Blog

  • OKÇU MİNİKLERE BİLAL ERDOĞAN’DAN SÜRPRİZ

    OKÇU MİNİKLERE BİLAL ERDOĞAN’DAN SÜRPRİZ

    Okçular Vakfı Kurucu Mütevelli Heyeti Üyesi Bilal Erdoğan ve üyeler, Amasya’nın Karaköprü köyündeki çocuklarla buluştu, okçuluk malzemeleri hediye edildi.
    Erdoğan, “Çocukların kendi imkanlarıyla okçuluğa heves etmesi ilgimizi çekti. Ata sporumuza rağbet var. Kültürümüze sahip çıkmalıyız” dedi.

  • EVİ SOYMAK İÇİN KÖPEĞİ BANYOYA KİLİTLEDİLER

    EVİ SOYMAK İÇİN KÖPEĞİ BANYOYA KİLİTLEDİLER

    Bir eve girerek hırsızlık yapan kimliği belirsiz kişi veya kişiler evde bulunan Pekines cinsi çakıl isimli köpeği tuvalete kapatarak bin 800 dolar ve 50 Euro parayı çalarak kayıplara karıştılar.
    Olay Merkeze bağlı Şeyhcui Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, İ.D., ve M.D., çiftine ait eve giren hırsızlar evde karşılarına çıkan Pekines cinsi Çakıl isimli köpeği görünce paniklediler. Bir süre köpeği yakalamaya çalışan kimliği belirsiz kişi veya kişilerin olduğu hırsızlar yakaladıkları köpeği banyoya kilitlediler. Yarım saatin içerisinde evi didik didik arayan şüpheliler ev sahiplerinin birikmiş bin 800 dolar ve 50 Euro parasını alarak kayıplara karıştı.
    Eve dönen İ.D., ve M.D., çifti evin dağıtıldığını ve çekmecelerinde bulunan birikmiş paralarının olmadığını fark edince durumu Asayiş ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen polisler evin içinde ve çevresinde incelemelerde bulundu. Olay yeri inceleme ekipleri evin içinde hırsızlara yönelik delil topladı. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

  • KÖSE; ‘PARLAMENTODA KADIN OLSAYDI KAVGA ÇIKMAZDI’

    KÖSE; ‘PARLAMENTODA KADIN OLSAYDI KAVGA ÇIKMAZDI’

    Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse, “Yüzde 50 kadın temsiliyeti olsaydı parlamentoda, Türkiye daha iyi yönetilirdi diye düşünüyorum. Ben bu ülkede kadının gücüne, vicdanına, memleketi için endişeleri olduğuna inanan bir kadın kolları genel başkanıyım” dedi.
    Köse, Gümüşhacıköy ilçesinde parti üyeleriyle esnaf ziyaretlerinde bulundu, Gümüşhacıköy Belediye Başkanı ve CHP Belediye Başkan Adayı Zehra Özyol’a destek istedi. Köse, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye’de kadın temsiliyetine ihtiyaçları bulunduğunu, kadının hak ettiği yerde olması gerektiğini söyledi.
    Yeterince kadın bulunsaydı parlamentoda kavga olmayacağını savunan Köse, şöyle konuştu:
    “Yüzde 50 kadın temsiliyeti olsaydı parlamentoda, Türkiye daha iyi yönetilirdi diye düşünüyorum. Ben bu ülkede kadının gücüne, vicdanına, memleketi için endişeleri olduğuna inanan bir kadın kolları genel başkanıyım. 81 ilde kadınların sorunlarını, dertlerini, neler çektiğini dinledim. Bu memleket gerçekten çok acılar yaşadı. Bu acılardan en çok etkilenenler kadınlar. Birçoğu evlatlarını, bazıları eşlerini kaybetti. Bizim kadınlarımız çok açılar çekti.”
    Karadeniz Bölgesi’nde tek kadın belediye başkan adayı bulunduğuna işaret eden Köse, “Karadeniz kadını güçlü ve özgürlüğüne düşkündür. Tuttuğunu koparan kadınlarımız var ama bu sorun her partide olduğu gibi bizde de var. Bunu aşmamız, aşmak için ciddi mücadeleler vermemiz gerekiyor.” değerlendirmesini yaptı.
    Köse, kadın cinayetlerinin nedenlerinin araştırılması gerektiğini anlatarak şunları kaydetti:
    “Eğer kadınlar ikincilleştirilirse kadınlara yapılan hakaretler, tacizler, tecavüzler normalleştirilirse getirilen yasalarla kadın temsiliyetinden söz edemeyiz. Bunlar için ciddi yasa değişikliklerine ihtiyacımız var. Kadın mücadelesi sadece bir partinin değil, topyekûn bütün partilerin kadın örgütlerinin birlikte yapacağı bir mücadele. Bunun için 1 Nisan’dan sonra farklı bir çalışmamız olacak.”
    Ziyaretlere CHP Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer, Belediye Başkanı Özyol, CHP İl Başkanı Reşat Karagöz, CHP İlçe Başkanı Hasan Topal, 24. Dönem Milletvekili Ramis Topal ile partililer katıldı.

  • NERGİZ:“HEDEFİMİZ VEREMSİZ BİR TÜRKİYE”

    NERGİZ:“HEDEFİMİZ VEREMSİZ BİR TÜRKİYE”

    Dünyada ve ülkemizde her yıl 24 Mart’ta düzenlenen, tüberküloz (verem) hastalığı ve bu hastalıkla mücadele konusunda toplumun ve sağlık çalışanlarının bilinçlendirilmesini amaçlayan “Dünya Tüberküloz Günü” kapsamında İl Sağlık Müdürümüz Dr. Öner Nergiz konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları kaydetti. Tüberküloz (Verem) önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır.
    Tüberkülozdan korunma, toplum sağlığını ilgilendiren önemli bir konudur. Tüberküloz basiliyle karşılaşma sonucu gelişen enfeksiyon, vücut direncinin düştüğü durumlarda aktif hastalık gelişimine yol açar. Birincil koruma; enfeksiyon bulaşının önlenmesi, ikincil koruma ise aktif hastalığa dönüşümün önlenmesidir. Solunum ve damlacık yolu (öksürme, hapşırma vb.) ile bulaşan hastalıklardan korunmada basit kişisel önlemlerin alınması bulaşıcı hastalıkları önemli ölçüde azaltmaktadır.2-3 haftadan uzun süren öksürük şikâyeti olan ve akciğer bulguları antibiyotik tedavisi ile düzelmeyen hastalarda Tüberküloz araştırılmalıdır. Tüberküloz tedavisinde en önemli faktör ilaçlardır. Dinlenme, beslenme ve iklim gibi faktörlerin etkileri destekleyicidir. Bu nedenle verem tanısı konulan hastalarda, gecikmeden ilaç tedavisine başlamak gereklidir. Tedavi başarısında yeterli sürede düzenli ilaç kullanımı en önemli unsurdur.
    Verem hastalığının sağlam kişilere bulaşmasının önlenmesinde en önemli faktör, hastalara hızlı tanı konularak en kısa sürede ilaç tedavisi başlanmasıdır. İlaç tedavisi başlanmayan hastalar yaşadıkları evde, çalıştıkları ortamda vs. hastalığı bulaştırmaya devam etmektedirler.
    Tüberküloz hastalığı solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Bu nedenle hastalar bulaştırıcı oldukları dönemde cerrahi maske kullanmalı, öksürük ya da hapşırık sırasında ağızlarını mendille kapatmalıdır. Hastanın en azından balgam mikroskopisi negatif olana kadar ayrı bir odada tutulması önemlidir. Hastanın odasına girip çıkanlar da mutlaka maske takmalıdır.
    Tüberküloz hastalarının bulunduğu ortamları havalandırmak, bu ortamlara temiz hava girişini sağlamak, havadaki bulaştırıcı partikülleri azaltarak, bulaşma olasılığını azaltır. Ayrıca odanın güneş görmesi ortamdaki basilleri öldürür. Tüberküloz hastalarının kullandığı mutfak malzemeleri (bardak, tabak, kaşık, çatal vs.), nevresim, havlu gibi ev gereçleri için normal temizlik yapılması yeterlidir. Ülkemizde Tüberküloz (verem) hastalığının tedavisi ücretsizdir. Hedefimiz Veremsiz Bir Türkiye” diye konuştu.

  • SAĞLIK GÖNÜLLÜLERİNDEN BÖBREK SAĞLIĞI STANDI

    SAĞLIK GÖNÜLLÜLERİNDEN BÖBREK SAĞLIĞI STANDI

    Sağlık Gönülleri Kulübü, 14 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında düzenledikleri etkinlikte böbrek sağlığının önemine dikkat çektiler. Kulüp üyeleri, İpekköy Yerleşkesinde stant açarak personelimizi ve öğrenci arkadaşlarını böbrek sağlığı ve böbrek hastalıklarından korunmak için yapılacaklar hakkında bilgilendirip, broşür dağıttılar. Standı Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arzu Cansaran, Hemşirelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Neslihan Karavin ve birçok öğrenci ziyaret etti.
    Sağlık Gönüllüleri Kulübü Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Nurhan Doğan; ”Kronik böbrek hastalığı, dünyada ve ülkemizde yaygınlığı hızla artan, koruyucu önlemler alındığında kontrol edilebilir bir toplum sağlığı sorunudur. Böbrek hastalığı, erken dönemde fark edildiğinde çoğunlukla önlenebilmekte ve hastalığın ilerlemesi geciktirilebilmektedir. Ancak pek çok kronik hastalıkta olduğu gibi böbrek hastalıkları ile ilgili de farkındalığının düşük olması, erken dönemde hastalığın tespit edilip tanı konmasına engel olmaktadır. Birey, aile ve toplumun böbrek hastalığıyla ilgili farkındalığının olmaması son dönem böbrek yetmezliği dediğimiz daha güç bir durumun gelişmesine sebep olmakta ve sağlık bakım profesyonelleri tarafından da en çok önemsenen “bireyin yaşam kalitesini” bozmaktadır.
    Dünya’nın çeşitli bölgelerinde yapılan çalışmalarda, böbrek hastalığı farkındalığının yüzde 10’un altında olduğu bildirilmiştir. Kronik böbrek hastalığı erken süreçte fark edildiğinde önlenebilir ve geciktirilebilir bir hastalık olması nedeniyle bizlerin böbrek sağlığı üzerinde daha fazla düşünmemiz ve farkındalık artırmak için daha çok emek sarf etmemiz gerekmektedir.
    14 Mart 2019 Dünya Böbrek Günü teması “Herkes İçin Böbrek Sağlığı” olarak belirlenmiştir.
    Etkinliklerimizin her birinde bizlerden desteğini esirgemeyen Amasya Üniversitesi Rektörlüğüne, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığına, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanlığı ve Hemşirelik Bölüm Başkanlığına, afiş ve broşür temin etmemizde bizlere destek olan Amasya İl Sağlık Müdürlüğü ve Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığına, etkinliğe değerli katkılarıyla destek olan, fikir ve emek veren Sağlık Gönüllüleri Kulübü üye öğrencilerimize teşekkür ederim.” dedi.
    Kalbe giden yolun böbreklerden geçtiğini söyleyen Sağlık Gönüllüleri Kulübü Başkanı
    Öğrenci Hemşire İbrahim Can Uluçay ise böbrek sağlığıyla ilgili yaptıkları bilgilendirmede özellikle tuz tüketiminin azaltılmasına ve su tüketiminin artırılmasına dikkat çektiklerini ifade ederek stant ziyaretçilerine su ikram ettiklerini söyledi.
    Kronik böbrek hastalığından korunmak için yapılacakların ‘çok kolay’ olduğunu
    kaydeden Uluçay; bunları ‘düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve vücut ağırlığını koruma, az tuz-yeterli sıvı, sigaradan uzak durmak, gereksiz ilaç tüketiminden kaçınmak, kan basıncınızı ve kan şekerini düzenli olarak ölçtürmek, risk grubunda olanların böbreklerini düzenli olarak kontrol ettirmesi’ olarak sıraladı. Uluçay; sağlığa ve sağlıkla yaşama gönül vermiş tüm öğrencileri kulübe katkı vermeye davet etti.

  • TOPSAKAL:“55. KÜTÜPHANELER HAFTASI’NI KUTLUYORUM”

    TOPSAKAL:“55. KÜTÜPHANELER HAFTASI’NI KUTLUYORUM”

    Ak Parti Amasya Merkez İlçe Başkanı Necmettin Topsakal Merkez 55. Kütüphane Haftası nedeniyle mesaj yayımladı.
    Topsakal mesajında, insanlara okuma alışkanlığını kazandırmak, kitap sevgisini artırmak ve kütüphanelerin gelişmesi için Kütüphaneler Haftası’nın kutlandığını bildirdi.
    Kütüphanelerin insanlık tarihi kadar önemli bir geçmişe sahip olduğunu aktaran Topsakal, bir toplumun bilgi birikiminin, kültür ve medeniyetinin en önemli hazinesi halinde bulunduğunu kaydetti.
    Bireylerin araştırma, tanıma, öğrenme arayışlarında ilk başvurduğu kurumlar olan kütüphanelerin, yaşam boyu öğrenme sürecinin ayrılmaz parçası olduğunu belirten Topsakal, mesajında şunları kaydetti:
    “Bilgi çağında, bireysel ya da toplumsal olarak iyi, güzel ve başarılı bir yer edinmek istiyorsak okumak, düşünmek, eleştirmek ve en önemlisi bilim üretmek zorundayız. Nasıl ki eğitimin, bilimin, sanatın olmadığı bir dünya düşünemiyorsak, kitapların ve kütüphanelerin de olmadığı bir dünya düşünemeyiz. Çocuklarımıza ve gençlerimize kitap sevgisini aşılamalı, onlara, kütüphanelerden yararlanma alışkanlığı kazandırmalıyız.
    Böylelikle, bir eğitim ve kültür kurumu olma özelliği taşıyan kütüphanelerimiz, bilgi ve kültürel mirasımızı gelecek kuşaklara aktararak, medeniyetimizin gelişimine katkı sağlayacaklardır. Okuma sevgisinin hiç eksilmemesi dileği ile 55. Kütüphaneler Haftası’nı kutluyorum.” Dedi.

  • ‘GÖNÜLLÜ TURİZM ELÇİLERİ’ PROJESİ FİNALİ

    ‘GÖNÜLLÜ TURİZM ELÇİLERİ’ PROJESİ FİNALİ

    İl Milli Eğitim Müdürlüğünce bu yıl 5. düzenlenen Gönüllü Turizm Elçileri Projesinin İl Finali İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. İlker Kösterelioğlu’nun katılımlarıyla Macit Zeren Fen Lisesi Konferans Salonunda gerçekleştirildi.
    Gönüllü Turizm Elçileri Projesinin İl Finaline ayrıca İl Sağlık Müdürü Dr. Öner Nergiz, Amasya İl Müftüsü Abdulkadir Keşvelioğlu, İl Milli Eğitim Şube Müdürü Hakkı Değerli, okul müdürleri, danışman öğretmenler, öğrenciler ve aileler katıldı.
    Gönüllü Turizm Elçileri Projesi il finali ortaokul kategorisi, genel ortaöğretim kategorisi ve mesleki ve teknik ortaöğretim kategorisinde 26.03.2019 tarihinde gerçekleştirildi.
    İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. İlker Kösterelioğlu açılış konuşmasında:
    Öğrenciler “Gönüllü Turizm Elçileri Projesi” çerçevesinde şehrimizde ortaya çıkan türkülerin sözlerini ya da öykülerini canlandırarak İngilizce olarak sunum yapacaklardır.
    Projemizin amacı; bir şehrin türküleri, oranın hafızasıdır. Kentlerin folklor değerleri biraz da türküler üzerinden anlaşılır. Amasya yerel kültürü, kendini türküler üzerinden anlatır denilse yeridir.
    Şehrin kadim kültüründe; kıyafet, sözlü kültür, yeme içme, mimari vs. etken olsalar da türkülerin özel bir yeri vardır.
    Türkülerin muhtevasına ve hikâyelerine baktığımız zaman, Amasya’nın ne kadar özel ve canlı bir mahalli kültüre yataklık ettiğini anlarız.
    İlimizde öğrenim gören ortaokul ve ortaöğretim öğrencilerinin içerisinde bulunduğu topraklarda oluşan türküleri ve hikâyelerini öğrenmelerine katkı sağlayarak bu topraklarda irfan, fazilet ve bilgi ile donanmış; karakterli, ahlaklı, kişilikli; vatanına, milletine ve dinine sahip çıkan, dahası bunları yüceltmek için tüm imkânları seferber eden Asımın nesline örnek bir gençlik yetiştirmektir.” dedi.
    İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. İlker Kösterelioğlu; son olarak yarışmaya katılan tüm öğrencilere ve projede yer alan öğretmen ve yöneticilere teşekkür etti.

    GÖNÜLLÜ TURİZM ELÇİLERİ PROJESİ İL FİNALİNDE DERECEYE GİREN OKULLAR
    ORTAOKUL KATEGORİSİ:

    1.Gökmedrese İmam Hatip Ortaokulu – Merkez
    2.Vali Hüseyin Poroy Ortaokulu – Merzifon
    3.Şehit Lokman Cansız Ortaokulu – Göynücek
    4.Çaydibi Şehit Lütfi Aras Ortaokulu – Taşova
    5.Ülkü Ortaokulu – Gümüşhacıköy
    6.Şehit Recep İnce Ortaokulu – Suluova

    GENEL ORTAÖĞRETİM KATEGORİSİ:
    1.Merzifon Fen Lisesi – Merzifon
    2.Amasya Anadolu Lisesi – Amasya
    3.Hasan Coci Anadolu Lisesi – Gümüşhacıköy
    4.Taşova Şehit İdris Bolat Anadolu Lisesi – Taşova
    5.Suluova Şehit Metehan Atmaca Anadolu Lisesi – Suluova

    MESLEKİ VE TEKNİK ORTAÖĞRETİM KATEGORİSİ:
    1.Türk Telekom Anadolu İmam Hatip Lisesi – Merkez
    2.Merzifon Şehit Ahmet Özsoy Kız İmam Hatip Lisesi – Merzifon
    3.Gümüşhacıköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi – Gümüşhacıköy
    4.Taşova Süleyman Bursalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi – Taşova
    5.Suluova Şehit Erkan Ayas Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi – Suluova

  • ARSLAN: “TEK SEÇENEK MİLLİ GÖRÜŞ SAADET PARTİSİ”

    ARSLAN: “TEK SEÇENEK MİLLİ GÖRÜŞ SAADET PARTİSİ”

    Saadet Partisi Merzifon Belediye Başkan Adayı Sadi Arslan, 31 Mart’ta yeni bir seçim sınavında olunduğunu ifade ederek, “31 Mart’ta yeni bir seçim sınavındayız. Kimi, hangisini, niçin seçmeliyiz? Seçmedeki ölçümüz ne olacak? Hangi tercihimiz doğru olur? Seçme kabiliyetimizi doğruya/hakka kullanmak sorumluluğumuz var. 18 Yaş yeterli değildir. Doğru seçim yapabilmek için akla, bilgiye, vahye, sahih imana, ferasete, iyi rehbere, temiz lokmaya, takvaya muhtacız” dedi.
    Parti tercihinin yön, yol, düzen, medeniyet, zihniyet ve reçete tercihi olduğunu da söyleyen SP Merzifon Belediye Başkan Adayı Sadi Arslan, “Parti tercihi yön, yol, düzen, medeniyet, zihniyet, reçete tercihidir. Sadece araç seçimi değildir; yol, menzil, şoför, rehber, veli, vekil seçimidir de. Yol doğru, rehber bilge/ehil, emin, adil, dürüst, müşfik, araç sağlam olmalı, yalan söylememeli, aldatmamalı, aldanmamalı da. Değerlerimizi korumaya çalışanlarla, kullananları ayırt etmek feraset ister.
    Saadet, önümüzdeki seçimde cepheleşmeye/sağa ve sola karşı olmasının gereği olarak kendi adına tüm seçim bölgelerinde tek başına/ittifaksız seçime giriyor. Bu, hem Batı taklitçisi sağcı ve solcu etiketli partilerden uzak olduğunu gösteriyor, hem de böylece demokratur yöntemiyle halka dayatılan çözümlere karşı tek seçenek olduğunu gösteriyor” dedi.
    SP Belediye Başkan Adayı Sadi Arslan, açıklamasının devamında; “Hiç seçim çalışması yapılmasa, zaman, para israfı olmasa da tüm siyasi parti temsilcileri görüşlerini yasaksız ve eşit olarak TV ortamında bizlerle paylaşabilseler iyi olmaz mı? Bu takdirde ülkemizin, milletimizin önü açılır. Kim kazanır? Şüphesiz Saadet kazanır.
    İşte egemen güç odakları bizi bundan alıkoyuyorlar. Mevcut küresel sistemin bir parçası olarak devam etmemizi istiyorlar. Bilge Başkanımızın şahsiyetli, seviyeli, kucaklayıcı, barışçı ve dürüst duruşu milletimize umut ve güven vermektedir.
    “Rahman’ın zikrini (Kur’an) görmezden gelerek, O’ndan yüz çevirerek doğru seçimler yapamayız. Şaşırır, saparız, hep yanlış yaparız. Üstelik yanlışı da doğru zannederiz” (Zuhruf, 36-40).
    Vahyin nuru olmadan aklımızın ışığı bize tek başına doğruyu gösteremez. Vahiyle akıl, ışıkla lamba/ampul gibidir. Akıl vahye muhtaçtır.
    Dini parçalı algılayanların tercihleri mi doğru olur; yoksa bütünüyle doğru algılayanların/bilenlerin tercihleri mi doğru olur?
    Ülkemizde ve bölgemizdeki tüm sorunlar, Siyonist proje çerçevesinde oluşturulmaktadır… Ve gerçekte demokrasi/halkın kendisini yönetmesi değil, halkın aldatılarak seçtirimiyle (demokratur) oyalanıyoruz. Seçim yerine seçtirimler yapılıyor. “Ya sağcı ya da solcu partiler gelsin. Millî Görüş gelmesin” planı yürütülmektedir. Bizde de, diğer Müslüman ülkelerde de… İnsanlığın gerçek saadeti ne sağda ne soldadır; hak yol İslam’dadır!
    Ülkemiz, kendi halimize bırakılmayacak kadar önemli stratejik bir coğrafyaya, siyasi tarihe, yeraltı ve yerüstü zenginliklerine sahip. Her şeyimiz gibi, seçimlerimiz, yönetimlerimiz de küresel egemenleri ilgilendiriyor. Yakın tarihte görüldü ki, Siyonist Haçlı şer ittifakı Müslüman ülkelerde İslami siyasete izin vermek istemiyor. Cezayir, Filistin ve en son Mısır seçimlerinde İslami siyaseti dışardan engelledi, bastırdı. Bizde de öyle olmadı mı? Millî Görüş’ün dört partisi kapattırıldı. Aynı gerekçelerle ?!
    28 Şubat’ta da post modern darbe yaptırılmadı mı? Hemen her görüşe izin, müsamaha var. İslami olanlara yok. Ülkemizde nerdeyse iki partili bir siyasal yapı öngörülmüş, uygun görülmüştür. Bunlar da bilinen sağcı ve solcu görüşlerdir. Başka seçenek tehlikeli ve yasak?! Seçim de sanki cepheleştirilmiş, kutuplaştırılmış iki blok arasındaymış gibi bir algı yürütülüyor. Sağ-sol cendereye sıkıştırılmış, mahkûm edilmiş durumdayız. ”Saadet yok, adayları yok” gibi en üst seviyede etkili ve yetkililerce utanmadan yalanlar söylenebiliyor.
    Bu oyunu, “kumpası”, “hokus pokusu”, “demokraturu” altüst etmek, kuşatmayı yarmak onuru da Saadet’in. Saadet’in geçmişteki sağcı-solcu partilerle koalisyonla da olsa yaptığı maddi-manevi hizmetler unutulacak gibi değil.
    Hayat kitabımız/Furkan’ımız olan Kur’an’dan yüz çevirince (Nisa, 115-Taha, 124) Batı’nın yoluna, din yerine ürettiği ideolojilere yöneldik. Dertlerimizin dermanını onlarda aradık, bulamadık. Şuurumuz felç oldu. Şaşırdık, körleştik. Çırpındıkça batıyoruz. Zulüm ve zilletteyiz. Sağ-sol cenderesinden kurtulmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

  • AMASYA DEFTERDARLIĞINDAN DUYURU

    AMASYA DEFTERDARLIĞINDAN DUYURU

    Amasya Defterdarlığınca 7143, 7020 ve 6736 sayılı Yapılandırma Kanunları kapsamında yapılandırılan borçların tahsilat ödemelerine ilişkin tahsilat çalışmaları devam etmektedir.

    Bu kapsamda;

    7143 sayılı Yapılandırma Kanunu 4. taksit ödemesi,
    7020 sayılı Yapılandırma Kanunu 11. taksit ödemesi,
    6736 sayılı Yapılandırma Kanunu 13. taksit ödemesi

    Son günü 01 Nisan 2019 tarihi olduğundan vatandaşlarımızın söz konusu kanunların getirdiği imkanların devamı ve faydalarından yararlanmaları açısından taksit ödemelerinin son gününü kaçırmamaları,

    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

  • KABLAN; ‘İTTİFAKIMIZ YOK, ÇEKİLMEDİK DE’

    KABLAN; ‘İTTİFAKIMIZ YOK, ÇEKİLMEDİK DE’

    İYİ Parti Merzifon Belediye Başkan Adayı Mustafa Kenan Kablan, kamuoyunda kendisinin adaylıktan çekildiği yönünde dedikoduların olduğunu bunun da asla doğru olmadığını belirtti.
    Parti ilçe merkezinde bir basın toplantısı düzenleyen İYİ Parti Merzifon Belediye Başkan Adayı Mustafa Kenan Kablan, kendilerinin her zaman ilkeli bir siyasetten yana olduklarını ifade ederek, “Merzifon’umuza hayırlı olacak adayın bu yarışı göğüslemesini istiyoruz. Duyduğumuz kirli politikalardan dolayı üzüldüğümüz için bir açıklama gereği duyduk. Biz her zaman ilkeli siyasetten yana olduk, bunu da zaten seçim sloganımız haline getirdik. Yarışması gereken ekipler, projeler yarışsın, Merzifon’a bir şeyler katacağına inanılan projeler ipi göğüslesin istiyoruz. Bizim de içinde olduğumuz 6 arkadaşımız sahaya çıktı, uzun zamandır mücadele ediyorlar. En geç çıkan aday olmama rağmen bir ay içerisinde çalmadığımız kapı, elini sıkmadığımız insan bırakmamaya gayret ediyoruz” dedi.
    HAKKIMIZDA SPEKÜLASYONLAR ÜRETİLİYOR
    İYİ Parti’nin seçimden çekileceği yönünde spekülasyonların üretildiğini söyleyen Belediye Başkan Adayı Mustafa Kenan Kablan, “En son dün çok yoğun bir şekilde İYİ Parti hakkında spekülasyonlar üretilmeye başlanıldı. Asla İYİ Parti’nin seçimden çekilme veya herhangi bir parti ile ittifakı söz konusu değil. Biz bir ayı geçkin bir süredir çalışıyoruz ve seçime de hazırız. Seçime gireceğiz ve milletin iradesine de saygı duyuyoruz” dedi.
    ANLAŞAMADIK, GÖRÜŞMELER SONA ERDİ
    Cumhuriyet Halk Partisi ile yapılan ittifak görüşmelerini de anlatan İYİ Parti Merzifon Belediye Başkan Adayı Mustafa Kenan Kablan, “Bildiğiniz üzere, İYİ Parti ile Cumhuriyet Halk Partisi’nin arasında yapılan bir ittifak meselesi var. Birçok ilde de bu ittifak yapıldı. Tabi ki Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin de bir ittifakı vardı. Bu ne bizim için ne de onlar için şehrimize yansımadı. Biz seçime gireceğiz, asla çekilmek diye bir şey söz konusu değil.
    19 Aralık 2018 tarihinde ben Genel Başkan’dan adaylığımı onaylattım. Ancak Amasya mutabakat dışı olmasına rağmen il merkezinde bir adayın olmaması bizim de beklememize neden oldu. Cumhuriyet Halk Partisi ile sadece yerelde değil, Genel Merkez bazında da görüşmeler oldu fakat bir mutabakat sağlanamadı. Sağlanamadığı için de biz yarışa çıktık ve koşmaya başladık.
    Kamuoyunda çok çirkin söylentiler var. Ama asla hiçbir adayı ve yönetimi de suçlamıyorum. Onların bunu yaptığına inanmıyorum. Karşılıklı medeni insanlar olarak oturduk fakat anlaşılamadı. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi ve bizimle alakalı kamuoyunda birçok şey üretiliyor, bunların hiçbirisi doğru değil. Benim içerisinde olmadığım komisyon görüşmeleri oldu. Komisyon görüşmelerinin en sonunda İYİ Parti’ye bir kontenjan bir de seçilebilecek yerden Meclis üyeliği teklifi yapıldı. Bizde bu şartlarda anlaşamayacağımızı herkesin yolunun açık olmasını diledik ve ayrıldık. Bizim talebimiz bir Belediye Başkan Yardımcılığı ve üç belediye meclis üyeliği idi. Anlaşamadık ve görüşmeler sona erdi. Bizim şuanda kimseyle ittifakımız yok, tek ittifakımız milletle.
    Projelerimiz hazır, ekibimiz hazır. Bir aydır herkese ulaşmaya çalıştık. Eğer vatandaşlarımız projelerimizi ve ekibimizi beğenirse görevi bize verecektir. İrade milletin, takdir Cenab-ı Allah’ın” dedi.
    HAK EDEN KAZANSIN, MEMLEKET İÇİN HAYIRLISI OLSUN
    CHP ile yapılan ittifak görüşmelerinin şartlı olmadığını, temsil makamının önemine ilişkin olduğunu da söyleyen Kablan, “İYİ Parti kurumsal bir parti. Kurulduktan hemen üç ay sonra seçime girdi, yüzde 10 barajını yakalayarak ve 40 milletvekili ile parlamentoya girmiş bir parti. Dolayısıyla İYİ Parti kurumsal bir partidir. Öte yandan Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyet tarihinin köklü siyasi partilerinden bir tanesidir. Şartlı bir ittifak değil, temsil makamları önemlidir. Dolayısıyla bir ittifak yapıyorsanız sizin seçmenlerinizin orada temsil edildiğinizi görmesi lazımdır. Bunu biz şart olarak değil, iki kurumsal yapının birlikteliği diye görüyoruz. Eskiden ülkede seçimler yapılır sonra ittifaklar yapılırdı. Mevcut sistemin değişmesinden sonra önce ittifaklar yapılıyor sonra seçime gidiliyor. Bunu da çok fazla yadırgamıyorum. Çünkü bunu başlatan ne Cumhuriyet Halk Partisi, ne de İYİ Parti’dir. Merzifon’da da 6 partinin kendi adayları ile seçime gitmiş olması güzel bir demokrasi örneğidir. Hak eden kazansın ve memleket için hayırlısı olsun” dedi.
    MERZİFON’DA İLK DEFA BÖYLE SEÇİM GÖRÜYORUM
    Seçim çalışmaları boyunca edindiği Merzifon seçmeninin eğilimi hakkında edindiği intibaının hangi yönde olduğu hakkında sorulan soruyu da cevaplandıran Belediye Başkan Adayı Mustafa Kenan Kablan, “Vatandaşları, esnafları dolaşıyoruz. Türkiye’de çok fazla seçim yaşanıyor, bu da bir yılgınlık getiriyor. Gördüğümüz tabloda insanlarımızın siyasete ve siyasetçiye olan güvenleri her geçen gün azalıyor. Bu da onları politik davranmaya götürüyor. Üzerindeki baskılar, tehditler vs gibi konular insanlarımızı biraz daha politik davranmaya sevk ediyor. 30 yıla yakın siyasetin içerisindeyim Merzifon’da ilk defa böyle bir seçim görüyorum. Seçimi herkes kazanabilir. Sonuçta bu bir yerel seçimdir. Ama mevcut iktidar ve ittifakın içerisinde olan diğer parti mümkün olduğu kadar seçimleri genel seçim havasında götürmeye çalışıyorlar. Merzifon’un demokrat seçmen yapısı bunu çok fazla ciddiye almadığını görüyorum” dedi.
    HEPİMİZ BU ÜLKENİN PARÇASIYIZ
    Ülkede bir beka sorunun olmadığını da söyleyen Kablan, “Bu ülkede ben bir beka sorununun olduğuna inanmıyorum. Zaten yerel seçimlerle de alakalı değil. Varsa ki ben inanmıyorum ama yerel seçimle Türkiye’deki beka sorununun nasıl bir ilişki kurulduğunu bilmiyoruz. Karşınızdaki size oy vermeyi düşünmeyen seçmene hakaret etmenin ne anlama geldiğini kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bu ülkenin yüzde 40’ı vatansever, geriye kalan yüzde 60’ı vatan haini ise vatan elden çoktan çıkmış demektir. Hepimiz bu ülkenin bir ferdi, bir parçasıyız. Memlekette beka sorunu varsa bu siyaset ve partilerin üzerinde bir durumdur. Ecdadımızın yaptığı gibi memleketimizin bekası için gerekirse kanımızın son damlasına kadar çarpışmaya hazırız. Bunun yerel seçimle alakası olduğunu düşünmüyorum, sadece üzerinden nemalanmaya çalışılıyor” dedi.