Yazar: Hasan KARATAS

  • Amasya Belediyesi Karayolları İle Yaptığı Ortak Çalışma İle Amasya’nın Yollarını Yeniliyor

    Amasya Belediyesi Karayolları İle Yaptığı Ortak Çalışma İle Amasya’nın Yollarını Yeniliyor

    Şehrimizin içinden geçen 16 kilometre yol, Karayolları desteği ve Amasya Belediyesi çalışmalarıyla yenileniyor.Asfalt çalışmaları ile modern ve yeni bir yüze kavuşacak olan şehrimiz için verdiğimiz sözleri tek tek yerine getiriyoruz diyen Başkan Sarı “tarihi ve kültürel zenginliklerle dolu olan şehrimiz için hizmet etmekten dolayı gurur duyuyoruz. Bir şehrin medeniyeti yollarından anlaşılır. Bizler bu anlayışla Amasya’mızı medeni şehirler seviyesine çıkarmak için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Asfaltlama çalışmaları için desteğini bizlerden esirgemeyen Sayın Bakanımıza teşekkür eder, sağlık, sıhhat, afiyet dilerim. Amasya’mız ve hemşehrilerimize konforlu bir hayat sunmak için çalışmalarımız devam edecektir” dedi.

  • YANGIN İKİ DAİREYİ VE ÇATIYI KULLANILMAZ HALE GETİRDİ

    YANGIN İKİ DAİREYİ VE ÇATIYI KULLANILMAZ HALE GETİRDİ

    Amasya’da bir binanın 3. Katında çıkan yangın yanındaki eve ve çatıya sıçradı. Yangın itfaiyenin uzun uğraşları sonucu söndürüldü.Alınan bilgiye göre Amasya’nın Bahçeleriçi Mahallesi Sipahi Caddesi Azim Apartmanının 3. katında yabancı uyruklu vatandaşların kaldığı dairede yangın çıktı. Çıkış sebebi belli olmayan yangın kısa sürede yandaki daireye ve çatıya sıçradı. Yangına Amasya Belediyesi itfaiye ekipleri, Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı Arazözler ve emniyet çevik kuvvet toması ile müdahale edildi.Yangından can kaybı yaşanmazken 2 daire ve çatı yanarak kullanılamaz hale geldi.Yangında 30 vatandaş önceden tahliye edildiği için can kaybı yaşanmadı.

  • Valimiz Mustafa MASATLI Gümüşhacıköy’de Köy ve Mahalle Muhtarlarıyla Bir Araya Geldi

    Valimiz Mustafa MASATLI Gümüşhacıköy’de Köy ve Mahalle Muhtarlarıyla Bir Araya Geldi

    Gümüşhacıköy köy ve mahalle muhtarları toplantısı Valimiz Mustafa Masatlı’nın Başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda ayrıca Gümüşhacıköy Kaymakamı Yunus Emre Fırat, Gümüşhacıköy Belediye Başkanı Zehra Özyol ve ilimizde faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşlarının idarecileri yer aldı.Valimiz Mustafa Masatlı toplantının açılışında yaptığı konuşmada şunları kaydetti: “Muhtarlarımızla dönemsel olarak toplantılar yapmaya çalışıyoruz. Bu toplantılarımızın genel amacı, kurum müdürlerimizin yapılan çalışmalarla ilgili bilgilendirmeler yapması ve vatandaşlarımızın sorun ve taleplerinin muhtarlarımız aracılığıyla yerinde dinlenilmesidir. Halkımızın sorunlarına en kısa sürede çözüm üretmek başlıca hedefimizdir.2018 yılında Ülkemizde yönetim sistemi değişikliği yaşandı. Bu değişiklik ile Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtik. Bu sistem insanımızı merkeze alan bir yönetim şeklidir. Bütün bunların yanı sıra halkımızın en iyi hizmeti alması, diğer taraftan da kamu kurum ve kuruluşlarımızın etkin ve verimli bir şekilde çalışması yeni sistemin en önemli hedeflerinden biridir.Bildiğiniz gibi yaklaşık 1.5 yıldır tüm dünyayla birlikte korona virüs salgınının etkisi altındayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki Türkiye’de sağlıkta dönüşüm projesi hayata geçirildi. Aile hekimliği sistemiyle herkesin bir hekimi oldu. Ardından yurdun her tarafında hastaneler yapılmaya başladı. Daha sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın hayalim dediği şehir hastaneleri son teknoloji tıbbi ekipmanlarla halkımızın hizmetine sunuldu. Bu hastanelerimizde ise sağlık ordumuz cansiperane şekilde görev yapmaktadır.Ülkemiz bu süreçte Dünyada salgından en az etkilenen ülkelerden birisi oldu. Dünyanın önde gelen ülkeleri birbirlerinin maskelerine el koydular. Yaşlıları huzurevlerine kilitleyerek kaderlerine terk ettiler. Dünyadaki en yüksek can kayıpları Amerika’da yaşandı. Ülkemiz ise başarılı bir yönetimle salgın sürecini atlatmanın eşiğine geldi.Dünyada şu anda Sinovac, Biontech, Sputnik ve Johnson&Johnson gibi geçerli aşılar var. Almanya’da Biontech aşısını geliştirenler Türk Bilim İnsanlarıdır. Buna rağmen Almanya aşılamada bizden çok geride. Avrupa bile bizim aşılama sistemimize hayranlıkla bakıyor. Şu anda günlük 1,5 milyon dozun üzerinde aşı yapıyoruz.5 adet Uçak Ambulansımız Ülkemizin bir ucundan diğer ucuna hasta nakil etmek için hazır bekliyor. Acil durumlarda helikopter ambulanslar her türlü arazi şartında vatandaşlarımızın imdadına koşuyor. Salgın sürecinde ise sadece kendi vatandaşlarımızı değil, dünyanın birçok ülkesinden insanı da tedavi görmek üzere Ülkemize taşıdık. İnsanımıza bu hizmetlerin sunulmasında pay sahibi olan başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Sağlık Bakanımıza da özellikle teşekkür ediyoruz.Salgın sürecindeki bu başarıda vatandaşlarımızın, kamu kurum ve kuruluşlarımızın, sağlık teşkilatımızın ve kolluk mensuplarımızın tamamının payı var. İlimiz aşılamada oldukça iyi durumda. Maskelerimizi atıp, sevdiklerimizle kucaklaşacağımız günler yakındır. Bu süreçte Muhtarlarımızdan aşıyla ilgili daha etkin olmalarını ve halkımızı bilgilendirmelerini rica ediyoruz.Burada ayrıca ilimizde yaşanan güzel gelişmeleri de sizlerle paylaşmak istiyorum. İl Özel idaremizin tarımsal sulamaya ayırdığı bütçeyi 2021 yılında 8 kat arttırıyoruz. 2020 yılında Özel İdaremizin yaptığı çalışmalarla 600 hektarlık bir alanda sulu tarıma geçilirken, bu yıl yapacağımız yatırımlarla yaklaşık 2500 hektarlık bir alanda daha sulu tarıma geçmeyi hedefliyoruz. Bu durum Amasya tarımı adına çok önemli bir gelişmedir. Sizlerin de bildiği gibi sulamanın olmadığı tarımsal üretimden yeterince verim ve gelir elde edilemez.Sulama çalışmalarının yanı sıra yağış azlığından dolayı kuraklıkla karşı karşıya olduğumuz bu dönemde sulama gereksinimi daha az olan Ayçiçeği ekimini destekledik. Yine Nohut, Yonca, Triticale, İncir, Amasya Elması, Kiraz, Cennet Hurması ve Çilek gibi bölgemizde üretimi yapılabilen ve pazar değeri yüksek ürünlere desteklerimizi verdik. Kırsalda yaşayan üreticilerimizde kuraklık sorununa karşı duyarlı davranmalı ve kısıtlı sulama suyunu en verimli şekilde kullanmaya özen göstermelidir.İlimizin bir diğer öncü sektörü olan sanayi alanında ise Taşova’mıza bir OSB kurduk. Taşova OSB ile Sanayi kapasitemiz %25 artmıştır.  Bunun yanı sıra mevcut Amasya, Suluova, Merzifon ve Suluova Besi OSB’yi genişletiyoruz. Tüm bu adımları Amasya’mızın sanayi alanındaki potansiyelini en üst seviyede kullanmak ve istihdamı arttırmak adına yapmaktayız.  Hepinize katılımınızdan ötürü teşekkür ediyorum.”

  • SARI’DAN SMA HASTASI AREN BEBEĞE DESTEK

    SARI’DAN SMA HASTASI AREN BEBEĞE DESTEK

    SARI’DAN SMA HASTASI AREN BEBEĞE DESTEK
    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, SMA hastası Aren bebeğimize hep birlikte yardımcı olalım. Duyarlı hemşehrilerimizin desteklerini bekliyoruz” dedi.Belediye Başkanı Mehmet Sarı, çalışmalarına devam edilen projelerle ilgili düzenlediği basın toplantısında gazetecilere açıklamalarda bulundu.

    ‘PROJELERİMİZ TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYOR’
    Amasya Belediyesi’nin en büyük yatırımlarından biri olan HES Projesi’nin çalışmaları son durumunu açıklayan Başkan Sarı konuşmasında şunları kaydetti; “Proje çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Yerinde sık sık incelemelerde bulunduğumuz projemiz gerçekleştiğinde Amasya’mız kendi temiz enerjisini üreten ilk belediye olacak. HES Projesi’ni en yakın zamanda tamamlamak için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Biz Amasya için verdiğimiz her sözü yerine getirme gayretindeyiz. Diğer yandan Yeşil Yenice Sosyal Tesisleri ve Serçoban Evliyası Mesire Alanı Genişletme çalışmalarını da tamamlamak üzereyiz. Gözlek Termal Tesisleri’nin çalışmalarına ise hız verdik. Vatandaşlarımızın aileleri ile keyifli zamanlar geçirecekleri yeşil alanlar ve tesisler oluşturmaya devam edeceğiz. Çalışmalarımız, Projelerimiz ve hizmetlerimizin yanı sıra bizler vatandaşlarımızın zor zamanlarında da yanlarında olmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

    ‘AREN BEBEĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM’
    Birçok bebeğin mücadele ettiği ve bunlardan bir tanesi olan Aren bebeğin SMA hastalığının tedavisi için duyarlı vatandaşları destek olmaya davet eden Başkan Sarı,
    “Bugün belediyemizde SMA hastası Aren bebeği misafir ettik. Aren bebek tedavisi oldukça pahalı olan SMA hastalığı ile mücadele etmektedir. Acil olarak yardıma ihtiyacı olan bu yavrumuza, biz elimizden gelen desteği vereceğiz. Siz kıymetli hemşehrilerimizden de bu konuda duyarlılık bekliyoruz” şeklinde konuştu.

  • AMASYA TAMİMİ

    AMASYA TAMİMİ

    Amasya Tamiminin (12 – 22 Haziran 1919 ) 102’inci Yıl dönümünü içtenlikle kutluyorum.

    ATATÜRK ; 12 – 22 Haziran da Amasya’da ,  “Milletin istiklâlini, yine Milletin azim ve kararı kurtaracaktır. ” ve Ankara’da ; ” Egemenlik kayıtsız şartsız  Milletindir.”  düsturlarıyla,  Amasya öncülüğünde, Türkiye Cumhuryetini kurmuştur.Bu öncü ruh ve harekette, başta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere tüm emeği geçenleri,  rahmet, şükran ve saygıyla anıyorum. TBMM’de AMASYA TAMİMİNİN 84’üncü yıl dönümü ile ilgili olarak 19 Haziran 2003 ‘de yaptığım konuşmayı, değerli hemşehrilerim ve okurlarıma saygıyla arz ediyorum.Gündemdışı ikinci söz, Atatürk’ün Amasya’ya gelişi ve Amasya Tamiminin 84 üncü yıldönümü nedeniyle söz isteyen Amasya MilletvekiliHamza Albayrak’a aittir.

    Buyurun Sayın Albayrak. (AK Parti sıralarından alkışlar)

    Konuşma süreniz 5 dakikadır.

    {Amasya Milletvekili Hamza Albayrak’ın, Atatürk’ün Amasya’ya gelişinin ve “Kutsal İttifak” olarak da bilinen Amasya Tamiminin 84’üncü yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması! }  HAMZA ALBAYRAK (Amasya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, televizyonlarının başında bizleri izleyen aziz milletimiz; “Kutsal İttifak” olarak da bilinen Amasya Tamiminin 84 üncü yıldönümü dolayısıyla gündemdışı söz almış bulunuyorum; hepinizi, şahsım ve tüm Amasya’lılar adına en kalbî duygularla selamlıyorum. 12 Haziran 2003 günü, Amasya’mızı şereflendiren başta Sayın Cumhurbaşkanımız (Sn.Necdet Sezer) ve Meclis Başkanımız (Sn.Bülent Arınç ) olmak üzere, tüm katılımcılara ve emeği geçenlere huzurlarınızda içtenlikle teşekkür ediyor; hepsini, ayrı ayrı, katkılarındandolayı kutluyorum.  Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluşunun ilk adımı Amasya’da bu tamimle atılmıştır. Amasya Tamimi, siyasî ve hukukî yönden büyük önem taşıyan tarihî bir belgedir. Bu tamimle, millî mücadele fikri artık bir fikir olmaktan çıkmış, bir eyleme dönüşmüştür. Mustafa Kemal Paşa, Anadolu’da başlayan millî mücadelenin hedefini ve yöntemini belirlemiştir. Tamim, bir bağımsızlık bildirisidir. Bu tamimle, istiklal meşalesi yakılmıştır. Tamim, 23 Nisanın müjdecisi, Cumhuriyetin doğum belgesidir. Çatısı altında bulunduğumuz Yüce Mecliste yer alan “Hakimiyet bilâ kaydü şart milletindir” ifadesinin ilk tescilidir.Değerli milletvekilleri, şahsî egemenliğin reddedildiği, millet iradesinin ve sivil inisiyatifin temel alındığı yerdir Amasya. Kurtuluşun,yenidendirilmenin, bağımsızlığın girizgâhıdır . Amasya  Mustafa Kemal Paşa, 12 Haziran 1919’da, Amasya Müftüsü Hacı Hafız Tevfik Efendi’nin davetiyle, Amasya’da coşkulu bir kalabalıklabirlikte Cülüs Tepe’den Amasya’ya girer. Amasya Müftüsü Tevfik Efendi’nin, Amasya girişinde karşıladığı Mustafa Kemal Paşa’ya “Bütün Amasya emrinizdedir; gazanız mübarek olsun. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Himmetiniz payidar olsun.” sözleriyle verdiği destek ve moralle, millî mücadele hareketinin, ilk yazılı tamimle dünyaya ilanıdır.Mustafa Kemal Paşa, Amasya’lılara yaptığı konuşmada “Padişah ve hükümet, itilaf devletlerinin elinde esir bir vaziyettedir. Memleket elden gitmek üzeredir. Bu kötü vaziyete çare bulmak için, sizlerle işbirliği yapmaya geldim. Hep beraber, aziz vatanımızı ve istikbalimizi kurtarmak için çalışmalıyız.” demiştir.  Amasya’lılar ” buna hep beraber yemin edelim” diyerek, Anadolu insanının millî hâkimiyet ve millî istiklale dayanan millî mücadelesini başlatmıştır. Emekli Müftü Abdurrahman Kâmil Efendi, ramazan ayının mübarek günü olan Cumada, Atatürk’ün talimatıyla yapmış olduğu vaazında,II.Sultan Bayezıt  Camiinde “Yegâne çare-i halâs, halkımızın doğrudan doğruya hâkimiyetini eline alması ve iradesini kullanmasıdır.” deyip, millî mücadelenin kenetlendiği yerin Amasya olduğunun altını çizmiştir.Atatürk, bizzat kendisinin kaleme aldığı Amasya Tamimiyle “Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” diyerek, Anadolu’da kalma ve  sine-i millete dönme kararını almıştır. 22 Haziran 1919’da tüm dünyaya bunu ilan etmiştir, millet egemenliğini dile getirmiştir, vatanımızın uğradığı haksız işgallere ve haksızlıklara karşı Türk Milletinin duygularına tercüman olmuştur.  Tamimde ” Vatanın bütünlüğü, milletin istiklali tehlikededir.” şeklinde, ilk ifade, yer almaktadır. Millet ve memleket meselelerine sahip çıkacak bir millî heyetin kurulması söz konusu edilmekte, millî birlik ve beraberlik içerisinde, millete dayanan bir mücadeleyle başarıya ulaşılacağının mesajı verilmektedir. Millet gerçeğine dayanarak, altüst olan düzenin yerine, yeni bir düzeni öngörmektedir. İstiklal, bu yeni düzenin parolası, millî iradeye dayanan millî hâkimiyet ilkesi ve gücüdür.Kısaca, Amasya Tamimi, Türk tarihinde hukukî ve siyasî önemiyle yeni bir Türk Devletinin kuruluşunu hazırlayan bir temel vesika olması bakımından özel bir değer ifade etmektedir. Amasya Tamimi, ayağa kalkmanın, kendine dönmenin onurunu taşımaktadır. Amasya ve Amasya’lılar da, buna ev sahipliği yapmanın ve gönlünü, inancını ortaya koymanın gururunu taşımaktadır.Tarihin tapusu, bilim ve sanatın kapısı, istiklal ve kurtuluşun eşiği, kültür ve uygarlıkların beşiği Amasya, Osmanlıya arka bahçe, Cumhuriyete öncülük yapmış; Amasya’lı, devamlı, devlet kuranların, devleti ayakta tutmak isteyenlerin yanında yer almıştır.

    7500 yıllık tarihiyle eğitim, kültür, doğa ve termal turizme öncülük eden ve Anadolu’ya Oxford olmuş Amasya’mız, 1998 yılında Cumhuriyetimizin 75 inci yıldönümü münasebetiyle kendisine vaat edilen üniversitesini bu Yüce Meclisten beklemektedir. Hiç şüphesiz ki, bu Yüce Meclis, Amasya’ya hak etmiş olduğu, gecikmeli de olsa, üniversitesini en kısa sürede verecektir.Amasya Tamiminin 84 üncü Yıldönümünü kutlar; ilginize ve Amasya’ya olan katkınıza şimdiden teşekkür eder; hepinize saygılar sunarım efendim.(AK Parti sıralarından alkışlar)

    BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Albayrak.]

    Selâmun aleyküm.

    Hamza Albayrak

    22.dönem Amasya Milletvekili

  • AVUKATA SALDIRI VATANDAŞA SALDIRIDIR

    AVUKATA SALDIRI VATANDAŞA SALDIRIDIR

    Hukuk devletinde güç kullanma (cebri icra) yetkisi hukuk kuralları çerçevesinde sadece devlete aittir.

    “İcra”, güç kullanma yetkisi içerdiği için devletin görevidir.

    Haciz mahallerinde meslektaşlarımıza yapılan saldırıların mağduru yalnız saldırıya uğrayan avukatlar değildir. Saldırıların bir diğer hedefi, avukatların haklarını koruduğu vatandaşlardır.Haciz sırasında avukata ya da bir başka görevliye yönelik saldırı, aynı zamanda devletin egemenlik hakkına saldırıdır.Devlet bu şiddete çözüm bulmaz ise sadece bireylerin can güvenliğini koruyamamış olmaz. Aynı zamanda haciz mahalli özelinde egemenliğini devlet dışı güçlerle paylaşmış olur.İzmir’de haciz sırasında meslektaşımızın başına alçakça silah dayayan kendini bilmezin bu yaptığı, mahkeme salonunda hakimi kürsüden zorla indirip, “burada hükümleri ben veririm” demesiyle eşdeğerdedir.Fail, elbette en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Nitekim soruşturma açılmış, fail tutuklanmıştır. En kısa sürede davanın açılmasını ve süratle sonuçlandırılmasını bekliyoruz. Ancak bu yetmez!Talebimiz, haciz mahallerindeki şiddet sorununa kalıcı ve etkili bir çözümün ivedilikle getirilmesidir.Önerimiz,‘her fiili haciz işlemi sırasında yeteri kadar kolluk görevlisinin zorunlu olarak bulundurulması için bir kanuni düzenleme yapılması’dır. Buna ilişkin yetkili mercilere ilettiğimiz teklifimizin takipçisiyiz.Görevlerini yaptıkları sırada saldırıya uğrayan meslektaşlarımıza geçmiş olsun diyor, hayatını kaybeden meslektaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyor, şiddeti önlemek için her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu bir kez daha kamuoyunun ve meslektaşlarımızın bilgisine sunuyoruz.Saygılarımızla.

    Türkiye Barolar Birliği

  • Hamza Albayrak Köşe Yazısı

    Hamza Albayrak Köşe Yazısı

    BM ve TÜİK’e göre TÜRKIYE

    BM’nin  (Birleşmiş Milletlerin) ; Gayrisafi yurt içi hasıla, sosyal destek, ortalama sağlıklı yaşam süresi, vatandaşların kendi hayatlarıyla ilgili karar alabilme özgürlüğü, cömertlik, ve ülkedeki yolsuzluk düzeyini ; 149 ülkeden insanlarla görüşerek hazırladığı ;

    Dünya Mutluluk Raporunda ; Türkiye 104’cü sırada yer aldı.‼️Türkiye 156  ülke arasında ; 2019’da 79 ve 2020’de  93’cü sırada yer almıştı.

    TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumunun ) her yıl birkez yayınladığı , Gelir  ve Yaşam Koşulları Araştırması verilerine göre ;  tablo maalesef bir önceki yıla göre daha olumsuz.‼️

      Yoksulluğun yayılıyor olması.

    2019 yılında Türkiye’de yoksul sayısı ; 17,2 milyondan , 2020 ‘de 17,9 milyona çıkmış. Pandeminin ve  ekonomik etkilerinin henüz yansımadığı bu araştırma sonucuna göre, Türkiye’de 700 bin kişi daha yoksul hale gelmiş olup, bunun 120 bini Yüksek Okul mezunudur.

    2020 yılında 6 milyona yakın yurttaşımızın işini ya da pandemi uygulamaları (kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin) nedeniyle gelir kaybettiği ve  yoksulluğun bulaşıcı bir hastalık gibi yayılarak, YOKSULLUĞUN her açıdan derinleştiği.2015 yılında 22 kat olan en zengin %5 ve en fakir %5’in ortalama gelirleri oranı, 30 katına çıkmış. Bir önceki yıla kıyasla en yoksul kesimin medyan geliri bir yılda sadece %4,8 artarken, en varlıklı kesimin gelir artışındaki oran %23,47 olmuş. %20’den fazla yıllık gelir artışına sahip tek grup da ZENGİNLER olmuştur.

    Orta sınıf yok olup, zengin daha zenginleşiyor ve fakir daha fakirleşiyor.Yani yoksulluk kalıcı hale geliyor. Son veriler ışığında 11,2 milyon insanımızın sürekli yoksullukla karşı karşıya olduğu görülüyor.Velhasıl yoksulluk ve yoksunluk bir kadere dönüşüyor.

    Türkiye’de pandemi ve ekonomik krizlerin de etkisiyle artan yoksulluk tek gündemimiz olmak zorunda.İstihdamın arttırılmasına yönelik önlemler, vergi politikalarının bu bakış açısı ile yeniden düzenlenmesi ve sosyal yardımların miktar ve etkinliğinin arttırılması ve şeffaflık öncelikli olarak şart!

    Türkiye 3’Y (Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasaklar )ile mücadeleye  2002 ve 2007 döneminde olduğu gibi devam ederek,  istisnasız MAFYA –  İŞADAMI  ve SİYASETÇİ  Işbirliği ve Yolsuzlukları

    araştırılıp,  soruşturularak  ZANNA  ve İFTİRAYA fırsat verilmemeli,  suçluların tesbitiyle haklarında İdari ve Adli yönlerden takibat yapılmalıdır.🤲🇹🇷

    Selâmun aleyküm.

    Hamza Albayrak

    22.dönem Amasya Milletvekili.

  • AMASYA’DA FESTİVAL COŞKULU BAŞLADI

    AMASYA’DA FESTİVAL COŞKULU BAŞLADI

    Amasya’da Uluslararası Atatürk, Kültür ve Sanat Festivali, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kente gelişinin canlandırılması, konvoy, resmi açılış töreni ve konserle başladı.

    Atatürk’ün 12 Haziran 1919’da Amasya’ya geldiğinde karşılandığı Cülüs Tepe mevkiinde temsili töreni yapıldı. Karşılama heyetinde bulunan Amasya Müftüsü Hacı Hafız Tevfik Efendi, “Paşam bütün Amasya emrinizdedir” sözleriyle Atatürk’ü karşıladı. Samsun’dan getirilen özel aracıyla konvoya öncülük eden Atatürk’ü ve beraberindekileri temsil eden oyuncuların peşinden Vali Mustafa Masatlı, Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Tugay Komutanı Albay Mehmet Atlı, protokol üyeleri ile vatandaşların yer aldığı araçlarla Cülüs Tepe’den Yavuz Selim Meydanı’na kadar “Atatürk ve Bayrağa Saygı” konvoyu düzenlendi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Atatürk’ün Amasya’ya gelişinde halka hitaben yaptığı konuşma okundu. Tarihi anlar Amasyalı tiyatrocular tarafından temsili olarak canlandırıldı.‘HÜRRİYET VE BAĞIMSIZLIK YOLUNDA BÜYÜK KATKILARI OLAN BİZLER O ECDADIN TORUNLARIYIZ’
    Amasya’nın sadece kurtuluşun değil, kuruluşunda planlarının yapıldığı bir şehir olduğunu söyleyen Belediye Başkanı Mehmet Sarı konuşmasında şunları kaydetti;
    “Amasya’mız için çok önemli bir gün. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mahiyetindeki heyeti ile birlikte Amasya’ya teşrifinin 102. Yılı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsuna çıkışlarıyla başlayan İstiklal Mücadelesinin sürecinin gerçeklemesi Amasya’mızda olmuştur. Yani esas manasını Amasya’mızda kazanmıştır. Bundan dolayı biz Amasyalılar onurluyuz, gururluyuz. Amasya’mız bu zamana kadar pek çok hüzüne, kedere, sevince şahitlik etmiştir. Lakin Türk tarihinin ve Türk milletinin kaderinin değişmesine bizlerin ecdadı ön ayak olmuş, büyük katkı sağlamışlardır. Hürriyet ve bağımsızlık yolunda büyük katkıları olan bizler o ecdadın torunlarıyız. Onların torunları olmaktan her zaman iftihar ediyor ve iftihar edeceğiz.102. yılını kutladığımız o gelişin sırdan bir geliş olmadığını, niyetinin ifşa edileceği, bayraksız, ezansız ve Kuran’sız hayatı hiçbir zaman düşünmemiş olan şanlı milletimiz için son derece önemli olduğumuzu hatırlamamız lazım. Kadınlarımız, kızlarımız, erkeklerimiz, yaşlılarımız O kutlu gelişi hiçbir zaman unutmamalıyız. Ülkemizi yeniden vatan haline getirirken ödediğimi bedel asla unutulmamalı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Amasya’ya gelmeden önce Müftü Tevfik Efendi’ye geleceğini bir telgraf ile haber verdi. Müftü Tevfik Efendi 53 arkadaşı ile Cülüs Tepe’de Atatürk’ü karşıladı. Müftü Tevfik Efendi” Paşam bütün Amasya emrinizdedir” diyerek tekbir verdi. Başta Müftü Tevfik Efendi ve 53 vatansever arkadaşımı saygıyla anmalıyız.12 Haziran 1919’da Amasya’mıza gelmesi bir ümidi ateşlemiş ve Anadolu’yu heycanlandırmıştır.10 gün sonra Amasya genelgesi yayınlanmış. Yani Amasya sadece kurtuluşun değil, kuruluşunda planlarının yapıldığı bir şehirdir. Zafere giden yolda Amasya’mız Atamızı yalnız bırakmamıştır. Millî mücadelenin ateşi burada yakılmış, dünya tarihinde bir ilk yaşanmıştır.102 yıl önce küçük kıyameti yaşayan milletin evlatlarıyız. Yıllarca varlıktan, yokluğa düşmenin girdabında boğuştuk, durduk. Ecdadımızın yaşadığı acı hadiselerden ders çıkarmalı ve geleceğimizi ona göre planlamalıyız. Bin yıllık mazimizle bu toprakların bir parçası olduk. Biz örfü, adeti, inancı olan bir milletiz. Yaşadığımız yerlere ad verdik, eser diktik, adına da vatan dedik. Bir olursak iri oluruz, diri oluruz millet olarak hasımlık değil, hısımlık yakışmaktadır. Tarihimize, kültürümüze, inancımıza el birliği ile her zaman sahip çıkmalıyız. Kıymetli şehrimiz Amasya’mıza büyüğümüzle, küçüğümüzle sahip çıkmalıyız. Bağımsızlığımıza Büyük katkıları olan gazi ve şehitlerimizi minnetle anıyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını hürmetle yad ediyorum. Mekanları cennet olsun” dedi.

    ‘AMASYALILARIN ONUR GÜNÜ KUTLU OLSUN’
    Daha sonra konuşan Amasya Valisi Mustafa Masatlı ise, “Tarihin tanık olduğu en büyük felaketlerden olan, 1. Dünya Savaşı sonunda mağlup devletler tarafında yer alan Osmanlı İmparatorluğu’nun 30 Ekim 1918’de imzalamak durumunda kaldığı Mondros Ateşkes Antlaşmasının çeşitli maddelerinin ihlali gerekçesiyle; önceden hazırladıkları Osmanlı topraklarını paylaşma planlarını uygulamaya koyan İtilaf Devletleri, yurdumuzu yer yer işgale başlamışlardı. Memleketin işgallerle parçalanmaya başladığı bir ortamda, tek kurtuluş yolunun Anadolu’da başlayacak milli bir mücadele hareketinde olduğunu bilen Mustafa Kemal, millet egemenliğine dayalı tam bağımsız bir devlet kurmanın zamanının geldiğine inanıyordu. Bu düşüncelerle 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basan Gazi, 12 Haziran 1919’da halkın büyük bir coşkuyla ve sevgi gösterileriyle karşıladığı Amasya’ya gelmiştir. 14 Haziran’da ise Mustafa Kemal Paşa’nın isteği ile Amasya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulmuştu. Manda ve himaye söylentilerinin devletin en yetkili ağızlarından bile en muteber çare olarak ifade edildiği bir ortamda, bizzat kendisinin Amasya’mızda kaleme alarak imzaladığı, Amasya Tamiminde geçen ‘Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.’ ifadesi, Mustafa Kemal’in Türk Milletine duyduğu güvenin ve hürriyete olan inancının apaçık işareti, var olmak ile yok olmak arasında tercihe zorlanmış bir milletin akıllara durgunluk veren kurtuluş mücadelesinin bir özetiydi. 22 Haziran 1919’da yayımlanan Amasya Tamimi’nde; vatanın bütünlüğünün, milletin bağımsızlığının tehlikede olduğu vurgulanarak, milletin ahvalini göz önünde tutmak ve haklarını dile getirip, bütün dünyaya duyurmak için her türlü etkiden ve denetimden uzak, milli bir kurulun varlığının çok gerekli olduğu belirtilmiş ve Sivas’ta bir kongrenin tez elden toplanması kararlaştırılmıştır. Amasya Tamimi, aynı zamanda Kuvay-i Milliye hareketinin yurt geneline yayılmasını sağlayan çalışmaların başlangıcı ve milli egemenliğe dayalı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin doğum belgesidir. Mustafa Kemal, Amasya’da kaldığı süre içerisinde; Samsun ve Amasya’dan başlayarak, Erzurum ve Sivas Kongreleri ile yurt geneline yayılan Kuvay-i Milliye hareketinin ve kurtuluş mücadelesinin plan ve programlarını yapmış, bu çerçevede Türkiye Cumhuriyeti’nin doğum belgesi olarak kabul edilen Amasya Tamimini yayımlayarak yurt genelindeki bütün vatandaşlarımızın işgalcilerle mücadelesinde olağanüstü bir heves ve heyecan kazanmasını sağlamıştır. Mustafa Kemal Paşa’nın milli mücadele hareketini halka mal ettiği yer Amasya; bunun kararı ise Amasya Tamimi’dir. Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyetimizin Banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Amasya’ya teşriflerinin 102. Yıldönümünde tüm Amasyalıların onur gününü kutluyor, saygılar sunuyorum” diye konuştu.

    12-22 Haziran Amasya Uluslararası Atatürk Kültür ve Sanat Festivali kutlamaları her akşam pandemi kurallarına uygun olarak 22 Haziran tarihine kadar devam edecek.

  • Taşova Belediye Başkanı Bayram Öztürk Çocuklarla Bir Araya Gelerek Çikolata Dağıttı

    Taşova Belediye Başkanı Bayram Öztürk Çocuklarla Bir Araya Gelerek Çikolata Dağıttı

    Taşova’da güneşli havayı fırsat bilen ve anne ve babalarıyla sokağa çıkan çocuklara Belediye Başkanı Bayram Öztürk çikolata ikramında bulundu.Çocuklarla güneşli havada sohbet ederek vakit geçiren Belediye Başkanımız Bayram Öztürk, “Sabredin çocuklar az kaldı Birlikte başaracağız ve güzel günler göreceğiz” dedi.Başkan Öztürk, çocuklarla güzel bir buluşma yaşadıklarını ifade ederek, “Gülüşerek oynamalarını özlediğimiz çocuklarımızın keyfine ortak olduk. Çocuklarımızın koşuşmalarını özlemiştik. Onlar için anlamlı olan bu günde bizde yanlarında olmak istedik” dedi.Aileler, Belediye Başkanımız Bayram Öztürk’e jestlerinden dolayı teşekkür etti.