Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Tosun’dan Başkan Sarı’ya ziyaret
Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Erol Tosun’u belediyede misafir etti.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Erol Tosun, Niksar Belediye Meclis Üyesi Demir Aybak ve beraberindekiler Belediye Başkanı Mehmet Sarı’ya bir nezaket ziyareti gerçekleştirdiler. Kendileri ile bir süre hasbihal eden Başkan Sarı, misafirlerine nazik ziyaretleri ve hoş sohbetleri için teşekkür etti.
Blog
-

Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Tosun’dan Başkan Sarı’ya ziyaret
-

Mehmet Sarı’dan Giresun’a Destek
Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Giresun’da yaşanan sel felaketinin ardından bölgeye yardım amaçlı itfaiye arazözü gönderdi.Belediye Başkanı Mehmet Sarı’nın talimatları ile Giresun’da yaşanan sel felaketinin ardından bölgeye yardım amaçlı 1 adet itfaiye arazözü gönderildi. Sel felaketinin ardından 988 kişilik ekip ve 288 araç ile devam eden müdahale çalışmalarında 157 vatandaş kurtarıldı. Yaşanan üzücü olayda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Başkan Sarı, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum. Rabbim bu tür felaketlerden ülkemizi ve milletimizi korusun” dedi.
-

Başkan Sarı köylüleri ile bir araya geldi
Başkan Sarı, kendi köylüleri ile dost meclisinde bir araya geldi
Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, kendi toprakları olan Taşova Uluköyde köy halkı ile bir süre sohbet etti.Başkan Başdanışmanı Ahmet Yenihan, Başkan Yardımcısı Ahmet Çoban ve Hukuk Danışmanı Umut Yolcu ile birlikte kendi toprakları olan Taşova Uluköye misafir olan Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Köy halkı ile sohbet edip, değerli büyüklerinin ellerini öperek, hayır dualarını aldı. Başkan Sarı, bir süre hasbihal ettiği köy sakinlerine misafirperverlikleri için teşekkür etti. -

Kösterelioglu veda etti
Amasya İl Milli Eğitim Müdürü İlker Kösterelioğlu sosyal medya hesabından görevden ayrıldığını açıkladı.
Kösterelioğlu ayrılık mesajında, “Hayat gayeme uygun olarak, siyaha beyaz demeden kul hakkına girmeden görevimi tamamlamanın verdiği huzur ile 609 gün liyakat ve samimiyet ile sürdürdüğüm İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevimden 31.08.2020 tarihinde ayrılıyorum. Memleketime hizmet yolunda şahsım ile ilgili açılan her pencerede, hassaten aşığı olduğum bu güzide şehre aşk ile bakacağımı özellikle belirtmek isterim. Hakkınızı helal edin, sevgi, saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum” dedi -

Proje döngüsü yönetimi
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı Planlama Programlama ve Koordinasyon Biriminden Uzman Meltem Yılmaz Amasya Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü, Strateji birimi çalışanlarına ‘Proje Döngüsü Yönetimi’ Eğitimi verdi. İki gün boyunca süren eğitimin içeriği; proje yönetiminin temelleri, yöneticinin rolü, görev ve sorumlulukları, projeler ve stratejik planlama, genel proje süreçleri gibi konulardan oluşuyordu. Eğitim, Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Oğuzhan Zobu ve Uzman Meltem Yılmaz’ın katılımcılara sertifika takdimi ile sona erdi
-

Başkan Vekili İnce Keske ailesinin acısını paylaştı
Başkan Vekili İnce, Keske ailesinin acısını paylaştı
Amasya Belediye Başkan Vekili Celil İnce, şehrin sevilen simalarından ve Ülkücü camianın önde gelen isimlerinden hakkın rahmetine kavuşan Uğur Keske’nin cenaze namazına katıldı.Belediye Başkan Yardımcıları Hasan Şahin ve Ahmet Çoban ile birlikte şehrin ve Ülkücü camianın önde gelen şahsiyetlerinden, Emekli Belediye Eski Personel Müdürü ve Ülkü Ocakları önceki dönem il başkanlarından rahmeti rahmana kavuşan Uğur Keske’nin cenaze merasimine katılan Belediye Başkan Vekili Celil İnce, merhuma Allah’tan rahmet, Keske ailesi başta olmak üzere eş, dost, akraba, sevenleri ve Ülkücü camiaya başsağlığı dileklerinde bulundu. -

İlahiyat Fakültesi Dekanı Özdemir Başkan Kırlangıc’ı ziyaret etti
Amasya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kırlangıç, Amasya
Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şuayip Özdemir’i makamında ağırladı. Başkan Kırlangıç
nazik ziyaretlerinden dolayı Özdemir’e teşekkür etti. -

Uğur keske’yi kaybettik
Amasya’nın ve Ülkücü camianın önde gelen şahsiyetlerinden, Emekli Belediye Eski Personel Müdürü ve Ülkü Ocakları önceki dönem il başkanlarından güzel insan Uğur Keske rahmeti rahmana kavuştu.Merhuma Allah’tan rahmet, Keske ailesi başta olmak üzere dost, akraba ve MHP camiasına başsağlığı diliyoruz.Cenaze bugün (22/08/2020) 13:30’da Amasya Belediyesinden alınarak, 14:30’da Sultan II. Bayezid camiinde kılınacak cenaze namazının akabinde Tekirdede mezarlığına defin edilecektir.
-

Sağlık çalışanlarının sorunlarına kalıcı çözüm istiyoruz
SAĞLIK ÇALIŞANLARININ SORUNLARINA KALICI ÇÖZÜM İSTİYORUZ
Covıd-19 hastalığının artması üzerine salgınla ön saflarda mücadele eden sağlık çalışanlarının ek
ödemesi yeniden gündeme geldi. Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın twetter üzerinden “Covıd-
19 hastalarıyla; poliklinikte, serviste, yoğun bakım da vb. ilgilenen hekimler ve tüm sağlık
çalışanlarıyla aile hekimleri 1 Ağustostan itibaren 3 aylık zaman dilimlinde bir ek ödeme alacak.
Diğer hekim ve sağlık çalışanları içinde Ocak esas alınarak ek ödeme planlanıyor” şeklindeki
açıklamasının sağlık çalışanlarının sorunlarını çözmediğini belirten Anadolu Sağlık Sen Genel
Başkanı Necip Taşkın, bu tür yaklaşımların sağlık çalışanlarının sorunlarının üstünü örtmeye
yönelik girişimler olduğunu belirterek şöyle dedi:
“Ülkemizin bazı bölgelerinde Covıd-19 hastalığı yeniden artışa geçti. Bu kaygı verici artıştan en
çok etkilenen sağlık çalışanlarıdır. Çünkü; hastalığın ilk yayılmaya başladığı dönemde görüldüğü
gibi sağlık çalışanları bu mücadelenin ön saflarında yer almış, hastalanmış ve görev şehidi
olmuşlardır. Gece gündüz hastasını tedavi etmeye çalışan, aç-susuz, uykusuz ve yorgun bir halde
aksatmadan yürütmeye çalıştığı göreviyle sadece bir alkışla onurlandırılan sağlık çalışanlarının
beklentileri, talepleri hiçbir zaman gündeme getirilmemiştir. Ne zaman ki ülkemizde sağlık
konusunda ciddi sorunlar ortaya çıkmaya başlamış o zaman sağlık çalışanları hatırlanmıştır.
Sağlık çalışanları Avrupa standartlarının altında bir ücretle çalıştırılmakta ve vergi yükü altında
ezdirilmektedir. Yaptığı iş ile aldığı ücretin kıyaslamasının dahi yapılması sağlık çalışanlarına
züldür. Zira aldığı ücret sadece geçimini temin etmeye yaramakta, sosyal ve kültürel olarak çok
aşağılarda yaşamasını sağlamaktadır. Bu itibarla sağlık çalışanlarının döner sermaye ek
ödemelerinin adil ve tüm çalışanların memnuniyetle kabul edebileceği bir sisteme getirilmediği,
vergi yükünden kurtarılmadığı, adil bir ücret politikasına geçilmediği müddetçe sağlık
çalışanlarının mağduriyeti devam edecektir.
Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca’nın, sağlık çalışanlarının ücretlerine yönelik son açıklaması
da sağlık çalışanlarının beklentilerini karşılamaktan uzaktır. Çünkü; salgın nedeniyle sağlık
çalışanlarının çalışma şevkini teşvik etmeye yönelik bir girişimdir. Yetersiz, muğlak bir
açıklamadır. Hâlbuki biz, sağlık çalışanlarını ayrıştırıcı sağlık politikaları istemiyoruz. Sağlık
çalışanlarının ücretlendirme politikasının birleştirici, tüm çalışanları memnun edici olmasını
istiyoruz. Aynı birimde farklı ücretlerle çalıştırılarak çalışma barışının öfkeye, kine,
ötekileştirmeye, ayrıştırmaya dönüşmesini istemiyoruz. Salgınla mücadele de en fazla mağdur
olanlar sağlık çalışanlarıdır. Özellikle son on yılda ülkemizde meydana gelen doğal afetlerde her
koşulda özverili bir şekilde görev yapan, şartların ağırlığına aldırmadan halkımızın sağlığıyla
ilgili konularda ön saflarda mücadele eden sağlık çalışanlarının fedakârlığı karşısında ilgili
kurumlarında karşılığını vermesi gerekir. Sağlık çalışanlarına haklarının verilmesi noktasında
sorunları görmeyen, adeta cimrileşen yönetimin en kısa zamanda sağlık çalışanlarının tüm
sorunlarının çözümü, talep ve beklentilerinin karşılanması noktasında acil bir çalışma yapmasını
bekliyoruz. Zor ve sıkıntılı zamanlarda sağlık çalışanlarının varlığını hatırlayıp geçici çözüm
yollarına başvurulmasını istemiyoruz. Sağlık çalışanlarının tüm sorunlarına kalıcı çözüm
istiyoruz. Ücretlendirme politikası, döner sermaye ek ödemesine kesin çözüm, mesai düzenlemesi
ve vergilendirme konusunda ciddi adımlar atılmasını istiyoruz.” -

Nesli tükenen dinozorlar misali özel bir nesil
Misafir Kalemler -29 Aralık 2019
Hepsi şahsına münhasır özel üretilmiş, yokluklar içinde yetişmiş yaralı bir nesil…
KİM BUNLAR?
1950 ile 1970 yılları arasında bu dünyaya merhaba demiş en genci 50, en delikanlısı 70 yaşında
HALA 18’LİK DELİ TAYLAR GİBİ İDEALLERİNİN PEŞİNDEN KOŞAN HESAPSIZ BİR NESİL..?
Hiçbirinin altına hazır bez bağlanmamış… Höllük üzerinde yatmış, şeker çuvalından pantolon, canik
lastikten ayakkabı giymiş… Evde inek beslemiş, kendine okulda ABD süt tozu içirilerek beslenmiş, bir
garip nesil…
Hiçbirinin renkli çocukluk resmi olmamış… Hatta hiç bebeklik çocukluk resmi olmamış… Hiç biri kreş,
dershane, özel okul görmemiş… Ama hepsi profesörlere ders verecek kadar bilgi sahibi olan bir tuhaf
nesil… Harp görmüş, darp görmüş… Baskı, çatışma, sorguda işkence görmüş… Karakolda sorgu da
Filistin askısını, ceza evinide isyanla tanışmış… İHANET VE KALLEŞLİKLE işkence de insanın
hayvan yüzünü görmeyeni kalmamış…
En azı 5 ihtilal, 6 muhtıra, 7 post-modern darbeden sağ salim paçayı yırtmış… En azı 10 ekonomik
krizden nasibini almış… Tecrübe abidesi yoklukla terbiye edilmiş, direnç abidesi bir nesil…
Bu nesil özel bir nesil, birbirini vatan için katletmiş… Vurmuş, vurulmuş… Dövmüş, dövülmüş… Ne
yaptıysa yoluyla yordamıyla kendi meşrebine uygun ahlakına yakışanı yapmış…
Düşmanında merdini aramış, buldu mu hakkını teslim edip onu da sevmiş… Dostun namerdinden,
arkadan hançerleyeninden nefret etmiş…
Birbirini yok etme pahasına ölümüne mücadele etmiş, ama neslini tüketememiş… İntihar sayılmasın
diye idam sehpalarına selam veren inançlı yiğitlerde, sırtından kurşunlanıp dostunun kucağında can
veren ana kuzuları da bu nesilden çıkmış… 68’liler de 78’liler de bu neslin deli tayları, ipe sapa
gelmeyen savaşçıları da bu neslin temsilcileri tarihe adlarını kanları ile yazmıştır… Bunlar bu neslin
üretim harikası mı yoksa üretim hatası mı tartışılır ama bu neslin istisnasız tamamı karşılıksız
hesapsız bu vatanı sevmiş…
1950 ve 1970 yılları arasında doğanlar gerçekten özel üretim, çoğu yatılı okumuş, kardeşlik ve
paylaşma duygusu zirve yapmış…
Çok kitap okumuş, en azı liseyi bitirmiş, hayatı yaşayarak öğrenmiş… En azı simitçilik, olmadı
ayakkabı boyacısı, tamirci çırağı, inşatta amelelik, pazarcılık hamallık yaparak okul harçlığını
çıkarmıştır… Ne ailesine ne devletine ekonomik yük olmamış, geneli bir baltaya sap olmuştur…
Muhanete muhtaç da olmamış, ezilmiş ama ezik kalmamıştır…
Aç, açık, evsiz yurtsuz, aşsız susuz kalmış, kimseye mudara etmemiş… Eğilmemiş, el etek öpmemiş,
aç yatmış, kuyruğu dik tutmuş… Kan kusmuş, kızılcık şerbeti içiyorum demiş… Dik durmuş
dikleşmemiş kendi şahsına münhasır özel bir nesildir…
Görevini, sorumluluğunu bilen… Onuru için bir pireye bir yorgan yakan, öfkeli hırçın bir acayip nesil bu
1950 ile 1970 yılları arasında doğan dinazorlar…
İyi bakın, bunlar bu son kalan kadife ye sarılmış çelik yumruk misali yumuşak gözüküp indiği yeri
dağıtan bu özel neslin öfkesinden sakının… Bu soyu tükenen son kalanlarına aşağıdaki resimlerde iyi
bakın…
Bunlar kimi sokakta oyun arkadaşım, kimi ilk okul arkadaşım… Kimisi öğretmen okulunda aşımı
paylaştığım kader arkadaşım… Kimisi üniversitede silahındaki son kalan mermiyi çatışmada kendimi
korumam için benimle paylaşan dava, silah can arkadaşım… Kimi de DÖRT duvar arasında çıkan
isyanda sırtımı dayadığım cezaevi Yusufiye, Taş medreseli arkadaşım… Kimisi de Anadolu yollarında
ömrümüzü adadığımız bir ülkü, bir ideal dava uğruna bir ömür feda ettiğimiz yol arkadaşlarım…
Bunlara iyi bakın, Sizin evinizde de bu resimdekilerden kalan varsa bunları korumaya alın… Çünkü
bunların nesilleri tükenmek üzere… Bunların üretimi sonlandı… Kullanım sureleri doldu, tedavülden
kalktı…
Neden bu nesil özel biliyor musunuz..? Bu neslin üzerinden silindir gibi devlet geçti… Dozer gibi dünya
milletleri ezdi geçti… Hayat bu nesli sınadı, demedi, çarkının dişlilerin den öğüttü ama tüketemedi…
Bu çarktan kurtulabilen kurtuldu… İşte bu gün nesli tükenen çarkın dişlileri arasından yaralı kurtulan
bu nesil, yaralı da sakat da olsa yine de şükretmeyi, tevekkülü, sabırlı davranmayı yaşamayı hayatta
kalmayı bildi…
Bu nesil, ihanetin acısını, dost hançerinin sancısını, ölümüne yoldaşlığı, mezara kadar arkadaşlığı
bildi… Dostu için can vermeyi de, elindeki son lokmayı paylaşmayı da, sadakati de vefayı da bildi…
Bu nesil, katı, aksi, deli, serttir… Bir o kadarda merttir, hoş görülü ve merhametlidir…
Bu neslin yaşarken öğrendikleri bilgi ve kaybederken edindikleri tecrübe en büyük servetidir…
Yani bu 1950 ve 1970 yılları arasında doğan dinazorlar tam bir müzelik antika onun için 1950 ile 1970 yılları arasında doğmuş, hala inadına yaşayan, ana baba, amca, dayı, teyze,
hala, yenge dede anneanne babaanne her neyiniz varsa değerini bilin..!
Çünkü bunlar elinizdeki son değerli hazinelerinizdir…
Oturun onlarla konuşun, dinleyin onlardan geçmişi öğrenin… Sonra arar da bulamazsınız… Çünkü
onlar yakın tarihin son canlı kaynak kişileri, her biri iki ayaklı sözlü yakın tarih kitabıdır… Benden
söylemesi… Vesselam…
MEVLÜT KALELİ