Kategori: GÜNDEM

  • AMASYA’DA IŞIKLAR OTİZM İÇİN YANDI

    AMASYA’DA IŞIKLAR OTİZM İÇİN YANDI

    2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de otizme mavi ışık yakıldı. Amasya Şehir Aydınlatması, Amasya Kalesi, Amasya Antik Kral Mezarları ve Yeşilırmak kenarındaki Yalıboyu mavi ışıkla aydınlandı.
    Otizmin görülme sıklığı günümüzde çok büyük bir hızla artıyor. 1985 yılında her 2.500 çocuktan birine konan otizm tanısı, günümüzde her 59 çocuktan 1’i için konulmakta.
    2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü, Nisan ayı ise otizm farkındalık ayı. Doğuştan gelen ve genellikle yaşamın ilk üç yılında fark edilen karmaşık bir nöro – gelişimsel bozukluk olan otizm, Nisan ayı boyunca Türkiye’nin ve dünyanın gündeminde olacak.
    BM’nin otizmin hızlı artışı karşısında kamuoyunun dikkatini çekmek için deklare ettiği 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü’nde, “Otizme Mavi Işık Yak” Kampanyası’nın Türkiye elçisi Tohum Otizm Vakfı’nın çağrısı ile otizm farkındalığına destek vermek için akşam saatlerinde birçok ikonik bina da mavi ışık ile aydınlatıldı.

  • MİNİKLERDEN HUZUREVİ SAKİNLERİ İÇİN ETKİNLİK

    MİNİKLERDEN HUZUREVİ SAKİNLERİ İÇİN ETKİNLİK

    Merzifon Zübeyde Hanım Anaokulu Sabah Grubu öğrencileri hazırladıkları gösteri ve etkinliklerine Merzifon Huzurevi’nde kalan büyüklerini de davet ettiler. Daveti geri çevirmeyen Huzurevi sakinleri miniklerle bir araya gelerek güzel vakit geçirdiler. Topaç çevirme, üçtaş, oyun hamuru, hafıza oyunu ve boncuk dizme gibi birçok etkinliği birlikte yaptılar.
    Ziyaretle ilgili İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, “Çocuklarımıza; büyüklerimize karşı göstermeleri gereken saygı ve sevgiyi daha iyi anlatıp aradaki köprüleri daha da sağlamlaştırmayı amaçlayan etkinlikte miniklerimizi yalnız bırakmayan Merzifon Huzurevi sakinlerine ve çalışanlarına teşekkür eder, sağlıklı ve mutlu ömürler dileriz” dedi.

  • ÇER; ’ÇOCUK KÜTÜPHANELERİNİN SAYISI ARTTIRILMALI’

    ÇER; ’ÇOCUK KÜTÜPHANELERİNİN SAYISI ARTTIRILMALI’

    55. Kütüphaneler Haftası etkinlikleri kapsamında Amasya Üniversitesi Kütüphaneye Dokümantasyon Daire Başkanlığınca ‘Sürdürülebilir Kalkınmada Kütüphanelerin Rolü’ temasıyla bir dizi etkinlik düzenlendi. Bu etkinliklerin sonuncusu ise Okul Öncesi Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (OKUYAM) Müdürü Türkçe Eğitimi ve Çocuk Edebiyatı Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Erkan Çer’in sunumuyla gerçekleştirildi. Dr. Çer aynı zamanda üniversitemiz bünyesinde yaklaşık bir yıl önce kurulan ve 12 bin çocuğun kütüphaneyle buluşmasını sağlayan Amasya Üniversitesi Çocuk Kütüphanesinin kurulmasında da büyük katkı sağladı. Rektör Prof. Dr. Metin Orbay’ın da katıldığı Milli Hakimiyet Yerleşkesi konferans salonunda düzenlenen programa gençler yoğun ilgi gösterdi.
    Çocuklar Kütüphanelerle Buluşturulmalı
    Konuşmasında kütüphanelerin önemine dikkat çeken Dr. Çer, kütüphanelerin bulundukları yerde toplumsal dayanışmaya katkı sağlayarak toplumun güçlenmesinde rol oynayan kurumlar olduğunu söyledi.Çocukların erken dönemde kütüphanelerle buluşturulmasının önemine vurgu yapan Dr. Çer; bu buluşmanın ise çocuk kütüphaneleri aracılığıyla yapılabileceğini kaydetti. Çocuk Kütüphanelerinin çocuğun yetişkinlik döneminde kütüphanelere ulaşmasına öncülük eden yerler olduğunu söyleyen Çer; devlet üniversiteleri içerisinde iki tane çocuk kütüphanesi olduğunu ve bunlardan birinin de Amasya Üniversitesi Çocuk Kütüphanesi olduğunu belirtti.
    Çocukların ilk aydan başlayarak yazılı kültür ürünleriyle tanıştırılmasının önemine vurgu yapan Dr. Çer; Amasya Üniversitesi Çocuk Kütüphanesinde çocukların sadece kitap okumakla kalmayıp yuvarlak masa toplantıları yapabildiklerini ifade ederek bu toplantıların önemini ise şu sözlerle açıkladı: ‘’Kitapların okunduğunda bittiğini düşünüyoruz, bunu yapmayalım; zira kitap okunduğu zaman bitmez, tartışma ortamı gerektirir. Yuvarlak masa toplantılarında çocuklar bunu yapıyor. Okudukları kitapları arkadaşlarıyla tartışarak fikir alışverişinde bulunuyorlar. Bu çok değerli bir şey.’’
    Ülkemizde çocuk kütüphaneleri sayısının hızla yükseltilmesi gerektiğini söyleyen Çer; bir kitabın bir insanı değiştirebileceği gibi kütüphanelerinde bir toplumu değiştirebileceğini belirtti. Rektör Orbay katkılarından dolayı Dr. Çer’e teşekkür ederek fidan dikme sertifikası takdim etti.
    Kütüphanelerimizden En Çok İstifade Edenlere Ödül
    Programın devamında Amasya Üniversitesinin kütüphanelerinden en çok yararlanan akademik, idari personel ve öğrencilere ödüller verildi. Kütüphanelerden en çok yararlanan akademisyenlerden Emre Vural ve Gönül Türkan Temiz olurken; idari personel ise Servet Bozkurt ile Mehtap Sürücü oldu. Öğrencilerden ise Gülben Aydın, Tayfur Koç, Meryem Sarı üniversitenin kütüphanelerinden en çok faydalanan isimler oldu.

  • ÖZYOL; ‘KAZANAN GÜMÜŞHACIKÖY OLDU’

    ÖZYOL; ‘KAZANAN GÜMÜŞHACIKÖY OLDU’

    31 Mart 2019 Mahalli İdareler seçimlerinde Gümüşhacıköy mevcut Belediye Başkanı Zehra Özyol ile yola devam dedi. Sonuçlara göre mevcut Gümüşhacıköy Belediye Başkanı Zehra Özyol, 2. kez 5 yıllığına Belediye Başkanlığına seçildi.
    Gümüşhacıköy Cumhuriyet Meydanında toplanan ve slogan ile tezahüratlarla seçim sonucunu kutlayan partililere ve halka konuşma yapan Zehra Özyol, emeği geçenlere, destek veren ve vermeyen tüm ilçe halkına teşekkür ederek hizmetlerine daha büyük bir gayret ile kaldığı yerden devam edeceğinin sözünü verdi. Özyol yaptığı konuşmada; “Hepiniz ayrı, ayrı bahar çiçekleri gibisiniz. Bir 5 yıl daha hep birlikte sizlere hizmet sunacağım ekibimizle. Teşekkürler Gümüşhacıköy, teşekkürler hemşerilerim. Buradan İlçe Başkanımıza, Milletvekilimize, Kadın Kollarımıza, Gençlik Kollarımıza ile örgütümüze, İYİ Partili dostlarımıza, Cumhuriyet Halk Partisi mensuplarına, özellikle kadın kollarımıza, gönüllü gençlerimize çok teşekkür ediyorum. Hizmetlerimizi takdir ederek bizi belediye başkanı olarak laik gören bütün partili hemşerilerime çok teşekkür ederim. Bizim sosyal belediyeciliğimizi beğenen ama CHP ve İYİ partiye mensup olmayan diğer partili hemşerilerime de çok teşekkür ediyorum. Kazanan Gümüşhacıköy oldu. Gümüşhacıköy kazandı, CHP kazandı, İyi Parti kazandı. Diğer partilerden de bize gönül veren hemşerilerimiz kazandı. Gümüşhacıköylü hemşerilerimin hepsi kazandı. Biz 5 yıl birlik ve beraberlik içinde yaşadık. Bundan sonrada 5 yıl daha birlik ve beraberlik içerisinde nazlı, nazlı dalgalanan ay yıldızlı bayrağımızın altında, Vatanımızda Gümüşhacıköylü hemşerilerimizle beraber yaşayacağız” dedi.
    CHP Gümüşhacıköy İlçe Başkanı Hasan Topal yaptığı konuşmada;
    “Saygıdeğer Cumhuriyet Halk Partililer, çok sevgili İYİ partililer, Martın sonu Bahar, bahar, bahar diye, diye baharı getirdiniz. Hepinize teşekkür ediyoruz. Biz seçim çalışmalarında hep şunu söyledik. Bizim kimse ile düşmanlığımız yok. Bizim kimse ile hasımlığımız yok. Biz hiç kimseyi pislik yapmadık. Çöplük yapmadık adi hiç yapmadık. Gümüşhacıköy de yaşayan bütün insanlar eşit insanlardır. Birbirinin kardeşidir. Bu seçimin kazanılmasında emeği geçen kadın kollarımıza, gençlik kollarımıza, gönüllülerimize, bayrak takan ip çeken, bize su getiren ekmek veren herkese teşekkür ediyorum. Bu başarı buradaki insanların başarısıdır. Biz bundan sonraki süreçte de hiç kimseyi ötekileştirmeden, hiç kimseyi ayırmadan, hiç kimseye sen şusun, sen busun demeden Gümüşhacıköy’de hizmet edeceğiz. Gümüşhacıköy de barış olacak arkadaşlar barış. Hepinize tekrar teşekkür ediyorum” dedi. İYİ Parti Gümüşhacıköy İlçe Başkanı Ersan Turgut yaptığı konuşmada yapılan seçimin ilçemize hayırlı uğurlu olmasını diledi. Daha sonra havi fişek gösterisi yapıldı. Tekrar Gümüşhacıköy Belediye Başkanlığını kazanan Zehra Özyol’a görevinde başarılar
    dileriz.

  • İL ÖZEL İDARESİ’NİN GÖYNÜCEK ‘SAZDERESİ SULAMA GÖLETİ’ PROJESİ

    İL ÖZEL İDARESİ’NİN GÖYNÜCEK ‘SAZDERESİ SULAMA GÖLETİ’ PROJESİ

    Amasya İl Özel İdaresi tarafından Göynücek ilçesinde yapılmakta olan ve %30’u tamamlanan “Sazderesi Sulama Göleti” ile 2.500 dekar tarım arazisine sulama imkânı sağlanacak. Amasya İl Özel İdaresi, köylerimizde çiftçilerimizin sulama suyu sorunlarını çözüme kavuşturarak sulak arazi sayısının gün geçtikçe artmasını amaçlıyor. Bu kapsamda ilimiz Göynücek ilçesi Sazderesi Sulama Göleti yapım çalışmalarını büyük bir titizlik ile sürdürüyor.

    Amasya İl Özel İdaresi tarafından yapımına devam edilen Göynücek Sazderesi Sulama Göleti projesi sayesinde 2.500 dönüm arazinin sulanması amaçlanıyor. Çiftçimizin refahı için yapımı devam eden Sazderesi Sulama Göleti’nin depolama hacmi 309.000 m3 olup, gölet yüksekliği 27 metre, gövde uzunluğu ise 121,06 metredir. Mebrana çekirdekli toprak dolgu gövde tipine sahip olan gölet inşaatında mebran yerleştirilmiş ve dolu savak inşaatı aşamalarına geçilmiştir. Projenin şimdiye kadar %30’luk kısmı tamamlanmış olup, kalan kısmı için çalışmalar hızla sürdürülmektedir. Cazibeli sulama sistemine sahip sulama gölet projesinin tamamlanması neticesinde kırsal alanların suya kavuşması hedeflenmektedir.

    Amasya İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ahmet Faruk Aykutlu beraberindeki Su ve Kanal Hizmetleri Müdürü Abdullah Demircioğlu ve teknik personelle birlikte yerinde incelemelerde bulundu. İl Özel İdaresi teknik personelinin özenli ve gayretli çalışmaları sonucunda belirlenen takvim içerisinde yapımının bitirilmesi planlanan gölet ile çiftçilerimizin ürünlerindeki kaliteyi arttırarak tarımda verimliliğin istikrarlı bir şekilde artması amaçlanmaktadır. Gölet inşaatının 2019 yılı içerisinde tamamlanması öngörülmektedir.

  • SAKA; ‘YAZIK SİZLERE, ÇOK YAZIK’

    SAKA; ‘YAZIK SİZLERE, ÇOK YAZIK’

    Milliyetçi Hareket Partisi Merzifon Belediye Başkan Adayı Hüseyin Saka, 31 Mart Pazar günü yapılan mahalli idareler seçimlerinden sonra yaptığı açıklamada, “130 gün değil 1130 Gün bu dava uğruna heba olmaya razıyım. Çünkü Ne makama ne paraya satmadım inandığım davamı. Peki, bizden görünüp de kendini satanlar sizin girecek kapınız dahi olmayacak” dedi.
    Tek hayalinin kırgın, küskün bırakmadan davayı en ileriye taşımak olduğunu da söyleyen MHP Merzifon Belediye Başkan Adayı Hüseyin Saka, “Bu kadar emeğe bu kadar çalışmaya yazık değil mi? Kendimi geçtim. Gece gündüz hiç bir beklentileri olmadan çocuklarını komşularına emanet edip gelen, kocalarına yemek dahi hazırlamadan inandığı davası uğruna kapı kapı Merzifon’u dolaşan, çalışmalar da soğuktan üşüyüp hastalanan, hastanede serum takınıp evine istirahat gitmeyip tekrar sahalara çıkan, insan üstü gayretle çalışan Kadın Kollarımıza yazık değimli? Onların vebali bırakacak mı yakanızı? Derslerini yapar yapmaz seçim çalışmasına koşan tertemiz Ülkü Ocak’lı Gençlerimize yazık değil mi? Onların vebali bırakacak mı yakanızı? Tek hayalim kırgın küskün bırakmadan bu davayı en ileriye taşımaktı bu yüzden evimden, çocuklarımdan, işimden vazgeçtim, trafik kazası geçirdim bir gün istirahat etmeden çalışamaya çıktım. Aynı trafik kazasında yanımda olan eşime doktor bir hafta istirahat etmesi gerektiğini söyledi. Bir gün dahi istirahat etmeden seçim çalışanlarına devam etti. Çocuklarımızın yüzünü göremedik karnesini alırken seçim çalışmamasından dolayı yanında olamadığım 9 yaşındaki kızımın gözyaşlarının vebalini nasıl ödeyeceksiniz? Bel fıtığımdan dolayı ayağımı sürükleye sürükleye gezdiğim günler oldu. Bunun vebalini nasıl ödeyeceksiniz?
    Ben kabul ettim Seçimlerde kazanmakta var kaybetmekte ama acı olan davasını satanlar var. Yazık sizlere çok yazık. Genel Başkanımın dediği ne kadar haklı çıktı. Bir kere satan bir daha satar demişti. Bir kere daha tasdik edilmiş oldu. Bir seçim daha bitti kazananları tebrik ediyorum. Yılgınlık yok, yorgunluk yok, millete küskünlük yok yeniden başlıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • SEZİKLİ; ‘KALP VE DAMAR HASTALIĞINDAN SONRA ÖLÜM NEDENİ KANSER’

    SEZİKLİ; ‘KALP VE DAMAR HASTALIĞINDAN SONRA ÖLÜM NEDENİ KANSER’

    Merzifon Kara Mustafa Paşa Devlet Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Selçuk Sezikli, Kanser Haftası münasebetiyle bir açıklama yaptı. Kanserin öneminin giderek artan bir sağlık ve yaşam sorunu durumunda olduğunu belirten Merzifon Kara Mustafa Paşa Devlet Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Selçuk Sezikli, “Ölüm nedeni olarak, kalp ve damar hastalıklarının hemen ardından gelmektedir. Yurdumuzda en sık görülen kanserler erkeklerde akciğer, prostat, kalın barsak, rektum, mide ve pankreas; kadınlarda meme, akciğer, kalın barsak, rektum, serviks, over, mide ve pankreas kanserleri olarak sıralanabilir. Deri kanseri sıklığı her iki cinste de yüksek olmakla birlikte, habis melanom dışındaki deri kanserleri tedaviye iyi cevap verdiklerinden ölüm oranı çok düşüktür” dedi.
    Başhekim Sezikli açıklamasının devamında; “Kanser, bazı etkilerle değişime uğramış hücrelerin, gerek yerel ve gerek uzak noktalarda kontrolsüz olarak çoğalıp büyümelerinin sonucu oluşan habis hastalıklar grubudur. Normalde hücreler belli bir kontrol altında, ihtiyaca göre bölünerek çoğalırlar. Hücreler bir taraftan programlı ölüm ya da “apoptoz” denen olay ile yok olurken, diğer taraftan da büyüme faktörlerinin etkisiyle çoğalır. Büyüme faktörleri normalde DNA’daki çeşitli genlerin etkisiyle oluşan proteinlerdir. Bu genler mutasyona (değişime) uğrayarak hücrelerin aşırı büyümesine sebep olurlarsa, o zaman kanser oluşur ve bu genlere de “onkogen” denir.
    Onkogenleri oluşturan mutasyonlar, karsinojen maddelerin, virüslerin ve X ışınlarının etkisiyle meydana gelir. Kanser bir organda oluştuktan sonra, uzak doku ve organlara da metastaz dediğimiz yerleşmeler yapar ve genel olarak hastalar metastazlar nedeniyle kaybedilir. Hızlı ilerleyen kanserlerde metastaz erken, daha iyi gidişli kanserlerde ise metastaz geç oluşur. Metastaz oluşumu tesadüften çok, kanser hücrelerinin bazı organlara kolay yerleşmelerini sağlayan özelliklerine bağlıdır. Örneğin, kolon kanserleri karaciğere, prostat kanserleri kemiğe metastaz yapmayı tercih etmektedir. Burada, kanserli dokuda kan akımı, damar hücrelerinin aktivasyonu gibi faktörler rol oynamaktadır. Onkogenlerin yanında anti-onkogenler de çok önemlidir. Onkogenler kansere sebep olurken, anti-onkogenler kanseri önleyen genlerdir. Anti-onkogenlere “tümörü baskılayan genler” de denir. Bunlar doğal hallerinde iken, yani mutasyona uğramamış hallerinde iken hücre bölünmesini ve çoğalmasını frenleyen, durduran genlerdir. Örnek olarak retinoblastoma genini ve p53 genini gösterebiliriz.
    SONUÇ;
    Kanser çok önemli bir hastalıklar grubudur. Tedavisi ve tanısı bir çok uzmanlık dallarının işbirliğini gerektirmektedir. Tedavisi güçtür. Erken tanı önemlidir. Cerrahi ve radyoterapi lokal tedavi yöntemleri olup, onların arkasından kemoterapi ve immünoterapi gibi sistemik tedaviler uygulanmaktadır. Kemoterapi sitotoksik ilaçlarla yapıldığı için özel bir ihtisas konusudur. Etkili dozlarda, fakat hastayı yan tesirlerden koruyarak yapılması gereklidir. Moleküler biyolojinin verdiği yeni bilgiler kanser tedavisi için umut vaad etmektedir. Onkogenleri ve onların ürünlerini baskılayan özel maddeler halen araştırılmaktadır. Anti-onkogenlerin de tedaviye katılmaları için çalışılmaktadır.
    Kanserde belki tedaviden daha önemli olan husus kanserin önlenmesidir. Önlemede karsinojenik (kanser yapıcı) maddelerden uzak durmak, temiz ve sağlıklı yaşamak ve uygun bir diyet uygulamak gibi hususlara uyulması kanser sıklığını rahatça yarıya indirebilir. Gelecekte kemoprevansiyon yani kimyasal maddelerle kanseri önlemek de yararlı olabilecektir” ifadelerini kullandı.

  • AK; ‘SEÇİM SONUÇLARI AMASYALI HEMŞERİLERİMİN BAŞARISIDIR’

    AK; ‘SEÇİM SONUÇLARI AMASYALI HEMŞERİLERİMİN BAŞARISIDIR’

    MHP Amasya Merkez İlçe Başkanı Şuayip Ak, 31 Mart Mahalli İdareler seçimlerini sıkıntısız ve sorunsuz gerçekleştiğini belirtti. Ak konuyla alakalı şu açıklamalarda bulundu;”31 Mart 2019 tarihinde gerçekleşen Mahalli İdareler seçimi tamamlanmış bulunuyor.
    Öncelikle sıkıntısız, sorunsuz, kavgasız, gürültüsüz ve Amasya’ya yakışır bir seçim olduğu için bütün hemşerilerimize teşekkür ediyorum. Allah’a hamdolsun, 2004 yılından itibaren 15 yıldır alamadığımız ve bizim o tarihte bıraktığımız emanetimizi geri alma mücadelesi verdiğimiz bu seçimi Milliyetçi Hareket Partisi olarak zaferle sonuçlandırdık. Alınan sonuç Amasyalı hemşerilerimin başarısıdır. Güçlü desteklerini sandıklara yansıtarak, Milliyetçi Hareket Partisine ve Kıymetli Belediye Başkanına teveccüh gösteren aziz hemşerilerimiz, bu başarının en önemli mimarıdır. Belediye Başkan Adayımız ile Belediye Meclis Üyelerini oyları ve duaları ile destekleyen, Milliyetçi Hareket Partisine ve kıymetli adayına sahip çıkarak destan yazan Amasyalı hemşerilerimin her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Milletimiz üzerine düşeni yapmış, Amasya’mız üzerinde oynanan oyunları görmüş, oyun kurucularının planlarını bozmuş, huzur, kardeşlik ve üretken belediyecilikten yana tercihini kullanarak bizlere, Milliyetçi Hareket Partisi MYK Üyemiz ve Kıymetli Belediye Başkanımız Sn. Mehmet SARI beyefendiye, Belediye Meclis Üyelerimize ve teşkilatlarımıza büyük bir görev ve sorumluluk yüklemiştir. Kıymetli Belediye Başkanımız Sn. Mehmet SARI beyefendinin “milletimize efendi değil, hizmetkâr olmak istiyoruz “sözlerinden hareketle kadrolarımız inşallah milletimizin güvenine layık olacak ve Amasya’mızda ayırım yapmadan tüm hemşerilerimizin hizmetkârı olacaklardır. Bir yerel seçimi daha huzur içinde tamamladık. Şehzadeler Diyarı Amasya sevdalısı olan MYK Üyemiz ve Amasya Belediye Başkanımız, değerli ağabeyimiz Sn. Mehmet SARI öncülüğünde, seçim sürecinde büyük emeği bulunan ve samimiyetle çalışan il ve ilçe teşkilatlarımız, kadın kollarımız, Ülkü ocakları teşkilatımız, meclis üyesi adaylarımız, Milliyetçi Hareket Partisi ve adayına sahip çıkan gönüldaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca mahalle ve köylerde seçilen muhtarlarımızı tebrik ediyor, seçimlerin sağlıklı bir şekilde sonuçlandırılmasına katkı sunan mülki ve idari amirlerimize, güvenlik görevlilerimize, tüm Sivil Toplum Kuruluşlarımıza, sandık görevlilerimize ve basın mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Bu vesile ile Yerel Seçimlerin Amasya’mıza, Ülkemize ve Türk-İslam Alemine hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyor, selam ve saygılarımı sunuyorum.”
    Ne Mutlu Türk’üm Diyene!!!!”dedi.

  • DÜMEN, ‘DAYANIŞMA AİDATI’ ISRARINA TEPKİ GÖSTERDİ

    DÜMEN, ‘DAYANIŞMA AİDATI’ ISRARINA TEPKİ GÖSTERDİ

    Türkiye Kamu Sen Amasya Şube Başkanı Şemsettin Dümen, sendikaların “dayanışma aidatı” ısrarına tepki gösterdi.
    Ülkemiz yoğun bir gündem ile baş başa kalmışken, bütün kamu görevlilerinin gözü kulağı seçim öncesi gerçekleştirilmesi gereken (Mart ayı içerisinde) KPDK toplantısına çevrilmişken yetkili konfederasyon yine konuyu memurların sorunlarından uzaklaştırmaya ve kısır tartışmalarla gündem değiştirmeye çalışıyor diyen Dümen: “Memurun gündemi dayanışma aidatı değil, bir an önce mali ve özlük haklarında düzenlemeye gidilmesidir. Biz Türkiye Kamu-Sen olarak daima memur odaklı bir yaklaşım sergiledik.
    Bu yaklaşımımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Her platformda bütün sözleşmelilerin kadroya geçirilmesi, 3600 ek gösterge sorununun hakkaniyetle çözülmesi, yardımcı hizmetlerin genel idari hizmetler sınıfına geçirilmesi, enflasyonun altında kalan 2019 maaş zamlarının revize edilmesi, kamuya alımlarda mülakatın kaldırılması, atama ve görevde yükselmelerde liyakatin esas alınması ve ek zam gibi kamu görevlilerimizin kanayan yarası haline gelmiş sorunların çözümü için mücadelemizi sürdüreceğiz.
    Varsın kendisini yetkili zannedenler memurların haklarını savunmak yerine kasalarına girecek paranın hesabının peşinde olsun ve dayanışma aidatı istesinler, bizler memurlarımızın cebine girecek parayı isteyemeye devam edeceğiz. Kendi dertlerine düşmekten memurun gerçek gündemini kaçıran sözde sendikalara kamu çalışanlarının gerekli tepkiyi vermesi gerekmektedir. Kamu görevlilerinin bu gerçeği görüp, seçim öncesinde memurların elinin en güçlü olduğu bu dönemde memur taleplerini gündemde tutmak yerine dayanışma aidatını gündeme taşıyıp keselerini doldurmaya çalışan bu sözde sendikaların gerçek yüzünü görmesi ve tercihlerini buna göre yaparak kendilerini temsil edecek olan sendikalara yetkiyi teslim etmelerinin vakti gelmiştir.
    Kamu görevlilerinin haklı taleplerini göz ardı eden değil, her şartta savunan kollayan sendikalara ihtiyacı vardır.” diye konuştu.

  • SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMADA KÜTÜPHANELERİN ROLÜ

    SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMADA KÜTÜPHANELERİN ROLÜ

    55. Kütüphaneler Haftası etkinlikleri kapsamında Amasya Üniversitesi Kütüphane Daire ve Dokümantasyon Daire Başkanlığınca ‘Sürdürülebilir Kalkınmada Kütüphanelerin Rolü’ temasıyla bir dizi etkinlik düzenlendi. Bu etkinlikler kapsamında kütüphane hizmetlerinin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkısı, toplumsal farkındalık, gönüllülük, yeşil kütüphaneler, kurumlar arası iş birliği, sosyal kalkınma ve kültürel miras konuları ele alındı. Bu etkinlikler çerçevesinde Amasya Valiliği iş birliğiyle Saraydüzü Kışla Binası konferans salonunda düzenlenen programda Amasya Bayezid İl Halk Kütüphanesi Müdürü Mustafa Gül ve Amasya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mehmet Yapıcı birer konuşma yaptı. Programa Vali Yardımcısı M. Ercan Aslantaş, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kemal Polat, kamu kurum kuruluş amirleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
    Okumak Bir Hayat Tarzı Olmalı
    Amasya Bayezid İl Halk Kütüphanesi Müdürü Mustafa Gül, Kütüphaneler Haftasının amacını kütüphaneleri daha iyi tanıtmak ve kütüphanelerden daha çok istifade edilmesini sağlamak olarak özetledi. Öğrenmenin ve okumanın önemine dikkat çeken Kütüphane Müdürü; ‘’Çocuklarımıza, gençlerimize kitap okuma zevki ve alışkanlıklarını kazandırmadıkça, okumayı hayatımızın bir parçası haline getirmedikçe sürdürülebilir bir kalkınmayı sağlamamız ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşmamız mümkün değildir.’’ dedi.
    Gençlerimizin Geleceğini İpotek Altına Almayalım
    Amasya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mehmet Yapıcı ise sunumunda ‘sürdürülebilir kalkınma kavramı’nı ‘Gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme olasılığını koruyarak bugünkü kuşakların ihtiyaçlarını karşılayabilen kalkınma olarak tanımlanmaktadır.’ sözleriyle açıkladı. Sürdürülebilir kalkınmanın sosyolojik, ekonomik, ekolojik, mekânsal ve kültürel boyutları olan bir kavram olduğunu söylen Yapıcı; dünyanın doğal kaynaklarını bilinçli olarak tüketilmesi gerektiğini; her bilinçsiz tüketimin gelecek kuşakların haklarını çalmak anlamına geldiğini belirtti. Yapıcı; gelecek kuşakların bu gidişe ‘dur’ demesi gerektiğinin altını da önemle çizdi.
    Dünyada kişi başına düşen yeşil alan miktarının minimum 9 metre kare olduğunu söyleyen Öğretim Görevlisi Yapıcı; bu miktarın normalde 15 metre kare olması gerektiğin kaydetti. İstanbul’da kişi başına düşen yeşil alanın 4 metre kare, Amasya’da ise 5.76 metre kare olduğunu belirten Yapıcı; ‘’Amasya’da yaşıyoruz, Amasya’mızı seviyoruz. Bunun için şehrimizi yönetenlerden, protokol üyelerinden daha çok yeşil alan talep etmeliyiz. Örneğin il Milli eğitim Müdürümüzden okullarımızın yeşil alanlarının artırılması noktasında yardım talep edebiliriz. Okullardaki beton alanların yeşile dönüştürülmesi için talepte bulunabilirsiniz. Bu şunun için önemli; zira gezegenimizin akciğeri yeşil alanlardır. İnsanda nasıl akciğer zayıfladığında yaşam döngüsü bozulursa; gezegenimizin de yeşil alanları azaltılıp tahrip edildiğinde ömrü kısalır. Bu da gençliğin geleceğini ipotek altına almak demektir.’’ ifadelerini kullandı.
    Sürdürülebilir Kalkınmada Kütüphanelerin Rolü bağlamında da projeler geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Yapıcı, bu projelerin başında ise ‘yeşil kütüphaneler’in geldiğini söyledi. Kütüphanelerin sadece bilgi edinme yerleri olmadığını; kütüphanecilik anlayışının da dönüşerek buraların artık bir paylaşma, sosyalleşme alanı olarak da öne çıktığını söyleyen Yapıcı, tüm bunları başarmak için ise iş birliğinin şart olduğunu sözlerine ekledi. Program sonunda Vali Yardımcısı M. Ercan Aslantaş, Amasya Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kemal Polat katkılarından dolayı Öğretim Görevlisi Mehmet Yapıcı’ya teşekkür ederek çiçek ve fidan dikme sertifikası takdim ettiler.