Yazar: Hasan KARATAS

  • Dağ çiçekleri görsel şölen oluşturdu

    Dağ çiçekleri görsel şölen oluşturdu

    Amasya’nın Taşova ilçesinin yüksek kesimlerinde karların erimesinin ardından açan çiçekler görsel şölen oluşturdu.Taşova ilçesine 35 kilometre uzaklıkta yer alan Dereli, Belevi ve Ballıca köylerinin yaylalarında karların erimesinin ardından açan çiğdemler ve sarı çiçekler adeta görsel şölen oluşturdu. Eriyen karların ardından baharın ve yazın müjdecisi olan çiğdemler ile sarı renkli çeşit çeşit çiçekler açtı.Havaların iyice ısınması ile birlikte tekrar canlanan doğada rengarenk açan çiçekler güzel görüntüler oluşturdu.

  • Şehit Uzman Onbaşı Hüsamettin Gökçe Amasya’da son yolculuğuna uğurlandı

    Şehit Uzman Onbaşı Hüsamettin Gökçe Amasya’da son yolculuğuna uğurlandı

    Irak’ın kuzeyinde gerçekleştirilen ’Pençe-Yıldırım Harekatı’nda PKK’lı teröristlerin saldırısında şehit olan Veteriner Uzman Onbaşı Hüsamettin Gökçe, memleketi Amasya’da dualarla son yolculuğuna uğurlandı.Irak’ın kuzeyinde gerçekleştirilen ‘Pençe-Yıldırım Harekatı’nda PKK’lı teröristlerin saldırısında şehit olan Veteriner Uzman Onbaşı Hüsamettin Gökçe, memleketi Amasya’da dualarla son yolculuğuna uğurlandı.Beldağ köyünde kılınan cenaze namazına Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, Amasya Valisi Mustafa Masatlı, AK Parti Amasya Milletvekili M. Levent Karahocagil ve Hasan Çilez, CHP Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer, Amasya Belediye Başkan Vekili Özcan Gür, askeri, mülki erkan ile vatandaşlar katıldı. 22 yaşındaki şehidin annesi Semra, babası Cemalettin Gökçe ve iki kardeşi Türk bayrağına sarılı tabutun başında gözyaşı döktü. Şehit annesinin acısını ellerinden tutan kadın asker paylaşmaya çalıştı.Amasya’nın aynı isim ve soyadlı ikinci şehidi14 Ağustos 1999 tarihinde Şırnak’ın Cizre ilçesinde vatani görevini yapmaktayken amansız bir ateşli hastalığa yakalanan Amasyalı Hüsamettin Gökçe de şehit olmuştu. 22 yıl önce şehit olan Gökçe’nin hatırası Aydınca köyündeki ilkokulda yaşatılıyor

  • Eğitim sen 1 Mayıs Basın Metni

    Eğitim sen 1 Mayıs Basın Metni

    Bugün Türkiye’nin dört bir yanında 1 Mayıs Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü için yan yanayız. Yasaklara rağmen, baskılara rağmen umudu büyütüyoruz. Her gün 1 Mayıs her yer 1 Mayıs diyoruz.

    Şu çürümüş düzene karşı yeni bir düzen için, yeni bir başlangıç için yan yanayız.

    On yıllardır dünya halklarına sınırsız bir emek ve doğa sömürüsü, savaşlar, ekonomik kriz, artan eşitsizlik, yoksulluk, işsizlik dışında hiçbir şey sunmayan bu düzen COVID-19 salgınıyla insanlığın geleceğini tehdit ediyor.

    Dünya kapitalist sisteminin yarattığı eşitsizliklerin ağır sonuçlarını her gün yaşıyoruz. Sağlık hizmetlerinin ve güncel olarak da COVID-19 aşısının bir ticari meta haline gelmesinin bedelini insanlık ağır biçimde ödüyor. Bu koşullar altında Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu 1 Mayıs 2021’de “Yeni bir toplumsal sözleşme ve herkese aşı hakkı” mücadelesini büyütme çağırısı yapıyor.

    Bizler, bu topraklarda yaşayanlar, aklı, bilimi, emeği ve insan yaşamını öncelemeyen bir anlayışla yönetilenler, daha ağır bedeller ödüyoruz. COVID-19 salgınıyla mücadelede dünyanın en başarısız ülkelerinden birinde hayatta kalmaya çalışıyoruz. Sermayenin ve patronların çıkarları için, akıl, bilim ve milyonların sağlığı yok sayılıyor. Buradan bir kere daha haykırıyoruz: Çarklar dursun, ölümler bitsin!

    Bugün“tam kapanma” diye sundukları önlem paketinde de işçi sınıfının ve halkın sağlığını ve gelirini değil sermayenin çıkarlarını korumaya çalışıyorlar. Çarklar dönmeye, çalışanların çoğunluğunun işe gitmeye, insanlarımız ölmeye, sağlık emekçilerimiz tükenmeye devam ediyor. Tam kapanma dedikleri önlemlerde biz yokuz: Çalışanlar hastalanmaya, çalışmayanlar da açlığa mahkum ediliyor.

    Açık alanlarda nefes almamız yasaklanıp kapalı ortamlarda çalışmaya zorlanıyoruz. Ne pahasına olursa olsun “çarklar dönecek” inadıyla, insan yaşamı piyasaya kurban ediliyor. Yeterli aşı tedarik edilemiyor. Göz göre göre hastalanıyoruz, ölüyoruz ve tükeniyoruz! “Böyle salgın mücadelesi olmaz” diyor ve yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz.

    Sadece sağlığımız değil; işimiz, aşımız ve geçimimiz de tehdit altında. Pandemide yurttaşlarına en az nakdi destek veren iki ülkeden biri Türkiye oldu. İşsizlik her gün yeni rekorlar kırıyor. Kod 29 ile tazminat bile alamadan işimizi kaybediyoruz. Milyonlarca çalışan ve ailesi ücretsiz izin dayatmasıyla günde 50 liraya yaşamaya mahkum ediliyor. Gıda enflasyonu ile milyonlar açlık sınırının altına itiliyor. Evimize gelen faturalar kabarıyor, çarşı pazar alışverişi her gün bir öncekinden daha pahalı oluyor. Uzaktan çalışma gibi esnek çalışma biçimleriyle güvencesizlik yaygınlaşıyor.

    Salgın koşullarında bile ülkenin tüm kaynakları bir avuç şirkete peşkeş çekiliyor. Halk yaşam mücadelesi verirken, şirketler pandemide kârlarını artırıyor. “Geçinemiyoruz” çığlıkları yükselen ülkemizde 26 dolar milyarderinin serveti son bir yılda 38 milyar dolardan 53 milyar dolara yükseliyor. Bir yanda açlık, yoksulluk ve işsizlik; diğer yanda servetler birikiyor. Ekonomik kriz ve pandemi koşullarında, adaletsizliğin en çirkin yüzü karşımıza çıkıyor.

    Pandemi sürecinde sınıfsal eşitsizliklerin yanında toplumsal cinsiyet eşitsizliği de derinleşiyor. Salgında kadınların omuzlarına yıkılan hane içi iş ve bakım yükü artıyor. Kadına yönelik şiddet tırmanıyor. Kadınlar bir yandan işsizliğin, bir yandan pandemide yaygınlaşan esnek çalışma biçimlerinin ve güvencesizliğin hedefi haline geliyor. Pandemi koşullarında kadınların güçlendirilmesi gerekirken, İstanbul Sözleşmesi gibi kazanımlar iktidarın hedefi oluyor.

  • Hayvan figürlerini bastonlara işliyor

    Hayvan figürlerini bastonlara işliyor

    Amasya’nın Suluova ilçesinde yaşayan baston ustası Davut Balcı, hayvan figürlerini kızılcık dallarına işleyerek yaptığı birbirinden farklı bastonları meraklılarının beğenisine sunuyor.Emekli olduktan sonra bastonculuk mesleğini kendisine ait dükkânda 5 yıldır sürdüren evli ve iki çocuk babası Balcı (56), kızılcık ağacından yapılan ve çeşitli motiflerle işlenen kendine özgü bastonları bin bir emek ve sabırla ortaya çıkarıyor.El emeği göz nuru hazırladığı kızılcık dalından bastonları, işlemesi ve ağacın kalitesine göre değişen fiyatlarla satışa sunan Davut Balcı, bastonların sap kısmını yılan, balık, kurt, at, köpek, leylek gibi hayvan figürleriyle işleyerek, onları adeta birer sanat eserine dönüştürüyor. İşlediği bastonları birer sanat eserine dönüştürürken aynı zamanda günümüz teknolojisi de kullanıyor”Çocukken yapıyordum, yine yapabilirim diye düşündüm, o şekilde tekrar baston yapmaya başladım”Emekli olduktan sonra çok fazla boş vakti olduğunu, bu boş vakti baston yapıp işleyerek değerlendirmek istediğini belirten Balcı, “Çocukken koyun güderdik, değnek lazım olurdu, oturduğumuz yerde çakıyla bıçakla şekil verirdik değneklere. Emekli olduktan sonra da çocukken yapıyordum, yine yapabilirim diye düşündüm, o şekilde tekrar baston yapmaya başladım. Ormana gittim kızılcık ağaçlarından kestim. Ateşte kurutup kızarttım. 1 yıl sonra işleyerek baston yapmaya başladım” dedi.”Gençlerden bu sanata heves eden yok, bunun üzüntüsünü yaşıyorum”Bu işi yaparken bıkmadan usanmadan ve severek yapmak ve sabırla devam etmek gerektiğini vurgulayan Balcı, “Çok sabır gerektiriyor. Mesela 10 gün 14 gün uğraştığım bastonlar oldu. 1 saat çalışayım diyorum bakıyorum ki 5 saat uğraşmışım. Severek ve hevesle yaptığım için zor gelmiyor. 2 tane oğlum var ikisinde de heves yok. Mesela gençler gelip bizim bu mesleğe hevesimiz var deseler ben seve seve yardım ederim ve atölyemi teslim ederim. Yeter ki bu sanat sürüsün ancak heves eden yok. Özellikle emekli olanlar, boşta olanlar için çok güzel bir iş. Stres atmaya, rahatlamaya çok iyi gelen bir meslek, özellikle Alzheimer hastalığına bir bir bir meslek sürekli beyin çalışıyor” diye konuştu.

  • EBA destek noktası köylere ulaşmaya devam ediyor

    EBA destek noktası köylere ulaşmaya devam ediyor

    20 milyara yakın tıklanma sayısıyla dünya birinciliğini elinde tutan Eğitim Bilişim Ağı’nın (EBA) içerikleri, köy öğrencilerine ulaştırılıyor.Taşova ilçesine bağlı Destek Köyü Ortaokulu’na gönderilen EBA Mobil Eğitim Aracı’nda, ekonomik durumu iyi olmayıp bilgisayar, tablet ya da akıllı telefonu bulunmayan ya da internet erişimi olmayan öğrenciler eğitim görecek. Destek Ortaokulu bahçesinde korona virüs tedbirleri de alındı. Öğrencilerin girişte maske kontrolleri yapılıp, ateşleri ölçülerek elleri dezenfekte edildi. EBA Mobil Eğitim Aracındaki bilgisayar ve tabletlerle öğrenciler derslerine girerek, eğitimden geri kalmamaları sağlanmış oldu.İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Tümer, “Bakanlığımızın projeleri kapsamında EBA destek noktaları oluşturulmuştu. EBA destek noktaları oluşturamadığımız ya da öğrencilerimizin internet erişiminin kısıtlı olduğu yerlere de ilimizden EBA destek otobüsleri gelerek bugün öğrencilerimizle birlikte burada canlı derslerine beraber bağlandık. Gerçekten güzel bir uygulama oldu. Her ne kadar yüz yüze eğitimin yerini tutmasa da biz elimizden geldiği kadar bakanlığımızın projeleri doğrultusunda çalışmalarımızı yürütmekteyiz” dedi.

  • Ses İl Başkanı Satılmış Ayan kapanma kararı ile ilgili açıklamada bulundu

    Ses İl Başkanı Satılmış Ayan kapanma kararı ile ilgili açıklamada bulundu

    Ses İl Başkanı Satılmış Ayan, tam kapanma kararı ile ilgili açıklamalarda bulundu.
    Ayan yapmış olduğu açıklamalarda;”Pandemi yönetiminde sağlık iş kolunda örgütlü emek ve meslek örgütlerini dinlemeyerek bu güne kadar binlerce önlenebilir ölümünden sorumlu olan iktidar; turizm gelirleri için ve ekonomik kaygılar ile epidemiyoloji biliminden, insanlıktan uzak bir kararla tam kapanma kararı aldığını ifade etti.
    Oysa yapılan tam kapanma da değil. Çünkü;
    Üretim devam edecek
    İşletmeler çalışacak
    Kamu kurum ve kuruluşlarındaki memurlar ve işçiler dönüşümlü çalışacak. Dönüşüm zamanı evde olanlar uzaktan çalışacak
    Sağlık emekçileri ise rutin çalışmaya devam edecek. İzin kullanamayacak, istifa edemeyecek.
    Oysa tam kapanma denen olgu tarım ve zirai faaliyetler ile gıda tedariki, belediye temizlik ve kanalizasyon işlemleri, elektrik, doğal gaz, internet sağlayıcılığı, sağlık ve güvenlik dışında her alanda hizmet ve üretimin durması anlamına gelir. Bunları yaparken de geliri düşecek ya da geliri olmayacak kişilere destek verilmesi gerekir. Yurttaşlarını düşünen bütün sosyal devletler bunları yapmak zorundadır.
    1 Mart ile başlayan normalleşme sürecinin olumsuz yansımaları 1 Nisan ile görülmeye başlandı. 1 Nisan’dan itibaren ölümleri engellemek için alınması gereken kararların şimdi alınma zamanı da manidardır. Tam kapanma kararının zamanlanması güvenlikçi politikaların öne çıktığını da gösteriyor. 1 Mayıs kutlamalarının önlenmesi, işçi sınıfının yükselen isyanı, yükselen ekoloji mücadelesi, İstanbul Sözleşmesi’ne karşı hareketlenen kadın direnişi, Boğaziçi Üniversitesi akademisyen, emekçi ve öğrencilerinin akademik özerkliğe sahip çıkması, parti kapanmasına dair mücadele, açlık grevleri vb. bir çok toplumsal mücadelenin de zapturapt altına almanın aracısı olarak ‘tam kapatma’ yaşama geçirildiğini unutmamalıyız.
    Yine tam kapanma derken sokağa çıkma yasağı anlaşılmaktadır. Oysaki kapanmada esas olan üretim ve hizmetlerin durması ile sosyal hareketliliğin kısıtlanması olmalıdır. İnsanların temiz havaya erişimi, doğaya çıkması ve nefes alabilecek alanlarda zaman geçirebilmesi için olanaklar yaratılmalıdır. Kalabalık, balkonu dahi olmayan evlerde, üretim ve hizmet açısından çalışmak zorunda kalan insanlar ailelerine, birlikte yaşadıkları insanlara hastalık bulaştırmaya devam edeceklerdir. Bilimsel verilerin tamamında bulaşın %90 oranında kapalı çalışma ortamları ve ev içi etkileşimden kaynaklandığı tespiti yapılmaktadır. Diğer önemli bir konu da sokağa çıkma yasaklarının insan psikolojisi üzerindeki olumsuz etkileridir. Bu nedenle bu bahar aylarında insanların psikolojik ve fiziksel olarak rahatlayabileceği, spor yapabileceği doğaya kolay erişimini sağlayacak tedbirlerde alınmalıdır. Yine ev içi şiddetin arttığı daha önceki deneyimlerden görülmüştür. İktidarın kapanmayla birlikte artması muhtemel şiddet olgularını önleyici ve şiddeti cezalandırıcı tedbirler alması gerekmekteyken İstanbul Sözleşmesi’nden imzasını çekmiş, 6284’ü tartışmalı hale getirmiş, kadına yönelik şiddetin artmasına göz yummuştur.
    Sağlık alanı açısından ise 24 saat esaslı çalışma devam etmektedir. Okulların, kreşlerin kapandığı böylesi bir dönemde sağlık emekçilerinin çocuklarına kim bakacaktır? Üretim yapan işletmelerde çalışanların çocuklarına kim bakacaktır?
    Engelli, gebe, kronik hastalığı olan sağlık emekçilerinin durumu ne olacaktır?
    Sağlık kurumlarının tamamında pandemi ile mücadele edilmektedir. Tüm birimler öncelikli servis durumuna dönüşmüştür. Sağlık emekçilerinin yaşadığı bu riske karşılık ekonomik ve özlük haklarına dair düzenleme yapılacak mıdır?
    Bu soruları arttırabiliriz. Acil olarak şunları talep ediyoruz:
    10 yaş altında çocuğu olan sağlık emekçisi ebeveynlerden biri mutlaka idari izinli sayılmalıdır. Ya da sağlık kurumlarında güvenli ve sağlıklı 7/24 hizmet verecek kreşler olmalıdır.
    Sağlık emekçileri yoksulluk sınırı üzerinde iyileştirmeye kavuşuncaya kadar; sağlık kurumlarının tamamı riskli servis kapsamında değerlendirilerek ek ödemeleri arttırılmalıdır.
    Geliri azalan ya da gelirini kaybeden yurttaşlara bir aylık ihtiyaçlarını karşılayacak ekonomik destek verilmelidir.
    Dar gelirli yurttaşların elektrik, su, internet, doğal gaz, gıda ve temiz su gibi ihtiyaçları ücretsiz karşılanmalı ya da faturaları ödenmelidir. Yurttaşların kamuya ait tüm borçları faizsiz bir şekilde ertelenmelidir.
    Bir kez daha ifade ediyoruz. Alanın örgütlü yapılarının sesine kulak verin. Epidemiyoloji biliminin ışığında tedbirler geliştirin. İnsanları ya açlıktan ya da pandemiden ölmek arasında seçim yapmaya mahkum etmeyin. Sağlık emekçilerini daha fazla tüketmeyin’dedi

  • Amasya’ya şehit ateşi düştü

    Amasya’ya şehit ateşi düştü

    Irak’ın kuzeyine yönelik Pençe-Şimşek Harekatı’nda şehit olan Veteriner Uzman Onbaşı Hüsamettin Gökçe’nin ailesine şehadet haberi verildi.Amasya Vali Yardımcısı Turgay İlhan, Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Ak parti Amasya İl Başkanı Mehmet Akif Kesmekaya ile birlikte beraberindekiler, 22 yaşındaki Gökçe’nin şehadet haberini, Hacılar Meydanı Mahallesi’nde oturan anne Semra baba Cemalettin Gökçe’ye ulaştırdı.Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, “Mübarek günde, mübarek bir ayda, küffarın karşısında bir yiğidimizi daha toprağa verdik. Acımız büyük onurumuz da büyük. Amasya’mız bir yıldız daha kazanmıştır. Amasya’mıza mübarek olsun. Yüreğimiz yanıyor. Bizler burada orucumuzu rahat tutsun, huzur içerisinde bulunsun diye gencecik bir delikanlımız, bu millet uğruna, vatan uğruna, şehadet şerbetini içmiştir. Ne mutlu onu doğuran anaya, ne mutlu onu kazanan babaya, ne mutlu ona arkadaşlık eden arkadaşlara, konusuna komşusuna. Mübarek olsun böyle bir yiğitle yoldaşlık ettikleri için. Biliyorsunuz şöyle buyruluyor, şehitlere ölü demeyiniz. Bizde bunun üzerine diyoruz ki onlar Peygamber efendimize en yakın insanlar. En rütbeli yiğit genç delikanlılar. Peygamber efendimizin eminiz ki muhafızlarıdır. Mahremiyetleridir. Biz öyle inanıyoruz, öyle kabul ediyoruz. Bu kardeşimiz de mutlak suretle öyledir. Ve babaya sorduk, vatansa sağolsun dedi. Babayı da kutluyorum huzurunuzda vatan sağolsun.” Dedi.Ak Parti Amasya İl Başkanı Mehmet Akif Kesmekaya, “Sözün bittiği yerdeyiz arkadaşlar. Milletimizin Amasya’mızın başı sağolsun, vatan sağolsun. Vatani görevini yapmak üzere Uzman Çavuş olarak görevlendirilen arkadaşımız bu akşam ki operasyon sırasında şehit düşmüştür. Tabi şehit kanlarıyla sulanan bu vatan toprağının ne ilk şehididir, ne de son şehididir. Vatanımız milletimiz için bu adımları atmaya devam edeceğiz. Tüm milletimizin başı sağolsun, Allah rahmet eylesin.” Diye konuştu.Amasya Belediyesi ekiplerince şehidin evine ve evinin bulunduğu sokağa Türk bayrakları asıldı. Şehidin bekar ve 2 kardeşinin olduğu öğrenildi.

  • Pandemi döneminde evde kalarak su kabağı oymacılığını kendine meslek edindi

    Pandemi döneminde evde kalarak su kabağı oymacılığını kendine meslek edindi

    Amasya’nın Suluova ilçesinde yaşayan evli ve 2 çocuk sahibi Alparslan Aslan (41), pandemi döneminde başladığı su kabağı oymacılığını kendisine meslek edindi.

    Amasya’nın Suluova ilçesinde yaşayan evli ve 2 çocuk sahibi Alparslan Aslan (41), pandemi döneminde başladığı su kabağı oymacılığını kendisine meslek edindi. Pandemi dönemini fırsata çevirerek evinin balkonunda kendi atölyesini oluşturdu.

    Kesme, delme, oyma, inceltme, yakma, vernikleme, boyama ve boncuk işleme gibi birbirinden zahmetli birçok el emeği göz nuru işçilikten geçirdiği su kabaklarının ilk halini ve son halini gören vatandaşlar, şaşkınlıklarını gizleyemiyor.

    “İzlediğim belgeselden ilham alarak ben de yapmaya başladım”

    Eşinin de desteğiyle evinin balkonunu küçük bir atölyeye çevirdiğini söyleyen Arslan, “Pandemi döneminde evden çıkamadık, kimseyi de davet edemedik. Bu süreçte eve kapanıp kalmaktansa bir şeylerin peşine düştük, arayış içerisine girdik. Evimizin balkonunu küçük bir atölyeye çevirdik. Kabak bize ham olarak geliyor, temizleyip deseni işledikten sonra vernikleyip süslüyoruz. Birkaç yıl önce bir belgeselde görmüştüm su kabağı işlemeciliğini. Ondan ilham alarak 7 aylık bir süreçte bu aşamaya geldik. Kabakların desenlerini eşim tasarlıyor, ben de işlemesini yapıyorum, çocuklarım da süsleme konusunda fikir veriyor” ifadelerini kullandı.

  • Düğün yemeği yerine 300 Afrikalıya iftar

    Düğün yemeği yerine 300 Afrikalıya iftar

    Amasya’da bu yaz evlenecek Burak Koçak ve Merve Kara çifti, Korona virüs (Kovid-19) salgını dolayısıyla mütevazi bir düğün töreni planladı.Amasya’da bu yaz evlenecek Burak Koçak ve Merve Kara çifti, Korona virüs (Kovid-19) salgını dolayısıyla mütevazi bir düğün töreni planladı. Düğün yemeklerini ise bir yardım kuruluşu aracılığıyla Afrika’daki yoksullara ikram etti.Türk geleneklerinin vazgeçilmezi olan düğün yemeğinin salgın tedbirleri dolayısıyla verilemeyeceği için Uganda’daki ihtiyaç sahiplerini sevindirmeyi düşündüğünü belirten Burak Koçak, 7 Temmuz’daki düğünlerinde harcamayı planladıkları yemek ücretini bir yardım kuruluşu tarafından düzenlen “Afrika’ya iftar sofrası” kampanyasına bağışladı.Ramazan ayının paylaşma ayı olduğunu anlatan Koçak, “Düğün yemeğimizi Uganda’daki Müslüman kardeşlerimize gönderdik. Onların iftar yapmalarını sağladık” dedi.Nişanlısıyla birlikte Amasya Belediyesi’nde çalışan Merve Kara ise 300’den fazla insanın karınların doyduğu görüntüleri sevinçle izlediklerini söyledi.Derneğin Genel Başkan Yardımcısı Engin Keşoglu ve İl Başkanı Mustafa Bayoğlu da bağışta bulunan genç çifte teşekkür ederek mutluluklar dilediler.

  • Kızılay çocuklara hediye dağıttı

    Kızılay çocuklara hediye dağıttı

    Türk Kızılay Taşova Temsilciliği, Genç Kızılay Taşova Gönüllüleri ve Gençlik Merkezi Liderleri, Amasya’nın Taşova ilçesinde çocukları ziyaret ederek hediye dağıtımında bulundu.

    Türk Kızılay Taşova Temsilciliği, Genç Kızılay Taşova Gönüllüleri ve Gençlik Merkezi Liderleri, Amasya’nın Taşova ilçesinde çocukları ziyaret ederek hediye dağıtımında bulundu.Taşova’da Ramazan hediyesi olarak etkinliklerini devam ettiklerini belirten Kızılay Taşova Temsilcisi Başkanı Ömer Sayar, “Ramazan’ın hayırlı geçmesi, birlik ve beraberlik ve dayanışma içinde olduğunu göstermek maksadıyla burada bulunuyoruz. Çocuklarımıza Ramazan ikramı dağıtıyoruz. İnşallah Ramazan’ı dolu dolu yaşayacağız. Birlik ve beraberlik ve dayanışma içerisinde aynı zamanda Türk Kızılayı’nda bu ramazanda çocuklarımızın yanında olduğunu göstermek maksatlı bir etkinlik yapacağız” dedi.

    Hediye dağıtımında Genç Kızılay Taşova Gönüllüleri ve Gençlik Merkezi Liderleri de bulundu.