görevden aldırdıkları biri olarak diyorum ki…
15 Temmuz masal, yalan, tiyatro, kontrollü darbe diyenler…
Siz ya Fetöcü hain, ya siyaset bilmeyen dünyadan bihaber yaşayan sorumsuz bir insan veya AKP ye olan kininiz yüzünden gözü kararmış bir fanatik bir muhalif…
En kötüsü Fetöcüler tarafından kullanılan kimseyle konuşmayan ben siyasetle ilgilenmiyorum diyerek herkese zarar veren saftirik, her şeyden kopuk ottan çöpten insanlarsınız… 15 Temmuz ABD tarafından desteklenen yönetilen, Türkiye’de ki Fetö nün kandırdığı tabanı İBADET, ortası TİCARET, tepesi İHANET örgütü işbirlikçilerini kullanarak kaos çıkarmak için başlattığı bir KALKIŞMA, isyan hareketidir… Siz şükredin 15 Temmuzda Fetöcüler başaramadı…
O gece başarmış olsalardı inanın; Bu gün AKP den şikâyet edenler hukuksuz, kanunsuzluk yapıyor diyenler, AKP’nin bu kötü yönetimini mumla arayacaktınız… En azından ben şu an ceza evinde akıbetim meçhuldü… Bu gün kamudan atılan 100 bin kişi kral, onun yerine Fetöcü olmayan bir milyon kişi ya cezaevinde ya ölmüş ya da işkenceler altında inliyordu… Bana inanın bu kötü gününüzü inan arardınız AKP’ye kurban olaydık derdiniz… 12 Eylül 1980 ihtilalinde ki cuntacıları arardınız… Siz şükredin bu FETÖ hainleri amacına ulaşamadı başaramadı…
Türk Milletinin vermiş bir sadakası varmış… Tehlike bitti mi? Asla hala devam ediyor… HAYIR, HAYIR, HAYIR hala devam ediyor hem de geçmişteki hatalarını bir daha yapmadan daha zalimce kalkışmaya hazırlanıyorlar…
İnanın hepsi sinsice en yakınınızda, bilenerek sizin zayıf anınızı ve talimat bekliyorlar… Bana paranoyak deyin ama bir gün haklı çıktığımı göreceksiniz… Pennsylvania’dan 16 Temmuz 2016 günü aldıkları talimat gereği ‘HAYATTA KALIN’ ve ‘SESSİZ OLUN’ talimatına uygun sesiz uyuyan hücreler olarak bekliyorlar… Hem de hepimizin en yakınımızda bizden biri olarak ve bizi kandırarak… Benim yakınımda yok. Ben kanmam diyen aldanıyor…
Benden uyarması…
Merhamet ederseniz bu HAİNLERE sizin evlatlarınıza merhamet etmeyecek bunlar kendinden olmayan hiç kimseye asla acımaz… İster komşunuz, ister arkadaşınız, isterse akrabanız olsun, size acırsa namerdim… Hatta evladınız bu Terör örgütüne inansın, Fetö köpeği emir versin. Eğer Anasına, babasına, kardeşine, amcasına dayısına acır merhamet ederse namerdim… 15 Temmuz tiyatro diyenler, siz dua edin perde açılmadan Türk Milleti kapattı da korktuğumuz başımıza gelmedi…
15 Temmuz Ne tiyatro, ne Tayip’in senaryosu, ne de yalan… 15 Temmuz un siyasi ayağına ulaşmadan devletin bütün kurumlarından bu hainler temizlenmeden… Adil bir yargılama yapmadan… 15 Temmuz’u bayram diye kutlayalar da 15 Temmuz tiyatro diyenler kadar ihanet içindedir… 15 Temmuz Türkiye de Ne bayramdır…
Ne de Tek bir kişinin başarısıdır… 15 Temmuz Türk Milletinin yaşadığı kap kara bir gün dür…
Mevlüt KALELİ
Ankara -

ÇİLEZ, TBMM’DE YASALAŞAN TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRDİ
AK Parti Amasya Milletvekili, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Hasan Çilez, TBMM Genel Kurulunda görüşülmekte olan 90 Sıra Sayılı Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında görüşlerini açıkladı.
Meclis kürsüsünde milletvekillerine hitap eden, “Afrin’de şehit olan Uzm. Onb. Mikail Candan kardeşimizin Rabbim şahadetini kabul etsin, milletimizin başı sağ olsun. Görevi başında şehit olan öğretmenlerimizi sağlık görevlilerimizi ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum diyerek konuşmasına başlayan Hasan Çilez değişiklik yapılacak olan kanunlar ve kanun hükmünde kararnameler hakkında yaptığı açıklamada, “Mevcut teklifin görüşmeleri sona erdi. Teklifin yasalaşması ile birlikte milli eğitim hizmetlerinin çağın gereklerine uygun, daha yüksek standartta, daha etkin ve kaliteli olabilmesi için çeşitli düzenlemeler yapılmış olacaktır. Yine bu çerçevede yetki ve sorumluluklar tanımlanarak, uygulama birliği tesis edilmiş ve kamu kaynaklarının kullanımında etkinlik sağlanmış olacaktır. Bu teklifle birlikte; 66 ay olan okula başlama yaşı 69 aya çıkarılmıştır. Milletlerarası okulların açılması ve ruhsatlandırılması ile eğitim öğretim takvimleri ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Milli eğitim ve sağlık bakanlığı ile diyanet işleri başkanlığında görev yapan personel için kadroya geçme sürecindeki zorunlu hizmet süresinin 6 yıldan 4 yıla düşürülmesi sağlanmıştır. Milli eğitim bakanlığı yetki ve uhdesinde olan yükseköğrenim yurtlarındaki hizmetlerin bu alandaki tecrübeleri sebebiyle gençlik ve spor bakanlığına devredilmesi sağlanmış, çıraklık eğitimi ile ilgili düzenlemeler yapılarak eğitim istihdam arasındaki bağlantı güçlendirilmiştir. Bu bağlamda mesleki eğitim merkezlerinin OSB yönetimlerince ve özel sektör tarafından açılabilmesi sağlanmıştır. Böylece nitelikli işgücü ihtiyacının üretim sektörüne düzenli arz edilmesinin önü açılmıştır. Meslek liselerinin üretim sektörüyle uyumlu hale gelebilmesi kalifiye personel ihtiyacını giderecek ve işçi verimliliğini yükseltecektir. Bu ilişkinin güçlenmesi için gerekli istihdam ve teşvik politikalarına da ihtiyaç olduğu aşikârdır. Yüksek teknoloji ihraç edebilmemiz için yani yükte hafif pahada ağır ürün ihracı için eğitim seviyemiz yükseltilerek iş dünyamızla birlikte çalışabilir hale getirilmesi gerekmektedir. Ak parti iktidara geldiği 2002 yılından sonra her yıl en büyük bütçeyi milli eğitim alanına ayırmıştır. Bu sayede milli eğitim alt yapımız çok güçlenmiş, okullarımızın işlevselliği ve kalitesi yükselmiştir. Bugün eğitimde yapılan okulları ve altyapıyı tamamlamayı küçümsemek güneşi balçıkla sıvamaktır. Bu yatırımları küçümseyenlere geçmişin 45-50 kişilik sınıflarını hatırlatmak gerekir. 27 öğrenciye 1 öğretmen düşerken bu sayı 17 öğrenciye 1 öğretmen olacak şekilde öğretmen sayımız artırılmıştır. Ders kitapları ücretsiz dağıtılmış bütün yavrularımızın okula gitmesi sağlanmıştır. Okul öncesi eğitimden üniversiteye kadar her kademe vatandaşımız açısından daha ulaşılabilir olmuştur. Tüm milli eğitimdeki öğrenci sayımız ve 18 milyonu yükseköğrenim gören öğrenci sayımız 7,5 milyonu bulmuş toplam 25,5 milyon öğrenci sınırına gelinmiştir. Dünyada 143 ülkenin nüfusunda fazla öğrencimiz vardır. Önceki dönemlerde çoğunlukla eğitimli ve zengin insanların çocukları üniversite tahsili yapabilirken, bugün üniversiteler her ilde açılarak yaygınlaşmış ve ulaşılabilir olmuştur. Maalesef yaygınlaşan yükseköğrenim imkânı da bazı çevrelerce sulandırılmaya çalışılmaktadır. Eğitim ideolojik çatışma alanı değildir. Milli ve bekamızı ilgilendiren en önemli meselelerin başındadır. Asıl olan okullarımızın ilim ve irfan yuvaları olarak hizmet vermeleridir. Yavrularımızın hayata atılmadan önce bilgi ve beceriyle, ilim ve irfan ile geçmişini bilerek geleceğe köprü atabilecek kabiliyetlerle donatılması gerekmektedir. Kendisine, ana babasına, ailesine, vatanına, milletine ve insanlığa hayrı olacak, ben değil biz diyebilen bireyler yetiştirmek ana amacımız olmalıdır. Terbiyenin talim kadar önemli olduğu bir sistem kurmamız geleceğimiz açısından son derece önemlidir. Uluslararası arenada rekabet edebilecek, bilgi, beceri, lisan ve özgüvene sahip bir nesil yetiştirmemiz gerekmektedir. Yine ak parti iktidarları döneminde öğretmenlerimizin yaşam standartları ve ekonomik durumları oldukça yükselmiştir. Milli eğitim bakanlığımızın 93 bin öğretmen açığı tespitini Sayıştay raporuna atfen 153 bin öğretmen açığı vardır şeklinde değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Eğitim politikalarını, hedeflerini ve amaçlarını belirleyen kurum milli eğitim bakanlığıdır. Öğretmen ihtiyacı da bu politikalar sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu alan siyasi getirim alanı olmamalıdır. Sayın başkan, değerli milletvekilleri, kanun teklifimizin, ülkemize ve milli eğitim camiamıza hayırlı olması dileklerimle lehte oy kullanacağımı belirtiyor gazi meclisimizi ve aziz milletimizi saygı ve hürmetle selamlıyorum” ifadelerini kullandı.
-

GÜLLE’DEN BAŞKAN SARI’YA ZİYARET
21,22 ve 23. Dönem Adalet ve Kalkınma Partisi Amasya Milletvekili Akif Gülle ve beraberindekiler Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’ya yeni görevinde başarılar dilediler.
21,22 ve 23. Dönem Adalet ve Kalkınma Partisi Amasya Milletvekili Akif Gülle, Merzifon Ak Parti eski Belediye Başkanı Kadri Aydınlı, ve Amasyalı iş adamı Ali Kırlangıç Belediye Başkanı Mehmet Sarı’yı Belediye Kültür Merkezi’nde bulunan makamında ziyaret ettiler. Karşılıklı olarak fikir alışverişi yapılan ve sohbetler havasında geçen ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Sarı, Gülle ve beraberindekilere teşekkür etti. Bir süre kendileriyle sohbet eden Sarı, daha sonra kendileriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.
-

SANCAK; “SANDIKTAN ÇIKAN SONUÇ BAŞARININ GÖZÜKEN YÜZÜDÜR”
Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak; İstanbul Türkiye Mozaiğinin yansıması olarak, Anadolu insanının bakışı olarak ve oy kullanan İstanbulluların kanaatinin yansıması olarak seçim sonucu olarak sandıktan çıkan başarının gözüken yüzüdür.’’ dedi.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak; ‘’Bu seçim sonucuna etki eden en önemli faktör Anadolu insanının İstanbul seçimlerine müdahale etmesi ve kendisini İstanbul Seçimlerinde özgür iradesi ile ifade etmesidir. Anadolu da illerde, ilçelerde yapılan yerel yönetim seçimlerinde önemli olan faktörler vardır, bu faktörler İstanbul seçimlerinde umutsuzluğu umuda çeviren Anadolu İnsanı ile yok edilmiştir.” dedi.
Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak açıklamasının devamında; “İl ve İlçelerde yapılan seçimlerde önemli olan faktörler; Belediyeye ait şirketlerde kadrolu veya mevsimlik işçi olarak çalışanlar, Bankamatik haksız maaş alan işsiz partililer, Belediye ye ait Park, Bahçe, Otopark işletmelerini haklı veya haksız elde edenler, Ayakçılar, Parkomatçılar, İmar yolsuzluğu, İmar tadilatları yaparak şehirlerin siluetini bozarak haksız kazanç elde eden Müteahhitler, Parti de görevli olarak bulunup bulundukları yerlerde iş takibi yapanlar, gıda, giyecek, iaşe yardımları alanlar, iktidar nimetlerinden bende faydalanabilirim diye düşünenler, partililerin tehditkâr uyarıları ile oyunu verenler ve bundan medet umanlar, Belediyeye iş yapan müteahhitler ve bunlara bağlı taşeronlar saymakla bitmeyen haksız kazanç elde eden ve bu kazançlarını kaybedeceğini düşünen insanlar etkili oldular ve yerel seçimlerde iktidar partisine AKP ye oy verdiler. Ancak bunlar dahi bıktılar usandılar aslında kendilerine verilenin hakları olduğunu biliyorlardı ancak küçük şehirlerde her kez birbirini tanıdığı için, neler yaptığını bildiği için etki altında kalıyordu.
Baktılar ki bu böyle gitmeyecek, Korku içinde yaşamak Anadolu insanına ters bir duygu, bu nedenle haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, talana, soyguna, haksız kazançların aslında kendilerinin kazancı olduğuna, ancak haksız kazançmış gibi bu kazancı temin ettiklerini söyleyenlerin çok büyük haksız kazançlar elde ettiğini gören ve buna isyan eden Anadolu insanı İstanbul’a çıkartma yaptı İstanbul yeniden fetih edilmiştir. Anadolu insanı yurduna yapılan, milletine yapılan bu haksızlığa karşı top yekûn isyan etmiştir. İstanbul da yaşayan eş, dost, akraba, arkadaş, iş yaptığı, iş yaptırdığı, dili, dini, ırkı, mezhebi, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel durumu ne olursa olsun hiçbir fark gözetmeksizin, farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak düşünerek bizzat aramış, konuşmuş, rica etmiş gücünü birleştirerek seçimin sonucunu tayin etmiştir. ’dedi.
Anadolu insanın isyanı, tepkisi AKP Belediyeciliğinedir diyen Sancak; “AKP Belediyeciliği tüm yurtta İstanbul ile birlikte yenilmiştir, yok sayılmıştır, iflas etmiştir, Bunlarla birlikte AKP Yerel yönetimler kadrosunun da zayıf aldığı sınıfta kaldığı, artık yönetemez, güven duyulamaz, şaibeye açık olduğu kanaati ortaya çıkmaktadır.
İstanbul yeniden fetih edilmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda ilerleyecektir. Cumhuriyetin ilkelerini uygulayacak, geliştirecek, muasır medeniyetler seviyesine, tam bağımsız Türkiye ideali ile ulaşacaktır.
Tüm insanlarımızı seviyoruz, ülkemizde doğan her çocuğu kendi evladımız olarak, ölen her insanımızı anamız, bacımız, kardeşimiz, babamız, atamız olarak görüyoruz. Şehitlerimizi gönlümüzde, yüreğimizde yaşatıyoruz, gazilerimize saygı duyuyoruz. Oy veren vermeyen, katkı sunan sunmayan, varım ülkemi seviyorum diyen herkese sevgi ve saygılar sunuyoruz. Teşekkür ediyoruz.
Milletimiz görevini yapmıştır, sadece İstanbul’da değil tüm yurdumuzda değişime uğrayan yerel yönetimlerden ve devam eden yerel yönetimlerden birlik beraberlik, hak, hukuk, adalet, insanları ayrıştırmayan, particilik yapmayan, haksız kazanç sağlamayan, cumhuriyetin değerlerine saygılı ve sahip çıkan, kurucu iradeyi esas alan düşünce kurum ve kuruluşları ile çalışan özgür bağımsız demokratik bir irade, yönetim bekliyoruz. Ne Mutlu Türküm Diyene, Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye.’’ ifadelerini kullandı.
