Kategori: GÜNDEM

  • HASAN KARATAŞ’IN GÜNDEME DAİR AÇIKLAMALARI

    HASAN KARATAŞ’IN GÜNDEME DAİR AÇIKLAMALARI

                  ÇOK ÜZÜLÜYORUM

                        Sevgili dostlar uzun bir süredir yazamadım sizlerle beraber olamadım bundan sonra ara sıra da olsa gördüklerimi yine yazacağım benim görmeyip de sizin gördüklerinizi de sizlerin yardımı ile yazacağım Lütfen gördüğünüz yanlışları gördüğünüz haksızlıkları bana WhatsApp’tan veya mail adresinden yazın değerlendirelim haksızlıkların yanlışların üzerine hep beraber gidelim.

                      Dostlar Bugünlerde çok üzülüyorum insanların bu bencilliğine bu vurdumduymazlığına bu hak yemeye, yedirmeye ve iyi niyeti suistimal etmelerine çok üzülüyorum insanlarımız Neden böyle oldu bilemiyorum gemisini yürüten kaptandır, Devletin Milletin malı deniz yemeyen keriz dir, Sen kendini kurtar gerisini düşünme, Hak hukuk hak götüre Bunlar bizim anneannemize geleneğimize göreneğimize göre şeyler değil bunlar toplumumuza nasıl yerleşti Bilemiyorum artık herkes kendi çıkarını düşünür oldu milletin çıkarı kimsenin umurunda değil.

                      Üzülüyorum dedim Öncelikle Amasyamıza üzülüyorum. Temiz Hakyemez namuslu sözünün sahibi bir Belediye Başkanı seçtik onu da fenalıklarımıza ortak ediyoruz. Mesela birincisi Amasya’nın kaldırımlarını bir gezin insanlar masalardan, sandalyelerden, kasalardan, beyaz eşyalardan ayakkabı kutularından, elbiselerden kaldırımlardan yürüyemiyorlar inanın Bazı yerlerde insanlar araç yolunda yürümek zorunda kalıyorlar Çünkü Kaldırımlar işgal edilmiş durumda.

                     Şöyle bir Amasya’yı gezelim Bahçeleriçine gidin Kaldırımlara kasalar yığılmış, Kaldırımlar işgal edilmiş her türlü mağaza malzemeleri yığılmış. İstasyon caddesine gidin aynı durum Hele çarşıya gelin daha da beter lokantalar kahveler Kaldırımlara masalarını sandalyelerini dizmişler yaya yolunu kendi malları gibi kullanıyorlar. Yaya yürüyen kardeşlerimiz de bunların içinde çoluğuyla çocuğuyla geçmekten haya ediyor mecburen yaya kaldırımlardan inip araç yolundan yürümek zorunda kalıyorlar kendisini ve ailesini risk altına atıyorlar. Fakat o kaldırımların üzerini işgal eden kişiler de pişkin pişkin vatandaşları seyrediyorlar.

                     Tabii ki vatandaş Derdini anlatacak bir merci arıyor zabıtaya haber veriyor bu durumu şikayet ediyor zabıta sağ olsun hemen olay yerine geliyor gerekli tahkikatları yapıyor yaya kaldırımlarının işgal edilemeyeceğini söylüyor Söylüyor ama mekan sahibi hiç umursamıyor zabıtaya Tamam memur bey siz gidin ben Başkanla görüşürüm diyor ya koşarak Başkanın yanına gidiyor ya da telefon ediyor Başkanım zabıta geldi beni tehdit etti gibi bir sürü yalan söylüyor Başkanım sana biz ailecek oy verdik bizi ezmeye çalışıyorlar gibi yalanlar söylüyor Eh Başkan da merhametli ya Tamam tamam sen git bir daha olmasın ben çaresine bakarım diyor. Ama mekan sahibi bir adım geri atmıyor işte ben buna daha çok üzülüyorum hem insanların hakkına tecavüz edeceksin hem kendini haklı göstereceksin hem de verdiğin oy karşılığında haksızlık isteyeceksin olur şey değil.

                      Diyeceğim o ki herkes kendi hakkına hukukuna riayet etsin kimsenin kimseden üstünlüğü yoktur Sen Belediye Başkanına oy verdin diye haksızlık yapamazsın vatandaşın canını tehlikeye atamazsın Sen bir dükkan kiralamışsın o dükkanda satış yaparsın hizmet verirsin onun dışına çıkarsan Bu millet sana hakkını helal etmez

                  Ha şunu da söyleyeyim önceki dönemlerde böyle şeyler olmuyor muydu Tabii ki oluyordu, oluyordu da zabıta gereğini yapıyordu her seferinde katlamalı ceza yazıyordu bunu yapanlar da bir daha yapamıyorlardı şimdi ceza yok ikaz var onu da Bizim milletimiz anlamıyor.                       

                   Vatandaşlar şunu diyor Bu işgalcilerin böyle bir hakları yoktur.  Yaya yoluna masa sandalye koymasınlar ya da malzeme koyup insanları rahatsız etmesinler. Madem bunlar haksızlık yapıyorsa zabıta da görevini yapsın Bu hadsizlere haddini bildirsin                                 

    Saygılarımla

    Hasan Karataş

                                                                                                                           hasankaratasart@hotmail.com

  • BELEDİYEDEN CUMHURİYET KONSERİ

    BELEDİYEDEN CUMHURİYET KONSERİ

    Amasya Belediyesi’nin düzenlediği konser programı ile Cumhuriyet’in ilanının 98. Yıldönümü coşkuyla kutlandı.

    Belediye tarafından Yavuz Selim meydanında gerçekleştirilen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşku ile kutlandı. Etkinlikte, Sanatçı Osman Öztekin seslendirdiği parçalarla vatandaşları beğenisini topladı. Programa Amasya Valisi Mustafa Masatlı, Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Fatih Ören, Belediye Başkanı Mehmet Sarı, İl Emniyet Müdürü Ali Kemal Kurt, MHP Amasya İl Başkanı Şuayip Ak, Amasya Ülkü Ocakları İl Başkanı Alperen Akpınar, MHP Amasya Merkez İlçe Başkanı Oğuzhan Yetik, MHP Suluova İlçe Başkanı Rıfat Uzun, Avrupa Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu Eski Milli Güreşçi Mahmut Demir, Protokol Üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

    ‘HÜRRİYET VE BAĞIMSIZLIĞIMIZI PERÇİNLEDİĞİMİZ BUGÜN KUTLU OLSUN’
    Bugün, yedi düvele karşı verilen istiklal mücadelesinin zaferle neticelendirilerek, tarihe yeni bir sayfanın açıldığı gün olduğunu söyleyen Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı konuşmasında şunları kaydetti;

    “Hürriyet ve bağımsızlığımızı perçinlediğimiz bu gün kutlu olsun. Amasyalılar olarak birliğimizi, kardeşliğimizi pekiştirmemize vesile olan, vatanımıza, milletimize muhabbetle bağlı olduğumuzu ifade etme fırsatı sunan hürriyet ve bağımsızlık günlerimizi anmaya, kutlamaya özel önem veriyoruz. Çünkü gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında kazandığımız hürriyet ve bağımsızlığımızda Amasyalılar olarak bizim dedelerimizin de katkısı, desteği olduğunu biliyor ve bununla gurur duyuyoruz. Bu sebeple güzel vatanımızda güven içinde, huzurlu, mutlu bir şekilde yaşamamamızı sağlayan fedakâr, cefakâr ecdadımızı minnetle anıp, bıraktıkları eserleri ebediyete kadar yaşatmak için böyle özel günleri bir kutlamayı öncelikli görevimiz olarak kabul ediyoruz. Ve biliyoruz ki gazi Mustafa kemal Atatürk’ün başkomutanlığında istiklal mücadelesini başlatan büyüklerimiz olmasaydı bugün bu toprakların ya altında olurduk ya da istilacı devletlerin vatandaşı olarak esir gibi yaşardık. Bu sebeple biz Türk milletinin vefalı evlatları olarak hürriyet ve bağımsızlık günleri özel bir ihtimamla kutluyor ve bugün yaptığımız gibi coşkuyla eğleniyoruz. Bir duyguyu tarif etmeniz için onu yaşamanız gerekir. Aşkı, özlemi, sevinci tarif etmek için yaşamak, hissetmek gerekir. Biz millet olarak hürriyet ve bağımsızlığın aşığıyız. Adımız tarih sahnesinde anıldığı günden beri başka milletlerin, başka devletlerin boyunduruğu altında yaşamadık. Tarihin her döneminde kendi devletimiz oldu, kendi bayrağımız altında hür bir şekilde yaşadık. Ancak bizi zaman zaman esir etmek isteyenler oldu. Bunun sonuncusunu da yeryüzündeki bütün milletleri kendilerinin kölesi olarak gören ve adları düvel-i muazzama olarak anılan İngiltere, Fransa’nın başını çektiği büyük devletler 100 yıl önce denediler. Birinci dünya savaşı sonrasında Osmanlı Devleti’nin hükmî şahsini ortadan kaldırıp hacir altına alan bu devletler, Türk milletini de yokluğa, hiçliğe mahkûm etmek istediler. Ancak karşılarında savaş meydanlarından aşina oldukları Türk milletinin cesur, kahraman evlatlarını bulmuşlardır. Hürriyetini kaybetmeyi zillet çukuruna düşmek olarak gören Türk milleti, tarihte eşine az rastlanan bir mücadele vererek istilacı devletlerin kendine layık gördüğü esaret zincirini kırıp atmış ve milletler ailesinin şerefli, haysiyetli bir üyesi olarak varlığını devam ettirmiştir. Cumhuriyetin ilanı ile de şeref ve haysiyet mücadelemizin neticesinde muhafaza ettiğimiz hürriyet ve bağımsızlığımız bütün dünyaya tescil edilmiştir. Devletimizin kurucusu gazi Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyet için “benim en büyük mirasım” demiştir. Böyle demesinin nedeni de devlet ve millet olarak geçmişte yaşadığımız sorunlardan çıkardığımız derslerle, devletimizi yeniden yapılandırıp ebediyete kadar yaşamasını sağlama istek ve iradesidir. Cumhuriyetin ilanı ile birlikte Türk milleti tarihî yolculuğuna Türkiye cumhuriyeti adıyla devam ettireceğini beyan etmiştir. Büyük bir sevgi ve sadakatle bağlı olduğumuz cumhuriyetimiz bu yıl 98’inci yılına erişmiştir. Allah ömür verirse iki yıl sonra 100’üncü yılına erişecek ve daha coşkulu, daha heyecanlı bir şekilde kutlayacak, sevincimizi, heyecanımızı alanlara, meydanlara daha görkemli bir şekilde yansıtacağız. Milletimizin kendi geleceği konusunda söz sahibi olmasına, kimler tarafından yönetilmek istediği hususunda irade beyan etmesine imkân sunan cumhuriyetin sahibi başta gençlerimiz olmak üzere aziz milletimizdir. Başta gençlerimiz olmak üzere aziz milletimizin azmi, inancı ve gayretiyle ay-yıldızlı al bayrağımızın altında ebediyete kadar hür ve bağımsız olarak yaşamaya devam edeceğimizden en küçük bir şüphe duymuyorum. Ülkemizin her köşesinde coşkulu, heyecanlı gösterilere sahne olan cumhuriyetimizin 98’inci yılını kutluyorum. Bugün vesilesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk başkanı, istiklal Savaşı’mızın başkomutanı, ilk cumhurbaşkanımız ve cumhuriyetimizin kurucusu gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, cumhuriyet rejimi ile yönetilmemizi sağlayan kıymetli büyüklerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Cumhuriyetimizi kuran, koruyan ve yaşatan aziz şehitlerimize, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Ruhlarının şâd, âlem-i bekada makamlarının yüce olmasını diliyorum” dedi.

    Başkan Sarı’nın konuşmasının ardından 1. Sınıf İl Emniyet Müdürü sanatçı Ahmet Sula samimi, içten söylemleri ve seslendirdiği parçalar ile Amasyalılara güzel bir akşam yaşattı. Konser, havai fişek gösterisinin ardından son buldu.

  • AMASYA’DA CUMHURİYET BAYRAMI COŞKUSU

    AMASYA’DA CUMHURİYET BAYRAMI COŞKUSU

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Cumhuriyetin Kuruluşunun 98. Yıldönümü nedeniyle düzenlenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına katıldı.

    Cumhuriyetin kuruluşunun 98. yıl dönümü kutlama törenleri münasebetiyle Vali Mustafa Masatlı, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Fatih Ören ve Belediye Başkanı Mehmet Sarı, askeri erkânın, kamu kurum ve kuruluş yöneticilerinin, gaziler ile sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin tebriklerini valilik bahçesinde kabul etti. Kutlama programı, Yavuz Selim Meydanı’nda Vali Masatlı, Garnizon Komutanı Ören ve Başkan Sarı’nın öğrencilerin, askeri birliklerin ve vatandaşların bayramlarını kutlamaları ile başladı. Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunmasının ardından öğrenciler tarafından hazırlanan halk oyunları gösterileri ve şiirler seslendirildi. Törenin devamında Vali Mustafa Masatlı günün önemine binaen bir konuşma yaptı. Kutlamalar tören geçişinin ardından son buldu.

    Törene, Amasya Valisi Mustafa Masatlı, Amasya Milletvekili M. Levent Karahocagil, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Fatih Ören, Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Cumhuriyet Başsavcısı Mahmut Bıçakcı, Baro Başkanı Av. Bahadır Tekeş, İl Jandarma Komutanı Albay Ayhan Aygün, İl Emniyet Müdürü Ali Kemal Kurt’un yanı sıra kamu kurum ve kuruluşların müdürleri, askeri erkan, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

  • AMASYA’DA CUMHURİYET BAYRAMI ÜSTÜ AÇIK OTOBÜS İLE KUTLANDI

    AMASYA’DA CUMHURİYET BAYRAMI ÜSTÜ AÇIK OTOBÜS İLE KUTLANDI

    Amasya Valiliği ve Belediye Başkanlığının organizesinde düzenlenen etkinlikte, Türk bayraklarıyla süslenen üstü açık otobüs ve arabalarla Cumhuriyet Bayramı kutlamaları için araç konvoyu oluşturuldu.

    Amasya Valisi Mustafa Masatlı, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Fatih Ören, Belediye Başkanı Mehmet Sarı, İl Emniyet Müdürü Ali Kemal Kurt ve Protokol Üyelerinin katılımıyla atılan şehir turunda halkın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlandı. Şarkı ve marşlarla cadde ve sokakları gezen konvoy, Yavuz selim meydanında son buldu.

    ‘EĞLENMEK VE CUMHURİYETİ KUTLAMAK AMASYALININ EN TABİ HAKKIDIR’
    Bu şehrin Cumhuriyetin ilanının sebebiyetinin olduğu bir şehir olduğunu belirten Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı konuşmasında şu ifadelere yer verdi;
    “Amasya’mız Gazi paşanın ayak bastığı, Tevfik efendinin ‘Paşam Amasya Emrinizdedir’! Dediği şehirdir. Bugün ki idare sistemimizin yani Cumhuriyetin felsefesinin beyinlerde ilk oluşuğu, Özgürlük meşalesinin yandığı bir şehirdir. Eğlenmek ve Cumhuriyeti kutlamak Amasyalının en tabi hakkıdır. Ve Amasya’mızda bu işe dikkatle ehemmiyet gösteriyor. Sadece bugün değil, bugün konvoy ve meşaleler yandı. 3 gün boyunca Cumhuriyet Bayramımızı düzenlediğimiz konserlerle coşkuyla kutlayacağız. Bugün Türk milletinin yedi düvelde verdiği savaşın neticesinde oluşan iradenin temsil edildiği şehrin fertleri olmaktan gurur duyuyoruz. Şehrimizde 3 gün boyunca eğlenceler devam edecektir. Eğlenmek bu şehrin en tabi haklarından birisidir. Çünkü Cumhuriyet rejiminin, felsefenin ve hatta Cumhuriyet kelimesinin hafızalarda ilk oluşturduğu şehrin evlatlarıyız” dedi.

    ‘CUMHURİYETİMİZİ İLELEBET YAŞATMAK İÇİN ELİMİZDEN GELEN GAYRETİ GÖSTERECEĞİZ’
    Milli mücadele meşalesinin yakıldığı, milli mücadelenin bağımsızlık belgesinin ilk defa dektare edildiği Amasya’da Cumhuriyetin 98. Yıldönümü gururla ve onurla kutladıklarını söyleyen Amasya Valisi Mustafa Masatlı konuşmasında şunları kaydetti;
    “Cumhuriyet bayramımız nedeniyle bir araç konvoyu düzenledik. Burada bir milletin küllerinden nasıl doğup, şuanda dünyanın en önemli güçlerinde biri olan bir devletin nasıl bu aşamaya geldiğini bütün insanlarımızla beraber görüp, bunun mutluluğunu yaşıyoruz. Bizler kamu yöneticilerimiz ve vatandaşlarımız olarak Cumhuriyetimizin değerlerine sahip çıkıp, Cumhuriyetimizi ilelebet yaşatmak için elimizden gelen bütün gayreti sarf edeceğiz. Bu arada Cumhuriyetin kuruluşundan, Kurtuluş savaşımızdan, Çanakkale’den bugüne kadar bu ülkenin savunulması, kurulması için şehit düşen, canlarını veren başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm silah arkadaşlarını, şehitlerimizi, gazilerimizi rahmeti minnet ve şükranla anıyoruz” diye konuştu.

  • Minik öğrencilerden bayram coşkusu

    Minik öğrencilerden bayram coşkusu

    Amasya Belediyesi’ne bağlı çocuk yuvasında öğrenim gören minik öğrenciler, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı hazırladıkları program ile kutladı.

    Belediye’ye bağlı çocuk yuvasında öğrenim gören öğrenciler tarafından hazırlanan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama programına Belediye Başkanı Mehmet Sarı’da katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından program Yuva Müdiresi Emine Haytalar ve Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Oğuzhan Zobu’nun günün anlam ve önemini belirten konuşmaları ile başladı. Programa Başkan Sarı’nın yanı sıra Belediye Meclis Üyesi Onur Kavaklıoğlu ve öğrenci velileri katılım sağladı.

    “81 VİLAYETİN VE 80’İ AMASYA’NIN YİĞİTLERİNE VE TEVFİK EFENDİNİN ARKADAŞLARINA MİNNET BORÇLUDUR”
    Cumhuriyetimizin 98. Yıldönümünü kutlamanın heyecanını ve mutluluğunu yaşadığı söyleyen Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı konuşmasında şu ifadelere yer verdi;
    “Cumhuriyete nereden ve nasıl geldik bunu bilmemiz lazım. Cumhuriyete gelmeden önce memleketimizin her tarafı istila edilmiş, nefes alacak durumda değildi. Cumhuriyetin ilan edilmesinin ana sebebi ve müsebbibi Amasya’dır. Cumhuriyetin felsefesinin oluştuğu, beyinlerdeki fikrin buluştuğu yer Amasya’dır. Eğer o gün bu anlattıklarım Amasya’da oluşmamış olsaydı. Bugün biz burada olmaz, siz burada oturamaz ve bende mikrofon tutamazdım. Her şeyden önce o fikrin oluşmasında emeği geçen başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Amasya Müftüsü Hacı Tevfik efendi, Amasya Vaizi Kamil efendi olmak kaydıyla 53 Amasya yiğidini rahmet ve minnetle yad etmemiz lazım. Bu işin felsefesi 12 Haziran’dır. Amasya halkı paşam hoş geldiniz demese idi maalesef bugün Cumhuriyeti kuramazdık. Onun için diyorum ki; 81 vilayetin ve 80’i Amasya Amasya’nın yiğitlerine Tevfik efendinin arkadaşlarına minnet borçludur. O Amasya’nın yiğitleri yüreklerini avuçlarına alıp ta paşam Amasya emrinizdedir dememiş olsalardı. Bu sonucu düşünmek bile istemiyorum. Özgürlüğün meşalesi Amasya’da yanmıştır. Cumhuriyetin felsefesi Amasya’da olmuştur. Şimdi bu fikrin, iradenin ve idarenin oluştuğu bu şehirde yaşamanın mutluluğunu yaşamakta bize düşer” dedi.

    Başkan Sarı’nın konuşmasının ardından öğretmenler ve minik öğrenciler tarafından hazırlanan şiirler ve gösteriler sonrasında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama programı son buldu.

  • SARI, ÇELENK SUNMA TÖRENİNE KATILDI

    SARI, ÇELENK SUNMA TÖRENİNE KATILDI

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Cumhuriyetin kuruluşunun 98.yılı nedeniyle düzenlenen çelenk sunma programına katıldı.

    Belediye Başkanı Mehmet Sarı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Amasya Yavuz Selim Meydanı’nda gerçekleştirilen çelenk sunma törenine katıldı. Törene, Amasya Valisi Mustafa Masatlı, Amasya Milletvekili M. Levent Karahocagil, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Fatih Ören, Belediye Başkanı Mehmet Sarı, protokol üyelerinin yanı sıra, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve öğrenciler katıldı. Program, Vali Masatlı, Garnizon Komutanı Ören ve Başkan Sarı’nın Atatürk anıtına çelenk sunmasının ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından sona erdi.

    “CUMHURİYET’İN TAŞIDIĞI ANLAM VE BENİMSEDİĞİ İLKELER CUMHURUN DURUŞ VE RUHUNDA BÜTÜNÜYLE MÜNDEMİÇTİR”
    Cumhuriyetin doğum belgesinin imzalandığı Amasya’da Cumhuriyetin kuruluşunun 98. yıl dönümünü gururla kutladıklarını belirten Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı konuşmasında şunları kaydetti;
    “Türkiye Cumhuriyeti muazzam bir feragat kültürünün, muhteşem bir mücadele kudretinin hem mahsulü hem de maddi ve manevi ihtişamıdır. Türk milleti istiklal ufkunu perdeleyen, hürriyet onurunu pençeleyen mütecaviz ve mütehakkim saldırılara kahramanca direnmiş, nihayetinde kurtuluş destanını şehit ve gazilerimizin fedakârlıklarıyla yazmış, gururla yaşamıştır. İşgal ve esarete boyun eğmeyen aziz milletimiz, Cumhuriyet’in fazilet ve fikriyatıyla geleceğin yol haritasını çizmiş, geçmişin ilham ve muzaffer ruhuyla mücadele azmini kamçılamıştır. Özellikle vurgulamak isterim ki Cumhuriyet’in ilanı büyük bir atılım, kutlu bir başlangıç, tarihi bir karar anıdır. 29 Ekim 1923 tarihi diriliş ve yükseliş eşiğidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘En büyük eserim’ sözleriyle mana ve muhtevasını özetlediği Türkiye Cumhuriyeti zalime korku, mazluma güven vermiş, milli birlik ve beraberliğin güvencesi haline gelmiştir. Milli Mücadele’nin taçlanmış ve gönüllere taht kurmuş hali olan Cumhuriyet, Türk milletinin kendi kaderine bizzat yön ve istikamet vermesini sağlayarak egemenliğin sahibini tescillemiştir. Elbette Cumhuriyet’in taşıdığı anlam ve benimsediği ilkeler cumhurun duruş ve ruhunda bütünüyle mündemiçtir” dedi.
    “ZALİMLER TÜRKİYE’NİN 98 YILLIK CUMHURİYET MÜKTESEBATINA ZARAR VEREMEYECEKLERDİR”
    Türkiye Cumhuriyetinin her şeyden önce inancın, imanın ve yılmaz bir iradenin eseri olduğunu belirten Başkan Sarı mesajının devamında;
    “Hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki Türkiye Cumhuriyeti muhakkak payidar kalacaktır. Terör örgütleri arasında ayrım ve sınıflandırma yaparak önyargılı, hayatın, hukukun ve siyasi ahlakın gerçeklerinden tamamen kopan zalimler Türkiye’nin 98 yıllık Cumhuriyet müktesebatına zarar veremeyeceklerdir. Caniyi ‘mazlum’ gören, teröristi ‘general’ gösteren, terör örgütlerine ana gövde olup rezalet ve dalalete düşen sahte ve sanal müttefiklerin tuzakları ne kadar büyük olursa olsun Türkiye’ye sökmeyecektir. Cumhuriyet geçmişle geleceği birleştirip, milli birlik ve kardeşliği derinleştirip kökleştirecektir. Türkiye başta terör olmak üzere var olan tüm sorunlarının üstesinden gelecek güçte ve yeterliliktedir. Bu duygu ve düşüncelerle büyük Türk milletinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı yürekten kutluyor, en kalbi ve halisane sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Devletimizin kurucusu ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte kurucu kahramanlarımızı ve aziz şehitlerimizi hürmet ve rahmetle anıyorum” diye konuştu.

  • Millet Haber Ajansı Azerbaycan’da Gündemi Takip Ediyor

    Millet Haber Ajansı Azerbaycan’da Gündemi Takip Ediyor

    Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Azerbaycan ziyaretini takip etti.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Azerbaycan Ziyareti Sonunda Gazetecilerle Gerçekleştirdiği Söyleşi

    GENEL DEĞERLENDİRME
    Aziz Kardeşim, Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’in davetine icabetle, Azerbaycan’a gerçekleştirdiğimiz günübirlik çalışma ziyaretini, verimli bir şekilde tamamladık. Kardeş Azerbaycan’ı son olarak haziran ayında ziyaret etmiştim. İlham Kardeşimle, Şuşa’nın ardından bu defa da işgalden kurtarılan Füzuli ve Zengilan’da bir araya geldik.
    Ziyaretimizde, Azerbaycan’ın, işgalden kurtarılan topraklarında hayata geçirdiği yeniden imar ve kalkınma çalışmalarını yakından gördük. Bölgedeki ekonomik kapasitenin canlandırılmasına, ulaştırma hatlarının ihyasına ve yenilerinin inşasına dair faaliyetleri birlikte incelemiş olduk. Azerbaycan’ın başarılarıyla, en az Azerbaycanlı kardeşlerimiz kadar biz de mutlu oluyoruz. Türkiye olarak, bu projelerin parçası olduğumuz için gurur duyuyoruz.
    Ziyaretimiz kapsamında, 8 ay gibi rekor bir sürede tamamlanan Füzuli Uluslararası Havalimanı’nın açılışını, kardeşim Cumhurbaşkanı Aliyev’le birlikte gerçekleştirdik. Böylelikle kilit önemdeki bir hava ulaştırma güzergahı, hayata geçirilmiş oldu. Bu havalimanı, sadece Azerbaycan için değil, Kafkasların geneli için de ulaştırma konusunda katma değer sunabilecek potansiyele sahiptir. Azerbaycan’ın, bölgenin kalkınma önceliği yönündeki iradesinin tezahürü olan ve çok kısa sürede tamamlanan bu önemli ulaştırma merkezinin faaliyete geçirilmesinde emeği bulunan herkesi tebrik ediyorum.
    Ziyaretim vesilesiyle, yine bölgedeki ulaştırma için önemli bir yere sahip olan karayolları inşasıyla ilgili çalışmaları da yerinde inceledik; bunların temel atma törenine iştirak ettik. Şirketlerimiz tarafından bölgede sürdürülen karayolu inşaatı çalışmaları hakkında yetkililerimiz ve çalışanlarımızdan bilgi aldık. Türkiye olarak, bölgesel barış ve istikrarın tesisinde ulaştırma hatlarının önemini her zaman vurguladık.
    Ziyaretim sırasında, bölgenin yeniden kalkındırılması amacıyla başlatılan akıllı tarım projeleri kapsamında, Zengilan’ı da ziyaret ettik ve buradaki Akıllı Tarım Kampüsünün temelini, kardeşim Sayın Aliyev’le birlikte attık. İşgalden kurtarılan bölgelerde, tarım üretiminin modern ve sürdürülebilir yöntemlerle yeniden başlamasını, 30 yıla yakın süren işgalin çevreye verdiği tahribatın yaralarının sarılması bakımından önemsiyoruz.
    Azat edilen Azerbaycan topraklarının, yakın zamanda bölgede örnek birer üretim ve refah merkezi olacağına gönülden inanıyorum. Tüm bu alanlarda ilgili kurumlarımız, kuruluşlarımız ve firmalarımız Azerbaycanlı kardeşleriyle omuz omuza çalışıyor.

    IŞINSU TÜZ: Siz de ifade ettiniz, bölgede büyük bir değişim var. Türkiye’nin de desteğiyle büyük bir kalkınma hamlesi yapılıyor, Füzuli Havalimanı açıldı. Zengezur Koridorunun da hayata geçirilmesi planlanıyor. Bütün gelişmeler bölgeyi, Türkiye’yi, diğer ülkelerle ilişkilerimizi nasıl etkileyecek?
    Şu an itibarıyla altyapı ve üst yapıda Türk firmalarının Azerbaycan’da çok ciddi bir potansiyele sahip olduğunu görüyoruz. Şu an itibarıyla altyapı inşaatlarında Türk firmaları çok ciddi işler almış durumdalar. İndiğimiz Füzuli Havalimanında 12 Türk firması Azerbaycanlı kardeşleriyle birlikte çalıştılar ve 8 ay gibi kısa bir zamanda burayı yetiştirdiler. Şimdi iki tane daha havalimanının inşası devam ediyor. Onların da süratle, 1 yıl içinde bitirileceği planlanmış vaziyette. Akıllı tarım dediğimiz olayda da şu anda yoğun bir şekilde Türkiye-Azerbaycan birlikteliğiyle akıllı tarım yapılıyor ve bununla ilgili çalışmalar da yine kararlı bir şekilde devam ediyor. Bunun yanında hayvancılıkta da şu anda başarılı bir çalışmanın olduğunu bizzat gördük. Bu başarılı çalışmayla birlikte bir taraftan mayın temizliği de sürüyor. Mayından arındırılmış olan arazilerde şu an itibarıyla gerek Azerbaycan’a gerekse Türkiye’ye yönelik kazan-kazan esasına göre, tarım ve hayvancılık başlamış vaziyette. En az 5-10 bin kadar angus türü hayvan buraya getirilmek suretiyle burada besi hayvancılığı cinsinden bir çalışmanın yapılacağını, bununla da özellikle Azerbaycan’ın et ithalatını minimize edeceklerini bizlere söylediler. Bu da gösteriyor ki şu anda tarımda ve hayvancılıkta bu noktada çok ciddi sıçrama olacak. Aynı şekilde altyapı ve üstyapıda yine Türkiye-Azerbaycan iş birliğiyle çok ciddi kararlı bir adım atılmış vaziyette.

    YÜCEL KOÇ: Gerek şahsınız gerek Sayın Aliyev Ermenistan’a kalıcı barış için masaya gelmesi çağrısında bulunmuştunuz, hatta 6’lı bir komisyon önermiştiniz; İran ve Gürcistan’ın da içinde olacağı. Bugün Ermenistan’a yönelik bu çağrıyı da tekrarladınız. Ama İran son dönemde “İsrail’i buraya getirdiniz” bahanesiyle Azerbaycan’ı ciddi şekilde tehdit ediyor; diğer taraftan da Ermenistan’la yeni iş birliği arayışlarına girerek sanki sizin ve Sayın Aliyev’in çabalarını baltalamaya çalışıyor gibi bir görüntü var. Siz bunu nasıl yorumluyorsunuz?

    İlham Bey’le bu konunun da müzakeresini yaptık. İlham Bey kararlı bir duruş içerisinde ve o kararlı duruşundan da herhangi bir taviz vermiyor. Dedi ki “Bizim İsrail’e yönelik verilmiş bir tavizimiz yok. Biz İsrail’le her türlü mal mübadelesi içerisinde adım atabiliriz. Farklı ülkelerle nasıl adım atıyorsak, burada da aynı şekilde İsrail’le bu tür ilişkilerimiz vardır ve bundan sonra da olacaktır.” Bu konularda da ülkeler birbirlerinin karar mekanizmalarını etkilememeli, etkileyemez. Temennimiz odur ki İran da burada aklıselim ile hareket ederse İran ve Azerbaycan arasında herhangi bir sıkıntı yaşanmamış olsun.

    NİLGÜN BALKAÇ: 10 büyükelçiden gerilimi düşüren bir açıklama geldi. Aslında sizin yaptığınız bu çıkış Davos’taki “one minute” çıkışına benzeyen bir çıkış olarak nitelendirildi. Ne yaşandı bu süreçte? Biden ile görüşme öncesinde Amerika Birleşik Devletleri’nden geri adım mantığındaki adım, süreci nasıl etkileyecek bundan sonrası için, nasıl olmalı süreç?
    Bizim atmış olduğumuz adım birilerine gövde gösterisi değil, sadece Türkiye’de görev yapmakta olan büyükelçilerin Türkiye’nin iç işlerine müdahil olmaması anlamındadır. Herhangi bir büyükelçi görev yaptığı ülkenin iç işlerine müdahale yetkisine sahip değildir. Viyana Sözleşmesinin 41’inci maddesini bunların benden daha iyi bilmeleri lazım. Çünkü büyükelçilerin kendileriyle ilgili bu tür sözleşmeleri adım adım uygulaması lazım, adım adım takip etmesi lazım. Kaldı ki sen Türkiye’de görev yapıyorsun; Türkiye’de görev yapan bir büyükelçi, Türkiye’nin bir kabile devleti olmadığını bilmesi lazım. Türkiye gibi böyle kadim bir tarihe sahip olan bu ülkede görev yapan büyükelçi neyin nereye varacağını çok iyi bilmesi lazım. Eğer bunu bilmiyorsa Viyana Sözleşmesinin 41’inci maddesini onlara hatırlatmış olduk. Olay bu kadar basit. Tabi Amerika’nın büyükelçisi de bu işe karıştığı için herhalde Biden nezaket gösterisinde bulundu ve ilk açıklama oradan geldi. Zaten Amerika’dan açıklama gelince diğer 9 tanesi de ona tabi olmak suretiyle bu iş böylece kapanmış oldu.

    CANSIN HELVACI: Amerika Birleşik Devletleri ve büyükelçiler krizini konuşurken, bir yandan Amerika gazetelerinde bazı manşetler gördük bugün. Sizinle ilgiliydi o manşetler; “Erdoğan krizden kaçtı, geri adım attı” gibi… Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Ben nasıl geri adım attım? Ben taarruzdayım. Benim kitabımda geri adım atmak yok.

    DENİZ KİLİSLİOĞLU: 10 büyükelçiyle ilgili kriz bitti ama bir taraftan da Avrupa Konseyi’ndeki süreç devam ediyor. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kasımın sonunda Türkiye’nin sözleşmeyi ihlal edip etmediğine ilişkin olarak bir süreç başlatabilir. Bununla ilgili olarak değerlendirmeniz nedir? Çünkü eğer bu tarihe kadar Osman Kavala serbest bırakılmazsa, AİHM’in vereceği bir görüş bu anlamda belirleyici olacak herhalde. Ne söylersiniz acaba? Beklentiniz nedir?
    Benim herhangi bir beklentim yok. Benim sadece tek beklentim var; biz bildiğimizi okuruz. Konsey bildiğini mi okur; okusun. Onlar ne okuyor; dinleriz, görürüz. AİHM’inkini de Konsey’inkini de dinleriz; dinledikten sonra da biz üzerimize düşeni yaparız. Gereği neyse bunu yapacağız. Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olarak bu makamda bulunduğum sürece üzerime düşen görevi dört dörtlük yaparım. Acaba şu ne der, bu ne der; bunlara hiç bakmam. Benim aldığım terbiye bu, yetişme tarzım bu. Ölene kadar da aynen bu istikamette devam ederim, devam edeceğim.

    MUSTAFA YILDIZ: 10 büyükelçi hadisesi yaşanırken sizin duruşunuz, tepkiniz, tavrınız ortadaydı ancak örneğin CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere bazı çevrelerden de “Nazikçe uyarıyorlar, bunlara neden tepki gösteriyorsunuz?” gibi buna benzer açıklamalar geldi. Bazıları da “Non grata ilan etmek bizi yalnızlaştırır” dedikten sonra, onlar geri adım attıktan sonra da bunun bir diplomatik başarı olduğunu söylemeye başladılar. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Bunlardan biri de geçmişte Bakü’de büyükelçi olarak görev yapmıştı, şimdi CHP’de güya siyaset yapıyor. İlham Bey’le konuşurken o bile “Ben bu adamı bir daha bu kapıdan içeri sokmam” dedi. Çünkü Azerbaycan’a da ihanet etti. Sen önce bir defa büyükelçilik yaptığın ülkenin siyasetine saygılı olmayı öğren. Bunu öğrenmedi ki bu adam. Şu anda da rastgele işte nasıl olduysa siyaset yapıyor. Biz bu tür siyasetçileri cepten çıkarıyoruz. Bunların siyaseti öğrenmeleri için daha çok fırın ekmek yemeleri lazım. Bunlar büyükelçilik yapmış, siyasetçilik değil. Siyasetçilik başka bir şey, büyükelçilik başka bir şey.

    ERDİNÇ ÇELİKKAN: Roma ve Glasgow’da dünya liderleriyle görüşeceksiniz, hem G20 hem BM İklim Zirvesi kapsamında. Özellikle ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmenizde hangi başlıklar masada olacak? Daha önce ABD F-16 ile ilgili talebini iletmişti. Bu konuda teknik görüşmeler sürüyor. Bu görüşmeler ne aşamada? Biden’dan ne gibi taleplerimiz olacak?
    Roma’nın gündemi ile Glasgow’un gündemi şu anda değişmiş gibi gözüküyor. Büyük ihtimalle Roma’da değil ama Glasgow’da görüşmemiz olacak. Bu görüşmede de tabi ki en önemli maddemiz; malum bizim F-35 konumuz var. F-35’le ilgili olarak bizim 1 milyar 400 milyon dolarlık yapmış olduğumuz bir ödeme var. Bu ödemeyle ilgili olarak da tabi ki bunun bize geri ödeme planının nasıl olacağını kendileriyle görüşmemiz gerekecek. Bu konuda mükaleme ne getirecek ne götürecek; onu kendileriyle görüşerek öğreneceğiz. Alt düzeyde aldığımız bazı bilgiler var. Bize F-16 verme konusunda gelen bazı bilgiler… Bize gelen bilgi, bunlarla bu işi ödeme gibi bir plan olduğu yönünde. Bu doğru mudur, değil midir; bunları kendilerinden öğreneceğiz. En üst düzeyde de bunu tabi benim Sayın Biden ile konuşmam isabetli olacaktır. Eğer böyleyse ona göre bir anlaşma yoluna gitmiş olacağız.

    FAZLI ŞAHAN: MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli ile önceki bir görüşme gerçekleştirdiniz. Bu görüşmede Siyasi Partiler Kanunu ve yeni Anayasa çalışması gündeme geldi mi? Cumhur İttifakı olarak bu ortak teklifinizi ne zaman kamuoyuyla paylaşacaksınız? Tarih, takvim belli mi?
    Tarih, takvimden öte bizim şu anda Cumhur İttifakı ile müşterek attığımız adımı Sayın Genel Başkan ile görüşme imkanımız oldu. MHP’den Anayasa çalışmasıyla ilgili hazırlıklar bize gelmişti. Bu bizim çalışmalarımıza da aynı şekilde bir destek oldu. Onu da zaten planlıyoruz, değerlendiriyoruz. Seçim Yasası ve Siyasi Partiler Kanunu’yla ilgili de Feti Bey’in bizim arkadaşlara vermiş olduğu çalışma metni de arkadaşlarımızın elinde. Burada özellikle yüzde 5, yüzde 7 meselesi gündemdeydi. Bu konuda Devlet Bey, benim yüzde 7 teklifimi kendileri de aynen kabul ettiler. “Bu noktada siz nasıl uygun görüyorsanız bizim için o kabuldür” dediler. Dolayısıyla bu yüzde 7 meselesini şu anda Kanunda bu şekilde bizler de arkadaşlarımıza söyleyeceğiz. Onun üzerinden hareket edeceğiz. Öbür tarafta tabi Anayasa ile ilgili çalışmalarımız da aynen devam edecek. Arkadaşlarımız bu çalışmayı tamamen bitirdikten sonra o da Meclis gündemine gelecektir. Ama biz de tabi Meclis’te bir altyapının olmasının gereğine inanıyoruz. Bu konuda gönül arzu ediyor ki Meclis’teki diğer siyasi partiler de buna hazır olsunlar, onlar da bu konuda “Tamam biz de yaparız” desinler ama şu anda onlardan aldığımız ses seda tam aksine, böyle bir şey yok.

    ESRA ELÖNÜ: Son zamanlarda özellikle milli olan bütün kurumlar saldırı altında. Bunlar içerisinde TÜGVA da var; TÜRGEV de ENSAR da var. Çok ciddi iftiralar atıldı, çok ciddi saldırılar yapıldı. Bu vakıflar neden saldırı altında?
    Bay Kemal ve yandaşları bir defa hukuk tanımaz bir güruh. Diyelim ki TÜGVA 10 yıllık bir anlaşmayla adadaki bu yeri kiralamış. Anlaşma 10 yıllık bir süre tanıdığı halde daha üçüncü yıldayken kalkıp bunların kiraladıkları yeri zabıtalarla basıp oradan bütün demirbaş eşyalarına varıncaya kadar hepsini dışarı atma gayretleri bir defa bunların tıynetini göstermektedir, bunların cibilliyetini göstermektedir. Bu konuyla ilgili de açıklamaları ilgili bütün arkadaşlarım yaptılar, yapıyorlar. Aynı şey TÜRGEV için geçerli, aynı şey ENSAR için geçerli. Her türlü iftirayı attılar, her türlü yalan dolanı söylediler. Bu bir şeyi gösteriyor, bunların ne denli hukuk tanımaz olduğunu ortaya koyuyor. Eğer bunlarda hukuka saygı olsa, zaten böyle bir adımı da atmazlar, atamazlar. Bu bir şeyi daha ifade ediyor, Allah bunların eline bu milleti düşürmesin. Bunların eline bu ülke kalacak olursa, bu ülkede nelerin olacağını, olabileceğini artık düşünün. Bunların yapmayacakları iş yok. İnsanların sırtındaki ceketi bile alır bunlar. Başka bir şey söylememe gerek var mı?

    SİNAN BURHAN: Geçtiğimiz günlerde CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, “Biz belediyeler olarak hükümetten eşit kaynak alamıyoruz, Belediyeler Birliğinden alamıyoruz” gibi CHP’li belediyelerin ayrımcılığa tabi tutulduğu yönünde bir basın toplantısı yaptı. Hizmet üretemeyişlerinin bir bahanesi mi oluyor bu? Nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Hepsi yalan. Bir defa yasal olarak belediyelerin hakları neyse bu haklarını İller Bankasına yönelik olanı oradan, Hazine Maliye’den almaları gerekeni oradan hiç istisnasız kesinlikle alıyorlar. Bunlar bu parayı almamış olsalar ayakta duracak mecalleri kalmaz, maaş ödeyemezler, yatırım yapamazlar, o derece ciddi manada sıkıntıya girerler. Bütün bunları aldıkları içindir ki bu kadar rahat sağa sola parayı dağıtıyorlar. Bu dediğiniz isim demek ki ne maliyeyi biliyor ne vergi denilen olayı biliyor ne de belediyelerin hangi kaynaklardan nasıl gelir elde ettiğini biliyor. Bunların hiçbirini bilmiyor. Önce bunu öğrensin. CHP’li belediyelerde hizmetlerin ne kadar aksadığını, ne kadar eksik olduğunu herkes görüyor.
    Şimdi biz Ankara’da Atatürk Kültür Merkezini Millet Bahçesine dönüştürdük. Ankara’nın göbeğine 637 bin metrekarelik muhteşem bir Millet Bahçesi yaptık. Gerçekten çok çok güzel bir yer oldu. Onun açılışını perşembe günü yapacağız.

    HALİME KÖKÇE: Bugün TBMM’de TSK’nın terörle mücadele için sınır ötesine operasyon yapmasına izin veren tezkere geçti. Ama CHP grup kararı olarak “hayır” oyu verdi tezkereye. Daha öncesinde de HDP eş başkanlarının tezkereyle ilgili “hayır” oyu verilmesi çağrısı vardı CHP’ye. Bir anlamda HDP’nin çağrısına olumlu yanıt vermiş oldular. “CHP yerli, milli değil” diyoruz ama bu çok sembolik oldu açıkçası. Hakikaten CHP’li seçmeni bile şaşırtacak denli bir durum. Çünkü halihazırda Türkiye sınırın ötesinden terör tehdidiyle muhatap. Sizin değerlendirmenizi merak ediyoruz.
    Bunlardan farklı bir şey beklenir mi ki… CHP ve HDP’nin verecekleri oy zaten belliydi. Bunlar cibilliyetlerinin gereğini yaptılar. Orada sadece İP farklı bir karar ortaya koymuş oldu ama HDP ile CHP orada zillet ittifakı olarak cibilliyetlerinin gereğini yaptılar. Biz terörle mücadeleyi onların desteğini alarak değil, onların desteğinin tamamen dışında zaten sürdürüyoruz. Bundan sonra da yine aynı kararlılıkla terörle mücadelemizi sürdüreceğiz. Hiç endişeniz olmasın, terörle mücadelede millet bizimle beraber. Ordumuz, jandarmamız, bu noktada bizlerle beraber. Biz terörle mücadelemizi kararlı bir şekilde de Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te, Bestler-Dereler’de, sınır ötesinde, sınır berisinde her yerde sürdürüyoruz.

  • SARI: ‘CUMHURİYET’İN İLANI BÜYÜK BİR ATILIM, TARİHİ BİR KARAR ANIDIR’

    SARI: ‘CUMHURİYET’İN İLANI BÜYÜK BİR ATILIM, TARİHİ BİR KARAR ANIDIR’

    SARI: ‘CUMHURİYET’İN İLANI BÜYÜK BİR ATILIM, TARİHİ BİR KARAR ANIDIR’
    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

    Başkan Sarı mesajında, “Türkiye Cumhuriyeti muazzam bir feragat kültürünün, muhteşem bir mücadele kudretinin hem mahsulü hem de maddi ve manevi ihtişamıdır. Türk milleti istiklal ufkunu perdeleyen, hürriyet onurunu pençeleyen mütecaviz ve mütehakkim saldırılara kahramanca direnmiş, nihayetinde kurtuluş destanını şehit ve gazilerimizin fedakârlıklarıyla yazmış, gururla yaşamıştır. İşgal ve esarete boyun eğmeyen aziz milletimiz, Cumhuriyet’in fazilet ve fikriyatıyla geleceğin yol haritasını çizmiş, geçmişin ilham ve muzaffer ruhuyla mücadele azmini kamçılamıştır. Özellikle vurgulamak isterim ki Cumhuriyet’in ilanı büyük bir atılım, kutlu bir başlangıç, tarihi bir karar anıdır. 29 Ekim 1923 tarihi diriliş ve yükseliş eşiğidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘En büyük eserim’ sözleriyle mana ve muhtevasını özetlediği Türkiye Cumhuriyeti zalime korku, mazluma güven vermiş, milli birlik ve beraberliğin güvencesi haline gelmiştir. Milli Mücadele’nin taçlanmış ve gönüllere taht kurmuş hali olan Cumhuriyet, Türk milletinin kendi kaderine bizzat yön ve istikamet vermesini sağlayarak egemenliğin sahibini tescillemiştir. Elbette Cumhuriyet’in taşıdığı anlam ve benimsediği ilkeler cumhurun duruş ve ruhunda bütünüyle mündemiçtir” dedi.

    ‘TÜRKİYE CUMHURİYETİ MUHAKKAK PAYİDAR KALACAKTIR’
    Türkiye Cumhuriyetinin her şeyden önce inancın, imanın ve yılmaz bir iradenin eseri olduğunu belirten Başkan Sarı mesajının devamında;
    “Hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki Türkiye Cumhuriyeti muhakkak payidar kalacaktır. Terör örgütleri arasında ayrım ve sınıflandırma yaparak önyargılı, hayatın, hukukun ve siyasi ahlakın gerçeklerinden tamamen kopan zalimler Türkiye’nin 98 yıllık Cumhuriyet müktesebatına zarar veremeyeceklerdir. Caniyi ‘mazlum’ gören, teröristi ‘general’ gösteren, terör örgütlerine ana gövde olup rezalet ve dalalete düşen sahte ve sanal müttefiklerin tuzakları ne kadar büyük olursa olsun Türkiye’ye sökmeyecektir. Cumhuriyet geçmişle geleceği birleştirip, milli birlik ve kardeşliği derinleştirip kökleştirecektir. Türkiye başta terör olmak üzere var olan tüm sorunlarının üstesinden gelecek güçte ve yeterliliktedir. Bu duygu ve düşüncelerle büyük Türk milletinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı yürekten kutluyor, en kalbi ve halisane sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Devletimizin kurucusu ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte kurucu kahramanlarımızı ve aziz şehitlerimizi hürmet ve rahmetle anıyorum” diye konuştu.