Covid-19 ile mücadele kapsamında Amasya’da yapılan toplam aşı sayısı 730 bin 659 oldu.1.Doz uygulanan aşı sayısı 265 bin 134, 2. Doz uygulanan aşı sayısı 255 bin 575 olurken, 3. Doz aşı 159 bin 211 ve 4. Doz uygulananların aşı sayısı 46 bin 922 olurken 5. Doz 3 bin 817 oldu.Amasya İl Sağlık Müdürü Dr. Dursun Koç, “Amasya’da Covid-19 ile mücadele kapsamında toplamda 1. Doz, 2.doz, 3. Doz, 4. Doz ve 5. Doz olmak üzere 730 bin 659 aşı yaptık. 280 bin 769 hedef nüfusumuzun ilk dozda yüzde 97’sini, ikinci dozda 87,4’ünü aşılamış olduk. Ülke genelinde 2. Doz aşı yapılan 3. Şehir konumundayız. Tabi ki hedefimiz aşılamada ülke genelinde birinci olmak.Elimizdeki en güçlü silahımız aşıdır. Sırası gelen vatandaşlarımızı aşı olmaya davet ediyoruz. Hatırlatma dozlarımızı yaptırmayı ihmal etmeyelim. Unutmamalıyız ki hep beraber tedbirlere uyarak ve aşımızı olarak Covid-19’u aşacağız ve yeneceğiz. Hedefimiz Amasya’da yüzde 100 aşı yapmak.”diye konuştu.
Yazar: Hasan KARATAS
-

VALİ MASATLI VE BERABERİNDEKİ BÜROKRATLAR BAKAN KURUMU ZİYARET ETTİ
Amasya Valisi ve beraberindeki bürokratlar Ankara’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’u ziyaret etti.Amasya Valisi Mustafa Masatlı, AK Parti Milletvekilleri Hasan Çilez, Mustafa Levent Karahocagil, AK Parti Amasya İl Başkanı Ekrem Toto ve Ziyaret Belediye Başkanı Mehmet Uyanık ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’u ziyaret etti. Ziyarette Amasya’ya yapılması planlanan Millet Bahçesi, TOKİ Konutları ve diğer destek konuları ele alındı.
-

BAKANLIK GERİ ÖDEMESİZ DESTEK VERECEK
Amasya’nın Suluova Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Öksüz, Boş bırakılan atıl arazilere hibe müjdesi geldi. Hububat, baklagil ve yağlı tohum ekilmesi halinde Bakanlık geri ödemesiz destek verecek dedi.Başkan Öksüz gazetemize yaptığı açıklamada, “Karar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlandı.Hububat, baklagil ve ayçiçeği, kanola, soya, aspir gibi yağlı tohumlu bitki üretimi yapanlara hibe desteği verilecek.Karar ile boş bırakılan, atıl durumda olan veya nadasa bırakılan arazilerin ekilmesi hedefleniyor.Hibe projesi 2022 yılı için uygulanacak. Projenin toplam bütçesinin yüzde 75’i bu program için kullanılacak.” Diye konuştu.
-

TÜRK DÜNYASI DİJİTAL VATANDAŞLIĞI PROJESİNİN İKİNCİ DÖNEMİ BAŞLIYOR
Amasya Üniversitesi Tarafından Yürütülecek Olan Türk Dünyası Dijital Vatandaşlığı Projesinin İkinci Dönemi Öğrencileriyle Başlıyorİlk dönemi, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi tarafından başarılı şekilde tamamlanan Türk Dünyası Dijital Vatandaşlığı projesinin ikinci dönemi 11 Mart 2022 tarihi itibariyle Amasya Üniversitesi’nde başlıyor. 10 ülke ve 80 üniversiteden yaklaşık 6 bin öğrencinin katılacağı etkinlikler Amasya Üniversitesi tarafından yürütülecektir. Proje kapsamında seçmeli ders olarak öğrencilere sunulan ve çevrimiçi olarak 16 Hafta boyunca devam edecek çalışmaların her bir haftasında Türk dünyası tarihi, dili, edebiyatı, coğrafyası, kültürü, sanatı ve Türk dünyasında spor, bilim, eğitim başlıklı dersler ve Dijital Kültür ve Dijital Eğitim Üretimi konulu atölyeler alanında uzman akademisyenlerce verilecek olup projede haftalık etkinliklerin yanı sıra önemli isimlerin katılımıyla Türk dünyasında güncel meselelerin ele alındığı söyleşilerin de gerçekleştirilmesi planlanmaktadır.Bu dönem projeye ev sahipliği yapacak olan Amasya Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı konuşmasında, “Türk Dünyasında ortak paydada hareket edebilme kabiliyetinin gelişmesine katkı sağlamak için “Türk Dünyası Dijital Vatandaşlığı” projesinin önemli bir işlevi icra edeceğine ve projenin farklı bölgelerde yaşayan Türklerin kültürel anlamda aynılıklar ve benzerliklerinin farkına varmasını sağlayarak bir vatandaşlık bilinci oluşturmasının Türk Dünyasının geleceği bakımından hayati bir adım olduğunu; 8500 yıllık tarihiyle on dört medeniyete ev sahipliği yapmış, bir tarih ve kültür şehri Amasya’dan sevgi ve selamlarını gönderirken projeye ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını“ ifade etti.Proje Koordinatörlerinden Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yücel Öksüz ise “Projenin Türk Dünyası 2040 Vizyon belgesinde eğitimle ilgili yer alan amaçlarla uyumlu olduğunu; eğitim yoluyla İsmail Gaspıralı’nın “Dilde, Fikirde ve İşte Birlik” düsturunun gerçekleşmesine katkı sağladığını ifade etti. Ayrıca, proje kapsamında gençlerin Türk Dünyası hakkında bilişsel ve duyuşsal farkındalıklarını geliştirmek; aynılıklarının, benzerliklerin farkına varmasını sağlamak; kültüre ait ortak ve temel değer kazanımları elde etmek; Türk Dünyası ile ilgili konularda düşünmek, Türk Dünyası birliğinin oluşumu ve geleceği konusundaki tartışmalarda yer almak gibi fırsatlar bulacaklarını” söyledi.Proje sayesinde Türk Dünyası Dijital Vatandaşlığı derslerini alacak olan gençler Türk Dünyası bilim insanlarıyla ve kanaat önderleriyle buluşarak onların bilgilerinden ve tecrübelerinden faydalanacak, Türk Dünyası’nın sorunlarına ilişkin tespitlerde bulunacak, bunlara çözüm önerileri getirecek projeler üretecek, Farabi gibi ‘bilim kamplarına’ katılabilecekler.Bu dönem başarılı olan öğrencilerin Macaristan’da “Gül Baba Bilim Kampı’na alınması ve “Türk Dünyasının Geleceğinin tasavvuru” konulu bilimsel toy düzenlenmesi planlanmaktadır. Projenin öncelikli unsurlarından biri de Türk dünyasından öğrencilerin “Türk Dünyası Vatandaşlığı Pasaportu” alarak, öğrenim görebilmeleri olacak. Böylece Türk dünyası öğrencileri ortak pasaporta sahip olabilecek. Proje kapsamında ortaya konulan ürün ve içerikler, yetişkin eğitimi noktasında, Türk dünyası vatandaşlarının da erişimine açılacaktır. Böylece Türk dünyası hakkında bilişsel ve duyuşsal farkındalıklar arttırılabilecektir.Amasya Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezinin fiziki ve teknik altyapısı kullanılarak sürdürülecek olan etkinliklerle gençlerimiz ortak bir çatı altında milli ve manevi değerlerimizi tanıma imkânı bulacaktır. Türk dünyasının bu ve benzeri ortak çalışmalarla daha iyi günlerde buluşacağına inanıyoruz.
-

AMASYA’DA SIVI YAĞ DEPODA DEĞİL, REYONDA
AMASYA Belediye Başkanı Mehmet Sarı, kentteki marketlerde sıvı yağlarla ilgili stok ve fahiş fiyat konusunda denetim yaptı.
Belediye Zabıta ekiplerinin de katıldığı denetimde Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, marketlerde satılan sıvı yağların fiyatlarını ve stok durumunu denetledi.
‘Fahiş fiyat ve stokçulara fırsat vermiyoruz’
Yaptığı denetimde market sorumlularına ve çalışanlarına konuşan ve fahiş fiyat ve stok durumuyla karşılaştıklarında, çok sert bir şekilde karşılık vereceklerini belirten Başkan Sarı açıklamasında şunları kaydetti;
“Bu vatan bizim, bu millet bizim. Biz hep beraber bir milletiz, bu coğrafyanın insanlarıyız. Fahiş fiyat uygulayanlara, stokçulara fırsat vermememiz gerekiyor. Bu manada sizde bize yardımcı olacaksınız, bu yağları evlerine alıp götürenler, hepimizin akrabası, bu konuda sizi yanlışa düşürmek isteyenler olabilir aman onlara fırsat vermeyin. Hepimiz bu vatanda doğduk, yaşıyoruz ve nimetlerinden faydalanıyoruz” dedi.‘Marketlerde yağlar mevcut’
Stokçuluk konusunda kentte belli aralıklarla denetimlerin süreceğini, aşırı fiyat hareketliliği ve spekülatif hareketlere fırsat verilmeyeceğini söyleyen Sarı, açıklamasının devamında;“Biz marketleri denetledik, marketlerimizin hepsinde yağlarımız mevcut, bugün bizzat kendim de birçok markete uğradım, raflarda yağların bulunduğunu, herhangi bir sıkıntı olmadığını yerinde gördüm. Bu konuda Amasya esnafına teşekkür ediyorum. Karaborsa, stokçuluk gibi bu modeller 1970’li yıllardaydı. Fırsatçılara, fahiş fiyata tavrımız sert olur. Çevre il ve ilçelerimizde ‘Bizde yağ sıkıntısı var’ diyenleri Amasya’ya davet ediyoruz. Gelip istedikleri marketten yağlarını uygun fiyattan temin edebilirler” diye konuştu.
Denetimler sırasında alışveriş yapan vatandaşlar Başkan Sarı’ya teşekkür etti.
-

PCR TESTİ MASKE ZORUNLULUĞUNUN KALDIRILMASI İLE İLGİLİ DETAYLAR PAYLAŞILDI
Amasya Valiliği dahil 81 İl Valiliğine gönderilen genelgede PCR Testi ve Maske zorunluluğunun kaldırılması ile ilgili ayrıntılar paylaşıldı. Yaklaşık 2 yıldır hayatımızda olan koronavirüs pandemisi, yaşam tarzlarımızda bir çok yeni normaller doğurdu. Bunların başında maske kullanımı geliyor. 2 yıldır hayat tarzımızın bir parçası haline gelen maske kullanımı ile ilgili kural geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklama ile kısmi olarak kaldırıldı. Bazı açık ve kapalı alanlarda maske kullanma zorunluluğu ortadan kalkarken, PCR testi zorunluluğuna da bazı düzenlemeler getirildi.Aşısız veya aşı sürecini tamamlamamış kişilerden uçak seyahati gibi durumlarda istenen PCR Testi, artık istenmeyecek. Ayrıca hastalık belirtisi göstermeyenlerden de PCR testi istenmeyecek.Konu ile ilgili Amasya Valiliğinden yapılan açıklamada; “Koronavirüs (Covid19) salgını sürecinde toplumsal hayatın işleyişine ilişkin usul ve esaslar; salgının genel seyri ve Sağlık Bakanlığının önerileri doğrultusunda belirlenmektedir.Sağlık Bakanlığının konu ile ilgili 81 İl Valiliğine gönderdiği yazısında ; “Pandeminin geldiği noktada, salgının etkisinin azalması, aşılamanın yaygınlaşması, toplumsal hayatı eskisine oranla daha az etkilemesi ile birlikte alınan önlemlerin dünyada olduğu gibi ülkemizde de toplumun her noktasında kısıtlama şeklinde değil bireysel düzeyde uygulanması önemli hale geldiği” vurgulanarak maske kullanımı, HES kodu ve PCR testi istenmesine ilişkin mevcut tedbir ve kuralların yeniden düzenlenmesi istenilmektedir.Bu kapsamda;1. Uygulamadan Kaldırılan Hükümler;1.1 İlgili Bakanlık Genelgelerimizde; maske kullanımı, HES kodu sorgulaması ve negatif PCR test sonucu ibrazı istenilmesine dair hükümlerin uygulanması 3 Mart 2022 tarihi itibariyle sonlandırılmıştır.2. Maske Kullanımı;2.1 Bundan böyle açık alanlar ile sosyal mesafenin uygulanabildiği ve uygun havalandırma koşullarının bulunduğu kapalı yerlerde maske kullanma zorunluluğu uygulanmayacaktır.2.2 Öte yandan yeni bir karar alınıncaya kadar; okul, hastane, sinema, tiyatro gibi kişiler arasında gerekli sosyal mesafenin sağlanamadığı kapalı yerler ile otobüs, minibüs, servis, tren, metro, vapur, uçak gibi her türlü toplu ulaşım araçlarında (şehirlerarası dahil) maske kullanım zorunluluğu uygulanmasına devam edilecektir.3. HES Kodu Uygulamasına Son Verilmesi;3.1 Alışveriş merkezleri (AVM), tiyatro, halı saha gibi belirli alanlara girecek veya otobüs, tren, uçak gibi toplu ulaşım araçlarının kullanacak kişilere yönelik HES kodu sorgulaması yapılması uygulaması 3 Mart 2022 tarihi itibariyle sona erdirilecektir.4. PCR Testi;4.1 Aşısız veya aşı sürecini tamamlamayan ya da son 180 gün içinde hastalığı geçirmemiş kişilerden uçakla seyahat gibi durumlarda istenilen negatif PCR test sonucu ibrazı istenilmesi uygulamasına 03.03.2022 tarihi itibariyle son verilecek ve bundan böyle Sağlık Bakanlığının ilgi (a) yazısı doğrultusunda hastalık belirtisi olmayan kişilerden PCR testi istenilmeyecektir.Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.5. Sınır Kapılarındaki Uygulama Esasları;Sağlık Bakanlığının ilgi (b) yazısı doğrultusunda 3 Mart 2022 tarihinden itibaren sınır kapılarımızdan ülkeye girişte uygulanacak usul ve esaslar aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenecektir;5.1 Hava yolu ile sınır kapılarımızdan ülkemize girişlerde; Dünya Sağlık Örgütü veya ülkemizce acil kullanım onayı verilmiş aşılardan en az iki doz (Johnson & Johnson için tek doz) yaptırdıklarını ve son dozdan en az 14 gün geçtiğini veya ilk PCR pozitif test sonucunun 28. gününden başlamak üzere son 6 ay içinde hastalığı geçirdiğine dair ilgili ülke resmi otoritelerince düzenlenen belgeyi ibraz edenler veya son 72 saat içinde alınmış negatif PCR test sonucu ibrazı veya son 48 saat içinde alınmış negatif hızlı antijen testi ibraz eden kişilere karantina tedbiri uygulanmayacaktır.5.2 Kara, deniz ve demiryolu sınır kapılarımızdan ülkemize giriş yapacak kişilerden herhangi bir belge istenmeyecektir.5.3 12 yaş altındaki çocuklar ülkemize girişlerde PCR/Antijen test raporu ile aşı sertifikası uygulamalarından muaf tutulacaktır.5.4 Dış ticaretin olumsuz etkilenmemesi için uçak mürettebatı ve kilit personel SARSCoV2 PCR testi ve karantina uygulamasından muaf tutulacaktır.5.5 Yabancı ülkelerle ikili düzeydeki özel düzenleme hükümleri saklıdır.Valilerimizce, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda İl/İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulları kararlarının ivedilikle alınmasının sağlanması ve uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi hususlarında; Bilgi ve gereğini önemle arz ve rica ederim.” ifadelerine yer verildi.
-

VALİ MASATLI SULUOVA TDİ YÖNETİM KURULU TOPLANTISINA BAŞKANLIK YAPTI
Suluova Tarıma Dayalı İhtisas (TDİ) Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyeti ve Yönetim Kurulu Toplantıları yapıldı. Toplantılara Amasya Valisi Mustafa Masatlı başkanlık yaptı.Amasya Valisi Mustafa Masatlı, Suluova Tarıma Dayalı İhtisas Besi Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyeti ve Yönetim Kurulu Toplantılarına başkanlık etti. Toplantılarda Suluova TDİ Besi Organize Sanayi Bölgesi müteşebbis heyeti ve yönetim kurulu üyeleri yer aldı.Toplantıların açılışında konuşan Amasya Valisi Mustafa Masatlı, “Suluova TDİ Besi Organize Sanayi Bölgesi genişleme alanı bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programında yer almış ve projemize 26 milyon TL kaynak ayrılmıştır.Genişleme alanımızın süratle faaliyete başlayabilmesi için nazım imar planı, genel imar planı ve üstyapı model planları hazırlanmış ve Tarım ve Orman Bakanlığımıza sunulmuştur. Besi OSB’miz artık daha profesyonel bir anlayışla yönetilmektedir. OSB’miz şuanda kendi alanında Türkiye’nin en büyüğüdür. Genişleme alanının da faaliyete geçmesiyle OSB’miz Avrupa’nın en büyüklerinden biri olacaktır.” ifadelerine yer verdi.Vali Masatlı’nın konuşmasının ardından toplantıda, Suluova TDİ Besi OSB Denetim Kurulu 4’üncü üç aylık dönem Denetleme Raporu ve 2021 yılı kesin bütçesi, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Suluova TDİ Besi OSB tüzel kişiliği arasında imzalanacak kredi sözleşmesi ve TDİ Besi OSB’nin YEKDEM antlaşmaları ile bağlantı antlaşması konuları görüşülerek karara bağlandı.
-

TÜRKİYE GENELİNDEKİ BÜTÜN OKULLARDA DEPREM TATBİKATI YAPILDI
1-7 Mart Deprem Haftası münasebetiyle İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye genelindeki bütün okullarda eş zamanlı deprem tatbikatı yapıldı.Amasya Anadolu Lisesi’nde düzenlenen deprem tahliye tatbikatına Amasya Valisi Mustafa Masatlı ve Amasya İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Coşkun da katıldı.Yaşadığımız coğrafyada tarih boyunca büyük acılara neden olan deprem gerçeğine, her yıl 1-7 Mart ‘Deprem Haftası’nda düzenlenen etkinlikler ile dikkat çekiliyor. Depreme hazırlığa odaklanan bu özel hafta, bu sene “2022 Afet Tatbikat Yılı” ile birleşti. Bu kapsamda Türkiye’deki tüm okullarda, 4 Mart Cuma günü, aynı anda “Deprem Anı ve Tahliye Tatbikatı” yapıldı. AFAD, yalnızca okullarda okuyan çocuk ve gençleri değil, tüm vatandaşları, Deprem Haftası’nda depreme hazırlık yaparak değerlendirmeye çağırıyor.Deprem Haftası’nın “2021 Afet Eğitim Yılı” ile birleştiği geçen yıl, afet farkındalık bilgilendirmeleri ile 56 milyon 677 bin 561 kişiye ulaşıldı. Geçtiğimiz yıl verilen bu eğitimlerin toplumsal davranış değişikliğine dönüşmesi amacıyla 2022 yılı, Afet Tatbikat Yılı olarak ilan edildi.Vatandaşların Gayretleri, Kamunun Çalışmalarını GüçlendiriyorDeprem başta olmak üzere ülkemizin tüm afetlere hazır olması için AFAD ve koordinasyonundaki kurum ve kuruluşlar çalışmayı sürdürüyor. Vatandaşların alması gereken bireysel önlemlere ise 1-7 Mart Deprem Haftası ile dikkat çekiliyor. Çünkü depremlerdeki kayıpların bir daha yaşanmamasında, kamu kurumlarının aldığı önlemlerin yanı sıra vatandaşların alacağı tedbirler de büyük önem taşıyor. Depreme karşı kamunun, üniversitelerin, Sivil Toplum Kuruluşlarının ve özel sektörün yaptığı çalışmaları, vatandaşların bireysel gayretleri tamamlıyor. Bu nedenle AFAD, Deprem Haftası’nda vatandaşlara kendi risklerini azaltmaları, kendi hazırlıklarını yapmaları çağrısında bulunuyor.Depremden Sonraki İlk 6 Saatin Hayati ÖnemiAFAD Resmi İnternet Sitesinden yapılan bilgilendirme mesajında deprem öncesinde, deprem anında ve sonrasında yapılması gereken davranışlar anlatıldı.”Deprem sonrası ilk 6 saat, canların kurtulması için büyük önem taşıyor. İlk 6 saatte uygulanacak doğru davranış şekilleri, hem vatandaşların kendi hayatlarını hem de yakınlarının hayatlarını kurtarabiliyor. AFAD, vatandaşları, www.hazirol.gov.tr üzerinden ilk 6 saatteki doğru davranış şekillerini öğrenmeye ve “afet farkındalık eğitimi” almaya çağırıyor. Ayrıca hem becerilerini arttırmaları hem de afet ve acil durumda afetzedelere yardımcı olabilmeleri için e-Devlet üzerinden AFAD Gönüllüsü olmaya davet ediyor.Depreme Okulda Yakalananlar Ne Yapabilir?Öncelikle sakin kalmaya çalışın.Sarsıntı süresince sağlam bir nesnenin yanında Çök-Kapan-Tutun hareketini uygulayarak hedef küçültün.Sarsıntı bittiğinde okulu tahliye edin.Önceden belirlenen tahliye güzergâhında, öncelik ve sınıf sırasına göre tek sıra halinde dışarıya çıkın ve tahliye sırasında öğretmenlerinizin yönlendirmelerine uyun.Okuldan çıkarken Acil Çıkış Merdivenlerini veya okul merdivenlerinin duvara yakın tarafını kullanın. Başınızı kitap veya ellerinizle koruyun.Okul Afet ve Acil Durum Planında belirlenen “Acil Durum Toplanma Alanında” her sınıf kendi içinde halka oluşturacak şekilde bekleyin.Depreme Başka Bir Yerde Yakalananlar Ne Yapabilir?Deprem Sırasında:Cam, pencere, dışarıya bakan duvar ve kapılardan, aydınlatma tesisatı veya armatürü gibi üzerinize düşecek her tür eşyadan uzak durun.Güvenli bir yer bulup, diz üstü çökün, başınızı ve ensenizi koruyacak şekilde kapanın, düşmemek için sabit bir yere tutununMerdivenlere ya da çıkışlara doğru koşmayın.Bina dışında açık alanda iseniz enerji hatlarından, diğer binalardan, direklerden, ağaçlardan ve duvar diplerinden uzaklaşın.Binalardan düşebilecek nesnelere karşı Çök-Kapan-Tutun hareketini yapın.Karayolunda seyir halinde iseniz (bina, ağaç, direklerin yanında, üstgeçit altlarında durmaktan sakınarak) güvenli bir yerde yolu kapatmadan, sağa yanaşıp durun.” ifadelerine yer verilen bildiride vatandaşların afetlere her an hazırlıklı olması amaçlandı.
-

BAŞKAN SARI, AMASYALI KADINLARI UNUTMADI
Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ olması nedeniyle kent merkezinde kadınlara karanfil verdi.
‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ nedeniyle kadınlara kırmızı karanfil veren Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, belediye olarak her zaman kadınların yanında olmaya devam edeceklerini söyledi. Kocacık Çarşısında esnafları ziyaret eden ve kadınların gününü kutlayan Başkan Sarı, kadın esnaflarla tek tek muhabbet ederek, özel günlerini kutladı.‘KADINLARIN DAHA İYİ ŞARTLARDA ÇALIŞMALARINI HER ŞEYDEN FAZLA ÖNEMSİYORUZ’
Kadın istihdamının artmasının ekonomik kalkınma ve gelişmede büyük bir öneme sahip olduğuna söyleyen Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, açıklamasında şunları kaydetti;
“Bölgemizdeki kadın istihdamının artmasını ve kadınların daha iyi şartlarda çalışmalarını her şeyden fazla önemsiyoruz. Kadınlarımıza sadece 8 Mart’ı değil, her günü en az 8 Mart kadar özel kılmak en büyük amacımız ve temennimizdir. Çünkü geleceği onlar şekillendirecektir. Bizler bu görevleri ve makamları onların yetiştirecekleri çocuklara devir edeceğiz. Kadınlarımız ne kadar güçlenir ise o kadar güçlü bir Türkiye’ye ve geleceğe sahip oluruz” dedi.‘BELEDİYE OLARAK KADINLARI HER KONUDA DESTEKLİYORUZ’
Kadınların toplumun en önemli yapı taşları olduğunu belirten Başkan Sarı, açıklamasının devamında; “Kadınlar, bizlerin en iyi şekilde yetişmesini sağlayan ve gelecek nesillerin mimarlarıdırlar. Yaşamın her kademesinde önemli roller üstlenen kahraman kadınlarımız, fedakârlık içinde yaptıkları çalışmalarla, ülkemizin kalkınmasında her zaman büyük pay sahibi olmuşlardır. Milli ve manevi değerlerimizin, kültür ve geleneklerimizin en kıymetli taşıyıcıları hiç şüphe yok ki kadınlarımızdır. Doğumdan ölüme kadar hayatın her anında varlıklarını hissettiğimiz, bizi biz yapan kadınlarımız toplumun her kademesinde görev aldığı gibi kahramanlık destanları yazarak eline silahı alıp düşmanın üzerine yürümüş, kucağında mermi ile cepheye koşmuştur. Diğer yandan hepimiz için önem arz eden kadınlarımızın asla kabul edilmeyecek şekilde şiddete maruz kalmasını istemiyoruz ve kadına yönelik şiddetin de artık son bulması gerektiğini düşünüyoruz. Peygamber Efendimiz ‘Cennet anaların ayağının altındadır’ buyurmuştur. Dolayısıyla kadınları korumak, kollamak ve onların daha mutlu ve huzurlu olmasını sağlamak bizlerin asli görevidir. Belediye olarak kadınlarımızı her konuda desteklemek gibi bir sorumluluğumuz vardır. Kadınlarımıza olan desteğimizi bu zamana kadar olduğu gibi, bundan sonra da sürdüreceğimizin bilinmesini istiyorum. Bu vesileyle tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, saygılarımı sunuyorum” diye konuştu. -

CUMHURİYET HALK PARTİSİ KADIN KOLLARI 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI
CHP İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Tülay Erdil Karaca 8 Mart Dünya Kadın Günü dolayısıyla basın açıklamasında bulundu. Karaca şu ifadelerde bulundu:”Sesimizi duyuran değerli basın emekçileri,
Umudun elçisi olan sevgili kız kardeşlerim,
Mücadelemize omuz veren eşitlikçi erkekler,
Bugün Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak; 81 ilde, 973 ilçede eş zamanlı basın açıklaması yapıyor ve dünyanın bütün kadınlarıyla dayanışma içinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutluyoruz.
Değerli Basın Mensupları,
Yeryüzünde emekçi olmayan kadın yoktur. Kadınların üretim hayatı içinde yer almaları insanlık tarihi kadar eskidir. 19. yüzyılda sanayi devrimi ile birlikte, yeni ve ucuz işgücüne ihtiyaç duyulmuş ve böylece kadınlar ilk kez ücret karşılığı çalışmaya başlamıştır. O günlerden bu yana kadınlar, kadının insan hakları için, eşit işe eşit ücret almak için, çalışma koşullarının iyileştirilmesi için, insan onuruna yakışır şekilde yaşayabilmek için grevlerle, direnişlerle haksızlığa ve ayrımcılığa karşı mücadele veriyorlar.
Bundan 165 yıl önce, 8 Mart 1857 tarihinde, Amerika Birleşik Devletleri’nde, 40 bin dokuma işçisi kadının başlattığı grev, dünya tarihini değiştirdi. İşveren tarafından fabrikaya kilitlenen direnişçi kadınlardan 129’u, çıkan yangında yaşamını kaybetti. Bu olay dünyanın her yerindeki kadınların haksızlıklara karşı direnişini örgütledi, yaşamlarıyla bedel ödeyenlerin hak mücadelesi hiç unutulmadı.
1910 yılında Kopenhag’da düzenlenen İkinci Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda, Clara Zetkin’in önerisiyle, her yıl bir günün, kadınların uluslararası mücadele günü olarak kutlanması kararı alındı. Böylece 8 Mart, Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü olarak benimsendi.
Bugün, canlarıyla bedel ödeyen kız kardeşlerimizi anma günüdür.
Bugün, uğradıkları haksızlıkları kabul etmeyerek kaderlerini değiştirme iradesi gösteren bütün kadınlara saygı günüdür.
Bugün, eşitsizliklere karşı dayanışmayı yükseltme ve mücadele günüdür.
Değerli Basın Mensupları,
Kadınların can simidi olan İstanbul Sözleşmesi’ni fesih eden Erdoğan, geçen hafta Türkiye’de kadın cinayeti oranının Avrupa ülkelerinden geride olduğunu söyledi. Şu gerçeği hatırlatmak isteriz ki; 2021 yılında 217’si şüpheli olmak üzere 497 kız kardeşimiz katledildi. 497 bir sayı değildir; 497 evlattır, kardeştir, annedir, hayattan koparılan canlardır. Biz tek bir kız kardeşimizin şiddet görmesine, hayattan koparılmasına tahammül edemezken, 497 kadının ölümü ile teselli olunmasına isyan ediyoruz.
Şiddet uygulayıp mahkemelerde bahanelerin arkasına sığınan erkekler, iyi hal veya tahrik indirimleri ile ödüllendiriliyor. Kız kardeşlerimizin balkonlardan aşağı atılmasına intihar kılıfı verilmeye çalışılıyor. Katiller, cezasızlıkla ödüllendiriliyor.
Erdoğan, ısrarlı takibin suç olacağını açıkladı; “cezası da 6 ay ile 2 yıl arasında olacak” dedi. Oysaki Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesi ısrarlı takibi de kapsayan sistematik şiddet türleri için 2 ile 5 yıl arasında ceza öngörüyor. O halde ceza artışı yok, indirimi var!
Gün artık kanunları değil, iktidarı değiştirme günüdür. Mevcut yasalar etkin şekilde uygulansa, adalet yerini bulacaktır. Bir kez daha sesleniyoruz: Yasalara dokunma, uygula!
Değerli Basın Mensupları,
Bir diğer hayati sorunumuz da işsizlik. Peki, ülkemiz kadın istihdamında nerede? Türkiye’de her üç kadından sadece biri çalışma hayatının içinde yer alıyor. Ülkemizin en işsiz kesimi genç kadınlar, en yoksul kesimi ise yaşlı kadınlar. Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi’nin verilerine göre, her 100 kadından sadece 17’si kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda yer alıyor. Yani kadınlar çalışma hayatına katılabilse bile daha güvencesiz çalışıyor. Kadınlar aynı işi yapan erkeğe kıyasla daha düşük ücret alıyor. TÜİK’e göre bile kadınlarla erkekler arasındaki ücret farkı yüzde 15,6. DİSK-AR’ın raporuna göre bu fark yüzde 20.7. Kadınların sendikalaşma oranı ise sadece yüzde 10.
Değerli Basın Mensupları,
Mevcut tablo karanlık olsa da bizler asla karamsar değiliz. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği bir demokrasi sorunudur. Bizler, ilk seçimlerden sonra dostlarımızla birlikte cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandırmakta kararlıyız. Ülke sorunlarının tek bir kişinin kararıyla çözülemeyeceğini yaşayarak, bedelini çok ağır ödeyerek gördük. Bu nedenle Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, düşüncelerin özgürce ifade edildiği, din ve vicdan özgürlüğünün, basın özgürlüğünün, kadın haklarının, çocuk haklarının, çevre haklarının tam anlamıyla korunduğu özgürlükçü bir sistem inşa edeceğiz. Kadınların, çocukların, gençlerin ve tüm vatandaşların geleceğe umutla baktığı, toplumsal barış ve huzurun tesis edildiği mutlu bir ülkede yaşamak, hepimizin hakkıdır. Bu amaçla bütüncül politikalar üreterek, çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi inşa edeceğiz.
Kadına yönelik şiddeti durdurmakta kararlıyız. İktidara geldiğimizde ilk bir hafta içerisinde İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamaya koyacağız. Uluslararası sözleşmeleri ve ulusal mevzuat hükümlerini etkili şekilde uygulayacağız. Kravat taktı, efendi durdu diyerek yapılan indirimleri kaldıracağız. Faillere caydırıcı cezalar verilmesini, cezaların seçenek yaptırımlara çevrilmemesini, infazının derhal uygulanmasını sağlayacağız.
İttifak olarak şu konuda da mutabıkız; eğitimde güçlü reformlar gerçekleştireceğiz. İlkokul birinci sınıftan itibaren eğitim müfredatına insan hakları ve kadın-erkek eşitliği dersleri koyacağız. Kız çocuklarının eğitim hakkını güvence altına alacak ve bu hakka erişimin önündeki tüm engelleri tek tek kaldırılacağız.
Altı liderin imzaladığı “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” mutabakatında, kadın istihdamıyla ilgili de önemli politikalar var. Eşit ve adaletli bir çalışma hayatı için kadınların güvenceli çalışması, eşit işe eşit ücret alması, iş-özel yaşam dengesinin kurulmasına yönelik, uluslararası standartlar doğrultusunda, gerekli düzenlemeleri yapacağız.
Kısacası; bu ülkede kadınların eşit, adil, tok, güvende ve özgürce yaşadığı bir düzeni hep beraber kuracağız. Kadınlar ve erkekler dayanışma içinde mücadele ettikçe, hayat eşitliğe doğru akacak.
Kutlu olsun 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz!
Dayanışma olsun, yaşam dolsun, dünyaya barış getirsin…” diye konuştu.
