Hak İş Genel Başkanı Mahmut Arslan açıklamalarında kadro alan taşeron işçiler hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu Mahmut Arslan açıklamalarında kadro alan taşeronların eski kadrolularla aynı yasal haklara sahip olacağını ifade etti.
ARSLAN, AMASYA BELEDİYESİ TİS İMZA TÖRENİNE KATILDI
Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, 26 Mart 2019 tarihinde Amasya Belediyesi ile Hizmet-İş Sendikası arasındaki toplu iş sözleşmesi imza törenine katıldı.
Arslan: “Taşeron emekçilerine Kadro verilmesi Küresel Güçlere Meydan Okumadır” Kamuda taşeron firmalarda çalışan işçilere kadro verilmesini küresel güçlere karşı bir meydan okuma olarak değerlendiren Arslan, “Kadro almamız küresel güçlere karşı kazandığımız bir savaş olmuştur” dedi.
Arslan, HAK-İŞ’in taşeron şirketlerde çalışan işçiler için kadro mücadelesini 2014yılında başlattığını belirterek, “2017 yılı sonunda kadro almayı başardık. Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ediyoruz” dedi.
“KADRO ALAMAYANLAR İÇİN ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”
2020 yılı itibariyle, kadrolu, geçici, taşeron ayrımı olmadan tüm işçilerle sözleşme yapılacağını söyleyen Arslan, “Kadroya yeni geçen arkadaşlarımız da eski kadrolularla aynı yasal haklara sahip olacak. Kadro alamayan bazı arkadaşlarımız var, onlar için de çalışmalarımızı istikrarla sürdürüyoruz” dedi.
“SANDIK DEMOKRASİNİN EN TEMEL UNSURUDUR”
31 Mart seçimlerini bir yerel seçimin ötesine taşıma girişimlerini Türkiye’ye yönelik bir operasyon olarak değerlendiren Arslan, “Ülkemizin bekası için, demokrasi için mutlaka sandığa gidin. Sandık demokrasinin en temel unsurudur. Biz milletimizin sağduyusuna her zaman güveniyoruz. Amasya geleceğine sahip çıkacaktır. Seçim sonuçları inşallah milletimiz için hayırlı olur” dedi.
‘1 YIL SONRA KADRO ALANLARLA AYNI HAKLARA SAHİP OLACAKLAR’
Kadroya geçenler bir yıl sonra, daha önce kadro alanlarla aynı haklara sahip olacaklar.
HAK-İŞ Amasya İl Başkanı ve Hizmet-İş Sendikası Şube Başkanı İsmail Pazar da imzalanan toplu iş sözleşmesi hakkında bilgi verdi.
Yazar: Hasan KARATAS
-

HAK İŞ BAŞKANI AMASYA İMZA TÖRENİNDE TAŞERONLARA KONUŞTU
-

HAYDİ AMASYA!
SENDE KARANLIKTAN ÇIK AYDINLIĞA DOĞRU İLK ADIMINI AT!
AYDINLIK BİR AMASYA İÇİN KOL KOLA
30 MART cumartesi günü sıradan bir cumartesi değil Amasya halkının Mehmet SARI ile birlikte yepyeni aydınlık ve huzurlu bir geleceğe doğru kol kola yürüdüğü gün olarak tarihe yazılacak.
Milliyetçi Hareket Partisi MYK Üyesi ve Amasya Belediye Başkan Adayı Mehmet SARI öncülüğünde saat 10.30 da Kurtboğan köprüsünden başlayacak olan ‘’KOL KOLA’’ yürüyüşüne katılımın yoğun olacağı düşünülmekte Mehmet Sarı’ya gönül veren herkesin bu yürüyüşte ki yerini alması bekleniyor -

MERZİFON HASTANESİNE TAŞ KIRMA ÜNİTESİ
Merzifon Kara Mustafa Paşa Devlet Hastanesi’nde ESWL taş kırma ünitesi yapılan açılışla hizmete girdi. Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Selçuk Sezikli, “Kaliteli ve mümkün olan en iyi sağlık hizmetini sunmak, hastanemiz bünyesinde mümkün olabilecek hizmetleri hastanemize bir bir kazandırıp vatandaşlarımıza sunmak hedefindeyiz. Bu noktada hastanemize kazandırdığımız taş kırma ünitesi (ESWL) ile hastanemizden hizmet alabilecek vatandaşlarımızın taş kırdırmak için il merkezi ve veya diğer illere gitmesini azaltmış olacağız” dedi.
Üroloji uzmanlarıyla yaptıkları görüşmelerde taş hastalığının bölgede yaygın olduğuna değindiklerini anlatan Sezikli, “Yaklaşık olarak polikliniğe başvuran her 10 hastanın 2’sinde böbrek taşı saptandığı ve bu hastalarımızın büyük bir kısmında da taş kırma ile sonuç alabileceğini belirttiler. Bu anlamda hastanemizden hizmet alan vatandaşlarımız için ihtiyaç olduğu ve il merkez ve diğer illere başvurduklarını tespit ettik ve girişimlerde bulunarak sonuç aldık” diye konuştu.
Sistemin yüksek frekanslı ses dalgalarını vücudun dışından göndererek böbrek taşını küçük parçalara ayırıp idrar yollarından düşmesini sağlamaya yaradığına değinen Üroloji Uzmanı Dr. Faruk Koç da, “ESWL cihazlarının en büyük özelliği hedeflenen taşa çok küçük odaklı şok dalgaları uygulayabiliyor olmasıdır. Bu sayede taş kırma işlemi hastalar için ameliyata gerek kalmadan ağrısız ve konforlu bir şekilde gerçekleşmektedir. Ayrıca şok dalgalarının küçük bir odakta toplanarak taşa uygulanması, çevre böbrek dokularında meydana gelebilecek hasarı önlemekte ve yüksek parçalama verimliliği sunmaktadır. Bu cihaz elektromanyetik olarak şok dalgaları oluşturmakta, bu sayede efektif bir şekilde ses dalgasını odak noktasına ulaştırmaktadır. Bu işlem sırasında cihaz çok az ses çıkarttığı için hastayı rahatsız etmemektedir” şeklinde konuştu.
ESWL’nin çoğunlukla anestezi gerektirmeyen bir yöntem olduğunu söyleyen Koç, “Ancak çocuk ve bebek hastalarda anestezi altında yapılmaktadır. Herhangi bir ön hazırlık gerektirmemekle beraber kan sulandırıcı ilaçlar işlemden 5-7 gün önce kesilmelidir. ESWL seansından yaklaşık 30 dk. önce güçlü bir ağrı kesici ilaç verilerek beklenir ve hasta seansa alınır. Taş şikayeti olan hastalar üroloji polikliniğinde uzman hekimler tarafından değerlendirildikten sonra uygun görüldüğü takdirde ESWL işlemine yönlendirilir. ESWL’nin standart seans aralığı 7-10 gün ve seans sayısı 3’tür. Ancak taşın özelliklerine göre değişiklik gösterebilmektedir. Taşların kırılmasında başarı oranı taşın bulunduğu yere, sertliğine, büyüklüğüne göre değişim gösterir. Taş parçalarının düşmesine yardım etmek için günlük 8-10 (2,5-3 litre) bardak sıvı almanız gerekir. ESWL seansı sonrası ortalama 7-10 gün sonra kontrole gelmeniz gerekmektedir. Kontroller taş temizlenene kadar devam etmektedir. Taş tedavisi biten hastaların 6 ayda bir kontrole gelmesi gerekmektedir çünkü taş hastalığı tekrarlamayı sever ve erken dönemde fark edilmesi avantaj sağlar” ifadelerini kullandı. Açılışa, Amasya İl Sağlık Müdürü Dr. Öner Nergiz, İŞKUR İl Müdürü Osman Yılmaz ve SGK İl Müdürü Nurcan Yurt Şenel de katıldı. -

MİNİKLERİN YAYLARI ‘SU BORUSU’ OKLARI AĞAÇ DALI
Karaköprü köyündeki öğrenciler, su borusu ve saman balyası ipinden yaptıkları yaylar, ağaç dallarından oklarıyla teneffüslerde hedefe atış yapıyor. Toplam 19 öğrencisi, 2 öğretmeni bulunan Bölmebük Şehit Mustafa Tuluk İlkokulundaki öğrenciler, okçuluk meraklarını kısıtlı imkanlara rağmen heyecanla sürdürüyor. Teneffüs zili çalınca su borusundan ve saman balyası ipinden yaptıkları yayları, ağaç dallarından okları ile okul bahçesine çıkan öğrenciler, öğretmenlerinin karton kutudan hazırladığı hedefe “Ya Hak” diyerek atış yapıyor. Okul Müdürü ve sınıf öğretmeni Merve Tokyol Özmen, öğrencilerinden bazılarının okula ok yapıp getirdiğini, kendisinin de diğer öğretmen arkadaşıyla kartondan hedef tahtası yaptığını söyledi.
Özmen, öğrencilere daha gerçekçi bir ortam sunabilmek için müsabakalar düzenlediklerini belirterek, şunları dile getirdi: “Öğrencilerimizden bazılarının okula ok yapıp getirdiklerini ve çok güzel attıklarını gördüm. Bu konuda yeteneklerinin olduğunu fark ettik. Sonrasında onlarla bir müsabaka düzenlemeye karar verdik. Kartondan onlara bir hedef tahtası hazırladık. O hedef tahtasına puanlamalar yaptık. Kendilerinin yaptığı oklarla onlara atış yaptılar. Sonradan birinci, ikinci ve üçüncüyü seçip hazırladığımız madalyalarla ödüllendirdik.” – “Diriliş Ertuğrul dizisinden esinleniyorlar “Öğrencilerin, “Diriliş Ertuğrul” dizisinden etkilenerek okçuluğa merak saldığını vurgulayan Özmen, ok atarken dizideki gibi hareketler yaptıklarını, birbirlerine dizideki karakter isimleriyle hitap ettiklerini anlattı. Özmen, çocukların destek gördüğü takdirde bu alanda çok başarılı olabileceğini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Gerçekten çok iyi ok atan, çok hevesli öğrencilerimiz var. Burası küçük bir köy ve küçük bir okul olduğu için öğrencilerimize gerekli imkanı sunamıyoruz. Gerekli önem ve destek verilirse milli takıma kadar gidebilecek öğrencilerim olduğunu biliyorum. Bu branşta eğitim alsa çok iyi yerlere gelebilecek hatta milli takıma gidebilecek çocuklarım var. Ben onlara çok güveniyorum. Daha gelişmiş oklar yapmaya çabalıyorlar. Aileler de bu konuda istekliler, onları gerekli yönlendirmeleri yapıp kurslara göndermek istiyorlar. Hiç birinin kursa gitmişliği yok. Sadece kendi çabalarıyla, emekleriyle bu ok atma çalışmalarını her gün okulda yapıyorlar. Bu alanda başarılı olabilecek olan öğrencilerimiz olduğuna inanıyorum. Kendilerini geliştirmek istediklerinin farkındayım. “Sınıf öğretmeni Seda Ezgi Yıldız da çocukların okçulukta çok istekli olduğunu belirterek, “Çocuklar kendi aralarında ok yarışmaları yapıp, müsabakalar düzenliyorlar. Bu alanda bir eğilimlerinin olması bizi de çok mutlu ediyor, çünkü okçuluk bizim ata sporumuz. Kendilerini okçulukta geliştirmelerini temenni ediyoruz. Çocuklar dizilerde gördükleri karakterlere de imreniyorlar. Okçuluğun bu yüzden onlar üzerinde etkisi olduğunu düşünüyoruz.” dedi.
– “Gerçek oklar ve gerçek hedef istiyoruz “Üçüncü sınıf öğrencisi Ferhat Efe Çamcı, su borusu ve saman ipinden nasıl ok yaptıklarını anlattı, ok atmayı çok sevdiklerini söyledi.Gerçek oklara sahip olduklarında daha iyi bir performans sergileyeceklerini ifade eden Çamcı, “Bir yerden saman getiriyorlar. Oradan çözüyoruz ipleri. Sonra hortumu eğip uçlarına bağlıyoruz. Sonra da sıkıyoruz onu. İpine sert mi gevşek mi diye bakıyoruz. Yaptığımız oklar bazen sert bazen gevşek oluyor. Gerçek oklarımız olsa Diriliş Ertuğrul’daki gibi daha iyi ok atarız.” diye konuştu.
İkinci sınıf öğrencisi Nail Baki Gamzeli de ok atarken çok mutlu olduklarına değinerek, kendisini geliştirerek iyi bir okçu olmak istediğini dile getirdi. -

ORMAN HAFTASI NEDENİYLE VALİ VAROL ZİYARETİ
Orman Bölge Müdür Vekili Oktay Ayatay, Orman İşletme Müdür Vekili Uğur Tamer Çelik ve personelleri 21-26 Mart Orman Haftası sebebiyle Amasya Valisi Dr. Osman Varol’u ziyarette bulundu.
Vali Varol ormanların bir milletin en önemli zenginlik kaynağı olduğunu, ormanlarımızı korumak ve yeni orman alanları oluşturmanın hepimizin vatandaşlık görevi olduğunu belirtti. Bu vatandaşlık görevimizi yerine getirirken ağacı ve ormanı korumanın uygarlığın en temel göstergesi olduğunu çocuklarımıza öğretmemiz ve vatandaşlarımızı ağaçlandırma kampanyalarına katılmaya teşvik etmemiz gerektiğini dile getirdi.
Orman Bölge Müdürlüğü personeli Vali Varol’a çiçek takdim etti. Vali Dr. Osman Varol’da ziyaretlerinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. -

İL ÖZEL İDARESİ 5 GÜNLÜK HİZMET İÇİ SEMİNERİ
Amasya İl Özel İdaresi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü tarafından Amasya İl Özel İdare toplantı salonunda düzenlenen 2019 yılı Hizmet içi Eğitim Programı kapsamında; Amasya Valiliği Şube Müdürleri, Kurumumuz Birim Müdürleri, Bazı Kurum Müdürleri ve İl Özel İdare çalışanlarından oluşan ortalama 100 kişilik katılımcılara yönelik 5 günlük Eğitim Programı çerçevesinde; “Yönetim Becerileri, Algı Yönetimi ve Liderlik”, “Öfke Kontrolü ve Stres”, “Satın Alma ve İhale Kavramı”, “Sayıştay Kanunu ve Uygulamaları”; “5018 Sayılı Kanun ve Uygulamaları” konulu seminer düzenlendi.
Bakırçay Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tuncer Asunakutlu tarafından Seminerin 1. Gününde “Yönetim Becerileri, Algı Yönetimi ve Liderlik” konuları hakkında yapılan sunumda; karşılıklı soru cevap şeklinde geçerek katılımcılar tarafından büyük beğeniyle dinlendi, güncel konularla desteklenen ve örnekler üzerinde anlatılan sunumda edinilen bilgiler ile tüm katılımcıların günlük hayatına ve iş hayatına katma değer sunması amaçlanmaktadır.
İzmir Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı Eğitim Koordinatörü Gamze Erdoğrul tarafından Seminerin 2. Gününde “Öfke Kontrolü ve Stres” konuları hakkında yapılan sunumda; Globalleşen dünyamızda sağlıklı iletişimin önemine vurgu yapılarak, iş hayatımızda ne denli gerekli bir araç olduğu, doğru ve güvenli bir şekilde aktarılması gerektiği, karşıdaki kişinin algılama durumuna göre şekil alabileceği ele alınarak, katılımcılar ile karşılıklı soru cevap şeklinde geçerek, günlük hayatımızdaki örnekler ile desteklenen seminer katılımcılar tarafından beğeniyle dinlendi. Öfke kontrolü ile ilgili yöntemler ve stres durumunda nasıl başa çıkılabileceği yönünde bilgiler paylaşıldı.
Halk Sağlığı Kurumu Strateji Daire Başkanı Yavuz Ateş tarafından seminerin 3. Gününde “Satın Alma ve İhale Kavramı” konuları hakkında yapılan sunumda; Seminerde “4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu” kapsamındaki Elektronik İhale Projesi (E-İhale), (E-Eksiltme) ve konu ile ilgili bağlantılı konular hakkında eğitim verilmiş olup, pazarlık usulü ile yapılan hizmet alımı ve mal alımı ihalelerinin usulleri hakkında karşılıklı bilgi alışverişi şeklinde geçen seminerde yapılacak işlerle ilgili doğru ve etkili yollar öğrenilerek uygulamada hayata geçirilmesi amaçlanmıştır.
Emekli Sayıştay Denetçisi Necip Turguter tarafından seminerin 4. Gününde “Sayıştay Kanunu ve Uygulamaları” konuları hakkında yapılan sunumda; Denetimlerde sıkça rastlanan hatalı uygulamaları gerçek örnekler vererek geniş bir şekilde anlattığı seminerde yapım işlerinde sözleşmenin imzalanması, yer teslimi ve işe başlanılmasından itibaren, işin yürütülmesindeki bütün aşamalarla ilgili hukuki bilgiler verildi. Yapı denetim işleri, hak edişlerin düzenlenmesi ve ödenmesi, geçici ve kesin kabuller ile yüklenici ve idare arasındaki tüm teknik ve hukuki ilişkiler seminerde bütün ayrıntıları ile ele alındı.
Maliye Bakanlığı Uzmanı Hakan Dilmen tarafından seminerin 5. Gününde ise “5018 Sayılı Kanun ve Uygulamaları” konuları hakkında yapılan sunumda; 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu, 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu, 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetim, Stratejik Yönetim ve Planlama, Faaliyet Raporları, Harcama Belgeleri Mevzuatı, Taşınır ve Taşınmaz Yönetimi, 657 Sayılı Kanun Disiplin Hükümleri ve İç Kontrol Standartları konuları kapsamlı bir şekilde ele alındı. -

BAKAN PAKDEMİRLİ; ‘BEN PKK’LIYIM DİYENE SÖYLEDİM’
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Amasya Taşova’da muhalefet için sarf ettiği, ‘Bu adilere dersini sandıkta verecek misiniz?’ sözlerinin çarpıtıldığını öne sürerek hukuki süreç başlatacağını söyledi.
Pakdemirli yazılı bir açıklama yaparak şunları kaydetti:
“Taşova’da yaptığım konuşmanın bütününe bakıldığında, yerel yönetimlerin önemine vurgu yaparken belediyelerden gelen taleplere de hassasiyetle yaklaşıp, çözüm için çalıştığımızı belirttim. Bu kapsamda, Bakanlık görevine başladığım zaman, ilk İzmir ziyaretimde, Belediye Başkanına da aynı hassasiyeti ilettiğimi ancak geri dönüş olmadığını ifade ettim.
Konuşmam sırasında miting alanına gelen bir kişinin ‘Ben PKK’lıyım’ diye provokasyon yapması (konuşmanın bütününe bakıldığında görülecektir) ve son dönemde kamuoyuna da yansıyan, bazı partilerin listelerinde terör örgütü bağlantılı çok sayıda kişinin yer aldığının ortaya çıkması üzerine, ‘Bu adilere dersini sandıkta verecek misiniz?’ diye seslendim.”
Pakdemirli, konuşmasının bütünü yerine sadece belirli bir kısmının alınıp, kimi yayın gruplarında bir algı oluşturulmaya çalışıldığını üzülerek gördüğünü belirterek, “Bu vatana sevdalı ve terör belasından yüreği yanmış biri olarak, ifadelerimin terör örgütü bağlantılı kişilere yönelik olduğunu, ne muhalif partileri ne de onların seçmenlerini hedef almadığımı özellikle belirtmek istiyorum. Söz konusu haber ve paylaşımlarda yer alan mesnetsiz ifadeleri kınıyor, bu konuda gerekli hukuki süreci başlatacağımı da dile getirmek istiyorum.” -

KAÇAK İÇKİ VE SİGARA OPERASYONU
Merzifon’da bir araçta yapılan aramada kaçak sigara ve içki ele geçirildi. Alınan bilgiye göre, Merzifon İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, yaptıkları istihbarat çalışması sonucunda küçük sanayi sitesinde bir aracı durdurdu. Araçta yapılan aramada 393 paket kaçak sigara ile 25 şişe kaçak içki ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan İ.M’nin emniyetteki işlemleri devam ediyor.
-

CHP İL BAŞKANI; “TARIM BAKANI DERHAL İSTİFA ET”
CHP Amasya İl Başkanı Reşat KARAGÖZ, Amasya Taşova İlçemizde partililerine ve halkımıza hitap eden atanmış Tarım Bakanı ( Bekir Pakdemirli ) kendileri gibi düşünmeyen hemşerilerimize “ADİ” diyerek köhne zihniyetini ortaya koymuştur ”dedi. Karagöz konuyla alakalı şu açıklamalarda bulundu; ”Biz Amasya halkı olarak kötü söz sahibinindir diyor ve atanmış bakanı İSTİFAYA davet ediyoruz. Kurtuluş savaşı meşalesinin yakıldığı; “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” diyen şehrimiz tüm Türkiye’ye örnek olmuş saygın bir kenttir. Kişisel hırs, ihtiras ve kendi çıkarlarınız için Yerel Seçimleri, Genel Seçimmiş algısı yaratarak toplumu ayrıştıran, kin ve nefret söylemlerinizle halkımıza hakaret etmekten biran evvel vazgeçin. Bizler adalet içerisinde sevgi, saygı ve barışın egemen olduğu bir Türkiye’de huzur içerisinde kardeşçe yaşamak istiyoruz. Ve… Bunu engellemeye sizin gibi düşünenlerin gücü asla yetmeyecektir. Artık Yeter.
Ülkemizi 17 yıldır siz yönetiyorsunuz. Herkes tarafından kandırıldık yalanları ile halkımızı kandırmaktan vazgeçin artık. Çünkü Ülkemizi artık yönetemiyorsunuz, yaptığınız tek şey YÖNETİLMEK… Halkımızı ayrıştıran ve bölmek isteyenlere karşı gereken cevabı hemşerilerimiz birlik ve beraberlik içerisinde demokratik yollarla sandıkta en güzel şekilde verecektir.
Ve şunu unutmayın Şehzadeler Şehri Amasya’mızda siz saçmaladınız diye biz birbirimize asla düşman olmayız “dedi. -

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNDEN ‘TEKNOLOJİ ZİRVESİ’
Amasya Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Öğrenci topluluğu tarafından organize edilen Teknoloji zirvesinde sektör temsilcileri gençlerle bir araya gelerek tecrübelerini paylaştılar. ”Mesleki Bilgi Aktarımı” sloganıyla başlayan zirve Yeşilırmak Yerleşkesi konferans salonunda yapıldı. Programa Teknoloji Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ünal Kurt’un yanı sıra, akademisyenler, öğrenciler ve sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. Doç. Dr. Ünal Kurt Teknoloji Zirvesinin bir öğrenci organizasyonu olması sebebiyle çok kıymetli ve gençlerle sektörün profesyonellerinin buluşmasının öğrencilerin vizyonunu artırması açısından çok önemli olduğunu kaydetti.
Meslekte Ciddi Rekabet Var, Kendinizi Geliştirin
Teknoloji Zirvesi kapsamında gençlerle bir araya gelen Dijiled Görüntü Teknolojileri Firma Kurucusu Alper Tuğluer, görüntü sistemleri üreten bir firma ve bu konuda Türkiye’de üretim yapan tek firma olduklarını söyledi. Gençlere İngilizce öğrenmelerini ve tezlerine yönelik araştırma geliştirme yapmalarını ve bir alanda ihtisaslaşmalarını tavsiye eden Tuğluer; ”Üniversiteyi kazandık, diplomamızı alırız, hayata atılırız, diye rehavete kapılmayın; çünkü asıl hayat iş hayatına atıldığınızda başlıyor. Meslekte çok büyük rekabet var; bu rekabette öne çıkabilmek için ciddi bir çaba göstermeniz gerekiyor. Sizlere tavsiyem ikinci sınıftan itibaren İngilizce öğrenmeye başlayın ve çok iyi seviyeye getirmeye çalışın. Şu an temel bir eğitim alıyorsunuz, yine ikinci Sınıftan itibaren kendi yolunuzu seçin; yani elektrik üzerine mi gideceksiniz elektronik üzerine mi gideceksiniz karar verin. Üçüncü, dördüncü sınıfta seçtiğiniz branşa göre tezlerinizi oluşturun, stajını ona göre yapın. Üniversite hayatınızda özgeçmişinizi dolduracak yönde çalışmalarda bulunun. Acele etmeyin, basamakları teker teker teker çıkın, her şeyi öğrendim havasına girmeyin, çünkü öğrenme bir ömür boyu sürecek. Mutlaka seveceğiniz ilgi duyacağınız bir firmada işe başlayın.” dedi.
Çok İyi Eğitim Alıyorsunuz, Bunu İyi Değerlendirin
Bir diğer konuşmacı Amasya Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Temsilcisi Metin Ahsen Durusoy; ülkemizin ilk kez elektrikle 15 Eylül 1902’de İçel’in Tarsus ilinde buluştuğunu söyledi. Bundan on iki yıl sonra da elektriğin İstanbul’da kullanılmaya başladığını kaydeden Durusoy; Cumhuriyetin ilk yıllarında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün enerji üretimine ve AR-GE çalışmalarına çok önem verdiğini kaydetti. İlimiz Amasya’nın ise 1936 yılında elektrikle tanıştığını belirten Durusoy; ”Şu anda ırmak kenarında kafelerin bulunduğu yörede Siemens firması tarafından 100 KW gücünde bir termik santral kurulmuş, evlere üç lamba ve bir adet prize müsaade edilerek, onar ağaç direğine tek bir sokak lambası konularak elektrik verilmiştir.” cümlelerini kaydetti. Mesleğe başlaması ve iş tecrübelerini de gençlerle paylaşan Durusoy; ”Arkadaşlar ODTÜ ayarında çok mükemmel bir elektrik makineleri, elektronik ve güç elektroniği laboratuvarlarınız ve değerli hocalarınız var. Bu laboratuvarlardan mümkün olduğunca çok faydalanın. Derslerinize bir gün önceden hazırlanın. İş yaşamında mühendislik etik kuralarına azami özen gösterin. Amirlerinizle ve çalışma arkadaşlarınızla samimi diyaloglar kurun; onlarla ortak ve mantıklı çözüm arayışlarına girin. Her zaman toplum ve ülke menfaatlerini kişisel menfaatlerinizin üzerinde tutun, hırslarınıza yenilmeyin.” cümleleriyle konuşmasını tamamladı.
Asıl İş Sahada Öğreniliyor
EDAŞ’ta Proje Kontrolörü olarak çalışan Elektrik Mühendisi Mevanur Kızılçay da gençlerle tecrübelerini paylaşarak mühendislik eğitiminin çok keyifli bir eğitim olduğunu söyledi. İlk iş tecrübesine EDAŞ’ta bir şantiyede başladığını; iş tecrübesi anlamında buranın okul gibi olduğunu belirten Kızılçay; işe girildiği anda öğrenme yolculuğunun da başladığını ifade etti. Mühendis eğitiminde temek teknik ve mühendis gibi düşünmenin öğrenildiğini kaydeden Kızılçay; alanla ilgili tecrübelerin ise sahada kazanıldığını söyledi. Kızılçay; ”İlk işe girdiğinizde hiçbir şey bilmiyorum diye endişelenmeyin; azimli ve sebat sahibi olursanız kısa zamanda çok yol alabilirsiniz. Derslerinizi de ilerde hangi alanda çalışmak istiyorsanız ona göre seçebilirsiniz. Umarım çok mutlu olacağınız işlerde çalışırsınız ve meslek hazını sonun kadar alırsınız.” dedi.
Çalışmak İstediğiniz Alanı Bir An Önce Seçin
YEDAŞ Bakım Onarım Şefi Fatih Önder kurum olarak 7/24 bakım onarım çalışmalarını yürüttüklerini karanlıkları aydınlıklara çevirmek için çalıştıklarını kaydetti. Arızayı giderdikten sonra bir tuşa bakarak şehrin aydınlandığını gördüklerinde çocuk gibi sevindiklerini söyleyen Önder; gençlerden çalışmak istedikleri alanlarını bir an önce belirlemelerini istedi. İşini çok sevdiğini söyleyen Önder eğer mesleğinizi seviyorsanız devam edin sevmiyorsanız da ona göre bir yol belirleyin cümleleriyle gençlere tavsiyelerde bulundu.
Öğrenme Süreci Bir Ömür Boyu Sürecek
TEDx Konuşmacısı Murat Şen ise usta çırak ilişkisi üzerine bir konuşma yaparak; “Modern eğitim sadece elmanın varlığının bilgisini verir geri kalan kısım ise sizin kendinizin tamamladıklarıdır.” sözleriyle asıl eğitim sürecinin okul bittikten sonra başladığını ve öğrenme sürecinin hiç bitmediğini söyledi. Program sonunda katkılarından dolayı konuşmacılara fidan dikme sertifikası takdim edildi.