Blog

  • AK PARTİ MERKEZ İLÇE BAŞKANI GALİP UZUN’UN 12 MART MESAJI

    AK PARTİ MERKEZ İLÇE BAŞKANI GALİP UZUN’UN 12 MART MESAJI

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda, İstiklal Marşının milli marş olarak kabul edilmesinin 101. yıldönümünü bugün aynı coşku ve gururla kutlamanın mutluluğunu yaşarken, İstiklal Marşımızın yazarı Mehmet Akif ERSOY’u bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz.Ülkemizde ve tüm dünyada, güçlü ve bağımsız bir ülkenin onurlu vatandaşları olarak coşkuyla okuduğumuz İstiklal Marşımız; Necip Türk Milletinin Milli Mücadele günlerinde hissettiği duyguları destansı bir üslupla ifade eden bir şaheser olmakla birlikte, dün olduğu gibi bugün de ellerinde bayrak, dillerinde tekbirle vatanını savunan insanımızın üzerinde ittifak ettiği mümtaz bir metindir.Mehmet Akif’in “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” diye ettiği duayı, işgal günlerinin hissiyatımızda ne kadar derin yaralar açtığının ve istiklalimizi kazanmak için ne büyük fedakârlıklar yaptığımızın en güzel ifadesi olarak Türk Gençliği’nin hafızasına kazıması gerekmektedir. Bu anlamlı gün vesilesiyle başta, Cumhuriyetimizin Kurucusu Büyük Önder Atatürk ve O’nun kahraman silah arkadaşları olmak üzere, bu toprakları vatan yapan Aziz Şehitlerimizi, Gazilerimizi ve vatan şairi, edip ve kahraman Mehmet Akif ERSOY’u sonsuz minnet, şükran, rahmet ve saygıyla anıyorum.

  • VALİ MASATLI’NIN 12 MART MESAJI

    VALİ MASATLI’NIN 12 MART MESAJI

    Bugün ömrünü vatanına ve milletine adamış olan İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un, Milletimizin istiklali uğruna verdiği mücadeleyi destansı bir şekilde anlattığı İstiklal Marşımızın, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin 101’inci Yıldönümünü kutluyoruz.İstiklal Marşımız, yüreği vatan ve istiklal sevgisiyle dolu bir şairin, işgal acısını resmettiği anlamlı dizelerdir. Merhum Akif’in “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.” diye ettiği duayı, işgal günlerinin hissiyatımızda ne kadar derin yaralar açtığının ve istiklalimizi kazanmak için ne büyük fedakârlıklar yaptığımızı gelecek nesillere aktarmamız gerekmektedir.Tarihinin her döneminde bağımsızlığına ve vatanına yönelen tehditlere birlik ve beraberliğinden ödün vermeden karşı koyan Aziz Milletimiz, inanıyorum ki Mehmet Akif’in İstiklal Marşı ile ortaya koyduğu değerlerimize her zaman sahip çıkacak; ortak sesimiz, ortak vicdanımız olan İstiklal Marşımızı ilelebet muhafaza edecektir.İstiklal Marşımızın kabulünün 101. Yıldönümünde, başta Cumhuriyetimizin Bânisi Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’u ve Milli Mücadele kahramanları ile Şehit ve Gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum.

  • BÖBREK HASTALIĞI SALGIN BOYUTUNU ALMIŞ ÖNEMLİ BİR HALK SORUNUDUR

    BÖBREK HASTALIĞI SALGIN BOYUTUNU ALMIŞ ÖNEMLİ BİR HALK SORUNUDUR

    Amasya İl Sağlık Müdürü Dr. Dursun Koç, Kronik böbrek hastalığı dünyada ve ülkemizde salgın halini almış önemli bir halk sağlığı sorunudur dedi. Dünya Böbrek Günü kapsamında açıklama yapan Dr. Koç, “Böbrek hastalığı erken saptanırsa sıklıkla önlenebilir veya ilerlemesi geciktirilebilir. Ancak hastalığın farkındalığının düşük olması, erken dönemde tespit edilmesine imkân vermemektedir. Bireylerin hastalığının farkında olmaması nedeni ile son dönem böbrek yetmezliği gelişmekte ve yaşam kalitesi bozulmaktadır.Türk Nefroloji Derneği’nin ülkemizde yaptığı bir tarama çalışmasında Türkiye’de her 6-7 erişkinden birinde çeşitli evrelerde kronik böbrek hastalığının olduğu saptanmıştır. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yapılan çalışmalar, hastalığın farkındalığının yüzde 10’un altında olduğunu göstermiştir. Düşük farkındalık nedeniyle hastalık son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) evresine ilerlemekte, kötü yaşam kalitesi ile hastanın sağlığını tehdit etmekte, engellilik ve ölüm oranlarının artmasına neden olmaktadır. Bu hastalık zamanında fark edildiğinde önlenebilen veya en azından geciktirilebilen bir hastalıktır.Bakanlığımız, böbrek sağlığı konusunda toplum bilincini arttırmak, kronik böbrek hastalığında erken tanının önemini vurgulamak ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla her yıl düzenli olarak sağlık personeline yönelik hizmet içi eğitimler ve halka yönelik bilgilendirme programları kapsamında çeşitli etkinlikler yürütmektedir. Kronik böbrek hastalığından korunmak için; Düzenli egzersiz yapın. Sağlıklı beslenin ve vücut ağırlığınızı koruyun. Tuzu azaltın, yeterli sıvı alın. Sigara içmeyin. Ağrı kesici ilaçlardan kaçının. Kan basıncınızı ve kan şekerinizi düzenli olarak ölçtürün ve Risk grubunda iseniz böbreklerinizi düzenli olarak kontrol ettirin.” Diye konuştu.

  • AK PARTİ MİLLETVEKİLİ MUSTAFA LEVENT KARAHOCAGİL’İN GÜNDEME İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELERİ

    AK PARTİ MİLLETVEKİLİ MUSTAFA LEVENT KARAHOCAGİL’İN GÜNDEME İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELERİ

    Ak parti Amasya Milletvekili Mustafa Levent Karahocagil, elbette ister büyük ister küçük olsun bağımsızlığı kabul edilmiş her devletin egemenlik hakkı vardır. Etnik milliyetçilik adı altında başka hesaplar güdülerek bir ülkenin işgal edilmesi kabul edilemez, akla mantığa sığmayan, uluslararası hukuka aykırı olağanüstü bir durumdur dedi.

    Karahocagil, “Ancak ABD ve Avrupa Birliği’nin de bu durumu bahane edip Rusya’ya yaptırım uygulamaya çalışması; medeni, barışçıl, hak ve özgürlük yandaşı ülkeler olduklarından değildir.

    Geçmişten günümüze kadar tanıklık ettiğimiz birçok olayda başrol oynayan, maskelerinin altında gerçek yüzlerini bildiğimiz ABD ve Avrupa ülkeleri, Afganistan, Irak, Somali, Filistin’de yaşanan savaşlarda neredeydiler. Neden güvenlik adı altında kadın, çocuk ayırt etmeden sivil halka yapılan işkence ve cinayetlere göz yumuldu? Neden Rusya üzerinde uygulanmak istenen yaptırımlar o zaman bu ülkeler için gündem olmadı?

    Ben söyleyeyim.

    Afganistan, Irak, Somali’deki işgalleri gerçekleştiren ABD,

    Afrika’da askeri operasyonları yapan Fransa,

    Her gün Filistin topraklarına biraz daha biraz daha deyip el koyan ve kendine yurt yapmaya çalışan İsrail.

    Maalesef diğer ülkeler üzerinde üstünlük kurmak adına siyasi, iktisadi, nükleer, askeri hatta ve hatta kültürel değişimi sağlayarak egemenliklerini tüm dünya üzerindeki topraklarda kurmaya çalışan bu hegemon güçler için bir yaptırım uygulanması akıllara gelmedi.

    Gündemden de takip ettiğimiz gibi Batı ülkeleri şu savaş sürecinde bile ayrımcı, ırkçı tutumlarını devam ettirmektedirler.

    Şu anda soğuk kış şartlarında korkuyu iliklerine kadar yaşamış insanlar,sırf renklerinden, ırklarından dolayı sınırda bekletiliyorlar. Kadını, yaşlısı, çocuğu yani savaşın çıkmasında en ufak bir rolü, suçu, günahı olmayan sivil insanları ne geri gidebiliyorlar ne de Polonya, Romanya ya da başka ülkelere geçmelerine izin veriliyor.

    Hatta ve hatta Polonya, Romanya sınırında yabancı uyruklu olup Ukrayna’da yaşayan insanlar trenlerden, otobüslerden zorla indiriliyor.

    Şükürler olsun Dışişleri Bakanlığı bu ayrımcı ve aşağılayıcı tutuma müsaade etmeyerek Türk vatandaşı olan ve Ukrayna’da ikamet eden 11 binden fazla vatandaşımızıTürkiye’ye getirdi.

    ABD ve Avrupa ülkelerinin, Rusya’ya uygulamak istediği yaptırım Putin’e geri adım attırmaz. Doğalgaz üzerinden yapılan tehditler kimseye fayda getirmeyeceği gibi herkesin fazlasıyla zarar göreceği de görünen bir gerçektir. Tedarik zincirinin bozulması dünya piyasasının bozulmasına ve maalesef orta, uzun vadede yaptırımların olumsuz etkisini göreceğiz.

    Ukrayna – Rusya savaşı ne kadar sürer bilinmez; ancak bu kadar çok insanın silahlandığı ülkede kısa vadede sorunun çözüleceğini, sokak çatışmalarının sonlanacağını düşünmek çok ütopik olur.

    5 kat daha güçlü orduya sahip olan Rusya, aslında ABD ve AB ülkelerine karşı yapmış olduğu bu savaşta hedefi Polonya oradan da yol alabildiğine ilerlemek olacaktır. Batı yönüne ilerleyen bu kaos belki de doğu yönünde de ilerleyecektir.

    Bu nedenle stratejik bir konuma sahip Türkiye’nin yaşanabilecek risklere karşı öngörülü olup doğu ve batı kanadında da denge sağlayıcı duruşunu korumaya devam etmelidir. Türkiye’nin bir yandan NATO ülkesi olması, AB ile olan ilişkileri diğer yandan Ukrayna ile tesis edilen stratejik iş birliği ve Rusya ile savunmadan enerjiye, tarımdan turizme kadar birçok alanda kurulan işbirlikçi bağları nedeniyle kutuplaşmadan uzak dengeli ve dikkatli politikalar uygulamayı sürdürmelidir.

    Oysa ki İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ‘Putin haddini aşmıştır. Vakit boş laf değil, yaptırım vaktidir. Vakit çekimser kalma değil, zalimin karşısında dik durma vaktidir” diyerek Türkiye’yi bu kaosa sürüklemeye çalışırken, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise “Türkiye tarafsızlığını korumalı. Herhangi bir şekilde taraf olmamalı” sözleriyle ittifakı ile çelişmiyor mu?

    Peki soruyorum sizlere; böyle kritik bir anda görüş ayrılığı olan zihniyet seçimi kazansa ülkeyi felakete götürmezler mi? Müdahil olmadığımız böyle bir durumda bile bizi savaşa sokmaya çalışan, siyasi görüş birliği bile olmayan bubölücü zihniyet kafasına sahip muhalefet koalisyon kurarsa ülkeyi nasıl yönetebilir? Birbirinden bu kadar farklı düşüncelere sahip siyasi oluşumların liderleri ülkenin geleceği için bir araya gelemeyecekleri gibi karar da veremezler. Onların en iyi yaptığı ‘Dostlar alışverişte görsün’ o kadar.

    Liderimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde dış politikadaki tecrübesi ile önce ülkemizin ve milletimizin çıkarlarını korumak en elzem önceliğimiz olmalıdır.

    Elbette Ukrayna halkının yaşadığı duruma üzülüyoruz. Fakat sorumluluk makamında oturanların duygusallığa kapılıp Türkiye’nin uzun süreli menfaatlerini kenara atma lüksü olamaz. Buradan Akşener’e tavsiyem “keşke böyle konuşmasaydım” dememek için ‘Bin Düşün bir söyle’ olacaktır.

    Rusya ve Ukrayna arasındaki kriz bize gösteriyor ki bize bizden başka kimsenin faydası olamaz. Ülkemizin ekonomi, siyasi, diplomatik ve askeri alanda güçlenmesi ve gelişmesi içinvar gücümüzle çalışmalarımıza devam edeceğiz.

    20 yılda girdiği 15 seçimde milletinin kendi iradesiyle sandıktan birinci olarak çıkan Ak Parti olarak; ülkemizi gece gündüz demeden büyük emekler, gayretler, fedakarlıklarla kendi tarihine, değerlerine, kültürüne, ihtiyaçlarına, hedeflerine uygun istikamette geleceğe taşımak için canla başla çalışmaya devam edeceğiz.

    AK Parti’nin darbeci, bölgesel ve küresel güçlerle mücadelesi hep milletin desteği ile başarıya ulaşmıştır. Bu ülkenin her bir ferdinin hayatına dokunan icraatlarimize yine milletimizin desteği ile inşallah 2023 seçimleri sonrasın da gerçekleştirmeye, Ak Parti imzasını atmaya devam edeceğiz. ” diye konuştu.

  • İDLİB’DE 200 TON KÖMÜR DAĞITIMI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

    İDLİB’DE 200 TON KÖMÜR DAĞITIMI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

    Amasya İHH organizatörlüğünde Hayatcan Derneği (3 Tır), Merzifon İHH (2 Tır) Özgür-Der Amasya Temsilciliği, Amasya İHH Kadın Kolları, Amasya Genç İHH öncülüğünde, hayırseverlerimizin bağışlarıyla 8 Tır toplamda 200 ton kömürün dağıtımı İdlib’te gerçekleştirildi.Çadırda yaşam mücadelesi veren 15 çocuk donarak öldüAmasya İHH Başkanı Serdal Benli çadırlarda zor şartlar altın yaşamak zorunda kalan İdlib’teki mazlumlara yapılan kömür dağıtımına ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “Uzun yıllardır savaş nedeniyle İdlib’deki kamplarda ve çadırlarda yaşamak zorunda kalan kardeşlerimiz kışın sert geçmesi ve olumsuz hava koşulları nedeniyle zor günler geçiriyorlar. Yaşanan kar yağışı nedeniyle çadırların büyük bir kısmı yıkıldı. Soğuk hava koşullarından dolayı 15 bebek ve çocuk donarak öldü. Çadırlar hep su altında kaldı. Bizler de Amasya İHH olarak kardeşlerimizin bu yaşadığı sıkıntılara duyarsız kalamazdık. İdlib ve kırsalına göç ederek kamplarda kışın şu soğuk günlerinde yaşam mücadelesi veren savaş mağduru mazlumlara bir nebze olsun fayda sağlamak için kömür yardımı kampanyası başlattık. Mazlumlara yardım etmek bizim kardeşlik görevimizdir.Zor zamanda yardım etmek müslümanın sorumluluğudurKömür yardım dağıtımına nezaret eden kardeşlerimiz gördükleri manzara karşısında derinden etkilendiklerini ifade ettiler. Çamur ve nemli toprağın bulunduğu bir zeminde kurulan küçücük çadırlarda insanlar aileleriyle sadece bir halının üzerinde yaşam mücadelesi veriyor. Çadırlarda sırtlarını dayayabilecekleri bir şey olmadığı gibi temizlik ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir mekana da sahip değiller. Gerçekten kadın ve çocuklar çok zor şartlar altında hayat mücadelesi veriyor. Bu gördüğümüz manzara bizleri kardeşlerimize karşı sorumluluğumuzu daha da artırmaktadır. Her ne kadar ekonomik krizin içerisinde olsak da bu kardeşlerimizden durumumuzun daha iyi olduğu ortada. Müslüman olmak zor zamanda da Allah için vermeyi gerektirir. Bu sebeple kömür yardım kampanyasına destek veren tüm hayırseverlerin rabbimiz ecirlerini kat kat versin.Amasya İHH olarak bu yardım tırlarının oluşmasında katkı sağlayan Hayatcan Derneği, Merzifon İHH, Taşova İHH, Gümüşhacıköy İHH temsilciliklerimize, Özgür-Der Amasya Temsilciliği üye ve gönüllülerine, il dışından ve Amasya merkezden zor şartlar altında hayat mücadelesi veren Suriye’li kardeşlerimiz için yapılan tüm bağışlar için teşekkür ederiz. Rabbimiz tüm bağışçılarımızın hayırlarını kabul etsin ve mazlumların da en yakın zamanda rahata kavuşmalarını nasip eylesin.” diye konuştu.

  • DSİ YATIRIMLARA DEVAM EDİYOR

    DSİ YATIRIMLARA DEVAM EDİYOR

    DSİ yatırımlarının kaynağını teşkil eden su, yaşamsal öneminin yanında tüm üretim süreçlerinin ana girdilerinden birini oluşturuyor. Ulaştığı her alanda adeta zincirleme bir reaksiyona sebep olan su, hem sektörel hem de sektörler arası hareketliliği tetikliyor. Suyun tarım ve sanayide yarattığı güçlü etki, geniş iş sahalarının doğmasına da vesile oluyor.Tarım, enerji, hizmet ve çevre sektörlerinde faaliyetlerini yürütmekte olan Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü; inşa ettiği dev barajlarda depoladığı suyu başta içme, kullanma ve sanayi suyu üretimine yönelik tesisler olmak üzere; hidroelektrik enerji üretimi, tarımsal sulama, atıksu arıtımı, taşkın kontrolü gibi çok geniş bir yelpazede mühendislik yapıları vasıtasıyla milletimizin hizmetine sunuyor.Bu bağlamda ülkemizde 1954 yılından bu yana toprak ve su kaynaklarını geliştirmekle mesul olan DSİ, aralarında dünyada ilk kez uygulanan projelerin, en yüksek ve büyük barajların, en uzun sulama kanallarının ve içme suyu maksatlı tünellerin bulunduğu sayısız tesisi tamamlayarak milletimizin istifadesine sunmuş ve sunmaya da devam etmektedir.Amasya’mıza 4 Baraj ve 2 Gölet KazandırdıkKaradeniz ve ülke tarımının en önemli illerinden biri olan Amasya’mızda, ziraatın daha da gelişmesi için son 19 yılda kente 850.049.114 TL yatırım yaptıklarını vurgulayan DSİ Genel Müdürü Kaya Yıldız, 4 baraj ve 2 gölet inşa ettiklerini açıkladı. DSİ Genel Müdürü Kaya Yıldız, “43,50 metre yüksekliğindeki Amasya-Merkez Duruca Barajı ile 1.110 dekar araziyi suya kavuşturduk. Ayrıca “55 metre yüksekliğinde ve 1,75 milyon m3 su biriktirme hacimli Amasya Ziyaret Barajı’nı hizmete aldık. Değirmendere Barajı ile 2.420 dekar, Yassıçal Barajı ile de 960 dekar zirai araziyi suya kavuşturduk” dedi.4 Adet Barajın İnşaatı Devam EdiyorDiğer taraftan Amasyalı vatandaşlarımız ve çiftçilerimizin kalkınması için baraj, gölet ve sulama tesislerinin önemi çok fazla. Dolayısıyla Amasya’nın su kaynaklarını değerlendirmek için bütün ilçelerimize yeni baraj ve göletler inşa ediyoruz. Şu anda 4 barajın (Aydınca Barajı, Gümüşhacıköy Beden Barajı, Gümüşhacıköy Saraycık Barajı ve Ziyaret Saraycık Barajı)yapım çalışmaları devam etmekte olduğunu belirtti.2 Adet Yeraltı Barajı Planlama Çalışmaları Devam Etmektedir Baraj ve Gölet Çalışmalarımızın yanında düşük maliyet ve daha az su kaybı sağlayacak olan Yeraltı Barajı İnşa çalışmalarımız kapsamında Amasya ilimizde 2 adet depolama tesisi çalışmalarımız devam etmektedir. ‘dedi.Amasya’nın Münbit Topraklarını Sulamaya Açıyoruz…Son 19 yılda inşa edilen sulama projeleri hakkında da açıklama yapan Yıldız,’ Tamamlanan 11 sulama tesisleri ile 124.710 dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Böylece Amasya İlimizdeki toprakları daha bereketli hale getirdik ve çiftçilerimize yıllık 76 milyon TL ilave zirai gelir artışı sağladık.4 Adet Sulama Tesisinin İnşaat Çalışmaları Devam EdiyorAmasya’mız için sulamanın önemi çok büyük. Bunun için 63.040 dekar araziyi sulayacak 4 adet sulama tesisi (Aydınca Barajı Sulaması, Geldingen Ovası Sulaması 3. Kısım, Gümüşhacıköy Beden Barajı Sulaması ve Gümüşhacıköy Saraycık Barajı Sulaması) inşaat safhasındadır. Bu sulama tesislerinin hizmete girmesiyle birlikte Amasya, zirai üretimde ülkemizin söz sahibi illerinden biri olacaktır.Taşkın Koruma Tesisleriyle Halkımızı ve Toprağımızı Koruduk…Amasya ilinde taşkın riskini azaltmak için son 19 yılda tamamlanan 68 adet taşkın koruma tesisi ile Amasya Şehir Merkezi ile 85 yerleşim yeri ve 1.725 dekar arazinin taşkın kontrolünü sağladıklarını ve 1 adet taşkın koruma tesisinin de inşaat çalışmaları devam ettiğini söyledi.Toplulaştırma Çalışmalarıyla Tarım Arazilerinden En Yüksek Faydayı Sağlıyoruz2003 yılından bugüne kadar, Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri kapsamında 7 adet iş tamamlanarak 733.613 dekar alanda arazi toplulaştırma tescili yapılmıştır. Amasya ilinde 107 adet yerleşim birimi, arazi toplulaştırmasından faydalanmaktadır.” dedi.

  • DÜMEN:”TÜM SAĞLIK CAMİASI BU ÜLKENİN DEĞERİDİR”

    DÜMEN:”TÜM SAĞLIK CAMİASI BU ÜLKENİN DEĞERİDİR”

    Türk Sağlık Sen Amasya Şube Başkanı Şemsettin Dümen, Hekiminden hemşiresine, ebesinden sağlık memuruna, sağlık teknikerinden teknisyenine kadar tüm sağlık camiası bu ülkenin değeridir. Ekonomik olarak kayıpları telafi edilmeli, kronikleşen sorunlarına çare üretilmelidir dedi.

    Dümen, “Sağlık Camiasında sorun belli, çözüm nettir. Döner sermayeler, şiddet, ücret düşüklüğü ve malpraktis konusunda hızlı çözüm üretilmelidir. Israrla vurguladığımız maaşa zam şeklinde tek ödeme hayata geçmelidir.” Diye konuştu.

  • SARI: ‘İSTİKLAL MARŞIMIZ, TÜRK MİLLETİNİN İNANCININ VE VİCDANININ ORTAK SESİDİR’

    SARI: ‘İSTİKLAL MARŞIMIZ, TÜRK MİLLETİNİN İNANCININ VE VİCDANININ ORTAK SESİDİR’

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, İstiklal Marşı’nın milli marş olarak kabul edilmesinin 101’inci yıl dönümü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma günü münasebetiyle bir kutlama mesajı yayımladı.

    Başkan Sarı mesajında şu ifadelere yer verdi; “Milli mücadelemizin en çetin döneminde şanlı ecdadımızın yeniden dirilişini, şahlanışını en güzel şekilde ifade eden ve ölümsüzleştiren İstiklal Marşımız, Türk milletinin inancının ve vicdanının ortak sesi, yenilmez azminin destanıdır. Kurtuluş mücadelesinin en buhranlı dönemlerinde, ‘Korkma!’ diye başlayan bu eşsiz eser kahraman ordumuzun ve aziz milletimizin umut meşalesi olmuş, zorluklar karşısında dayanma gücünü artırmış, Türk bağımsızlık ruhunun canlanmasına, maddi ve manevi bakımdan oldukça sıkıntılı günler geçiren milletimizin iman ve inancını adeta şahlandırmıştır. Mehmet Akif Ersoy, Kurtuluş Savaşı’nın zor dönemlerinde Anadolu’yu karış karış dolaşmış, şiirleri ve yazıları ile milli mücadelenin maneviyatını, fikir cephesini inşa ederek, milletimize moral, cesaret ve ümit aşılamış, istiklal ruhunun iliklerimize kadar işlemesine vesile olmuştur” dedi.

    ‘İSTİKLAL MARŞIMIZ, DÜN OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE KALPLERİMİZİ, RUHLARIMIZI BİRLEŞTİREREK YOLUMUZU AYDINLATMAYA DEVAM EDECEK’
    Milli şair Mehmet Akif Ersoy’un bu eşsiz eseriyle Türk milletini vatan ve bayrak sevgisi, birlik, beraberlik, ortak düşünce ve değerler ekseninde buluşturarak zirveleştirdiğini belirten Başkan Sarı mesajının devamında; “Merhum Mehmet Akif’in bu eşsiz eserinin her dizesinde Türk milletinin kahramanlığını, fedakârlığını, bağımsızlık düşüncesini görmekteyiz. Mehmet Akif, “ O şiir, milletin o günkü heyecanının bir ifadesidir, o günleri yaşamak lazım, o şiir artık benim değildir, o milletimindir.” Diyerek bu eşsiz şiirini Aziz Türk milletine hediye etmiştir. Milli mücadele günlerinin heyecanını destansı bir şekilde yansıtan İstiklal Marşımız, dün olduğu gibi bugün de kalplerimizi, ruhlarımızı birleştirerek yolumuzu aydınlatmaya devam edecek, eşsiz vatanımızın semalarında ilelebet yankılanacaktır. Bu vesile ile İstiklal Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından milli marş olarak kabul edilişinin 101’inci yıl dönümünde; milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy başta olmak üzere istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını sonsuz rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum” diye konuştu.

  • AMASYA’DA YAPILAN TOPLAM AŞI SAYISI 730 BİN 659 OLDU

    AMASYA’DA YAPILAN TOPLAM AŞI SAYISI 730 BİN 659 OLDU

    Covid-19 ile mücadele kapsamında Amasya’da yapılan toplam aşı sayısı 730 bin 659 oldu.1.Doz uygulanan aşı sayısı 265 bin 134, 2. Doz uygulanan aşı sayısı 255 bin 575 olurken, 3. Doz aşı 159 bin 211 ve 4. Doz uygulananların aşı sayısı 46 bin 922 olurken 5. Doz 3 bin 817 oldu.Amasya İl Sağlık Müdürü Dr. Dursun Koç, “Amasya’da Covid-19 ile mücadele kapsamında toplamda 1. Doz, 2.doz, 3. Doz, 4. Doz ve 5. Doz olmak üzere 730 bin 659 aşı yaptık. 280 bin 769 hedef nüfusumuzun ilk dozda yüzde 97’sini, ikinci dozda 87,4’ünü aşılamış olduk. Ülke genelinde 2. Doz aşı yapılan 3. Şehir konumundayız. Tabi ki hedefimiz aşılamada ülke genelinde birinci olmak.Elimizdeki en güçlü silahımız aşıdır. Sırası gelen vatandaşlarımızı aşı olmaya davet ediyoruz. Hatırlatma dozlarımızı yaptırmayı ihmal etmeyelim. Unutmamalıyız ki hep beraber tedbirlere uyarak ve aşımızı olarak Covid-19’u aşacağız ve yeneceğiz. Hedefimiz Amasya’da yüzde 100 aşı yapmak.”diye konuştu.

  • VALİ MASATLI VE BERABERİNDEKİ BÜROKRATLAR BAKAN KURUMU ZİYARET ETTİ

    VALİ MASATLI VE BERABERİNDEKİ BÜROKRATLAR BAKAN KURUMU ZİYARET ETTİ

    Amasya Valisi ve beraberindeki bürokratlar Ankara’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’u ziyaret etti.Amasya Valisi Mustafa Masatlı, AK Parti Milletvekilleri Hasan Çilez, Mustafa Levent Karahocagil, AK Parti Amasya İl Başkanı Ekrem Toto ve Ziyaret Belediye Başkanı Mehmet Uyanık ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’u ziyaret etti. Ziyarette Amasya’ya yapılması planlanan Millet Bahçesi, TOKİ Konutları ve diğer destek konuları ele alındı.